IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> Tatil Kitabı (2008)
BuRnOut
mesaj Sep 16 2008, 08:58 PM
İleti #1


Edilgen Bir Uyumsuz
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,851
Katılım: 31-May 07
Nereden: Düşler Ülkesi.
Üye No.: 8



forum resmi


IMDB
Tatil kitabi (2008)

Directed by: Seyfi Teoman
Genre: Drama
User Rating: 6.8 / 10 (105 votes)
Runtime: Turkey:92 min
Awards: 6 wins
Cast: Taner Birsel, Tayfun Gunay, Harun Ozuag, Ayten Tokun


Üç farklı kuşak ve yalnızlık


Seyfi Teoman’ın ilk uzun metrajlı filmi Tatil Kitabı, on yaşındaki bir çocuğun gözünden, hayata ve büyümeye dair sıcak olmasa da duyarlı bir öykü anlatıyor. Filmin "sıcak" veya "şirin" gözükmemesinin nedeniyse yönetmenin sömürüden uzak durmaya çalışması. Yönetmen, Silifke’de geçen hikayesini küçük Ali’nin gözünden ve onun dünyasından aktarmaya çalışıyor. Fransız sinemasında Jean Vigo zamanından beri süregelen ve François Truffaut gibi ustalarla da taçlandırılan bir geleneğin de Türkiye’deki yansımasını bizlere sunuyor.

Hayat, yetişkinlerin sırtına pek çok sorumluluk yükler. Yetişkin biri için her şeyden önce para kazanıp aileye bakma ve yaşamı devam ettirme zorunluluğu vardır. Hele de ailede okuyan çocuklar varsa, bu sorumluluk daha da artar. Ailenin yetişkin fertleri eve ekmek getirmenin yanında, çocuğun geleceği için de bir takım planlar yapmakla mükelleftir. Küçük şehirlerde ise, genelde çocuklar küçük yaşlarından itibaren baba mesleklerine yönlendirilir ve usta-çırak ilişkisine benzer bir ilişkiyle baba mesleği çocuğun da gelecekteki mesleği olur. Bu süreçte mutlak otorite her zaman babadır ve babanın sözünden dışarı çıkılmaz. Çünkü ailenin geçimini sağlayan ve aile fertlerinin geleceğini şekillendiren babadır. Tatil Kitabı’nın Veysel’i gibi büyüdükçe kendi istediklerini yapma içgüdüsü baskın gelen, amiyane deyimiyle “aklı artık ne yapacağına eren” gençler içinse; bu süreç oldukça sancılı geçer. Baba otoritesi ile kendi idealleri ve hayalleri arasında sıkışan gençlerin buruk hikayelerinden de nasiplenen Tatil Kitabı; otoriteyi sorgulamak için kullandığı bu yan hikayeye rağmen, merkezindeki küçük Ali’nin yaşantısıyla bu tür hikayelerden kendisini ayrıştırmayı başarır.

forum resmi


Üç kuşak erkek: Ali, Hasan ve Veysel


Yönetmen, otoriteyi ailenin askeri okulda okuyan büyük oğlu Veysel karakteriyle sorgular. Veysel’in amcası Hasan; ideallerinden vazgeçmek zorunda kalan, hayata yenik düşmüş ama hala gururundan ve inançlarından ödün vermeyen, elinde avucunda bir şey olmamasına karşın yaşamını kendi sınırları içinde kırgın ama mutlu sürdüren bir karakterdir. Veysel gibi yıllar önce Hasan’da otoriteye karşı gelmiş, ama onun isyanı başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu açıdan Hasan karakteri, ailenin anlamlandırılmasında önemli bir rol üstlenir. Hem otoriteye karşı çıkışın bir sonucu hem de idealler uğruna mücadele etme yolunda diğer iki kuşağın önderidir. Eksikliklerin ne olduğunu göstermesine karşın, kendisi bütün eksikleri de karakterinde barındırır. Okumak için büyük şehre gider, sonra okulu bırakır ve sevdiği kadınla evlenir. Daha sonra boşanır ve babasından kalan dükkanı işletmeye başlar. Herkes tarafından saygı duyulan biri olmasına karşın, tükürdüğünü yalamanın getirdiği ezikliği de üzerinde taşır. Bu, onun kaybettiği savaşın bedeli gibidir. Bu bedel de Veysel için bir “ağabey” tavsiyesine dönüşür.

Tatil Kitabı bir yanıyla baba otoritesini sorgularken, öte yanıyla da bir çocuğun gözünden yetişkinlerin dünyasını bizlere aktarır. Küçük Ali her ne kadar içine kapanık ve fazla konuşmayan bir çocuk olsa da, filmde onun gözü bizim gözümüz olur. Yetişkinlerin gözünden Ali’nin hayatı yerine; yönetmen, Ali’nin gözünden yetişkinlerin hayatını anlatmayı tercih eder. Çevresindeki yetişkinler Ali’nin ne söylediği sözleri dinler ne de onun isteklerine kulak asar. İşyerinde çalışanlardan biri kola ister misin diye sorar. Ali hayır der. Ama çalışan iki kola siparişi verir. Bu küçük mizansen aslında Ali’ye bakış açısını da ortaya koymak için yeterlidir. Kimse Ali’yi anlamak için bir çaba sarf etmez. Buna rağmen herkes ondan bir şey yapmasını ister. Okuldaki öğretmen kitap okumasını ister, evdeki baba yanında ticareti öğrenmesini ister. Annenin ise evdeki otoritenin yanında bir söz hakkı yoktur. Büyük oğlunun yitip gitmesini izlediği gibi küçük oğlunun da günden güne yalnız kalmasını izler. Bütün bu keşmekeş Ali’nin duyarlı ama sessiz bakış açısından yansıtılır. Ali’nin olup bitenler karşısındaki durumunu, yönetmen yine ufak ama anlamlı bir mizansenle ekrana taşır. Hastanede Ali’nin annesi ve amcası arasında bir konuşma yaşanır. Ali, ikilinin tam ortasındadır ve kafasını bir sağa bir sola doğru sürekli çevirerek olan biteni anlamaya çalışır. Bu, aslında Ali’nin yaşadıklarını ve onun içinde bulunduğu psikolojiyi de bizlere özetler. Çocukları, “küçük”ler diye ciddiye almayan, onlara söz hakkı vermeyen ve onların istediklerini umursamayan bir yetiştirme şeklinin de hüzünlü yansımasıdır.

forum resmi


On yaşındaki bir çocuğun çıkışsızlığını, çevresindeki yetişkinler tarafından hapsedilmesini ve küçük kaçışlarını anlatan Tatil Kitabı; yönetmenin karakterlerinin psikolojilerini dışarıya yansıtan kamera açıları ve mizansenleriyle de çok başarılı bir ilk film. Ufacık detaylarla sözel olarak anlatılması çok güç noktalara değiniyor. Kamera hareketleriyle o ufacık çocuğun koca bir alanda yalnızlığını öne çıkarıyor. İzleyende kesif bir yalnızlık hissi bırakıyor. Yetişkinlerin dünyasının ağırlığını, otoritenin gücünü, otoriteye karşı koymanın getirdiği izolasyonu, otoritenin devamlılığını ve mevcut düzenin çeşitli şekillerde kendini yeniden üretmesini çok güzel özetliyor. Üç ayrı kuşağa mensup erkek karakter hayat deneyimlerini birbirine aktarırken; öte yandan da büyüme, yabancılaşma, kapana kısılmışlık ve yalnızlık temaları da kaçınılmaz olarak öne çıkıyor. Kendi çocukluk anılarından da yararlanan yönetmen, hem hikaye anlatımıyla hem de kamerasıyla gelecek vaat eden bir yönetmen olduğunu kanıtlıyor.


Barış Saydam


Bu ileti BuRnOut tarafından Nov 21 2008, 01:37 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
forum resmi

Zaman, hediye vermez insana
ve doğru diye bir şey yoktur onun kıyısında



User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Siyanure
mesaj Oct 19 2008, 12:09 AM
İleti #2


orada olmayan adam
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 493
Katılım: 6-July 07
Nereden: dark city
Üye No.: 149



Sonunda Ankara'da da izleme şansına eriştik Tatil Kitabı'nı. Meraklıları varsa duyrulur, sadece Kızılırmak Sineması'nda oynuyor. Seans başına da ortalama 3 kişi düşüyor sanırım, cuma akşam gösterimini 7 kişi izledik küçük, şirin bir salonda. Film hakkında ise tam olarak ne düşündüğümün farkına varamadım bir türlü. Yer yer filmden küçük kopuşlar yaşadıysam da sonlarına doğru "para" mevzusuyla biraz öykülemeye de girilince dikkat kesildim. Son 10 dakikada ise filmin fikirlerini çevreleyen, iddialı olduğu kadar estetik bir final ( hatta "final"den bahsedilemeyeceğini öne süren bir final) izliyoruz. Türk Sineması'nın minimalist yöneliminin önemli iki yönetmeni Nuri Bilge Ceylan ve Semih Kaplanoğlu'ndan çok alıntılar hissettim filmde, hatta kimi noktalarda da Reha Erdem'den. Bir ülkenin sinemacıları arasında illa ki etkilenme olacaktır fakat burada bir özgünlük yakalamak da gereklidir, bunu Seyfi Teoman'ın yeni filmlerinde fark edebiliriz sanırım. Filmdeki Veysel'in hayata karşı duruşu ve hayalleri, Mehmet Emin Toprak'ın Mayıs Sıkıntısı ve Uzak'taki hallerini fena halde hatırlatıyor. Hele ki amcasıyla yaptığı son konuşma anında umutlarının kırılışı, Mayıs Sıkıntısı'ndaki Saffet'in, Muzaffer tarafından reddedilişine benziyor. Taner Birsel'in paraya takılıp kalan aklı da Kaç Para Kaç'tan yadigar sanki. Reha Erdem bağlantılarını biraz da otoriter baba ve kaybeden çocuklar üzerinden yürüttüm sanırım. Taşrada sıkışan erkeklik, gençlik, kaçışa özlem zaten öteden beridir işleniyor filmlerde. Yine de çocuk olmaya çok zekice yerlerden yaklaşıyor bence Tatil Kitabı. Büyükler arasındaki çekimlerde bile kamerasını Ali'nin boyuna indirdiğinden, hiçbir falsosunu göstermediğinden, baştan yanında ufaklığın. Yetişkinlerin hep sırtı dönük filmde Ali'ye, onu fark etmeleri bile epey zaman alıyor. Okul penceresinin demir parmaklıkları arkasında, kendisine sunulan bir alternatif olmadığından ötürü, kaderine boyun eğip, öylece yaşıyor o da. Büyüdüğünde çevresindekilere benzemekten ileri gelen korku ve onun sonucu şaşkın bir yüz ifadesi ile...

not: film çıkışı, uyku öncesi karaladığım için karışık ve anlamsız gelirse, kusura bakmayınız efendim.

Bu ileti Siyanure tarafından Oct 19 2008, 12:12 AM yeniden düzenlenmiştir.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 19th November 2019 - 02:15 AM