Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: Deniz Kabu?undan Sayfalar
Yedinci Gemi Forum > De Facto > Edebiyat
Sayfalar: 1, 2
reel
KIRLANGIÇ DENİZİ

Şu an dünyada olmak vardı. Sıkıldım sıkıştığım iç dünyamda kolumu bacağımı oynatamamaktan. Dedim ya şimdi bir sokak arasında olmak vardı. Bir elinde şar-goz diğerinde boşa giden meniler. Karşımda boylu boyunca göğe uzanan kırlangıç denizi. Yürüdüğüm yollara serilmiş seviyesiz ilişkiler. Of, içim yavaştan kararır oldu. Sanırım akşam oluyor. Güneşin alnında içersen, alınır gider işte böyle. Yer mi yok ki koca evrende, güzelim güneşi kirletiyoruz, edebini bozuyoruz bizler.

Bekledim akşamı, kırlangıç denizi maviye bulandı. Yolun sonuna ulaştım sayılır. Sahil şimdi daha yakın. Şarap da bitti ne de olsa. Hayatımla beraber köşedeki geri dönüşüm kutusuna atmak gerek.Çevreye duyarlı, yanımda yürüyenlere saygılı, duyargaları gelişmemiş bir eklembacaklının söyleyecekleri vardı.

Neyse hafiften ayılmak, ayıldıkça temizlemek lazım pirincin taşını. Vazgeçtim denize ulaşmaktan, saptım ilk sapaktan.

Ölümü ne kadar özlemişim. Oysa hiç tatmadığımı düşünürdüm şu ana kadar. Bir fırsat verilmiş bir zamanlar ki alıyorum kokusunu.
Ev yolunda yürüyorum gecenin bir yarısı ve birden bir düşünce sardı benliğimi.
- Nereye gidiyorsun? diye sordum içten içe.
Cevap gelmedi.
Tanıdık gelmişti çünkü o yol, geçmiştim sanki oralardan. Düşündüm. Ben değil, her zamanki gibi Dostoyevski geçmişti. Çıkmazdı sonu. Hiçliğe varıyordu. Dönmedim sapaktan.

İçimden şükrettim Dostoyevski'ye. Sanki diğer yollar farklıymış gibi...


-------------o-------------

Başlığın Açılış Sebebi: Madem bir edebiyat köşemiz var. Madem bu kadar yazıp çizmeyi seven insan var. O zaman herkesin bir köşede sakladığı karalamalarını paylaşacağı bir başlığı da olmalı, değil mi? Ayrıca yazılar hakkında yorumlar da yapılabilir. Açılışı geçmişte yazdığım bir yazıyla ben yaptım. Gerisi tüm gemi çalışanları ve konuklarından gelsin bakalım.
siroguz
K?rlang?ç ?iirleri


Bir parça umut ç?kart?p ceketimin cebinden;
masan?n üzerine koydum,
sonra gözümdeki ya?lara uzan?p;
bir damla su verdim umut çiçe?ime,
bir hayale dald?m;
hayal gibi ya?am?m?n gerçekli?ini s?nayan,
hüzünleri indirdim terazinin kefesinden;
mutluluklar a??r bass?n diye hile yapt?m tart?da,
bir resme sar?ld?m gece yatarken yorgan niyetine,
bir de ?iir koydum pencereme;
sabah k?rlang?çlar al?p götürsün diye.

Bir tren vagonuyum;
içerisinde umutlar, mutlu insanlar,
bir vapurum;
yüzüyorum gözya?? denizinde,
hayalden bir limana gidiyorum;
iskelesinde bir resme a??k insanlar a?l?yor,
bir tayyare olmu?um gök yüzünde,
yan?mdan k?rlang?çlar geçiyor;
zümrüt gagalar?nda ?iirlerle.

Bir kitab?n son sayfas?y?m;
umut a?ac?n?n yapra??ndan,
bir çay?n son yudumuyum;
tükenip gidi?ime a?l?yor semaver,
bir ?ark?n?n son nakarat?y?m;
a??k dudaklara yerle?mi?,
bir hayat?n son demiyim;
dal?p gitmi?im uzaklara,
k?rlang?çlar ?iirleri devrediyor;
geri dönecek olanlara.


Not: Birçok kez akl?ma gelmi?ti ama cesaret isteyen bir i? oldu?undan ilk ad?m? atamam??t?m. Madem ilk ad?m at?ld? bir tane de benden olsun.

Not 2: ?sim benzerli?i tesadüf olmu?. smile.gif
baronio
Benimkisi Dudak Tiryakiliği


Gün yine siyahlara bürünmüş, matem havasında. Saat sabahın 4'ü. Her zamanki yalnızlığım bugün biraz daha acıttı canımı. Duramadım evde, duvarlar üstüme üstüme, kabuğumsa bana dar gelir oldu. Üzerimde günün yaşanmışlıklarından nasibini almış eski, yırtık pırtık açık mavi bir kot, üstümde siyah bir gömlek, kırış kırış olmuş uykuyla verdiğim mücadele esnasında. Evden çıkıyorum ve sahile atıyorum kendimi. Belki denizin tuzlu ve nemli yoğunluğu şu havadaki kasveti yumuşatır ve içime çekmeme yardımcı olur. Kimse yok etrafta. Ama bu yeni bir şey değil. Alışkınım tenhalara uzun zamandır. Nasıl oldu, neler yaşandı da bu kadar yalnız kaldım, hatırlamıyorum. Seninleyken de gülmedi aslında yüzüm bakma, ama senden sonra daha bir fazla koyar oldu yaşamak ne yalan söyleyeyim.

Öyle arkamda acı acı çalan yaylılar veya karizmatik orta yaşlı, kır saçlı bir adamın tok sesi yok neyse ki. Aksine derin bir sükunet ve nefesim başbaşa, gecenin ıssızlığında. Sanki seni aklıma düşürmek için elimden geleni yapar bir halim var. Filme alıyor olsam kendimi, hafif bir ağır çekim, arkada yaylılar ağır aksak, elimde sigara siyah beyaz film karizmatikliğinde. Ama öyle bir şatafat yok. Tıpkı yaşadığım hayat gibi canımın yanışı bile gösterişsiz. Nasıl yaşadıklarımı kimse görmediyse daha önce, şimdi de çaktırmadan gözümden döktüğüm yaşları kimse görmüyor. Bu pek önemli değil aslında. Zaten görmelerini istemem. Ama görmeye namzet kimseler de kalmadı etrafımda. Sanırım bu damlalardan birkaçı da buna akıyor. Hepsini sana sakladım sanma.

Zordu senden sonra, öncesi kadar olmasa da. Hayatıma bir gün çıkacağını bile bile girmen mi iyi oldu, yoksa ben başımın çaresine bakar mıydım kestiremiyorum. Yalnızlık kelimesini sen hayatıma girdikten sonra öğrendim ilginçtir. Öyle de lanet bir şey ki, ne onunla oluyor ne onsuz. Uzun süredir beraberiz. Senden sonra olmadı işte, mutlu olamadım. Senin güldüğün, eğlendiğin geliyor şu an her neredeysen orada, aklıma. "Senin için seviniyorum" saçmalıklarına inanmıyorum. Kendim için üzülüyorum. Evet. Öyle yaşamaya değmez bir hayat ki, yüzümün gülüşü senin ellerinde.

Arada kapımı çalan basıp gitme sendromlarına kayıtsız kalmak olası değil. Zaten ruhum kendimi bildim bileli her şeyi bırakıp gitmeye teşne. Ama hâlâ buradayım, senin aksine. Yüreğim yoktur belki de, senin kadar cesur olamamışımdır ya da. Sensizliğin yanında getirdiği ikramiye, nefes darlığı, salya sümük ağlama, alkolle duygusal bağ kurma, şimdilerde elimden düşse de yeri belli tek dal sigara ve şu sızı... Tuhaf bir şekilde haz alıyorum bundan. Dinlediğim şarkılar, izlediğim filmler, okuduğum şiirler, saatlerce içinde dalıp gittiğim resimler, beğendiğim kadınlar hep biraz daha yakıyor canımı. Her şeyin sorumlusu sen olacak kadar büyütülmüş değilsin bu gözlerde. Ama etkin de yok değil hani. Mutlu olmaya dair tüm ümitlerimi gömdüm bir süre önce çok derinlere. Çok alıştım uzun süredir içinde yaşadığım, mutsuzluktan haz almak devrine. Ama her an gidebilirim buralardan. Nereye diye sorma. Hiç kimsenin adımı bilmediği bir yere dersem gülersin. Anlayacağın kaçışlarım bile yalan. Kendimden kaçmaya çalıştığımın ben de farkındayım. Ama olmuyor işte, yapamıyorum. Ağır geliyor bazen çektiğim nefes. Ciğerlerime çekemiyorum zaten. Benimkisi dudak tiryakiliği. Arada bir ismin dökülür gayri ihtiyari aralarından. Belki dönsen döneceğine dair umudum aklıma geldiğindeki kadar mutlu olmam. Belki değil kesin bu. Hatta seni hayatıma sokmam bile. Büyün bana yetiyor. O yüzden gelme. Hatta uzak dur benden. Ve acıt canımı, acıtabildiğin kadar. Çünkü ben seni böyle seviyorum...
reel
Açılış Günü

Ağlama duvarının açılışındaydın bugün, gördüm gerilerden. Bir yığın insan bekliyormuş meğersem bu açılışı. Sıkılacağımı düşünürken kalabalıkta kayboldum. Tanıdık yüzler selamladılar arada. Sevimli yüzlerini esirgemediler benden sağ olsunlar. Perde inmeye başladığında tek tek her birini alkışlamak istedim. Ömrüm yettiğince tabi. İki adım öteye sıçmaya gidemeyen ben, ön saflarda alkışlarken buldum kendimi heykeli. Ya da heykel alkışlanmayı bekliyordu evimin önünde. Bilmiyorum işte yoruldum açıklamaya çalışırken. Mantıklı düzgün yazılar benim işim olmadı hiçbir zaman. Yazık ufak çocuğa, sütünü eksiksiz içirtmeli, acımaksızın gaz doldurmalı tüm bünyesini, ağlatmalı tüm gece. Bu gece itiraf dolu geçti. Tüm hayatım boyunca anlam veremediğim tek yaratık bu olsa gerek diyeceğim, ama yalan olur. Hiç olmazsa anlam veremediklerimden biriydi diyelim. O'na karşı ne yapacağımı hâlâ çözemedim. Konuşamayan, yazamayan, hatta karşısında düşünemeyen ben, neden bu hâlde, neden yine böyle saçmalarken bulduğumu kendimi sorguladım oynak beynimde. Çözüm mü? Oynak olduğunu söyledim ya. Hep acımtırak sokak aralarında tekerlemeler söylerken bulurum kendimi. Koşup uzaklaşmaya çalıştığımda gece devriyesi çıkar karşıma. Yorgun argın dönerim sokağın başına aynı acıları tatmak için. Sanırım bu döngü mazoşist bir hava yarattı bünyemde. Sorunlu bir salak oldum çıktım. Ya da doğuştan bir asalaktım başkalarının mutluluklarından feyzalan. Arabesk dolu bünyemde overdose isyan yaşamak kadar çelişkili bir kültüre sahip yaşlanıyorum. Kelimeleri yoruyorum her kurmaya çalıştığım ufak cümlecikte. Akıl hastanesine yakın oturmak istemişimdir hep hayatım boyunca. Sadece oturmak istemiştim. Ama şimdi bir sokak altında düşünüyorum. Onlardan farksız tadıyorum kaldırım taşlarını. Bir yığın anlamlı-anlamsız cümleyi yan yana yazıyorum ki düşünebilesiniz. Bunları okumanın sizin için nasıl bir tat oluşturduğunu biliyorum esasında. Bir diş ağrınız var. Ve önünüzde duran çilekli pastaya yumulmuşsunuz gibi bir his olsa gerek. Her ısırıkta aldığınız orgazmı acı ve tatlıyla bünyenizde harmanlıyorsunuz. Bir daha bana asla hayır diyeni görmeyim. Ancak içinizden kelime oyunları yapmanıza izin verebilirim. En sonunda içinizde patlayacak şekilde. Acı çeken pasta manyağı ben olmak istemiyorum artık. Senden hoşlandım. Ve bu tadı, bu acıyla harmanlayamayacak bir bünyem var. İnan harmanlasam dahi bir bok anlamam sanırım bu rakstan.

-------------o-------------

@siroguz,
kelimeleri kullanış tarzının çok ama çok hoşuma gittiğini söyleyebilirim. (Özellikle terazili bölüm)

Ve @baronio,
esasında daha önce yazacaktım ama eski bir yazıyı daha buraya eklerken yazayım dedim. ___ (Yazdığın yazıya ne isim vermek istersen boşluğu o şekilde doldurursun smile.gif ) geçmişte yazdığım bir mektuba o kadar benziyor ki. Yazını okurken tekrar hüzünlendiğimi söyleyebilirim. Bana aynı hissi tekrar yaşattığın için teşekkürler.
siroguz
Duygu yo?unluklar? s?rs?nda akl?mda beliren ve bir yerlere yazma ihtiyac? hissetti?im ?iir görünümlü birkaç çal??ma:

Dolunayda sokak lambalar?n?n etraf?nda dönüp,
Aya ula?t???n? sanan böceklerinki kadar yalan,
Mutlulu?um.


Derdimi anlatt???m o geceden beri
Güne? batt?ktan sonra boyunlar?n? büker
Dünyan?n tüm ayçiçekleri.


Sen bir mart?, Bo?az’da kanat ç?rpan
Ben bir dalga, vapurlara çarpan
Bir simidi yakalamasan
Belki öperim dudaklar?ndan.


Yana??nda bir inci tanesi;
Mavi, serin
Nice derinlerden gelmi? s?rf benim için,
Mendilinle yok etme sak?n
B?rak topra?a dü?sün,
Yer yüzünde de?il belki,
Topra??n alt?nda a?k?m ye?ersin.




Yaz?lar?n?zdaki samimiyet, tevazu, kendini bilme; duygular? adeta gözle görünür hâle getiriyor. Ya?ad?klar?n?z? birebir hissettim neredeyse. Kaleminize sa?l?k.
melih
NAZAR
Haftasonu bir nikaha davetliydim. Oldum olası fazla sevmemişimdir bu tip şeyleri. Kendim evlenmediğim için, bok at izi kalsın tadında bir kıskançlık beslediğimden herhalde. Yine önüme birkaç engel koyarak gitmemeye çalıştım. Bu seferki engellerimden en babası 20 dakikalık kravat bağlayamama beceriksizliği olmuştu. Siga siga da olsa engelimi aştım ve yola koyuldum. Emir büyük yerden geldiği için taksiye atlayıp "Yıldız'dan aşağı uç!" dedim abiye. "Evet"lere 3 dakika kala salona daldım. Geç kalmadım di mi, diye sorarak maç başlamadan kendi ağlarımı havalandırdım. Sinemaya mı geldin pezevenk, diye fırçayı yemiştim Yaşar Amca'dan.

Oğlan tarafıydım ben ama kız tarafıyla da tanışmıştım vakti zamanında. Yakışan bir çiftti. İkisi de birbirini "tek", beraberlerken "yarısı" olarak görmeyi başarmışlardı. Flört ettikleri dönemde bile bu işin sonucu belliydi. Abes ebeveyn sorunlarını aşıp, nihayet girebilmişlerdi bu eve. Yine de bir şey eksik gibi geliyordu bana. Eksik denemez belki, ama tamam da sayılamazdı.

Dakikalar sonra mürüvvet görecek olan ve suratlarında henüz o şapşal heyecanı yenememenin izlerini taşıyan ailenin ellerini öpüp salonun arkalarına, gölgelerine doğru çekildim. Ben yürürken 500 kişilik salon ayaklanmış, alkış sesleri yükselmeye başlamıştı. Ayaktaki tek kişi olduğumu sanıp beni alkışladıklarını düşünmüştüm. Oysa, elbette ki kimsenin umurunda değildim. Ellerin kavuşmasının nedeni çiftin kapıdan içeri girmesiydi. Ben ise bu maçı tribünden izleyecektim. Ulu teknik direktörün taktiğinde bugün bana yer yoktu.

Yerleşildi. Makineler hazırlandı. Kodamanların suratına bir ıkınma ifadesi konduruldu. Sanki, onlar da yeniden evleniyorlarmış gibi gelinle birlikte ayaklarını hazırlamış aportta bekliyorlardı. Bir tok sesin sorularına iki çatallı ses beklendik cevapları verirken her nikahta en karanlık odalarda bekletilen sürpriz yine uykusunda bırakılmıştı. Her şey planlandığı gibi gidiyordu. Sonucunu bildiğiniz bir maçı izlemek ne kadar heyecanlıysa, bu tören de bana o kadar heyecan veriyordu.

Maşallahı olan 2 ailenin nur topları evlendiğinden, tebrik sırası halk ekmek sırasına benzemiş ve ben de ağırkanlılığımın cefasını çekmek zorunda kalmıştım. En son Sami Yen'deki bir maçta duyduğum "Kaynak yapmayın" sözünü bir nikahta duymak beni çok neşelendirmişti ki; bir şey gördüm. Ya da o bir şey kendisini görmeme izin verdi.

Önce kulak zarımdan içeri süzülerek beni yanına çağırmıştı. "Dur, şurada bir şey kalmış."
Kafamı çevirdiğimde bir kadının, sevgilisi olduğunu düşündüğüm adamın takım elbisesini eliyle temizlerkenki hâline tanık oldum. Ancak beni esas etkileyen kadının gözleri olmuştu.

Dünyanın en güzel gözleri değillerdi, hatta hiçbir orjinallik yoktu o gözlerde. Ama bakışları...
Bakışlarında bir şefkat, hareketlerinde bakışlarını tamamlayan bir anaçlık vardı. Karşımda annelik içgüdüsünü giyinmiş bir kadın duruyordu. Gözlerine çok gerekliymiş gibi yerleşen bir damla, o meleksi bakışı kadının yüzüne kondurmuştu. Modası asla bitmeyecek, kimsenin asla vazgeçemeyeceği dişi kıyafeti bu kadının üzerine cuk oturmuştu.

Adam farkında mıydı acaba bu bakışın? Tebrik salonundaki benden başka herhangi biri, elle tutulabilecek kadar keskin olan bu duyguyu yakalayabilmiş miydi? Bu âna benden başka biri tanıklık edebilmiş miydi?

Herifin sırtı bana dönüktü, göremedim ne karşılık verdiğini. Yine kıskançlığa kapılıp, kadını hak etmediğine hükmetmiştim. Üzüldüğünde kaçabileceği bir bakışa sahip olduğunun, sevincini ölümsüzleştirecek bir bakışa sahip olduğunun farkında olmadığını düşünmek istemiştim, çünkü aynı bakışa bir zamanlar ben de sahiptim...
Değerini bilememiştim...



QUOTE(siroguz @ Jul 3 2007, 12:07 AM) *
Sen bir martı, Boğaz’da kanat çırpan
Ben bir dalga, vapurlara çarpan
Bir simidi yakalamasan
Belki öperim dudaklarından.

Ben bunu çok sevdim, hem de çok. Kedi gibi kıvrılıp, sürünesim geldi bu dörtlüğün bir kenarına flowers.gif
baronio
forum resmi


Dizlerimde ba??n...


Dizlerimde ba??n. Elimizde birer kadeh k?rm?z? ?arap, gözümüzde izledi?imiz filmin yadigâr b?rakt??? gözya?lar?. Bo? gözlerle ekrana dalm???z, elim saçlar?nda, ba??n dizlerimdeyken. Filmin sonunda yaz?lar kay?yor ekrandan pe?i s?ra. Ve gözlerimi kapay?p yumuluyorum dudaklar?na. Filmdeki çocu?un haline üzülüp döktü?ün gözya?lar? s?zm?? dudaklar?na. Tuzlu tad?n bu ak?am. Rimellerin akm??, rujunu ben bozmu?um, saç?n dizime yatt???ndan da??n?k. ?u ?ap?al halin bile öyle güzel ki! Hava s?cak ama bir engel te?kil etmiyor. S?r?ls?klam olana, ter içinde kalana, nefes alamayana kadar sevi?iyoruz, ba??ra ça??ra. Nefesimiz yank?lan?yor parkelerde, sak?z gibi bembeyaz saten duvarda. Bir sonuca ba?lanmay?p, küt diye biten filmler gibi sevi?memiz. Ama hiç önemsemiyoruz. Çünkü t?pk? o filmler gibi, olup biten her ?ey hissedildi, söylenecekler söylendi. ?llâ ki bir sonuca m? ba?lamak gerek?

Üstümüz ba??m?z ter içinde ama ikimiz de kalk?p du?a gitmeye niyetli de?iliz. A??zdan a??za dola?acak sigaran?n fitilini ben ate?liyorum, hafif kayk?larak. Yüzümde aptal bir tebessüm, akl?mdan hiçbir ?ey geçmiyor. Gece sessizli?i, sokaktaki dükkânlar?n neon ???klar? içeri vuruyor, kâh k?rm?z?, kâh mavi. Bir ?ey konu?ulmamas?na ra?men ortada bir tedirginlik yok. Kimsenin konu?maya niyeti de yok. Tuhaf bir ba? bizimkisi. Konu?masam, dokunmasam, sevi?mesem, görmesem, hissetmesem de de?i?miyor yüzümdeki tebessüm. Çünkü vars?n. A??rla?an göz kapaklar?m uykuya dal?p gitgide derinle?en nefes melodine daha fazla kulak misafiri olamaz hale geliyor. Küçücük burnuna bak?yorum ba??m? yast??a koymadan, ki yüzümde bir mutlulukla dalay?m uykuya. Ne zaman baksam o burna ?s?ras?m, m?nc?klayas?m geliyor. Gülmekten alam?yorum kendimi. Uyku bünyeme giriyor art?k yava?ça.

Bir dahaki gözümü açt???m lahzada gün a?arm??. Ama rüya oldu?unu san?yorum. Orta büyüklükte bir oda, bombo? ama. Tek ki?ilik bir yatak yerde sersefil, duvarlar desen kireç demeye bin ?ahit ister, yosun tutmu? rutubetten belli ba?l? kö?e buca??, yerler bir zamanlar ah?apm??, ?imdi ise her bir yerinden ayr? ses gelen, üzerinden parmak parmak toz kalkan rezil bir zemin olmu?. Buras? ev de?il viran. Ve eminim burada yatmad?m gece. Hepsinden öte sen yoksun! Seni hissettim, iliklerimde, tenimde, dudaklar?mda, dizlerimde... Kafam? yan?ma çevirip bakt???mda akl?mdaki geceden kalan tek gerçek ?eyi, sigaram? görüyorum, a?z? aç?lm?? paketin içinden d??ar? sarkm?? iki dal. Gerçek olup olmad???n? anlamak için al?p yak?yorum bir tane. Üçüncü nefesten sonra, odadaki kesif rutubet ve ak?amdan kalm?? küllü?ün havas?zl?kla duvarlara sinmi? kokusunun da etkisiyle gerçekli?e uyan?yorum. Seninle yatt???m bir geceden daha, gerçekli?e aç?yorum gözlerimi. Sigaran?n dibine yakla??rken her ?ey ayd?nlan?yor iyiden iyiye.

Her gecemi seninle geçirmek için bana yard?mc? olan ?eylerin etkisi sabaha kadar dayanm?yor. A?r? kesicilerim onlar. Alkol, sigara, cigaral?k hatta, kimi zaman da uyku hap?. Hiçbiri gerçeklikle yüzle?meye s?ra geldi?inde ortalarda bulunmuyor. Kotumla uyumu?um yine, üstümse ç?plak. Gömle?imi al?yorum s?rt?ma ve at?yorum kendimi soka?a. Neyse ki sokak ayn? sokak. Seni ilk gördü?üm, sinsi sinsi pe?ine dü?tü?üm, ha ?imdi gelir, ha birazdan diye bir kö?eye tüneyip o küçücük yüzünü dü?ündü?üm, sa?da solda kar??l?kl? kendili?inden bitmi? zehirli zakkumlar?n açt??? dar sokaklar?, simsiyah giyinmi? ya?l? teyzelerin sardunyalar?n? sulad???, e?ek s?rt?nda yan oturmu? a??r aksak dama giden amcalar?n geçti?i ve aya??n? üzerinde hissedecek kadar ?ansl? biçimli biçimsiz arnavut ta?lar?n?n uzand??? yoku?. Tüm bunlar? gördü?ümü, hissetti?imi ve akl?m?n bir kö?esinde yer etti?imi ?imdi anl?yorum. Seni bekleyi?lerim de birer keyifmi? benim için me?er. Seni görece?im iki dakika için saatlerce, k?ç?m ac?dan k?yamet gibi a?r?yana kadar oturup beklemek bile dama??mda tat b?rakm??.

Her geçen gün azal?r diye umdu?um ac?m, nedense giderek art?yor. Yabanc?la??yorum her ?eye. Tek bir hayat? bilir gibiyim. Her an a?layabilir, ?u an çekip gidebilir gibiyim. Oysa hiçbir zaman inkâr etmemi?tim seni özledi?imi. Hiçbir zaman fakir ama gururlu adam olmam??t?m ard?ndan. Salya sümük a?lam??, gecelerce durmadan içmi?, bast???n kald?r?mlara imrenerek bakm??t?m. Buna ra?men devam ediyorsun üstüme üstüme gelmeye, gecelerime girmeye, geçmi?imi bugünüm etmeye. Bir ?ekilde al??aca??m buna da. Birazdan bu ac?m daha da artacak, ama neyse ki güne? batmaya koyulacak. O zaman a?r? kesicilerim beni bekliyor olacak. Bir ?i?e k?rm?z? ?arap, en sevdi?imiz film, dizlerimde ba??n, saçlar?nda elim, ve sen... Hiç gitmedi?in bu yerde...


******




Arkada?lar hayranl?kla okuyorum yaz?lar?n?z?. Dae'cim, bu güzel yaz?n? blogundan hat?rl?yorum. Hatta blogunda bunun gibi çok severek okudu?um birkaç yaz?y? daha unutulmaya terketmi?sin. Kavundur karpuzdur ne gerekiyorsa temin edelim, yeter ki h?z kesme. Yenilerini büyük bir hevesle bekliyorum. Siroguz, ?iirlerini günde 3-4 kez okuyorum, her sat?r?n üzerinde dü?ünüyorum. ?nan?lmaz bir kalemin var gerçekten. Hep ?iir yaz sen dostum. smile.gif Ama @reel, i?te senin yaz?lar?nda kayboluyorum. Kimi insanlar için bir ?ey ifade etmeyecek baz? sat?rlar? okurken gözlerim doluyor, bazen ba??rmak istiyorum. Ac?mt?rak sokak aralar?nda tekerlemeler söylerken bulur gibi kendimi, okurken kendimden geçiyor, yaz?lar?nda kayboluyorum.

Ellerinize sa?l?k arkada?lar. clap2.gif
gündüzdo?anay
Ü?üyorum...

Tilki uykusunday?m.
Bir gözüm aç?k di?er gözüm kapal?.
Yan?mda harikulade bir s?cakl?k.
Derin bir uykuya dalmak istiyorum.
Olmuyor.
O s?cakl??? kaybetmekten korkuyorum.
Zaman ak?yor.
Dayanam?yorum ve derin bir uykuya dal?yorum.
Korktu?um ba??ma geliyor.
Ü?üyorum!

@gündüzdo?anay
gündüzdo?anay
Günbatımı.

Gün batımı ve kırmızılık
Tam kırmızı bile değildi.
Turuncu sanırım.
Ne fark ederdi?
O an bu evrenin dışındayken bile!

@gündüzdoğanay
reel
İki Kısa Paragraf

~upstream'e adanmıştır~
Hırsızlar saygıdan söz eder olmuşlar. Ee… Umut fukaralarının karşısındaki dev aynasıyım ben. Her baktıklarında mübalağayla arşa varan boylarının yanında, dibe vurarak toz tanelerine dönüşen beni sayamaz olurlar. Durum o hâle gelir ki; ben miyim ufalan yoksa hırsız mıydı baştan beri ufak olan. Neyse hırsız bildiği gibi çalmaya devam etsin, bense bildiğim gibi üretmeye. Ve biz konumuza dönelim artık...

~Sadece Bir Şişe~
Kuru fasulyeyle utanç arasında kaldım geçenlerde. Hayatım gaz kaçırır oldu. O kaçırdıkça da, ben utanır oldum. Bir ara bir içki şişesinin dibine esir düştüm, ama hayatımın gazıyla -bir hınç- kurtulmayı başarabildim. Sanırım hayatımda başarabildiğim tek şeyi de bir şişeye borçluyum. O olmasa kurtulacak ne kalırdı bu utanç kuyusundan…
-------------o-------------
melih
ORADA MIYIM?

Can?m ac?yor. Her ald???m nefeste can?m ac?yor i?te. Kendimle kald???mda dü?ünmek zorunda kal?yorum, yapacak ba?ka bir ?ey yok. Dü?ünmeyi sevmiyorum, amaçs?zca durmay? seviyorum. Duruyorum yolda. Geçiyorlar yan?mdan, bazan çarp?yorlar bana. Can?m? yakm?yor bu çarpmalar art?k. Herkesin içindeki büyümeyen çocu?um ben. Herkesin içinde miyim yoksa herkesin içinde mi büyüyorum orta yerde? Büyümek için delirmeyen, küçüklü?ünü de kabullenemeyen bir çocuk. Buzdolab?n?n kapa??na eri?mek için uzan?yorum, aç?nca içeride ne bulaca??m? bilmeden. So?uk dolab?n içi de. S?cak bir yemek ar?yorum yana yak?la. Yapacak da yok ki kimsem. Gurulduyor isteksizce. O da anl?yor belki çaresizli?i, kabul ediyor beni oldu?um gibi. Nedenler hiç umurumuzda de?il ikimizin de. Tan?mlamaya çal??m?yorum kendimi. Oldu?um kadar?m, kadar?yla oldum. Tan?m?yorum da ayr?ca ben kendimi, tan?mak da istemiyorum lanet olas?. Sen tan?yor musun ki kendini, kar??ma geçmi? bana beni anlatabiliyorsun? Ben miyim sana beni tan?tan yoksa sen misin beni benden ç?kartmaya çal??an? Ben ilgilenmiyorum benimle, benli?imle. Sen kand?rmaya devam et çevreni, onlar da kanmaya devam etsinler tan?d?klar?yla. Yeter ki hepiniz benden uzak durun. Ben kanamaya raz?y?m.



gündüzdo?anay, asl?nda sana söyleyeceklerimi 1 sene kadar önce söylemi?tim san?r?m özel mecralar üzerinden. Ü?üyorum'un imzas? olmasayd? bunu gündüz yazm?? derdim. Art?k o derece a?inay?m senin anlatacaklar?na. Yine de diyorum, ?u k?sa hikayelere hani...
don quijote
Günayd?n
Bugün güvercinlerle uyand?m,
pencereme t?klad?lar,
haylaz iki çocuk gibi
rüyam? bölüp kaçt?lar.
Sizi gidi güvercinler
sizi.
reel
...
gündüzdo?anay
Elastik biti? çizgisi.

Nas?l dü?mü?tüm bu duruma! Anlam veremiyordum. Her ?eyi do?ru yapm??t?m. San?r?m. Ama olmam??t?. Bu bo?lu?a dü?mekten kendimi kurtaramam??t?m. Belki de kazanmam?n mümkün olmad??? bir sava?a giri?mi?tim. Bilemiyorum. Ama bana kazanabilirim gibi gelmi?ti. Ke?ke birazc?k daha çaba gösterseydim… Bir yar??taym?? gibi biti? çizgisine uzansayd?m. Son hamlemi yapsayd?m. Yok olmazd? gene. Gecenin bu saatinde alt?l?k paket biray? devirdikten sonra fark ediyordum. Biti? çizgisini geçmem imkâns?zd?. Çünkü biti? çizgisi elastikti! Ben biti? çizgisini geçmeye çal???rken o bitirmem gereken mesafeyi daha çok uzat?yordu. Bir türlü onu kopar?p yar??? bitiremiyordum. Sabr?m tükenmi?, sinir katsay?m artm?? ve yorulmu?tum. Çabalar?m?n kar??l???n? alam?yordum. Büyük bir hayal k?r?kl??? ya??yordum. En sonunda sikerim böyle yar??? deyip vazgeçmi?tim her ?eyden. Evet, olaylar bu ?ekilde geli?mi?ti.

Yeni bir hayata ba?lam??t?m. ?lk ba?larda çok memnundum. Sorunsuz gibiydi her ?ey. Hiçbir ?ey için çaba göstermiyordum. Günlerim içki ve uykuyla geçiyordu. Sanki hep rüyada gibiydim. Uyurken de hayal görüyordum, içerken de. Hayal görmek güzeldi ama gerçeklikten uzakt?. Bir süre sonra bu tekdüzelikten can?m s?k?lmaya ba?lam??t?. U?ra?acak bir ?eylere ihtiyac?m vard?. Yoksa delirecektim. Yar??a tekrar dönemezdim ama. O kulvarda art?k ba?kalar? yar???yordu. Ben hakk?m? kaybetmi?tim.

Hem zaten uzun bir maraton ko?ucusu olmad???m? da idrak etmi?tim. Yap?lacak tek bir ?ey vard? benim için ve onu yapt?m. Uzun mesafe yerine k?sa mesafeli yar??larda ?ans?m? denemeye karar verdim. ?lk dört yar???m? çok rahat kazanm??t?m. Zevkli yar??lard? bunlar. Bu yar??larda yorulmaz ya da y?pranmazd?n?z. Harikulade bir ?eydi benim için bu durum. Ba?ar?l? oldu?um bir alan bulmu?tum kendime. Yar?? aralar?nda veya yar???rken bile içebiliyordunuz. Herhangi bir k?s?tlanma yoktu. Gün geçtikçe bu yar??larda ve hayatta ustala?t???m? hissediyordum. Özellikle kad?nlar? daha iyi anlamaya ba?lam??t?m. Bütün ?st?raplar?n ve zevklerin kayna??n?. Tehlikeli ve ac?mas?z varl?klard?. Bir s?rtlan? and?r?yorlard?. O güzel gülü?leri ve ?irinlikleriyle size sokulmaya çal???yorlard?. Ve bunun için her yolu deniyorlard?. Ba?ard?klar? zaman yüre?inizden koca bir parça ?s?r?k al?rlard?. Sakat b?rak?rlard? sizi. Ruhunuzda tahammül edilemez bir ac?yla ba? ba?a kal?rd?n?z. Bu durumdan ç?kmak ve tekrar yar??abilmek için kullanabilece?iniz tek bir ilaç vard?. ?çki! Masum bir ilaç de?ildi ama epey tatl?yd?. Sonuçlar? bir kad?n?n verece?i zarardan daha keskindi. Asl?nda içkiyle kad?n aras?ndaki fark çok aç?kt?.

?çki seni terk etmez, öldürürdü. Kad?n ise terk edip süründürürdü.
gündüzdo?anay
Sevmek.

“Sevmek “ demi?ti.
“Kolay bir ?ey.
Her ?eyi sevebilirsin bu hayatta.
Ama bir ?eyi daha çok seversin.
??te özel olan buydu” dedi.
?nanm??t?m.
?imdi ben de seviyordum.
Ama onu de?il.
gündüzdo?anay
Bir parça huzur...

Hepimizin iste?iydi.
Bir parça huzur.
Ama imkans?z? istedi?imizin fark?nda de?ildik.
Bu kadar de?i?kenli?in ve kaypakl???n içinde
Huzur aramak!
Samanl?kta i?ne aramak gibiydi
Belki bulurduk, belki de bulamazd?k
Sonuçta budalacayd?.
Ama hepimiz budala de?il miydik bu ya?amda?
baronio
forum resmi


Çocukça ?stekler...

Bir tas su döksem ard?ndan, kuruyana kadar döner misin?
Öyle tenhalarda ki yüre?im, kalk?p giderken oynatt???n dallar?n h???rt?s?ndan ürktü k?rlang?çlar?m, uçtular. Geri getirir misin?
Kaza??na sar?l?p uyumaktan usand?m art?k, bir el yan?ma ili?ir misin?
Bu sokaklar, bu sahil ?ss?z, sessiz ard?ndan. Geri dönüp, bana bir tur verir misin?
Bir jeton at?p sokulsam yan?na, benimle oyunlar oynar m?s?n?
Al tüm gazoz kapaklar?m senin olsun, tad?n? özleyen dudaklar?ma bir buse kondurur musun?
Ellerim so?uk, avuç içlerim terlemiyor s?k? s?k? elini tutmaktan uzun zamand?r, hiç ummad???m bir anda arkamdan sokulup, koluma girip beni ?a??rt?r m?s?n?
Yoklu?una a?lar oldum, gündüz gece... Ben a?larken, yan?ma gelip, ac?yan gözlerime üf yapar m?s?n?
O kadar yaln?z?m ki bak?p, okuyup, koklay?p sar?lmak için, sana ay?rd???m kalbim kadar beyaz bir günlük sayfas?na iki sat?r yaz?p, parfümünden s?kar m?s?n?
Top oynarken arkada?lar?mla, ak?am ezan? okundu okunacak anlar?n tedirginli?ini, uzakta belirerek yok edebilir misin?
Tatilden ans?z?n dönmü? en yak?n arkada??m gibi bir anda kar??mda belirir misin?
Do?umgünümde paketini açmadan ne oldu?una ad?m gibi emin oldu?um bir kitap gibi, bana o gözkapaklar?m?n ard?na kaz?nm?? yüzünü arma?an eder misin?
10'a kadar say?p, yumsam, sa??m, solum, önüm, arkam: sobe, saklanmayan: sen olur musun?
Ad?n? ba??r?p topu havaya att???mda, yere dü?meden gelip tutar m?s?n?
Sensiz bu rezil, yalan, sahte, gerçek hayata ba?lan?r?m, kim bilir... Bir makas verir misin?
Seni özlemedi?imi söylerken, parmaklar?m? kenetlemi?tim say?lmaz, bir daha sorar m?s?n?
Tokan? al?p kaçsam buradan uzaklara, ?ss?z, insanlardan uzak diyarlara, pe?imden gelir misin?
Gizli gizli gelsem, evinin zilini çal?p kaçsam, bana çok k?zar m?s?n?
Seni sevdi?imi ?ark?larla söyleyip, parmakla beni gösterseler, uzaktan h?nz?rca bak?p, muz?rca gülümser misin?
?çiyorum, a?l?yorum ve elimde resmin yine desem, bana inan?r m?s?n?

Önüm, arkam, sa??m, solum: sobe...
Saklanmayan: ...
baronio
forum resmi


Ev...


Otobüs çal??t?r?yor motorlar?n?. Cama dayanm?? ba??m, motorun h?r?lt?s?yla sars?l?yor. Dal?p gitti?imi farkediyorum d??ar? bakarken tam o an. ?nsano?lu dü?ünmeden bir tek salise bile geçiremezmi?, bir yerde okumu?tum bir zamanlar. Ama zihnimin bombo? oldu?unu hissediyorum. Kimbilir içten içe neler geçti akl?mdan. Geçmi?e bir sünger çekmeye çal???yorum, belki de ondand?r bu derin bo?luk. Gelece?i ise dü?ünemeyecek kadar yorgunum. Ama tuhaf bir huzur var yüzümde. Yapt???m hatalar, ya?ad???m kötü ?eyler yüzümü ek?itiyor akl?ma dü?tükçe. Hayat?ma dokunup geçen tüm kad?nlar, can?m? yakanlar, heder etti?im dostluklar, k?rd???m ailem ve bunlar bir bir ya?an?rken benden teker teker gün çalan elemler de buna dahil. Bir daha kendimi böyle kötü hissetmek istemedi?im için sa? elimdeki sar?msak, sol elimdeki so?an olarak kalmas?n? istiyorum tüm bunlar?n. Ama en az?ndan ?imdilik, birkaç dakikal???na avcumu aç?p bakmak istemiyorum.

Kolum kanad?m dü?mü?, ba??m? dik tutam?yor motorun ritmine ayak uydurmu? titreyen cama inatla day?yorum, biraz daha sert dayarsam tüm sars?nt?lar? durdurabilecekmi?im gibi sanki. Hâlâ evimi bulamam??ken, evime dönüyor olmak ne tuhaf ?ey. Hayat 1-0 önde olabilir. Ama bu maç daha bitmedi. Hatta yeni ba?l?yor. Bir kez olsun kafam? kald?rmama müsaade ederse gücümü toplay?p kalkacak ve bir ucundan tutaca??m. Bu sefer y?llar?n de?il ama ya?anm??l?klar?n getirdi?i tecrübe olacak yan?mda. Ayn? hatalara dü?meyece?im, bu sefer kaybetmeyece?im dostlar?m?, benim yüzümden gözlerinden damla damla ya?lar süzülmeyecek hayat?ma giren kad?nlar?n. Art?k evime gidiyorum. Ait oldu?um yere. Gecenin ?ss?z, sessiz ve tüyler ürpertici sükûnetinde, bir ben sanki; önümde bir kadeh rak?, bir kadeh su. Rak?dan ald???m her yudumda eriyip bitirdi?im geçmi?im, sudan ald???m her yudumdaysa bilinmeyen gelece?ime dair ferahlat?c? bir umut. Evet, tam olarak bunu hissediyorum. Ve ba??m? yasl?yorum hareket etmeye ba?layan otobüsün cam?na. O eller bana sallanm?yor ama yine de hüzünleniyorum. Evet... Evime gidiyorum.
Azathoth
HESAP


Rüzgâr aniden kesildi. Ortas?ndaki tek tahtas? sökülmü? bank iç geçirdi hafiften. Yoksa sadece ona m? öyle geldi? Rüzgâr, bank arac?l???yla m? konu?uyordu onunla?
O gün ya?mur ya?d???n? hat?rlam?yordu; ya da önceki birkaç gün içinde. Ama yerler ?slakt?, toprak çamura dönü?mü?tü, ?l?k ve s?va??k. S?çrad??? yere yay?lmaya haz?r, rengini salmaya, uyumu bozmaya. Tam ortas?na bast?, engelleyemedi kendini. Paçalar? sulu kahverengine buland? an?nda, dalga dalga altlarda, daha üstlerde damla damla. Okkal? bir küfür savrularak ç?kt? a?z?ndan, duyulmad? ses. Kendi kulaklar? bile dokunamad? öfkesine. Cebinden ka??t mendilini ç?kard?, e?ildi. Ve a?r? geldi. Bir anda. Beline bir balyoz inmi? gibi, omurga halkalar? kuvvetle, k?v?lc?m ç?kart?rcas?na birbirlerine sürtünmü? gibi. Ve bir anda gitti a?r?, geldi?inden de h?zl?; omurgalar? hiç yokmu? gibi. Paçalar? da tertemizdi, sahi neden kirli olsun ki? Göz alabildi?ince çimenlikti Bozcaada'n?n tek tepesi. Ye?il ve yumu?ak. Zaten burada bir bank da yoktu, onun kula??na iç geçirerek bir 'son' f?s?ldayacak.
Karde?i elinden elini kuvvetle çekip nereye ko?mu?tu; yine bakkaldan bir Eti Puf al?p hep o bakkal?n önünde duran çirkin mavi Renault'nun önünde akl?nca saklanarak onu mu bekleyecekti. Hep yapt??? gibi... Yoksa sadece bir kere, ama bir kere yapt??? gibi, bakkala do?ru ko?arken, asl?nda orada yolun kenar?nda durmas? gereken daha da çirkin, o gün kaportas?na bula?an k?rm?z?yla tüm hiçe dönü?mü? ya?amlar? a?acak kadar çirkin mavi Renault'un alt?nda m? kalacakt? gürültülü bir sessizli?e gömülmek pahas?na. O uzun, özenle taranm?? koyu kestane saçlara hiç yak??m?yordu kurumu?, yap??kan k?rm?z?.
Hat?rlamay? b?rakt?. Ya da hat?ralar çekilip al?nd? elinden. Ona hüzünle bakm?? ve vücutsuzca çekip gitmi? bir çift göz kald? sadece. Bir de paças?na bula?mayan çamur. Bozcaada’n?n tek tepesini göz alabildi?ince kaplayan çimler onu sard?. Anlamlar biner biner yitirildi zihninde. Ve gözler de terk etti onu.
Çamur tüm vücudunu sarm??t?, o hissetmese de.
Bir kad?n ç??l?k att?. S?çrad? oturdu?u banktan.
Ters dönmü? motosikletin tekerle?i, yüzünü güne?e dönmü? halde, pi?kince, utanmadan dönüyor, dönüyordu.


Hepinizin elinize, yüre?inize sa?l?k arkada?lar. Yolculuktan yolculu?a sürüklediniz beni. Sab?rs?zl?kla bekleyece?im yeni ?iirlerinizi ve yaz?lar?n?z?.


Düzeltme: Yaz?m yanl???
gündüzdo?anay
Siktir et...

Hepimizin bir devri ve de zaman? vard?.
Bazen 1 dakika, bazen 1 gün, bazense1 y?l
Hayat? yakalad???m?z sürelerdi bunlar.
Baz?lar? yükseli?imizi baz?lar? da çökü?ümüzü temsil ediyordu.
Fark etmiyordu asl?nda.
Ayn? duygular? hissediyorduk.
Ac?y?, ne?eyi, hüznü, güzelli?i…
Bu anlarda var oldu?umuzu hissediyorduk.
Riskli bir hayattayd?k.
K?sa bir süre mutlu olabiliyorduk.
Uzun bir süre de mutsuz.
Sadece vakit öldürüyorduk san?rsam.
Ya da vakit bizi öldürüyordu.
reel
U DÖNÜ?Ü

Gözlerimin, tek ba??na aç?lmaya çal??t??? bir bo?luktan faydalanan beynim, dü?ünce denizinde kaybolmaya koyuldu. Bir saniye bazen insana günler gibi, bazen ise yüzy?llar gibi gelir, bilirsiniz. Ama hiçbir zaman saniyenin saniyeye kar??l?k geldi?ini görmedim gariptir. Neyse bahsi geçen o anda, çapakl?, aç?lmak bilmeyen gözlerimde, kendimi bir milenyum a?m??, sabah ayaz?nda i?lerine ko?u?turan kar?nca sürüsünü izler buldum. ?lginçtir, dü?ünmeye çabal?yordum. Me?er a?k ve arabesk kokulu, bol çentikli bir bankta dinleniyormu?um. Beynimdeki derya oyunlar? da bo?una de?ilmi? me?ersem. Kordon’daym???m. Dakikalar geçtikçe hat?rlar oldum. Geceden yorulup bedenimde dinlenen alkol ise, i?e koyuldu. Susatt? tekrardan bedenimi. Bir ?eyler hat?rl?yorum geceden. Sanki hayat?m?n melodisini dün gece yar?s? dinlemi? ve hayat?ma hüzünlü bir ?ark?yla yön vermem gerekmi?ti. Anl?yorum. ?zinsiz "U" dönü?ü yap?lmayan, biçare sona do?ru yakla??yorum. ?çim buland?. Alkolden mi, gelecekten mi acaba? “Bo? ver” diyerekten, bir ?i?e so?uk su daha içeyim üzerine. –ki cevaplar aras?nda beynimi yan?ltabileyim. Tamam, art?k biliyorum. Alkolden. (:

-------------o-------------
siroguz
Yakla??k 2 ay önce, Ortaköy'den evime giden uzun yolda ?ekillenen son halini de geçen gün alan e?lenceli bir deneme:


?stanbul'u yiyorum gözlerim dalm??

Ortaköy’de görmü?ler beni,
Konu?urmu?um kendi kendimle,
Gözlerim dalm?? denize,
Ha bir de elimde kumpir.

Bir gün de kuyrukta görmü?ler Eminönü’nde,
Bir yandan gülermi?im durduk yere,
Bir yandan da mart?lar? selamlarm???m,
Kuyru?un sonu bal?k ekmek.

Sabahlara kadar Taksim’de dola??rm???m,
Güzellere meyilim varm??,
Gözlerde mânâ ararm???m,
Geceye hamburgerle ba?lay?p.

Sultanahmet’te yarenimle otururmu?um,
Görenlerin dikkatini çekmi?;
Masan?n bir taraf?nda ben, bir taraf?nda o,
Ve üstündeki köfteler.

A?klar?m? sordular nihayet,
?stanbul dedim; ?a??rd?lar,
Yemek dedim kala kald?lar,
Halbuki elimdeki kokoreç.

smile.gif

orboris
QUOTE
Babam ç?kt? geldi bu gece evimize, ans?z?n de?il gerçi ama beklenmedik… Önce telefon etti geliyorum, güvercin, resim falan dedi anlamad?k, ama elbette buyur ettik, gel dedik.

Geldi, kendisine göre bibuçuk, bana göre iki duble içmi?ti, yine de biralar?ma ortak olmaktan kaç?nmad?. Güvercin meselesi, yengemin yapt??? kekte güvercin figürü ç?kmas?ym??, ilginç gerçekten. Amcam? internette görmek ?a??rtt? beni, arad?m, “Allah yaz?s? ç?ksayd? prim yapard? amca, güvercin prim yapmaz, zaten Ecevit de rahmetli oldu” dedim, gülü?tük.

Sonra payla?t???m?z alkolün de etkisiyle an?lar? canland?rd?k, ne zamand?r uzunca konu?mam??t?k da, iyi oldu. Babam dedemden sözetti, Çumra’n?n en yak???kl? at arabas? sürücüsüymü? ve 23 ya??nda, babam daha 1.5 ya??ndayken zatülcenpten, doktor ve ilaç olmad???ndan ölmü?. “?ki torununun da doktor oldu?unu görüyorsa mutludur ?imdi”dedi, san?r?m beni a?latmaya çal???yordu.

Çocuklu?umun silik hat?ralar?ndan söz ettim ben sonra, Kad?nhanda beni kovalayan sar? köpekten, halam?n evin salonunda, le?ende zorla yapt?rd??? banyodan, motorlu drezinle yapt???m?z k?sa ve titrek gezintilerden… Hepsini hat?rl?yordu babam ve daha fazlas?n?. Bu arada yedi?im tek dayak diye hat?rlad???m ?eyin asl?nda tek olmad???n? da ö?rendim. Nas?l dövmü?se babam beni zaman?nda hiç iz b?rakmamay? ba?arm??.

Öyle kopuk kopuk ki ilk çocuklu?umun an?lar?… Bir köy evinde gece i?emeye kalkt???mda etrafta ko?u?turan beyaz tav?anlar gerçekmi? me?er, beni parkta gezdiren asker elbiseli adam da Sadullah Day?’n?n o?luymu?. ?çinde kaybolup gitti?imiz o geni? kanyon Sar?köydeymi? ve beyaz örtüler ve bir b?çakla hat?rlad???m, di?er dedemin cenazesiymi?.

Daha bir sürü ?ey anlatt? babam, bir sürü bölük pörçük hat?ram?n eksik parçalar?n? tamamlad?. Akhisarda sinemadan ç?karken güzel sesiyle “iyi geceler, iyi geceler” diyen kad?n?n Nesrin Sipahi oldu?unu, fasülye ?ekerleri al?rken yeni ç?km?? 50 Kuru?lar? 2.5 lira diye yutturdu?umuzu sand???m?z Gar Büfecisinin asl?nda durumun fark?nda oldu?unu ö?rendim.

Turuncu bisikletimi, kocaman lojman bahçesinde yapt???m?z futbol maçlar?n?, prize tornavida sokulmayaca??n?n ve erimi? kur?unun s?cak oldu?unun ö?renilmesinin ac? verici oldu?unu, bir kurbanl?k koyundan ancak küçük bir ?i? kokoreç ç?kt???n? da birlikte hat?rlad?k. Hastaland???mda evimize kadar gelen Doktor Haluk Beyin annemin endi?esini nas?l kolayca giderdi?ini, k?zam?k ç?kard???mda zevkle yedi?im “K?zam?k ?ekeri”ni ve sar?l?k oldu?umda tüm ?srarlara ra?men yemedi?im ku? etini…

40 ya??nday?m, babam da 66 ya??nda. Bunca sene yap?lmam?? bir konu?may? neden ve nas?l yapt???m?z? bilmiyorum. Bu geceyi hiç unutmayaca??m.

Babama evine kadar e?lik edip anneme teslim ettim, babam?n el koydu?u biralar? bakkaldan takviye edip evime geldim ve klavyenin ba??nday?m. Bu ak?am baz? ?eylerin ne kadar vazgeçilmez (yeri doldurulamaz) oldu?unu, iki sat?r sohbetin verdi?i zevkin yerini doldurabilecek hiçbir maddiyat?n olmad???n? bir kez daha anlad?m. Babam anlatt?, hat?rlatt? tekrar bunu. 8 y?l önce ölümün k?y?s?ndan dönmü? ve bundan sonraki hayat?n?n bir hediye oldu?una inanan babam.

Te?ekkür ederim baba, bo?una ya?ad???m? dü?ündü?üm bu zamanlarda bana hayat?n ya?anmaya de?er bir ?ey oldu?unu hat?rlatt???n, hayat?ma küçük de olsa anlamlar katt???n için, te?ekkür ederim….

Belki sizin de böyle bir konu?maya ihtiyac?n?z vard?r, belki an?lar? canland?rmak size de iyi gelir. Ne bileyim, yazd?m i?te öyle, içimden geldi,yazd?m.
gündüzdo?anay
Nakavt.

Soluk renkler ama bask?n bir sar?,
Bulan?k ama derin dü?üncüler,
Ac? ama minnet ve sevgiyle and???m?z an?lar,
Rak? ve bal?k muhabbetleriyle geçen ak?amlar,
Hasat dönemi gibi bir hesap dönemi,
Yapt???m?z yanl??lar, yapmam?z gereken do?rular,
Unutulmaz bir k?z?l, utanmaz bir yüz,
Benim ve egolar?m?n kar??l?kl? yumrukla?mas?
Is?tmayan ama ayd?nlatan bir hakemin bak???,
Orospu zaman?n sonraki raundu göstermesi,
Aya?a kalkmak için birkaç bira içi?im,
Nakavt olmak için çok güzel bir güz ak?am?.
gündüzdo?anay
Bir ben var bir de benli?im.

Bir ben var bir de benli?im.
Gerçek ve hayal aras?nda.
Bazen ben bazen de benli?im bask?n ç?k?yor
?yiyle kötü aras?nda.
Üçüncü ?ah?slarda karar veremiyor
Do?ru ile yanl?? aras?nda.
Bo? bir hayat ya??yoruz
Sevgi ve nefret aras?nda.
reel
KISSADAN HİSSE

Bir zamanlar köyün birinde, zamanın yaşına vermiş olduğu görmüşlüğü erdem sanıp ben oldum diyen bir ihtiyar yaşarmış. Sanki bu ihtiyara hatalardan hata beğen diyen zorba bir köy ağası varmış gibisinden bir gün köy meydanında bir gazoz kasasına çıkmış ve başlamış marabanın ağzına sakız olacak söylemlere...

"Ey ahali! Ben erdim.
Aynı anda iki deliğe pislerim.
Hiç gocunmam bundan, gerinirim.
Yaklaş hele, sana da öğreteyim."


Sözler birbirinin ardını takip etmiş. Gel zaman git zaman, yaparım ederim cümleleri karşısına dikilmiş zavallı ihtiyarın. Bayırları aşıp gelmişler meğersem köy meydanına. Erdim diyen bilir mi ki; bir ova, bir bayır eşit olsun bir evrene. Önce çıkasın kendi küçük diyarından, ışık gelsin göz bebeklerine. Yine de... bir güzel kazmış elleriyle ilk deliği. İkincisini ise bir-iki metre uzağına. Eee... bir saniye arayla pisleyeceksin her iki deliğe.

İhtiyarımız çömmüş deliğe...

Bundan sonrası midemizi bulandırmadan kıssadan hisse, iki deliğe aynı anda pislemeye çalışan sonunda sıçarmış kendi üstüne...


-------------o-------------

Yazıyı yazmadan beş on dakika önce, ikiyüzlülüğün dibe vurduğuna ve dostluğun övgüyle şahlandığına şahit oldum. Meğerse bu dünyada veyahut bir başkasında, -sadece- gerçekleri görenden değil, her şeyi gördüm diyenden korkmalıymış.

Ne yapabilirim? İroniyi herkesin sevdiğinden biraz daha fazla severim. Tüm yazdığım ona olan sevgimden, yoksa iki küçük açının yanında yer alan hipotenüsten banane, karşıda koskoca dik açı dururken...
siroguz
?simsiz ?iirler:

Git! Seni durdurmaya mecalim yok,
Son kuvvetimi a?lamak için sakl?yorum.

Bu dünyadan göçmek için acelem yok,
A??r a??r tek ba??ma yürüyorum.

Elimden tutacak ba?ka ele ihtiyac?m yok,
Hayat yolunda kendimi zor ta??yorum.

Her yapt???m i?e nokta koyacak halim yok,
Ben hayat? içimden geldi?i gibi ya??yorum.

Ve son kez yüzüne bakmaya cesaretim yok,
Dur! dememi istersin diye korkuyorum.




Semada yaln?z dola?an bulut
En güzel ?eklini al bugün
Mazideki ya?muru unut
Rüyalara desen ol bugün
Ard?nda esen rüzgar yok bugün.

Alsan beni de yan?na
Götürsen onun oldu?u diyara
Senin için zor olsa da
Ya?mur olup ya?ar m?s?n benim için?

Gökyüzünden iyi görebilir miyim?
Onu görünce kalbime hakim olabilir miyim?
Cesaretimi toplay?p kendimi b?rakabilir miyim?
Belki saçlar?na dü?erim...



Bir rüzgâr vard? hani,
Saçlar?n? ok?ay?p geçen.
Kum vard?, ayakkab?na girip,
Ayaklar?na sürünen.

Uzak bir y?ld?z,
Geceleri pencerene göz k?rpan.
Bir çamur, nedendir bilinmez,
Ete?inin ucuna bula?an.

Bir kuru yaprak,
Bacaklar?na sürünen.
Ü?ümü? bir kar tanesi,
Yana??nda ?s?n?p eriyen.
gündüzdo?anay
Karanl?ktan ho?lananlar

Büyük bir ruhsal bunal?m geçiriyorlard?.
Baz?lar? i?ini, baz?lar? sevgilisini, baz?lar? da ruhunu kaybetmi?ti.
Çok ?ey kaybetmi?lerdi!
Bir ço?unun hayatla hesapla?mas? gerekiyordu.
Yapabilirlerse.
Yenilgilerinin görünmesini istemezlerdi, çünkü hala bir parça gururlar? vard?
Genelde bir bar?n en kuytu kö?esinde veya izbe bir yerinde tak?l?rlard?.
Karanl?kta, siyahlar içerisinde
Yeryüzünün tüm dogmalar?na kar??
Ba?kald?rmak, isyan etmek ve tekrar sava?abilmek için içiyorlard?.
Kendilerine bir amaç bulmu?lard? en sonunda.
Ama bilmedikleri ?ey her zaman kaybedecekleri bir sava?t? bu.
pospolen
Bu geceye hüzün hakim sanki. Belki art?k al??kanl?klar? b?rakman?n gerekti?inden geliyor, belki de tek ba??na kalmaktan. Bilmiyorum neden kaynakland???n?, ama hüzün var i?te!

Hüznü severim asl?nda. Semereleri boldur. Çal??mayan yerlerimi çal??t?r?r, an?m? renklendirir. Ama bu geceki farkl?. Dama??ma farkl? tatlar çal?n?yor. Öyle bir tat ki, ana malzemenin tad?n? k?r?yor, almak istedi?im zevki engelliyor. Asl?nda tad? kötü de?il. Sadece merak duygusu, tatma duyumumun önüne geçiyor. Ac?, bo?luk, s?k?nt?, pi?manl?k, rahatlama... Bunlar?n hepsi veya hiçbiridir belki. Bilmiyorum. Bilmedikçe nefret ediyorum. Nefret ettikçe kuruyorum. En sonunda kendime döngü olu?turuyorum, dönüp duruyorum.
gündüzdo?anay
Jenerik
Siyah beyaz görünüyordu her ?ey
Eski bir filmin jeneri?i gibi
Görüntüler durmadan ak?yordu
Zincirini k?rm?? vah?i bir hayvan?n hiddetiyle sars?yordu zaman.
Öç al?rcas?na
Yapt???m hatalar?, pi?manl?klar? yüzüme vuruyordu.
Elimden bir ?ey gelmezdi art?k.
Mutsuzlu?umdan mutluydum.
Makul de?ildim.
Ta ki bilinmeyen bir zamanda,
Tekrar bir oyuncu olana kadar…
baronio
Senin kalemine kurban olayim ben! worshippy.gif
borndead
Edit: Hatal? ba?l??a ileti göndermi?im. Ama haz?r yazm??ken; kalemine sa?l?k makaveli.
gündüzdo?anay
Son kadeh

Kalbur üstü dü?ünceler vard? akl?mda
Belirsizlik dizboyu…
Batakl??a saplanm?? bir antilop gibiydim
Hangi yöne gidece?ime bir türlü karar veremiyordum.
?i?emin son kadehini içiyordum.
Son kadeh deyip geçmeyin
Kolay de?il o kadehi içmek.
En az?ndan benim içim
Sanc?l? oluyordu her ?ey.
Her kadehte hayat?mdaki bir problemi çözüyordum sanki.
Son kadeh her zaman büyük vuru? içindi ama.
Son kadehi içtim ve rahatlad???m? hissettim gene.
Neyi çözdü?ümü bilmeden…
reel
Bu gece kor sobaya bakt?m ve dü?ündüm; ?çime s?cakl?k salan bir tek sen vars?n sebepsiz.
borndead
Şafak vakti, gidenin ardından...

Ve sahte gülücüklerin, basit maskeleri düştüğünde;
Us, geçmişten seslerle başbaşa kalır.
Duyuyorum;
En son bu odada yankılanmış ruhunun ayak sesleri...
borndead
Bir "e??ek ?akas?" üzerine an?msamalar...

QUOTE
Zor de?ildir kötü bir ?iiri y?rt?p atmak. Daha iyisini yazabilirsin muhtemelen ama, bir insan mahvoldu?unda her zaman bir nedeni var m?d?r? Elbette... Elbette... Elbette ama, ac?s? hep ayn?d?r! Ve ?aka, ölülerin ölmekte olanlara ölüm da??tt??? bu kentin ya da herhangi bir kentin en i?renç ?akalar?ndan biridir.
gündüzdo?anay
Yavan

?çimdeki bo?luk her gün biraz daha büyüyordu.
Bir kara delik gibi…
Her ?ey anlams?z bir hale geliyordu.
Koltu?umda oturup biram? diplerken
Pencereden d??ar? bak?yorum.
Sabah güne?i ve tan k?z?ll???n?n aras?nda bir fark
Olmad???n? fark ediyorum.
Birbirini izleyen ard???k say?lar gibiydiler.
Art?k sadece s?ralan?yorlard?.
Hayat gitgide yavan bir hale geliyordu.
Var olman?n ac?s?n? çekiyordum.
Bir gün bir ?eylere anlam katabilme umuduyla
Mücadeleye devam karar? veriyorum.
Anlams?z bir ?ekilde.
gündüzdo?anay
Anlams?z bir hüzün
Ya?am?n s?rlar?n? bilseydik
Ne boktan bir hayat olurdu tahmin bile edemiyorum.
Rus ruleti oynar gibi anlams?zl?k içinde olmasayd?k,
Ne anlam? kal?rd? bir tren istasyonunda
Camdan geçen ???nlar?n çiçeklerin üzerindeki görüntüsünün
Bizde uyand?rd??? evrenin sahteli?i ve gerçekli?i hakk?ndaki dü?üncelerin.
Veya sonbaharda bir ö?le vakti sarar?p yere dü?mü? yapraklar?n içimizde uyand?rd??? hüzünün…
Ya da bitmi? bir sevginin arkas?ndan hayata ac? ac? gülümsemenin bizde yaratt??? zevkin.
Hiç birinin bir anlam? olmazd?.
Bu boktan yaz? gibi…
baronio
QUOTE(baronio @ Jun 27 2007, 11:14 PM) *

Benimkisi Dudak Tiryakiliği


Arada kapımı çalan basıp gitme sendromlarına kayıtsız kalmak olası değil. Zaten ruhum kendimi bildim bileli her şeyi bırakıp gitmeye teşne.

Ama her an gidebilirim buralardan. Nereye diye sorma. Hiç kimsenin adımı bilmediği bir yere dersem gülersin. Anlayacağın kaçışlarım bile yalan. Kendimden kaçmaya çalıştığımın ben de farkındayım. Ama olmuyor işte, yapamıyorum.



Dünyanın bir ucunda, kafam bır milyon. Her gece içer, her gece kendimi dağıtır oldum. Ama ne hikmetse aklımda hâlâ sen, o küçük yüzün, gülümsemen, somurtman, rimellerini yanında taşıyan gözyaşların. Kaç ay oldu dediğimi yapalı. Kimsecikler adımı bilmiyor burada. Bana Nuno diyorlar, senin kalbinden neler çektiğimden bihaber. "Nasıl olur da kız arkadaşın olmaz" diye soruyorlar. Cevap veremiyorum. Versem de kimse anlamaz içimde kopan fırtınaları zaten. O yüzden kendimi de yormuyorum. Her gece başka kadeh, her gece başka bir beden, aklımdaysa sen... O gülümsemenle; hiç aklımdan silinmeyen.

İtiraf zamanıdır bu zaman de; geliyorsa çok içinden. Evet inkâr etmeye niyetim yok bu kez, ya da gitmeye tekrar... Seni hâlâ deliler gibi sevdiğimi söylemeden...
borndead
QUOTE
Hiç...
Anlamıyorum ki, nedir beni gecenin bu vakti uykudan alıkoyan? Başımdan aşkın bir derdim mi var? Hayır. Hiç olmadı değil, ama artık olmayacak. Belki de bunun boşluğudur içime dert olan. Bir bira masası muhabbetinde "Aidiyetsizlik" diye alıntılamıştı "bir dost", ben de sohbetle alâkadar olmayacak şekilde aptalca bir fantezi kurmuştum bu kelimeyle. Değer verilen varlık kalmayınca, kaybetmekten endişe edilecek bir şey de kalmıyor geriye. Pek çok insan yarını düşlerken geçmişin gölgelik yerlerinde buluyorum kendimi. Çocukluğumun o siyah-beyaz anılarına baktıkça birini kaybetmekten tırstığım günleri özlüyorum. Sevecek bir şey vardı, ya da nasıl denir, onu da bilmiyorum ki. Umuda yakın bir şeydi sanırım, biraz eksik biraz fazla. Ama umut değildi, orası kesin. İçimden yükselen sesler kulağımı tırmalıyor. Nedir geceler boyu şu dört duvarla alıp veremediğim?

Oysa ki gün ışıdığında geçmişti... Yine geçecek, biliyorum. Aynı geceler değişmeyecek olsa da, hatrı sayılır bir çoğunluğunda memnun olacağım hâlimden; defalarca kez tecrübe ettim bunu. Yukarıdakileri yazdığımda İstanbul yolcusuydum, yine İstanbul yolcusuyum. Bu düşünce tekerrürünün izahı da bu olsa gerek.
baronio
Belki Bir Zaman

Yalan gibi geliyor
Koca bir yalan, söyledi?im kendime
Bir an olsun durmadan
San?r?m dedikleri do?ru
Böyle geldi, aynen gidiyor
Bir elimi tutan olmadan
Olsa bile kimi zaman
O elde seni bulamadan

Üzerime üzerime geliyor hayat
Her nefeste biraz daha öldü?ümü hissediyorum
Sabah gün a?ar?rken gözüm dal?p gidiyor
Binbir ?ey akl?mda, oda??nda sen
Ne bir ?eyler düzeliyor, ne de bir umut
Bir gün daha ba?l?yor
Seni unutmay? ba?aramadan
gündüzdo?anay
Mart?

Bir mart? uçuyor
Ye?il ve mavinin üzerinden
Çok sakin ve mutlu bir uçu?u var
Özlem duyuyorum o an ona.
Bir pike yaparak kayboluyor da?lar?n aras?ndan.
Gözüme bir karalt? tak?l?yor
Dallaman?n biri o i?renç vücuduyla güne?imi kesiyor,
Dü?üncelerimi darmada??n edip,
huzurumu kaç?r?yor.
Dayanamay?p içkimi dipliyorum.
Gözlerimi kap?yorum ve mart?y? dü?ünüyorum.
?mreniyorum o mart?ya
Bir pike yaparak kaybolmak için
carlitos
QUOTE(gündüzdo?anay @ Apr 15 2008, 01:08 AM) *

Mart?
...
?mreniyorum o mart?ya
Bir pike yaparak kaybolmak için


ne de güzel dediniz..
(3)
Hayat?m boyunca, okumaktan büyük bir mutluluk ve keyif alm???md?r,yazmay? ise becerememi?imdir.Sayenizde müdavim'i oldu?um,okudukça mutlu oldu?um bir sayfam daha olmu? oldu.Te?ekkür ederim.
DayDreamer
Bu aç, susuz gönüllere yazd?klar?n?zla a? oldunuz. Hepinizin ellerine sa?l?k, yazd?klar?n?z hiç eksilmesin.
gündüzdo?anay
Gölge

Bendim o duvar?n arkas?ndaki gölge
Dikkat çekmeyen ve s?radan görünmeye çal??an
bazen silik bazen koyu,
zaman? geldi?inde yok olabilen,
mutluyken ac? çeken
ac? içindeyken mutlu görünen,
hayatta bir ç?rak iken
usta gibi davranabilen,
kat?ks?z saçmal???n içindeyken
hep normal görünmeye çal??an,
kara delikten kurtulmaya çal??an
bir kozmonot misali…
gündüzdo?anay
Sarho? olmak için güzel bir gece daha!
Sarho? olmak için güzel bir gece daha
Önce bir müzik açars?n
Piazzola’dan veya Aznavour’dan
Gözlerini kapat?rs?n dinlerken
Rahat koltu?una otururken
ama
Hiçbir ?ey gelmez gözlerinin önüne…
çünkü
Bir günü daha anlams?z bir ?ekilde heba etmi?sindir.
Ac? bir ?ekilde fark?na var?rs?n.
biraz
Daha votkaya sar?l?rs?n.
Yava? yava? ay?lmaya ba?lars?n
çünkü
?çtikçe ay?l?r insan.
Ayn? anda hem geçmi?i hem de gelece?i dü?ünüyorsundur art?k
Mahvetti?in hayatlar? ve hayat?n?
Mahvedebilece?in hayat?n? ve hayatlar?…
Huzursuz olursun.
Art?k dü?ünmek istemiyorsundur
?i?eyi bitirirsin
Sonra s?radakini...

melisa hülya

Arkada?lar, alalace yazd???m k?sa "alacakaranl?k ku?a??" öykümü yay?nl?yorum:
( Kli?e,kli?e,kli?e, fark?nday?m ama bu ilk denememdi, idare ediniz)

MESA?


Bir holding de temizcilik yapan bir kad?n, her sabah ayn? saatte gelir, kimse gelmeden önce masalar?n tozunu al?r, yerleri siler. ?irkette ç?t bile yoktur derin bir sessizlik vard?r. Bir sabah yine yerleri silerken, masalardan birine yaslanm?? bir adam belirir, kollar?n? kavu?turmu? ve sabit bak??larla bakmaktad?r. Kad?n çok korkar, buraya nas?l girdiniz d?? kap?lar henüz kilitli der. Adam gülümser ve bir sigara uzat?r. Kad?n burada sigara içmek yasak der, adam ?srarla uzat?r sigaray?. Kad?n saate bakar saat:08:00 dir ve 09:00 da herkes gelmeye ba?layacakt?r. Sigaray? al?r, adam çakma?? uzat?r. Kad?n tedirginlikle sigaradan bir nefes al?r.Adam a kim oldu?unu ve ismini sorar. Adam yine gülümser:

-Kim oldu?umun ne önemi varki? Bu odada ilk kez sigara içiyorsun, nas?l bir duygu ? diye sorar kad?na
-Ürkütücü der kad?n.neden böyle bir cevap verdi?ine kendisi bile ?a??r?r.
Adam:
-Her sabah ayn? saatte buraya geliyor, zaman?nda i?ini bitirip evine gidiyor, sonra ertesi sabah tekrar ve tekrar ayn? ?eye devam ediyorsun. Holding binas?ndaki herkes için mesai saatleri içinde sen bir ?i?e detarjandan ibaretsin, çünki seni görmüyor, tan?m?yorlar belki bir erkek bile zannediyorlar ?u tertemiz yerlerin masalar?n böyle olma sebebini. Belki bu bile ak?llar?na gelmiyordur onca ko?turman?n içinde. Peki bu duygu ürkütücü mü?
Kad?n ?a?k?n bak??larla adama bakar:

-?lginç bir yakla??m bunu hiç dü?ünmemi?tim.S?radan biriyim ben, böyle olmak daha huzurlu geliyor bana, kimbilir belki kaç?yorum insanlardan, k?r?lmaktan yada kavga etmekten kaç?yorum. ??im bitip binadan ç?kt???mda bile hergün ayn? ve s?radan i?lerle u?ra??yorum. Al??veri?, tek ba??ma gitti?im bir restaurant, san?r?m hep yaln?z?m ve bu oldukça güvenli.
Anlams?zca saate bakar kad?n, hala 08:00 ? göstermektedir. Durmu? san?r?m diye dü?ünür ve kolundaki saate de bakar o da ayn?d?r.
-Saatiniz kaç acaba, san?r?m saatlerde bir sorun var.
-Saatin kaç oldu?unun ne önemi var ki? der adam. Senin için zaman , süre ba??ndan bitene kadar yapman gerekenlerin bir yolculu?u. Peki ya bu yolculuk hesapta olmayan bir yere getirseydi seni, zaman? hangi süre için sayard?n?
-Anlayam?yorum, der kad?n. Elindeki sigara bitmi? ve fark?nda olmadan külleri yere dökülmü?tür.
-Gözlerini kapat der adam.Süre ba?lamak üzere.
Kapat?r gözlerini ve açt???nda üzerindeki giysiler de?i?mi?, holding binas?n?n kap?s?nda dikelirken bulur kendisini. Bir i?kad?n?d?r. Kap?dan içeri girer camekanl? bir pano vard?r ve oradaki görüntüsüne bakar. Çok ??k ve al?ml?d?r, elinde dosyalar vard?r. Bir genç k?z ko?arak gelir yan?na
-Nerde kald?n?z toplant? bitti ama sorun de?il , ben sizi idare ettim, projenizi anlatt?m çok be?enildi. ?mza a?amas? için bir ara odan?za gelece?im ve ?u zam olay?m? da konu?al?m bir ara.
Genç k?z göz k?rpar ve yan?ndan uzakla??r. Kad?n az önce gözlerini kapatt??? yer olan ve kap?s?nda ad? soyad? yazan odaya gelir, kap?s?n? kapat?r, masas?na oturur. Tüm bunlar bir dü? olmal? diye dü?ünür, ve emin olmak için odadaki e?yalara dokunmaya ba?lar, her?eyi hissedebilmektedir. Yere bakar, küller yerdedir, az önce durdu?u yerde.” Bu gerçek olamaz” der. Az önceki adam?n tekrar gelmesini isteyerek kapat?r gözlerini.

Kap? çalar, az önceki k?z içeri girer tela?la:
Çok üzgünüm ama ?ef yar?n a kadar ?irketin son 10 y?ll?k bilançosunu istiyor ve biliyorsunuz bu gece mesaiye kalmam imkans?z.
-Anl?yorum der kad?n masas?nda onlarca dosya vard?r, klasörlere bakar bir süre
-Tamam sen bana b?rak ben hallederim.

K?z geri gelir:
-?ey çok özür dilerim ama yar?n mesaiden önce bitmi? olmas? gerekiyormu?.Kolay gelsin der ve yeniden ç?kar.

Bir gecede hiç anlamad???m bir ?eyi nas?l ö?renece?im diye dü?ünür kad?n.Ve bunu neden yapaca??m hakk?nda en ufak fikrim bile yok, zaten anlatsam kimse bana inanmaz.tek çözüm yolu ?irketten ayr?lmak diye dü?ünür ve istifas?n? vermek üzere kap?ya yönelir.Genel müdürün odas?na gider ve kap?y? çalar. Adam kap?y? açar
-Gel bakal?m yine ne oldu?
-?ey ben i?ten ayr?lmak istiyorum.
-Saçmalama hayat?m ne ayr?lmas? nerden ç?kt? bu ?imdi?
Kad?n afallar, adam da ?a?k?n ?ekilde kad?na bakmaktad?r
-Sen gece içkiyi fazla m? kaç?rd?n? Ayr?lmak falan yok unutma bu i?i bir ?ekilde tamamlamak zorunday?z, hem biz orta??z dimi, yar? yolda b?rakmak yok bilirsin
Kad?n odadan ç?kmak için kap?ya döner ve adam bile?inden tutup geri çeker:

-Bak, her?ey bitmek üzere ba?armak üzereyiz, bunca zaman bunun için bekledik, ben sustum, kimseye hiç bir ?ey anlatmad?m, bana borcunu ödeyeceksin, yoksa..
Kad?n ko?arak ç?kar odadan, koridorda k?zla çarp???r, k?z?n elinde yine bir sürü klasör vard?r:
-Bunlar? unutmu?um tam sizi ar?yordum odan?zda yoktunuz?
Kad?n?n gözü duvardaki saate ili?ir saart 08:00 ? göstermektedir.
-neler oluyor diye sorar k?za saate bakarak. K?z cevap verir
Evraklar? yar?na kadar yeti?tiremesseniz çok kötü ?eyler olur der ve gülümseyerek uzakla??r.
Kad?n odas?na gelir, kap?y? kilitler ve masas?na oturur. Yerdeki küle tak?l?r gözü ve daha önce durdu?u yere gelir, ayakkab?s?n?n biti?i?indeki küllere bak?p dü?ünmeye ba?lar.Nas?l bir belaya bula?m?? olabilirim der. Binadan ayr?ld??? anda az önce konu?tu?u adam?n kendisini bulup öldürece?ine dair korku duyar. Dosyalar? masas?na al?r ve açar klasörlerden birini.Sayfalar bo? ve tek bir yaz? yoktur.Klasörlerdeki tüm dosyalara bakar hepsi bo?,hepsi yaz?s?zd?r. Kap? çalar ve içeri giren ki?i, o sabah konu?tu?u sigara uzatan adamd?r.
-Aman Tanr?m iyki geldiniz der kad?n, ç?ld?rmak üzereyim bugün burda neler oluyor Tanr? a?k?na yard?m edin bana.
-?mzalaman?z gereken bir evrak var , böyle apar topar gelmek istemezdim ama san?r?m bu imzaya ?irketin çok ihtiyac? var der adam. Kad?n? hat?rlamamaktad?r sanki.
-Neler söylüyorsun sen diye ba??r?r kad?n. Bana neler oldu?unu hemen anlatacaks?n der ve üzerine yürür. Adam geri çekililr:
-?eyy çok özür dilerim ama siz gece içkiyi fazla m? kaç?rd?n?z?
Evrak uzat?r kad?na
-Lütfen lütfen imzalay?n art?k.
Kad?n evra?? eline al?r bombo? bir ka??tt?r evrak.
-Bunun nesini imzalayaca??m ben, nesinii!!!! Klasörler bo?, dosyalar bo?, raflar, dolaplar, her?ey bombo?
-Han?mefendi, isterseniz bir tatile ç?k?n çok fazla çal???yorsunuz, kesinlikle haddim de?il ama san?r?m yorgunluktan oluyor bunlar.
-Yorgunluk mu!! Her sabah bir saatlik temizlik için buraya geliyorum, bütün gün bo?um nas?l yorgun olabilirim ki?
-Anla??ld? der adam ve evra?? masaya b?rak?p odadan ç?kar.

Kad?n odan?n duvar?ndaki aynaya do?ru yürür, ve yüzüne bakar. Tam o s?rada , arkas?nda beliren temizlikçi kad?n yans?r görüntüye.Bu da bir hayal der ve arkas?n? döner. Temizlikçi kad?n orada öyle durmaktad?r ve elinde bir sigara ona uzatmaktad?r. Saat yine 08:00 ? göstermektedir.
-Kim oldu?umuzun ne önemi var ki? der temizlikçi kad?n. Yere bakar , kül yoktur art?k.
_ Aman Allah’?m sen kimsin, seni tan?m?yorum burda ne i?in var diye ?srarla sorar kad?n.
- Senin için bir deterjan ?i?esiydim belki, birbirimize zaman devredip durduk taki benim için süreyi bitirene kadar. Ve senin süren ba?lad? her gece sabaha kadar yeti?tirmen gereken evraklar?n olacak art?k. Benim biten süremi sen devralacaks?n.
Sigara?
Kad?n afallam??t?r. Sigaray? al?r, temizlikçi kad?n çakma?? uzat?r. Nas?l bir duygu diye sorar.
-Ürkütücü der kad?n oldukça ürkütücü , çünkü sigaran?n duman?n? hissetmiyorum
Her?ey solukla??r, ekran sislenir, son görüntüde ?unlar vard?r:

Temizlikçi kad?n sabah 08:00 da her sabahki gibi temizlik için kad?n?n odas?ndad?r. Tam o s?rada di?er kad?n , sabaha yeti?tirmesi gereken evraklar ve ?irketin müdürü ile birlikte, planlar?ndan bahsetmektedirler.Amaçlar? ?irketin tüm hisselerini üzerlerine geçirmektir. Bu sebeple planlar?n? hisseden, en ba?taki gizemli adam? öldürmü?ler ve delilleri yok etmek hakk?nda konu?maktad?rlar. Temizlikçi kad?n bunu istemeden duymu?tur.Kad?n?n elinde yanmakta olan bir sigara vard?r ve temizlikçi kad?na do?ru atar çok sinirlenmi?tir buna ?ahit oldu?u için.Adam kap?y? kitlemi? ve temizlikçi kad?n? tehdit etmeye ba?lam??t?r. Sigara yere dü?mü?, ve onlar tart???rken hiçbiri ate?in ka??t parçalar?ndan birini tutu?turup hal?ya yay?laca??n? ve küçük çapl? bir yang?n ç?kaca??n? tahmin etmemi?tir, hizmetçiye iftira at?p, yasak oldu?u
halde odada sigara içti?ini söyleyip i?ten kovdurmu?lard?r. Kad?n ve adam yeni bir plan yapmak ve konu?mak için o sabah sinirle arabas?na atlam?? ve yolda bariyerlere bindirip kaza yapm??lard?r ve her ikisi de ölmü?tür. . Kad?n, sonsuza dek , yeti?tirmesi gereken evraklar, imzalamas? gereken bo? bir ka??t için saat hep 08:00 ? gösterecektir. Süre onun için sonsuza kadar bitmeyecek, çünki hiç ba?layamayacakt?r.

melisa hülya


SON GECE


Sessizli?in çeli?kisine lanet ya?d?rmadan önceydi son söz-süzlü?ümüz. O ak?am, orada, o lüx ve ?atafatl? restaurantta bulu?mak kimin fikriydi ilk önce kimin akl?na gelmi?ti, hat?rlam?yorduk. ?ki ki?ilik yaln?zl??? biriktirip, masaya gelecek olan hesab? ödeyecektik, bedeli pahal? olmal?yd? ayr?l???n belki de, sembolik anlamlar yüklemeyi sevmi?tik, kimbilir. Geçmi?i dü?ünmek bo?unayd?, güzel an?lar?m?z da olmal?yd? halbuki, var m?yd?? Hijyenik hayallerimiz olmu?tu, dokunulmazl???m?z, ba?kalar?n?n gözüyle görmek istememi?tik belki uyumsuzlu?umuza en çok dokunulmazl?k yak???rd?. Hani z?t kutuplar çekerdi, yalan, bu kand?rmacayd?, z?t kutuplar da??tm??t? ço?alt?rken mutsuzlu?u. Birbirimize dönü?ürken anlam??t?k kendimiz olamad???m?zda, kendimizdeki birbirimizin bedeli olacakt? ayr?l?k. Susuyorduk, kelimelere susamakt? bu. Gözleri ne güzelmi?, farketmemi?tim. Belki hiç hüzünlü bakmam??t? daha önce.( bakm?? m?yd? yoksa, ya bu hüzün de?il se ). Sorular,sorular. Cevaplayamad???m sorular? veriyordu yine, bunu yine yap?yordu hiç konu?mazken bile.
- Konu?mayacak m?s?n?
dedim. Neden bunu söylemi?tim, ne anlams?z bir soruydu. Sanki mecburmu? gibi. Kurmad??? cümlelere nas?l da ihtiyac?m vard? ?imdi. Oysa her kavgada, susmas? için nas?l da u?ra??rd?m. Bu son cezayd? belki, evet beni böyle cezaland?r?yor olmal?yd?.
Sustu. Sonsuza dek sürecek bir bekleyi?in ilk ad?m?n? atar gibi. Kuraca??m ilk cümle olsayd? o an " biz nerde hata yapt?k" derdim ama diyemedim. Bunun bir parças? olmaktan korktum nedense. ( belki o da bunu dü?ünmü?tü )
Dakikalar geçiyordu, masam?zdaki yaln?zl?k büyüyordu, hiç büyümedi?i kadar hem de. ?ç sesleri, dü?ünce balonlar? dönüp duruyordu üstümüzde, bir türlü ya?mayan karamsar bulutlar?n kasvetleri gibi. Neredeyse sa?anak ya?acak cümleler, bir ya?sa.
- Olmad?, olmuyor dedi. Ne kli?e bir son söz dedim iç-sesime.
Aya?a kalkt?m, ç?kmal?, kaçmal?yd?m o hayat?n içinden, onun hayat?ndan. Konu?amad?m, susamad?m, kendi sesimi bile duyamad?m, zaman durdu. Me?er insan ayr?l?rken, hani ölünce film ?eridi gibi geçer derler ya hayat? gözlerinin önünden, ruh ölümü gibiydi bu, belki ona dönü?en ben in ölümüydü, kimbilir.
Bile?imi tuttu.Ve o an anlad?m, bu yeniden do?u?tu.Reenkarnasyonuydu biten bir gecenin, yeni gecelere do?u?u:
- Gitme dedi. Sözsüzlük sensizlikten zor de?il.
?lk defa a?lad?m, hem de a?lamaktan hiç utanmadan...
melisa hülya

DADA?ST ???R ( ANLAMSIZLI?INDA ANLAM BULMA TELA?INDAN MUAF )

Sembolik anlamlar yükledik sözlerimize
Sonra karmakar???k oldu her?ey
Verdi?imiz sözleri unuttuk
Anla??lmaz cümleler kurdu?umuzu
Anlayana dek.
Düz ifadelerden imla hatalar? ürettik
Hatalar?m?z? ald?k yan?m?za
Ders ald?k dedik.
Biz diye bir?eyden dönü?tük tekli?imize
Her kestirme yolu uzat?p
Bu en yak?n? dedik, uzak kald?k, uzad?k k?sald?k
Az gittik , çok kald?k söylenmemesi gerekenlere hep yak?n olduk
?imdi buna ?iir demek cesaretini gösterece?im
Hayat?n gözleri bozuk
Neye nas?l bakarsan?z
Gördü?ü kadar?n? veriyor size
Bir kötü ?iir vermi? bana çok mu
Nede olsa bu anlams?z ?iire bak?p
Hat?rlayaca??n?z bir ?eyler olmal?
Kötü bir ?iir oldu?undan önce
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2019 Invision Power Services, Inc.