Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: The Social Network (2010)
Yedinci Gemi Forum > Sinema > ?nceleme
Funkster
forum resmi

YED?NC? GEM? F?LM B?LG?S?
The Social Network (2010)

Sosyal A?
Forum resmi
IMDBRT
Yönetmen: David Fincher
Yazar/Senarist: Aaron Sorkin, Ben Mezrich
Tür: Biyografi / Dram / Tarihi
Konu: 2003 y?l?nda bir ak?am, Harvard Üniversitesi ö?rencisi ve bilgisayar programc?s? Mark Zuckerberg, bilgisayar?n?n ba??na oturur ve yeni bir fikir üzerinde çal??maya ba?lar. Ç?lg?n içerikli web günlü?ü...
IMDB Notu: 8.2 / 10 (64,456 oy)       Top 250 #: 160
Süre: 120 dakika
Ülke: ABD    Dil: ?ngilizce / Frans?zca   
Ödüller: Alt?n Küre aday? oldu
Oyuncular: Jesse Eisenberg, Rooney Mara, Bryan Barter, Brenda Song, Dustin Fitzsimons

Peki David Fincher nas?l ya?lan?yor?


Facebook nas?l ortaya ç?kt?? Evet, David Fincher’?n yeni filminin konusu tek cümleyle bu. Birçok filmin konusunu tek cümleyle anlatabilirsiniz. Fakat sözkonusu Fincher gibi yak?n tarihimize ad?n? de?erli mücevheratlarla yazd?rm?? yönetmenlerden biri ise, filmin sadece konusu da olsa tek cümleyle i?in içinden kolayca ç?k?lmamal?. Ne var ki art?k sözkonusu Fincher olunca ç?k?labiliyor. En son Zodiac ile kendisine olan hayranl???m? kelimelere s??d?rmaya yeltenip sonra vazgeçti?im Fincher, benim için Zodiac’ta kald? galiba. Önce The Curious Case Of Benjamin Button, ?imdi de The Social Network bana hiçbir yönüyle al??t???m Fincher filmleri gibi gelmedi. Adam hep insano?lunun ve ya?ad??? çevrenin karanl?k taraflar?ndan filmler ç?karacak diye bir kal?ba hapsetmek do?ru olmasa da, gün geçtikçe daha haz?rc?, kolayc? ve ?abloncu bir yönetmen olmaya ba?lad???n? dü?ünüyorum. Çünkü Se7en’?n, Fight Club’?n, Zodiac’?n, hatta The Game ve Panic Room’un yan?nda bu son iki filminin kopard??? gürültüyü Fincher’?n sanat?na uygun görmüyorum. Bu son ikili, kötü olmayan, ne var ki Fincher ad?n? önüne, yan?na, arkas?na koydu?umuzda gözümde bana pis pis s?r?tan imajlar yaratan filmler olarak görünüyor. Asl?nda bu filmlerin herhangi bir yan?na Fincher ad?n?n konmas?, bu filmlerin bana vasat gelmeleri gerçe?ini de?i?tirmeye yetmiyor.

Yani i?in özü, olaya Fincher olarak bakmad???mda iyi, bakt???mda ise vasat bir film The Social Network… Bu kadar kolayca i?in içinden ç?k?l?yorsa bile filmi fazla abartmamak gerekir san?r?m. Ama filmin s?rt?n? dayad??? Facebook gibi bir konu olunca abart?lmas? gayet do?al. Benim için do?al olmayan, Fincher’?n bu kurulu? hikâyesine gerçekten inanarak perdeye aktarmak istemesi mi, yoksa bu sitenin yaratt??? popüler rüzgârlardan prim elde etmek istemesi mi karars?zl???na dü?mem. En son Zodiac bitip de yaz?lar? akmaya ba?lad??? anda, günün birinde böyle bir karars?zl??a kap?laca??m söylense güler geçerdim herhalde. Çünkü fantastik s?n?rlar içinde hiçbir neden-sonuç aramak zorunda b?rak?lmad???m?z “bir adam?n ya?lanaca??na gençle?mesi” veya “insanlar? internet ortam?nda sosyalle?tiren parlak bir bulu?un ortaya ç?k?? hikâyesi” gibi meseleleri Fincher’?n kalemi olarak göremiyorum. Birisi tamamen Oscar’a oynayan ve s?rf bu sebepten olmasa da s?kl?kla yönetmenin zanaat?ndan tavizler vermesini isteyen bir “big movie”, di?eri de milyonlarca Facebook kullan?c?s?na oynayan daha mütevazi (Fincher markas?na göre s?radan bile say?labilir) iki film. Marka, büyük yönetmenlere her zaman büyük filmler çekmeyi dayatmaz, dayatmamal?. Fincher da indie filmler çekebilir. Ama tarz?na bu kadar al??t?rd?ktan sonra Facebook gibi hiç ilgimi çekmeyen bir konu hakk?nda film çekmesini beklemiyor olmam, ona olan hayranl???m? sorgulat?yor. Mesele sadece ilgimi çekmeyen bir konu da de?il. Böyle (bana göre) s?? konulardan uzun metraj üretmeye kalk?nca, marka ne olursa olsun, zanaat da budanmaya ba?l?yor.

Fincher demirba?lar?nda veya benim Zodiac ve öncesi diye grupland?rd???m tüm filmlerde en az 4-5 sahnede bu zanaat?n izlerini görebiliriz. Ya?mur alt?nda kafaya dayanan bir silah, tabutta bilinmezli?e uyan??, bodrumda bir ?üpheliyle yak?nla?ma, e?yalar?n sahip oldu?u bireyin kendini yumruklamas? art?k Fincher filmlerinin sanatsal nostaljileri halini ald?. 2002 y?l?nda onun kameras? bir fincan kulbunun içinden geçiyordu, ?imdi konu?an züppe kafalar? çekiyor. Ben Mezrich’in The Accidental Billionaires kitab?n? A Few Good Men’in de senaryosunu yazm?? olan Aaron Sorkin’in elden geçirmesi sonucu ortaya ç?kan geveze ötesi (ki ba?ka sunacak bir ?eyi yok) senaryoyu birinci s?n?f kabul etti?imiz herhangi bir yönetmen de pekâlâ filme çekebilirdi ve iddia ediyorum, ?u haliyle Fincher’?n çekti?inden hiçbir fark? olmazd?. Madem yönetmenlik becerisini tekrardan konu?turmak gibi bir derdi yoktu, o zaman Mark Zuckerberg’de ve onun Facebook’unda boncuk bulmu? olmal?yd?. Genç ya?ta servet sahibi olmu? Harvard’l? geek konseptinden film yapmak teknik olarak Oliver Stone’un i?i, David Fincher’?n de?il. Stone da Zuckenberg’in Vietnam geçmi?i olmad??? için hiç bula?maz böyle ?eylere. Benim için gereksiz olu?unu bir kenara b?rak?rsak, ille de çekilme zorunlulu?u hissediliyor olsa bile, bir kere hem Zuckerberg, hem de Facebook için çok erken bir film. Zaten do?al olarak yar?m kalm?? biçimde bitiyor. ?kincisi dahi dü?ünülebilir gelecekte.

forum resmi

Filmle ilgili bir inceleme olmas?na ra?men, filmle ilgili fazla ?ey söylemedi?imin fark?nday?m. Benim için The Social Network incelemesi bir, bilemedin iki paragraf sürer. Anlad???m kadar?yla kitap ve ondan ç?kan bir uyarlama olarak filmin ana derdi, Zuckerberg’in Facebook’u kurma süreci esnas?nda ya?ad?klar?n?n, insanlar? belli zümrelerden ba??ms?z k?l?p, daha sonra onlara istedikleri zümreye dahil olma, hatta kendi zümresini kurma f?rsat? tan?yan bir anlay??a paralel gitti?ini anlatmak. Hazm? zor bir d??lanm??l??a kar?? geli?tirilmi? kar?? tepkinin büyük boyutlarda kabul görmesi ve ça??n gere?i büyük boyutlarda nakite dönü?mesi. Bunun sonucunda da Zuckerberg’in insani eksiklikleri yüzünden sosyal çevresiyle ya?ad??? ikilemler. Harvard’da, Yale’de, ODTÜ’de, Bo?aziçi’nde baz? kulüplere girememe hâlinin, bir k?z taraf?ndan terk edildikten sonra patlama noktas?na gelip patlamas?. Zuckerberg, eline bir tüfek al?p okulu basmaktansa, ilk k?zg?nl???yla seksist ergen e?lencesi Facemash’i icat ediyor ve internette her kurulan ?eyin geli?mesinin önüne geçilememesi sonucu i?ler ad?m ad?m Facebook’a do?ru gidiyor. Peki nedir bu Facebook?

Elbette gündüz yolda giderken uluorta sümküren bir adam?n, gece “sevgi içimizde” konulu videolar payla?t??? alelâde bir internet sitesinden çok daha farkl? anlamlar? var. Bira ?i?esine i?erken gördü?ünüz eski bir arkada??n?z?n y?llar sonra kelli felli, evli çocuklu bir adam haline geldi?ini görmek hayli e?lenceli. Uzun süre kanl? canl? bulundu?u ortamlarda ilerleme kaydedemeyip, y?llar sonra Facebook sayesinde türlü gruplara davet alan insanlar da var. Geç de olsa sosyalle?mi? olman?n mutlulu?u, zaman?nda d??lanm??l???n ac?s?n? hafifletebiliyor onlar için. Ama belki de böyle bir sosyalle?meye, ad?n? bile hat?rlamad???m insanlar?n dü?ün foto?raflar?na veya insanlara yap?lan nostaljik geri dönü?lere hiç ihtiyaç duymad???m için Facebook benim için sadece alelâde bir site. Onun kurulu?u ve zü?ürtün çenesini yoracak bugünlere geli?inin hikâyesi de ayn? ölçüde s?radan geldi bana. The Social Network’ten, Facebook’tan hareketle, ama Facebook d???nda ba?ka ç?kar?mlarda bulunmak, onu biraz daha anlaml? yap?yor. O da filmin izin verdi?i ölçülerde olursa. D??lanm??l??a verilen anar?ist bir tepki gibi laflar filme çok fazla. Fight Club izlemiyoruz neticede. Mark Zuckenberg nas?l zengin oldu, ?u an ne kadar serveti var, yanl??lar?n?n bedelini kaç parayla ödedi sorular?n?n cevab?n? merak etti?im için izlemedim filmi. David Fincher var dediler geldik. Kötü olmad?, epeyce k?vrak zekâ ürünü cümle duyduk, Victoria’s Secret’?n kurulu? öyküsünü ö?rendik, bir zamanlar asr?n bulu?u olarak gördü?ümüz Napster’?n mucidi Sean Parker’?n nas?l yozla?m?? bir piçe dönü?mü? oldu?unu anlad?k. Ne var ki ne eksantrik bir Fincher mekân?na, ne de sahnesine rastlad?k. ??in içinde bir gizem, karanl?k, bilmece bulmaca olmad??? için Fincher sanat? da yara al?yor haliyle.

Daha söylenecek çok ?ey olmas?na ra?men, diyalog a??rl?kl? bir filmin merkezine oturan oyuncu kadrosu hakk?nda da bir ?eyler yumurtlayarak veda edelim. Fincher belli ki son harikas? Zodiac’taki Gyllenhaal-Ruffalo-Downey Jr. üçlüsünün yaratt??? kimyevi dinamizme benzer bir havay? Eisenberg-Garfield-Timberlake üçlüsünden beklemi?. Yaln?z Zodiac’ta bir türlü yakalanamayan seri katile üç farkl? aç?dan bak?l?rken, burada bence hiç de film niteli?i olmayan üç karakterin ruhsuz bütünle?mesi yer almakta. Diyalog a??rl??? alt?ndan kalkabildikleri ölçüde baz? anlarda o dinamizmi de yakalam??lar. Ama bence bir tek Andrew Garfield o laf kalabal???n? oyunculuk disiplinine dökebilmi?. Justin Timberlake’in iyi görünüyor olmas?n?n en önemli sebebi de Sean Parker için yaz?lan sahnelerin bilgelik-yav?akl?k aras?nda gelgit yapmas?. Ezberiniz iyiyse, kamera önünde rahatsan?z ve yap?n?za en uygun rolü oynuyorsan?z Justin Timberlake de olsan?z iyi bir oyun ç?karabiliyorsunuz. Ama Jesse Eisenberg ruhsuzlu?unun ad? iyi oyunculuk vesaire de?il. Bu çocuk, ayn? Timberlake’in bu filmde üzerine kondu?u tüne?in bir benzerine The Squid and The Whale’de konmu?tu. O zaman hiç yabanc?l?k çekmiyor/çektirmiyorlar. Eisenberg son y?llarda özellikle ciddi veya komik olsun, Amerikan sinemas?nda esas o?lan kontenjan?nda do?an “nerd, geek, inek, ergen, zekâs? veya safl??? kaslar?ndan önce gelen” tiplemeler için Michael Cera ile birlikte bir nimet haline geldi. Onlar?n ileti?imsizlikten muzdarip teknoloji ça??nda özde?lik kurman?n çok daha kolay oldu?u saf, bo? bak??l? ve ezberci ba?rollerini daha çok görürüz. Benim as?l merak etti?im, Benjamin Button tersine ya?lan?yordu, David Fincher ne yöne ya?lan?yor acaba? ?imdilerde 2009 tarihli Niels Arden Oplev filmi The Girl With The Dragon Tattoo’yu yeniden çekiyor. Zaten haz?rda çok iyi bir çekilmi?i varken, ?u yak?n tarihli yabanc? filmleri Amerikanla?t?rma gereksizli?ine bula?m?? olmas? nedeniyle bu sorunun cevab? bende sakl?.
freelast
Teknoloji ve internetle çok yakından ilgilenen biri olmama rağmen bir sitenin kuruluş hikayesi hiç ilgimi çekmiyordu, o bakımdan aktif olarak kullanmasam da dünyanın neredeyse beşte biri gibi benim de üyesi olduğum sitenin bir filme konu olacağını ilk öğrendiğimde en ufak bir heyecan bile duymamıştım, ta ki yönetmen koltuğundaki ismi görene dek. Bazı yönetmenler vardır, ismini bir yapımda görmek bile heyecanlandırır beni… Örneğin dün akşam izlediğim 127 Hours’un yönetmeni Danny Boyle gibi. Malzemesi az gerçek bir olaydan öyle güzel bir film ortaya çıkarmış ki! İşte The Social Network ’un da öyle olacağını umarak geçmiştim ekran karşısına, konusu ilgimi çekmiyor olsa da David Fincher ismi yetiyordu bana.

Aslında film hakkındaki düşüncelerim Funkster’ın The Town hakkındaki düşünceleriyle paralel. smile.gif Ama sadece türlü entrikaların döndüğü gereksiz bir film izlediğimi söylemekle yetinmek istiyorum. Bir film için 'gereksiz' kelimesini de çok nadir kullandığımı belirtmek isterim. Benim asıl takıldığım nokta, yönetmenin David Fincher, filmin de Golden Globe dahil – Oscar’da da aynısı olacak – birçok törende en iyi filme aday olması. Şu kadarını söyleyebilirim ki film, benim hafızamda David Fincher isminin yara aldığı bir film olarak kalacak. The Girl With The Dragon Tattoo’yu yeniden çekmesine girmek bile istemiyorum! Sonuç olarak bana göre törenlerde ikinci bir The Hurt Locker vakasıyla karşı karşıya kalacağız, ki The Hurt Locker’ı daha çok beğenmiştim. Filmi, The Hurt Locker ile kıyaslamam kimilerine saçma gelecektir ama kurdum bir komplo teorisi işte; cevabı da bende saklı. smile.gif
sofie
gerceklerin ne kadar aci oldugunu hatirlatiyor bu film bizlere bir kere daha
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2017 Invision Power Services, Inc.