IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> Semum, Korku, 8 Şubat 2008
R0BlN
mesaj Dec 5 2007, 06:09 PM
İleti #1


Puck:Robin
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 3,727
Katılım: 31-May 07
Nereden: İstanbul
Üye No.: 7



forum resmi

IMDB
Semum (2008)

Directed by: Hasan Karacadag
Genre: Horror / Thriller
User Rating: 8.1 / 10 (197 votes)
Runtime: Turkey:116 min
Cast: Ayça Inci, Burak Hakki, Cem Kurtoglu, Sefa Zengin

QUOTE
Konu: 27 yaşındaki Canan Karaca ve kocası Volkan Karaca yeni aldıkları büyük bir eve taşınırlar. Her şey çok iyi giderken bir gün sebebini bilmediğimiz bir şekilde Canan’a garip şeyler olmaya başlar. Canan yavaş yavaş başka bir varlığa, kendisine hükmetmeye başlayan bir yaratığa dönüşmeye başlar. Kendisine adım adım görünen ve ona cehennem dakikaları yaşatan bu varlık, karabasanlarla başlayan işkencelerini, Canan’ın bedenini ele geçirerek devam ettirir. Şeytan’ın en sadık hizmetkarı SEMUM kendisine hedef olarak neden Canan’ı seçmiştir ve ona ne yapacaktır? Sıradan bir insan için cehennemin kapısı nasıl açılır?


Yönetmenin Gözünden Semum:
Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
Doğru olma ihtimalleri yüksek olduğu halde, kanıtlanması imkansız olan matematiksel önermelerin bilimdeki karşılığı ne ise, korku filmlerinin de, sinemadaki karşılığı odur.

Korku filmlerinde gerçeğin yerini hayal alır ama söz konusu inanç ve derin kültür birikimleri olunca bunu hayal kelimesiyle basite indirgemek bana göre hatadır. Ben peşinde koşup öğrenmeye gayret ettiğim sinemayı ‘Hayal’ yerine ‘Düş’ kelimesine daha yakın buluyorum. Kan akışımızın yavaşlayıp, kalp atışlarımızın dengesizleştiği ve genlerimizin yarı-ölüm moduna geçtiği uyku anlarında beynimize çöken zamansız ve boyutsuz düşlerimiz, bize aradığımız sırlar hakkında ipuçları verebilir, diye düşünmekteyim.

Batı dünyasının karanlığın lordu dediği ve benim de tüm eserlerini severek okuduğum usta korku edebiyatçısı ‘H.P Lovecraft’ elbette bir korku duayenidir ama ben şahsen bir Muhyiddin-i Arabi’nin kainatın gizemlerini, ruh ve kalp döngüsüne çökmüş karabasanlarla çözümlediği teorilerini daha çok seviyorum. Eğer yapmış olduğum bu film bizi, kesif kokulu sırlarla dolu düşler aleminin, sonsuz kaoslarla sarmalanan bilinmezlerine bir adım daha yaklaştırabilecek, ve 2 saatlik bir film süresi içerisinde kainatta asla ama asla yalnız olmadığımızı hissettirebilecekse ne mutlu bana! En azından Semum’un böyle bir hedef ve gaye ile yapıldığının bilinmesi bile beni mutlu edecektir. İşte bu duygu yoğunluğu, birinci filmimden kazandığım tüm parayı, son kuruşuna kadar bir an bile tereddüt etmeden bu filme yatırdığımın esas sebebidir.





Filmin Resmi Sitesi

imdb tag eklendi.

Bu ileti sson tarafından Feb 22 2008, 07:08 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
R0BlN
mesaj Feb 3 2008, 11:42 PM
İleti #2


Puck:Robin
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 3,727
Katılım: 31-May 07
Nereden: İstanbul
Üye No.: 7






--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Bulsara
mesaj Feb 14 2008, 01:11 PM
İleti #3


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 50
Katılım: 20-November 07
Nereden: İzmir
Üye No.: 707



dabbe nin ilk yarısını izledikten sonra sıkılıp çıkmıştım. Hele hele durduk yerde selçuk tan kalkıp dağ başındaki tren müzesinde buluşmaları olayı beni tamamen koparmıştı sad.gif

Büyü filmindeki kahkahalarımız hala kulaklarımda..... (not: büyü filminin adını bile hatırlamadım google sağolsun)


--------------------
Somethings live forever
Who wants to live forever
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj May 26 2008, 06:26 PM
İleti #4


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



Çok konuşuldu, çok yazıldı film hakkında. bazı eleştirmenler yerden yere vururken, bazıları yüceltti filmi. Orta karar bir izleyici olarak, filmin en büyük talihsizliğinin "fazla gerçekçi" olması olduğunu düşünüyorum. Gerçek bir olaydan alınma film, bizden çok önce paranormal activiteleri konu alan Hollywood sineması'nı ( poltergeist, exorciest, Whishmaster vs ) temelde "taklit izlenimi" , gerçekte" yaşanmış" olması ironisi ile çıktı karşımıza.Hasan Karacadağ'ın ısrarla yapmaya çalıştığı "psişik korku tabanlı" filmlerde bir talihsizliği daha var ki, fazla "uzakdoğu" etkisinde olması. Dabbe ile gözümüze giren bu izlenim, Semum'da minimuma indirgenmiş olsa da, bu tarz filmler yapmaya devam etmesinin sonucu "kendini tekrar eden yönetmen" olmakla sonuçlanacaktır.Son derece kötü bulduğum oyunculuklar da cabası. Tüm olumsuz yönlerine rağmen " Semum" u az da olsa beğendiğimi söyleyebilirim, tabi daha kötü olabilirdi diye düşündüğüm anlarda. Dramada yükselirken, son dönemlerde tam anlamıyla düşüşe geçen komedi sinemamız ( doğru orantı oldu sanırım:) ) belli ki korku türünde yükselme çabası gösteriyor. Bu türün Amerika ve Uzakdoğu sektöründe yavaşlaması, Avrupa'da yükseliş grafiğindeki kıpırtıları göz önüne alırsak, ilerlemek için doğru zamanda " yalnış" filmler yapmamalıyız diye düşünüyorum.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 23rd May 2019 - 05:27 PM