forum resmi

IMDB
Black Snake Moan (2006)

Black Snake Moan (2006) PosteriYönetmen: Craig Brewer
Tür: Drama | Music
Slogan: Everything is hotter down south.
IMDB Notu: 7.2 / 10 (22,389 oy)
Süre: 116 min
Ödüller: 1 nomination
Oyuncular: Samuel L. Jackson, Christina Ricci, Justin Timberlake, S. Epatha Merkerson

Damn Right, I’ve Got The Blues ?ark?s?nda “kafamdan kundurama kadar hüzünlüyüm” diyor Buddy Guy. Blues müzik ile yolu az da olsa kesi?meyen yoktur san?r?m. E?er varsa da çok ay?p etmi?ler bunca zaman. Neredeyse içinde gitar bulunan bütün türlere hayat vermi?, s?n?rl? görünen kal?p ve hikaye anlat?mlar?n?n gerisinde ad? konulmas? güç bir s?n?rs?zl??? saklayan e?siz bir müziktir blues.. Hani bildik ifadelerle “Afrika’dan göç eden siyahlar?n pamuk tarlalar?nda i?çi olarak çal???rken söyledikleri terle, emekle, zorlukla ve sevgiyle yo?rulmu? türküler”in ad?d?r. Blues efkard?r. Giden sevgiliye yak?lan a??t, yeni a?ka duyulan özlem, ?rkç?l??a lanet, eme?e sayg?, kad?na sevgi müzi?idir blues. ??te bu yönlerden ba?ka kültürlere de hiç yabanc? de?ildir. Her toplumun kökeninde, k?rsal?nda ye?eren bir blues duygusu her zaman olmu?tur. Ne?et Erta?, Özay Gönlüm, Mahzuni ?erif, A??k Veysel ve ba??nda “a??k” s?fat? bulunan-bulunmayan nice ozanlar?m?z, tarlalardan, k?rsal?n el de?memi? safl???ndan, yarin meleksi güzelli?inden, ayr?l?k ac?s?ndan, anadan, babadan, garda?tan derledikleri halk ezgileriyle blues de?il de nedir? Folk müzik demi?ler, halk müzi?i demi?iz. Asl?nda nicedir ?u “halk müzi?i” tabirini kabul etmekte s?k?nt? ya?amaktay?m. Derinlerde o saçma sapan “halk ve di?erleri” tabirine/ayr?m?na ba?ka platformlarda s?kça rastlasak da, san?r?m müzikte de böyle bir ayr?m?n oldu?unu pes ederek kabullenmek gerek. Halk?n müzi?i olmayan müziklerde varm?? demek! Kendilerini halkan görmeyenlerin müzi?i san?r?m.Onlar?n yerine tuvalet ka??d?n?n h???rt?s?n? dinlemek çok daha huzur verecektir. Neyse, oraya buraya sata?madan kendimizi blues hikayelerinin ve na?melerinin serin kollar?na b?rakmak en iyisi. Bir blues gitar? ile ba?lama aras?nda sadece mekanik bir ses fark? olmas?na ra?men, kendini ona haz?rlam?? bünyelere gerçek duygular?n saf, ?effaf, dokunakl? suretlerini sunan en iyi tür oldu?u su götürmez, getirir. Her ne kadar zaman zaman melodik anlamda bir tekdüzelikten söz edilse de, art?k blues camias?n?n efsanesi olmu? g?rtlak ve parmaklar?n anlatt??? maden misali hikayeler, bast??? notalar, bu müzikle tan??t???m andan bu yana içimde çiçekler açt?r?yor.

Ses sistemlerini test etmek için asl?nda mükemmel bir müziktir blues. Bas?n, davulun, gitar?n, vokalin tak?m oyunundan bir saniye bile caymad???, hele de o soul blues vokalin yüzeyinde kaba saba görünen tekni?in hassas tellerimizde b?rakt??? hassas dokunu?un müzi?idir. Sevdi?imize hediye etti?imiz o çok k?ymetli a?k duygumuzun k?ymetinin bilinmesini ümit etti?imiz low-tempo hayallerin müzi?idir. Tunal? Hilmi’deki bir plakç?da arkada?larla çember olu?turup, blues albüm kapaklar?ndaki siyah yüzlerin bize ça?r??t?rd??? her ?eyden konu?man?n müzi?idir. Daha ilk notalar?n? duydu?umuzda, kötü al??kanl?klar?m?zdan s?k? bir f?rt çekme arzusu uyand?ran ba?tan ç?karman?n müzi?idir. Hayata muktedir bir müziktir blues.. T?pk? türkülerimizdeki gibi benzersiz bir mizaha ev sahipli?i yapmas?, blues müzi?i tekdüzelikten al?koyar. Mükemmel bir uyumdur bu.. Ayn? albümdeki bir ?ark?da trene binip giden sevgilinin ard?ndan ya?l? gözlerle bakarken, arkas?ndan gelen ?ark?da bizim zaman zaman hafif erotik türkülerimizdeki mizah duygusu gibi, mesela üç kad?n? birden idare eden Ritchie Bitch’in yakay? ele veri?ine tebessüm ederken buluyoruz kendimizi. Bunun sadece yabanc? bir lisan bilmekle de ilgisi yok. O müzik, içine dahil oldu?umuzda bize kendi hikayelerimizi de kurgulatt?rabiliyor.

John Lee Hooker, Muddy Waters, B.B. King, Son House, Stevie Ray Vaughan, Buddy Guy

forum resmi

Robert Johnson, T-Bone Walker, Lightnin' Hopkins, Johnny Winter, Willie Dixon, Albert King

Yukar?daki isimleri “Yeni Ba?layanlar ?çin Blues” tavsiyesi çerçevesinde sunabilir miyiz bilemiyorum. Bana göre bu isimlerin kusursuzluklar? üzerine ne söylense bo? olacakt?r. Benim için bunlar aras?nda Buddy Guy, Stevie Ray Vaughan, B.B. King ve John Lee Hooker’?n yeri bir iki ad?m daha ilerdedir. ?imdi hangi albümü, hangi ?ark?lar? tavsiye etsem diye dü?ünmek bo? bir çaba olacak. O deryaya dalmak ve bünyemize en uygun blues sanatç?s?n? ve albümünü bizzat tecrübe etmek çok yerinde olacakt?r. Zira blues herkese göre bir müzik türüdür demek zor. Blues’un da farkl? türleri var. Geleneksel, yerel, modern, akustik blues gibi dallar?n yan?nda, Chicago, Delta, Louisiana, Do?u Yakas?, Teksas, Slide Gitar, Piyano, Elektrik, Armonika blues kategorileri de bulunmakta. Hooker’?n kalpleri bum bum bum att?ran oturakl? dinamizmi, Guy’?n ç?lg?n karizmas?, Vaughan’?n ola?anüstü enerjisi yan?nda e?siz vokal armonisi, Waters’?n kederleri un ufak eden davudi sesi gibi binlerce özelli?e haiz bu adamlar, halen ya?ayan bir tarihe yeni sayfalar eklemekteler. Ellerimi gitar tutuyormu? gibi yap?p, kan ter içinde Vaughan’?n In Step albümündeki ölümcül sololar? taklit etti?im günlerden bu yana de?i?en pek bir ?ey yok. ??te tüm bu duygular? hissettiren albümler, CD’ler, MP3’ler bir yana, insan bu hisleri sinema filmlerinde de ya?amak istiyor. Ne yaz?k ki çok fazla blues temelli film çekilmiyor. Martin Scorsese’nin televizyon için çekti?i The Blues belgeseli sahiden müthi? bir kaynak olmakla beraber, ?öyle iyi bir senaryodan tatminkar kurmacalar üretmeye pek kimse yana?m?yor nedense. Halbuki orada ne malzeme var kuzu gibi yatmakta olan..

Hayat?n? da blues ?ekilde ya?ayan çiftçi/müzisyen Lazarus ve onun kar??s?na ç?kan, sevgilisini askere yollam?? nemfoman Rae, tam da bir blues ?ark?s?ndan f?rlam?? bir öyküyü ya??yorlar adeta. Kar?s? taraf?ndan aldat?lm??, terkedilmi? Lazarus ne kadar u?ra?sa da a?k?n? geri kazanam?yor. Bir sabah surat? dayaktan Çar?amba pazar?na dönmü? halde yolda buldu?u Rae’yi evine götürmesi, Rae’nin rahats?zl???n? çok geçmeden fark etmesi üzerine inanç sahibi olmas?n?n da dengeleyicili?i ile onu zincirlemesi, hatta içine girdi?ini dü?ündü?ü ?eytan? ç?karma gayreti, i?te o tekdüze görünen blues ritimlerinin asl?nda ne kadar farkl? tonlar içerdi?ini ispat eden bir blues ?ark?s?n?n renklili?ine benziyor. Ba??ms?z bir karaktere sahip olan filmin herhangi bir gi?e müzikali bekleyenlerden çok, blues yelpazesiyle serinleme tecrübesi geçirmi? izleyici kitlesini daha fazla memnun edece?i kesin. En az?ndan beni memnun etti. Di?er türlü yavan gelebilir, haks?z biçimde çamur bile atanlar ç?kabilir. Bence, bluesy bir hikayeyi al?p, hikaye içinde küçük hayatlar anlat?p komedi-dram mu?lakl??? yakalam?? nadir Hollywood i?lerinden biri. Bir kazan?m.. Hem iyi bir filmi, hem de Craig Brewer ad?ndaki yönetmeni.. Huyumdur, bir filmi be?endikten sonra o filmin yönetmeninin önceki i?lerini merak ederim. Brewer’a bakt???m vakit bir de ne göreyim! Zaman?nda sadece ama sadece afi?ine aldanarak kendisini çok 2 Fast 2 Furious gördü?üm, tipik bir “black movie” yaftas? yap??t?rd???m, etraf?ndan dola?man?n daha hay?rl? olaca??n? dü?ündü?üm Hustle & Flow!.. Ama Black Snake Moan’u o kadar sevmi?tim ki, apar topar Hustle & Flow’u arad?m, buldum, izledim.. Ona gelmeden önce Black Snake Moan’un en be?endi?im özelliklerinden belki de en önemlisine de?inmem gerek. Çok fazla örne?i olmayan blues temal? bir filmde iki adet müthi? müzikal ana ?ahit olmay? pek beklemiyordum. ?lki, Lazarus’un Rae’ye gitar?yla Kara Y?lan hikayesini anlatt??? bölüm ve yine Lazarus’un kasaban?n kulübünde grubuyla sahneye ç?k?p Alice Mae’yi, ard?ndan Stack-O-Lee’yi söyledi?i, gecenin bir yar?s? beni fena halde gaza getiren müthi? sahne. Uzun zamand?r ilk kez filmdeki bir sahneyi s?rf müzi?i için geri al?p tekrar izledim. Kendimi bir anda seyirciler aras?nda Lazarus’a tempo tutarken buldum. Hemen bitmesini istemedim. Samuel L. Jackson, Craig Brewer, Alice Mae, hangisinin sayesinde olursa olsun k?sa fakat büyülü bir and? benim için. Zaten yeterince iyi buldu?um filmi daha da renklendiren sahnelerdi.

forum resmi

Dedi?im gibi Black Snake Moan referans? ile izledi?im Hustle & Flow’u da çok fazla be?endim. Bu, ?artlanma sonucu zoraki bir be?eni de?ildi kesinlikle. Zira be?enmedi?im bir film olunca de?il Brewer’?, Nolan’? bile tan?mam. Hustle & Flow özellikle Amerikan gettolar?nda ba?l?ba??na bir meslek olarak görülen muhabbet tellall??? icra eden Djay’in (Crash sonras? yine harika bir Terrence Howard) sefil ya?am?na son verip, art?k daha temiz bir ba?lang?ç yapmak istemesi, o ba?lang?c? bu kez rap/hip hop yaparak ba?latma çabas? üzerine çok çarp?c? bir dram. Günümüz rapçilerinin birço?unun tezgah?ndan geçti?i, ?ark?lar?nda gururla dillendirdikleri “pimp” sektörünün sorunlar?na de?inen bir film olman?n ötesinde, sefil hayatlar?n a??r ?artlar alt?nda daha fazla ezilmesini önlemek için ç?k?? yolunu müzikte arama gayretlerini çok gerçekçi bir üslupla i?liyor. Bir fahi?e nas?l bu sefaletten kurtulmak istiyorsa, bir pezevenk de ayn? arzular? ta??yor fikrini, her ne kadar feminizm savunucular?na sempatik gelmese de samimi biçimde ele alan Hustle & Flow, hayat?n gerçekleri zaten ac?mas?z, film ne yaps?n dü?üncesi uyand?r?yor bu samimiyetiyle.. Ba?ta Howard’?n beklendik oyunu olmak üzere, di?er oyuncular?n beklenmedik derecede iyi olmalar? da filmin bir sürü art?s?ndan biri. Bu olumlu özelliklerinin yan?nda filmden Black Snake Moan’daki gibi büyülü müzikal tatlar beklentisinde de?ildim aç?kças?. Çünkü MTV hip hopuyla aram hiç iyi olmad?. Zaten filmin öyle bir soundtracki var ki, sard?ra sard?ra zor dayand?m. Fakat Craig Brewer me?er Black Snake Moan’dan önce bu filmde yine harika bir iki müzikal sahne tasarlam??. Djay tesadüfen kar??la?t??? okul arkada??, müzisyen ve kar?s?yla kurdu?u mutlu aile hayat?yla ondan daha iyi durumdaki Key’i çok iyi bir rap albümü yapabilece?ine ikna ettikten sonra evinde amatör bir stüdyo kurar. Key’in beraberinde getirdi?i kendi beyaz, ruhu siyah bir DJ olan Shelby ile, önce Whoop That Trick’i, ard?ndan da 2006 Oscarlar?nda en iyi ?ark? ödülünü alan It's Hard Out Here For A Pimp’i ç?kar?rlar. Whoop That Trick feci vasat bir parça olmas?na ra?men, film içindeki pratik ve h?zl? yarat?l?? a?amalar?n? gösteren sekans ola?anüstüydü. Ayn? ?ekilde It's Hard Out Here For A Pimp’in kaydedili? evresi, ?ark?ya vokal yapmas? istenen Djay’in fahi?elerinden biri olan karn? burnundaki Shug’?n motivasyonunu ve al?nan sonucu ince ince i?leyen ustal?ktayd?. Lazarus’un sahnelerine benzer co?kular ta??yordu.

Ama Hustle & Flow sadece bunlardan ibaret bir film de?il. Filmin sürekli ini? halini dengede tutmaya çal??an müzikal anlar?n içine s?zan blues bir dramdan rahatl?kla söz edilebilir. ?ni? halinden kast?m, filmin her yan?na sinmi? ümitsizlik, ç?k??s?zl?k duygusudur. Özünde o kadar olgun ve kendinden emin bir dram ki, buradaki ini?i asl?nda bir yükseli? olarak alg?lamak, dar çerçeveyi geni?letmek için feda edilen ki?isel de?erlere yap?lan ??k bir at?f olarak görmek mümkün. “Buras? bir pezevenk için çok zor” isimli bir ?ark?n?n bo?una Oscar almad???n? kan?tlayan, karakterlerini öyküsüyle tencere kapak olarak bütünlemi? çok s?k? bir film Hustle & Flow.. Performans?yla Oscar’a aday olup Philip Seymour Hoffman’a kapt?rmas?na ra?men bir çok festivalin ödülünü evine götüren Terrence Howard’?n hakl? ba?ar?s? kadar, Anthony Anderson ve özellikle Shug rolüyle Taraji P. Henson da gerçekten büyülüyor. Rapçi Ludacris ve müthi? sürpriz, 70’lerde f?rt?na gibi esmi? ya?ayan efsanelerinden müzisyen Isaac Hayes’i de ufak rollerde görmek ho? oldu.

forum resmi

Black Snake Moan ve Hustle & Flow, t?r? v?r? black movielerden farkl? biçimde ele ald??? meseleleri belli kal?plar dahilinde ve yine zaman zaman o kal?plar haricinde gören, bu görü? aç?s?n? da hep geni? tutmaya özen gösteren k?vamda filmler. Yap? itibariyle kapkara filmler de de?iller üstelik. Beyazlara biçtikleri k?yafetlerin ?rksal tuzaklarda veya soul tezatlarda yeri yok. Her ikisinin de insan derisiyle u?ra?maktan çok daha mühim i?leri var. Siyah?n beyaza, beyaz?n siyaha iç içe geçti?i böylesi filmler çekmenin gururu ise, teninde beyaz, özünde “beyah” insan Craig Brewer’a ait. Black movie askerlerinden say?lan senarist/yönetmen John Singleton’?n her iki filme de prodüktör olarak omuz vermi? olmas? bu gerçe?i pek de?i?tirmiyor. Beyazlar?n e?ya gibi durdu?u, kendilerine türlü dükkan isimleri verilmi?, ba?ka zümrelere kapal? sözde komedilerle alakas? olmayan, fakat temelinde yine de siyah kalm?? ki?ilikli filmler bunlar.

Ana konumuz Black Snake Moan’a dönelim. Samuel L. Jackson’un gereksiz abur cubur merak?na ara verdi?i ve bana göre taa 98 yap?m? The Negotiator’dan sonraki en di?e dokunur performans? say?labilecek Lazarus rolü harika.. Jackson, Lazarus’un sap?na kadar blues bir adam oldu?unu idrak ettirmede hiç sorun ya?am?yor. Söyledi?i türküler de cabas?. Christina Ricci’ye ise bu film dahil, izledi?im hiçbir filminde inanmad?m. Timberlake ne ise, Ricci de o benim gözümde. Kald? ki Brewer, art?k Hollywood’da ya?l?ca bir yerden torpilli oldu?unu dü?ündü?üm Timberlake ki?isini tam olmas? gerekti?i gibi kullan?p verim alm?? diyebiliriz. Yani bence Ricci kadar fukara durmam?? sanki. Ricci’nin ise oyuncuyum diye bunca filmde oynamas?n? da neye yormal? bilemiyorum. Filmde kritik bir pozisyonda olmas? da dezavantaj gibi. Ama dedik ya, Craig Brewer art?k yükselen bir de?er ve neyi, kimi, nerede tutaca??na, nas?l gösterece?ine çok hakim. Ricci’nin yalanc? ezikli?ine, Rae’nin enteresan tasar?m? ile cevap veriyor Brewer.. O tasar?m?n gücü kar??s?nda sadece bedenen durmay? beceren Ricci’den de ya? ç?karmas?n? bilmi?. Timberlake’e bile rol kestirmi? adam, daha ne yaps?n! Filmin ba??nda 1902 do?umlu blues efsanesi Son House’un bir sokak bilgesi edas?yla söyledikleri ?????nda, blues müzi?in en derininde, en dibinde sadece a?k?n oldu?unu, Black Snake Moan’un a?k anlay???na vak?f oldu?umuzda ise bu a?k?n birdenbire kuca??m?zda bulmad???m?z, kirden, çamurdan alt?n haline getirdi?imiz kutsal bir duygu olmas? gerekti?ini anl?yoruz. A?k?n en “a?k” olan? da bu olsa gerek.. Black Snake Moan bir Craig Brewer filmi!.