IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

54 Sayfa V « < 7 8 9 10 11 > »   
Reply to this topicStart new topic
> Günün Menüsü
R0BlN
mesaj Oct 18 2007, 10:58 AM
İleti #121


Puck:Robin
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 3,731
Katılım: 31-May 07
Nereden: İstanbul
Üye No.: 7



In My Father's Den ile ilgili bir not: Film 2004 yapımı olmasına rağmen sadece R2 DVD'si çıkmıştı. Bu DVD'de altyazı yoktu. R1 DVD'si ise 6 Kasım 2007'de piyasaya sürülecek. Bu sürümde İngilizce altyazı bulunması kuvvetle muhtemel.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Clint Eastwood
mesaj Oct 18 2007, 09:57 PM
İleti #122


Quick on the trigger
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,528
Katılım: 2-August 07
Nereden: Somewhere in Time...
Üye No.: 207



IMDB
Blades of Glory (2007)

Directed by: Josh Gordon, Will Speck
Genre: Comedy / Romance / Sport
Tagline: Kick Some Ice
Plot Outline: In 2002, two rival Olympic ice skaters were stripped of their gold medals and permanently banned from men's single competition. Presently, however, they've found a loophole that will allow them to qualify as a pairs team.
User Rating: 6.8 / 10 (24,167 votes)
Runtime: USA:93 min
Awards: 2 wins
Cast: Will Ferrell, Jon Heder, Will Arnett, Amy Poehler


Çok eğlenceli bir film olmuş. Will Ferrel'ı zaten çok seviyorum, Jon Heder da fena değildi bu filmde. Gerçekten hızlı akan, sıkça güldüren, güldürmediği yerlerde de eğlendiren film olmuş. Ben sevdim.

Robin'e de çevirisi için teşekkür ederim. Yine iyi bir çeviri olmuş.

Bu ileti Clint Eastwood tarafından Oct 18 2007, 11:09 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
KLASİK FUTBOL

Öyküsü olmayan adam, Bufalo çayırındaki rüzgara benzer...

Moon Station Z

Sinema, edebiyat ve müzik üstüne bir blog.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Oct 19 2007, 12:53 AM
İleti #123


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi

IMDB
Trust the Man (2005)

Directed by: Bart Freundlich
Genre: Comedy / Drama / Romance
Tagline: He's doing the best he can
Plot Outline: After all the drama, cheating, and trial separations, two men (Crudup, Duchovny) fight to save their respective relationships.
User Rating: 5.8 / 10 (2,573 votes)
Runtime: Canada:103 min (Toronto International Film Festiva...
Awards: 1 nomination
Cast: David Duchovny, Julianne Moore, Sascha Gillen, Brianna Gillen

Biri evli (David Duchovny-Julianne Moore) diğeri ise ileri flört aşamasındaki (Billy Crudup-Maggie Gyllenhaal) iki çift arasında, romantizm, sadakat, seks odaklı ilişkilerin ele alındığı, aralara hoş espirilerin ve bu konulara derinlemesine nüfuz etmeye çalışan, lakin yerinde saydığı hissi uyandıran diyalogların serpiştirildiği tipik bir romantik komedi. "Tipik" kelimesinden, içinde bu türe ait klişeleri bolca barındırdığı anlamı kadar, yine bu türe soğuk durmayanların ilgisini çekebileceği anlamı da çıkarılabilir. Başroldeki dörtlü hakkında güzel düşünceleriniz varsa (bu arada oyunculuk açısından fazla, hatta hiç beklentiye girilmemeli), uslu uslu romantik komedi dakikaları geçirmek istiyorsanız müracaat edebilirsiniz. Türü tekrar eden, havada bırakan yapımlardan sadece biri.. 5/10


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Oct 19 2007, 09:13 PM
İleti #124


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



forum resmi


IMDB
Kind Hearts and Coronets (1949)

Directed by: Robert Hamer
Genre: Comedy / Drama
Tagline: A hilarious study in the gentle art of murder.
Plot Outline: Louis (Price), the black sheep of a wealthy family, seeks to murder all the heirs in order to inherit the family fortune.
User Rating: 8.4 / 10 (7,136 votes) Top 250: #130
Runtime: 106 min
Awards: Nominated for BAFTA Film Award.
Cast: Dennis Price, Valerie Hobson, Joan Greenwood, Alec Guinness


D'Ascoyne'ların mensubu genç bir kızın bir gün avam kesimden İtalyan asıllı bir şarkıcı ile evlenip asilzade aile içindeki hakkını reddetmesi üzerine doğan çocuklarının da dışlanması üzerine bir intikam mücadelesi başlar. Louis Mazzini annesinin vasiyetini yerine getirmeyen D'Ascoyne'lardan intikamını bildiği şekilde alacaktır.

Son derece zekice ve sürükleyici şekilde işlenmiş konusuyla bir çırpıda izledim Kind Hearts and Coronets'i. Günümüz sinema gelişimiyle kıyasladığımızda son derece sade ve basit gelebilecek detaylar, o dönem düşünüldüğünde belki de çığır açan bir yenilik barındırıyordur. Bugün bile izlerken eğreti durmayıp seyri keyif verebiliyorsa büyük başarıdır. Dönemin konuşma tarzları izlerken şiir gibi insanın içini okşuyor. Chan Woo Park'ın intikam teması kadar kanlı olmasa da soğuk servis edilişi ile benzerlikler barındırıyor. İzlerken bir de son dönem dizilerden Dirty Sexy Money'deki Darling'ler ile D'Ascoyne'ları epeyce benzettim. Kim bilir, belki buradan esinlenmişlerdir. Unutmadan; dönemin dil yapısını gözü gibi koruyup kollayan çevirisi ile başlı başına bir edebi eser ortaya koyan konor dostuma ve bu filmi şiddetle önerip izlememi sağlayan sevgili Bob le Flambeur dostuma da buradan selam olsun.

8/10


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
BuRnOut
mesaj Oct 20 2007, 12:06 PM
İleti #125


Edilgen Bir Uyumsuz
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,851
Katılım: 31-May 07
Nereden: Düşler Ülkesi.
Üye No.: 8



IMDB
Sex Is Comedy (2002)

Directed by: Catherine Breillat
Genre: Comedy / Drama / Romance
Plot Outline: A director struggles to film a difficult, intimate sex scene between two actors who happen to hate each other.
User Rating: 5.8 / 10 (901 votes)
Runtime: 92 min / France:94 min
Cast: Anne Parillaud, Grégoire Colin, Roxane Mesquida, Ashley Wanninger


Bu filmi askeriyede izlemek aslında pek kolay olmadı, yine de bir yolunu bulup Fransız filmlerine de uzak kalmamak lazım. fool.gif Catherine Breillat genelde Fransa'nın yenilikçi sinemacılarından biri olarak anılır. Birbirinden hassas konuları son derece kışkırtıcı ve sert bir şekilde beyaz perdeye taşımaktan geri durmayan Breillat'ın en ilgi çekici yanı yanı ise; "post-modern" anlatımı benimsemesi ve bunu etkileyici şekillerde ekrana yansıtışı. Sex is Comedy'de ise; Breillat yönetmen-oyuncu arasındaki karmaşık ilişkiye ve bir filmin yapım sürecine izleyicileri ortak etmeye çalışıyor. Yönetmenin kişisel tatmininden, oyuncu yönetimine, oyuncuyla yönetmen arasında sınırları belirsiz çizgilerden kadrajlamaya kadar pek çok konuya değinen film; esasında Breillat'ın kafasındaki sinema anlayışını ortaya koyması maksadıyla da ilgi çekici. Yoksa film olarak oldukça sıradan ve tekdüze, hatta sıkıcı.

Yönetmenin sinemasının mihenk taşlarını açığa vurduğu Sex is Comedy, aynı zamanda da kadın-erkek ilişkilerine de değinmeden geçmiyor. Erkeğin kadına yakınlaşma süreci, kadının erkeği kabullenişi, arada yapılan "flörtler" ve nihayetinde gerçekleşen şiddet ve tatminin kuşattığı teslim oluş... Aslında bu süreç Breillat'ın sıkça anlattığı konulardan oluşuyor, fakat Sex is Comedy'de bu sürecin görüntülerden çok diyaloglarla ilerlediğini ve ekrana yansıdığını görüyoruz. Eğer yönetmenin Fat Girl filmini izlediyseniz, bu filmide izlemenizi tavsiye ederim, her ne kadar yavan olsa da... Çünkü iki film arasında ciddi bir bağ var. Sanki Fat Girl'ün mental olarak açıkta kalan kısımları bu filmle tamamlanıyor gibi... Eğer öyle düşünmeseydim, şüphesiz bu filmin ilk 10 dakikasına anca tahammül edebilirdim.

10/6

Bu ileti BuRnOut tarafından Oct 20 2007, 12:07 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
forum resmi

Zaman, hediye vermez insana
ve doğru diye bir şey yoktur onun kıyısında



User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
ggecim
mesaj Oct 23 2007, 01:56 AM
İleti #126


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 878
Katılım: 5-October 07
Nereden: İstanbul
Üye No.: 479



PARANOID PARK


forum resmi


IMDB
Paranoid Park (2007)

Directed by: Gus Van Sant
Genre: Drama
Plot Outline: A teenage skateboarder's life begins to fray after he is involved in the accidental death of a security guard.
User Rating: 7.7 / 10 (271 votes)
Runtime: Canada:90 min (Toronto International Film Festival...
Awards: 1 win
Cast: Gabe Nevins, Daniel Liu, Taylor Momsen, Jake Miller


8/10

Gus Van Sant filmlerini izleyenler bilir,tarzını,anlatım şeklini,son ile baş kavramının yittiğini...
Gus Van Sant bence sinemanın insan verdiği olanakları sonuna kadar kullanan hiçbir zaman "şu şudur bu budur" gibi bir anlatıma girmeyen bir yönetmendir.
ELEPHANT filminde kullandığı sıradan insanlarla film çekme anlayışını bu filmde de devam ettiren yönetmen,Paranoid Park filminde ailesel sorunlar yaşayan bir lise öğrencisinin, yaşadığı ve istemeden gerçekleşen bir olayı ele alıyor. Gus Van Sant'ın "puzzle parçalarını karışık ve sırasız verip, filmi izlemeyi bitirince herşeyin yerine oturduğu" o montaj tekniği, bu filmde de mevcut. Yalnız filmde bir durağanlık ve biraz Last Days havası da var. Yani ben birazcık sıkılmakla birlikte ;ki bu sadece belirli sahnelerde, filmi izlemeye değer buldum.

Bu ileti ggecim tarafından Oct 23 2007, 01:57 AM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
Ömrümüzden bir gün daha geçti,
Dereden akan su ovada esen yel gibi
İki gün var ki dünyada, bence ha var ha yok
Gelmeyen gün bir
geçip giden gün iki
- Ömer Hayyam


User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Siyanure
mesaj Oct 27 2007, 10:02 PM
İleti #127


orada olmayan adam
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 493
Katılım: 6-July 07
Nereden: dark city
Üye No.: 149



forum resmi
IMDB
Melissokomos, O (1986)

Directed by: Theodoros Angelopoulos
Genre: Drama
Plot Outline: A bee keeper, Spiros, travels from the north to the south of Greece with his bees to meet the spring.
User Rating: 7.4 / 10 (268 votes)
Runtime: Argentina:122 min / Greece:140 min / USA:122 min...
Cast: Marcello Mastroianni, Nadia Mourouzi, Serge Reggiani, Jenny Roussea

Talan edilmiş bir masa, üzerindeki bir demet çiçekle fotoğraf tadında ekranda belirdikten sonra, Spiros (Marcello Mastroianni) arıların yaşam çemberini anlatıyor öncelikle. Kovandan çıkan kraliçe arıyı ve diğerlerinin onu korumak adına içerideki yaşamlarını... Spiros'un kızı bunların ardına hüzünlü bir düğünde evlenip evden gidiyor, arıcı Spiros da hayatındaki tüm değerleri bırakıp kendi içsel yolculuğuna çıkıyor. Toplumdan tamamen soyutlanmış, yalnızlığın doruğundayken hayatına giren otostopçu kız ile birlikte Spiros'un yolculuğu boyut değiştiriyor. Kızla yaşadığı gelgitlerle dolu ilişki ilerledikçe, baştaki düğün sahnesinin, arıların öyküsünün, Spiros'un yer yer ettiği kitap gibi sözlerin anlamı daha billurlaşıyor. Spiros, Angelopoulos'un durağan ve simgesel anlatımıyla oldukça derinleşiyor. Her ne kadar bu yaşlı köylünün yolculuğuna değinilse de, genç kızın adam bakışı, onu kafasında tanrısal bir noktaya oturtuşu da pek çok ince işlenmiş sahnede kendini belli ediyor. Hayatının en durağan anında "ihtiras"ların tek belirleyici olduğu bir yaşama geçiş yapan Spiros, bazen kaçıyor kimi zaman kovalıyor bu ihtiraslarını. Son kertede, film boyu izleyicinin hazırlandığı final çarpıcı bir dille anlatılıyor, ekranı arılar kaplıyor...
8 / 10
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melih
mesaj Oct 28 2007, 12:31 AM
İleti #128


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,451
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 2



forum resmi

IMDB
Inland Empire (2006)

Directed by: David Lynch
Genre: Drama / Mystery
Tagline: A Woman In Trouble
Plot Outline: An actress's perception of reality becomes increasingly distorted as she finds herself falling for her co-star in a remake of an unfinished Polish production that was supposedly cursed.
User Rating: 7.5 / 10 (8,679 votes)
Runtime: 180 min / Poland:197 min (Camerimage Film Fest)
Awards: 2 wins
Cast: Karolina Gruszka, Jan Hencz, Krzysztof Majchrzak, Grace Zabriskie

İşte, yine bir Lynch şaheseri. Mükemmel senaryo, inanılmaz bir yapboz, olağanüstü kur... Hayır, hiçbiri değil!

Adamın çektiği filmleri anlamıyorum ilk bakışta. İki kere daha izlersem de %15'inden fazlasını çözemiyorum. Tamam, kabul. Anlamadığım için de kimseye bok atmayı sevmem. Sonuçta anlama eylemini yapamayan benim. Yalnız, önceki filmlerini al, hepsini bir araya topla, aralarından küçük çapakları ayır, daha büyüklerini kat... işte, orada aptal yerine konduğumu düşünüyorum. Mulholland Drive'ın oyuncu seçmelerindeki Naomi Watts'ın Laura Dern tarafından eşlenik performansı, ne çok severmiş ki; yine bir Alice Harikalar Diyarı göndermesi, Blue Velvet ve Lost Highway'den bildiğimiz masa lambası ve ışık kullanımı vs. Yahu, ben kolaj çalışması mı izliyorum yoksa ustanın son eserini mi? Gerçek bir senaryonun olmayışı ve Lynch'in her sahne öncesinde senaryoyu yazması, kameramanlığın çoğunu kendi yaptığı dijital bir çekim kullanması, bu seferki yapbozun da yapbozunu yapacak ve bozacak kadar deli bozması kurgu oyunları falan hepsine eyvallah. Bu konularda zaten ne kadar özel biri olduğunu biliyor herkes. Ama eski elbiselerden parçalar keserek yeni elbise yapılmıyor. Ancak yeni elbiseye yama yapılabilir, ve bu yüzden de o elbiseye "yeni" denemez. Eğer bu film Lynch'in son filmiyse 10 veriyorum, çünkü neredeyse çalıştığı tüm oyunculara ufak da olsa roller vermiş ve onların mazideki karakterlerine saygı duruşunda kusur etmemiş, bir nevi imza mahiyetinde olmuş. "İşte, kariyerim boyunca ben bunu yaptım aslında!" diye bas bas bağırmış. Fakat bundan sonra da bir film çekecekse INLAND EMPIRE (filmin adı da büyük harfle yazılmak zorunda) bana göre çok büyük bir zaman dolandırıcılığı ve kandırmaca. Kusura bakmasın sevenleri (buna ben de dahilim).


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melih
mesaj Oct 28 2007, 07:03 PM
İleti #129


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,451
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 2



forum resmi

IMDB
2 Days in Paris (2007)

Directed by: Julie Delpy
Genre: Comedy / Drama / Romance
Tagline: He knew Paris was for lovers. He just didn't think they were all hers.
Plot Outline: Marion (Delpy) and Jack (Goldberg) try to rekindle their relationship with a visit to Paris, home of Marion's parents -- and several of her ex-boyfriends.
User Rating: 7.1 / 10 (2,025 votes)
Runtime: Germany:96 min (Berlin International Film Festival...
Awards: 1 win
Cast: Julie Delpy, Adam Goldberg, Daniel Brühl, Marie Pillet

İtalya seyahatinden gelen çift, New York'a uçmadan önce Paris'te 2 gün geçirmeye karar verir. Paris aynı zamanda Marion (Julie Delpy)'ın memleketidir. Alt katta yaşayan ailesinin üstündeki daireye yerleşirler ve Jack (Adam Goldberg)'in ıstırabı başlar smile.gif

Sunrise & Sunset gibi olmayacağı dışında filmden hiçbir beklentim yoktu. Bende yarattığı ilk intiba Lost in Translation mizahında gidecekmiş gibiydi, ama onun yerine Lost in Jack oldu birden. Adam Goldberg inanılmaz derecede komik. Gerçek hayatta Fransızca bilip bilmediğinden haberim yok, ama filmde sürekli huh.gif ve blink.gif ifadelerini ustalıkla yansıtıyor. Çok az bilinen bir yabancı dili konuşmaya çalışan insanların mimiklerini ve tek kelime tek kelime konuşarak cümle anlatmaya çabalamalarını birebir olarak aktarmış. Son dönemeçte romantizme fazlaca eğilmeseydi nefis bir komedi filmi, diyebilirdim. O kadar güldükten sonra da bu romansa pek ısınmak istemedim. Bu sebeple de puanını kırıyor ve 8/10 veriyorum kendisine smile.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
paranoid
mesaj Oct 29 2007, 06:07 PM
İleti #130


Gözleri içine düşmüş kırık bir kukla...
***

Grup: Üyeler
İleti: 435
Katılım: 14-July 07
Nereden: Bölge
Üye No.: 172



forum resmi


IMDB
Sílení (2005)

Directed by: Jan Svankmajer
Genre: Horror
Plot Outline: A horror movie testing two approaches to running an insane asylum - absolute freedom versus control and punishment...
User Rating: 6.9 / 10 (564 votes)
Runtime: Czech Republic:118 min / Japan:123 min
Awards: 2 wins
Cast: Pavel Liska, Jan Triska, Anna Geislerová, Jaroslav Dusek


Kendini; güçlerini aldığı Marquis de Sade ve Edgar Allan Poe'ya çocukça bir övgünün yanı sıra, bu iki düşünüre de saygı duruşu olarak tanımlayan film, insanoğlunun milyon yıllık sorularının peşinde. Zihin ve beden arasındaki süregeldiğine inanılan savaşa ve bu savaşın son bulması adına verildiğine inanılan cevaplara kendi yorumunu getirmiş,Sílení. Bu yorumun içinde; surrealist koridorunu yaratarak Tanrı'ya ve ahlaka yönelik sert söylemler barındırmayı ihmal etmemiş. Baştan çıkartıcı ve kafa karıştırıcı soğuk, karanlık atmosferi şehvetinizi kamçılayarak, sizi iyice içinden çıkılmaz bir havaya sokabilir.

Ya çok severek izlersiniz ve üzerinizdeki etkiden memnun arkanıza yaslanırsınız, yada sonuna kadar dayanamadan öfkeyle yarıda bırakıp çeker gidersiniz türünden bir film. Mutluluğumsu'da severek izlediğim Pavel Liska,Anna Geislerová ve Martin Huba ile birlikte tekrar vakit geçirmekte keyfime keyif kattı.
8/10


--------------------
"Bir filmi açıklamak zordur, çünkü onu anlamak kolaydır."
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Clint Eastwood
mesaj Oct 30 2007, 01:40 AM
İleti #131


Quick on the trigger
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,528
Katılım: 2-August 07
Nereden: Somewhere in Time...
Üye No.: 207



QUOTE(daedalus @ Oct 28 2007, 12:31 AM) *

forum resmi

IMDB
Inland Empire (2006)

Directed by: David Lynch
Genre: Drama / Mystery
Tagline: A Woman In Trouble
Plot Outline: An actress's perception of reality becomes increasingly distorted as she finds herself falling for her co-star in a remake of an unfinished Polish production that was supposedly cursed.
User Rating: 7.5 / 10 (8,735 votes)
Runtime: 180 min / Poland:197 min (Camerimage Film Fest)
Awards: 2 wins
Cast: Karolina Gruszka, Jan Hencz, Krzysztof Majchrzak, Grace Zabriskie

İşte, yine bir Lynch şaheseri. Mükemmel senaryo, inanılmaz bir yapboz, olağanüstü kur... Hayır, hiçbiri değil!

Adamın çektiği filmleri anlamıyorum ilk bakışta. İki kere daha izlersem de %15'inden fazlasını çözemiyorum. Tamam, kabul. Anlamadığım için de kimseye bok atmayı sevmem. Sonuçta anlama eylemini yapamayan benim. Yalnız, önceki filmlerini al, hepsini bir araya topla, aralarından küçük çapakları ayır, daha büyüklerini kat... işte, orada aptal yerine konduğumu düşünüyorum. Mulholland Drive'ın oyuncu seçmelerindeki Naomi Watts'ın Laura Dern tarafından eşlenik performansı, ne çok severmiş ki; yine bir Alice Harikalar Diyarı göndermesi, Blue Velvet ve Lost Highway'den bildiğimiz masa lambası ve ışık kullanımı vs. Yahu, ben kolaj çalışması mı izliyorum yoksa ustanın son eserini mi? Gerçek bir senaryonun olmayışı ve Lynch'in her sahne öncesinde senaryoyu yazması, kameramanlığın çoğunu kendi yaptığı dijital bir çekim kullanması, bu seferki yapbozun da yapbozunu yapacak ve bozacak kadar deli bozması kurgu oyunları falan hepsine eyvallah. Bu konularda zaten ne kadar özel biri olduğunu biliyor herkes. Ama eski elbiselerden parçalar keserek yeni elbise yapılmıyor. Ancak yeni elbiseye yama yapılabilir, ve bu yüzden de o elbiseye "yeni" denemez. Eğer bu film Lynch'in son filmiyse 10 veriyorum, çünkü neredeyse çalıştığı tüm oyunculara ufak da olsa roller vermiş ve onların mazideki karakterlerine saygı duruşunda kusur etmemiş, bir nevi imza mahiyetinde olmuş. "İşte, kariyerim boyunca ben bunu yaptım aslında!" diye bas bas bağırmış. Fakat bundan sonra da bir film çekecekse INLAND EMPIRE (filmin adı da büyük harfle yazılmak zorunda) bana göre çok büyük bir zaman dolandırıcılığı ve kandırmaca. Kusura bakmasın sevenleri (buna ben de dahilim).


He yaşayasın, abi ya smile.gif

Ben de büyük çoğunluk gibi Lynch'in sürrealizme yakın duran filmlerini çok daha fazla seviyorum. Lost Highway başyapıttır benim için meselâ, yine "Mulholland Dr." ve "Eraserhead" de çok iyi filmdir. Ama Wild at Heart vs. benzerlerinden aynı tadı alamadım hiç. (The Elephant Man hariç) Bunları söyledim çünkü izlemeden önce filme talimli olduğumu sanıyorum, tabiî ki büyük yanılgı oldu. Lynch'in amacının insanlara bilmeceler vermek olmadığını savunulsa da, bence tam tersi. Bir yandan kabus havasını yakalamaya çalışsa da, her zman bir yapboz vardır. Bu filmde yapboz çok geniş ve öykü yapbozun içinde ufacık kalıyor. Bu kadar sürrealizm ve kopuk kurgu olacaksa daha tatminkar bir senaryo olmalıydı diyorum ben.

En zevkli yanı filmin sonuydu vallahi, üç günde zor bitirmiş olmanın verdiği tatminsiz mutluluk, Nastasja Kinski ve diğerini görünce biraz ferahlamaya doğru dönüştü. Yine de aklımda ne kaldı, senaryo neydi hiçbir şey söylenemez. Eski filmlerinde de bu böyleydi. Ama fikir yürütür kendimize göre senaryoyu şekillendirirdik. Sadece doğruluğundan emin olmazdık, bu kez o da yok...

Bu ileti Clint Eastwood tarafından Oct 30 2007, 01:41 AM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
KLASİK FUTBOL

Öyküsü olmayan adam, Bufalo çayırındaki rüzgara benzer...

Moon Station Z

Sinema, edebiyat ve müzik üstüne bir blog.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Oct 30 2007, 03:43 AM
İleti #132


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



forum resmi


IMDB
Invincible (2006)

Directed by: Ericson Core
Genre: Biography / Drama / Sport
Tagline: Dreams are not lived on the sidelines
Plot Outline: Based on the story of Vince Papale, a 30-year-old bartender from South Philadelphia who overcame long odds to play for the NFL's Philadelphia Eagles in 1976.
User Rating: 7.1 / 10 (8,228 votes)
Runtime: 105 min
Awards: 2 nominations
Cast: Mark Wahlberg, Greg Kinnear, Elizabeth Banks, Kevin Conway


Vince Papale karısıyla beraber Philedelphia'da geçimini barmenlik yapıp sağlayarak yaşayan 30 yaşında bir futbol tutkunudur. Dick Vermeil ise üstüste rezil sezonlar geçiren ve geçmişini mumla arayan Philedelphia Eagles'ın antrenörlüğüne getirilir. Göreve gelir gelmez yaptığı ilk iş halka açık seçmeler düzenlemek olunca Vince ve Dick'in yolları zafer yolunda kesişir.

70'li yıllar Amerika'sında gerçekten yaşanmış bir hikâyeden esinlenilerek beyaz perdeye uyarlanmış olan Invincible tek kelime ile bir aile filmi. Konusu ve işlenişi ile şu yukarıda kısaca geçtiğim özet üzerine ne umuyorsanız karşınıza patır patır çıkacak türden bir film olmakla birlikte artık günümüzde klişeleri bile iyi verebilmenin başlı başına bir iş olmasının getirdiği enteresan bir filmi ele alma yaklaşımının gelişmesiyle Invincible, spor/zafer filmleri arasında esaslı yerde duran hemcinslerinden hiç arkada kalmayan bir film. Çekimler ve kostümlerin gayet güzel döneme adepte edilmesi filmin inandırıcılığını arttırırken, bu tür "gaz" filmlerden fena halde gına gelmiş benim gibiler için yeni hiçbir şey söylemeyerek zaman hırsızlığına bürünüyor diyebilirim. Eğer sinemayla bizler gibi hastalık boyutunda ilgilenmeyen ama film izlemeyi seven eşiniz dostunuz varsa birlikte izledikten sonra filmin başından sizin dışınızda kimse mutsuz ayrılmaz diyebilirim.

4/10


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Siyanure
mesaj Oct 30 2007, 11:32 PM
İleti #133


orada olmayan adam
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 493
Katılım: 6-July 07
Nereden: dark city
Üye No.: 149



forum resmi

IMDB
Soom (2007)

Directed by: Ki-duk Kim
Genre: Drama
Plot Outline: A love story involving a convicted prisoner who "slowly falls for a woman who decorates his prison cell".
User Rating: 7.4 / 10 (159 votes)
Awards: 1 nomination
Cast: , , ,

Kocasıyla arasındaki bağları neredeyse tamamen kopmuş aldatılan kadının, yalnız yaşamında, kendine bazı yönlerden yakın bulduğu idam mahkumu ile arasındaki ilişkiden yola çıkarak, pek çok katmanda insanların ilişkilere bakışlarına odaklanıyor film. Ön planda aldatılan kadın-mahkum yakınlaşmasına safi "aşk" olarak bakmak, filmin anlamını büyük ölçüde yitirmesine yol açabilir. Kim-ki Duk her zamanki gibi, insanlığın en ilkel duygularının üstüne eğiliyor; şehvet, kıskançlık, şiddet, yalnızlık gibi olgular birbirine karışıyor bir hapishane koğuşunun içinde inşa edilen Harikalar Diyarı'nda. Yönetmenin tarzına aşina olan ve filmlerini sevenler için kaçırılmayacak fırsat. Kadının yaşadığı, hapishanenin adeta başka bir koğuşuymuş gibi aktarılan evinin küçücük balkonundaki bir çift kanat heykeli gibi sembolik anlatımların bolluğu sayesinde diyaloğa pek ihtiyaç duymayan sessiz ve sakin anlatımı bir an bile sıkmıyor. Hikayenin gerçekçi olmak gibi bir derdi de yok, sanki tüm karakterler belli bakış açılarını temsil ediyor, yaşanan tüm ikili ilişkiler çevredeki pek çok insanı etkiliyor, kimileri seviniyor, kimileri üzülüyor. Kaçanlar ve yakalamaya çalışanların iç içe geçtiği trajik bir hikaye Breath...
9 / 10
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Oct 31 2007, 11:22 PM
İleti #134


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



forum resmi


IMDB
The Bourne Ultimatum (2007)

Directed by: Paul Greengrass
Genre: Action / Adventure / Mystery / Thriller
Tagline: This Summer Jason Bourne Comes Home
Plot Outline: Bourne dodges new, superior assassins as he searches for his unknown past while a government agent tries to track him down.
User Rating: 8.4 / 10 (52,643 votes) Top 250: #98
Runtime: 112 min
Awards: 1 nomination
Cast: Matt Damon, Julia Stiles, David Strathairn, Scott Glenn


Başladığı anda adama nefesini tutturuyor, bitimiyle nefes aldırıyor. İnanılmaz bir aksiyon, inanılmaz bir gerilim. Devam filmlerinin değişmez ritüeli sürdükçe kakasının çıkması sendromunu yerle yeksan etmiş bir dizin. Çekim teknikleri, akıllıca oluşturulmuş kurgu, muazzam olay döngüsü, kusursuz aksiyon sahneleri... Bir macera filminde olması gereken her şey muazzam bir biçimde beyaz perdeye aktarılmış. Gerçi ilk ikisini izlememin üzerinden çok zaman geçmesinden ötürü bazı taşları yerine oturtmakta güçlük yaşadım şahsen. Ama büyük ekran, sağlam ses sistemi, yaratılacak sinema atmosferi, cips, bira ve ter içinde kalmış avuç içleri ile üçlü seriyi peşi sıra izleme takvimimi şimdiden hazırladım bile.

James Bond öldü, yaşasın Jason Bourne!

10/10

Dip not: Bu tarz filmlere kolay kolay 10 vermem ama Bourne olmuş. oleyo2.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
R0BlN
mesaj Oct 31 2007, 11:56 PM
İleti #135


Puck:Robin
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 3,731
Katılım: 31-May 07
Nereden: İstanbul
Üye No.: 7



forum resmi

IMDB
What's Eating Gilbert Grape (1993)

Directed by: Lasse Hallström
Genre: Comedy / Drama / Romance
Tagline: Arnie knows a secret. His big brother Gilbert is the greatest person on the planet.
Plot Outline: Gilbert has care for his brother Arnie and his obese mother, which gets in the way when love walks into his life.
User Rating: 7.7 / 10 (30,117 votes)
Runtime: 118 min
Awards: Nominated for Oscar.
Cast: Johnny Depp, Leonardo DiCaprio, Juliette Lewis, Mary Steenburgen

Yerinden kıpırdayamayacak kadar obez bir annesi ve zeka özürlü bir kardeşi olan Gilbert Grape (Johnny Depp)'in ömrü hayatından birkaç haftalık bir öyküyü izliyoruz. Bulundukları kasabadan çekip gitmesi için her türlü neden var olan Gilbert'in arada bir patlasa da katlanmasını bilen, önünde baba örneği olmadan genç yaşta sorumluluk almış olan, öte yandan hayatın nimetlerini de tatmak isteyen, önüne çıkan fırsatlarla içi içini sessizce kemiren karakterine dikiz atıyoruz. Bu çoğu zaman durağan kişiliğe karşıt olarak filmde, ne yapacağı hiç belli olmayan zeka özürlü bir kardeşle, hayatta bir beklentisi kalmadığını düşündüğümüz, ama kendini rezil etme pahasına, oğlunu kurtarmak adına insan içine çıkmaya cesaret eden bir anne var. İşte böylesi aile/insan ilişkilerini yansıtan ince ipliklerden örülmüş çok hoş bir film. Leonardo DiCaprio'nun daha 19'undayken çıkardığı muhteşem performans ise görülmeye değer. Elleri, kolları, duruşu, konuşması, yürüyüşü ve en önemlisi bakışları bile adeta gerçek bir özürlü olduğunu düşünmemize neden oluyor. Bu rolüyle en iyi yardımcı oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmişti DiCaprio. Temposu daha iyi ayarlanabilirdi diye düşündüğüm için notum, 8/10.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

54 Sayfa V « < 7 8 9 10 11 > » 
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 25th October 2020 - 03:29 AM