IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

9 Sayfa V  1 2 3 > »   
Closed TopicStart new topic
> Funksterize
Funkster
mesaj Jun 25 2007, 03:03 AM
İleti #1


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Vacancy (2007)

Directed by: Nimród Antal
Genre: Horror | Mystery | Thriller
Tagline: How can you escape...if they can see everything?
User Rating: 6.3 / 10 (22,677 votes)
Runtime: 85 min | USA:80 min (R-rated version)
Awards: 1 nomination
Cast: Kate Beckinsale, Luke Wilson, Frank Whaley, Ethan Embry

İzlemeden önce konusunu ve bazı ufacık eleştirilerini okuduğum Vacancy gerçekten ilgimi çekmişti. Ama bir de izlendikten sonra yapılan yorumlar var ki, onlardan birkaçını da filmi izledikten sonra okuyunca "acaba ben başka bir film mi izledim" diye düşünmeden edemedim. Biraz övgü topladığı gibi (pazarlama hadisesi), utanmadan The Descent ayarına bile koyanlar olmuş. Macar asıllı Nimród Antal, klişelerden devşirme bir gerilimi yine klişelere kurban ederek (ki o klişelerden yola çıkarak özgünleşenler de olduğunu biliyoruz) vasat bir gerilim filmi sunuyor. Araları kötü olan bir çiftin bir gece ıssız bir otelde sabahlamak zorunda kalmaları, birkaç katil snuff film meraklısının da tesadüfen(!) o oteli mesken tutmuş olmalarından ben bile çok iyi film çıkarabilir, hatta zengin prodüktörlerden Vacancy: The Beginning teklifleri bile alabilirdim övünmek gibi olmasın. Güzel sayılabilecek bir fikir kabul etmek lazım. Ama fikirler bu kadar kolay harcanınca, adamlar da haliyle Uzakdoğu yeniden çekimlerine asılıyorlar tabi. Devir değişti, artık zeki olmak lazım. Bunun farkında olmayan bir sürü filmden sadece biri.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:39 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Jul 14 2007, 02:01 AM
İleti #2


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Naboer (2005)

Directed by: Pål Sletaune
Genre: Horror | Mystery | Thriller
Tagline: Noen dører bør aldri åpnes (Some doors should never be opened)
User Rating: 6.7 / 10 (1,883 votes)
Runtime: 75 min
Awards: 1 win
Cast: Kristoffer Joner, Cecilie A. Mosli, Julia Schacht, Anna Bache-Wiig

Sevgilisi Ingrid tarafından başkası için terkedilen John'un, yan dairesinde yaşayan Anne ve Kim adlı iki güzel ve gizemli kadın tarafından tuhaf olaylar zincirine sürüklenişini konu edinen Danimarka/İsveç/Norveç yapımı film, Alacakaranlık Kuşağı'nın günümüz şiddet anlayışıyla harmanlanmış sert ve çekici bir bölümü gibi sanki. American Beauty'yi senaryosunu beğenmediği için çekmek istemediği bir şehir efsanesi haline gelen Norveçli yönetmen Pål Sletaune'ün yazım ve yönetim olarak Alfred Hitchcock ve David Lynch sinemasından çok etkilendiği belli.. Ama ne bir taklit, ne de haddini bilmezlik olarak değil, kendi ayakları üzerine duran bir etkilenmeden söz edebiliriz. 70 küsür dakikalık süresi içinde yer yer sertleşmesine karşın, geriliminin ve tuhaflığının altını hep kısık ateşte tutması ve özellikle Kristoffer Joner ile Julia Schacht'in oyunculukları çok olumlu. Şizofreni ve paranoyanın altını tam çizememiş olsa da, aceleye getirildiği hissi vermeyen kısa kısa psikolojik vurgular yapan film, popüler sürpriz ataklara da fazla prim vermeyen, ama buna rağmen mütevazi sürprizleri de olan güzel bir gerilim.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:33 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Jul 16 2007, 12:25 AM
İleti #3


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
My Summer of Love (2004)

Directed by: Pawel Pawlikowski
Genre: Drama | Romance
Tagline: The most dangerous thing to want is more.
User Rating: 7.0 / 10 (5,351 votes)
Runtime: 86 min
Awards: 8 wins
Cast: Nathalie Press, Emily Blunt, Paddy Considine, Dean Andrews

Çeşitli suçların ardından girdiği hapiste hidayete ermiş ağabeyi Phil ile sahip oldukları barda yaşayan güzel Mona ve yaz tatili için Yorkshire kırsalındaki yaz evlerine gelmiş olan zengin kızı Tamsin arasında arkadaşlık ile başlayıp, aşka doğru ilerleyen bir ilişkiyi konu alan film, bu ilerleyişte bana göre hiç bir sorun yaşamıyor. Bu tip "zor" aşkların geçirdiği süreç inandırıcılık bakımından diğer mevsim normallerine göre daha ikna edici olmalıdır. My Summer Of Love'ın en başarılı olduğu noktalardan biri bu.. Bir diğeri ise Polonya asıllı yönetmen Pawel Pawlikowski'nin yine vatandaşı Ryszard Lenczewski ile kotardığı mükemmel görüntü yönetimi.. Renk ve ışık kullanımı seyir zevkini adeta körükler nitelikte. Taklit yeteneğiyle hayranlık uyandıran Nathalie Press, yükselen değer Emily Blunt ve tam bir bağımsız film askeri Paddy Considine'in rolleri bağımsız yapımların gerektirdiğinden fazlasını taşımaz gözükse de, sıradışı da olsa güzel bir aşk hikayesini teorik ve yüzeysel din eleştirileri sosuna bolca batırarak sunan film, özellikle finalindeki mütevazi sürpriz(ler)iyle farklı bünyelere farklı şiddetlerde kalp kırıklıklarına sebep olabilecek incelikte.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:34 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Jul 19 2007, 01:32 AM
İleti #4


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Unknown (2006)

Directed by: Simon Brand
Genre: Crime | Drama | Mystery | Thriller
Tagline: Trust no one. Fear everyone.
User Rating: 6.6 / 10 (8,302 votes)
Runtime: 98 min | 85 min (DVD)
Cast: James Caviezel, Greg Kinnear, Bridget Moynahan, Joe Pantoliano

Aslında fikir oldukça iyi sayılır: Beş adam, üzerlerinden kilitlenmiş bir depoda uyanırlar. Birbirlerini tanımamaktadırlar. Oraya neden, nasıl geldiklerini hatırlamamaktadırlar. Ama yavaş yavaş gerçekler aydınlandıkça aralarında iyi ve kötülerin bulunduğunu anlamaya başlarlar. Bu fikir, başlangıç itibariyle taşlarını iyi dizmiş, oyuna hazır bir vaziyette olmasına rağmen, son zamanların "kapalı bir mekanda geçmişi olmayan uyanışlar" veya "kapalı bir mekandan geleceğe ulaşma çabaları" furyasının sıradan bir uzantısı olmaktan öte gitmemiş sanki. Kilitli deponun dışında gelişen olayların, o iyi dizilmiş taşların birer birer devrilmesini sağlaması, bir de sırf şaşırtmaca olsun diye fena halde ıkınılmış finalin saçmalığı bence oyunu kaybettiren hamleler olmuş. James Caviezel, Greg Kinnear, Joe Pantoliano, Barry Pepper, Peter Stormare gibi işini iyi yapan oyuncularına, depodaki beş taşın ustaca dizilimine ve bir süre o taşların çok yerinde hamlelerle oyunu önde götürmelerine rağmen, "ben zekiyim" ukalalığına kapılan senaryonun zikzaklar çizmesiyle inandırıcılığını yitiren vasat bir film olup çıkıvermiş.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:34 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Jul 25 2007, 12:09 AM
İleti #5


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Yossi & Jagger (2002)

Directed by: Eytan Fox
Genre: Drama | Romance | War
Tagline: Love should never be a secret.
User Rating: 7.7 / 10 (1,825 votes)
Runtime: 65 min | Israel:67 min
Awards: 9 wins
Cast: Ohad Knoller, Yehuda Levi, Assi Cohen, Aya Steinovitz

İsrail yapımı 65 dakikalık Yossi & Jagger, “gay/lesbian movie” sınıfına konan ve çeşitli festivallerde ödüller kazanmış bir film. Küçük bir birimdeki İsrail askerlerinden, rütbece üstün olan Yossi ile er Lior “Jagger” arasındaki aşkı konu alan film, bu ikili merkezinde başka ufak ilişkileri de konu ediniyor. Birimde bulunan iki kadın askerden Goldie, birim komutanı ile yatarken, diğer güzel asker Yaeli ise Jagger’a aşıktır. Ama Yaeli’ye de aşık başka bir asker vardır. Bu sevgi kelebeklerinin oluşturduğu sevgi kalabalığının suyunu fazla çıkarmadan, kısa süresiyle fazladan sahne kalabalığı yapmadan konusunu işlemiş olan film, “keşke süreyi biraz uzatıp, daha dramatize olsaydı” dedirtmiyor da değil. Sonu az çok belli bir trajediye sahne olmasına karşın, bir Boys Don’t Cry, bir Brokeback Mountain sarsıcılığı beklenmemeli. Cesur performanslar gerektiren bu sınıfa ait filmlerden de nispeten zayıf kalıyor.. Yine de senaryosunda az da olsa hoş cümleler, iyi espiriler bulunan, konumuna rağmen hiçbir politik misyon üstlenmemiş sade bir film.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:36 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Jul 27 2007, 01:46 AM
İleti #6


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Great Balls of Fire! (1989)

Directed by: Jim McBride
Genre: Biography | Drama | Music
Tagline: The true story of a legend.
User Rating: 5.9 / 10 (4,886 votes)
Runtime: 108 min
Awards: 1 win
Cast: Dennis Quaid, Winona Ryder, John Doe, Stephen Tobolowsky

Great Balls Of Fire, en sevdiğim rock'n roll parçalarından biridir. Nicedir izlemek istediğim, Jerry Lee Lewis klasiği ile aynı adı taşıyan ve Lewis'in hayatını konu alan filme nihayet kavuştum. Detaylı biyografik özelliklere sahip olmasa da, tarafsız davranmakta çoğu zaman zorlandığım bu türdeki filmlerden biri olarak beni ziyadesiyle memnun etti. Rock'n roll şarkılarına özellikle piyano ile ne kadar güzel eşlik edileceğinin bir kanıtı olan Lewis'in en baba hitleri de resmi geçit yaptılar adeta. Dünyanın en iyi rock'n roll piyanistlerinden biri olarak anılmasının yanında, filmde de yoğun biçimde işlenen tartışmalı özel hayatı ile ilgili de bilgi edinmek mümkün.. Jerry Lee Lewis henüz 22 yaşındayken tüm baskılara rağmen kuzeninin 13 yaşındaki kızı Myra Gale Brown'a aşık olarak evlenmiş, bu da kamuoyunu epey meşgul etmişti. Brown'u canlandıran Winona Ryder, film çekildiğinde 18'indeymiş. Çok iddialı bir film olmamasına rağmen, şahsi beğenim doğrultusunda çok sevdim.. Ama filmin öyle bir kozu var ki, o da yüzü bana fazla Amerikan gelmesine rağmen 1994 yapımı Wyatt Earp'deki Doc Holliday performansını unutmadığım Dennis Quaid'in abartısı hiç de gözüme batmayan müthiş Jerry Lee Lewis yorumuydu. Gerçek Lewis'i TV'de izlemiş biri olarak Dennis Quaid'e hayran kaldım. Bir Holliday, bir de Lewis performanslarına bakınca oyunculuk böyle bir şey diyesi geliyor insanın.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:35 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Jul 29 2007, 01:24 AM
İleti #7


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Captivity (2007)

Directed by: Roland Joffé
Genre: Crime | Thriller
Tagline: When You Think The Worst Has Happened....Think Worse
User Rating: 4.6 / 10 (9,426 votes)
Runtime: 96 min
Awards: 4 nominations
Cast: Elisha Cuthbert, Daniel Gillies, Pruitt Taylor Vince, Michael Harney

Ne ile karşılaşacağımı tahmin ederek, nasıl karşılaşacağımı merak ederek zahmet ettiğim filmin tek ve yegane sebebi İngiliz yönetmen Roland Joffé idi. Kendisi 80'li yıllarımda beni çok etkilemiş olan The Killing Fields ve The Mission filmlerini düpedüz yönetmiş olan adamdı. Arada birkaç filmini takip edemeyip, Gary Oldman için katlandığım, Nathaniel Hawthorne romanına ihanet eden The Scarlet Letter'dan memnun olmama durumuna düşmemle birlikte takibi bırakmıştım. Öyle böyle 2007'ye geldik. Elisha Cuthbert'in Paris Hilton misali bir "celebrity"yi canlandırdığı için mi bilinmez, kimliği belirsiz şahıs veya şahıslarca haklı olarak bir bodruma hapsedilmesiyle cereyan eden olayları konu edinen, sıradanlığı paçasından akan bir film izleyeceğim, The Scarlet Letter'a rağmen aklıma gelmezdi.. Meğer The Scarlet Letter ne güzel bir filmmiş! Diyeceğim o ki, bu adamın takip edilecek bir yanı kalmamış. Zaten yeni projesi de şu iki Rus güzelinden mürekkep müzik grubu TATU ile ilgili bir drama imiş. Paris Hilton'dan bir Ripley kırması yaratabileceğine inanan, yaşlılığın kendisine hiç yaramadığını düşündüğüm Joffé için uğurlar olsun diyor, neresinden tutsanız elinizde kalacak film için sabırlar diliyorum.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:36 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Aug 14 2007, 01:43 AM
İleti #8


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Water (2005)

Directed by: Deepa Mehta
Genre: Drama | Romance
User Rating: 7.7 / 10 (5,117 votes)
Runtime: Canada:114 min (Toronto International Film Festiva...
Awards: Nominated for Oscar.
Cast: Sarala, Buddhi Wickrama, Rinsly Weerarathne, Iranganie Serasinghe

Kadın yönetmen Deepa Mehta, elementler üçlemesi Fire, Earth ve son olarak Yabancı Film Oscarlarında ilk beşe kalan Water filmlerinden az çekmedi. Hindu radikalleri tarafından tehdit edildi, film setleri basıldı, ateşe verildi, film çekmesi bürokrasi ve yobazlık engellerine takıldı. Üçlemenin ilk iki filmini izlemedim ama onlar da Water gibi ise en kısa zamanda izlenmeli. Hikaye 1930’ların sonunda sömürge altında yaşayan Hindistan’da Gandhi’nin mücadelesinin en zorlu zamanlarında geçmekte. Töreler gereği henüz 8 yaşında dul kalan küçük Chuyia, dul Hindu kadınların toplumdan dışlandıkları hapisane benzeri bir bakım yurduna verilir. Bunu bir türlü kabullenemeyen Chuyia’nın, Mehta oklarını tam hedefine fırlatan sevimli varlığı, orada tanıştığı güzel Kalyani ile olan dostluğu, Kalyani’nin gönlünü Gandhi yanlısı aydın, yakışıklı ve varlıklı bir gence kaptırması, ve törelerle hayatın gerçeklerinin balık istifi olduğu talihsiz bir yaşamın kahpeliği.. Yabancısı olduğumuz bir geleneğin, aslında hiç de yabancısı olmadığımız acımasızlıklarını insani doğrular ve ayağı yerde bir hüzünle anlatan çok güzel bir film. Dul erkekler için de böyle sığınma evleri olup olmadığını sorma cesaretini gösteren tek dişi olan Chuyia rolündeki Sarala gerçekten büyüleyici. Mychael Danna - A.R. Rahman ortaklığın ürünü müzikleri görkemli. Bazen ağırlaşan temponun aslında filmin ritmi olduğunu anlamak fazla zaman almıyor. Bu ritim kesinlikle hüzünden beslenen, bir kadın filminden ziyade, insani hatlara temas eden unisex vicdanlara sesleniyor.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:32 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Aug 17 2007, 01:32 AM
İleti #9


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Fracture (2007)

Directed by: Gregory Hoblit
Genre: Crime | Drama | Mystery | Thriller
Tagline: If you look close enough, you'll find everyone has a weak spot.
User Rating: 7.1 / 10 (32,107 votes)
Runtime: 113 min
Awards: 2 nominations
Cast: Anthony Hopkins, Ryan Gosling, David Strathairn, Rosamund Pike

Primal Fear, Frequency gibi kendini izlettiren filmlerin yönetmeni Gregory Hoblit, yeni filmi Fracture'da, kendisini bir polis dedektifi ile aldatan karısının ihaneti üzerine onu öldüren ve bunu itiraf eden Ted Crawford'un (Hopkins) usta bir planla işin içinden sıyrılmaya çalışması, genç ve başarılı savcı Willy Beachum'ın da (Gosling) onun açıklarını yakalamaya çalışması üzerine bir kedi-fare oyununu anlatıyor. Bilmem kaçıncı kere "demir parmaklıklar ardındaki dahi olarak dışarıdaki genci zekasıyla etkileyen" bir Anthony Hopkins, bazı anlar haricinde ne yapacağını bilemez halde bir Ryan Gosling ve malesef figüran olarak kullanılan bir David Strathairn.. Elinizde böylesi üç oyuncu, ele avuca gelir bir senaryo ve özellikle mahkeme sahnelerinde görülen hınzır bir işbilirlik varsa ortaya çıkaracağınız en iyi şey bu mudur? Hayır! Kötü bir film mi? Ona da hayır. Ama Hoblit ne bu iyi oyunculardan makul performanslar elde ediyor, ne de olgun gibi görünen senaryoyu belki de bir film-noir çekeyim kaygısıyla diyete sokuyor. Bu sayede Crawford'un intikam zekası ve Beachum'un, vicdanını kariyerinden üstün tutan pırıl pırıl idealizmi kartonlaşıyor. Yine de denk gelirseniz izleyin. Zaten kısa zamanda TV'de denk gelirsiniz.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:29 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Sep 9 2007, 12:25 AM
İleti #10


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Solas (1999)

Directed by: Benito Zambrano
Genre: Drama
User Rating: 7.5 / 10 (1,639 votes)
Runtime: 101 min
Awards: 36 wins
Cast: María Galiana, Ana Fernández, Carlos Álvarez-Nóvoa, Antonio Dechent

Lüks bir otelde temizlik işçisi olarak çalışan Maria'nın köydeki şerefsiz babası hastalanınca iyi kalpli annesiyle beraber şehirdeki hastaneye gelirler. Yaşlı anne, arasının iyi olmadığı kızı Maria'da kalmak zorunda kalır. Köpeği ile yaşayan Maria'nın yaşlı komşusu da Maria'nın annesinden hoşlanır ve aralarında sıcak bir dostluk kurulur. Maria'nın bir başka şerefsiz olan erkek arkadaşından hamile kalması ve kürtaja zorlanması ile olaylar gelişir. Yalnız kalma, yalnız bırakılma üzerine başlarda sıkıcı gelebilecek, fakat sade bir yoğunlukla çok ustaca iyi-kötü karakterler yaratmayı başarabilen bir film Solas.. Lüzumsuz gerilim yaratmayan, hikayesini sömürmeyen, ağlak olmadan da dokunaklı olunabileceğinin kanıtı filmlerden biri. Aldığı yığınla ödülü hakettiği söylenebilir. Yine de o kadar ödüle ve sadeliğine, sıcaklığına, çok fazla üstelemeden kattığı duygusallığına rağmen çok çok iddialı bir film sayılmaz. Kasvetli bir havası var. Sanki itina ile o havayı kedere dönüştürmeyi reddetmiş. Ya da onu dönüştürmeyi kasten izleyene bırakmış. Daha çok gerçekçi insani çıkarımlarla yolunu çizmeyi tercih etmiş. Üstelik o kapıp koyvermeme havası oyuncu performanslarına da işlemiş. İspanyol sinemasına ilgi duyanlar ve bağımsız filmlerin kendine has iddiasız dokunuşlarından keyif alanlar kaçırmasın.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:30 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Sep 11 2007, 11:44 PM
İleti #11


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Barfuss (2005)

Directed by: Til Schweiger
Genre: Comedy | Drama | Romance
User Rating: 7.3 / 10 (2,390 votes)
Runtime: 118 min
Awards: 2 wins
Cast: Til Schweiger, Johanna Wokalek, Nadja Tiller, Michael Mendl

Başına buyruk bir hayat yaşayan Nick (Til Schweiger), iş başvurusu için gittiği akıl hastanesinde temizlik işçisi olarak işe alınır. Tuvalette kendini asmak üzere olan hastalardan Leila’yı (Johanna Wokalek) tesadüfen görüp kurtarınca Leila, Nick’e bağlılık duyar. Hastaneden kaçıp onu evine kadar takip eder ve artık onu hiç bırakmayacağını söyler. Fazlaca saf olan ama deli sayılamayacak Leila’yı ikna edemeyeceğini anlayan Nick, çok zengin olan üvey babasının iş teklifini değerlendirmek ve terk ettiği eski kız arkadaşı ile evlenecek olan erkek kardeşinin düğününe gitmek üzere Leila ile birlikte yola çıkar. Görüldüğü üzere bir romantik komedinin sahip olabileceği en iyi konulardan birine sahip olan Barfuss, bazı Hollywood aksiyonlarının silik tiplemelerinden hatırlayabileceğimiz Alman oyuncu Til Schweiger’in yönettiği, senaryosuna, prodüktörlüğüne ve editörlüğüne katkıda bulunduğu, başrolü üstlendiği sıcak, samimi, eğlenceli bir film. Kendisi dışarıdan çok Formula 1 bir insan gibi görünse de, ele aldığı görevleri hakkıyla yerine getiriyor. Romantik komedi kitabının en mühim maddelerini uygulamaya başarıyla geçirmesi haliyle bazı saçma sahnelere de zemin hazırlamıyor değil. Ama oldukça dokunaklı birkaç sahne içermesi ve bu sahnelerin gözlerde birikmelere yol açması bile çok yüksek bir ihtimal. Sabun köpüğü severlerin atlamaması gereken çok sevimli bir yapım. Öyle ki, fonda Leonard Cohen şarkısı Hallelujah coverı çalan lunapark sahnesini belki iki, hatta üç kez izletebilecek, elinizi yüzünüzü tekrar köpükleme arzusu uyandırabilecek hoş kokulu bir sabun adeta.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:27 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Oct 3 2007, 10:36 PM
İleti #12


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Bola, El (2000)

Directed by: Achero Mañas
Genre: Drama
User Rating: 7.5 / 10 (1,375 votes)
Runtime: 88 min
Awards: 18 wins
Cast: Juan José Ballesta, Pablo Galán, Alberto Jiménez, Manuel Morón

İspanyol aktör, aynı zamanda yönetmen Achero Mañas'ın Noviembre'den bir önceki filmi El Bola, çocuk istismarı, dayak, aile içi şiddet konulu harika bir dram. 12 yaşındaki "Misket" lakaplı Pablo, ölen ağabeyinin gölgesinde büyüyen ve babası tarafından sürekli aşağılanıp dövülen bir çocuk. Okula yeni gelen Alfredo ile dostluk kuruyor. Pablo'nun durumunu keşfeden Alfredo bunu kendi ailesi ile paylaşıyor. Aile Pablo'ya kol kanat gerip ona iyi vakit geçirtmeye çalışıyorlar. Ama ne var ki Pablo'nun dönüp dolaşacağı yer yine öfkeli babasının evi oluyor. Başrolde iki çocuk olmasına rağmen yaşından çok olgun bir film olması zihinlerde Au revoir, les enfants'ın kırılganlığını az da olsa çağrıştırmıyor değil. İki farklı aile tablosu, iki farklı baba figürü, farklı şartlarda büyümüş iki çocuk arasındaki samimi dostluğu çok yerinde bir anlatımla servis yapan, dayak sahnesinde olduğu gibi amacı gereği sinir bozucu, rahatsız edici de olan çok ciddi ve duyarlı bir yapım.. Filmin çekildiği sene 13 yaşında olan Juan José Ballesta'nın yürek acıtan oyunu görülmeye değer.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:25 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Oct 11 2007, 12:35 AM
İleti #13


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Evening (2007)

Directed by: Lajos Koltai
Genre: Drama | Romance
Tagline: Her greatest secret was her greatest gift.
User Rating: 6.5 / 10 (4,879 votes)
Runtime: USA:117 min | Argentina:117 min | USA:117 min
Cast: Claire Danes, Toni Collette, Vanessa Redgrave, Patrick Wilson

Ölümcül bir hastalığa yakalanmış bir karakterin şimdiki zamanda etrafına toplanmış aile bireylerinin bireysel meselelerini, o karakterin geçmiş zamanda yaşadığı unutulmaz bir aşk hikayesi ile paralel götüren filmlere pek yabancı değiliz. Ann Grant Lord, gençliğinde aşık olup acı tatlı anlar yaşadığı, ancak olumsuz şartlar gereği ayrıldığı Harris Arden'i aradan geçen uzun yıllara rağmen unutamamıştır. Ann’in o yıllarda en iyi dostu olan, aynı zamanda Harris'e aşık Lila’nın, aslında istemediği biriyle evleneceği düğünün arefesinde yaşananlar ile, günümüzde ölümle pençeleşen Ann’in iki yetişkin kızının yaşadığı sorunlar iç içe geçmiş bir şekilde anlatılmakta. Oyuncu kadrosunda deneyimli kadın oyuncuların cirit attığı, lakin çok da yüksek kalitede oyunculuk göremediğimi düşündüğüm, yine de türünün gereklerini harfiyen uygulamış bir film Evening.. Eş veya sevgili ile birlikte izlenmesi daha uygun olacaktır. Melodramlardan hoşlananlar için kendisi olmasa da, tarihi yeni bir film. Ana hikayenin etrafında filizlenmeye çalışan yan öykülerden bazıları zorlama, sıkıcı, gereksiz gelebilir. Hele şu "senin yıldızın, benim taşım, onun çiçeği, öbürünün böceği" muhabbetlerinin lüzumunu anlamadım. Şahsen Vanessa Redgrave için görmek istediğim bir filmdi. Ama ondan da hakkıyla faydalanıldığını düşünmüyorum. Prodüksyon, oyuncular, başarılı bir sinematografi, epik bir melodram atmosferi, kısaca kağıt üzerinde her şey yerli yerinde. Fakat uzunca bir pembe dizi tadı almanız da oldukça mümkün.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:18 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Oct 12 2007, 11:26 PM
İleti #14


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
The Dog Problem (2006)

Directed by: Scott Caan
Genre: Comedy
User Rating: 6.4 / 10 (1,340 votes)
Runtime: 88 min
Cast: Giovanni Ribisi, Lynn Collins, Scott Caan, Kevin Corrigan

Yazma sıkıntısı ve aynı zamanda sevgi eksikliği çeken bir yazar olan Solo (Giovanni Ribisi), psikoloğunun uyarısıyla bir köpek alır. Başlarda anlaşamasa da, sonradan köpeğe bağlanır. Bir köpek sahibi olmanın getireceği sorumluluk, sevgi, bağlılık kavramlarını hayata uygulama fikirlerinden hareketle, fikir olarak fena sayılmayacak bir hareket noktası olan, lakin basbayağı çapsız bir film. Orada burada bağımsız film demişler kendisine. Bence bağımsız filmlere düpedüz hakaret etmişler. Kokain triplerinden fırlama gibi duran birtakım diyaloglar/sloganlar üretmeye uğraşmış, minik skeçler şeklinde tasarladığı sıradan sahneleri uç uca ekleyip 90 dakikayı tamamlamış. Bunu kim yapmış? Usta aktör James Caan’ın oğlu Scott Caan.. İstanbul Festivali'nde de Genç Ustalar bölümünde yer alması kanımca resmen bir gaf! Komik olmanın 1 km yanından bile geçmeyen, dramatik olmanın 1 metre yanına bile yanaşamayan, varlığı anlamsız ve gereksiz karakterlerin sıra sıra dizildiği, zayıflıktan kemikleri sayılan bir film. Scott Caan’ın ve hatta Ocean’s serisindeki partneri Casey Affleck’in bırakın karizmayı, oyunculuğu, yazarlığı, yönetmenliği, fotoğraf çekmesi/çektirmesi bile sakıncalı bana göre.. Baba veya ağabey torpiliyle filmlerde görünmek veya kamera tutmak yerine, baba ve ağabey parasıyla bar, restoran, butik falan açsalar daha hayırlı olacak sanki.. Bu filme sonuna kadar tahammül etmemin yegane sebebi, bağımsızlığa uygun kendine has bir tarzı olduğuna inandığım Giovanni Ribisi’nin bulunmasıydı. Zaten bence filmin tek pozitif yönü de oydu. O da muhtemelen arkadaşı Scott’ı kırmamak için bu filmde oynamıştır. Ama yetenekli Ribisi’nin yerinde olsam, kariyerime böyle bir film sokacağıma tavuğu güzelce kızartır öyle yerdim.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:19 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Oct 15 2007, 09:18 PM
İleti #15


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Eduart (2006)

Directed by: Angeliki Antoniou
Genre: Drama
Tagline: He wanted to be a rock star. He hit rock bottom.
User Rating: 6.1 / 10 (168 votes)
Runtime: Greece:104 min
Awards: 14 wins
Cast: Adrian Aziri, Eshref Durmishi, Meletis Georgiadis, Gazmend Gjokaj

Rock yıldızı olabilme hayalleriyle Yunanistan’a gelen Eduart, küçük hırsızlıklarla geçimini sağlamaya çalışan bir genç. Yolsuz kalınca, evinde kaldığı çocukluk arkadaşının tavsiyesiyle bir gay barda yaşlı bir adamı para karşılığı memnun etmeye karar veriyor. Ancak adam ertesi sabah feci bir cinayete kurban gitmiş olarak bulunuyor. Cinayetten Eduart’ı sorumlu tutan arkadaşı onu evden kovunca memleketi Arnavutluk’a dönüyor. Ancak orada da, evden ayrılırken annesinin parasını yürüttüğünden haberdar olan babası tarafından polise ihbar edilince hapishane klişeleri başlıyor. Kimi yerlerde ortaokul müsamerelerini andıran amatör bir oyunculuk, anlatacak fazla bir şeyi olmadığı gibi, olanı da durmadan dağıtan bir acemilik (dağıtacak fazla bir şeyi olmadığı halde dağıtabilen filmler çok azdır!) ve kendine başrol olarak seçtiği Eshref Durmishi isimli gencin oyunculuktan bihaber halleriyle Eduart’ı, çok sıkıcı, kötü, ruhsuz buldum. Fedakar bir anne, fedakar bir kızkardeş, zalim bir baba, bırakın flaş olmayı, varlığı bile anlaşılmayan çocukluk anılarına yapılan geri dönüşler gibi basit numaraları bile koz haline getiremeyen bir acizlik. Dikkat çekmek için konduğunu bas bas bağıran bir tecavüz bölümü, şaşırttığını sanan bir flashback final, etrafa şaşkın bakışlar atmanıza sebep olacak tuhaf bir vurulma sahnesi de o acizliğin uzantılarından. Hapishane doktoru rolünde usta Alman aktör André Hennicke’yi bu filmde görmek, amatör bir takımın sahaya sürdüğü profesyonel gibi tuhaf geldi bana. Selanik Film Festivali’nde ne kadar adaylık varsa hepsinden ödül almış bu film, Yunanistan’ı temsilen Oscar aday adayı bile olmuş. Hani Yunanistan Oscar ödüllerini protesto amaçlı bu filmi yolluyor deseler tamam, fakat kesin olan bir şey var: Selanik jürisi kadar sinemadan anlamıyorum.

Bu ileti Funkster tarafından Nov 18 2008, 11:20 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

9 Sayfa V  1 2 3 > » 
Closed TopicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 20th July 2018 - 03:04 AM