IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> Southland Tales (2006)
Harvey Dent
mesaj Oct 13 2008, 02:13 PM
İleti #1


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Editör
İleti: 1,054
Katılım: 8-September 08
Üye No.: 4,564



forum resmi

Bazı yönetmenler vardır ilk filmleriyle sinema tarihine adlarını altın harflerle yazarlar ve rüştünü ispatlarlar. Bu tarz yönetmenlerin içinde dışarı çıkmak için yırtınan bir aslan yatar. İkinci veya (sırası önemli değil) daha sonra gelen filmlerinde işte içlerindeki bu heyecanı kusup, asıl yapmak istediklerini yapıp sinemayla dalgalarını geçerler. Tıpkı Q.Tarantino'unun filmlerinde kendi fetişini tatmin etmesi gibi. Richard Kelly'nin fetiş filmi de Southland Tales.

Richard Kelly Donnie Darko'dan yadigar kuantum bilmecesi ve bilim kurguyla oynarken filminin yapı bozucu ana hatlarıyla izleyiciyi alaya alıyor. Kara film göndermeleri, Robert Altman, Andy Warhol gibi bağımsız sinemanın atalarına saygı duruşu yapıyor. Filmin her yeri şeytan ayrıntıda gizlidir dercesine detaylar ve espirilerle dolu. Filmin bir sahnesinde underground terörist grubunun yuvasına baskın yapılır, orada vurulan ve klozete düşen dublör esasında Eli Roth'un ta kendisidir.

forum resmi
Eli Roth layık olduğu yerde
forum resmi
Muzip bir reklam filmi.


Film aslında kıyamet sonrası bilimkurgu alt türünün formulünü kullanıyor, ama bunu yaparken mad max, water world tarzı post apocaliptik bir uslup izlemiyor. Bunun yerine ortaya neredeyse bir üçlemenin ya da bir seri dizinin pilot bölümüymüşcesine geniş ve dantel gibi işlenmiş, tadı damağımızda kalan bir 11 Eylül alegorisi sunuyor. Filmin uzunluğu 144 dk tabi bu Cannes film festivalinde aldığı eleştirilerden sonraki kısaltılmış hali. Umarım 160 dk versiyonu director's cut olarak ileride tekrar sunulur ve izlemek için bir bahane daha çıkar.

Bush yerine (ama Bush'a benzer, kızım sana söylüyorum gelinim sen anla) koyduğu bir karakterin başa gelmesini, kıyamet sebebi olarak gösteriyor. Bunun yanı sıra birde seçilmiş kişi ekliyor senaryoya, hafızasını kaybeden bu kahraman sürekli kaçıyor ve türün olmazsa olmazı kusursuz kahraman prototipini temsil ediyor.

forum resmiforum resmiforum resmi
Kevin Smith, Curtis Armstrong(Mavi Ay'dan hatırlarsınız), Christopher Lambert


Richard Kelly'nin büyük bir zeka ile yerleştirdiği tiplemeler ve seçtiği oyuncular yönetmenin amacını da açığa vuruyor (anlayana). Dwayne Johnson, Seann William Scott, Sarah Michelle Gellar gibi oyunculuk namına ağız burun bükülecek tipler baş role getirilerek, amaçlanan karikatürize karakterler başarıyla elde edilmiş oluyor.

Dwayne Johnson abartılı kahraman tiplemesiyle, kaslarıyla ve filmdeki evliliğiyle Kennedy'lerin damadı Arnold Schwarzenegger modeli gibi duruyor. Ayrıca Hollywood'un mesih prototipiyle de adeta alay ediyor.

Miranda Richardson'ın oynadığı Nana Mae Frost karakteri tıpkı Oz Büyücüsü'ndeki batının kötü cadısı misali kalesinde oturmuş sihirli küresini temsili plazma ekranlardan zümrüt kentte olup bitenleri izliyor ve olan bitene müdahale ediyor film boyunca.
forum resmi
Büyücü ve Cam Küre


Sarah Michelle Gellar, filmin formulündeki kusursuz sarışın kızı tamamlıyor. Fakat alışık olduğumuzun aksine sert zeki ve güzel klişesi yerine, aptal, ürkek sarışın porno yıldızı rolünü, irite edici ve grotesk oyunculuğuyla tamamlıyor.

Burda Andy Warhol'un kitch oyuncularına kadar gidebiliriz. Kahraman, polis ve aptal sarışın tiplemelerini mükemmellikten çıkarıp parodi iskeletinin içine yerleştirmek, tek boyutlu, ama ince ince düşünülmüş bu karakterleri yan rollerde de karşımıza çıkararak filmin hicivsel yönüne destek veriyor.

forum resmiforum resmiforum resmi
forum resmiforum resmiforum resmi

Film baştan sona interaktif bir yapı izliyor her sahne kamera ve tv görüntüleriyle bezeli.


Filmin dramatik ve görsel yapısına gelirsek burada da Richard Kelly'nin egosunu ne denli tatmin ettiğini görebiliriz. İnteraktif bir yapı kullanan film bir anda kendinizi bir haberin, klibin ya da reklamın içinde buluvermenizi sağlıyor. Algıyı inadına bozan yönetmen, bir yandan da Jean-Luc Godard'a saygı duruşu yapıyor. Hiç ummadığınız bir anda karakterlerden birini şarkı söyleyip dans ederken ya da anlamsız yere kaza yaparken ya da olmuş bir olayı televizyonda haber olarak izlerken bulabiliyoruz.
Filmin interaktifliğine bir örnek ise filmden önce satışa sunulan ve filmin ön hikayesini anlatan 3 çizgi romanı verebiliriz.

Filmde nerdeyse her karakter Andy Warhol'un "Herkes birgün 15 dakikalığına ünlü olacak" özdeyişini kanıtlarcasına tv ekranında görünüyor. Filmde kamera ve ekranın rolu o kadar fazla ki, filmin interaktifliğine hizmet etmenin yanı sıra yan bir karakter gibi önemli. Lanetli ev filmlerinde evin rolü film için neyse bu film için de kamera ve tv'nin rolü o.


Son sözüm filmi beğenmeyenlere;
Bu filmi anlamak için önce Donnie Darko'yu anlamak lazım. Basit bir film olmadığını kabul ediyorum, fakat Richard Kelly filmlerinin basit olmadığını ve kolay hazmedilemeyeceğinide bilerek izlemek gerek. Eğer, basit içinde kuantum, paralel evren, bellek ve daha nice Kelly süsü olmayan politik komplo filmi izlemek istiyorsak onlarca örneği var. Southland Tales tek bir izleyişte hazmedilemeyecek kadar yoğun bir film. Her izlemeniz de yeni detaylara takılıp, yeni anlamlar çıkartabileceğiniz tüketimi çabuk olmayan bir film. Ama bu tarz bir filmi algı anlamında zor veya anlamsız bulanlara tavsiyem, Steven Seagal veya Chuck Norris filmleri izlemeleri.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
GOLDMAN
mesaj Oct 13 2008, 04:31 PM
İleti #2


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 47
Katılım: 8-April 08
Üye No.: 2,940



QUOTE(Harvey Dent @ Oct 13 2008, 03:13 PM) *

Son sözüm filmi beyenmeyenlere;
Bu filmi anlamak için önce Donnie Darko'yu anlamak lazım. Basit bir film olmadığını kabul ediyorum fakat Richard Kelly filmlerinin basit olmadığını ve kolay hazmedilemeyeceğinide bilerek izlemek gerek. Eğer, basit içinde kuantum, paralel evren, bellek ve daha nice Kelly süsü olmayan politik komplo filmi izlemek istiyorsak onlarca örneği var. Southland Tales tek bir izleyişte hazmedilemeyecek kadar yoğun bir film. Her izlemeniz de yeni detaylara takılıp, yeni anlamlar çıkartabileceğiniz tüketimi çabuk olmayan bir film. Ama bu tarz bir filmi algı anlamında zor veya anlamsız bulanlara tavsiyem, Steven Seagal veya Chuck Norris filmleri izlemeleri.

Kardeş takdir ve hayranlıkla okudum yazını blink.gif Bu filmden bunları çıkardıysan kendi içinde benim dolu dolu gördüğüm filmlerin ufak eleştirilerinide duymak isterim (Misal Donie Darko). Ben bu filmi bitiremedim bir türlü ve tam olarak son cümlen beni anlatıyor bende üstüme alınıyorum o sözü ve cevap verme ihtiyacı hisseettim içgüdüsel olarak....

Herhangi bir filmi anlamlı bulmak her ne kadar kaliteyi temsil etmiyorsa; anlamamakta çitos diye tabir edilen 3. veya 4. sınıf filmleri ancak anlayabileceğimiz anlamına gelmiyor.

Unutma; sinema zevkler içinden sadece bir tanesidir. Eleştirirken filmi eleştirin izleyenleri değil. lac.gif
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Harvey Dent
mesaj Oct 14 2008, 03:23 PM
İleti #3


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Editör
İleti: 1,054
Katılım: 8-September 08
Üye No.: 4,564



Filmi anlamayanları küçümsemiyorum, sadece filmi anlamadığı gibi kötüleyenlere tavrım. İkisini birden yapıyorsanız o zaman üzerinize alının sevgili GOLDMAN. Değil bu filmin, hiçbir Richard Kelly filminin ortalama seyirciye göre olmadığını düşünüyorum.

Fakat filmi izleyip anlamadım, vay benim zamanıma, vay benim emeklerime diye hayıflanmayı da ben anlamıyorum. İlla demiyorum ki 1984'ü okumanız lazım, Karl Marx'ı bilmeniz lazım.

Bunun yerine filmde bahsi geçen ve kafanızı karıştıran şeyleri oturup araştırsanız George Orwell'in 1984'üyle ne kadar benzerlik taşıdığını, kuantum ve paralel evrenlerin ne olduğunu, fizik kanunlarında neyi temsil ettiğini öğrenip aslında son sahnedeki el sıkışma sahnesi ve sonuçlarının anlamsız olmadığını göreceksiniz.

Aslında film o kadar derin ve gizli ayrıntılarla dolu ki ben bu yazıyı yazdıktan sonra filmdeki bölümlerden birinin de ismi olan Wave of Mutilation şarkısını buldum ve sözlerinin filmle ne kadar özdeştiğini farkettim.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Clint Eastwood
mesaj Oct 14 2008, 11:42 PM
İleti #4


Quick on the trigger
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,528
Katılım: 2-August 07
Nereden: Somewhere in Time...
Üye No.: 207



Ben tartışmaya yeni bir boyut kazandırayım; filmi anladığım halde sevmediğimi iddia ediyorum smile.gif

Hatta filmde yazıda bahsedilmeyen bir şey var. Karakterlerin İncil üzerine kurulmuş olması. İsa'nın dünyaya mesih olarak ikinci gelişinin bir absürd bir temsili sanki. Sean William Scott'un oynadığı karakter İsa, Rock'ınki yalancı peygamber, Gellar'ınki Babil Fahişesi, Timberlake şahitlerden biri falan filan. Daha uzun bir listesi vardı bunun. Zaten ilk izlediğimde ilk üçü aklıma gelmişti, diğerlerinin listesini de merak edip okumuştum.

Sonuçta iğrenç bir film demem, ama absürdlük hoşuma gitmedi, sevmedim. Bu saklamalar ciddi bir film olsa hoş olabilirdi. O zırt diye araya giren şarkılar beni çekmedi açıkçası.

Bu ileti Clint Eastwood tarafından Oct 14 2008, 11:45 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
KLASİK FUTBOL

Öyküsü olmayan adam, Bufalo çayırındaki rüzgara benzer...

Moon Station Z

Sinema, edebiyat ve müzik üstüne bir blog.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
R0BlN
mesaj Oct 14 2008, 11:48 PM
İleti #5


Puck:Robin
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 3,729
Katılım: 31-May 07
Nereden: İstanbul
Üye No.: 7



Filmin bölümlerinin 4-5-6 diye gittiği dikkatini çekti mi Clint? Eksik olan ilk üç bölüm çizgi romanmış, ama maalesef henüz erişemedim kendilerine sad.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Clint Eastwood
mesaj Oct 14 2008, 11:56 PM
İleti #6


Quick on the trigger
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,528
Katılım: 2-August 07
Nereden: Somewhere in Time...
Üye No.: 207



Evet, fark ettim hatta ilk izlediğimde belki DVD extralarında belgesel estetğinde bir 1-2-3 olur belki demiştim ama ilk üç bölümün, çizgi roman olduğunu bilmiyordum.

Ben buldum çizgiromanları yalnız cbz uzantılı.
Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...


Bu ileti BuRnOut tarafından Oct 15 2008, 12:30 AM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
KLASİK FUTBOL

Öyküsü olmayan adam, Bufalo çayırındaki rüzgara benzer...

Moon Station Z

Sinema, edebiyat ve müzik üstüne bir blog.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Harvey Dent
mesaj Oct 15 2008, 12:00 AM
İleti #7


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Editör
İleti: 1,054
Katılım: 8-September 08
Üye No.: 4,564



QUOTE

...
Filmin interaktifliğine bir örnek ise filmden önce satışa sunulan ve filmin ön hikayesini anlatan 3 çizgi romanı verebiliriz.
...


Daha önce belirtmiştim, film dikkat isteyen detaylarla dolu aslında. Clint'in verdiği örnek çok güzel. Filmin çizgiroman'ı oldukça kalın 3 romandan oluşuyor sanırım bir roman tek başına 120-160 olması gerekiyor.
Sanırım bir kaç kere daha izlemem gerekiyor filmi. smile.gif
offtp.gif
Bölümlerin IV - V- VI şeklinde başlamasını biri Star Wars'a gönderme olduğu yönünde bir fikir atmıştı. Nerde gördüğümü hatırlamıyorum şuan.

Bu ileti Harvey Dent tarafından Oct 15 2008, 12:02 AM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Clint Eastwood
mesaj Oct 15 2008, 12:08 AM
İleti #8


Quick on the trigger
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,528
Katılım: 2-August 07
Nereden: Somewhere in Time...
Üye No.: 207



QUOTE(Harvey Dent @ Oct 15 2008, 01:00 AM) *

QUOTE

...
Filmin interaktifliğine bir örnek ise filmden önce satışa sunulan ve filmin ön hikayesini anlatan 3 çizgi romanı verebiliriz.
...


Daha önce belirtmiştim, film dikkat isteyen detaylarla dolu aslında. Clint'in verdiği örnek çok güzel.


Evet, dikkat istiyor. Ben beğenmedim dediysem de, şans verilemesi gereken bir film bence. Dediğim örnek hakkında bir şey daha geldi aklıma, paso The Book of The Revelations'tan alıntılar yapıyor film. Bu Mesih hikayesi de The Book of Revelations'ta geçer.


--------------------
KLASİK FUTBOL

Öyküsü olmayan adam, Bufalo çayırındaki rüzgara benzer...

Moon Station Z

Sinema, edebiyat ve müzik üstüne bir blog.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
GOLDMAN
mesaj Oct 15 2008, 12:24 AM
İleti #9


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 47
Katılım: 8-April 08
Üye No.: 2,940



Öncelikle bu güzel inceleme niteliğindeki yazının üstüne böyle yaklaşmam doğru değil ama bilinmeyenide ancak yazışarak bulacağımızı düşünüyorum ve yargılamaya devam ediyorum.

Sonra bir film için gidip araştırma yapayım, ardından tekrar izleyeyim, filmdeki anlamları çözeyim mantığını tamamen karşıma almış biriyim ama istisnaları vardır tabiiki ama bu araştırmayı yapmak için insan biraz olsun konudanda mantık bekliyor.... Mesela demişsiniz ki mesih falan filan.... ben böyle bir şeye inanmıyorum ki araştırayım.... demişsin ki Karl Marx ben adamın ütopik görüşüne inanmıyorum ki araştırayım :s ....

Bunlara ek olarak sanırım bazı insanların filmlerden eğlenceden daha çoğunu beklediklerini ve filmin kendisiyle oynamasından zevk aldıklarını düşünmeye başlıyorum. David Lynich ve Mulholland Dr. den sonra filmler ne kadar anlaşılmazsa o kadar değerli olmaya başladı ve insanlar farklı olmak adına anlamadıkları filmlere; eser, şahaser demeye başladı gibime geliyor...

Son olarak;
Yönetmen ve izleyici arasında yaşanan kedi fare oyunları beni mutlu etmediği gibi sinemanın kolay anlaşılır (bir müzik bir resim veya şiire nazaran anlatmak istediğini görsel ve işitsel yoldan vermesi)olan görsel sanatınıda baltaladığını düşünüyorum.

Ustalara saygı ama buda benim şahsi görüşüm smile.gif umarım hor görmezsiniz bu gariban sinema severi tongue.gif
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melih
mesaj Oct 15 2008, 03:17 AM
İleti #10


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,451
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 2



IMDB
Southland Tales (2006)

Directed by: Richard Kelly
Genre: Comedy | Drama | Sci-Fi | Thriller
Tagline: Have A Nice Apocalypse
User Rating: 5.9 / 10 (12,738 votes)
Runtime: 145 min | France:160 min (Cannes Film Festival) |...
Awards: 2 nominations
Cast: Carlos Amezcua, Curtis Armstrong, Robert Benz, Todd Berger

Azathoth'un efsanevi Blade Runner şeyinin (isim koyamıyorum bu başlığa) bir benzerini ST için de beklerim aslında. Acidmotherstemple'ın imzasına koyduğu ve filmden sonra kafamdaki pek çok lekeyi temizleyen linkten çok faydalandığımı da belirtmek isterim. Buradan teşekkürlerimi sunuyorum kendisine.

Filmi anlamak için öncelikle çizgi romanları okumak lazım. Kelly filmin başında birçok besleme yapmış ama bunların yeterli olduğunu kimse iddia edemez. Çizgi romanda Krysta'nın medyumluk yeteneğini, Boxer'ın vücudundaki dövmelerin anlamlarını, filmin sonundaki "stigmata" sahnesinde neden sadece İsa figürünün kanadığını, direkt senaryoyu okuyarak senaryodaki pek çok hinliği, karakterler hakkında detaylı bir tanımlamayı bulma şansınız mevcut.

forum resmi


Filmi anlamak için İncil'i okumuş olmak lazım. Yeni Ahit'i tabii. Kızıl gelgit, deprem, keşmekeş, kıyamet alametleri... "The Power" isimli senaryonun bir İncil metaforu ve Yeni Ahit'in modern bir uyarlaması oluşuyla taşlar yerine oturuyor. Vahiyler/Esinleme (Book of Revelation) buradan okunabilir.

Filmi anlamak için Kelly'nin mizah anlayışını anlamak lazım. Bu oyuncuları görüp de günceli ucundan takip eden bir sinemasever bu filme burun kıvırır. "Ama bunun yönetmeni önceden Darko'yu yönetti" deyince filme bir şans veriyor işte. Sonra da yahu bu Rock denen insan azmanını, Buffy'yi, Amerikan Pastacısı SWS'ı, oyunculuk konusunda sıfatsız Dümbürlenk'i falan Kelly niye filme alır ki, diye şöyle bir durup iki düşününce bu kadrodan ortaya çıkanlar çok pis şekilde sırıtmanıza yol açıyor. Adam resmen bu oyuncuların sembolize ettiği hayatlarla bu oyuncular aracılığıyla ve oyuncuların kendileriyle de yine oyuncular aracılığıyla dalgasını geçiyor. Rock bilerek berbat oynuyor çünkü berbatı oynuyor. -Aç parantez- Jericho Cane isimli kurgu karakter başka bir filmde daha karşımıza çıkmıştı. Arnold'un End of Days'i. -Kapa şimdi- Doğrusu ben Richard Kelly açısından böyle bir kandırmacayı inanılmaz buluyorum. Düşünsenize, hem oyuncuları kafalayacaksınız hem de onların sinema harici hayatlarına yine onlarla saldıracaksınız. Setteyken hiçbiri mi anlamadı filmi yoksa?

Filmi anlamak için değil ama sevmek için Red alert ve Counter Strike oynamanın da etkisi olabilir. Sürekli karşımıza çıkan ekrandan, megazeplin fikrinden, Neo-Marksistler'in hücre evine yapılan baskında kullanılan kameradan rahatlıkla bu oyunlarla benzerlik kurulabilir. Ha, kesin sevdirir mi? Hiç sanmam.

forum resmiforum resmi


Filmi tamamen anlamak için referansların hepsine -ya da hepsi gibi düşündürecek kadar çoğuna- hâkim olmak lazım. Bu gerçekten şart. İncil'i, referans filmleri, kitapları, şairleri, felsefecileri, şiirleri, ideolojileri, oyunları, oyuncuları vs. bilmek yetmiyor. İngilizce bilmek, hem de çok iyi bilmek gerekiyor. Bunu diyebildiğim için üzgünüm ama o kadar çok detay var ki filmde, ses ve görüntü iki ayrı yönden sürekli akıyor beyninize. Jericho Kane esprisi çevrilemez misal, Krysta Now da ha keza. Martin Kefauver için ekrana çarpan anagram da o sıraya sığdırılamaz.

forum resmiforum resmi


Filmde sürekli detay tecavüzüne uğruyoruz. Ancak bulmaca çözmekten hoşlananlar, oyunları hilesiz bitirmeye çalışanlar, üzerinde çalıştığı işe odaklandığında başka bir boyuta geçenler, hayatının odağı hâline getirenler sevebilir bu tarz filmleri. Geri kalanlar için elbette ki sıkıcı olması olağan. Onların seveceklerini de bu tipler sevmez ne de olsa. Aşağıdaki resimlere dikkatli bakınca benzer iki resmi görebildiğiniz için seviniyorsanız ST'de bunlardan daha çok var, haberiniz olsun. Ek$i'den feritciva'nın dedikleri benim diyeceklerimi daha iyi yansıttığından 7G'de dönen "kim sever?" konusuna değdirerek aşağıdaki yorumu da eklemek istiyorum.
QUOTE
bu filmi seyretmeye niyetlenenlere söylenecek tek birşey var: olağanüstü bir deneyim var önünüzde. hazırsanız başlayın yoksa bilin ki nefret edeceksiniz. bu film emek istiyor, zaman geçirme aracı olarak kullanılmaya razı olmayacaktır, emin olabilirsiniz.



forum resmiforum resmi


Böyle kes-yapıştır filme, böyle kes-yapıştır yazı oldu benimki de. Şu ufak hediyem işe yarar umarım.




--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 25th August 2019 - 01:42 PM