IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> Andrei Tarkovsky, Sanırım O olmadan olmaz..
diaspora_
mesaj Oct 31 2008, 02:50 AM
İleti #1


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 32
Katılım: 27-October 08
Nereden: 2. dünya savaşı
Üye No.: 4,980



forum resmi

Rus ve dünya sinemasının usta yönetmenlerinden biridir Tarkovsky.
Tarih 4 Nisan 1932 gösterirken, şimdiki Rusya sınırları içinde bulunan ve Volga Nehri kenarındaki bir şehir olan Zavrazhe'de doğdu. Annesi Maria Ivanovna bir oyuncu, babası Arseniy Tarkovsky ise ünlü bir şair ve çevirmendi. Tarkovsky'nin aslında yönetmenliği seçmesi pekde süpriz sayılmazdı. Çünkü genlerden gelen sanatsallık onu zaten bu mesleğe yönelticekti..
1935 yılında ailesiyle birlikte gençliğinin büyük bir kısmını geçireceği Moskova'ya gitti. Aslında O'nun çocukluğuna iki önemli olay damgasını vurdu; 2.Dünya Savaşı'nın başlamasıyla, babası Arseniy Tarkovsky orduya katıldı. Kendisi ve kız kardeşi Marina ise 1939 yılında küçük bir kasaba olan Yuryevetz'e annesinin akrabalarının yanına gitti. Arseniy'in savaştan dönmesiyle beraber Tarkovsky ailesi 1943 yılında Moskova'ya geri döndü. Fakat savaştan tek kolunu kaybetmiş bir kahraman olarak dönen Arseniy, tekrar aile hayatına uyum sağlayamadı ve karısı Maria'dan boşandı. Bu tarihten itibaren Tarkovsky annesi, babaannesi ve kız kardeşiyle beraber yaşamaya başladı.

forum resmi
Okulda düzenli olarak resim ve müzik çalışmalıyla ilgilendi. 1951'de Moskova Doğu Dilleri enstitüsü'ne kaydolduysa da geçirdiği bir hastalık nedeniyle bu bölümü tamamlayamadı. 1954 yılında ise Moskovadaki All-Union State Sinematografi Enstitüsü'ne kaydoldu ve burada 6 yıl boyunca sinema eğitimi aldı. Enstitüde Mikhail Ilych Romm, onun en değer verdiği hocası oldu. Romm, Tarkovsky'nin yeteneğinin gelişim sürecine tanıklık etti ve 1971 yılında ölene kadar Tarkovsky'e destek verdi.
Tarkovsky, 1958 yılnda ilk yönetmenlik denemesi olan "Kontsentrat" (The Concentrate) adlı kısa filmi çekti. Bu dönemde enstitüde her öğrenciye yetecek ekipman olmadığı için öğrenciler çalışmalarını iki yada üç kişilik gruplar olarak yürütüyorlardı. Bu nedenle Andrei Tarkovsky, sınıf arkadaşı Vasily Shukskin ile beraber bir Ernest Hemingway uyarlaması olan "Ubiitsy" (The Killers) adlı filmi çekti. Fakat bu "takım çalışması" dönemi en önemli meyvesini arkadaşı Andrei Mikhalkov Koncalovsky ile beraber çektiği "Katok i Skripka" (The Steamroller and the Violin) adlı filmle verdi. Bu film, Andrei Tarkovsky'nin enstitüdeki bitirme ödevi ve kendisini kanıtladığı ilk film olma özelliğini taşıyordu. "Katok i Skripka", aynı zamanda onun daha sonraki yıllarda yapacağı çalışmalarına da ışık tutuyordu.

forum resmi
Tarkovsky'nin, Vladimir Bogolovun'un hikayesini anlattığı ilk uzun metrajlı filmi "Ivanovo detstvo" (Ivan'ın Çocukluğu), Moskova'da 1962 yılında gösterime girdi ve aynı yıl Venedik Film Festivalinde Altın Aslan Ödülünü kazandı. Bu başarısı ona uluslararası bir ün kazanmasına ama aynı zamanda kendi ülkesinde ideolojik bir baskı görmesine sebep oldu. 1969 yılında bitirdiği ve o yıl Cannes Film Festivalinde ödül kazanan "Andrey Rublyov" adlı film Sovyet Film Depertmanının sansüründen ancak 1973 yılında geçebildi. 1974 yılında bitirdiği otobiyografik filmi "Zerkalo" (The Mirror-Ayna) ise güçlü brokratik engellemeler yüzünden batı Avrupa salonlarına ancak bir yıl sonra ulaşabildi.
1971 - 1972 yıllarında, Stanislav Lem'in bilim-kurgu eserinden uyarlayarak çektiği Solaris ile Tarkovsky, Sovyetler Birliği'nde göreceli olarak zararsız olan bir konuya -uzaya insan gönderilmesine- değiniyordu. Ama bu filminde de uzun bir eleştiri ve itiraz listesi sıralamayı ihmal etmiyordu. 1979 yapımı "Stalker" Tarkovsky'nin Sovyetler Birliğinde çektiği son film oldu. Bu soğuk ve kasvetli bilim-kurguyu Strugatsky kardeşlerin "Roadside Picnic" adlı eserinden sinemaya uyarlamıştı.

forum resmi
1982 yılında "Nostalghia"yı çekmek için İtalya'ya gitti. Sovyet-İtalyan ortak yapımı olan bu filmin senaryosu, şair Tonino Gurerra'nın kaleminden çıkmıştı. Ancak konusu aynı zamanda Tarkovsky'nin de kaderi olacak tipik bir rus açmazıydı: Kendi ülkesinde yaşaması mümkün olmayan, yurtdışındaki bir sanatçının memleketinin hasretiyle yanıp tutuşması.
1985 yılının sonunda son filmi olan "Offret"i (The Sacrifice) çektikten bir yıl sonra, 26 Aralık 1986'da Paris'te akciğer kanserinden dolayı hayata gözlerini yumdu. sad.gif

• Filmleri
• Kurban Offret - Sacrificatio (1986)
• Tempo di viaggio (1983)
• Nostalji - Nostalghia (1983)
• İz Sürücü - Stalker (1979)
• Ayna - Zerkalo (1975)
• Solaris - Solyaris (1972)
• Andrey Rublev - Andrei Rublyov (1969)
• İvan'ın Çocukluğu - Ivanovo Detstvo (1962)
• Silindir ve Keman - Katok i Skripka (1960)
• Bugün Kimse İşten Çıkarılmayacak - Segodnya uvolneniya ne budet (1959)
• Konsantre - Kontsentrat (1958)
• Katiller - Ubijtsi (1958)

Ayrıca yönetmenin şu an okumakta olduğum 'Mühürlenmiş Zaman' adlı kitabı da vardır..


--------------------
'Artık susmanın çok iyi olduğunu düşünüyorum. Zira kelimeler insanın duyduğu şeylerin hepsini anlatmaya yetmiyor. Yetersiz artık kelimeler...'
Andrei Tarkovsky
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
diaspora_
mesaj Oct 31 2008, 03:04 AM
İleti #2


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 32
Katılım: 27-October 08
Nereden: 2. dünya savaşı
Üye No.: 4,980



Andrey tarkovski'nin mühürlenmiş zaman kitabının bir bölümünden çıkardığım notlardan..

* Misyonu: '' İtiraz etmeli ve sinema sanatının görevleri, amaçları ve sorunlarıyla ilgili kendi görüşlerimi savunmalıydım..''

* Seyircisiyle Olan İlişkisi:
'' İtiraf etmeliyim ki film çektiğim bütün bu yıllar boyunca seyircimlerimden aldığım ve her zaman büyük bir dikkat ve ilgiyle okuduğum mektupların zaman zaman beni öfkelendirdiği oldu. Ama genelde benim için olağanüstü bir ilham kaynağı oluşturduklarını da inkâr edemem; her şeyden önce, birbirinden farklı bir yığın soru ve düşüncesiyle dolu oldukça teşvik edici bir paket ''

* Bir İzleyicisinden CİDDİbir itiraf:
'' Biliyor musunuz, o karanlık sinema salonunda, yeteneğinizin ışıklandırdığı bir perde parçasına bakarken, hayatımda ilk kez yalnız olmadığımı hissettim'' ( Gorki'den yazan bir bayan izleyicisi..)
-Cevaben: '' Filmlerime kimsenin ihtiyaç duymadığı, kimsenin hiçbir şey anlamadığı o kadar çok başıma kakılmıştı ki, bu tür iltifatlar adeta ruhum ısıttı, yaptıklarıma anlam kazandırıp tuttuğum yolun rastantı değil, doğru olduğuna inandırdı beni

* Nobosibirsk'ten bir bayan öğretmenin tarkovski'ye yazdığı mektubundaki bir itirafı: '' Filmlerinizin tartışıldığı bir toplantıya katılmıştım. Fizikçisi, edebiyatçısı, hepsi aynı görüşteydi: insancıl, dürüst ve gerekli bir film ( Ayna, 1975 ); yazarına teşekkür borçluyuz. Tartışmada söz alan tek tek herkes şöyle dedi: '' Bu film beni anlatıyor! '' ''

* Son olarak Tarkovski'ye işçi bir bayanın yazdığı mektup ve one cevaben Tarkovski tarafından yazılmış mektup;

'' Filminizi bir hafta içinde tam dört kez seyrettim. sinemaya gitmekteki tek amacım; filmi seyretmek değildi. Birkaç saat olsun gerçekten yaşamak, hayatı, gerçek sanatçılar ve insanlarla paylaşmaktı isteğim.. her şeyi; bana acı veren, eksiklğini duyduğum, özlemini çektiğim her şeyi, beni bunaltan yada sevindiren, beni mahveden ya da bana yaşama gücü veren her şeyi filminizdeki bir AYNAdan izledim. Benim İçin ilk kez bir film gerçeklğin ta kendisi olmuştu. İşte tam da bu yüzden gidip gidip filmi seyrediyorum, çünkü onunla ve onda yaşamak istiyorum''

Cevaben..'' Bundan daha büyük bir övgü olabilir mi? Filmlerimi çekerken gözden kaçırmamaya çalıştığım tek hedef, kendi bakış açısını başkasına zorla kabul ettirmeye kalkışmadan, olabildğince dürüstlük ve tutarlılıkla kendimi anlatmaktı. Sonra insan bir bakıyor, yalnızca kendisine ait olduğunu sandığı hayat anlayışı başkalarınca da paylaşılmakta, o güne kadar hiç dile getirilmemiş ama tam anlamıyla özgün bir şey olarak; tabii ki bu, çalışmalarında insana muazzam bir teşvik sağlıyor''
forum resmi
..ayna(1975) filminden bir sahne..

Bana göre tarkovski'yi diğer yönetmenlerden ayıran en büyük özelliğin son mektuba yazdığı cevap mektubunda açıkça dile getiriyor. Son noktayı seyirciye koyduruyor ve herkes bir nevi kendine pay çıkarıyor..


--------------------
'Artık susmanın çok iyi olduğunu düşünüyorum. Zira kelimeler insanın duyduğu şeylerin hepsini anlatmaya yetmiyor. Yetersiz artık kelimeler...'
Andrei Tarkovsky
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 24th January 2018 - 05:27 AM