IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> 2011 Yılı Oscar Ödülleri, Ödül Töreni: 27 Şubat 2011
Bob le Flambeur
mesaj Jan 25 2011, 10:07 PM
İleti #1


Kumarbaz Bob
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 1,895
Katılım: 2-June 07
Üye No.: 24



OSCAR 2011
forum resmi
En İyi FilmEn İyi Yönetmen
127 Hours (2010)
Black Swan (2010)
The Fighter (2010)
Inception (2010)
The Kids Are All Right (2010)
The King's Speech (2010)
The Social Network (2010)
Toy Story 3 (2010)
True Grit (2010)
Winter's Bone (2010)
Darren Aronofsky / Black Swan (2010)
Ethan Coen, Joel Coen / True Grit (2010)
David Fincher / The Social Network (2010)
Tom Hooper / The King's Speech (2010)
David O. Russell / The Fighter (2010)
En İyi Orjinal SenaryoEn İyi Uyarlama Senaryo
Another Year (2010)
The Fighter (2010)
Inception (2010)
The Kids Are All Right (2010)
The King's Speech (2010)
127 Hours (2010)
The Social Network (2010)
Toy Story 3 (2010)
True Grit (2010)
Winter's Bone (2010)
En İyi Erkek OyuncuEn İyi Kadın Oyuncu
Javier Bardem / Biutiful (2010)
Jeff Bridges / True Grit (2010)
Jesse Eisenberg / The Social Network (2010)
Colin Firth / The King's Speech (2010)
James Franco / 127 Hours (2010)
Annette Bening / The Kids Are All Right (2010)
Nicole Kidman / Rabbit Hole (2010)
Jennifer Lawrence / Winter's Bone (2010)
Natalie Portman / Black Swan (2010)
Michelle Williams / Blue Valentine (2010)
En İyi Yardımcı Erkek OyuncuEn İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Christian Bale / The Fighter (2010)
John Hawkes / Winter's Bone (2010)
Jeremy Renner / The Town (2010)
Mark Ruffalo / The Kids Are All Right (2010)
Geoffrey Rush / The King's Speech (2010)
Amy Adams / The Fighter (2010)
Helena Bonham Carter / The King's Speech (2010)
Melissa Leo / The Fighter (2010)
Hailee Steinfeld / True Grit (2010)
Jacki Weaver / Animal Kingdom (2010)
En İyi Yabancı FilmEn İyi Animasyon
Biutiful (2010)
Dogtooth (2009)
In a Better World (2010)
Incendies (2010)
Outside the Law (2010)
How to Train Your Dragon (2010)
The Illusionist (2010)
Toy Story 3 (2010)


Bu ileti Bob le Flambeur tarafından Jan 25 2011, 10:17 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
sson
mesaj Jan 25 2011, 10:50 PM
İleti #2


I came back and the dead came with me
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 1,743
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 15



Christopher Nolan'ın yönetmen olarak aday gösterilmemesi bu yılın fiyaskosu herhalde.


--------------------
Too bad we'll never know, if this is a face you could learn to love.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
fudy
mesaj Jan 26 2011, 01:41 AM
İleti #3


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Çevirmen
İleti: 211
Katılım: 26-September 08
Üye No.: 4,720



En iyi yönetmen Oscar'ını David Fincher'a vereceğiz diye çabalıyorlar herhalde sson. Nolan'ı aday gösterip de vermezlerse ayıp olurdu ona. Şimdiki listeyle kötünün iyisini seçtik misali bir hava yaratıp, olumsuz eleştirileri bir nebze olsun azaltma peşindeler kendilerince.

Bir diğer düşünceleri de; "Nolan bu filmlerden daha çok yapar, onlardan birine veririz." gibi bir şeyler olabilir tabii. oleyo.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Feb 2 2011, 12:58 AM
İleti #4


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



Oscar yolundaki mühim ödüllerden olan Screen Actors Guild kazananları da belli olmuşken yorumlarımızı yapalım.

En İyi Film: Bu meslek birlikleri arasında ödül dağıtılmayan bir tek Writers Guild kaldı sanırsam. Bunlardan Directors ve Producers ile birlikte şimdi de Actors olanından The King's Speech galip çıktı. Öte yandan Critics Choice ve Golden Globe’un tercihi The Social Network oldu. Bu da demektir ki, Oscar çekişmesi bu iki film arasında yaşanacak. The Social Network’ün avantajları çok fazla ne yazık ki. En ufak pırıltı gösteren bir yönetmenlik becerisi olmadan, sırtını sadece çenesi düşük senaryosuna dayamış ortalama bir film olması, artık Fincher’a Oscar verme zamanının geldiğini düşünen üyeler tarafından dikkate alınmayacaktır. Çünkü daha önce aynısı Scorsese’ye de olmuştu. Yani The Social Network gerçekten iyi olduğu için değil, sırf yönetmenin hatırına ödül verilen bir film olma ezikliğini üzerinde taşıyacak eğer kazanırsa. Winter's Bone ve The Kids Are All Right, adaylık sayısı 10’a çıkmadan evvel 1 olan bağımsız kontenjanından yer bulmuş iki film. (Şu Winter’s Bone yerine Buried’in veya Jack Goes Boating’in aday olmasını çok isterdim doğrusu.) Toy Story 3 için animasyon kontenjanı, True Grit için de zaten her sene açık duran Coen kontenjanı var. Black Swan, Inception ve 127 Hours ise yönetmen sinemasının en kaliteli örneklerinden üçü olarak onurlandırılmayı hak ediyorlar. Pozitif özelliklerine rağmen bu adayların arasında biraz gariban kalan The Fighter’ın dahil edilmesinde ise, yardımcı rollerde birer ödül canavarına dönmüş iki oyuncusunun parmağı olduğu açık.

En İyi Yönetmen: Gelelim esas soruya: Inception neden büyük bir rüzgâr yaratamadı? Oscar’a çok fazla bir film olması, önce Scorsese’nin, şimdi de Fincher’ın bir zamanlar en iyi filmlerinin görmezden gelinmesiyle hemen hemen benzeştiği için panik yapmaya gerek yok. Şayet Christopher Nolan bir gün şu anki olağanüstü vizyonundan sapıp Twitter’ın ortaya çıkışı ile ilgili bir film veya çok ilgi görmüş bir Uzakdoğu remake’i yapsa bile birgün bu ödül ona bir şekilde verilecektir. Çünkü Batman’i diriltmek de ayrı bir süper kahramanlık becerisi ve bu sayede popülist rüzgârları da arkasına almayı bildi Nolan. Bundan sonra her çektiği film, daha aday adayları bile belli olmadan önce adaylık için söz hakkına sahip olacaktır. Danny Boyle’un, Darren Aronofsky’nin adaylığından şikâyetçi olmadığımız gibi onun da adaylıklarından şikâyetçi olmayız. Peki şimdi niye Fincher’ın adaylığından şikâyetçiyiz? (Benim gibi şikâyetçi olanlara yönelik söylüyorum bunu tabiî!) Aslında bu çok önemli. Yönetmen ne kadar canımız ciğerimiz de olsa onun diğer işlerine göre daha zayıf bir filminin bu kadar gürültü koparmasını eleştirmek, birer seyirci olarak gözlerimizin kör olmadığının göstergesi bence. Nolan da birgün zayıf bir filmle ödüle boğulursa yine aynı şeyi yaparız. Oscar kulislerinde geri düşmesi Inception’ın kalitesinden bir damla su bile götürmez. Inception’ı sadece Nolan sınırları içinde eleştirebiliriz, aday olduğu diğer filmlerin kalıplarına göre değil. Sırf iki yardımcı oyuncusu filmi sırtladı diye David O. Russell’ın bile aday gösterildiği bir kategori hakkında fazla konuşmak yersiz. Keşke Tom Hooper alsa.

En İyi Erkek Oyuncu: Colin Firth için geç bile kalındı. Kaldı ki vefa borcu diye değil, bileğinin hakkı ile alacak ödülü. Şimdi Firth’ün bugüne kadar yaptığı filmler bile yeter diyeceğim, o zaman niye Fincher bu güne kadar yaptığı işler için ödül almasın karşı düşüncesi ortaya çıkacak. Yönetmeni bütün film için değerlendiriyoruz ama oyuncuyu o filmin mühim bir parçası, ama yine de sadece bir parçası olduğu için… Gerçi 2001’de Javier Bardem, Ed Harris, Geoffrey Rush arasından Gladiator ile Russell Crowe’un seçilmesine benzer durumlar bu yorumu zora sokuyor. Tek başına parçası olduğu filmi sonuna kadar götürme gayreti içindeki James Franco’nun ve rolünü bir John Wayne taklidi olmaktan çok az da olsa kurtaran Jeff Bridges’ın Firth karşısında pek şansları yok doğrusu. Her ne kadar adaylığı sürpriz olarak görünse de, Biutiful ile bana göre kariyerinin en görkemli oyununu çıkarmış Javier Bardem’in kazanması da bir zamanlar Los Lobos’un La Bamba ile Billboard 45’likler listesinde 1 numara olmasına benzerdi herhalde. Cannes onun kıymetini çoktan bildi. Oscar adaylığı onun için sadece onurlandırma amaçlı. Ama film boyunca suratındaki aynı uyuz yüz ifadesini korumayı başaran Jesse Eisenberg ödülün gerçek hak edeni. Diğer adayların onunla aynı kategoride yer almayı gururlarına yedirebilmeleri yüzünden bu kategorinin Oscar’ı dörde bölünmeli bence. Suya poşet çayı atıyorsun, onun bile rengi değişiyor, bu çocuğu alıp David Fincher’ın filmine koyuyorsun suratı bir santim değişmiyor. Ben Affleck onun adaylığı açıklanınca kahrından bütün gece ağlamıştır mutlaka.

En İyi Kadın Oyuncu: Natalie Portman’ın tamamen hak etmesi bir yana, ödülü iki canlı olarak alacak olması da çok hoş. Ama ola ki o anda suyu falan gelir, çok şey borçlu olduğu Aronofsky’ye teşekkür edemez diye korkmaktayım. Harika bir siyah-beyaz performans gösteren Portman, pili bitmiş bir Mickey Rourke’dan Smackdown kaçkını yaratan Aronofsky’nin ellerinde ayrı bir güzeldi. Hani adaylar arasında o olmasaydı, Michelle Williams’ın almasını isterdim. Williams Oscar’ı ve başka ödülleri o kadar sağlam yokluyor ki, birgün mutlaka alacaktır.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Burada da Geoffrey Rush’ın Christian Bale karşısında yer alması talihsiz olmuş. Oyunculuğa tüm benliğini vermiş bir Bale için tam sırası. Rush bununla birlikte 4 kez aday gösterilip, 1 kez Oscar almış bir oyuncu olarak bu sonuca razıdır. Diğer adaylar bu ikili karşısında ayrıntı olarak kalmaktalar.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Bu kulvarın haciz memuru ise başından beri Melissa Leo oldu. Rol arkadaşı Amy Adams da fena değildi. Şansının az olduğunu bilsem de Hailee Steinfeld benim tek favorim. Akademi bir çılgınlık yapıp ödülü ona verir mi, pek sanmıyorum. Oysa Leo gibi yılların tecrübesini hayat verdiği bu yan role aktarmayı bilmiş bir oyuncunun karşısında, En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde yarışmaya yakışan bir oyunla Steinfeld’ın yarıştırılması da ayrı bir talihsizlik. Hoş, orada da Natalie Portman faktörü tüm yolları tıkamış vaziyette. Steinfeld de şansını “yardımcı” konumunda aramayı deneyecek. Şu haliyle gelecek vaat eder mi, eder. Yaşı genç, daha çok aday olur, ödül alır diye düşünülebilir. Karşısına Aronofsky, Boyle, Fincher, Nolan, Coen gibileri çıkarsa zaten hiç kurtuluşu yok alır. O zaman su küçüğün, Oscar büyüğün.

En İyi Orjinal Senaryo: Durumu Mike Leigh filmi Another Year dışında değerlendirirsek, The King's Speech en şanslı gözükeni. The Kids Are All Right ve Inception gibi cesur senaryoları, özellikle de Inception’ın yıllar boyu tartışılacak döngüsünü hiç olmazsa bu kategoride ödüllendirirler mi bilinmez. Ama The King's Speech’in sadece Colin Firth’den ibaret bir film olmadığı da biline.

En İyi Uyarlama Senaryo: Belki de genel kanı olarak The Social Network’ün en iyi olduğu alan burası. Aslında her şartta 127 Hours’un Danny Boyle yorumunu, The Social Network’ün gevezeliğine tercih ederim. Bana göre film, en garanti Oscar’ını buradan çıkaracak. Toy Story 3 de çok methedilenlerden. Fakat ben henüz 1 ve 2’sini izlemediğim için 3’e de henüz ilişmedim. Hem o En İyi Animasyon ödülünü çoktan aldı. True Grit ve Winter's Bone, diğer filmlerin içeriğine nazaran daha kişisel kaldıkları, evrensel mesajlar yüklenmedikleri için geri plânda kalacaklardır.

En İyi Yabancı Film: İlginç biçimde Golden Globe’da aday olan beş filmden üçü Oscar adayı olamadı. Aralarından sadece Biutiful ve Haneke ile dirsek temasındaki tüyler ürperten Yunan filmi Dogtooth’u gördüm. Bu kategorinin favorisi şimdilik Danimarka filmi In a Better World gözükse de, şu listedeki hangi film Biutiful’dan daha güzel olabilir ki? İspanyolca konuşmasına aldırmadan Bardem’i En İyi Erkek Oyuncu’ya aday gösteriyorlar da, filmin kendisini 10 aday filmin arasına koymuyorlar diye bir isyan bayrağı daha açılabilir. Kazanması haklı olarak garanti olanlar dışında Nolan, Bardem, Inception, Biutiful dörtlüsü gibi şansı az olanlar Oscar üstü bir duruştalar benim gözümde.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melih
mesaj Feb 2 2011, 01:52 AM
İleti #5


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,451
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 2



QUOTE
Şayet Christopher Nolan bir gün şu anki olağanüstü vizyonundan sapıp Twitter’ın ortaya çıkışı ile ilgili bir film veya çok ilgi görmüş bir Uzakdoğu remake’i yapsa bile birgün bu ödül ona bir şekilde verilecektir.

Sanmam çünkü zaten filmi bir remake.

Bu ileti melih tarafından Feb 2 2011, 01:59 AM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
freelast
mesaj Feb 7 2011, 03:20 PM
İleti #6


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Çevirmen
İleti: 658
Katılım: 28-November 08
Üye No.: 5,266



Biutiful ve The Illusionist dışında bütün filmleri izledim. Artık genel bir değerlendirme yapabilirim sanırım.


En İyi Film: Winter's Bone ve The Social Network dışındakilerin hepsi beğendiğim filmler. Ödülü kazanacak film belli aslında, istememe rağmen The Social Network kazanacak gibi görünüyor! Ama bana göre yılın en iyi filmleri Black Swan ile Inception. Kazanmasını istediğim ise Black Swan. Bağımsız adaylardan The Kids are All Right'ı çok beğenmeme rağmen kazanacağını pek sanmıyorum. Facebook dışında kim kazansa sevinebilecekken, çıkacak sonuca üzüleceğim gibi görünüyor.

En İyi Yönetmen: "Neden Christopher Nolan aday değil?" Herkes bu soruyu sorup komplo teorisi kuruyor ve o aday olsa David Fincher'ın kazanmasına şaibeli gözüyle bakılacaktı deniyor. Açıkçası ben öyle sert düşünmüyorum ama David Fincher kazanacak olsa bile en azından Nolan'ın adaylığı hak ettiğini düşünüyorum. Christopher Nolan aday olsaydı da benim kazananım değişmeyecekti; bazı sahnelerde adeta Natalie Portman ile karşılıklı oynuyormuş gibi varlığını hissettiğim Darren Aronofsky.

En İyi Erkek Oyuncu: En büyük favori Colin Firth kazanacak gibi görünüyor. En iyi filmde de olduğu gibi, yine facebook dışında kim kazansa üzülmeyeceğim bir kategori, ama benim gönlümden geçen James Franco.

En İyi Kadın Oyuncu: Blue Valentine'de Ryan Gosling'i aday yapmaları gerekirken Michelle Williams'ı yapmışlar, aynısı Nicole Kidman için de geçerli, Aaron Eckhart çok daha başarılıydı bence. O bakımdan onların alabileceğini sanmıyorum. Diğer adayların hepsi çok başarılıydı ama yine de kazanacak aday eşsiz performanısyla Natalie Portman olacak.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Geoffrey Rush'ın en büyük şanssızlığı karşısında Christian Bale'nin olması, aksi takdirde kazanırdı. Ne var ki Christian Bale kazanacak... Bu arada Mark Buffalo'yu da çok beğendiğimi söylemeden edemeyeceğim.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Burası da en iyi yardımcı erkek adaylığı gibi kesin bence... Melissa Leo.

En İyi Animasyon: The Illusionist'i izlemedim, diğer ikisi de ödül kazanacak filmler değil bence. smile.gif Ama en iyi filme de aday olması bakımından kazanacak film Toy Story 3.

En İyi Görüntü Yönetimi: Inception.

En İyi Orijinal Senaryo: The Kids Are All Right.

En İyi Uyarlama Senaryo: 127 Hours.

En İyi Sanat Yönetimi: Inception.

En İyi Kostüm: Alice in Wonderland

En İyi Kurgu: Black Swan.

En İyi Görsel Efekt: Inception.

En İyi Ses: Inception.

En İyi Ses Miksaj: Inception.

Bu ileti freelast tarafından Feb 7 2011, 05:50 PM yeniden düzenlenmiştir.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
freelast
mesaj Mar 1 2011, 03:08 PM
İleti #7


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Çevirmen
İleti: 658
Katılım: 28-November 08
Üye No.: 5,266



Oscar'ı izlemeden değerlendirme yapmak istemedim, dün gece banttan tekrarını izlediğime göre kazananlar ve tören hakkında izlenimlerimi paylaşabilirim sanırım...

Geceyle ilgili ilk izlenimim sönük olduğu yönünde. Sunucular ise zaten sönük olan bu geceyi iyice aşağı çektiler diye düşünüyorum. Anne Hathaway yine fena değildi ama James Franco tam bir fiyaskoydu. Geceye iyi başlamaya çalıştı fakat beceremediğini hissettikçe yüzü iyice düştü, bu da performansına yansıdı. Anne Hathaway kurtarmaya çalışsa da tek başına yeterli olamadı. Öyle ki; Anne Hathaway bir espri yapıyor veya elbisesinin fırfırlarını sallıyor, salon gülüyor ama otuz santim yanındaki James Franco kafasını çevirip ona bakmıyor, espriyi devam ettirme gibi bir çabaya girmiyordu. Bu duruşu tüm tören boyunca devam etti. Daha önce oldu mu hatırlamıyorum ama, ciddi bir dalda adaylığı olan genç bir isme sunuculuk yaptırmanın yanlış bir seçim olduğunu düşünüyorum, çünkü adaylığı için heyecanlı olması ve sunuculuğa konsantre olamaması gayet doğal. Sunuculara fazlasıyla değindiğimin farkındayım ama sunucunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oldum, çünkü sunucuların bu başarısız performansı tüm salona yansıdı.

Kimin söylediğini kaçırdım ama Oscar öncesi adaylara verilen yemekte, büyük ihtimalle akademi başkanıdır, ödül alanın cebinden kağıt parçası çıkartıp onlarca kişiye teşekkür etmesinin iyi bir televizyonculuk olmadığı vurgulanmış, bu durum törene ciddi biçimde yansıdı. Natalie Portman ve Tom Hooper dışında kimse çok fazla teşekkür sıralamadı, genelde akademiye teşekkür etmekle yetindiler, ki bu durum bazen kızsak da gelenekselleşmiş olduğunu düşündüğüm teşekkür merasiminin yaşanmamasına ve ödülü alanın fazla konuşmadan hemen çekilmesine neden oldu. En güzeli ise Kirk Douglas'ın Melissa Leo'ya ödülünü verdiği dakikalardı... Melissa Leo'nun Kirk Douglas'a 'Çok iyi görünüyorsun, tören sonrası işin var mı?' diye sormasından olsa gerek Kirk Douglas Melissa Leo'nun yanından ayrılmak istemedi, sonra da bastonla kol kola gittiler. : )

Kazananlar bakımından fazla bir şey söylemek istemiyorum çünkü genelde almasını istediklerim veya alsa üzülmem dediklerim kazandı. Bir tek en iyi film ve en iyi yönetmeni Black Swan'in almasını isterdim ama The King's Speech'e de sevindim açıkçası...

İyisiyle kötüsüyle bir Oscar törenini daha geride bıraktık... Umarım 2011 yılı sinema adına çok daha güzel bir yıl olur...

Bu ileti freelast tarafından Mar 1 2011, 03:11 PM yeniden düzenlenmiştir.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 11th December 2019 - 09:54 AM