IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> A Brand New Life (2009)
Funkster
mesaj Jul 30 2010, 07:56 PM
İleti #1


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



YEDİNCİ GEMİ FİLM BİLGİSİ
A Brand New Life (2009)

Yepyeni Bir Hayat
Forum resmi
IMDBRT
Yönetmen: Ounie Lecomte
Yazar/Senarist: Ounie Lecomte
Tür: Dram
Konu: Dokuz yaşındaki Jin-Hee, babası tarafından bir yetimhaneye geri alınmamak üzere bırakılır. Fakat Jin-Hee babasının bir gün döneceğine inanmaktadır ve bu inançla bırakıldığı yere uyum sağlamamakta...
IMDB Notu: 7.6 / 10 (338 oy)
Süre: 92 dakika
Ülke: Fransa / Güney Kore    Dil: Korece   
Oyuncular: Sae Ron Kim, Do Yeon Park, Ah-sung Ko, Myeong-shin Park, Man-seok Oh

Ounie Lecomte’un ilk senaryosu ve ilk yönetmenliği olan A Brand New Life, kendisinin belki de bu otobiyografik hikâyesini sinematografik olarak kafasında çok canlı tutmasından ötürü mükemmel bir siftah olmuş. Hem yazan, hem de yöneten olarak hayatının en dramatik dönemini bu kadar içten ve yoğun biçimde aktarabildiğinden, otobiyografilerde sıkça rastlanan seyirciyi yabancılaştırmadan uzak, tam tersi baştan sona küçük Jinhee ve yeni çevresiyle özdeşlik sağlayan bir anlatım geliştirdiğini düşünüyorum. Kişiselliğini genellemeyi başarmış bu anlatım, iç kıyan, duygu sömüren bir şiirsellik yerine daha gerçekçi ve dramatik harçlardan vücut buluyor ki, bu haliyle de içe ve duygulara yakıcı biçimde hitap etmeyi biliyor. Lecomte, self terapi yaparken anılarından ne kadar yararlanıyor, ne kadarını kafasında kurmuş bilemiyoruz. Ama Jinhee sayesinde küçük yaşta terk edilmesinden dolayı kabullenmeyiş, öfke, suçu kendinde arama ve kaderine razı olma evrelerinde sunduğu hüzünlü gerçeklik, birçok yönden film izleme kurmacası yaratmıyor.

Jinhee’nin yetimhaneye uyum sağlama sürecinde kendisine verilen yemekleri yere fırlatması, çocuklara getirilen oyuncakları parçalaması, kimseyle konuşmaması, kaçmaya çalışması (ama kapının kendisine açılmasına rağmen gidecek yeri olmadığı için kaçmaktan vazgeçmesi), ilginç ve bir o kadar da anlamlı intihar girişimi, en yakın arkadaşı Sookhee ile ilişkileri, Lecomte yorumuyla A Brand New Life’ı gösterişsiz bir görkemle perdeye koyuyor. Jinhee gibi ebeveynleri tarafından dışlanmış, terk edilmiş veya ölüm gibi istem dışı nedenlerden ötürü onlardan ayrılmış, şimdinin iş, güç, aile, çocuk sahiplerine çok dokunan bir film olduğu kadar, onları terk eden anne babalar ve terk ediş sebepleri yönünden de düşündürücü bir yapım. Filmin birçok uluslararası festivalden ödülle dönmesinin sebebi, A Brand New Life’ın festival kumaşına sahip gerçekten çok iyi bir film olması yanında, Lecomte’un gerçek yaşamdan kopup geldiği belli çevresel ve psikolojik ayrıntıları bütünleştirme, onları hemen her kesimden seyirciye yabancılaştırmama, empati kurdurma becerisinde yatıyor. Küçükken yaşadığı yoğun kızgınlığı, büyüdüğünde sinema sanatınının istismar ve kör öfke tuzaklarına düşmeden akıllıca yönlendirmesi de filmi pozitif kılan bir başka unsur.

Lecomte kendi geçmişine bakarken, baktığı göz olarak seçtiği Jinhee, yani küçük Sae Ron Kim, tepeden tırnağa doğru bir seçim olmuş. Filmin başlarında babasıyla geçirdiği vakitlerde yaşama sevincini nasıl hissettiriyorsa, yetimhaneye bırakıldıktan sonra anlam veremediği terk edilişini de aynı güçle hissettiriyor. Bakanın içinde güneşler doğuran gülümsemesinin, bir süre sonra yerini çaresiz bir öfkenin bastırıldığı somurtkanlığa dönmesi Lecomte’un onu motive edişi kadar, Sae Ron Kim’in bu zıt kutupları yüzüne aksettirmedeki doğallığının da bir sonucu. Bu zıtlıkların açığa vurulması, farklı zamanlarda Kim’in motive edilişi ile açıklanabilir. Fakat özellikle yetimhanedeki çocukların toplu fotoğraf çektirdikleri sahnede gülümsemesi istendiğinde poz için de olsa bir saniyede öfkeden mutluluğa dönüşen yüz ifadesinin olağanüstü dönüşümü bu doğallığı teyit ediyor. Jinhee gibi bırakıp gidilmesi imkansız görünen bir meleği bırakıp gidenlere ve başka coğrafyalardan onların anne babası olma arzusuyla yanıp tutuşan ailelere sahip bir dünya hâlinin bilançolarından birine yürekten bir bakış olan Fransa/Güney Kore ortak yapımı A Brand New Life, son zamanların en iyi dramlarından biri.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Jaiwei
mesaj Aug 2 2010, 03:39 PM
İleti #2


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 32
Katılım: 24-January 10
Üye No.: 7,119



Festivalde seyredip çok beğenmiştim filmi..
Bu tip filmlerin ülkemizde vizyona girmesi çok güzel ,umarım sinema salonları dünya sinemasına daha da açılır ve biz değişik ülkelerin iyi filmlerini de vizyonda izleyebiliriz
bir filmi sinema salonunda seyretmenin keyfi hiç bir şeye benzemez çünkü...

Filmde en beğendiğim şey küçük kızın bölük pörçük anılarının aynen filmde olmasıydı..
Bir başı sonu olmadan olduğu gibi bir çocuğun gözünden aktarılmış anılar ..
Hepimizin yok mudur başını sonunu detaylı bilmesek de hatırladığımız anlar..
işte film üvey annesi istemediği için babası tarafından yetimhaneye verilen Jinhee'nin hatırladıklarını anlatıyordu..
Babasının sırtına dayanarak bisikletin arkasında oturduğu ve saçlarına vuran rüzgarla mutlu olduğu o an mesela ..yüzünü görmediğimiz babanın sırtına güvenle dayanmıştı..mutluydu..uykuluydu..
Babasıyla pastahaneye gittiği an da öyle bir andı..çeşit çeşit pastalara bakarak mutlu olan küçük kız babası ona hangisini istersen secebilirsin diyor..

Babayla yapılan mutlu yolculuğun sonrası ..o ıssız yetimhane..
izbe,uzak, kendisi gibi çocuklarla dolu ama o onlardan biri olmayı kabul etmez..
Babasının onun almaya geleceği beklentisiyle geçirir günlerini ..
o terk edilmemiştir babası onu sevmektedir,gelecek ve alacaktır..
öfkesi, kızgınlığı,isyanı..
ve sonunda kabullenişi..

Filmin tümü küçük kızın gözünden anlatılıyordu
bu haliyle de cok özel ve iç burucuydu..

Hikayenin ilk filmini çeken Kore asıllı Kanadalı yönetmenin kendi yaşam öyküsü olması filmi bence daha da özel yapıyordu..
Çok beğendim ,çok duygulandım,
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 20th May 2018 - 07:36 PM