Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: The Bothersome Man (2006)
Yedinci Gemi Forum > Sinema > ?nceleme
paranoid
forum resmi


IMDB
Brysomme mannen, Den (2006)

Directed by: Jens Lien
Genre: Comedy / Drama / Mystery
Plot Outline: Forty-year-old Andreas arrives in a strange city with no memory of how he got there. He is presented with a job...
User Rating: 7.5 / 10 (1,147 votes)
Runtime: 95 min
Awards: 9 wins
Cast: Trond Fausa Aurvaag, Petronella Barker, Per Schaaning, Birgitte Larsen


“Sorun yaratan adam” benim için de kafam? kar??t?ran bir sorun haline dönü?tü. Bir nebze olsun içimdekileri dökerek rahatlamak niyetindeyim. Herhangi bir filmi mercek alt?na ald???m?zda o anda haz?r bulunan, olana??m?z dahilindeki binbir türlü okuma biçiminden bir tanesi, okuma metnimizin ruhuna hakim olur genelde. Tabi ki bu söz konusu hakim ruh bizim görü?ümüzden, duyu?umuzdan, olu?umuzdan epeyce nasibini al?r. Baz? baz? binbir türlü okuma biçiminden yaz?m?za hakim olan?n d???ndaki okuma biçimleri de merce?imizin alt?nda, sat?r aralar?nda boy gösterir. Fakat ne yapsak hiçbir film için o filmin tüm alt metinlerini kapsad???na inand???m?z bir yaz? yazamay?z. Hele hele “Den Brysomme Mannen” gibi bir film için böyle bir i?e kalk??t???m?zda, ba?ka bir deyi?le; buna cesaret etti?imizde ba??m?z belada demektir. Benim böyle bir belaya bula?mak gibi bir niyetim yok.

Yaz?m?n geneline hakim olaca??n? tahmin etti?im bask?n ö?e, elbette zihnimde ?effaf bir iskelet halinde mevcut olmas?na ra?men, yaz?n?n geli?imi, varaca?? noktay? ve dallanan alt metinlerin hangileri olaca??n? kestirmek pek mümkün de?il. Öyleyse yola koyulal?m. Ve i?te yolday?z. Filmimizin ba?lang?ç karesine nas?l ula??ld???n? anlayabilmemiz için biraz yol almam?z gerekiyor.

forum resmi


Öyle uzun uzun yol alacakta de?iliz zaten, hatta yolculu?a nerden, neden ve nas?l ç?kt???m?z? bile anlamadan, bir otobüsün içinde inece?imiz dura?a saç?m?z sakal?m?z da??lm?? bir vaziyette vard?k bile. Öyle bir yerdeyizki bir süre sonra içine kar??aca??m?z, ilk bak??ta “üstün medeniyet örne?i”gibi görünen, kent ya?am?na taban tabana z?t bir bölge. Uzakta görünen s?ra da?lar olmasa, uçsuz bucaks?z tan?mlamas?n? kullanabilece?imiz bir arazi üzerindeyiz. Bu arazi üzerinde bizi kar??layan, tek bir kulübe, o kulübenin hemen tepesine gerilmi? bir bezin üzerinde yazan ve ister istemez üzerimize al?nd???m?z “ho? geldiniz” yaz?s?, ve biz gelmeden hemen önce o bezi oraya asan adam.

forum resmi


Filmimizin ilk karelerinden itibaren soru bombard?man?, kahraman?m?z Andreas’?n yüzündeki ifadeyle de her karede peki?tirilerek ço?al?yor. Andreas’?n yüzünde öyle bir ifade varki film boyunca yüzüne yans?yan di?er tüm duygu-dü?ünce de?i?imlerinin hamuruna sürekli olarak kar???yor ve bu sayede o ifade hiç kaybolmuyor. Özellikle öykümüzün ba??nda tek hakim ifade diyebiliriz bu ifade için. Nerdeyim ben ? Buraya nas?l geldim ? Kim bu insanlar ? ?imdi yapmam gereken nedir ? K?sacas? insan olman?n getirdi?i, çevremizde olan bitene yönelik, kendimize ve di?er insanlara yönelik durmak bilmez merak?m?z, Andreas taraf?ndan en yo?un haliyle an ve an ya?an?yor. Ama dü?ününki bu ilgi ve merak?n?z çevrenizdeki hiçbir insan taraf?ndan payla??lm?yor. Durumu giderek katlanan bir merak duygusuna sürükleyense; içine bir anda yeti?kin bir insan olarak do?du?unuz bir evren hakk?nda hiçbir ?ey bilmiyor olman?z.

forum resmi

Fakat çevrenizdeki herkes sorular?n cevab? çoktan vermi? eminlikleriyle bir oraya bir buraya sal?n?yorlar. Her ?ey olmas? gerekti?i gibi, tek bir soru, tek bir merak yada mu?lakl?k yok. Her ?ey çok aç?k onlar için. ??te film boyunca bir türlü dahil olamad???m?z her karesinde tik taklar? duyulan kusursuz bir saat gibi i?leyen bu dünyada Andreas’?n ad?mlar?n?n b?rakt??? izlere basarak yürümeyi tercih ediyoruz izleyiciler olarak. Çünkü çok daha bildik tan?d?k izler bunlar. Hala insana ait oldu?una emin oldu?umuz izler. Hala diyorum çünkü; di?erlerinin insani özelliklerinin kal?p kalmad???n? anlamak pek mümkün görünmüyor.

Ba?larda bu birden bire ortas?na dü?tü?ümüz hayat?n bize sundu?u konfor ve beraberindeki rahatl?k çenemizi kapal? tutman?n daha iyi olaca??n? dü?ündürüyor. Bizim ad?m?za her ?ey ayarlanm??; ya?ayacak bir yer, çal??acak bir i? ve bunlar sayesinde ula?makta hiçlik zorluk çekmeyece?imiz olanaklar zinciri. Kolumuzu ne kadar uzatmak istesek uzanacak adeta. Çal??ma ortam?m?z harika, insan ili?kileri mükemmel. Her ?ey t?k?r?nda, aksayan en küçük bir ?ey yok. (Dü?ünüyorum da Türkiye’de ortalama bir hayat süren bir insan, ?skandinav ülkelerinin herhangi birinde ya?amaya kesin bir biçimde geçi? yaparak ba?layacak olsa Andreas’?n bak??lar?n? uzun bir süre ta??yacakt?r. Özellikle i?yerindeki yo?un ilgi, alaka ve hürmet göstergeleri kar??s?nda.) Filmimiz ait oldu?u topraklar gere?i ?skandinav ya?am tarz? ve refah düzeyinin geldi?i nokta aç?s?ndan sorgulanmas?na olanak veren kap?lar aç?yor. Yeterli say?da ?skandinav filmleri izlediyseniz özellikle temel ihtiyaçlar?n? kar??lama derdini çoktan unutmu?, ya?amda kalma ve ya?ama tutunabilme kayg?s? nerdeyse tamamen ortadan kalkm?? bir çok karakterle tan??m??s?n?zd?r. Ve hatta hemen ard?ndan bizim gibi ülkelerde daha bir popüler olma e?ilimi gösteren ?skandinav ülkelerindeki “intihar oranlar?” dü?er akl?m?za. Konu edilir hemen: “Görüyorsun adamlar bizden kat kat ileride, her türlü olana?a sahipler ama mutlu de?iller, intihar oranlar?na bak.Her ?eyin var dü?ünsene, dert yok tasa yok, ac? yok. Rahat bat?yor bu adamlara.” Sorun yaratan adam?n sorunu da giderek bu merkeze do?ru toplanma e?ilimi gösteriyor. Yukar?daki gibi en kaba haliyle ifade edildi?in de rahat batmaya ba?l?yor.

forum resmi


Öyle hemen gelinmiyor bu evreye tabiki, en kaba haliyle tan?mlayarak kolaya kaçmak sorunumuzu çözmeye hiç mi hiç yard?mc? olmayacak. Peki nas?l geldik bu evreye Andreas’la birlikte ? Kusursuz bir saatin tik taklar? aras?nda bir çatlak aramaya bizi iten neydi ? Yukar?da da belirtti?im gibi anlat?lamaz bir merak içersinde de olsak çenemizi kapal? tutmam?z gerekti?ini dü?ündüren mükemmel bir hayat?n içinde bulmu?ken kendimizi neler oldu da bunlardan vazgeçmeyi, sorular?m?z?n cevab?n?n bir bedeli olarak ödemeyi dü?ünmeye ba?lad?k. Her ?ey bu kadar kolayken neden sorun yaratan adam oluverdik ? Her ?eyin bir makineyi dahi k?skand?racak derecede mekanik ya?an?yor olmas?ndan dolay? m? ? Yoksa bir makinenin bile zaman zaman alabilece?ini dü?ledi?imiz tatlar?, hiç alamad???m?z? fark etmeye ba?lad???m?zdan dolay? m? ? Hepsini bir kenara koysak bile, çevremizde hiç çocuk olmad???n? farketti?imiz andan itibaren, sorun yaratan adam olmaya rahatl?kla aday olabiliriz san?r?m. Tüm bunlardan b?kt???m?z usand???m?z, yeter art?k dedi?imiz bir anda, hepsini geride b?rakma umuduyla ölümün kuca??na kendimizi att???m?zda, ölme umudumuzun dahi elimizden al?nd???n? çok geçmeden ö?reniyoruz.

forum resmi forum resmi


Andreas'?n çevresindeki insanlar ölü de?iller, fakat ya?ad?klar?na dair de pek bir kan?t yok. Hatta filmimizin ilk sekans?nda, önce sinir bozan ?ap?rdama seslerine tan?k olmaya ba?lad???m?z öpü?me sahnesindeki çift, y?llard?r ya?ayan ölü olarak tabir etti?imiz zombilerden bile daha korkunç gelebilir göze. Öyle ki zombiler kendilerindeki hayat ???lt?s?na kahrederek bu çifte imrenen gözlerle bakabilirler.?zleyiciyse tam da bu sahnede androidlerin vucutlar? için gereken bir tür s?v? al??-veri?ini sa?lamaya yönelik bir eylem gerçekle?tirdiklerini dü?ünebilir.

Hiçte zor olmayan bir biçimde ba?lant? kurarak ?unu söylemek gerekiyor san?r?m; ya?am?na anlam katabilmenin yolu ölece?ini bilmekten geçer. Öyle bir dünyaday?zki, tüm sorunlar?n yan?nda ölümden de kurtulmu?uz. ?stesekte ölemiyoruz. Halbuki ya?am?n içinde bar?nd?rd??? tüm tatlar, kayna??n? ölüme borçludur. Günlerimizin say?l? oldu?u ve ölümlü canl?lar oldu?umuz bilinci Martin Heidegger’?n tan?mlad??? haliyle bizi otantik varolu? biçimine götürür. Bu varolu? biçiminde her ?eyin olu? ?ekline de?il, olu?una hayran oluruz. Fani olmak, ölümlü olmak ya?amdan ald???m?z tad? benzersiz k?lar. Ölümün k?y?s?ndan dönen insanlar hayatlar?nda adeta devrim niteli?inde dönü?ümler ya?arlar.Her ?eydan çok daha fazla tat almaya ba?larlar. Sanki hayat?n anlam? onlara ölümün so?uk yüzüyle birlikte yeniden bah?edilmi?tir. Ölümlü olman?n sevinci bile denebilir buna.

Andreas’?n dünyas?nda ne do?um ne de ölüm var. Ölece?imizi bilmemizden kaynaklanan ve ya?ad???m?z sürece içimizde ta??d???m?z ölüm anksiyetesi ve buna ba?l? sava??m olmasa emin olun hiçbir ?eyin hiçbir önemi kalmayacakt?r. Birlikte olmay? seçece?imiz insanlar?n, fani hayat?m?z? payla?abilme umudunu ta??yabilece?imiz e?imizin ve son olarak bizim her türlü miras?m?z? gelece?e ta??yacak olan çocuklar?n. Çünkü bunlar?n hiç birisini, geri dönü?ü olmayan?n fark?ndal???n? içeren bir zihinsel form e?li?inde yapmayaca??z. O zaman benim için ötekiyle berisi aras?nda nas?l bir ayr?m kalabilirki ?Her?eyi yapma olana??na sahip oldu?um anda herhangi bir ?eyin seçim de?eri kalmaz. Her ?eyi seçebilirsem hiçbir ?eyi seçemem. Oda olur bu da. Ne fark ederki ? ?skandinav ya?am tarz?, refah düzeyi, düzenlili?i ve beraberinde getirdi?i mekanikli?inin içinden bir de ölümü ç?kart?p al?rsan?z i?te buyrun Andreas’?n dünyas?na. Andreas’?n rahatl?kla ölebilece?i ve beraberinde getirdi?i tüm tatlar? alabilece?i bir dünyada ya?ayabilmesi için önce içinde bulundu?u dünyadan aforoz edilerek, yeniden do?mas? gerekiyor. Bu do?umun sanc?lar?na yak?ndan tan?kl?k etmek isteyenler için e?siz bir sinema ?öleni sunuyor Den Brysomme Mannen.


Andreas rolündeki Trond Fausa Aurvaag oyunculu?u kusursuz. Filmin, Norveç Amanda Ödüllerinden ald??? üç ödülden bir tanesi de “En iyi erkek oyuncu” ödülü. Di?er ikisi; “En iyi senaryo” ve “En iyi yönetmen”. Yönetmen Jens Lien daha önce de Amanda ödüllerine iki defa aday olmu? fakat ödül alamam??. “Den Brysomme Mannen” Cannes film festivalinden de ödülle döndü.

Yaz?m?n ba??nda da belirtti?im gibi binbir görme ve okuma biçiminden kendi gözlerimin gördüklerini k?smen de olsa payla?maya çal??t?m. Böyle bir film üzerine dü?ündü?ümde, yüzlerce dala ayr?l?p budaklanan, giderek büyüyen koca bir a?ac? gözümde canland?rabiliyorum. Ben bu koca a?ac?n dallar?ndan daha çok ölümle ilgi ve alakas?n? kurabileceklerimin üzerinde durdum san?r?m.

Not: Çeviri için @DeaDy’ye çok te?ekkürler.

Acidmotherstemple
Bu filmin beni en etkileyen yeri kahraman?m?z?n çekti?i a?k ac?s?n?n(veya hasretinin) , trenin alt?nda kal?p ezilmesi sonucu çekti?i ac?s?na denk oldu?unu gözümüze soka soka gösteren sahnedir. Filmdeki bir çok simgesel sahnelerden sadece biri, ama bence en etkiliyicisi. Bu güzel yaz?nda hemen hemen her ?eyi belirtmi?sin zaten,bana yazacak pek bir ?ey kalmam??. worshippy.gif
haybin
filme yara??r güzellikte bir yaz? olmu?, eline sa?l?k gerçekten.
personalfable
mükemmele, daha do?rusu , her ?eyin telafisinin mümkün oldu?u,kopan bir parma??n bile onar?labildi?i , ölünme hakk?n?n elden al?nd??? ,yerine giderek birbirinin kopyas? olmu?, ama bir yandan da bibirne bu kadar yabanc?la?an ,birbirinin fark?nda olmamay? seçen ,bencille?tikçe yapmac?kla?an ,insanlar .
onlar yapmac?kla?t?kça "düzene" uyum sa?layamayanlar için daha da mide buland?r?c? olan bir hayat ,
çok iyi bir inceleme yaz?s? , kaç?r?lmamas? gereken bir film.
Clint Eastwood
Cennette her istedi?iniz olacak diyen her dinden ilmihâl kitaplar?na da sa?lam bir gönderme asl?nda.
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2017 Invision Power Services, Inc.