IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> Once (2006), Yalın bir aşk hikayesi...
ratasoy
mesaj Dec 14 2009, 06:12 PM
İleti #1


Share is everthing...
***

Grup: Üyeler
İleti: 127
Katılım: 13-December 09
Nereden: Antalya
Üye No.: 6,889



Once (2006)


forum resmi


IMDB
Once (2006)

Once (2006) PosteriYönetmen: John Carney
Tür: Array
Slogan: Array
IMDB Notu: 8.1 / 10 (30,470 oy)
Oyuncular: Glen Hansard, Markéta Irglová, Hugh Walsh, Gerard Hendrick, Alaistair Foley


2006 yılının en başarılı filmlerinden, Sundance Ödüllü ve Oscar’da en iyi beste ödülünü kapmış olan Once,günümüz dünyasında maddesel koşuşturmalardan uzak,içinde varolan salt aşkı berrak müzikleri ile tatlandırmış bir film olarak çıkıyor karşımıza.Mesleği süpürge tamircisi olan Glen Hansard süpürgeleri tamir etmekten çok gitarından çıkan ezgiler ile ruhunu tamir etmektedir.Bu varolma savaşı sırasında kendine bir hayat kurmayı planlayan Çek göçmeni kızımız Marketa ile tanışır.Glen Hansard eski sevgilisinden yakın bir zamanda ayrılmasının acısını,para beklentisi olmadan akşam saatlerinde çaldığı gitar ile dindirmektedir.Aşağıda verdiğim diyalog ise filmde etkilendiğim bir sahneden alıntıdır.

QUOTE
GH,Glen Hansard
M,Marketa

M-Nasıl oluyor da bu şarkıyı
gündüzleri hiç duymuyorum?
Oysa seni her gün görüyorum.

GH-Gündüzleri, insanlar bildikleri
şarkıları duymak isterler, aşina olduklarını.

GH-Demek istediğim, öbür türlü
pek para kazanamam.

GH-Bu şarkıları sadece geceleri çalıyorum.
Çünkü kimse dinlemez.

M-Ben dinlerim.

GH-Öyle ama senden de 10 sent geldi.

M-Ne yani, bütün derdin para mı?
O zaman neden gidip bir
dükkanda falan çalışmıyorsun?

GH-Dükkanda yaptığım
bir işim var zaten.
Neyse, ben artık işime döneyim,
olur mu?

M-Tanıştığımıza memnun oldum.

forum resmi

Glen Hansard'ın hemen sonra Çek kızımız Marketa'ya tutulması aslında çivi çivi söker anlayışından çok,kendi ile verdiği savaşı kazanmaya yakın olduğu hissine kapılmasından kaynaklanır.Gel zaman git zaman Glen Hansard ve Marketa ortak bir yönlerinin olduğunu keşfederler.İşte tam bu sırada filmin büyüleyici müzikleri ile karşı karşıya kalmaya başlıyorsunuz.Film sizi muhteşem müziği ile etkisi altına alıyor.Filmde yer alan şarkılar sanki ilişki içerisindeki anahtarları barındırıyor.Müzik giriyor siz anahtarları toplamaya başlıyorsunuz tam da hepsini topladım dediğinizde kapıyı açmaya gidiyorsunuz fakat Çek kızımızın "Miluju Tebe" sözcükleri suratınıza kapatılan bir kapı oluyor ve sizi en başa götürüyor.


Filmin öyle sahneleri var ki,yalınlığın içine gizlenmiş ayrıntılar yüzünüze bir balyoz gibi vuruluyor.Bence bu filmde bir şeyler var.Hani her izlediğinizde bazı sahnelere değişik anlamlar yükleyebileceğiniz filmler vardır ya,işte bu film tam olarak onlardan.

Filmin sonu da filme yakılır şekilde kurglanmış.İzleyin ve görün diyorum.

Bu filmde gördüğüm aşk tanımlamasına yakın bir yazıyı geçenlerde bir yerlerde okumuştum.Hatta not etmiştim bir yerlere.Bu tanımlamayı sizinle paylaşarak incelememi sonlandırmak istiyorum.

"Birbirine değil de birlikte aynı yöne bakabilmekmiş aşk, en basit ifadeyle " diyor bir üstadımız...

Son olarak filmin soundtrack albümüdeki şarkı isimlerini vermeden geçemiyorum.
QUOTE
•Falling slowly
•If you want me
•Broken hearted hoover fixer sucker guy
•When your mind’s made up
•Lies
•Gold
•The Hill
•Fallen from the sky
•Leave
•Trying to pull myself away
•All the way down
•Once
•Say it to me now


Mutlaka izlenmesi gereken bir film diyor
Saygı ve sevgilerimi sunuyorum...


--------------------
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz;
şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde...

forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
NeOsiris
mesaj Dec 18 2009, 11:49 PM
İleti #2


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 37
Katılım: 28-March 08
Üye No.: 2,823



müzik içerikli filmlerin en iyilerinden biri bence. ayrıca çok dokunaklı.


--------------------
Yapayalnız, korkunç iğrençlikleri içinde yapayalnız insanlar sokaklarda koşuşacak; gözleri bir yere dikili, dertlerinden hem kaçıp hem onu içlerinde taşıyarak, ağızları açık, kanatlarını çırpan dil-böcekleriyle önümden yorgun argın geçecekler. O zaman katıla katıla güleceğim; gövdem, düğün çiçekleri ve kasımpatıları gibi açılan ne idüğü belirsiz pis kabuklarla kaplı olsa bile güleceğim. Sırtımı bir duvara dayayıp önümden geçtikleri sırada, 'Biliminiz nerede? Hümanizminiz ne oldu? Düşünen kamış onurunuzdan ne haber?' diye haykıracağım. Jean-Paul Sartre
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 9th December 2019 - 05:37 PM