IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> Alice in Wonderland (2010)
Harvey Dent
mesaj Mar 22 2010, 11:43 AM
İleti #1


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Editör
İleti: 1,054
Katılım: 8-September 08
Üye No.: 4,564



forum resmi


YEDİNCİ GEMİ FİLM BİLGİSİ
Alice in Wonderland (2010)

Alice Harikalar Diyarında
Forum resmi

Yönetmen: Tim Burton
Tür: Macera / Aile Filmi / Fantastik
Konu: En çok sevilen masallarından biri daha 3 boyutlu olarak beyazperdede. Johnny Depp, Çılgın Şapkacı rolünde ve Mia Wasikowska, çocukluk arkadaşları Beyaz Tavşan, Tweedledee ve Tweedledum, Fare, Tırtıl,...
IMDB Notu: 7 / 10 (23,360 oy)
RT Notu: 52 / 100
Süre: 108 dakika
Ülke: ABD    Dil: İngilizce   
Oyuncular: Mia Wasikowska, Johnny Depp, Helena Bonham Carter, Anne Hathaway, Crispin Glover


Lewis Carroll’ın 1865 yılında bir arkadaşının üç kızından en küçüğü olan Alice’e ithafen yazdığı öykü, Alice Harikalar Diyarında ve Aynanın İçinden olarak toplam iki kitapta toplanmıştı. İlk kitap Alice’in sürekli saatine bakıp acelesi olduğunu söyleyen bir tavşanın peşinden giderek bir tavşan deliğinden düşüp ulaştığı Harikalar Diyarına olan yolculuğunu ve bu yolculuk sırasında başından geçenleri anlatır. Aynanın İçinden’de ise evdeki bir aynanın içinden geçerek her şeyin ters olduğu bir satranç evrenine yolculuk yapar. Yazıldığı dönemden bu yana çocuk edebiyatının en önemli eserlerini oluşturmanın yanı sıra sinemanın sessiz yıllarından başlayarak çok sayıda filme uyarlanmış ve sinemayla da sınırlı kalmayıp pek çok popüler kültür ürününe ilham kaynağı olmuştur.

Yıllar yılı Alice’i şöyle büyük bir prodüksiyon ile sinemada Chesire kedisi gibi sırıta sırıta izleme hayaliyle yanıp tutuşmuş biri olarak bu ölümsüz eseri Tim Burton’ın uyarlayacağı haberiyle adeta Alice’in tavşan deliğinden düşerken gördüklerini ve hissettiklerini ta yüreğimde hisseder olmuştum. Gotik sineması ve toplum dışına itilmiş grotesk karakterleri sinemaya aktarmasındaki başarısı tartışılmayan yönetmenin elinde Alice gibi bir malzemenin kendi dili ve üslubuyla nasıl bir görsel şölene dönüşeceğini merakı içinde filmi sinemada hem de 3D formatında izleme onuruna eriştim.

Fakat… Sevgili Tim Burton sanırım bir yanlış anlaşılma oldu: Biz Alice Harikalar Diyarında’yı izleyeceğimizi sanmıştık, hani şu Lewis Carroll’ın kaleme aldığı…

Filmin ilk dakikalarından itibaren farkediliyor ki bu katiyen bir Alice Harikalar Diyarında uyarlaması değil. Linda Woolverton‘ın orijinal iki kitabı ve Jabberwocky şiirinden birkaç şeyi harmanlayarak ve Lewis Carroll’a ait bütün o bulmacamsı mantık zorlayan diyalogları süzerek yazdığı mümkün olabilecek en yüzeysel senaryonun sinemaya aktarılması. Evet, hem de Lewis Carroll’ın mezarında kemiklerinin sızım sızım sızlatacak kadar yüzeysel.

Her şeyden önce romanın kahramanı Alice 9 yaşında değil, 19 yaşında. Yaşadığı dönemin toplumuyla uyuşmayan genç kızlık ile kadınlık arası bir evreye yerleştiriliyor Alice. Tamam, kulağa enteresan geliyor. Alice de karakter olarak yaşadığı Victoria dönemi havasına pek uymuyor zaten. Fakat 19 yaşındaki Alice’e baktığımızda da çok edilgen bir karakter göremiyoruz ne yazık ki. Alice’in içine kapanıklığı ve şaşkınlığı bu filmdeki agresif Alice’te hiç yok. Üstelik film boyunca sürekli ya çok uzun ya çok kısa olup bir türlü normal boyuta gelememesi ve ne gerek varsa her sekansta giysi değiştirmesine bir de Mia Wasikowska’nın kötü oyunculuğu eklenince grotesk bir görüntü yaratmaktan öteye geçiremiyor karakteri.
Halbuki vücudundaki anormal değişiklikler Alice’in giderek kadınlığa adım atmasıyla pekala bağdaştırılabilirdi.

Oyunculardan devam edecek olursak, Johnny Depp çoğu Tim Burton işlerinde olduğu gibi yine delilik ile masumiyet arası bocalayan bir karakteri resmediyor. Fakat yüzündeki makyaj, gözlerini kertenkele gibi gösteren o devasa lensler ve palyaço kostümüyle perdeye hiçbir duygu yansıtamadığını düşünmekteyim. Yanlış anlaşılmasın, Johnny Depp’in oyunculuğundan şüphemiz yok, ama o drag queen makjajını da hiçbir oyunculuğun aşması mümkün değil sanırım.

Memnun kaldığım iki karakter ise birbirine zıt Kırmızı Kraliçe ve Beyaz Kraliçe tasvirleri. Helena Bonham Carter "Kırmızı Kraliçe" karakterine cuk oturmuş. I.Elizabeth’in komik bir karikatürünü andırıyor adeta. Herhangi bir şey onu sinir krizine sokabiliyor. Devasa kafasından mütevellit duygusal sorunlarıyla korku üzerine kurulu iktidarında geçirdiği nöbetler ise iki yaşında bir çocuğunkine denk.

Beyaz Kraliçe’yi canlandıran Anne Hathaway ise Hippi, vejetaryen, barışçı hatta punk-rock tiplemesiyle bu gotik masala çok yakışmış. Öykünün ruhuna uygun olarak abartılı oyunculuklardan medet uman ve istediğini alan Tim Burton, enerjisini tüm ekibe geçirmiş gibi görünüyor. Cheshire Kedisi, Mavi Tırtıl ve hatta çay partisi muhabbeti, Lewis Carroll’ın kafiye dolu dünyasını, tekerlemeler uydurup, felsefe ürettikleri tekinsiz ve delilikle çevrili bir alem olmaktan çıkarmış ve filmin harcananları arasında yerini almış.



Eserin orjinali için çok sert olduğu söylenir. (Türkçe hafifletilmiş çocuk kitaplarını dışarıda tutuyorum). Dolayısıyla Alice’in bir çocuk kitabı mı yoksa aslen yetişkinlere yönelik alegorik bir kitap mı olduğu tartışılır durur. Kişisel kanaatim kuantum fiziğinden, psychedelic akımına, Jorge Luis Borges’e kadar pek çok akıma ve sanatçıya ilham vermiş (içinde kafa uçuran bir kraliçenin bile olduğu) bir kitap çocuk kitabı değildir. Fakat Disney’in elinde bırakın sert bir metne sahip olmayı, Lewis Carroll’ın okudukça insanı Mavi Tırtılın üflediği duman gibi okuyanı tribal bir süzülüşe doğru sürükleyen havasından bile eser bırakılmamış.

3D olayına gelirsek Avatar’ı izledikten sonra bir filmin 3D çekilmesiyle, 2D çekilip daha sonra üzerine 3D yapılmasının ne kadar komik durduğu bir kez daha gözüme sokulmuş oldu. Hızlı sahnelerde pek çok şey anlaşılamıyordu, üstelik o rengarenk dünyayı koyu camlı bir gözlükle seyretmek de pek hoşuma gitmedi.

Disney'in adeta Disneyland için çektirttiği hissini veren filmin etrafını yoğun bir ticaret bulutu sarmış. Alice karakterinin hayal gücü ticaret'e adanmak ve uzakdoğu ticaret hattı harikalar diyarına benzetilmek suretiyle bu kapitalist tutuma ortak olan Tim Burton'ın bir başka büyük hayal kırıklığı yaratan filmi olmuş sonuçta. En kötü filmi değil çünkü daha önce Planet of the Apes'i çekmişti.
(Filmin yalapşap finalini izleyenler bu kurduğum ağdalı cümleyi anlayacaklardır flaugh.gif )

İlle de farklı bir Alice uyarlaması izlemek isteyenlere Jan Svankmajer’ın stop motion harikası 1988 yapımı Bunuelvari Alice uyarlamasını tavsiye ederim şiddetle. Svankmajer’ın Alice’inin dediği gibi you must... close your eyes... otherwise... you won't see anything.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
batigol-7
mesaj Mar 23 2010, 11:25 PM
İleti #2


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Çevirmen
İleti: 464
Katılım: 28-September 08
Nereden: Bakırköy
Üye No.: 4,735



Harvey, filmi yerden yere vurmuşsun, bir tekme de benim atasım geldi flaugh.gif

Kısaca yazıyorum film Alice değil Malice olmuş smile.gif

Maalesef ki ben de çok beğendiğimi söyleyemiyorum ama yeni nesil çocuk-genç arası jenerasyon için akıllarda kalıcı bir yapım olduğunu da göz ardı edemem.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
sofie
mesaj Jan 28 2011, 03:31 AM
İleti #3


Yeni Üye
*

Grup: Üyeler
İleti: 7
Katılım: 22-January 11
Üye No.: 8,523



kitabi delicesine sevmeme ragmen film hic hosuma gitmedi. yonetmenin yaptigi bir takim degisiklikler hic uymamis bence ayrica sikici da buldum


--------------------
film elestirileriWeb Sitem
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 19th January 2018 - 07:43 PM