IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> Terrence Malick
Bob le Flambeur
mesaj Jun 3 2007, 04:14 PM
İleti #1


Kumarbaz Bob
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 1,894
Katılım: 2-June 07
Üye No.: 24



Terence Malick


1973 Yapımı Badlands ve 1978 yapımı Days of Heaven. İşte sadece bu iki filmdir, Terrence Malick ismini sinema tarihinin en büyük ustaları arasına yazdıran. Sebebi bu iki filmdir, 1998 yılında Fox Stüdyosuna, 20 yıl boyunca sinemadan uzak kalmış bir yönetmenin emrine 50 milyon dolar sunduran. Sebebi yine bu iki filmdir, Hollywood'un en ünlü aktörlerini bir Malick filminde rol alabilmek için birbiriyle yarıştıran. Öyle ki, Malick'in sinemaya dönüşünü müjdeleyen The Thin Red Line'da birkaç dakikalık bir rol kapan George Clooney sevincini şu sözlerle ifade etmiştir: "Bir Terrence Malick filminde rol almak için herşeyi yaparım. Gerekirse yanında kamerasını bile taşırım."

İşte Terrence Malick isminin Hollywood için ne anlam ifade ettiğinin en kısa özeti. Şimdi sıra geldi uzununa:


forum resmiforum resmiforum resmi


1943 Yılında Oklahoma'da doğan Terrence Malick'in çocukluk yılları, bir petrol şirketinde yönetici olan babasının işi dolayısıyla Teksas'ta geçmiştir. Çok başarılı bir öğrencilik hayatının ardından Harvard Felsefe Bölümünü dereceyle bitiren Malick, bir süre gazetecilikle uğraşmış, Life, Newsweek, The New Yorker gibi dergilerde çalışmıştır. Daha sonra MIT'de (Massachussetes Institute of Technology) felsefe dersleri vermeye başlayan Malick, bir yandan da AIF'de (American Film Institute) sinema dersleri alarak, sinema dünyasına ilk adımını 70'li yılların başlarında senarist olarak atmıştır. 1973 Yılında bir kısmını kardeşi Chris'ten borç aldığı, bir kısmını ise küçük yatırımcılardan topladığı 350.000 dolarlık bir bütçe ile bugün tüm zamanların en iyi ilk filmlerinden biri olarak kabul edilen Badlands'i çekmiştir. O dönem, seyircinin pek fazla yüz vermediği Badlands, eleştirmenler tarafından övgüyle karşılanmış ve "New York Film Eleştirmenleri Birliği" tarfından yılın en iyi filmi seçilmiştir. 1978 Yılında çektiği, filmografisinin ikinci filmi Days of Heaven'ın akibeti de Badlands'den farklı değildir. Eleştirmenler bu filmi de baş tacı eder, Malick Cannes'da en iyi yönetmen ödülüne uzanır ama ne yazık ki bu film de gişede beklentileri karşılayamaz. Yine de artık dönemin en çok saygı duyulan yönetmenlerinden biri haline gelen Malick, üçüncü filmi için Paramount ile anlaşır. Bu kez evrenin başlangıcını anlatacak çok büyük bir projedir söz konusu olan. Ancak projenin büyüklüğü riski, riskin büyüklüğü ise stüdyonun baskılarını artırır. Senaristliğini, yapımcılığını ve yönetmenliğini bizzat üstlendiği, kontrolün tamamen kendisinde olduğu iki filmin ardından yeni filminde dizginleri elinde tutamayacağını anlar Malick ve projeden çekilir.

Bu olayın ardından 1979 yılında Paris'e yerleşir. Orada ikinci evliliğini yapar. Budizmi inceler. 1994 Yılında uzun bir aradan sonra çocukluk yıllarını geçirdiği Teksas'a geri döner, Austin şehrine yerleşir.Yıllar boyunca sinemadan uzak kalır. Ancak ismi hiçbir zaman unutulmaz. Çektiği iki film yıllar geçtikçe daha da değerlenir. Her ikisi de 70'li yıllara yönelik incelemelerde dönemin en önemli filmleri arasında yerlerini alır. Uzun lafın kısası, Terrence Malick 70'li yıllarda da eleştirmenlerin gözdesidir ancak 90'lara gelindiğinde adı artık bir efsaneye dönüşür. Gitgide artan övgüler, sonunda endüstriyi de harekete geçirir. Fox Stüdyosu, Malick'e sınırsız özgürlük vaadiyle istediği filmi çekmesi için 50 milyon dolarlık bir bütçe teklif eder. Teklifi kabul eden Malick, 1998 yılında beklentileri bile aşan, akıllara durgunluk verecek güzellikte bir başyapıtla geri döner: The Thin Red Line. Tepkiler yine aynıdır; genel seyirci kitlesi sinema tarihinde bir eşi benzeri daha bulunmayan incelikteki bu savaş karşıtı başyapıtı anlamsız bakışlarla izlerken, Malick'in meramını anlayanlar adeta büyülenmiştir. Bir kez daha övgüler, ödüller birbirini izler. Berlin'de Altın Ayı ile taçlandırılan filmin Oscar yarışından eli boş dönmesi ise şaşkınlık vericidir. Zira geçildiği film bugün kimselerin yüz vermediği, Shakespeare In Love adında ortalama bir filmdir. Ancak tabi her film gerçek değerine zaman içinde ulaşır. 90'lı yılların ardından 10 yıllık dönemi masaya yatıran eleştirmenlerin çoğu The Thin Red Line'ı 90'ların en iyi 10 filmi listelerine almıştır.

Bu çok özel filmin ardından Malick, sinema dünyasını ayağa kaldıran bir proje üzerinde çalışmaya başlar: Che Guevera'nın hayat hikayesini anlatan Guerrilla. Sonra ne yazık ki bu projeden çekilir. Filmi bir ara Oliver Stone'un yöneteceği söylenir ancak o da vazgeçer, ihale Steven Soderberg'de kalır. Terrence Malick ise 7 yıllık bir aranın ardından The New World ile döner. Halen sinemalarımızda gösterimde olan bu filmin de seyirciler tarafından çokluk olumsuz tepkilerle karşılandığını söylememe gerek yok sanırım. Ancak kimi eleştirmenlerin The New World'ü şimdiden en iyi Malick filmi olarak selamlamalarına bakılırsa bu filmin de zaman içinde nasıl bir klasiğe dönüşeceğini öngörmek hiç de zor değil. Usta yönetmen için sıradaki durağın ise Tree of Life isminde bir Hint-Amerikan ortak yapımı olması bekleniyor. 145 Milyon dolara mâl olması beklenen bu dev yapımın başrolleri için Mel Gibson ve Colin Farrell ile anlaşıldığı çıkan haberler arasında. Yine de henüz hiçbir şeyin resmiyet kazanmadığı bu proje ile ilgili gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz.


forum resmiforum resmiforum resmi


Senaryolarını kendisi yazan, filmlerinin yapım sürecinde her biri kendi dalının en üst noktasında bulunan isimlerle çalışan Malick, mükemmeliyetçi yapısı, hastalıklı titizliğiyle nam salmış bir yönetmendir. İlk filmi Badlands'in oyuncularından Sissy Spacek "Onunla çalışmış insanlar hem onu çok sever hem de nefret eder" diyor. Aynı filmin yapımcılarından Erward Pressman ise filmin görüntü yönetmeni Brian Probyn'in çekimlerden sonra hastalandığını belirterek "Gazaptan, uzun çalışma saatlerinden ve Terry'nin kişisel tuhaflıklarından bitmiş tükenmişti" diye anlatıyor Probyn'in çektiklerini.

Malick'in oyucu yönetimi konusundaki titizliğinin en uç noktaya vardığı filmi ise filmin oyuncularından Adrian Brody'nin durumu "Bu film benim için gerçek bir savaş deneyimiydi" diye özetlediği The Thin Red Line'dır. Her sahnesi onlarca kez tekrarlanan filmin çekimlerinde 750000 metre negatif harcandığı söylenir. Filmin salonlarda gösterime giren kopyası ise 6000 metredir!

Malick, son harikası The New World için ise 1780'den beri kullanılmayan, tüm dünya üzerinde sadece 10 kişinin konuşabildiği bir dil olan Algonquin diline takar kafayı. Böylece, bir Algonquin dil uzmanı olan Blair Rudes ile, bu dili Virginia Kızılderililerini canlandıran tüm oyunculara öğretmesi ve Malick'in senaryosunun büyük kısmını İngilizce'den Algonquin diline çevirmesi için anlaşılır.

Ketumluğuyla ünlü yönetmen kesinlikle röportaj vermez. Bu tür tekliflere karşı cevabı hep aynıdır: "Bütün söyleyeceklerimi filmlerimde söylüyorum, beni anlamak istiyorsanız onlara bakın" der. Ona ulaşmak isteyenler önce Oklahoma'daki akrabalarıyla temasa geçer, onlar Malick'i haberdar eder. Malick uygun bulursa, kendisiyle görüşmek isteyenleri bir telefon kulübesinden arar! Pek fazla fotoğrafı da yoktur. Kesinlikle izin vermez fotoğrafının çekilmesine. Bu yüzden yerli yabancı tüm kaynaklarda Malick'le ilgili haberler, belki de yönetmenin cepheden çekilmiş tek resmi olan yukarıda görmüş olduğunuz ortadaki resim eşliğinde verilir.

İşte böyle nev-i şahsına münhasır bir yönetmendir Terrence Malick.
Filmleri birer efsane, kendisi sinemanın filozofudur!

Film İncelemeleri:

1973 - Badlands

1978 - Days of Heaven

1998 - The Thin Red Line

2005 - The New World


Bu ileti Bob le Flambeur tarafından Jun 10 2007, 07:12 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 24th May 2018 - 11:12 PM