FRANÇOIS OZON VE ÜÇ TABAKASI


forum resmi


Gecenin bir yar?s?… Orta ya?l? kad?n içinde kocas?na ihanet etti?ini dü?ünmenin verdi?i tedirginlik ve pi?manl?k içinde evine kendini dar atar. Az önce gelen ani ve bir o kadar beklenmedik busenin verdi?i ?a?k?nl?k içinde evin içinde kocas?n? arar. Jean… Jean… Ses yok. Her odan?n kap?s?n? içeride üzeri aç?k uyuyakalm?? hayat arkada??n? bulacak olman?n verdi?i umut ve heyecanla açar, ama hep hayâl k?r?kl???. Ve geriye tek bir kap? kal?r kad?n?n önünde aç?lmad?k. Jean olsa olsa oradad?r. Kad?n ad?mlar?n? h?zland?r?r ve kap?y? bir h???mla açar, gözlerinde umudun p?r?lt?lar?yla. Ve kar??s?nda kocas?n?n yerine tek bir ?ey vard?r. Ba?tan beri kocas?ndan ziyade görmesi gereken ki?i durur kar??s?nda. Ve tam gözlerinin içine bakar. Kar??s?ndaki bir aynadan ba?ka bir ?ey de?ildir…

François Ozon sinemas?n?n büyük bir ço?unlu?un üzerinde hemfikir oldu?u ?ekliyle en büyük filmi Kumun Alt?nda (Sous Le Sable). Ba? ba?a ç?kt?klar? bir hafta sonu tatilinde, sahilde denize girmek için yan?ndan ayr?lan kocas?n?n hiçbir iz b?rakmadan ortadan kaybolmas? üzerine kendi içinde ve evlili?inde uzun bir yolculu?a ç?kan Marie ad?nda bir kad?n?n hikâyesini anlat?r. Ozon sinemas?na a?ina olanlar bilecektir; genç yönetmen cinselli?i, elit s?n?f?n ikiyüzlülüklerini, “hiçbir ?ey göründü?ü gibi de?ildir” felsefesini filmlerinin hemen hemen tamam?nda i?lemi?tir. Daha do?rusu filmlerinin bir ço?u bu sac ayaklar? üzerine oturur. Bunun yan?nda sa? gösterip sol vurmalar? da, film-noir severler için, her ne kadar bu türün bir temsilcisi olmasa da Ozon’a sempati ile bakma sebebidir bir nevi. Ancak Kumun Alt?nda tüm bu unsurlardan uzak bir anlat?m izleyerek, inan?lmaz bir dinginlik içinde, bir kad?n?n iç dünyas?nda ya?ad??? ikilemleri ve hayat?na olan ke?fini anlat?r. Ozon denince akla, filmlerinde öyle ya da böyle, bir ?ekilde hayatlar? bir anda terse çeviren bir rüzgâra tan?k oluruz. Di?er tüm kayg?lar?ndan uzak duran genç Frans?z, Kumun Alt?nda’da bu huyundan vazgeçememi?.

forum resmi


Üzerinde çok da dü?ünmedi?i evlili?inin, kocas?n?n bir gün apans?z kaybolu?uyla asl?nda bir uçurumun kenar?nda oldu?unu, kocas?n? bulmak umuduyla ç?kt??? yolculukta ö?renmeye ba?layan Marie, bu gerçekle yüzle?mekten imtina etmektedir. Kocas?n?n depresyonda oldu?u, mutlu olmad??? gibi gerçekler onun için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Hiçbir ?ekilde ne gittiyse gidi?ini, ne öldüyse ölü?ünü ne de gün gibi aç?k ortadan yok olu?unu kabul etmemektedir. Her ne kadar birlikte olduklar? son dönemlerde Jean, gidi?at?n vehâmetinden dem vurmak ad?na gün be gün kar?s?ndan uzakla?t???n? anlatmaya çal??sa da, Marie bunu hiç üzerine almam??t?r. Sonras?nda olu?an ve sadece Marie için sürpriz denilebilecek bu kaybolu?un zemini, bu mutsuz adam taraf?nca çok öncelerden yap?lm?? gibidir.

Ozon’un baz? ?eyleri hususi olarak anlatmas?na gerek kalmadan sahneye koyan, favori oyuncular?ndan Charlotte Rampling, 2000 yap?m? bu muazzam filmde oyunculu?un tüm hünerlerini konu?turuyor. Tabii böylesine usta bir oyuncunun iyi oyunundan bahsetmek, tan?yanlar için pek de sürpriz olmayacakt?r. Ancak bu film Ozon’u takip eden sinemaseverler için kesinlikle bir sürpriz filmdir. Genç yönetmenin böylesi isyankârl?ktan, çarp?kl?ktan, ele?tirellikten uzak, dingin mi dingin bir iç hesapla?ma filmi çekmesi aç?kças? beklenen bir hamle de?ildi. Kendi cinsel kimli?i alt?nda, zihninde ya?ad??? ikilemleri ve toplumun –ki özellikle burjuva ile bir al?p veremedi?i oldu?u su götürmez- iki yüzlü?ünü hemen her filminde dile getiren bir yönetmendir Ozon. ?lk filmlerinden Sitcom’da burjuva s?n?f?ndan bir ailenin el üstünde tutulan bireyinin e?cinselli?ini hayk?rmas? ile i?lerin de?i?imini konu alarak, dünyaya aç?lan François Ozon’u, içinde benzer sürprizler bar?nd?ran filmleri ile iyiden iyiye kendisini kabul etmi? bir sinemasever kitlesi olu?turmu?tu.

Ard?ndan gelen Criminal Lovers, özünde Natural Born Killers tad?nda bir felsefe bar?nd?rsa da, bir nevi genç yönetmenin içinde biriktirdi?i topluma yönelik nefretini kustu?u filmlerden biri olmu?tur. Bu film de bir k?s?m taraf?ndan sevilse de, yere gö?e s??d?ramayan bir kitle edinememi? bir film olarak Ozon Filmografisindeki yerini alm??t?r.

Ard?ndan 2000 y?l?n?n ilk yar?s?nda çekti?i ve tam bir sayg? duru?u niteli?i ta??yan çal??mas? “K?zg?n Ta?lara Dü?en Gözya?lar?” adl? filmi tüm dünyada geni? yank? buldu. Elbette bunda Ozon kadar, genç yönetmenin en büyük sinema idollerinden biri olan Reiner Fassbinder’in de etkisi büyük. Zira filmi, gelmi? geçmi? en büyük yönetmenlerden biri olarak gösterilen Reiner Fassbinder’?n yazm?? oldu?u bir müzikalden esinlenerek çekmi?ti genç yönetmen. Tabii referans ald??? ismin böylesi büyük olu?u daha en ba??ndan; ne yaparsa yaps?n tatmin edemeyece?i bir kitleyi kar??s?na ald???na dair ilk ???klar?n? vermi? oldu. E?cinselli?ini sinemas?na son derece cüretkârca yans?tm?? olan Fassbinder’in dönemine göre sergiledi?i bu yenilikçi ve dürüst tutumu, tüm dünyada inan?lmaz bir hayran kitlesi sa?lamas?na sebep olmu?tur. Tabii i?i bu kadar s?? bir perspektifte tutmak yanl?? olacakt?r. Fassbinder sinemas? sadece bu aç?k sözlü tutumuyla de?il sinemaya katt??? birçok yenilikle de unutulmazlar aras?nda yerini alm??t?r. ?yi ki de alm??t?r ki; François Ozon gibi genç dima?lara da ilham kayna?? olmu?.

forum resmi


En nihayetinde 2000 yap?m? “K?zg?n Ta?lara Dü?en Gözya?lar?”, isminde ta??d??? derin esteti?inin yan? s?ra, ba?ar?l? ele al?n???yla da Ozon için bir kö?e ta?? olmay? ba?ard?. Filmin hayran kitlesi yads?namayacak fazlad?r. E?cinselli?i bu filmde de tema olarak kendine alm??t?r genç yönetmen. Bu filminde alttan alta ta??d??? absürd mizah? ile asl?nda kendi sinema tabular?n? y?km??t?r Ozon. Filmografisinin en e?lenceli olarak tan?mlayabilece?imiz filmidir ayn? zamanda.

Ozon için; sevmeyenler “z?rt p?rt film çeken adam”, sevenlerse “üretken yönetmen” ?eklinde tan?mlamalar? tercih ederler. Bu tabirlerin kaynaklar?ndan biri de 2000 y?l?n?n ikinci yar?s?nda çekti?i, bana göre filmografisinin tart??mas?z bir numaral? eseri Kumun Alt?nda olmu?tur. Bir y?l içinde iki muazzam eser ç?karmak, 1967 do?umlu gencecik bir yönetmen için son derece büyük bir geli?me elbette. Kumun alt?nda gibi inan?lmaz güçlü bir eserle yeni dönem “auteur” yönetmen; “Ölüm” üçlemesinin ilk ad?m?n? atm?? olur. Konu itibariyle depresifli?e müsait üçlemenin alt?ndan, “üç filmde üç de?i?im” yakalama ba?ar?s?n? göstererek, kendini tekrarlamaktan uzak, naif bir seri yakalama ustal???yla kalkm??t?r.

Üçlemenin ikinci filmine geçmeden 2002 y?l?nda, tüm dünyada büyük sükse yapan eseri 8 Kad?n’? (8 Femmes) çeker Ozon. Bu film kimileri için a??r? dramatize edilmi? bir müzikalken, kimileri için yüzy?l?n en iyi filmlerinden biri ?eklinde de?erlendirilmeye nail olmu? bir filmdir. Ancak filmi izleyenler bu ?ekilde iki gruba ayr?l?rken, herkes için biraz fazla cüretkâr oldu?u yads?namaz bir gerçek olarak kar??m?za ç?kar. Filmi sevmeyen kesim, genelde “unun, ?ekerin, suyun en iyisi ile, böyle yavan bir helva ç?kmamal?yd?” serzeni?iyle, ele?tiri oklar?n? yönetmenin üzerine çevirirler. Özellikle sinema tarihinde, Frans?zlar?n “Kad?nl???n Sembolü” s?fat? ile ilâhele?tirdikleri usta aktrist Catherine Deneuve ile, bir dönem Frans?z erke?inin rüyalar?n? süsleyen Fanny Ardant’? öpü?türmeyi ba?ard??? film olarak da sükse yapt???n? söylemek gerekir. Elbette meram?n?n yan?nda magazinel kalan bu taraf?n?n konu?ulmas? usta yönetmen için ac?. Ancak ?ahsen benim için bundan çokça da fazla bir yenilik arz etmedi?ini söylemem mümkün. Genç ustan?n, bu filmde biraz kendini tekrarlad???n?, biraz büyük oynamaya çal???rken, s?? suda bo?uldu?unu, biraz da kurallar?n? bilmedi?i popülerlik oyununa girmeye çal??t???n? dü?ünüyorum. Gerçi festivallerin ya?mur gibi ödül ya?d?rd??? 8 Kad?n’?n, dünya çap?nda çok büyük hayranlar? oldu?unu da söylememek olmaz.

forum resmi


Ozon böylesi bereketli geçirdi?i 2002 y?l?n?n ard?ndan, “bir y?l da kafam? dinleyeyim arkada?!” ?eklinde bir yakla??mla, kendine izin vermek yerine, hemen 2003’te “Havuz” (Swimming Pool)’u piyasaya sürer. Bu filmde, kendi iç dünyas?n? sorguya çekerken, gerçeklikle kendi yaratt??? hayal dünyas? aras?nda gidip gelen, dünyaca ünlü bir suç roman? yazar?n?n hayat?na odaklan?r yönetmen. Bu filmin benim aç?mdan Ozon filmografisinde yeri oldukça farkl?d?r. Zira, hem tüm filmlerinden farkl? oldu?unu dü?ünürüm, hem de bir Ozon sinemas? diye s?n?fland?ramam. Bunun belli ba?l? sebeplerinden biri her filminde olmazsa olmaz ?a??rtma unsurunu en sonda kullanm?? olmas? elbet. Genelde karakterlerinin hayat?n? filmin ba??nda zindana çevirip, sonraki geli?imlerini irdeleyen Ozon, Havuz’da voleyi sonda vurup, izleyeni sanki bir Christopher Nolan filmi izlemi? misali dü?üncelere dald?rmay? seçiyor. Kimileri için bu yenilik Ozon’un büyük bir a?amas? olarak görülse de, al??m?? kudurmu?tan beter misali, Ozon’un tutucu hayranlar? üzerinde olumsuz etkilerde b?rakm?? bir filmdir.

forum resmi


Filmin ç?kt??? tarihlerde yap?lan bir röportajda, usta yönetmen filminin slogan?n? söylemi?ti. “Yüzeyde her ?ey sakindir”. Ancak ?unu unutmamak gerekir ki, art?k al???lagelmi? olarak Ozon, bu mevzu ile ciddi ciddi u?ra?maktan zevk al?yor. Her filmde görünen ile görünmeyenin tezat?n?, kâh ayna tutarak, kâh sürprizler yaparak, kâh da ele?tiri oklar?n? belli kesimlere do?rultarak ziyadesiyle i?liyor. Havuz’da da filmi izleyenin kafas?nda 3 farkl? son ile birlikte sonland?r?yor. Dura?an yap?s? ile ba?lad??? anlat?m?n?, ucu aç?k bir zihinsel s?nava dönü?türerek h?zland?ran Ozon, bu türü sevenlere, klasikle?mi? Ozon sinemas?ndan s?k?lanlara, film boyunca esneyip, sonunda yerinden f?rlayanlara büyük bir duygu bo?al?m? ya?at?yor, oras? kesin. Filmin içindeki baz? nüanslar ise cidden usta yönetmenin kolajlar aras?na gizledi?i ?ifreler gibi ustal?k ihtiva ediyor. Her filminde biraz biraz kulland??? sembolik anlam yükleme yöntemini, Havuz’da fazlas?yla kullanmay? ye?liyor. Filmin ba??ndaki, yata??n tepesindeki haç? kald?r?p çekmeceye koymas?n?n, tatili boyunca ya?ayacaklar?n? derinlere gömme çabas? olarak yorumlan?yor. Ayr?ca yazl?k evin bulundu?u kasabada, bir zamanlar Marquis de Sade’in ya?am?? oldu?u evin bulunmas?, ?iddet, a??r?l?k ve cinsellik kavramlar?na gönderme olarak görülüyor. Tabii bunlar yönetmenin arka plandaki küçük e?lenceleri. Nihai olarak Havuz’u bir ürün olarak elimize ald???m?zda, ünlü yönetmenin tüm dünyay? derinden sarst??? bir film olarak görüyoruz.

forum resmi


2003 y?l?ndaki bu tüm dünyada epeyce yank? uyand?ran eserinden sonra genç Frans?z, bir y?l sonra kollar?n? dünyay? tam orta yerinden ikiye ay?racak bir eseri yaratmak için s?v?yor. Yönetmenin filmografisindeki kimine göre en iyi, kimine göre de en kötü filmlerden biri olarak görülüyor 5x2. Biri kad?n biri erkek olmak üzere 2 ki?inin, birlikteliklerine dair 5 kritik dönemi ele ald??? eserinde Ozon, kula??n? tersten tutan muz?r bir velet misali hikâyesini de tersten anlatmaya ba?l?yor. T?pk? Swimming Pool’da oldu?u gibi, 5x2 ‘de de senaryoyu olu?turup, eserin var olu?una sihirli de?ne?ini dokunduran Emmanuele Bernheim etkisi filme hakim. Frans?z yazar?n bu kez senaryoyu çok da dalland?r?p budakland?rmadan son derece basit bir düzlemde tutmas? al???lm???n biraz d??? i?in gerçe?i.

Ozon’un çekimlerine ba?larken “Ingmar Bergman ile ba?lay?p, Lelouch ile bitirece?iz” diye k?sa bir tan?t?m profili çizdi?i 2004 yap?m? 5x2’de, kad?n erkek ili?kilerinden evlilik müessesesine ve sadakat kurumuna ciddi bir ele?tiride bulunuyor. Bal?k ba?tan kokar laf?n?n bu film için yorumlanmaya kalk?ld???nda “Böyle ba?layan bir serüven nas?l daha düzgün bir ?ekilde bitebilirdi ki?” ?eklinde bir sorgulamaya dönü?ebilir. Toplumun bireyler üzerinde yaratt??? evlenip çolu?a çocu?a kar??ma bask?s?n?n bir ?ekilde birçok insan?n hatal? kararlar neticesinde bir aile kurmaya itilmesi gerçe?ine de göndermelerde bulunmu? Ozon. Yönetmenin insanlara ve ili?kilere, daha do?rusu görünürde olup biten her ?eye güvensizlik besleyip, son derece ac?mas?z ele?tirilerde bulunmas?na al??m??t?k. Bu filmde de bu ba?lamda bize yeni bir ?ey vermiyor Ozon. Birbirlerine kesinlikle güven sa?layamam?? ve birbirini çok da yak?ndan tan?mayan iki insan?n, gelece?e dair sormalar? gereken sorular? sormadan, adeta el ele batacak bir güne?e dair yol almalar?n? konu ediniyor.

Söylenen yalanlar, oynanan oyunlar, Ozon sinemas?n?n tuzu biberi çarp?kl?k ve ahlak yoksunlu?u, tabusuzluk… Her ?ey 5x2’de de yoklamaya haz?r bir ?ekilde s?ralar?n? alm?? tastamam beklemekte. Ozon’un filmine getirdi?i yorum dikkate ?ayand?r. Usta yönetmen 5x2 için, “Önemli olan nas?l ba?lad???d?r, nas?l bitti?i de?il” yorumunu getiriyor. Çok da do?ru söylüyor. Sa?lam bir zemin üzerine in?a edilmeyen hayatlar?n hayattan alaca?? en ufak artç? sars?nt?lar kar??s?nda bile dayanma oran?n?n dü?üklü?ünü anlat?yor. Film Ozon severlerin büyük k?sm?n? sükut-u hayale u?rat?yor. Zira bildi?imiz baz? Ozon’luklardan uzak film. Örne?in bu kez konu itibar?yla ustan?n filmografisinin en “uysal” öyküsüyle kar??la??yoruz. Hayat hiçbir Ozon filminde olmad??? kadar kontrol edilebilir durumda. Bunun d???nda ta??d???, daha do?rusu filme yönetmenin yükledi?i dram dozaj olarak pek de peri?an edecek düzeyde de?il. Bu aç???n? da hiçbir filminde üstüne dü?medi?i kadar çok müzik kullan?m?yla örtbas etme yolunu seçiyor yönetmen. Belli ki bu çabas? da baz? muhafazakâr Ozon’cular?n tad?n? kaç?rm??. Frans?zlar filmi, müziklerle adam edilmeye çal???lm??, alelade bir hikaye ?eklinde tan?mlam??lar.

Ben buna pek kat?lm?yorum. Özellikle filmin hemen hemen hiçbir kesimce be?enilmeyen final sekans?n? ben son derece ayd?nlat?c?, bitirici ve etkileyici görüyorum. Bir bo?anmadan geriye do?ru belli aral?klarla dönen filmde, gemilerin nas?l yand???n?n gösterildi?i son bölümünde, iki insan?n, nas?l da karanl??a yürüdü?ünü dü?ünüyorum da, o an?n gün bat?m?na do?ru at?lan her kulaçla cereyan eden, yeni bir ili?ki üzerine bir a??t niteli?i ta??d???na inan?yorum. Daha ba?lang?c?nda bir zina ile halat?n? limandan alan gemi, evlilik gecesi ba?ka bir zina liman?na yana??yor. Böyle e?reti duran bir geminin iskeletinin, bo?anma denen nihai limanda nas?l bir tav?r tak?nmas?n? bekleyebiliriz ki? Elbette çarp?kl?k orada da kendini gösterecektir. Bo?anma dilekçeleri imzalan?p, her ?eye noktay? koyduktan sonra, solu?u otel odas?nda alan bir çiftin, asl?nda bu raddeye nas?l geldiklerine yava? yava? tan?k oluyoruz. Sonuç olarak 5x2’nin çok iyi bir sinema, ama yavan bir Ozon filmi oldu?unu söylesek, ne ?i? yanar ne de kebap san?r?m.

forum resmi


Seri üretime al??k?n bir yap?s? olan Ozon’un 2004 y?l?nda çekti?i 5x2’den bir y?l sonra, perdeye dönmesi çok da ?a?k?nl?k yaratmad? elbette. Le Temps Qui Reste; “Veda Vakti” adl? hüzün dolu eserini 2005 y?l?nda sevenlerinin be?enisine sundu. Kumun alt?nda ile ba?lad??? ölüm üçlemesine, ikinci film olarak “Veda Vakti”ni ekledi genç yönetmen.

Ölümcül bir kansere yakaland???n? ö?renen genç, e?cinsel bir foto?rafç?n?n, %5’ten daha az olan ya?ama ?ans?n?n ba?l? oldu?u kemoterapi tedavisini reddedip, ölümü beklemesini anlatan film, Ozon hayranlar?n? fazlas?yla ihyâ etmeyi ba?ard?. ?ahsen oldukça kli?e buldu?un konusundan mütevellit filme tam olarak hak etti?i ilgiyi gösteremesem de, kesinlikle en sert ve en iç burkucu ikinci Ozon filmi oldu?unu söyleyebilirim. Birincisi kesinlikle Kumun Alt?nda’d?r. Veda Vakti’nde genç bir insan?n, dakika dakika ölüme gidi?indeki halet-i ruhiyesini tüylerimiz diken diken bir vaziyette izlerken, son derece sert Ozon numaralar?na da maruz kal?yoruz. E?cinselli?i bir kez daha kameras?n?n göbe?ine oturtan yönetmen, hiçbir ?eyin göründü?ü kadar sterilize ve ola?an olmayabilece?i üzerine yine yo?unla?maktan geri durmuyor.

forum resmi


Ölüm üçlemesinin ilk filminde oldu?u gibi, Veda Vakti’nde de, hikayeyi kumsalda ba?lay?p, kumsalda bitiriyor usta yönetmen. Bunu yapmas?n?n iki sebebi oldu?unu dü?ünüyorum. Birincisi karakterlerinin toplumdan ve hayattan tamamen soyutlanmalar?n? bu ?ekilde sa?lamas? olarak görüyorum. Sonuçta uçsuz bucaks?z ve bombo? sahillerden daha uygun bir yer olamaz bunun için. Ancak bundan da öte as?l derdinin, ki?inin kendini buldu?u yer olarak kumsal? gösterdi?ini, daha do?rusu her ?eyin ba?lad??? yere dönme e?ilimlerine kafay? takt???n? dü?ünüyorum. Kumun Alt?nda’da Marie’nin kocas?n? kaybedip, kendini bulmaya dair ç?kaca?? yolculu?un ba?lang?ç noktas? olan kumsal, filmin de finaline konuyordu. Veda Vakti’nde de, Romain’in uzun zaman önce içine gömdü?ü küçük çocu?u, b?rakt??? yer olan sahilde tekrar gün yüzüne ç?kartmas? ile filme nokta koyuyor yönetmen.

Ozon sinemas?na art?k tek kelimeyle sinmi? olan sald?rgan ve ele?tirel yap?, Veda Vakti’nde, Romain’in ölümü kabullenmesi üzerinden ayn? oranda bir k?r?lganl?k sergiliyor. Ozon’un hiçbir filminden eksik tutmad??? karamsarl?k Veda Vakti’nde tavan yaparken, tabular?n kar??s?nda durmalar?na al??t???m?z Ozon karakterlerinin aksine, ellerini kald?r?p hayata teslim olan bir Romain karakteri ile ba? ba?a kal?yoruz. Hemen herkesin her an kap?s?n? çalabilecek bir fenomen olan ölümün, Romain’in hayat?na desturla giriyor olmas?, genç adam?n bu ya??na kadar yan?na yadigar kalan pi?manl?klar?n? bir nebze de olsun telafi etmesine imkan tan?yor. Sürekli k?rmaktan geri durmad??? k?z karde?inin gönlünü al?yor, sevgilisinin ayaklar? üzerinde durmas?n? sa?l?yor, büyükannesine iç burkan ama bir o kadar da sevgi dolu bir ziyarette bulunuyor.

Her yan?yla son derece hüzünlü olan bu hikayenin beni rahats?z eden iki yönü oldu. Birincisi kesinlikle konunun, “?ss?z bir adaya dü?seniz yan?n?za ne al?rd?n?z” kli?esinin bir benzeri ile, ans?z?n ç?kagelen bir ölüm randevusundan ibaret olu?u. Son derece bilindik ve daha önce çokça dinledi?imiz bir öykü bu. Bu yüzden daha ba??ndan belli bir etki yarat?yor olmas?, yönetmenin i?ini kolayla?t?r?rken, daha önce defalarca, etkileyici ?ekillerde anlat?lmas?, seyirciyi can evinden vurma konusunda Ozon’un önüne baz? engeller koyuyor. Gerçi çok da vurucu olmay? hedeflemiyor yönetmen. Muhtemelen zaten yeterince a??r olan bu dram? oldu?undan da fazla hüzünlendirmek, ortaya sulu z?rtlak bir ?ey ç?kmas?na ön ayak olacakt?. Bunun d???nda filmin benim aç?mdan keçi boynuzu k?vam?na bürünmesinin bir di?er sebebi de, küt diye ortaya ç?kan, çocuk sahibi olamayan çift mevzusu oldu. O kadar basit, o kadar kli?e ki, Ozon’un bu kadar ba?tan savma ve can s?k?c? bir öyküyü nas?l i?ledi?ini anlamakta güçlük çekiyorum. Maalesef üçleme paketine ilk koydu?u Kumun Alt?nda gibi bir eserden sonra, böyle bir s?radan filmi ayn? pakette anmak benim için hiç de ho? bir ?ey de?il. Ozon, üçleme d???nda 5x2’yi de kumsal üzerinde bitirince al??kanl?k yapt???n? dü?ünmeye ba?lam??t?m. Gerçi böyle bir al??kanl?k edindiyse bunun hiç de fena bir ?ey olmad???n? söylemeliyim. Çünkü Kumun Alt?nda, 5x2 ve Veda Vakti filmlerinin kumsal finalleri, birbirinden derin, birbirinden etkileyici ve birbirinden hazin anlamlar bar?nd?r?yor.

Genç yönetmenin bu zamana kadar, her i?i merakla beklenen isimlerden biri olmas?n?n alt?nda kara ka?? kara gözü yatm?yor elbet. Frans?z sinemas?n?n son dönem yeti?tirdi?i en de?erli isimlerden biri ?üphesiz François Ozon. Filmlerinde efektlerden, görsel oyunlardan, seksi kad?nlardan ve bir filmi satt?racak özelliklerden faydalanm?yor Ozon. Kendi sanatsal görü?ünde al?p veremedi?i baz? konularda geri durmaktan imtina etmedi?i baz? konular? ka??maktan zevk al?yor. Burjuva s?n?f?n?n, çok da özenilmeyecek olan d??? seni içi beni yakar hayatlar?n?, toplumda belli ba?l? konulara dair art?k kolay kolay y?k?lmaz tabular?, ki?ilerin hayatlar?n?n en az bir döneminde kendi içlerine dönüp, aynay? kendilerine tutmalar?n? sa?layan ve bu konulara fazlas?yla e?ilen bir yönetmen. Kimileri için filmleri oldukça s?radan ve resmedilmeyi hak edecek kadar tumturakl? de?il. Kimilerine göreyse bunca filmle ayn? dertlerden dem vurmak yerine bir iki esasl? filmle tüm derdini anlatabilecek bir yönetmen. Ancak genç adam?n derdine yak?ndan kulak kabartma zahmetine girdi?inizde asl?nda her filminin bir di?erinden nas?l da farkl? oldu?unu görüyor ve böylesi bir insan?n çabalar?na ?ahit olman?n mutlulu?unu ya??yorsunuz. Bir elinde ayna bir elinde çuvald?z, karakterlerinin üstüne üstüne giden, hayatlar?n?n tozunu al?rken, has?r alt? etmeye çal??t?klar? k?lç?klar? gözler önüne sermeye ant içen bir yönetmen Ozon. Daha ?imdiden ad?n? alt?n harflerle kaz?d??? sinema sahnesinde, bundan on y?l sonra en iyilerden biri olarak an?laca??ndan zerre ?üphemiz yok.