IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> Elizabethtown (2005)
Funkster
mesaj Oct 30 2007, 09:42 PM
İleti #1


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Elizabethtown (2005)

Directed by: Cameron Crowe
Genre: Comedy / Drama / Romance
Tagline: It's a heck of a place to find yourself
Plot Outline: During an outrageous memorial for a Southern patriarch, an unexpected romance blooms between a young woman and man.
User Rating: 6.4 / 10 (19,902 votes)
Runtime: 123 min
Awards: 4 nominations
Cast: Orlando Bloom, Kirsten Dunst, Susan Sarandon, Alec Baldwin

Çalıştığı ayakkabı şirketinde iyi bir pozisyonu olan Drew Baylor (Orlando Bloom), üzerinde çalıştığı projedeki hatası yüzünden şirkete büyük miktarda para kaybettirince işinden olur. Bu da yetmezmiş gibi babasının vefat ettiği haberini alır. Cenazeye katılmak için bindiği uçakta canayakın hostes Claire (Kirsten Dunst) ile sıcak bir arkadaşlık kurarlar. Yolculuk sonrasında işlerini düzene koyan Drew, Claire'i arar ve iki gencin arkadaşlılkları gelişmeye başlar. Son dönemde yaşadığı sıkıntıları üzerinden atmaya çalışan Drew, Claire ile devam eden birlikteliğinin hayata bakışını ciddi şekilde değiştirmeye başladığını farkeder.

Cameron Crowe ilk bakışta fazla Amerikan, üslup olarak Hollywood standartlarından biraz farklı ve yazıp yönetmesi itibarıyla fazla kişisel bir yönetmen olarak görülebilir. Aslında hepsinin doğruluk payı var. Fakat onun Amerikalılığı, ırkçı ve benmerkezci bir milliyetçilikten ziyade, özüne saygılı, duygusal, gelenekleri yok saymayan hatta kimi zaman onlarla dalga geçebilen bir vatanseverlik şeklinde. Hollywood kalıplarıyla içli dışlı olmasına rağmen, senaryo ve yönetimde bu kalıpların dışına yönelme eğilimine de sahip. Son olarak kişiselliğine de değinirsek, o da kendi filmini yazıp yöneten Crowe’un hakkıdır. Ama yine de bu kişisellik tamamen izole olmak yerine, tam tersi, kalabalık ilişkiler yumağında (çiftler, aile, toplum) filizlenen, yalnızlığın çözümünü bu kurumlarda arayan gayet sağlıklı bir duruştan ibaret. Crowe karakterlerinin diyaloglarına duyulması muhtemel yabancılaşma ya da yakınlaşma bu kişiselliğin en büyük ispatı.. Crowe filmografisine göz attığımızda temelde ele aldığı kavramlar açısından arada benzerlikler görmek mümkün. Karakterlerin geçirdiği maddi-manevi sınavlar, sevgilerin, aşkların, bağlılıkların sınanması, sahip olunanlara biçilen değerlerin ölçüsüzlüğü, ödenen bedeller.. Crowe bunları söylerken de hassasiyetini dingin anlatım tarzı, kendi seçtiği şarkılar ve düşündürücü diyaloglar ile destekliyor. Kendi sorularına, kendi yarattığı karakterlerle cevap vererek bir nevi self-terapi yapıyor.

forum resmi

Müziğin Crowe’un filmlerindeki, hatta yaşamındaki rolü çok fazla. Zaman zaman eleştirilse de, filmlerini ifade etmesinde özenle seçilmiş folk, blues, rock’n roll, soul, grunge şarkılarının ve Heart grubunun gitaristi, filmlerinin soundtracklerine de temalar hazırlayan eşi Nancy Wilson’un katkıları büyük. Özellikle Singles ve Almost Famous'taki rock’n roll-grunge kültürüne duyduğu ilgi, yukarıdaki kavramlara temas ettiğinde hem video klip akrabalığı, hem de yerini bulan göndermeler sağlanmış oluyor. Zirveden sıfıra tersliği, Cameron Crowe’un Jerry Maguire'dan sonra Elizabethtown'da da işlediği, sorgulamayı, vurgulamayı sevdiği bir konu. Jerry Maguire'daki yan açılımlar ne kadar farklıysa, Elizabethtown'da da öyle. Film, hayat-ölüm, düğün-cenaze, aşk-arkadaşlık, başarı-başarısızlık gibi ayrıksı duran, ama aslında birbirinden türeyen kavramlara Crowe’un baş karakteri Drew Baylor’un gözüyle bakıyor. Bu zıtlıkları aslında birbirine benzemeyen ikizler olarak ya da birbirine dönüşen süreçler olarak algılamak yine Crowe sayesinde mümkün oluyor. Her ne kadar Vanilla Sky gibi, yeniden çevrimin ruh haliyle Crowe senaryosu arasında sıkışmış bir film bu kavramları işlemede aciz kalmış olsa da, Elizabethtown, zamanında hapşırık sonrası basit bir “çok yaşa”ya bile anlam yüklemeyi başarmış (bkz. Singles) Crowe filmlerinin başarılı gelişim sürecine kaldığı yerden devam ettiğinin bir göstergesi..

forum resmi

Orlando Bloom ve Kirsten Dunst, iyi bir aşık olmak için önce iyi bir arkadaş olanın gerekliliğini, standart kapasiteleriyle izleyene hissettirmekteler. Kısa rolleriyle Jessica Biel ve yıllandıkça değerlenen Alec Baldwin’in yanı sıra Susan Sarandon’dan bahsetmek gerek. Özellikle cenaze konuşmasındaki performansı filmin en renkli anlarından biri. Ölümü karşılayışlarındaki metanet ve cenaze olgusuna yaklaşımları bize farklı gelse de, Crowe bizden Kirsten Dunst’ın canlandırdığı Claire gibi bir kadının varlığına inanmamızı beklese de, aşk-arkadaşlık ekseninde geçen konuşmaları yorumlamamız bir çırpıda gerçekleşmese de Elizabethtown, romantik komediden biraz daha fazlasını hak eden sıcak bir film. Son model spor ayakkabıdan, çıplak ayağa düşülen noktaya paralel giden Drew Baylor'un hayatı, öze dönüş ve gerçek aşkı buluş ile "fiyasko"dan kurtulmayı başarıyor. Ve herkese yapması gereken o yolculuğu bir kez daha hatırlatıyor..

Bu ileti Funkster tarafından Jan 21 2008, 07:48 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Oct 30 2007, 10:05 PM
İleti #2


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



Eve dönüş, memlekete yıllar sonra koca bir yetişkin olduktan sonra adım atma, yolculuk, bilinmeyenin doğurduğu merak duygusu sinema seyircisinin ilgisini her daim cezbetmeyi başarabilen konulardır. Elizabethtown da bu avantajıyla seyircinin gözünde maça 1-0 önde başlıyor. Ancak kazın ayağı öyle değil. Elizabethtown ortalama "eğlencelik arayışındaki" sinema seyircisine direkman sırtını dönüyor. Cameron Crowe filmlerinin tipik özelliği izlerken doğru düzgün bir şey hissettirmemesine karşın, bir süre sonra insanın aklına düşmelerinde yatıyor. Öyle tatlı ve içten bir atmosfer yaratıyor ki bir daha ömür boyu kolay kolay damaklardan silinmeyecek bir lezzet gibi. Ancak Crowe'un takipçisi olmak da ayrı bir zor hadise. Zira her yaptığı film birbirinden farklı. Singles'ın tadına doyamayanlar, bir sonraki Crowe filmi Almost Famous'ı aynı beklentiyle bekleyince hayâl kırıklığı yaşayabiliyor. Ya da Jerry Maguire'ı ya da Elizabethtown'ı.

Elizabethtown'ı ilk izlemeye başlarken "nasıl film?" diye soran yakınlarıma "Almost Famous ve Jerry Maguire'ın yönetmeninin son filmi" diye sunmuştum. Ancak karşılaştığımız film bambaşka bir filmdi. Benim dışımda kimse filmin büyüsüne kapılmadı. Beni ise ilk izlediğimde tek cezbeden şey elbette ki muazzam müzikleriydi. Ancak sonra sonra müzikten daha fazlası olduğunu hissetmeye başladım film hakkında. İçimde giderek tekrar izleme, bir atmosfer yaratıp kendime şölen çekme arzusu doğmaya başladı. İşte o an filmin büyüsünü ve vermek istediğini anladım. Bu film her ne kadar popüler bir romantik komedi ögeleri barındırsa da, öyle bir lokmada yutulup öğütülecek popcornlardan değil. O kadar sıcak ve o kadar hüzünlü ki, bunu özümsemek zaman alıyor. Kirsten Dunst'ın canlandırdığı Claire karakterinin bu kolay kaynaşan yapısındaki yapmacıklığa ise tamamen katılıyorum. Ama yine de insanın sıkı sıkı sarılası gelecek kadar bıcırık ve sıcak bir karakter olmuş ne yalan söyleyeyim. Şu ana kadar hiçbir filmiyle beni hayâl kırıklığına uğratmayan ve sinema dili ruhumu okşayan Cameron Crowe'un sıkı bir takipçisi olmakla beraber, bundan önce her filmine ayrı ayrı özgü yarattığı atmosferlerin farklı tezahürlerle devam etmesi bekliyorum. Yenilikçi bir tavırla filmleri beklenirse çok daha fazla keyif alınabilecek bir adam. Ama bundan önceki yapımlarındaki bazı belli başlı şeyler yeni yapımları için de bekleme kriteri olarak yer alırsa o zaman keyfiniz kaçabilir. Filmlerinde sanırım bu zamana kadar hiç şaşmadığı ve kolay kolay değişmeyecek olgu ise müzik seçimleri. Bu konudaki titizlik çok sarih.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 17th October 2018 - 08:03 PM