IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

9 Sayfa V < 1 2 3 4 5 > »   
Reply to this topicStart new topic
> Merak ettiklerimiz, İzleyenler yorumlasın.
Funkster
mesaj Jul 16 2007, 12:47 AM
İleti #31


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



Bence Billy Bob Thornton gerçekten çok iyi bir aktör. Ama o da kronik bir Hollywood hastalığından muzdarip. Nicholas Cage'i de bu hastalık mağdurları arasında sayabilirim. Thornton'un bahsi geçen Simple Plan ve The Man Who Wasn't There (buyrun) performanslarını ben de çok severim. Ama kendisinin bu elim hastalığı son zamanlarda fazlasıyla hissettiğini düşündüğümden Monster's Ball sonrası yollarımız ayrıldı. Fakat tavsiyeleriniz doğrultusunda Sling Blade'i izlemek şart oldu. flowers.gif
Ufaktan Coen bahsi açılmışken, onlarla ilgili bende eksik bir parça mevcut. Laf aramızda pek tamamlamaya da niyetim yok ama neticede bu bir Ethan Coen & Joel Coen filmidir..
IMDB
The Ladykillers (2004)

Directed by: Ethan Coen, Joel Coen
Genre: Comedy / Crime
Tagline: The greatest criminal minds of all time have finally met their match.
Plot Outline: An eccentric, if not charming Southern professor and his crew pose as a band in order to rob a casino, all under the nose of his unsuspecting landlord: a sharp old woman.
User Rating: 6.2 / 10 (20,645 votes)
Runtime: 104 min
Awards: 3 wins
Cast: Tom Hanks, Irma P. Hall, Marlon Wayans, J.K. Simmons


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Siyanure
mesaj Jul 16 2007, 10:20 AM
İleti #32


orada olmayan adam
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 493
Katılım: 6-July 07
Nereden: dark city
Üye No.: 149



The Ladykillers vasat bir komedi bence. Kara mizahta bu kadar uzmanlaşmış Coen'lerin duraklama hatta gerileme sürecine girdiği Intolerable Cruelty ile birlikte kendilerine yazık ettiklerini düşünüyorum. Her ne kadar eklemeler yapmış olsalar da 1955'teki orjinal The Ladykillers'a dayanıyor senaryosu. Intolerable Cruelty'nin senaryosunu da başkaları yazmış. Her biri birbirinden akıllıca yazılmış filmlerden sonra neden iki filmde böyle bir üşengeçlik yaptılar anlayamadım. Diğer filmlerindeki inceliklerden eser yok bu filmlerde. Üretkenliklerini kaybettiler diyordum ki Paris,je t'aime'e çektikleri kısayla bir silkelendiler ve büyük umutlar beslediğim No Country For Old Men ile eski günlerine dönerler umarım.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
paranoid
mesaj Jul 16 2007, 06:33 PM
İleti #33


Gözleri içine düşmüş kırık bir kukla...
***

Grup: Üyeler
İleti: 435
Katılım: 14-July 07
Nereden: Bölge
Üye No.: 172



Coen kardeşlerin The Ladykillers'ını Tom Hanks'a yapılmış bir komplo olarak değerlendiriyorum smile.gif
Sevgili Funkster bu filmle ilgili olarak niyetinizde herhangi bir değişikliğe gidebilmeniz için hiç bir sebep bulamıyorum.

Philip Seymour Hoffman takıntılı bir merakım var benimde. Aktörün izlemeye değer tüm filmlerini izlediğimi söyleyebilirim öncelikle, bulunduğu herhangi sahnede gözlerimi alamadığım oyunculardan bir tanesi. Şimdi geriye, bazılarında yardımcı erkek oyuncudan da daha zayıf rolleri canlandırdığı filmler kaldı. Yardımcı erkek oyuncu olarak göründüğü Flawless gözüme takılıp duruyor. Ne dersiniz ?

IMDB
Flawless (1999)

Directed by: Joel Schumacher
Genre: Drama / Comedy
Tagline: Nobody's Perfect. Everybody's Flawless
Plot Outline: An ultraconservative security guard (DeNiro) suffers a debilitating stroke and is assigned to a rehabilitative program that includes singing lessons--with the drag queen next door.
User Rating: 6.0 / 10 (5,061 votes)
Runtime: 112 min
Awards: 3 wins
Cast: Robert De Niro, Philip Seymour Hoffman, Barry Miller, Chris Bauer


Bu ileti iqmachine tarafından Jul 16 2007, 06:34 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
"Bir filmi açıklamak zordur, çünkü onu anlamak kolaydır."
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
skyser
mesaj Jul 16 2007, 08:07 PM
İleti #34


Yine yeni yeniden
Group Icon

Grup: Çevirmen
İleti: 637
Katılım: 10-June 07
Üye No.: 43



Bence Flawless kaçırılmayacak bir film. İki kere izledim, denk gelse gene keyifle izlerim.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Jul 17 2007, 02:51 PM
İleti #35


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



Ladykillers cidden Coen'lerin en zayıf filmidir. Hiç beğenmemiştim. Bir Coen komedisi izlenecekse bu tekrar tekrar da olsa Big Lebowski olmalı ama Ladykillers olmamalı. Hemen hemen tek bir sahnede bile zevk almadım desem yeridir.

Flawless ise Joel Schumahaer'in en sevdiğim filmlerinden biridir. Özellikle Seymour Hoffman'ın performansı her zamanki gibi tavan yapmıştır. Bence de kaçırmamak gerekir. Kesin beğeni ile izlersiniz. smile.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Jul 17 2007, 08:18 PM
İleti #36


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



QUOTE(iqmachine @ Jul 16 2007, 04:33 PM) *

Philip Seymour Hoffman takıntılı bir merakım var benimde.

O merak bende de var. Flawless'i CNBC-E'de Ustalara Saygı kuşağında izlemiştim. Her ne kadar Schumacher'e usta gözüyle bakmıyor olsam da, film kendisi adına farklı bir deneme olarak görülebilir. Geçirdiği bir kaza sonucu yürüme ve konuşma zorluğu çeken güvenlik görevlisi Walt'a (De Niro) doktoru terapi olsun diye müzik dersleri almasını önerir. O da mecburen transeksüel komşusu Rusty'den (Hoffman) piyano dersleri almaya başlar. Aslında konu olarak çok sıkıcı gelmişti bana. Zıt kutupların birbirine yakınlaşmasını anlatım olarak yavan bulmuştum. Ama "ben bir Hoffman hayranıyım" diyen bir kişi hala Rusty'yi görmediyse eşek sudan gelinceye kadar dayağı hakediyor bence. fool.gif Öyle ki, De Niro'nun zor olarak görülen rolünü bile gölgede bırakan, onu Hoffman'dan rol çalmaya uğraştıran bir performans sergiliyor. Güzel de bir dans sahnesi var. Ama konudan ziyada oyunculuk yönünden tatmin edici bir film olduğunu düşünüyorum.

Bu ileti Funkster tarafından Jul 17 2007, 08:19 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
paranoid
mesaj Jul 17 2007, 09:40 PM
İleti #37


Gözleri içine düşmüş kırık bir kukla...
***

Grup: Üyeler
İleti: 435
Katılım: 14-July 07
Nereden: Bölge
Üye No.: 172



QUOTE(Funkster @ Jul 17 2007, 09:18 PM) *

QUOTE(iqmachine @ Jul 16 2007, 04:33 PM) *

Philip Seymour Hoffman takıntılı bir merakım var benimde.

O merak bende de var. Flawless'i CNBC-E'de Ustalara Saygı kuşağında izlemiştim. Her ne kadar Schumacher'e usta gözüyle bakmıyor olsam da, film kendisi adına farklı bir deneme olarak görülebilir. Geçirdiği bir kaza sonucu yürüme ve konuşma zorluğu çeken güvenlik görevlisi Walt'a (De Niro) doktoru terapi olsun diye müzik dersleri almasını önerir. O da mecburen transeksüel komşusu Rusty'den (Hoffman) piyano dersleri almaya başlar. Aslında konu olarak çok sıkıcı gelmişti bana. Zıt kutupların birbirine yakınlaşmasını anlatım olarak yavan bulmuştum. Ama "ben bir Hoffman hayranıyım" diyen bir kişi hala Rusty'yi görmediyse eşek sudan gelinceye kadar dayağı hakediyor bence. fool.gif Öyle ki, De Niro'nun zor olarak görülen rolünü bile gölgede bırakan, onu Hoffman'dan rol çalmaya uğraştıran bir performans sergiliyor. Güzel de bir dans sahnesi var. Ama konudan ziyada oyunculuk yönünden tatmin edici bir film olduğunu düşünüyorum.


Soruyu sorarken köteğin kokusunu almadım dersem yalan olur. Ben bir Hoffman hayranıyım ve bu durumda diz kapaklarıma doğru inen kötek darbelerine maruz kalmadan önce, koşarak Flawless'i izlemeye gidiyorum oleyo.gif


--------------------
"Bir filmi açıklamak zordur, çünkü onu anlamak kolaydır."
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
paltosuz
mesaj Jul 19 2007, 05:19 PM
İleti #38


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 150
Katılım: 2-July 07
Üye No.: 141



Philip Seymour Hoffman'ın altından kalkamayacağı rol yoktur bence. ben de hoffmanseverim yani. Flawless'ta izleyip bayılmıştım, Rusty'yle birlikte vakit geçirmek istediğimi hatırlıyorum filmden sonra.
güzellik yahu:
forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
BuRnOut
mesaj Jul 20 2007, 07:10 PM
İleti #39


Edilgen Bir Uyumsuz
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,851
Katılım: 31-May 07
Nereden: Düşler Ülkesi.
Üye No.: 8



Bir arkadaşım "biraz" Amelie'ye benziyor diyerek bu filmi önerdi. Ama bu tavsiyeyle az kötü film izlemedim hani, yine sonu hüsranla bitecek bir girişimde bulunmakta istemiyorum. İzleyenler varsa yorumlarını almak isterim.

IMDB
Jeux d'enfants (2003)

Directed by: Yann Samuell
Genre: Comedy / Drama / Romance
Tagline: From the visionary mind of director Yann Samuell comes France's hit comedy!
Plot Outline: As adults, best friends Julien and Sophie continue the odd game they started as children -- a fearless...
User Rating: 7.3 / 10 (5,217 votes)
Runtime: Japan:90 min / Canada:93 min (Toronto Internation...
Awards: 3 wins
Cast: Guillaume Canet, Marion Cotillard, Thibault Verhaeghe, Joséphine Lebas-Joly


--------------------
forum resmi

Zaman, hediye vermez insana
ve doğru diye bir şey yoktur onun kıyısında



User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
siroguz
mesaj Jul 20 2007, 07:21 PM
İleti #40


some are born to sweet delight, some are born to endless night
Group Icon

Grup: Müdavim
İleti: 435
Katılım: 22-June 07
Nereden: bir yerdeyim...
Üye No.: 112



Şahsen bana Amelie'den daha fazla hitap eden bir filmdi Jeux d'enfants. Hoş, naif bir aşk filmi. Bende çağrıştırdıkları nedeniyle pek sevgiyle hatırlamasam da izlenmesi gereken bir film. Hatta belki şimdi izlersem sevebilirim. smile.gif


--------------------
Bahçelerde ve yatak odalarında, bodrum katlarında ve tavan aralarında dolaşır, köşelerden döner, kapılardan pencerelerden geçerim, kaldırımlarda gezinir, merdivenlerden çıkar, halıların üzerinde, oluklardan aşağı, gökyüzünde ilerlerim, arkadaşlarla, âşıklarla, çocuklarla ve kahramanlarla gezerim; bunların hepsi de algıladığım, hatırladığım, hayal ettiğim, çarpıttığım ve netleştirdiğim şeylerdir.
Tom Robbins - Another Roadside Attraction
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melih
mesaj Jul 20 2007, 09:21 PM
İleti #41


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,451
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 2



Ruh ikizi benzeri, iki oyun ikizi yaramazın okul sıralarında birbirlerini bulmaları ve birbirlerine ömür boyu meydan okumaları üzerine çocuksu bir tatta süren, güzel bir filmdir. Ne zaman görsem bıkmadan 5-10 dakika izler, yüzüme tatlısından bir gülümseme çalar, sonra kanalı değiştiririm.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Jul 21 2007, 12:47 AM
İleti #42


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



Ya bırakın şimdi şu "Var mısın?" oyunlarını da Funkster; abi sen şu Namesake'den bahset yav. Koymuşsun imzana, merak ediyoruz, canımız çekiyor. O nasıl cezbedici, merak uyandırıcı bir imzadır öyle? İnsanın canı film sefası ardından inceleme safhası çekiyor. You know what i mean? fool.gif

Adettendir:
IMDB
The Namesake (2006)

Directed by: Mira Nair
Genre: Drama
Tagline: Two Worlds. One Journey.
Plot Outline: American-born Gogol, the son of Indian immigrants, wants to fit in among his fellow New Yorkers, despite his family's unwillingness to let go of their traditional ways.
User Rating: 7.8 / 10 (2,770 votes)
Runtime: Canada:122 min (Toronto International Film Festiva...
Cast: Irfan Khan, Kal Penn, Jagannath Guha, Ruma Guha Thakurta


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Jul 21 2007, 01:38 AM
İleti #43


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



Çok sevdiğim, aynı zamanda nefret ettiğim James Joyce başyapıtı Ulysses'den hatırladığım acayip bir kitap okuma yöntemi vardı: Başucuna 10 kadar kitap koyup herbirinden birer sayfa okumak.. Sıcaklardan mıdır nedir tek bir yazıya konsantre olamama durumu var bende. (Bu yüzden kış mevsimini daha çok severim zaten.) Bazen okurken olmasa da, yazarken buna benzer bir yöntem izliyorum. Masaüstümde 8-10 tane film, word dosyası şeklinde bekler. Zaman buldukça hepsine veya birkaçına cümleler eklerim. Onlardan biri de The Namesake. Fırsat bulduğumda mutlaka bahsedeceğimdir. Çok sevdiğimi söylememe gerek yok sanırım. Rezerve inceleme olsun. tongue.gif

Bu arada Amelie demişken, son Cannes jüri başkanımız Stephen Frears'ın bir filmi geldi aklıma. Birkaç eleştiri yüzünden askıya aldığım bir filmi var kendisinin. High Fidelity gibi başucu filmlerimden biri yanında birkaç hayalkırıklığıma da imzasını atmış bir yönetmen olarak, aşağıdaki filmi ile ilgili izleyenlerin yorumlarını almak isterim.
IMDB
Dirty Pretty Things (2002)

Directed by: Stephen Frears
Genre: Crime / Drama / Thriller
Tagline: We [the immigrants] are the ones you do not see. We drive your cabs, clean your rooms and suck your cocks.
Plot Outline: An illegal Nigerian immigrant discovers the unpalatable side of London life.
User Rating: 7.5 / 10 (11,282 votes)
Runtime: 97 min
Awards: Nominated for Oscar.
Cast: Chiwetel Ejiofor, Kriss Dosanjh, Israel Aduramo, Yemi Ajibade


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
paranoid
mesaj Jul 21 2007, 10:26 AM
İleti #44


Gözleri içine düşmüş kırık bir kukla...
***

Grup: Üyeler
İleti: 435
Katılım: 14-July 07
Nereden: Bölge
Üye No.: 172



Sadece Audrey Tautou için bile izlenebilir bir film, ama zaten Tautou'dan fazlası var. Chiwetel Ejiofor'u da görmezden gelmek büyük haksızlık olur.Sadece göçmenlerin yaşadığı zorluklara dair anlatılan bir öykü değil Dirty Pretty Things. Evet, merkezde göçmenlik var, fakat onun çevresinde şekillenen aşkı,dostluğu,sadakatı,suçu ve diğer bir çok ahlaki boyutu başarıyla işlemiş.
Daha özel de ise sıklıkla kaçınma-kaçınma ve yaklaşma-kaçınma çatışması yaşayan bireylerin, hem gündelik hem de gelecek yaşantıları adına çıkış bulma mücadelesi...


--------------------
"Bir filmi açıklamak zordur, çünkü onu anlamak kolaydır."
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
BuRnOut
mesaj Jul 21 2007, 11:56 AM
İleti #45


Edilgen Bir Uyumsuz
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,851
Katılım: 31-May 07
Nereden: Düşler Ülkesi.
Üye No.: 8



Ben durumu 1-1'e getireceğim. Göçmenlik, ırkçılık, politik eleştiri veyahut başka konularda herhangi bir eleştiri yapıyorsa bir film, ben o eleştirilerinin sivri olmasını, en alakasız insanın bile anlayabileceği kadar net olmasını beklerim. Bu yüzden ki; The Host hiç sevmediğim ve midemi bulandıran filmlerden biri olmuştur. Eğer politik eleştiri bir filmde o kadarla kalıyorsa, hiç olmaması kanımca daha iyidir. Neticede her çorbanın tadı güzel olmaz. Bu filme gelirsek; hem yönetmenin tek düze yönetimi beni tatmin etmemişti, hem de filmin dağınıklığı ve eleştirilerin bir türlü "gerçek" bir eleştiri gibi durmaması beni rahatsız etmişti. Filmin içinde birçok karikatürize edilmiş karakter ve özensiz hazırlanmış, peşi sıra gelişen olaylar zinciri var. Ama insanları iki kutba ayıracak cinstende göreceli kavramlar bunlar tabii. Ben şahsen, Audrey Tautou ve Stephan Frears isimleri yüzünden izlemiştim. Ama göçmenlikle ilgili bir film izlemek isteseydim aşağıdakileri tercih ederdim.

IMDB
Angst essen Seele auf (1974)

Directed by: Rainer Werner Fassbinder
Genre: Comedy / Drama / Romance
Plot Outline: Emmi, a woman truly in the second half of life falls in love with Ali, a more than ten years younger Arab guest worker...
User Rating: 8.1 / 10 (2,178 votes)
Runtime: Germany:93 min / USA:94 min
Awards: 3 wins
Cast: Brigitte Mira, El Hedi ben Salem, Barbara Valentin, Irm Hermann


Ya da Ken Loach'un en "yumuşak" filmlerinden biri olmasına karşın, Dirty Pretty Things'e tercih edeceğim bu filmi. (Yakında geniş bir incelemesini de ekleyeceğim.)

IMDB
Fond Kiss..., Ae (2004)

Directed by: Ken Loach
Genre: Drama / Romance
Plot Outline: Sparks fly in Glasgow's south side when a young Pakistani man enters into a relationship with a Caucasian woman.
User Rating: 7.3 / 10 (2,074 votes)
Runtime: 104 min
Awards: 7 wins
Cast: Atta Yaqub, Eva Birthistle, Shamshad Akhtar, Ghizala Avan


Bizim meşhur bu aradalarımızdan birini daha yapacağım. fool.gif Ben James Joyce'un Ulysses'ini üniversitede elime aldığımdan beri bırakamadım. Don Kişot, Bulantı, Yer Altından Notlar, Sıradan Delilik Öyküleri neyse benim için, Ulysses'te öyledir. Çok sevdiğim, aynı zamanda nefret ettiğim kalıbını bende John Steinbeck ve Ernest Hemingway için kullanabilirim ama. tongue.gif

Bu ileti BuRnOut tarafından Jul 21 2007, 11:59 AM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
forum resmi

Zaman, hediye vermez insana
ve doğru diye bir şey yoktur onun kıyısında



User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

9 Sayfa V < 1 2 3 4 5 > » 
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 6th December 2019 - 12:29 PM