Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: The Hurt Locker (2008)
Yedinci Gemi Forum > Sinema > Film Tan?t?mlar? ve Ele?tiriler
Funkster
YED?NC? GEM? F?LM B?LG?S?
Ölümcül Tuzak (2008)
Forum resmi
IMDBRT
Yönetmen: Kathryn Bigelow
Yazar/Senarist: Mark Boal
Tür: Dram / Gerilim / Sava?
Konu: Herkesin potansiyel dü?man ve her objenin de ölümcül bomba oldu?u Irak'ta, elit askerler dünyan?n en zor görevlerinden birinde yer al?r. S?cak sava??n ortas?nda bombalar? imha etmekle...
IMDB Notu: 7.8 / 10 (88,618 oy)
RT Notu: 97 / 100
Süre: 131 dakika
Ülke: ABD    Dil: ?ngilizce / Arapça / Türkçe   
Ödüller: Oscar ödülü ald?
Oyuncular: Jeremy Renner, Anthony Mackie, Brian Geraghty, Guy Pearce, Ralph Fiennes

Irak’ta görevli bir bomba imha ekibine mensup bir grup askerin görevdeki son 38 gününden alıntılar yapan The Hurt Locker, son dönem Irak işgali konulu filmlerden yapı ve konu olarak farklı sayılır. Şimdi Irak’ta bir grup asker etrafında dönen hikâyelerin neresi farklı olur? Altından kalkamayacağı büyük laflar etmek suretiyle konuşarak değil göstererek, gösterdiğini de seyirciye yaşatmaya çalışarak rotasını çiziyor film. Bu 38 günde yaşanan tehlike dolu anlara odaklanıp, seçmiş olduğu o anları da uzun uzadıya işleyerek savaş atmosferinin gerginliğinden, belirsizliğinden ve dramatikliğinden faydalanıyor. Kathryn Bigelow, bu uzun ama geriliminden ötürü sıkıcı sayılmayacak bölümleri birkaç kısa filmi birleştirmiş gibi sıçramalarla gün gün anlatırken, aralara gereksiz sloganlar ve espiriler yerleştirmeden ciddiyetini ve gerçekliğini arttırıyor. Çekimlerin çoğunlukla belgesel kıvamda şekillendirilmesinin de bu ciddiyette payı büyük. O ciddiyet içinde eleştirel bir dil yakalayabilmesi için seyirciyi sözlerle değil, görüntülerle baş başa bırakıyor çoğunlukla. Fakat en önemli sorun, bu filmin eleştirel bir dil yakalayabilmek gibi bir derdi olup olmadığı.

Filmdeki iyi-kötü ayrımını çok yüzeysel bulanlar, hatta tarafsızlık bekleyenler var. Western fırlaması, adrenalin tutkunu gözüpek Çavuş William James’in avantür maçoluğu, pek inandırıcı gelmeyecek vicdanî yönüyle birleşince, o kişinin üniforması da Amerikan bayraklı olunca bu yüzeysellik ve tarafsızlık beklentileri, yerini tuhaf sorulara bırakıyor. Belki de film başka telden çalıyor ve biz onu “neden yüzeysel, neden tarafsız değil, neden propaganda yapıyor” diye yargılamaya çalışıyoruz. Bir yere kadar haklıyız. James’in temsil ettiği, filmin girişinde vurgulanan “war is a drug” cümlesiyle örtüşen bu bağımlılık fikrinin ön saflarda yer aldığını görmemiz hakikaten zor. Aslında filmin Irak işgalindeki haklıyı-haksızı ayırma, politik platformlar yaratma misyonu yok. Hatta birçok yönden apolitik bir film The Hurt Locker. Çavuş James yardımıyla askerliğin sağladığı adrenalinin sadece adam öldürmeye kanalize olmadığını, bomba imha etme göreviyle de bu heyecan duygusunun beslenebileceğini ifade etmeye çalışıyor. İnsan öldürmek yerine bu yolla insan kurtarmanın ulvî düşüncesi altında James’i militarist idealizmle vaftiz edilmiş koyu bir vatansever olarak görmemek gerek. Fakat onu öyle görmemek de filmi erken fişlemiş seyirci için yine hakikaten zor.

forum resmi

Kendisini biraz da karikatürize eden anlatım yüzünden James’i kolaylıkla öyle görmek, bu yüzden hem filme, hem de karaktere sabit anlamlar yüklemek, asıl vurgulanmak istenenin önüne geçecektir. James, Amerikan ordusunda faal bir asker olduğu ve kötü adamların koydukları bombalarla kelle koltukta dansetmeyi tercih ettiği için, senarist Mark Boal’un (In The Valley Of Elah’ın hikâyesi de ona ait) ve Bigelow’un gerçekte ne anlatmak istedikleri hep bu algılayışın birkaç adım gerisinde kalacaktır. Oysa Çavuş James’te, bir askerden önce extreme meraklısı bir sporcu gördüm ben. Hatta askerlere DVD satan Iraklı küçük Beckham ile olan hikâyesinde bile “Amerikan askeri vicdan sahibidir” kalkanının ardında adrenalinini dinç tutmak, askercilik veya polisçilik oynayan bir adam görmek de mümkün. Sörf tutkunu biri nasıl California sahillerinden kopamıyorsa, çavuş üniforması içinde işini iyi yapan, kabul gören, hayran olunan bir asker de bu tip heyecan arayışını paintball oynayarak köreltemeyecektir mutlaka. Ama bu tutkuyu aktarabilmek için seçilen ortam Irak, seçilen birey de William James olunca farklı okumalara kapılar bir anda kapanabiliyor.

Anlatmaya çalıştıklarım dışında nedenlerini %100 bilememekle birlikte ben The Hurt Locker’dan Amerikan hayranlığı, militarist övgü, siyaseten taraf, bütün Iraklılar teröristtir, vatan sevgisi her şeyin önündedir gibi sığ çıkarımlarda bulunmadım. “War is a drug!” Filmin olayı net kanımca. Bunu arabaya konmuş brkaç bomba, keskin nişancılar düellosu, ölü bomba gerilimi ve canlı bomba trajedisi gibi sınırları çizili meydan okumalarla gayet açık ifade ediyor. Ortada bir senaryo varsayılıyor. Hatta şu film, orijinal senaryo dalında Oscar adayı bile oluyor. Finali ile zaten o ana kadar anlamamış olanlara da bas bas bağırıyor. Ama o bas bas bağırış, The Hurt Locker’ın ısrarla propaganda nesnesi olarak yaftalanmasının önünde fısıltı gibi kalıyor adeta. Film bence dramatize edilmeye çalışılmış bir reality. Peki bu “reality” içinde gerçeklik nerede diyenlerin çoğu ya en ufak ayrıntıdan propaganda malzemeleri, ya da politik günah çıkarmalar umuyor. Halbuki The Hurt Locker’ın gerçekliği, sadece bir adamın ihtiyacı gereği hayata farklı bir şekilde meydan okuyuşu ve bu uğurda başından geçen birkaç önemli hadisenin gayet etkili bir görsellikle vücuda getirilmiş olmasından kaynaklı. The Hurt Locker gerçekten iyi bir film. Ama bu kadar sükse yapacağını, başa güreşeceğini tahmin etmiyordum açıkçası.
hasta
Ön yargının zirvesinde izlemeye başladığım filmde, daha da fazla yükseleceğimi ve oksijen desteğine ihtiyaç duyacağımı tahmin etmiyordum. İçi boş hikayesinden, bu hikayenin en basit çekim teknikleriyle işlenişine... Baş rollerdeki oyuncuların yetersizliklerinden, yan rollerdeki sivri ve ünlü oyuncuların gereksizliğine... Saymakla bitmeyecek, aslında saymanın da gereksiz olduğu bir film izledim. Bu film Oscar almasaydı izler miydim? Bu sorunun cevabı kesinlikle "hayır". Filmi birçok kişiye izleten ve filmden beklentileri yükselten bu heykelciğin zaten uzun süredir bir anlamı kalmamıştı ama bu kadar değersizleştirilebileceğini de tahmin etmiyordum. Avatar'ın arkasından o kadar laf döşedikten ve bu filmi izledikten sonra "Oscar'ı Avatar bile alsa daha iyi olurmuş" dedim smile.gif
Clint Eastwood
Hurt Locker, Sevgili Funkster'?n dedi?i gibi çok sert propaganda yapan bir film de?il bana göre de. Ama "Amerikan de?erleri" gibi milliyetçi bir idealistlik var sanki. Bigelow zaman zaman politik do?rucu olmu? ama. Meselâ Beckham'?n bombas? sahnesi alttan alttan kuruyor filmin ana duygusunu ve bu ho?uma gitmiyor benim. William James zaten tam karikatürize bir karakter. Buna kar??n film hiç karikatürize de?il. Bu yüzden James üzerinden anlat?lanlar yavan kald? hep. Oysa ki i?galci oldu?u bir ülkede, yerel kötü adamlar yaratan film sektöründen o kadar da kendimi soyutlayarak izlemeye çal??t?m. Belki de o histen kurtulamad?k bilmiyorum. Seyir zevki de zaten olmay?nca, ne oldu; ben filmin sonunda shift+del'e aband?m.
Funkster
QUOTE(Clint Eastwood @ Mar 31 2010, 10:01 PM) *

Oysa ki i?galci oldu?u bir ülkede, yerel kötü adamlar yaratan film sektöründen o kadar da kendimi soyutlayarak izlemeye çal??t?m. Belki de o histen kurtulamad?k bilmiyorum.

O histen kurtulmak kolay de?il zaten. A?z?yla ku? tutsa bile mutlaka bunu hissettirecektir. Diyelim bir Amerikal? ç?k?p Romeo - Juliet uyarlamas? bir hikâye yaz?yor. Sonra "dur ben bunu i?gal alt?ndaki Irak'ta çekeyim" diyor. Ayn? kuyulara dü?memesi çok zor. Elma ve armut gibi göründü?ünün fark?nday?m. Ama konu ne olursa olsun, plato Irak olunca Amerikan milliyetçileri ba?ka, muhalifler ba?ka anlamlar yüklemeye ba?l?yor filme. Tuhaf biçimde The Hurt Locker ile en iyi senaryo Oscar'? alan Mark Boal, In The Valley Of Elah'da polisiye bir olay? yine ordunun içinden izleyen bir hikâye yazm??t?. Bamba?ka bir mecraya da konu?land?r?labilecek bu hikâyeyi bir grup Amerikan askeri ile ili?kilendirerek bence çok daha güçlü ve muhalif bir yap?ma yol açm??t? bu sayede. Hatta i?i, "bak?n askerimiz ne durumda" diyerek bayra??n? yar?ya indirmeye kadar götürmü?tü. Popülist, sözde pesimist vs. ne denirse densin, bizde olsa adam? vururlar. Demem odur ki, adrenalin sevdal?s? bir adam?n ya?ad?klar?ndan mürekkep The Hurt Locker, platosunun getirdi?i "milliyetçi, propagandac?, siyaseten do?rucu, mütemadiyen yalanc?" suçlamalar?yla ba?edemez. Çünkü anlatmak istedi?i ?eyi bu yönlere çekecek çok fazla ?eye, çok fazla yak?n durmakta. Yine de bence In The Valley Of Elah'dan kötü, ama The Messenger gibilerinden ise iyi bir film.
Jaiwei
Hurt Locker kuvvetli bir filmdi..
Televizyonlarda görmeye al??t???m?z nerdeyse gerçek üstü tam techizatl? action man k?l?kl? askerlerin toz toprak, y?k?k-dökük sokak -buras? Irak - aralar?nda yürüyüp durdu?u haber görüntüleri gerçekli?inde ..

Filmin yönetmeninin bir kad?n olmas? ilginç geldi bana sanki bu gerçeklik duygusu kad?nlar?n uzak durmak isteyece?i bir ?ey diye dü?ünürdüm ya da tam tersi action man askerlere içerden bakmak ,onlar?n biraz ?izofrenik- ölümden korkup duran sadece bundan bahseden asker- ,biraz inançl?- sonunda iyi davranay?m derken toz olan doktor ,fazlaca Macho dünyas?na belki de en iyi bir kad?n bakabilirdi böyle..

Delimsek bomba imhac?s? -ki her dakika bir yerlerin patlad???,yüz yüze olmayan arkadan vuran yeni sava?larda akl? ba??nda bir adam bu i?i ne kadar süre devam ettirebilir- ilginç bir sava? karakteri idi ve benim için y?llarca sava? filmlerinde seyretti?imiz iki dirhem bir çekirdek kolal?-ütülü Hollywood starlar?ndan daha etkileyici ve kal?c? bir karakterdi ..hep konu?ulan sava? sonras? travmas?n? gerçekten ya?ayan eve gidince s?k?lan ,hayat?n anlam?n? zaten yitirmi? Funkster'?n isabetle belirtti?i sava? uyu?turucusuna al??m?? normali kaybetmi? bir insan...

Filmde bana en vurucu gelen sahne onun arkada?? korsan dvdci cocugu aramak için Irakl?lar?n ya?ad??? yere gitti?i sahneydi..hayat Irakl?lar için nargile ,kahvehane ,gece aç?k dükkanlar normalli?inde sürerken asker korku-gerilim içinde bir yabanc?yd? ,kapü?onunu iyice cekip yüzünü saklay?p geldi?i gibi bir an önce orada kaçmak isteyen ..bence burada ne i?im var sorusunun en iyi soruldu?u anlardan biriydi sava? filmleri aras?nda..

Hurt Locker ilgiye de izlenmeye de de?er bir film..
Avatar yerine onun Oscar almas?n? da sevinçle kar??lad???m? belirteyim..
NeOsiris
Benim için bir fiyaskodur bu film.
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2020 Invision Power Services, Inc.