IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

3 Sayfa V  1 2 3 >  
Reply to this topicStart new topic
> Dario Argento, Ve ona dair olanlar
melisa hülya
mesaj Aug 25 2008, 02:47 PM
İleti #1


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



forum resmi


Açtığım bu başlıkta, 7G'de ona dair yazdığım ve yazacağım herşeyi bir araya toplamak istedim. Sizler de katkıda bulunabilirsiniz. Benim için her zaman bir numaradadır yeri, hem beyazperdede hem de kişisel olarak duyduğum aşırı sevgi adına kalbimde. Bu sayfa ona vefa borcumu az da olsa ödemek olsun.


LA TERZA MADRE ( Mothers of Tears: The third Mother )
IMDB
Terza madre, La (2007)

Directed by: Dario Argento
Genre: Drama | Fantasy | Horror | Thriller
Tagline: What you see does not exist. What you cannot see is truth.
User Rating: 5.6 / 10 (1,490 votes)
Runtime: Canada:98 min (Toronto International Film Festival...
Cast: Asia Argento, Cristian Solimeno, Adam James, Moran Atias

Yine çok korkunç, yine çok Argento!. Öncelikle cadı üçlemesinin ilk iki bölümünü henüz izlemeyenlere mutlaka önce onları izlemelerini tavsiye ederim,: Suspiria ve İnferno’ yu yani.Sonrasında ise ilk kez Argento filmi izleyecekseniz, tahammül edemeyeceğiniz sabır gerektiren gore sahneleri için sizi uyarmalıyım.Onun sinemasını biliyor ve filmlerine ilgi duyuyorsanız zaten hazırsınız demektir.Bu İtalyan giallo ve gore ustası, gerçek korku sineması yapar, kaliteyi kendi standartlarına nasıl uygulayacağını da çok iyi bilir.
Olaylar günümüzde geçiyor. 18.yy’a ait bir tabut ve onun yanında bir sandık bulan Bay sinyör, Roma’da ezoterik bilgilerden ve gizli ilimlerden anlayan bir müze yöneticisi arkadaşına mektup yazar ve bu sandığı ona gönderir.Mektup ve sandık ulaşması gereken kişinin eline geçmeden önce, aynı müzede görevli olan iki kişi ( biri gerçek hayatta Argento’nun kızı Asia ) merak eder ve açarlar sandığı. İçinden 3 heykel, hançer,kırmızı bir cübbe çıkacaktır. Sonrasında filmlerinde görmeye alışkın olduğumuz gore sahneleri, filme eşlik eden muhteşem müzikler gelecektir. Roma’da gizemli olaylar, korkunç ölümler başlar. Bir cadı efsanesini üçlemenin son halkasına taşıyan Dario Argento, ilk iki bölümle ilgili bağlantıları da olması gerektiği gibi kurmuş ayrıca. Üçlemenin ilki Almanya, diğeri Newyork’da geçiyordu, bu kez Roma’da nihayete erdirmiş ( şimdilik ).Argento yıllardır büyük bir merak ve hevesle “Üç anneler” in diğer halkasını bekleyen sevenlerinin baskılarına dayanamamış olmalı ,yanılmıyorsam sevenleri 20 yılı aşkın süredir bekliyor(um)lar. Bütün bir Argento sineması antolojisini izlemiş kadar oldum diyebilirim film bittiğinde. Zaman zaman Tenebre’nin mekan çalışmalarını, zaman zaman İnferno’dan bir sahneyi, bazen Profondo Rosso’yu, bazen Suspria’yı, bazen de “Opera” yı. Adeta bir kolaj çalışması idi temayı bir kenara bırakırsak sahne ve mekan çekimleri. Dün Masters of Horror serisinde yönettiği ikinci film olan “Pelts”i izlerken, kadın karakterin kaçarken rahat koşması için yüksek topuklu ayakkabılarını çıkarması bana, acaba hangi Argento filminde bu sahne ile karşılaşacağım diye düşündürtmüştü, kısmet bugüne imiş, bu sahne filmde yer alıyor. İlave olarak Udo Kier ve Asia Argento’ nun filmin parlayan yıldızları olduğunu ekleyeyim. Beklemeye değdi mi, evet kesinlikle değdi. 10/10
forum resmi



PELTS ( Masters of Horror'dan )
IMDB
"Masters of Horror" Pelts (2006)

Directed by: Dario Argento
Genre: Horror
User Rating: 6.8 / 10 (898 votes)
Runtime: 58 min
Cast: Meat Loaf, John Saxon, Ellen Ewusie, Link Baker

Dario Argento' yu nasıl delicesine sevdiğimi bilir beni tanıyan herkes. Onu ezbere severim, hiç bir film çekmese, sadece tek plan boş bir odayı bile filme alsa yine tam puan alır benden. Malesef sadece TV de izleme şansım oldu henüz serinin bu filmini. anladığım kadarıyla oldukça fazla kesilmiş ( Yapmayın şunu artık zaten artı 18 uyarısı var ne diye keser durursunuz sahneleri ). Orjinal bir konu, zaten işinde uzman olan yönetmenin elinde harika işlenmiş. Hemde gorenin standartlarına uymuş.Argento'nun vazgeçilmezi Simonetti'nin müzikleri yine fevkalade. Açılış yazıları ise, her Argento fanı için aynı şeyi ifade ediyor. O yazım karakterinin eski filmlerinde özellikle de Suspria'nın açılış yazılarında kullandığı karakterler olduğunu tebessüm ederek hatırlıyoruz. Kürkleri için katledilen hayvanların ( bu hayvanlardan rakunlar ) laneti diyebiliriz. Öyle bir lanetki, onları kürk yapma aşamasına gelene dek yapılan her işlemi, bu işe bulaşan firma çalışanları kendi üzerlerinde hem de mutlu bir şekilde gerçekleştiriyor. Gözünü para hırsı bürümüş adamın bir kaç sahnede yine bu hırs için verdiği tepkiler o kanlı sahnelerden çok daha korkunç, gördüğü korkunç manzaraya, ölen insanlara aldırmadan ortağına kazanacakları paralardan bahsetmesi gibi. Zaman zaman filmin bazı bölümlerinde oyuncuların yeteneğini beğenmeyip, yönetmenin emeğine yakıştırmamış olsam da, son on beş dakikalık bölümde bu eksikliğin nerden kaynaklandığını hatırladım ve filmi tam anlamıyla beğenmiş olarak bitirdim. Nedeni çığlık atan güzel kadın, tek plan kaçış-kovalama sahnesi olmaması idi sanırım. Bu iki özellik onun hemen hemen her filminde gördüğümüz Argento klişeleri olmalı. Son sahneler kelimenin tam anlamıyla Argento sahneleri idi. Yine ve yeniden goreyi damarından kesmiş, üstelik alt metinde faydalı bir mesaj iletmek görevine soyunmuş sevgili yönetmen. Son olarak onun her filminde benim için zaman durur, sadece o vardır. Ölesiye sevdiğim Argento'nun bu filmine vereceğim puan tabi ki 10/10
Dip not: İlave etmeliyim, rakunlarla karşılaştıklarında adam oğluna onları nasıl öldüreceğini anlatırken, Simonetti'nin muhteşem müziği eşliğinde rakunların kameraya bakışları vardı ki ağlamaya başladım.( Hayvanseverim ayrıca hayatım boyunca ne kürk ne gerçek deriden yapılan hiç bir şey elime sürmedim ) Bu hüzünlendiğim içindi, ayrıca uzun zamandır yeni bir Argento filmi izlememiş olmamın verdiği tuhaf bir duygu da vardı üzerimde. İşte böyle karmaşık bir bağımlılık benim Argento sevgim. Uzun süre ayrı kalamıyorum ondan. Suspria'yı 20 kez seyretmem de bunla ilgili sanırım.
Nasıl da unuttum! Pelts'in ilk sahnesini hatırlayın, deri eldivenli adam muslukta kanlı usturasını yıkıyor. İşte Argento'nun ilk sahnede tüm filmlerine yaptığı gönderme. O el kesinlikle Argento'ya ait, bundan adım gibi eminim. Dikkatli bir Argento fanı iseniz, başroldeki hafif iri yapılı adamın o kadar narin elleri olamayacağını anlarsınız
forum resmi



JENİFER ( Masters of Horror'dan )
IMDB
"Masters of Horror" Jenifer (2005)

Directed by: Dario Argento
Genre: Horror
User Rating: 6.6 / 10 (1,766 votes)
Runtime: 58 min
Cast: Steven Weber, Carrie Fleming, Brenda James, Harris Allan


Sene 1979'lar. Çocuk yaşlarımda olmama rağmen hastası olduğum ( ben size demedim mi herkes Cin Ali'nin maceralarını okurken ben korku kitapları okuyordum diye:) ) "Süper Korku Mecmuaları" denilen, çeşitli korku öykülerinden oluşan kitaplar yayınlanıyordu. Hafızama kazınmış bir öyküydü " Jenifer". Her karesi aklımda, hatta o kitaptaki Jenifer ile filmdeki arasındaki benzerlik inanılmaz. Konu da hemen hemen birebir işlenmişe yakın. Ve sene 2000 ler. Sevdiğim yönetmenler listesinde her daim bir numarada olan Dario Argento bu öykünün filmini çekip, kalbime tam 12 den isabet etmiş.( ben bu adamın fanı olmakta haklıyım arkadaş ). Argento'nun hemen hemen tüm filmlerinde çok güzel kadınlar mutlaka vardır ve yüzde doksanlık bir ihtimalle sonu kötü olacak olan karakterler de onlardır. Sanırım yönetmen için güzellik lanetli bir unsur. Bu açıdan bakarsak, Jenifer'ın ölümsüz olma ihtimali hakkında tespit yapmak kolay. Argento bu kez " güç ve kontrol" üzerine bir film yapmış. Bunu yaparken de erkek neslinin en büyük zaafını cinsel ego olarak göstermiş. Kısaca okuduğum öyküden ayrılan yol, bu konudaki yoğunlukla çok alakalı. Bir yandan gore ( gibi ) bir duruşu olan kanlı sahneler, bir yandan erkeğin düştüğü rezil durum, hangisi daha çok dehşete düşürüyor derseniz, öyküyü daha önce çizgi-roman kitabında görmeyip, ilk kez Argento filminde izlemiş olsaydım ikincisi derdim. Ancak benim için "korku" korkudur. Alt metinde verilen mesajdan çok ,Argento gibi "kendine has, kendi klişelerini oturtmayı başarmış" başarılı yönetmenlerin fabrikasından çıkan bu tür kısa sinema şölenlerinin keyfini "alabildiğim kadar adrenalin" hatrına sürmek, ve bir kez daha o sinema dahilerini alkışlamak önceliğim bu seride.Gerçi Jenifer, Dario Argento'nun uzun metraj filmleri kadar klas olmayabilir, şahsen kendisinden bu seride özüne yakışan bir giallo izlemek isterdim, yine de buna da şükür diyor, 8/10 puan veriyorum.
forum resmi


TENEBRE ( 1982 )
IMDB
Tenebre (1982)

Directed by: Dario Argento
Genre: Horror | Mystery | Thriller
Tagline: Terror Beyond Belief
User Rating: 7.2 / 10 (4,147 votes)
Runtime: 110 min | Italy:96 min (Director's Cut) | USA:101...
Cast: Anthony Franciosa, Christian Borromeo, Mirella D'Angelo, Veronica Lario

Türkçede “koyuluk” gibi bir anlama gelen film, teen-slasher akımına çok benzeyen ancak tam bir giallo gösterisi olan özgün bir Argento filmidir.
Tenebre’ de, Argento’nun kamerası izleyicinin gözlerinde hayat bulur, filmin içine dahil edilen izleyici, senaryonun “kamera kullanan gözleri” olmuştur, bu şekilde filme katılımcı olarak başlar. Zaman zaman çevirir, dolaştırır, odaklar,sabitler, her ne şekilde kullanırsa kullansın, gözlerinizin size dair bir bakıştan çok onun bakışıyla dolaşır olmuştur kamerası gözbebeklerinizdeki düzenekle.Sahnedeki kurbanı takip eden siz, kurbanın sonunun “nasıl” ı ile ilgilenen odur.Üstüne üstlük hemen her filminde olduğu gibi deri eldivenli kendisine ait olan “el” kontrolünüz dışında yakın plan işlevini sürdürürken, şahit olmak zorundasınızdır tüm bunlara.
Müzik seçimleri son derece isabetlidir. Claudio Simonetti ( Goblin grubunun kurucusudur ) ile çalışan Argento’nun bu filmine müzik ile oluşturduğu etki, elbette ki Suspria’nın “Goblin”’ i kadar vurucu değildir. Bu belki biraz’ da unutulmaz filmi“Suspria” daki müzik-tema uyumundaki kusursuzluk ile alakalı olabilir. Argento’nun özgün sinemacı kimliği eserlerine o kadar işlemiştir ki, takipçisi her filminde bu bütünlüğün bozulmasına tepki verir, onu bütün olarak görmek ister.İyi filmlerinin bile takipçilerine kötü gelebilmesinin nedeni, bu kabul edilmeyişle, dolayısıyla onun etkileşimlerle zedelenmiş bütünlüğünün bozulmuş olabilmesiyle, ya da onun sinemasında başkalarından etkilenme ihtimalini reddetmeleriyle ilgili olabilir. Bu anlamda Tenebre son derece özgün filmlerindendir. Ölüm listesi sürekli değişirken buna paralel olarak” kim” de sürekli değişecektir. Merak, cinayet sahnelerinde doruğa ulaşır, izleyici ipuçlarını toplamaya çalışır kameranın ona sunduğu görüntüler dahilinde. Her detaya dikkat etseniz bile, o bu dikkati dağıtacak unsurları tutuşturur zihninize.. Dikkat etmeye çalıştığınız, ipucu bulabileceğinizi düşündüğünüz anlarda kendinizi kurban’ın peşinde koşarken bulmanız an meselesidir. Özel teknik çalışmalarla kırmızı renge özel bir ton kazandıran bu korku dahisi, her türlü kesici aleti yanına alıp,” gore”yi damarından kesmeyi tercih eder filmde. Amerikalı bir yazar, Roma’ya gelir .Kurbanlarını öldürdükten sonra TENEBRAE ismindeki kitapla bağlantı oluşturan katilin cinayetlerini kitabın yazarıyla birlikte çözmeye çalışan İtalyan polis filmin çatısını oluşturur. Film, günümüz teen-slasherlarının ilham noktası gibidir, ancak izlenildiğinde Dario Argento’nun 26 sene önce bile şimdikinden çok daha iyi film yapabildiği fark edilir. Filmin özellikle bazı sahneleri “nasıl korku sineması yapılır” ın dersidir adeta. 10/10
forum resmi



ASIA ARGENTO
1975 Roma doğumlu. Kıskanıyorum, hem de çok: O Dario Argento'nun kızı. Benim için dünyanın en şanslı insanı.( Babacığım özür dilerim seni de çok seviyorum bu arada smile.gif ) Doğuştan gelen, genlerinde zaten var olan oyunculuk yeteneği, farklı ve sıradışı fiziği ile dünyanın en iyi aktristlerinden biri ayrıca, yada buna aday diyelim. Sadece oyuncu da değil, yönetmen ve senarist ayrıca. Hem yönettiği hem oynadığı The Heart Is Deceitful Above All Things'( Aldatan Yürek ) deki başarısı , Amerika'lı filmin eleştirmenlerin bazıları tarafından yerden yere vurulsa da ( kıskançlar ne olcak! ) bence tartışılmaz. Babasının yönettiği Trauma (1993)'( Travma ) de başrol alan aktrist, The Stendhal Syndrome (1996)( Stendhal sendromu ) 'da yine babasının yönetmiş olduğu filmde izleyiciyi şok eden bir performans gösterdi, zaten film sarsıcı allak bullak eden sahnelerle örülü idi. Travma'da kötü bir oyunculuk sergilemesine rağmen, bu filmde fazlasıyla üstesinden geldi rolünün. Görev aldığı ilk Hollywood filmi " Triple X"'deki Yelenda rolü ile hatırlanıyor daha çok. Gerorge Romero'nun Land of the Dead (2005) filminde de yer alan aktristin babasının son filmi La Terza Madre'de çok iyi bir oyunculuk sergilediğini de ekleyeyim. İtalya'dan yetişen ( Dario Argento'nun bu konudaki çabası büyük elbette ) en iyi aktrist olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda yönetmen olarak da yeni filmlerde görmek isterim kendisini.
forum resmi


Bu ileti BuRnOut tarafından Aug 26 2008, 02:31 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 25 2008, 03:04 PM
İleti #2


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



NON HO SONNO ( UYKUSUZ )
IMDB
Non ho sonno (2001)

Directed by: Dario Argento
Genre: Crime | Horror | Mystery | Thriller
Tagline: Creepier than Jack the Ripper
User Rating: 6.2 / 10 (1,943 votes)
Runtime: 117 min
Awards: 2 nominations
Cast: Max von Sydow, Stefano Dionisi, Chiara Caselli, Roberto Zibetti


İlk sahneler itibarıyle şaşırtan, yanıltan, allak bullak eden bir gizem yolculuğunuza çıkarsınız. Filmin bir yerine kadar günah keçisine dönen bir karaktere odaklanır, tam emin olduğunuz yerde karakterlerden birinin aklına bir anda gelen bir fikir ile mat olduğunuz hissedersiniz. Bu kez başka bir olasılığa yoğunlaşır, ancak daha önce sizi mat eden senaryodan şüphe duymaya başlarsınız, o bölüme kadar emin olduğunuz düşünce yıkılmıştır çünkü. Düğümün çözülmesi ile birlikte tedirgin edici bir vicdani sızlama buruk bir tını bırakır zihninize. Argento'nun aralara serpiştiririp yakın plana aldığı ölüm sahneleriyle zaten allak bullak olmuşsunuzdur. Filmin “tren” sahnesinin korku sineması literatürüne geçtiği söylenir. Yönetmenin diğer filmlerine göre fazla ön plana çıkmamış, ancak yine de başarılı bir giallodur film. Ülkemizde " Uykusuz" adı ile vizyona girmiş ( gerçek ismi de bu ) filmin müzikleri de her filminde olduğu gibi uyumludur.Dip no olarak ekleyelim,Argento filmlerinde kaçıp saklanılabilecek hiçbir yer güvenli değildir. Biri bir şeyden kaçıyorsa, saklanabileceği yer yada tercih edilmek zorunda bırakıldığı yer kesinlikle yanlış seçimdir. Tüm Dario Argento filmlerine vereceğim fix puan :10/10
forum resmi


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 25 2008, 03:34 PM
İleti #3


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



SUSPİRİA
IMDB
Suspiria (1977)

Directed by: Dario Argento
Genre: Fantasy | Horror | Mystery | Thriller
Tagline: The Only Thing More Terrifying Than The Last 12 Minutes Of This Film Are The First 92.
User Rating: 7.3 / 10 (11,470 votes)
Runtime: 98 min | Germany:88 min | USA:92 min | Argentin...
Awards: 2 nominations
Cast: Jessica Harper, Stefania Casini, Flavio Bucci, Miguel Bosé

Efsane film, aynı zamanda Dario Argento'nun tüm dünyada tanınmasını ve sinemacılığını ispat ettiği en iyi filmi. 1977 tarihli filmi sinema salonlarında izleyenlerin kalp krizi geçirdiği söylenir. Hem dönemine göre olağanüstü başarılı, hem tüm zamanların en iyi korku sineması örneği olarak yer alır.Argento'nun uzun yıllar filmlerinde müzik çalışmaları ile katkıda bulunacağı Goblin ve kurucusu Simonetti'nin film için yaptığı müzik çalışması kusursuzdur. Filmin kasvetli ve ürkütücü atmosferini adeta katlayarak güçlendirir. Bir cadı üçlemesinin ilk halkasıdır Suspiria, sonraki yıllarda İnferno ile devam edecek ve 2007 tarihli La Terza Madre ile tamamlayacaktır üçlemeyi.
Bir çok filminde olduğu gibi kırmızı ve mavi renge özel bir ton kazandırır yönetmen ve bu renk çalışmasını özel bir atölyede gerçekleştirir. Tema, okültizm ve ezoterizm kaynaklıdır, cadılık ve büyücülük, kötü güçler, kısaca metafizikten aldığı temayı ses ve görüntü efektleri, yakın plan gore sahneleri ile işler.
Bale öğrenimi görmek için Almanya'da bir bale okuluna gelen Suzy ( Jessica Harper ), okulda korkunç ve gizemli ölümlere şahit olacak, aynı zamanda öğretmenlerdeki tekinsizliği anlamaya çalışacaktır. Filmin açılış sahnesindeki havaalanından çıkış sahnesi filmin gerilim dozu hakkında ipucu verir izleyiciye. Filmin bir korku klasiği olması yanında, bir sanat eseri kadar özenlidir mekan ve ışık ve renk çalışmaları. Bazı sahneler, korku sineması dersi gibidir adeta. Bu İtalyan yönetmen, bugün bile Amerikan sinema endüstrisinin başaramadıklarını yıllar önce başarmış, o zamanın şartlarına göre bugün izlediğinde "işte gerçek korku sineması" dedirtebilmiştir izleyiciye. Suspiria gerçek bir korku filmidir. 10/10
forum resmi


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 25 2008, 03:58 PM
İleti #4


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



Suspiria'dan bir sahne: LÜTFEN: artı 18 izlenmesi rica olunur:
SUSPİRİA

Bu ileti melisa hülya tarafından Aug 25 2008, 03:58 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 25 2008, 04:31 PM
İleti #5


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



STENDHAL SENDROMU
IMDB
Sindrome di Stendhal, La (1996)

Directed by: Dario Argento
Genre: Crime | Thriller | Horror
User Rating: 5.9 / 10 (2,147 votes)
Runtime: 120 min | Argentina:114 min | USA:113 min
Awards: 1 nomination
Cast: Asia Argento, Thomas Kretschmann, Marco Leonardi, Luigi Diberti

Filmden bahsetmeden önce bilimsel olarak kabul gören bu kavram hakkında kısaca bilgi vereyim: Stendhal sendromu, herhangi bir sanat eseri karşısında aşırı yoğun duygusal etkilenmenin sebep olduğu baygınlık, yada kısa süreli krize verilen isim.
Stendhal sendromu sorunu olan bir kadın dedektif ( Asia Argento ) kurbanlarına tecavüz edip öldüren bir seri katilin peşindedir. Katilin onu bir sanat eserleri müzesinde tuzağa düşüreceğini bilmemektedir tabiki. Asia Argento babasının yönettiği bu filmde güçlü bir oyunculuk gösterisi sunuyor. Sıradan bir katil-dedektif kovalamacası öyküsü beklemeyin, zira bir Dario Argento filmi ile karşı karşıyasınız. Her defasında kendi "özgün klişelerinin" küllerinden yeniden doğan yönetmenin sizi allak bullak etmesi için yeterince malzemesi var. 10/10
forum resmi



--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 25 2008, 04:47 PM
İleti #6


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



Dario Argento filmlerinden fragmanlar sunacağım. Tekrar rica ediyorum, artı 18 yaş olarak izlensin, korku sineması takipçileri de dikkatli izlesin, farklılıklar bulacaktır bu tür hakkında.
TENEBRE TRAİLER

İNFERNO

LA TERZA MADRE ( MOTHERS OF TEARS )

PROFONDO ROSSO

SUSPRİA ( Açılış sekansı )

Bu ileti melisa hülya tarafından Aug 25 2008, 05:02 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 26 2008, 11:32 AM
İleti #7


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



DARİO ARGENTO VE SİNEMASI


forum resmi


7 Eylül 1940 doğumlu İtalyan yönetmen, senarist ve yapımcı. Gore ( kanlı ve dataylı yakın plan ölüm sahneleri ) dediğimiz korku sineması "alt türü" ve giallo ( bir zamanlar İtalya'da yayınlanan sarı sayfalı cinayet romanlarına verilen isim ) nun ustası. Aynı zamanda Avrupa'dan çıkan en özgün korku sinemacısı. Yönetmenliğini yaptığı ilk film 1970 tarihli The bird with crystal plumage" ( Kristal tüylü kuş ). Gialloya selam verdiği ilk film. 70'ler ve 80'ler Argento sinemasının altın çağları.1975'de Deep Red ( Profondo Rosso ) ile birlikte Goblin grubu ile yapmaya başlıyor film müzik çalışmalarını ve bu grup ve özellikle kurucusu Simonetti, filmlerinin başarılarına doğru orantıda yükselen ivme kazandırıyor.
İlk filmi ile birlikte, hemen hemen her filminde katilin deri eldivenli elleri bizzat kendisine ait ve bu yerleşik bir kurala dönüyor. Her cinayet sahnesini yakın plan ve detaylı işlerken, ağırlıkla üzerinde durduğu görellik unsuru, hassas ve titiz davrandığı müzikler sinemacılığın yapıtaşlarından oluşan bir bütünlük oluşturuyor ve bu bütünlüğün izleyici tarafından bozulmamasına önem veriyor. Burda da kamera kullanımı ile izleyiciyi diken üstünde tutmayı başarıyor. İzleyici kamera kullanımının yönlendirmesi yolu ile bir anda kendisini katilin peşinde, bir anda kurbanın yada katilin yerinde buluyor. Cinayeti çözmek yada olaylar üzerindeki gizem perdesini kaldırmaya çalışan izleyicinin "Hollywood" ca tahminler yapmasına da fırsat vermiyor. Aslında ( belki de ) hep karşısında durduğu Amerikan sinemasına karşı belirsiz bir tavır sergiliyor olmalı ki sinemacılığında özgün klişeler oluşturmayı, karşı klişelerinden ilham almadan başarıyor. Ancak bu başka bir sonuca neden oluyor ve ilham alınan sinemacı oluyor ( Amerikan teen-slasher. Örnek: Scream serisinin "Tenebre" ilhamı ile çevrildiğini ispat edebilirim, spoiler vermek istemiyorum ). Neticede filmlerinde izleyiciyi "Amerikan sineması" belleğinden sıyırmayı başarıyor.,
1977 senesinde bir cadı efsanesinin ilk halkasının açılışını yapıyor "Suspiria" ile. Film çok ses getiriyor, sinema salonlarında izleyenlerin içinde kalp krizi geçirenler dahi oluyor. Goblin'in kasvetli ve sarsıcı müziği, mekan çalışmalarındaki estetik unsurlar, yönetmenin aynı zamanda bir korku filminde sanatsal niteliğe de önem verdiği hakkında ipuçları veriyor. 1980 senesinde bu metafizik temalı filmin ikinci bölümü geliyor, Almanya'da geçen olaylar örgüsünü "İnferno" ile bu kez Newyork' a taşıyor yönetmen. 1982 'de "Tenebre" ile kelimenin tam anlamı ile giallo gösterisi sergiliyor ve bu filmle birlikte sinemacılığının tüm hatları yerine oturuyor. 1985'de böceklerle iletişim kuran bir genç kızın ana karakter olduğu "Phenomena" ile yine paranormal sinema yapıyor. Korku sinemasına ard arda filmler ekliyor, 1985 de Demons u ve Demons 2 'yi hem yapımcı hem senarist olarak kazandırıyor beyazperdeye. 1985'de Creepers'a yapımcı, yönetmen ve senarist olarak imza atıyor. 1987'de "Opera" da özgün bir film olarak sinema tarihindeki yerini alıyor. Bir cinayete şahit olması için baş karakterin gözlerine toplu iğnelerle göz kapaklarını açık tutma sahnesi her Argento filminde olduğu gibi çarpan, sarsıcı şok bir görsellik taşıyor.
George Romero'nun 1978 tarihli Ölülerin Şafağı filminde de yapımcı olarak rol aldığını ekleyelim.
Argento'nun , 1971 tarihli "The cat O'nine Tails" filmi pek de içine sinmiyor. Daha sonra edineceği tecrübeler ve beyazperdeye kazandıracağı onca eser hakkında hazırlık aşaması olması açısından yine de önemli bir film halbuki.
90'larda ivme biraz düşüyor. Ard arda gelen başarılı filmlerden, ani çıkışlardan sonra bir tür karmaşa yaşıyor yönetmen, yada yorgunluk diyelim. 1993 yapımlı "Trauma" da ilk başrolünü veriyor kızı Asia Argento'ya. Ancak film tam bir hayalkırıklığı oluyor. 1996 yılında " Stendhal Sendrome" ile bu hatayı telafi ediyor. Kızına yine başrol veren yönetmen, en iyi filmlerinden birini kazandırıyor takipçilerine. Film, sanatın ve korku sinemasının içiçe geçtiği sarsıcı bir tablo izlenimi oluşturuyor. Ve 1998. "İl Fantasma dell Opera". Dario Argento'nun çocuk yaşlarda izlediği ve çok etkilendiği Operadaki Hayalet öyküsünde büyük bir hata yapıyor. Temayı gereğinden fazla "gore" ile harmanlıyor ve ölçüyü kaçırıyor. Kısaca bir hayalkırıklığı daha yaşıyor ve yaşatıyor.
2000'in ilk filmi "Nonhosonno" ( Sleepless), Argento sineması hakkında artık fikir sahibi olmuş takipçisi için kabul edilir bir film. Yine gore ve gialloyu konuşturuyor yönetmen. Filmin bir sahnesindeki hareket halindeki trende geçen katil-kurban kovalamacası sekansı, sinema çevrelerince literatürlük ve korku sineması için ders alınabilecek görsellik olarak kabul ediliyor.
2003'de "İl Cartio" ( The Card Player ) da bir kadın polisin, internette cinayetlerini sergileyen bir katilin peşine düşmesi konu ediliyor, izleyicileri kararsız kalıyor bu filmle. Bir kısım fazla Amerikanvari buluyor, bir kısım ise resmen küsüyor yönetmene. Ancak yine de beğenen kısım da var elbetteki, tek sorun yeterince özgün bulunmaması filmin.
2006'da cadı efsanesi " 3 anneler" in son halkası " La Terza Madre" geliyor ki, eski dönemlerdeki yoğun sansür endişesinden tamamen sıyrılmış olmasının da getirdiği bir rahatlık var filmde. Film yıllarca beklenmiş olması açısından çok değerli ayrıca. Beklentilere değen başarılı bir film.
Dario Argento'nun son filmi "Giallo" yu sabırsızlıkla bekliyorum.

Bu ileti BuRnOut tarafından Aug 26 2008, 02:30 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
eozen81
mesaj Aug 26 2008, 11:52 AM
İleti #8


.. addicted to the past ..
**

Grup: Üyeler
İleti: 83
Katılım: 1-March 08
Nereden: İstanbul
Üye No.: 2,245



@melisa hülya,

Dario'ya olan tutkunluğun her kişisel satırda, yorumunda belli oluyor, çok hoş bir inceleme olmuş.

Lâkin, neden kendisini tanımadığımı, daha ilk başta afişlerinden anladım, keza ben korku seyretmiyorum da rolleyes.gif


--------------------
forum resmi

User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 26 2008, 12:01 PM
İleti #9


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



Çok teşekkür ederim. Sayfanın ilham kaynağını sizden aldım zaten, takipçisi olduğum yönetmenle sizleri tanıştırmak istedim. smile.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
eozen81
mesaj Aug 26 2008, 12:30 PM
İleti #10


.. addicted to the past ..
**

Grup: Üyeler
İleti: 83
Katılım: 1-March 08
Nereden: İstanbul
Üye No.: 2,245



Hehe farklı bir ilham kaynağı oldum ama laugh.gif


--------------------
forum resmi

User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 27 2008, 08:50 AM
İleti #11


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



Sizlere, Argento'nun filmlerinde kırmızı rengi, atölyesinde yaptığı özel ve titiz çalışmalarla farklı bir tonda hazırladığından bahsetmiştim. Aşağıda Suspiria filminden bir sahne izleyeceksiniz, bu sahnede kırmızının tonlamasına dikkat ediniz:

Sinemada renk çalışması


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 27 2008, 10:05 AM
İleti #12


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



IMDB
Inferno (1980)

Directed by: Dario Argento
Genre: Horror | Mystery
Tagline: Terror that's hotter than hell!
User Rating: 6.6 / 10 (3,156 votes)
Runtime: 107 min | Germany:106 min | Sweden:102 min (heav...
Cast: Leigh McCloskey, Irene Miracle, Eleonora Giorgi, Daria Nicolodi

forum resmi

İNFERNO ( CEHENNEM )

Cadı efsanesinin ikinci bölümüdür. Newyork'da yaşayan bir kadın yazar, evi hakkında gizemli ve ürkütücü okült içerikli bilgilere ulaşır. Roma'daki erkek kardeşine mektup yazar ve onu acilen evine çağırır. Erkek kardeşi o andan itibaren çok güzel bir kadın silüeti görmeye başlayacak, kız kardeşinin yanına geldiğinde ise onu bulamayacaktır. Fimde bir sahnede geçen su dolu oda sahnesi, yine filmlerindeki unutulmaz sahnelerdendir.

Buraya kadar "3 anneler" cadı efsanesinin 3 bölümünden de bahsettim. Peki nedir bu cadı efsanesi, kim bu cadılar? Kısaca bahsedeyim:
Temanın özünü oluşturan 3 ana cadının amacı dünyada kötülüğü yaymak. Bu cadılar, film sıralaması ile de şöyle (Aşağıdaki bilgiler internet ortamından alıntılar yardımı ile hazırlanmıştır:)

1- Mater Suspirioum ( İniltiler annesi (cadısı ): Suspiria filminde. Almanya'da yaşayan cadı. En yaşlı ana cadı.
2- Mater Tenebraum ( Karanlıklar annesi ( cadısı ): İnferno filminde. Newyork'da yaşıyor.En güzel cadı.
3- Mater Lachrymaum ( Gözyaşları annesi ( cadısı ): La Terza Madre filminde. Roma'da yaşıyor. En genç ve en cani cadı.

Bu ileti melisa hülya tarafından Aug 27 2008, 10:12 AM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 27 2008, 01:16 PM
İleti #13


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



Dario Argento hakkında notlar:

* Koyu bir İngmar Bergman hayranı.
* Bilinçaltının gücüne inanır ve Freud'cu düşünceleri benimser.
* 1969 yapımı "Once Upon a Time in the West" adlı spagetti western filminin senaryo çalışmasında Bernardo Bertolucci ile birlikte görev almıştır.
* Kızı Asia'ya çok bağlıdır ve onun sanata bağlı ve gerçekten başarılı bir sinemacı olduğundan bahseder.
* Filmlerinin ilham kaynağı kabuslarıdır. Filmlerinin kendi iç dünyasını yansıttığını düşünür.
* Bir röportajında,yakın dostu Stephan King'in kendisinden bazı hikayelerini filme çekmesini rica etmiş, ancak o bunu hikayede dayanamayıp değişiklik yapacağı ve bunun dostuna saygısızlık olacağını düşündüğü için reddettiğini söylemiştir.
* Korku filmleri bağımlısıdır. Çocuk yaşlarda ilk izlediği ve etkisinde kaldığı film " Opera'daki Hayalet" tir.
* Güzel kadınlara tutkundur. Bir röportajında, bir filmde bir erkeğin ölmesini izlemektense bir kadının ölümünü izlemeyi tercih ederdim demiştir.
* Sansürden nefret eder, son filmi La Terza Madre'de özgürce çalıştığı için şu an çok mutlu:)

Bu ileti melisa hülya tarafından Aug 27 2008, 01:16 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
eozen81
mesaj Aug 27 2008, 01:36 PM
İleti #14


.. addicted to the past ..
**

Grup: Üyeler
İleti: 83
Katılım: 1-March 08
Nereden: İstanbul
Üye No.: 2,245



QUOTE(melisa hülya @ Aug 27 2008, 02:16 PM) *

Dario Argento hakkında notlar:
* Güzel kadınlara tutkundur. Bir röportajında, bir filmde bir erkeğin ölmesini izlemektense bir kadının


@melisa, ben bu cümleyi anlayamadım, keza eğer bu iki cümle aynı madde içerisinde yazılıdğına göre birbiri ile bağlıysa çelişmiyor mu, adam hem güzel tutkunlara tutkun ama erkek ya da bir kadının ölümü söz konusu olduğunda erkeği tercih ediyor, yani güzel kadın ölürken de mi güzel, onu mu demek istiyor laugh.gif


--------------------
forum resmi

User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj Aug 27 2008, 01:49 PM
İleti #15


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



Tıpkı Edgar Allen Poe gibi " güzel ölü kadın" imgesini işlemeyi sever Argento. Tüm filmlerinde kusursuz fiziği olan kadın oyuncular ağırlıkla yer alır, ve büyük ihtimal kızı "Asia" dışında biri ise ölür zaten:)


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

3 Sayfa V  1 2 3 >
Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 24th January 2018 - 05:31 AM