Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: A History Of Violence (2005)
Yedinci Gemi Forum > Sinema > ?nceleme
Funkster
forum resmi

IMDB
A History of Violence (2005)

Directed by: David Cronenberg
Genre: Action / Crime / Drama / Thriller
Tagline: Everyone has something to hide.
Plot Outline: A mild-mannered man becomes a local hero through an act of violence, which sets off repercussions that will shake his family to its very core.
User Rating: 7.6 / 10 (49,092 votes)
Runtime: 96 min
Awards: Nominated for 2 Oscars.
Cast: Viggo Mortensen, Maria Bello, Ed Harris, William Hurt

Tom Stall örnek bir vatanda?, ideal bir baba ve sevgi dolu bir kocad?r. Jack ve Sarah adl? iki çocu?u kendisine çok güvenmekte, e?i Edie ise ona hayranl?k beslemektedir. Bir gece Tom kendi lokantas?ndayken, soygun niyeti ile gelen iki adam ile büyük bir mücadeleye girer ve birisindeki tabancay? ele geçirmeyi ba?ararak onlar? uzakla?t?rmay? ba?ar?r. Bir anda yerel bir kahraman haline gelen Tom art?k medyan?n da ilgi oda?? olmu?tur. Fakat onu TV'de görenlerden biri olan Carl Fogaty, Tom'un asl?nda kimlik de?i?tirip izini kaybettirmi? eski bir katil oldu?una inanmaktad?r. Bu iddias?n? kan?tlamak için Tom'un bulundu?u kasabaya do?ru yola ç?kar.

John Wagner’in yaz?p, Vince Locke’un çizdi?i resimli roman A History Of Violence, David Cronenberg’in ilgisini çekmeseydi, belki bu güzel ve etkileyici hikayeden mahrum kalacakt?k. Ancak yönetmen, orijinal öyküyü filme al?rken birçok de?i?ikli?e gitmi? ve bu sayede al???ld?k Cronenberg sinemas?ndan uzakla?t?rm??. Tabi ki bu uzakla?ma filmin kötü oldu?unu göstermiyor. Ama Dead Ringers, Videodrome, Naked Lunch, The Fly, eXistenZ, Crash, Spider gibi genelde kendi yaratt??? sanal dünyas?na ait bilim kurgu soslu, korku-gerilim türü ilginçlikler içeren filmografisine bakt???m?zda, iki çocuklu s?radan bir vatanda??n karanl?k geçmi?ini konu alan A History Of Violence çok farkl? bir konumda duruyor.

Oldukça iddial? isminden hareketle ?iddetin tarihçesi hakk?nda bir manifesto oldu?u dü?ünülmemesi gereken film, sade vatanda?, iyi aile babas? Tom Stall’?n, önce lokantas?n? basan serserilere ve daha sonras?nda onun geçmi?ini bildiklerini iddia edenlere gösterdi?i ?iddetin mahiyetini sorguluyor. Tom Stall’?n gösterdi?i, usta i?i oldu?u belli, ancak konumuna ve bedenine büyük gelen bu ?iddetin bir geçmi?i oldu?unu dü?ünmek ilk ba?larda biraz izleyiciyi kasabiliyor. Ama standart Cronenberg izleyicisinin muhtemelen temkinli yakla?abilece?i Tom Stall karakterinin asl?nda tipik Cronenberg kahramanlar? dü?ünüldü?ünde hayli s?radan kaçt??? da söylenebilir. Stall ?iddetinin stilize ve kanl? yap?s?, Cronenberg kurallar?ndan beslenen bir yap?ya sahip ve sad?k hayranlar? yan?nda, sad?k olmayanlar?n da ilgisini cezbedecek ölçüde çekici.. Ama o sad?k hayranlar?n arad?klar? alt metinlerin, fantastik olan?n ve gerçe?in iç içe geçme durumunun farkl?l??? A History Of Violence'? daha de?i?ik bir kulvarda ko?turuyor.

forum resmi

Lokanta bask?n? ard?ndan kahraman olup televizyonlara ç?kan, bu sayede geçmi?ten gelen dü?manlar? taraf?ndan bulunan Tom Stall’un eskiden ba?ka bir hayat? oldu?una inanmak ba?larda zor olabiliyor. Çünkü onu çok seven bir e?, yine ona hayran iki çocuk, gözlerden uzak bir kasabada sade bir ya?am gibi pek çok insan?n arzulad??? hayat tarz?na sahip birinin farkl? bir insan olabilece?ine inanmak zor gelebiliyor. Yukar?da ad? geçen filmleri çeken Cronenberg’in o sad?k hayranlar?, Stall’?n gerçekte “ne” olabilece?ini sorabilecek iken, di?er izleyiciler “kim” oldu?unu sorabiliyor. Asl?nda Cronenberg, yaratt??? gerçekçi atmosfer ile kendi hayranlar?n?n da “kim” sorusu sormalar?n? sa?layabiliyor. Belki de onlara tuhaf gelen, Cronenberg’in bu kez “normal” tak?lmas?.. Öyle ya da böyle, Tom Stall’?n kim oldu?unu merak ettirme ba?ar?s?n?n alt?nda s?rf gizemli bir western kahraman? yaratmak yatm?yor. Cronenberg, bireysel de?erlerin tecavüze u?ramas?na engel olmaya çal??an ilk ele, yani bireysel ?iddete övgüsünü sunuyor. Üstelik bunu s?rf baba Tom Stall üzerinden de?il, okulda kendisiyle u?ra?an serserilere asl?nda ne kadar nefret besledi?ini sonradan anlayaca??m?z o?ul Jack Stall arac?l??? ile de yap?yor. Ayr?ca merdivendeki sevi?me sahnesinde, potansiyel ?iddetin farkl? türden yans?malara sebep olabilece?inin de vurgusunu bast?rmadan yapabiliyor.

Viggo Mortensen, Maria Bello, Ed Harris, William Hurt gibi iyi bir kadro hiç hayal k?r?kl??? ya?atm?yor. Ba?ta Viggo Mortensen olmak üzere di?er oyuncular?n karakterlere katt??? inand?r?c?l?k, izleyenden izleyene farkl?l?k gösterebilecek olsa bile özellikle Maria Bello’nun performans?, içinde çok ölçülü bir ?iddet bar?nd?r?yor. Mortensen ise özellikle kanl? giysilerle y?kand??? sahne ile, sonras?ndaki ürkütücü bir masumiyet içeren sofra sahnesinde Tom Stall’?n Cronenberg’e ait nas?l bir kahraman oldu?unun alt?n? çiziyor.
aDharma
forum resmi

IMDB
A History of Violence (2005)

A History of Violence (2005) PosteriYönetmen: David Cronenberg
Tür: Action | Crime | Drama | Thriller
Slogan: Everyone has something to hide.
IMDB Notu: 7.6 / 10 (64,913 oy)
Süre: 96 min
Ödüller: Nominated for 2 Oscars.
Oyuncular: Viggo Mortensen, Maria Bello, Ed Harris, William Hurt

Kabul etmek gerekir ki şiddet, hemen herkesi içine alan bir kapsamda, insan hayatının önemli bir parçasıdır, hatta yer yer insanı ayakta tutma işlevine sahip bir olgu. İnsanlık tarihine baktığımızda da durum böyle; savaşlar, ölümler hep en başta anılırlar. Tüm zamanların en iyi filmleri de içeriğinde mutlaka bir ölçüde şiddet içerir. Sinema insanların şiddetten kaçamayacağı inancında, benliğine kazımıştır şiddeti. Sinema tarihinde ilk büyük başyapıt Griffith’in Bir Ulusun Doğuşu [Birth of a Nation (1915)] filmi de en çok şiddeti merkeze alması ile tanınır. Amerika gibi şiddet üreten bir toplumda, Bir Ulusun Doğuşu’ undan günümüze kadar şiddet içeren yüzlerce film yapılmış olması bir tesadüf olmasa gerek. Aslında ABD’ nin zaman zaman birbiriyle çelişen, zaman zaman birbirini tamamlayan bir sürü yüzü olduğu ve her birinin en az diğerleri kadar gerçek olduğu söylenir. Bu düşüncenin çağrıştırdığı ilk sorun ABD’nin tek bir tanımla anlatılması güç, farklı bakış açılarını gerektirecek bir ülke olduğudur. ABD gerek dış politikasında gerek gündelik hayatında sürekli şiddet üreten bir ülke. Aynı zamanda çocuklarına özverili, hoşgörülü yaklaşan ailelerin çoğunlukta olduğu bir ülke. Dünyayı en fazla kirleten ülkenin Amerika olduğu ne kadar gerçek ise, doğaya en tutkun insanlar arasında Amerikalı bireylerin ön sıralarda olduğu da bir gerçektir. Bu çelişkilerin yarattığı sorunlar Amerika’ya özgü mitler ile örtülmeye çalışılır hiç kuşkusuz.

Şiddetin Tarihçesi’ne baktığımızda gözümüze üç temel Amerikan rüyası çarpıyor: Bir şekilde kazanılan para, sevgi dolu bir aile, kahraman ya da ünlü olmak. İlk bakışta göze çok hoş gelen ideallerin filmin ana karakteri Tom Stall’ın bu üç rüyanın birbiriyle çakıştığı noktalarda yaşadığı sorunlar göze alındığında nasıl bir kabusa dönüşebileceğine tanık oluyoruz. Film Çoğu Amerikalının “Gerçek Amerika” olarak nitelendirdiği küçük yerleşim merkezlerinden biri olan sessiz sakin bir kasabada başlar. Ancak filmin ilk sahnesi hiç tekin olmayan iki karakterden birinin küçük bir çocuğa ateş etmesi ve bu sahnenin ani bir kesmeyle Tom’un küçük kızı Sarah’ın korku içinde uyandığı sahneye bağlanması doğayla içi içe yaşayan bu huzur dolu ailenin hayatında bir şeylerin kötü gideceğine dair beklentimiz canlı tutuyor. Cronenberg’in alıştığımız temaları olan zihin/ beden uyuşmazlığı, mutasyon, teknoloji, cinsellik, paranoya ile ve özgür irade seçiminin yarattığı sorunlar ‘şiddet’ sorunu kadar ele alınmamış filmde. Beden üzerinde uygulanan işkencelere, pornografik imajlara, mide bulandırıcı, iğrenç ve hastalıklı görüntülere rastlamasak da şiddetin belki de en korkutucu özelliği olan, sinsice ortaya çıkan yönüyle karşılaşıyoruz. Her ne kadar göze batan politik çatışmalarla karşılaşmasak da Cronenberg’in Tom Stall karakteriyle vücut bulan hastalıklı ve bir türlü bu hastalığı ile yüzleşmeyi beceremeyen ve bu yüzden şiddet üreten bir toplumun içinde geçen bir hikaye anlatması filmin politik temelini de ortaya çıkartıyor.

forum resmi forum resmi


Çatışmasını kamusal saldırganlık ile kişiye özel duygusallık arasındaki ikilik üzerine kuran film, bu iki alan arasındaki sınırları kaldırarak özel alanı Kamusal hayatın zarar verebileceği tehlikeli bir yer haline getiriyor. Böyle olunca özel alan- bir çok muhafazakar filmde gördüğümüz durumun aksine- bu dünyaya karşı savunma, kolay incinir duruma düşmemek için kamusal dünyadan ihraç edilmesi gereken tüm duyguların depolanacağı bir yer olmaktan çıkıyor. Kamusal dünyaya ait saldırgan tutum, sadakat, güven ve sevgi gibi özel alana ait değerleri değişime uğratıyor ve şiddetin özel alana kadar girmesine sebep oluyor. Tom Stall hayatına birdenbire giren ve sürekli kendisini rahatsız eden Carl Fogarty adlı gizemli bir adamın kendisine sürekli Joey Cusack ismiyle hitap etmesini şaşkınlıkla karşılar ve adının Tom Stall olduğunu söyler. Ancak Carl Fogarty” Joey Cusack” olmadığını söyleyen Tom’a ısrarla Joey diye hitap etmeye devam eder. Bu kısırdöngünün uzayıp gitmesi Cronenberg’e özgü sürrealist bir evrene girdiğimizi ve kamusal dünya ile özel alan arasındaki mücadelenin Cronenberg’in önceki filmlerinde de gördüğümüz gibi Lynchvari bir atmosferde geçeceğini düşündürüyor. Beklentimizin boş çıkması alışageldiğimiz Cronenberg filmlerinden biriyle karşılaştığımız şüphesini arttırıyor. Ancak Cronenberg’in her filminde karşımıza çıkan aksiyondan çok güçlü diyaloglara ve görsel tasarıma ağırlık veren sinema anlayışı Şiddet’in Tarihçesi’nde yok değil. Genellikle benlik ve kimlik problemleriyle uğraşmayı seven Cronenberg, Tom Stall karakterini de bu problemler çerçevesinde oluşturarak önceki filmleriyle olan benzerliğini koruyor. Ancak alışageldiğimiz gibi teknolojinin vücutla birleşme sorunun ele alındığı, tekno-organik bir kimlik problemi yoktur filmde. Tom Stall aynı yaşadığı toplum gibi karanlık geçmişinden sanki hiç söz etmeyerek, yokmuş gibi yaşayarak kaçabileceğini sanan kimliğini özgür iradesiyle değiştiren ancak geçmişiyle eninde sonunda karşı karşıya kalacak olan bir karakter. Tom’un kimlik ve dolayısıyla yaşam biçimindeki bölünme şiddetle sürekli karşı karşıya kalmasında en büyük etken. Kaçtıkça önüne çıkan şiddetten, nasıl Joey Cusack kimliği yüzünden ortaya çıktıysa yine canavardan farksız olan Joey Cusack kimliğine geri dönerek kurtulur. Çünkü Joey Chusak karakteri kökeni Amerikan western karakterlerine kadar ulaşan “Vigilantizm” kavramıyla doğrudan ilgilidir. ‘Kanuni yetkisi olmadan, kendi fikrine göre,zorla düzen sağlamaya çalışan kimse.’ anlamına gelen Vigilantizm Joey Cusack’ın en önemli karakteristik özelliği olarak karşımıza çıkıyor. Ancak Taksi Şoförü (Takxi Driver 1976)’nün Travis’i gibi şiddet bir kader değildir onun için. Otomatik Portakal (Clockwork Orange1971) ’ın Alex’i gibi kimliğini de yitirmez. Kaybettiği hiçbir şey yoktur.

Film boyunca eksikliğini hissettiğimiz ve filmin ideolojik temelini ortaya çıkaran en önemli şey ise görevinden biri şiddeti engellemek olan “Adalet” in varlığı.. En büyük işi Tom ve ailesini zor durumlarında teselli etmek olan kasabanın polisi Sam dışında adaleti temsil eden bir kişi ve kurumun varlığını göremiyoruz. Tom kendisine yönelen şiddete barış elini uzatıyor ancak işe yaramıyor. Hızla yabancılaşıp onu yargılamaya başlayan karısı ve oğlu, Joey’den daha masum değildir. Şiddeti felsefi anlamda reddetmeyip, sadece bizden uzak dursun der gibidirler. Aile içi tepkileri anlayışla karşılarken, bakışlarıyla soruyor Tom: Kurduğum hayata sarılmaktan başka ne yapabilirim? Dönüşümünü öyle başarılı bir şekilde tamamlamış ki, yazgının küçük oyunuyla karşılaşmasa huzuru bozulmayacak. Barış istiyorsan savaşa hazır ol! gibi insanoğlunun erdeminden çok aczini vurgulayan bir tema ile karşılaşıyoruz film boyunca. Tom’un yaşadığı ülke ise sorunları ne yazık ki barış ile değil, ancak Joey Cusack kimliği ile şiddet üreterek çözebiliyor.

Serhan Evyapan
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2017 Invision Power Services, Inc.