Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: Revolutionary Road (2008)
Yedinci Gemi Forum > Sinema > ?nceleme
paranoid
forum resmi


IMDB
Revolutionary Road (2008)

Directed by: Sam Mendes
Genre: Drama | Romance
Tagline: How do you break free without breaking apart?
User Rating: 7.9 / 10 (5,297 votes)
Runtime: 119 min
Awards: Won Golden Globe.
Cast: Kate Winslet, Leonardo DiCaprio, Michael Shannon, Ryan Simpkins


Hayatlar?m?z var, ili?kilerimiz var, çocuklar?m?z, akrabalar?m?z, kom?ular?m?z, kar?lar?m?z, kocalar?m?z var. Peki bunlar?n gerçekten hangileri bizim ? Ya?ad???m?z hayat gerçekten bize mi ait ? Yoksa neyi ve kimleri ya?ad???m?z?n fark?nda de?il miyiz ?



Wheeler çifti; April ve Frank Wheeler hem kendileri için hem de çevrelerindeki bir çok insan için özel bir çift olmay? ba?arm?? ?ansl? insanlard?r. ?yi bir evlilikleri,dünya tatl?s? çocuklar? ve Revolutionary yolu üzerinde ?irin mi ?irin bir evleri vard?r.Görünürde her ?ey yolundad?r. Fakat Wheeler çiftinin bu kat?ks?z mutluluklar?n? sorgulamaya ba?lamam?zda etkili olacak geli?melerin çok geçmeden bir bir gün yüzüne ç?kmas? uzun sürmez. Özellikle April kendi mesleki ve ki?isel hayat?nda yolunda gitmeyen,ç?kmaza giren istekleri artt?kça, evlili?inde devrim niteli?inde de?i?imlere ihtiyaç duyar.Bu sebeple Frank’in de kan?na girerek, onun bir dönem hayallerini süsleyen Paris’e, ailece yerle?meye ikna eder.Ba?larda izleyici olarak bildi?imiz evlilik sorunlar?yla kar?? kar??ya oldu?umuzu dü?ünebilir, zaten kendi hayat?m?zdaki ili?kilerde ya?ad???m?z o s?k?c? sorunlara tekrar ?ahit olmak zorunda kalaca??m?z endi?esine kap?labilirsiniz.Biraz daha sabredip April ve Frank’e ?ans tan?rsan?z o bahsi geçen basmakal?p yakla??mlara yeni bir bak?? at?ld???n? fark edeceksiniz. April’in Paris’e yerle?me fikrine Frank’te inan?p ikna olduktan sonra çevrelerindeki insanlarla bu planlar?n? payla?maya ba?larlar. Kom?ular? Shep ve Milly ba?ta olmak üzere yak?nlar?ndaki herkes bu plan? hayranl?kla kar???k ?a?k?nl?kla kar??lar.Bunu duyduklar?nda nas?l bir tepki vereceklerini bilemeyen insanlar?n tutuk halleri April ve Frank’i fazlas?yla e?lendirir.Dü?lerini ya?ama geçirmeye kararl?, özgür ve ba??ms?z bir çift olarak kendilerini ke?fe ç?kacaklar? yoldan emin halleriyle içten içe herkesi imrendirirler.

forum resmiforum resmi


Bazen fark?nda olarak bazen de olmayarak çe?itli ili?kilerin içine çekildi?imizi hepimiz biliriz. Fark?nda olmadan kendimizi tam ortas?nda buldu?umuz ili?kilerde bile bize dü?en pay?n bilincine er geç var?r?z. Bu payla ilgili olarak, kabullenici bir tav?r sergileyerek, gerekti?inde bir çok sorunun üstesinden gelme becerisiyse, tam olarak herkese göre de?il.?u görünürde her ?eyin yolunda olmas?, d??ar?dan bak?ld???nda kusursuz mutluluk tablosunun çizilmeye çal???lmas? ve çiftlerin kendilerini buna bir ?ekilde inand?rmas? ise zor bulunan bir ?ey de?il. Çevremizdeki bir çok ili?ki böyle zaten. Böyle bir kand?rmacada, as?l önemli olan di?erlerinin üzerinde b?rak?lan etki, onlar?n ne dü?ündü?ü ve bizim hakk?m?zda neler anlatt?klar?d?r. Ya?ad?klar?m?zla, sahip olduklar?m?zla ve gelece?e dair planlar?m?zla kendimizden çok çevremizi dü?ünürüz. Zaten “normal” olmakta; dü?üncelerimizi aç?klarken ve tav?rlar?m?z? sergilerken acaba bizim için ne dü?ünürler kayg?s?n? ta??makt?r biraz. Bu konuda s?n?rlar?n?z? zorlayarak kendiniz olmaya kalkt???n?zda da normalli?in de s?n?rlar?n? ister istemez zorlamaya ba?lars?n?z. Çünkü her insan?n toplumsal normlar?n çok d???nda arzu,istek ve dü?ünceleri vard?r. Bunlar? uluorta dile getiremezsiniz. Mümkünse kapal? kap?lar ard?nda gerçekle?ir bu tür ?eyler.
April ve Frank’in insanlara uçuk gelen gelecek dü?leri iki uçlu bir sorgulaman?n kap?lar?n? açar. Bunlardan birincisi kendi hayatlar?nda istediklerini gerçekle?tiremeyen insanlar?n, kar??lar?nda bunu gerçekle?tirebilmeye yak?n insanlar? gördüklerinde, ilk tepki (ki bu tamamen savunmac? bir tepkidir) onlar? gerçekçi olmamakla suçlama yönündedir.Kendi gerçekle?memi?likleriyle ba? ba?a kal?p bunu kald?rabilmenin, en kolay yolu budur. Çizginin bu taraf?nda olan özgür çift ise, di?erlerinin “gerçekçi” olarak adland?rd?klar? bu dü?ünce ?emas?n?n aras?nda bir onay bulabilme umudunu ta??r. Bu onay?n, biz normal insanlar için inand?klar?m?z? ayakta tutabilmek ve besleyebilmek ad?na hayati bir önemi vard?r. Bu kar??l?kl? etkile?im iki farkl? yönde de a??r basabilir. Birincisi gerçekle?ti?inde yani; tüm onaylamalar? umursamay?p, delili?imizi yeterince ileri götürmeye kararl? cesaretimiz a??r bast???nda, kar??m?zdakilerin muhtemel savunmalar? tedaviye ihtiyac?m?z oldu?una inanmalar?d?r. Normallik ve onay di?lileri aras?nda ezilip kald???m?zdaysa, sözüm ona sa?l?kl? tarafta kalmay? ba?ararak, di?erlerinin de yüre?ine su serpmi? olaca??z. Buradaki as?l sorun hangi tür ç?lg?nl??? seçmi? olmam?zd?r.Gibi olmaya çal??ma ç?lg?nl???, yada sonuna kadar kendimiz olma ç?lg?nl???.

forum resmi


John karakteri bu bak?mdan çok önemlidir. Bir çok toplumsal normu hiçe sayd??? için psikiyatrik tedavi gören John, Frank ve April’in kendilerini gerçekle?tirmeye adanm?? ç?lg?nca dü?lerini anlamaya en yak?n insan olmas? da tesadüf de?ildir. John için de umut olan bu çift; kendi deliliklerini gerçekle?tiremedikleri için tükenen insanlara, her ?eye herkese ba?kald?ramad??? için biten insanlara ders olacak güzellikte kararlar alm??lard?r.John çift olmay? seçmeyip, kendini kand?rmay? beceremedi?i ve gerçekleri ya?ama tutkusuna s?rt?n? dönemedi?i için “deli” tan?mlamam?za birebir uyar. Rahatl?kla birbirlerinin yerine ikame edilebilecek karakterlerdir bunlar, Frank ve April, John gibi olmaya çok yak?n oldu?u gibi, John da elektro ?oklarla bizlere benzetilmeye hiç uzak de?ildir. Her iki yolunda kendine göre oldukça a??r bedelleri vard?r.
Çiftler söz konusu oldu?unda ortak sorunlar genelde öncelikle ki?isel sorunlar olarak ortaya ç?kar. Her ?eyin yolunda gitti?ine inanan çiftimiz gün gelir, taraflardan birinin kendini kand?rma konusundaki ustal???nda aksamalar görülmeye ba?lamas?yla bir tür buhrana do?ru sürüklenir. Çok ender olarak bir taraf?n olan bitenden hiç haberi yoktur, ya kendini gerçekten inand?rm??t?r yada gerçekten mutludur. Birisinin ka??nmaya ba?lamas?yla ka??nt? di?erine de geçer. April ve Frank ili?kisinde de içine dü?üldü?ü fark edilen anlams?zl?k ve bo?luk April’in çözümsüzlükleriyle ba?layarak Frank’in de kendi ya?am?n? sorgulamaya ba?lamas?yla devam etmi?tir.Y?llarca çal??t??? i?yerinde hayat? boyunca yerinde sayarak, nerdeyse hiç fark edilmeden ömrünü nihayete erdirmi? babas?na olan sayg?s? (bir anlamda onun yapamad???n? yapabilmek ad?na) ve kendi kariyer planlar?yla, geçmi?te b?rakmak zorunda kald??? eski dü?lerini hayata geçirebilmek aras?nda gidip gelmeye ba?lar.??ini sevmiyor olsa da ekonomik anlamda gelecekte daha iyi seviyelere gelme olas?l???n? göz ard? edemeyerek, babas?n?n onlara sunamad??? daha iyi ve rahat bir ya?ama özlem duyar. Neyi seçerse seçsin her halükarda kendisine, yahut geçmi?ine o da olmad? kar?s?na ve çocuklar?na ihanet etmek zorunda kalaca?? bir tür yol ayr?m?ndad?r.Bu sadece Amerika’da ya?anan ili?kilere has bir ?ey de?il, bir çok aç?dan tamamen evrensel bir durum. Hep bu gerilimi ya?ar?z; oldurmaya çal??t?klar?m?zla gerçekten olanlar, gerçekten istediklerimizle kabullenmek zorunda kald?klar?m?z?n aras?nda ya?anan gerilimi. Baz?lar?m?z bunu çok fazla ta??yamaz ve kaybolup gider. Baz?lar?m?z da Frank gibi daha tutarl? bir orta yol bulmaya çabalayarak ya?ar hayat?n?.

forum resmi


Samuel Alexander Mendes; American Beauty ile Amerikan aile yap?s? ve ili?kileri konusunda belki Todd Solondz kadar de?il ama, yeterince cesaret örne?i göstererek takdirimizi kazand?. Revolutionary Road ile ise Sam Mendes’in ayaklar?n?n yere hala sa?lam bast???n? rahatl?kla söyleyebiliriz. Tabi bunda Richard Yates’in pay? da büyük, ne de olsa roman ona ait. Kate Winslet ve DiCaprio’nun tekrar bir araya gelmesinden ç?kan sonuçsa; Kate Winslet’in oyunculuk gücü aç?s?ndan ezici üstünlü?ünü her sahnede göstermesidir.Demek geçen y?llar boyunca Winslet çok daha fazla yol kat etmi?. Bu üstünlük DiCaprio’nun kötü bir oyunculuk ç?kard??? anlam?na gelmiyorsa da, olu?an kontrast?n kurban? olmas?n? da engelleyemiyor.Önceki y?l çekilen filmler aras?nda olmu? olsa belki en iyiler aras?na yer bulamayacak olan Revolutionary Road, 2008’in en iyileri aras?nda yerini çoktan ald?.
BuRnOut
Banliyönün bo?uculu?unda hayallere sar?lmak…


Sam Mendes, American Beauty’den (Amerikan Güzeli) sonra ara verdi?i banliyö ya?am?na Revolutionary Road’la devam ediyor. Amerika’n?n hem siyasi hem de toplumsal de?i?imi için belirleyici y?llar olan 1950’li y?llarda geçen film; d??ar?dan “örnek bir çift” olarak görülen Wheeler çiftinin banliyönün tekdüze ya?am ?ekliyle bu monoton ya?amdan kaç?? hayalleri aras?nda s?k???p kalmas?n? anlat?yor. Amerikan Güzeli’nde, banliyö ya?am?n?n, ba?ar? ve güzellik ideallerinin bir alegorisini sunan yönetmen, bu sefer banliyö ya?am?n?n karanl?k yüzünü son derece bunalt?c? bir atmosferle gösteriyor.

Filmin hemen aç?l???nda, ileride evlenecek olan Frank ve April’in tan??mas?na tan?k oluyoruz. S?radan i?lerde çal??an, çok büyük hayalleri olmasa da ya?amdan keyif almak isteyen, tutku dolu bir genç adamla, aktrislik hayalleri kuran güzel bir genç k?z?n tan??mas?ndan sonra; birden ikilinin evlilik dönemine geçiyoruz. Yönetmen Sam Mendes s?çramal? kurguyla çiftin tan??mas?ndan sonra geli?en süreci bizlere gösteriyor. Yönetmenin bu tercihi sayesinde, çiftin evlendikten ve çocuk sahibi olduktan sonraki ya?amlar? ile tan??t?klar? zamandaki hayalleri aras?ndaki uçurumlar? daha iyi anl?yoruz. Pleasantville’in renklerle kurdu?u ili?kiye benzer bir ili?kiyi Mendes de s?çramal? kurgu arac?l???yla kuruyor.

Ba?ar?s?z bir tiyatro denemesinden sonra hayallerinden iyice uzakla?an April, anne olduktan sonra ise kendini tamamen evinin kad?n? olmaya ad?yor. Evi geçindirmek için babas? gibi s?k?c? bir i?te çal??an Frank ise, t?pk? Amerikan Güzeli’nin Lester’? (Kevin Spacey) gibi kendini hayat?n ak???na b?rak?yor. Revolutionary Road’da, Amerikan Güzeli’ndekine benzer bir “uyan??” hikayesi anlat?lm?yor. Bunun aksine, filmde; bir uyanamay???n trajik hikayesi aktar?l?yor. Yönetmen, banliyönün alegorisini yapmaktan çok, banliyönün insan? esir al???n? ve insan? hayallerinden vazgeçirerek hapis edi?ini betimliyor. Bunu yaparken de, bireylerin hayallerinden ne zaman vazgeçtiklerini, onlar? vazgeçiren unsurlar?n neler oldu?unu, dahas? bunun bedelinin neler olabilece?ine vurgu yap?yor. Tekdüzeli?i göstermenin yan?nda, umutsuzlu?u gösterme cesaretiyle de karamsar olsa da cesur bir tablo çiziyor.

Mendes, Amerikan Güzeli’nde oldu?u gibi rahats?z edici olabilecek kadar kusursuz bir banliyö ya?am? betimliyor. Wheeler çiftinin ya?ad??? yer; ?ehrin gürültüsünden uzak, bir trenle gerekti?inde ?ehirle ba?lant?s? olan, güler yüzlü ve ilgili kom?ular?n oldu?u, ye?illikler içinde beyaz ve ferah evlerde ya?ayan, çevreden izole olmu?, steril ve kendi halinde mutlu bir ya?am süren ailelerin ya?ad??? bir yer. Güvenli, temiz ve d?? dünyan?n kirinden pas?ndan ar?nd?r?lm?? neredeyse ütopik bir yerle?im yeri. Yarat?lan bu sözde kusursuz mekan, ayn? zamanda her an bir patlamay? da beraberinde getirecek bir f?rt?na öncesi sessizli?inin de habercisi oluyor. Mekan?n bu derece bo?ucu ve çevreden izole olu?u, karakterlerin seslerini duyurmalar?n? zorla?t?rd??? gibi, banliyönün insan? nas?l hapsetti?ini de gösteriyor. April’in ç??l??? koskoca evin içinde yank?lan?rken, sesinin yank?s?n? kendisinden ba?ka kimse duymuyor. Çevreden izole olu?, bir süre sonra çevreye ve insanlara yabanc?la?may? beraberinde getirirken, hayaller ise bu s?k??m?? düzenden kurtulman?n tek yolu haline geliyor. Fakat burada da banliyönün mevcut konforlu ya?am tarz? karakterlerin hayata bak??lar?nda belirleyici bir rol oynuyor. Rahat bir hayat sürerken, hayat?n ak???na kendini b?rakmak ve oldu?un gibi ya?ayamamak o kadar “kötü” gelmiyor. Güven ve çevreye uyum, bo?lu?u bile huzur verici bir ?eymi? gibi alg?lamaya imkan tan?yabiliyor. Pleasantville’de oldu?u gibi renksiz ve bo?ucu bir kasaba bile bir yerden sonra insan?n vazgeçmek istemeyece?i bir ya?am ?ekline dönü?ebiliyor.

A?k, karma??k bir ?ey.
Bir banliyö evinde,
Kendimi çok yaln?z hissediyorum.
(Welcome to the Dollhouse / Todd Solondz)


Hayallerinden, arzular?ndan ve ya?ama iste?inden ar?nd?r?lm?? bireylerin ya?ad??? bir ya?ayan ölüler ?ehrini and?ran bu yerle?im yeri ço?u kez Mendes’in çarp?c? mizansenleriyle de ekrana getiriliyor. Wheeler çiftinin kom?usu olan Shep Campbell’in çocuklar?yla diyalog kurma çabas?, finalden bir önceki sekanstaki Frank ve April’in ba? ba?a yapt?klar? kahvalt? ve finaldeki banliyö hayat?n?n de?erlerinin ne olursa olsun korunaca??n? ve devam edece?ini gösteren ya?l? Givings çiftinin konu?malar?, filmin derdini görsel olarak da ortaya döken en güzel örnekler olarak haf?zalar?m?za kaz?n?yor. Revolutionary Road, bizlere; diyalo?un olmad???, bireylerin kendi yaln?zl?klar?na mahkum edildi?i, sözde sosyal ili?kilerin ikiyüzlülük temeline dayand?r?ld??? ve sözde bu yüce de?erlerin ne olursa olsun ayakta tutulmaya çal???ld??? bir dünya içinde hayalleri u?runa mücadele ederek bunlardan vazgeçmek zorunda b?rak?lan karakterlerin ya?amlar?n? anlat?yor. Banliyö ya?am?n?n cezbedici görüntüsünün ard?na gizlenen, insanlar? içten içe çürüterek, onlar? hayat kar??s?nda edilgen birer izleyici konumuna getiren örgütlenmenin o siyah olan iç yüzünü gösteriyor. Bunu yaparken de, siyaha aç?k tonlar katma gayretinde bulunmak yerine; siyah?n siyahl???n?n alt?n? çiziyor. Gördü?ümüz siyahl?k asl?nda do?al bir siyahl?k, t?pk? bir foto?raf?n negatifi gibi… Bizleri de t?pk? April gibi o dünyan?n içinde ya?atarak, o dünyan?n bo?uculu?unu ilk elden gözlemlememizi sa?l?yor. Bir banliyö evinde ne kadar yaln?z oldu?unun bilincine kendisinden ba?ka kimsenin varmad??? karakterler ise, Amerikan Güzeli’ndeki uyan??a benzer bir uyan?? ya?amasalar da, mevcut düzen içinde ya?ayamad?klar?n? bizlere gösteriyor.

Finalde, banliyö ya?am?n?n devaml?l???na vurguda bulunarak, hikayesinin bir çiftin ya?am?n? merkezine alsa da asl?nda genel olarak banliyö ya?am?yla ilgili oldu?unu aç?k eden Mendes; banliyö ya?am?n?n d???na ç?kmak ve hayallerinin pe?inden gitmek isteyen bir çiftin, banliyönün s?n?rlar?na toslamas?n? anlatarak; bu ya?ama biçiminin görünmez duvarlar?n? da daha görünür k?lmay? ba?ar?yor. “Örnek çift” imaj?yla farkl? olduklar?n? hisseden çiftin, dü?ü?ünden sonra sistemin onlara benzer ba?ka bir çiftle ayn? ritüeli devam ettirmesi, Pleasantville’dekine benzer siyah-beyaz bir dünyan?n kolayca renklendirilemeyece?i gerçe?ini de gözler önüne seriyor. D??ar?daki So?uk Sava? ve nükleer felaket tehditlerine kar??n, tek renkten ve tek sesten olu?an, güvenli ve huzurlu bir sistem ideali üzerine kurulan bu yap?, farkl? olanlar? d??l?yor ve bireysel uyan??? engellemeye çal???yor. Amerikan Güzeli’ndeki Lester gibi Revolutionary Road’da da April bu düzenin bir parças? olmaya kar?? ç?k?yor. Lester, uzun y?llar uykuda kald?ktan sonra uyan??? ya?arken, April bir çe?it orta ya? kriziyle uykuda oldu?unun fark?na var?yor. Sonuçta ikisi de bu kar?? ç?k???n bedellerini a??r ödüyor. Uyanman?n co?kusu, uyuman?n bedeli alt?nda ezilirken, d??ar?n?n endi?e ve korkusu da içerinin görece güvenli ve steril ortam?nda bertaraf ediliyor. Ama bu huzurlu ortam, bo?lu?u ve umutsuzlu?u gizlemeye yeterli olmuyor. ?çeriden ba?layarak, hem içeriyi hem de d??ar?y? çok iyi yans?tan Revolutionary Road, ç?k??s?zl?k, s?k??m??l?k, umutsuzluk gibi temalar? karakterleri üzerinden seyircilere hissettirerek, bu sayede banliyönün maskesini dü?ürüyor. Film bitti?inde, uzun süre karanl?k bir ekranla ba? ba?a kalmam?z da san?yorum dü?en maskenin ard?ndaki bo?lu?u özetlemeye yetiyor da art?yor…

Bar?? Saydam
10/8
Funkster
Filmi izleyeli çok olmas?na ra?men bir?eyler yazmaya ancak f?rsat bulabildim. Pe?pe?e bu iki güzel yaz?y? da okumak ayr?ca ilham verdi diyebilirim. Lakin biraz muhalefet taraf?na kayacak olmamdan ötürü umar?m filmi izlemek isteyenler üzerinde olumsuz etki yaratmam. ?zlenmesi gereken bir film çünkü.

Revolutionary Road’un bir Sam Mendes filmi olarak American Beauty ile kar??la?t?r?lmas? kaç?n?lmaz. Kald? ki American Beauty bir Sam Mendes filmi olmasayd? bile kar??la?t?r?labilirdi. Banliyö üzerinden bireysel sorunlara yo?unla?m?? son dönem filmlerin birço?u da bu temaya ivme kazand?ran Sam Mendes, Todd Solondz referanslar? ta??yor. Tabii Mendes’in mainstream hacmi ile Solondz’un ba??ms?z vizyonu belli çizgilerle ayr?l?yor gözükse de, “asl?nda hiçbir ?ey göründü?ü gibi de?il” mottosunu inand?r?c? k?labilme ba?ar?s? kolay de?il. American Beauty ve Happiness bana göre bu alan?n iki modern klasi?i. O kadar donan?ml? ve haz?rl?kl?lar ki, rüzgarlar?na kap?ld???n?z vakit size sunduklar? mant?ks?z, komik, yapmac?k, deh?et verici domestik ayr?nt?lar bile kafalara oturmu? çiftler içi, aile içi, mahalle içi hassas dengelerini sarsacak, öte yandan “sizin de ba??n?za gelebilir” hissiyat?n? izleyene geçirebilecek zekaya ve gerçekli?e sahiptirler. Üçüncü sayfa haberleri ve ondan a?a?? kalmayan kad?n reality programlar? “asl?nda hiçbir ?eyin gördü?ümüz gibi olmad???na” dair yüklemeler yapm?? olmasa bile, bu filmlerdeki sap?k, asker eskisi, torbac?, bakire, e?cinsel, iftirac? veya ergenli?ini yeni ke?feden bir çocuk kimliklerinin i?leni?i fazla yabanc?la?t?r?lmam??t?r.

Revolutionary Road benim gözümde American Beauty gibi dört dörtlük bir film de?il. Mendes yönünden yeni bir American Beauty de beklemek do?ru olmaz. Öte yandan bu filmi American Beauty’den ba??ms?z biçimde ele almak da zor. Hep biryerlerini kar??la?t?rmak durumunda kalabiliriz. Bence eksileri art?lar?ndan biraz daha fazla olan bir yap?m. Bir kere American Beauty kadar çok katmanl?, çok boyutlu gelmedi bana. Bunun sebebi, Amerikan Rüyas?’n? gerçekle?tirmi? ailelerin d??ar?dan göründüklerinden çok farkl? dengeler üzerinde yürümeye çal??t?klar?na, hayatlar?n? Amerikan Kabusu’na dönü?türmeye ba?lad?klar?na yönelik sert dramlar?n?, sadece hayallerini gerçekle?tirme yönündeki engelleri gö?üsleyememi? Wheeler çifti üzerinden ele almas?. Yani sadece bir evlili?in anatomisine odaklanm?? olmas?. Tabii American Beauty gibi, bir evlilik trajedisinden çok daha fazlas?n? gözüne kestirmi?, hepsinin alt?ndan da ustaca kalkabilmi? bir filmin sahip oldu?u konu lüksünün bulunmamas? Revolutionary Road’u tek boyuta indirgemiyor. Film, odakland??? evlilik kurumunun dönüm noktalar?n? (a?k, nefret, ihanet, ho?görü, çocuk, kariyer, idealler) k?smen ba?ar?l? bir çevre düzenine oturtuyor. Fakat dönüm noktalar?n? k?r?lma, sonra da parçalanma noktalar?na dönü?türürken yeterince geçerli veri sunam?yor bana göre. Paris’e yerle?me planlar? yapan Wheeler’lar?n asla bunu gerçekle?tiremeyeceklerini de dipten hissettiren dramatik ruh halleri tuhaf bir hüzün bar?nd?rmas?na ra?men, çiftin idealler üzerine ettikleri kavgalar?n içeri?i bana mu?lak (çekici anlamda de?il!) veya yaz?m olarak fazla ki?isel geldi. Yani, para ve kariyerin ideallere tercih edilmesi ve bunun üzerine yap?lan tart??malar, iyi ki de tuhaf olan o hüzün / gerilim kar???m?na içerik olarak tam oturmad?.

Örnek vermek gerekirse, April’in hamileli?ini sonland?rma giri?imini kocas? Frank’in ö?rendi?i sahnede geçen konu?malar, “gerçek” kavram? üzerine dü?ündürücü ve makul de olsalar, sanki sadece slogan olarak kal?yorlar. Kate Winslet’in üstün bir oyun ç?kard??? anlardan biri olan bu sahne bana göre çok önemliydi. Güçlüydü de, fakat t?pk? filmin geneli gibi eksiklik hissinden kurtulamad?m. Keza, Frank’in durup dururken kar?s?n? aldatt???n? itiraf etmesi de, sanki s?rf kavga ç?karmak için kendini zorlam?? roman-senaryo hamlesi gibi gözüktü. Devam?nda DiCaprio-Winslet ikilisinin gayet iyi olduklar? tart??ma sahnelerine güçlü bir halka daha ekledi?i iyi oldu. Ama ikilinin hemen her tart??mas?nda eksik, mu?lak ve ar?zal? (ki evlili?in do?as?nda olan bir ar?za de?ildir kastetti?im) bir ?eyler hep vard?. Tabii bu eksikli?i, mu?lakl??? ve ar?zalar? evli olan ya da olmayan bak?? aç?lar? farkl? de?erlendireceklerdir. Evli olmayanlar?n yorumlar?, olanlara nazaran daha objektif görünebilir veya henüz tecrübe edilmemi? olmas?ndan ötürü daha duygusal ç?kar?mlara yol açabilir. Bir örnek de American Beauty ile vermeye çal??ay?m: Uyanma-uyanamama konusunu k?smen tart??mal? bulmakla birlikte Lester-April paralelli?ine birçok yönden kat?l?yorum. Ancak, April-Frank çiftinin iki küçük çocukla Paris’te hayata s?f?rdan ba?lama hayallerinin hayata geçirilemeyi?inin sebep oldu?u kaosun ciddiyetinin yan?nda, American Beauty’deki Lester-Carolyn çiftinin bir kanepe yüzünden ç?kard?klar? kaosun çocuksu ç?k?? noktas?n?n ald??? yol ironik biçimde çok daha ciddi geldi bana.

forum resmi

Muhitlerinde popüler olan Wheeler çiftinin d??ar?dan göründü?ü gibi olmayan evliliklerinin getirdi?i tatminsizli?i farkl? bedenlerde gidermeye çal??malar? da, bu evlili?in ald??? darbelerden biri olarak de?il, basit kaçamaklar olarak yans?makta. Evet, çift birbirini aldat?yor, sebepleri de belli. Ama filmi izlemeyen birine basitçe “çift birbirini aldat?yor” cümlesini kurmak kadar aldat?yorlar o kadar. Aldat?lan tarafa ac?y?p ac?mama duygumuzun filmle kurdu?umuz ba?la alakal? olmas? da yine bu yöndeki fikirlerimizi farkl?la?t?racakt?r. Bu ba?lamda bir ba?ka Todd olan, Todd Field’?n çekti?i, yine son dönemin güçlü banliyö dramlar?ndan biri olan Little Children’?n evlilik ve ihanet analizlerini arat?yor. Banliyö ev kad?n? olman?n bireyi içine dü?ürdü?ü sosyal ve cinsel bo?luklara banliyö ev erke?i gözüyle de bakabilen, ideal yitimi sonucu ne yapaca?? kestirilemeyen insanlar? mercek alt?na alan Little Children bana göre Revolutionary Road’dan çok daha katmanl? ve güçlü bir filmdi. Hatta o filmdeki pedofil Ronnie’nin banliyö sakinlerini önyarg?lar?yla yüzle?tirme fonksiyonu yan?nda, Wheeler çiftini ba?l?l?klar?yla yüzle?tirme fonksiyonu yüklenmi? John Givings’in varl??? çok “eklenti” bir duru?a sahip. Üzerine vazife olmad??? halde (banliyölerde olmas? da gerekmiyor) yeni tan??t??? Wheeler çiftinin evlilikleri üzerine oldukça donan?ml? olan, damardan analizlerde bulunup bir evlilik dan??man? veya çok yak?n bir aile dostu edas?yla yarg?larda bulunan kazara ar?zal? John Givings figürü, Michael Shannon’?n etkili canland?rmas?na ve ak?lc?, ac? gerçekçi tasarlan???na ra?men filmin içine tam oturmayan önemli bir puzzle parças? sanki.

Kan?mca filmde aksayan bir di?er unsur da Leonardo DiCaprio. Asl?nda aksayan, bu filmde de farkl? olmayan ba?ar?l? oyunculu?u de?il, DiCaprio’nun hala Titanic’ten kalma ayn? fizi?i ve hemen her filmi için handikap yaratan fazlaca temiz yüz yap?s?. Frank Wheeler karakterinde olmas? gereken gölgelerin, karanl?k, gizemli ifadelerin, tecrübe göstergesi k?r???kl?klar?n onda biri bile yok. DiCaprio'nun, iki çocuk babas?, terfi alacak kadar tecrübeli bir çal??an oldu?una ikna olmak ciddi çaba isteyen bir i? benim için. E?inden çok ablas? gibi duran Kate Winslet ile uyum içinde olduklar?, tart??ma sahnelerinde çok iyi yükselip alçald?klar? bir gerçek. Ama DiCaprio’nun fiziki yap?s? baz? anlarda vücut diline de yans?y?nca, ufak da olsa birtak?m ayr?nt?lar göze ho? görünmüyor. Ses çatl?yor, el kol hareketleri liseli bir çocu?un ebeveynlerine isyan? ?eklinde alg?lanabiliyor. Kendimce filmde gördü?üm tüm olumsuzluklar bir yana, çiftin en son tart??malar?, sonra ne olaca?? bilinmeyen sessiz, tekinsiz ve gerilimli bir bekleyi?, ard?ndan gelen kahvalt? sahnesiyle yarat?lan üç perdelik kesit, kendi ba??na nefis bir k?sa film olabilecek kadar usta i?iydi. Hatta neredeyse filmin her ?eyiydi. Çünkü belki de beklenen ve bu yüzden trajedi gücünden bir ?eyler yitiren final daha bir anlam kazand?. Gerçi bir ba??na bence hiç de güçlü olmayan o anlam, filmin kendi kuyru?unun pe?inde dönüp durdu?u imaj?n? da alg? pencerelerine alternatif olarak sunuyordu. Bu yüzden film bitince ben Wheeler’lara üzülemedim.
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2017 Invision Power Services, Inc.