IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )




Yedinci Gemi Film Dizini - Tarihsel Sıra Yedinci Gemi Film Dizini - Alfabetik Sıra
1920-1949 / 1950-1959 / 1960-1969 / 1970-1979 / 1980-1989
1990-1999 / 2000-2004 / 2005 / 2006 / 2007 / 2008
# / A / B / C / D / E / F / G / H / I / J / K / L
M / N / O / P / Q / R / S / T / U / V /W / X / Y / Z


 
Reply to this topicStart new topic
> Notes On A Scandal (2006)
Funkster
mesaj Jun 2 2007, 06:33 PM
İleti #1


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 2,015
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Notes on a Scandal (2006)

Directed by: Richard Eyre
Genre: Drama
Tagline: One Woman's Mistake Is Another's Opportunity...
Plot Outline: A veteran high school teacher befriends a younger art teacher, who is having an affair with one of her 15-year-old students. However, her intentions with this new "friend" also go well beyond platonic friendship.
User Rating: 7.7 / 10 (15,292 votes)
Runtime: 92 min
Awards: Nominated for 4 Oscars.
Cast: Judi Dench, Cate Blanchett, Tom Georgeson, Michael Maloney

“İki kadın hayatlarını paylaştığında gerilim şiddetli olur. Ama ne fevkalade bir şiddettir o..”

Londra'da bir orta öğretim okulunda demir yumruk olarak tanınan, disiplinli ve münzevi kişiliği ile dikkat çeken Barbara Covett, uzun yıllardır kendisine yakın tek bir dostu olmayan yalnız bir kadındır. Kedisi Portia dışında Barbara'nın yanında kimsesi yoktur. Fakat hayatı, çalıştığı okula yeni gelen sanat öğretmeni Sheba Hart'ın varlığı ile değişir. Sheba, Barbara'nın yıllrdır beklediği sıcak ve nazik dosttur. Fakat ona yakınlaştıkça öğrendikleri ilişkilerini sarsacaktır. Sheba öğrencilerinden biri ile aşk ilişkisi yaşamaktadır. Barbara, Sheba'nın bu sırrını kocasına söylemekle tehdit edecek ve hayatının gidişatını değiştirecektir. Herkesin bir sırrı vardır Barbara’nın da öyle… Ve sırlar iki kadının hayatlarının kesişme noktasıdır.

forum resmi

Zoe Heller’in What Was She Thinking: Notes On A Scandal romanından sinemaya uyarlanan film, birçok yönden iştah kabartan mükellef bir sofra gibi. İlk önce ele aldığı bıçak sırtı konudan hareket edersek, karşımızda aile kurumunun ve arkadaşlığın hassas dengelerini işlediği halde ailecek izlemesi çetrefilli bir film duruyor. Basında ara ara rastladığımız, öğrencisi ile cinsel ilişkiye giren öğretmen konulu haberlerin, genellikle anlamakta güçlük çektiğimiz iç yüzüne gerçekçi ve cesur bir bakış atan filmin, genç-yaşlı, kadın-erkek, öğretmen-öğrenci değerlerini bu yasak ilişki ekseninde sorgulatan güçlü bir bedeni var.

15 yaşındaki öğrencisi ile ilişkiye giren işveli, gizemli, aynı zamanda evli, biri Down sendromlu iki çocuk annesi resim öğretmeni Sheba, yine aynı okuldaki yaşlı, ideallerini yitirmiş, yalnız yaşayan tecrübeli öğretmen Barbara’ nın dikkatini çekiyor ve bir arkadaşlık başlıyor. Barbara, sıkıcı bulduğu Sheba’nın ailesinin kendi tarzına hiç uymayan yaşamlarına tanık olmasına rağmen Sheba’ya olan ilgisini yitirmiyor. Bir gün tesadüfen Sheba’yı öğrencisi ile uygunsuz vaziyette görünce durumu okula bildirmesi gerekirken doğrudan Sheba’ya gidiyor. Sheba’nın geçerli bir sebebi olmayınca Barbara ondan bunu tekrarlamamasını istiyor. Ve dostluk, bu sırla birlikte kaldığı yerden devam ediyor. Buraya kadar kişisel değer yargılarımız doğrultusunda iyi kadın-kötü kadın profilleri üzerinden tarafımızı belirlesek de, akabinde gelişen olaylar, bizi insani çelişkiler zincirine bağlayıp Sheba ile Barbara arasında götürüp getiriyor. Tutkularına esir düşen Sheba’nın verdiği söz ile mücadelesi, biricik kedisi öldüğünde sinir krizi geçiren Barbara’nın, bu acısını haklı sebeplerden ötürü paylaşamayan Sheba’yı cezalandırışı bu zincirin pek çok halkasından sadece birkaçı..

İnsanoğlu ihtiyaçları ve sorumlulukları arasında kaldığında bocalama kaçınılmazdır. İhtiyaç olarak gördüğümüz bazılarını her ne kadar ahlaki zeminlere oturtamasak da, bu durum o ihtiyacın insani mazeretini değiştirmez. Bu açıdan, Sheba’nın ihtiyacını anlama sancısı çekmemizin sebepleri tamamen ahlaki. Ama film, sevabıyla günahıyla hümanist refleksleri yadsıyamayışımızın altını gayet güzel çiziyor. İyi ve kötü olma durumu yerine, zayıf olma halini öne çıkarıyor. Üstelik bunu, zaaflarına yenik düşme normalliğini gayri ahlaki bir düzleme taşıyan Barbara ve Sheba gibi iki karakterle yapıyor.

forum resmi

Toplumdan topluma veya kişiden kişiye değişen ahlaki değerler ne derece insani özellikleri yansıtır? Bunun vurgusunu kritik köşe taşlarıyla yapabilmek her senaryonun harcı değildir. Patrick Marber’in En İyi Uyarlama Senaryo Oscar adaylığı dahil, pek çok adaylık ve ödül kazanmış senaryosu mükemmel bir işleyişe, parlak müdahalelere, öyküye adaptasyonu kuvvetlendiren karakter analizlerine sahip. Bu tip filmlerin kurgusu zaman zaman sorunlar yaratabilir ve ortaya arzu edilenden farklı tıkanıklıklar çıkabilir. Oysa Notes On A Scandal’daki senkronizasyon, değil tıkanıklık yaratmak, tıkanması muhtemel parçaların bile önünü açar nitelikte. Bunu en iyi Barbara’nın günlüğüne yazdıklarını duyduğumuz kafa sesindeki tasvirlerinden çıkarabiliriz belki de. Bu tasvirlerdeki şiirsellik ve gerçeklik arası kıvamı iyi tutturmuş, bir Sheba’ya, bir Barbara’ya yüklediği takıntılı, sıkıntılı, tekinsiz kimliklerin çözümlemelerini yerinde yapmış, gel-gitleri iyi etüd etmiş bir senaryo bu.. Romanın yarattığı atmosferden algılayabileceklerimiz farklı farklıdır. Ancak kendi çapına ihanet etmeyen bu güzel uyarlama övgüyü hak ediyor.

forum resmi

Notes On A Scandal, iki farklı kuşağa ait iki usta aktrisin görkemli bir gövde gösterisi aynı zamanda. Sheba ve Barbara’yı önce sunan, sonra geliştiren, sonlara doğru dönüştüren, üzüntü, gerilim, öfke yoğunluklu müthiş bir kimya tutturan Judi Dench-Cate Blanchett ikilisi bir daha başka bir filmde biraraya gelir mi bilinmez. Ama bu gösteri kaçırılmamalı. Yalnız Barbara ile Sheba arasındaki arkadaşlık ve tehlikeli çekimin biraz da senaryo süzgecinden geçirilerek sunulması, biraz eksiklik hissettirebilir. Fakat her iki oyuncu da bu eksiklikleri alçalan-yükselen performanslarıyla bertaraf edebiliyorlar. Yine usta İngiliz aktör Bill Nighy de başlarda vasat seyreden rolünü sonlara doğru, biraz da abartıya kaçarak güçlendiriyor. (Sheba’nın kocası Richard olarak başına gelenlerin ardından, bu abartının göze batmaması da mümkün.)

Birinci sınıf oyunculuklar, kanlı canlı bir senaryo, güçlü bir hikaye, cesur bir anlatım, yönetmen Richard Eyre’e fazla yük bindirmemiş. Film müzikleri üstadı Philip Glass’ın tutku dolu müzikleri, filmin inip çıkan tansiyonunu mükemmel tamamlıyor. Notes On A Scandal, kaliteli dram seven izleyiciler için çok iyi bir fırsat. Bana göre R0BIN çevirisi de ayrı bir fırsat. Filmin bunca olumlu özelliğine kusursuz eşlik eden R0BIN, adeta komple senaryoyu alıp, Türkçe haliyle koltuk altımıza tutuşturmuş gibi sanki. Cümlelerin akıcılığı, benzetmeler, küfürler, dış sesler, her şey çok orjinaldi. (Kazulet cadı, nazenin taze, tüvit berduş manto, pespaye bir tuluat ikilisi gibi) Bu filmi izlemeye niyeti olmayanlar bile sırf bu çevirinin tadına varmak için vakit ayırmalılar.

Bu ileti Funkster tarafından Feb 27 2008, 01:00 AM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
skyser
mesaj Jun 10 2007, 10:42 PM
İleti #2


Yine yeni yeniden
Group Icon

Grup: Çevirmen
İleti: 637
Katılım: 10-June 07
Üye No.: 43



Dolu dolu ve akıcı bir inceleme için teşekkürler Funkster.
Filmde beni rahatsız eden bir konuya değinmek istiyorum. Gerçi filmin kendisi rahatsız edici ama bunu kötü olarak algılamıyorum. İnsanlarla zaten sinema filmlerinde her zaman rahatlamayı beklememeliler, çünkü rahatsız edici şeyler de hayatın bir parçası.
Beni rahatsız eden şey, Barbara'nın sözlerinin arasına konulan Sheba'nın sınıfsal kimliğine dair atıflardı. Benzer atıfları Barbara filmin başında okul için de yapıyordu. Sorun Barbara'nın düşüncelerinde bu tür tanımlamalar olması değil, bu tanımların oldukça yetersiz olması, yeterince geliştirilmemesi, güdük kalması. Eğer bu boyut yeterince işlenseydi, daha kapsayıcı bir çerçeve görebilirdik ama hiç bahsedilmeyebilirdi de. Sorun, çok yetersiz bir şekilde, sanki insanın üstüne yapışmış etiketlermiş gibi gelişigüzel yansıtılmalarıydı. Yönetmen/Senarist ya bu konuya hiç değinilmemesini ya da daha çok üzerine gidilmesini sağlamalıydı diye düşünüyorum.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Jun 28 2007, 11:54 PM
İleti #3


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,073
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



Filmi bugün izleme şansına eriştim. Neden bu kadar beklediğime de yanıyorum doğrusu. Karşımda son derece esaslı bir İngiliz gerilimi buldum. Film kadar bu olağanüstü yazıdan da çok etkilendim. Açıkçası çok da üzerine ekleyecek bir şey bulamıyorum sevgili Funkster'ın döktürdüğü bu kelimelerin.

Ancak sevgili skyser'in bahsettiği şeye ben de katılıyorum. Romanı okumamakla beraber, filmi izlerken her romandan beyaz perdeye uyarlanan film gibi, budanmış, güdük kalmış, gelişigüzel söylenip geçilmiş kısımların mutlaka olduğunu aklımdan geçirdim. Skyser 'in bahsettiği burjuvazi eleştirisi zannımca kitapta daha bir üstüne basılı işlenmiş olmalı. Ancak filmde hakkaten yarım ağız bir bahsediş hakimdi. Ama hakkını vermek gerek bir yerde, Sheba ile öğrencisinin yeteneği hakkındaki metafor muazzamdı;

R0BIN'in kelimeleriyle:

"Çocuğa karşı olan fetişi züppeliğinin bir beyanıydı esasen. Çocuk işçi sınıfındandı ve sanatla ilgileniyordu. Yağmur ormanlarından çıkagelip cin tonik ısmarlayan bir maymuna benzetilebilirdi çocuk."

Bu en keskin eleştirisiydi burjuvaziye filmin. Ama skyser'in dediği gibi hemen hemen sadece bununla yetinmiş bir hali vardı. Bunun dışında film, başta da dediğim gibi tipik bir İngiliz gerilimiydi. Atmosferi, rahatsız ediciliği, kapana kısılmışlık hissi veren kasvetli yapısı, her şeyi ile gerilimi körükleyen muazzam bir yapısı vardı filmin. Funkster'ın da bahsettiği gibi batı ülkelerinde sıklıkla rastladığımız öğrenci-öğretmen arası sapkın ilişkilere, biraz insancıl gözle bakmakla beraber, tamamen aklama yoluna da gitmemiş. Evet bazı yerlerde izlerken meşru gözle ve ayıplamadan bakabildim olanlara. Ama yine de olup bitenleri cinsel hastalık ya da fetişizm boyutunda tutmayıp, kapağındaki sloganda da belirttiği üzre bir "hata/gaflet" olarak irdelemesi son derece güzel bir bakış açısı doğurmuş.

Sondan bir önce olarak da şu oyunculuk mevzuuna değinmek isterim. Judi Dench'in usta işi oyunculuklarına çok sık tanık olduk. Hemen hemen her filmde rolünün hakkını fazlasıyla veren bir isim. Burada da muhteşem bir karakter oyunculuğu çizmiş. Muhtemelen kitabı okumuş insanların zihninde böyle bir Barbara tasviri oluşmuştur dedirtiyor insana. Ama benim için her zaman olduğu gibi büyülenerek baktığım kısımlar Cate Blanchett'in güzelliği, cazibesi, kusursuz oyunculuğu ve izleyene birebir aksettirdiği duygu yoğunluğu ile filmi tıka basa doldurduğu karelerdi. Tek kelime ile döktürmüş. Özellikle sonlara doğru; gazetecilerin artık tacizden çıkıp tecavüze varan saldırılarına verdiği Station Agent'daki Finbar'ın bar taburesinin üzerinde hayata karşı koyduğu "burasına kadar gelme" tepkisinin bir benzerini verirken, arkadaki muazzam müzik eşliğide tüm tüylerimi diken diken etmeyi başardı. Ancak daha önce Love Actually'nin "Loser Rock Star"ı olarak izlediğimiz, Sheba Hart'ın eşi rolündeki Bill Nighty'nin gerek kavga hallerinde, gerekse günlük sohbet çekimlerindeki oyunculuğunu biraz aşırı ve karikatürize buldum. 5 yaşındaki çocuklar gibi tepinerek tepki verdiği birkaç sahne işi biraz cıvıtmış kanaatimce.

Son olarak da bahsetmeden geçilemeyecek bir husus daha var. Funkster'ın da dediği gibi bu filmi mutlaka izlemek gerek. Çünkü ardında bir yıldız daha yatıyor. Kullandığı deyimler, benzetmeler, eşsiz güzellikteki edebi yansıtmalar ile ders olarak gösterilecek kadar ustaca kotarılmış bir R0BIN çevirisi var karşımızda. İzlerken tek kelime ile mest oldum. Son dönemde izlediğim en güzel çeviriydi kesinlikle. Buradan kendisine sonsuz teşekkürler ediyorum, gecemi güzelleştirdiği ve bana ilham kaynağı olduğu için. Ellerine sağlık sevgili dostum. flowers.gif

Aynı şekilde bana ilham kaynağı olan bu muazzam inceleme için de sevgili Funkster'a teşekkür ediyorum. Filmin seyrini tamamlar tamamlamaz inceleme sayfasını bir heyecanla açmak da yeni hobim oldu. Gerçekten filmi bir kez daha zihnimden geçirip, tüm taşları yerli yerine oturtup, bir nevi aklımda demlenmesini sağlıyorsunuz. Ellerinize sağlık. flowers.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 8th September 2010 - 07:26 AM