IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

11 Sayfa V  1 2 3 > »   
Reply to this topicStart new topic
> "Lost" (2004)
sson
mesaj Jun 20 2007, 01:34 PM
İleti #1


I came back and the dead came with me
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 1,740
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 15



forum resmi

YEDİNCİ GEMİ FİLM BİLGİSİ
"Lost" (2004)
Forum resmi
IMDBRT
Tür: Macera / Dram / Gizem / Gerilim
Konu: Sydney-Los Angeles seferini gerçekleştiren Oceanic Havayolları'na ait uçak esrarengiz bir şekilde ıssız bir adaya düşer. Kazadan sağ çıkan 48 kişinin kurtulma umutları tükenmeye başladıkça...
IMDB Notu: 8.7 / 10 (27,836 oy)
Süre: 42 dakika
Ülke: ABD    Dil: İngilizce / Portekizce / İspanyolca / Arapça / Fransızca / Korece / Almanca / Latince   
Ödüller: Altın Küre ödülü aldı
Oyuncular: Naveen Andrews, Matthew Fox, Jorge Garcia, Josh Holloway, Daniel Dae Kim


Adamın biri ormanda acı içinde uyanır. Vücudu kan ve yara içindedir. Nerede olduğuna dair hiçbir fikri yoktur. Ağaçların arasından bir köpeğin kendisine doğru baktığını fark eder. Köpek daha sonra koşarak uzaklaşır. Adam zorlukla ayağa kalkar. Ceketinin cebini kontrol eder ve ufak bir votka şişesi bulur. Yüzündeki ifade değişir, nereden geldiğini hatırlamaya başlamıştır. Ağaçların arasında koşmaya başlar ve bir sahile ulaşır.

forum resmi

Ardından büyük bir gürültü kopar… İnsanlar çığlık çığlığa kaçışmaktadır. Adam karmaşanın içinde, ne yapacağını bilmez bir hâlde dolaşmaya başlar. Sonunda bulunduğu yere nasıl geldiğini anlar. Büyük bir uçak kazası geçirmiştir. Hayatta kalanlar şok içindedir. Bir adam enkazın altında can çekişmektedir. Kadının biri nefessiz kalmıştır. Hamile bir kadın yardım istemektedir. Adam elinden geldiğince onlara yardımcı olmaya çalışır ve durumu iyi olanlardan destek ister. İçlerinden biri ona adının ne olduğunu sorar; o da “Jack” diye yanıt verir.
Bundan sonra Jack’in bir doktor olduğunu anlamamız fazla uzun sürmez.


forum resmi


Sydney, Avustralya'dan kalkan 815 sefer sayılı Oceanic uçağı, havada parçalanarak Pasifik Okyanusu'ndaki bilinmeyen bir adaya düşer. Kazadan sağ kurtulan 48 kişi, hayatta kalmak için birlikte hareket etmeleri gerektiğinin farkına varırlar. Kurtuluş umutlarını yavaş yavaş kaybetmeye başlayan bu kişiler, kısa süre içinde bulundukları adanın sıradan bir ada olmadığını ve içinde birçok sırrı barındırdığını öğrenir.
Onlar için hayatta kalma savaşı daha yeni başlamaktadır...


forum resmi

Lost özellikle karmaşık senaryosu, başarılı kurgusu ve zengin oyuncu kadrosuyla kendine büyük bir hayran kitlesi edindi. Öyle ki, insanlar bir sonraki bölümü merakla beklerken bir yandan da kendi teorilerini oluşturup, diziyle ilgili tahminlerde bulunuyor.

forum resmi

Her bölümde, karakterlerden birinin geçmişine gidilerek o kişi hakkında bilgi veriliyor.
Böylece dizideki karakterlerin "neyi, nasıl ve neden" yaptıkları izleyiciye sunularak ana senaryo destekleniyor.
Diğer bir açıdan bakacak olursak; sadece adanın değil, hikâyedeki her bir karakterin de kendine ait sırları var. Bu geri dönüşler birçok kişiye sıkıcı gelse de, aslında bu diziyi eşsiz ve farklı kılan en önemli özellik. Bu sayede karakterlerin kazadan önceki hayatlarını, geçmişte neler yaptıklarını, adanın hayatlarını iyi ya da kötü yönde nasıl etkilediğini ayrıntılarıyla izleme fırsatını buluyoruz. Ayrıca adadaki herkesin bir şekilde bir diğeriyle bağlantısı olduğunu -şans eseri bir araya gelmediklerini- ve her birinin adada ayrı bir nedenden ötürü bulunduğunu öğreniyoruz.




KARAKTERLER


forum resmi
JACK SHEPHARD

Babasıyla aynı hastanede doktor olarak çalışıyordu. Bir trafik kazasında omuriliği zedelenen Sarah adlı hastasıyla evlendi.
Kaybolan babasını bulmak için Avustralya'ya gitti.


forum resmi
KATE AUSTEN

Öz babasını öldürdü. Gözaltındayken polisten kaçmayı başardı. İstemeden de olsa çocukluk arkadaşının ölümüne sebep oldu.
Avustralya'da yakalandı. Yargılanmak için uçakla Amerika'ya gönderiliyordu.


forum resmi
JOHN LOCKE

Bir kutu şirketinde memur olarak çalışıyordu. Savaş ve strateji oyunlarını çok iyi biliyor. Kimsesiz Çocuklar Yurdu'nda büyüdü. Yıllar sonra karşılaştığı babası böbreğini çalmak için onu kandırdı. 4 yıldan beri tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşıyordu.

forum resmi
SAYID JARRAH

Birinci Körfez Savaşı'nda, Irak ordusunda Cumruhiyet Muhafızı olarak görev yaptı. Hükümetinin verdiği yetkiyle, tutuklulara işkence ederek sorguya çekti. Çocukluk aşkı Nadia'nın hapisten kaçmasına yardımcı oldu. Onunla tekrar bir araya gelebilmek için
Avustralya'dan Los Angelas'a doğru yola çıktı.


forum resmi
JAMES FORD

Ailesinin ölümünden sorumlu tuttuğu kişinin adını alarak onun gibi bir dolandırıcı oldu. Avustralya'dan sınır dışı edildi.

forum resmi
HUGO REYES

Akıl hastanesindeki bir hastadan duyduğu numaralara oynayarak lotodan 156 milyon dolar kazandı. Ancak daha sonra kötü şans peşini bırakmadı. Kendisi gibi sayılarla başı derde giren bir adamı bulmak için Avustralya'ya gitti. Dönüşte bütün uyarılara rağmen zor da olsa uçağa binmeyi başardı.

forum resmi
CLAIRE LITTLETON

Sevgilisi tarafından terkedildikten sonra bebeğini evlatlık vermeye karar verdi. Görüşmeye gittiği bir medyum ona
bunun çok yanlış bir tercih olacağını söyledi. Ardından Los Angeles'da bebeği için uygun bir aile bulduğunu haber verdi.


forum resmi
CHARLIE PACE

Drive Shaft adlı meşhur müzik grubunun gitaristliğini yapıyordu. Daha sonra eroin bağımlısı oldu.
Grubu yeniden canlandırmak konusunda ağabeyini ikna etmek için Avustralya'ya gitti.


forum resmi
DESMOND DAVID HUME

İngiliz Kraliyet Ordusu'nda kıdemli er olarak görev yaptı. Emirlere karşı geldiği için bir süre hapis yattı. Zengin işadamı Charles Widmore'un kızı Penelope Widmore'a âşık. Kendini kanıtlamak için bütün dünyayı kapsayan bir yelken yarışına katılmaya karar verdi.
Ölmeden önce okumayı düşündüğü son şey, Charles Dickens'ın "Ortak Dostumuz" adlı kitabı.


--------------------
Too bad we'll never know, if this is a face you could learn to love.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Shoother
mesaj Jun 20 2007, 02:29 PM
İleti #2


Yorgun Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 282
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 9



İlginç bir diziye benziyor. İlk defa duyuyorum oleyo.gif.


--------------------
eskiyi özledim :(
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Jun 20 2007, 02:36 PM
İleti #3


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



Sevgili sson, son derece detaylı bir inceleme ve tanıtım olmuş. Gerçi Lost için hiçbir inceleme veya tanıtım tam olarak detaylı sayılamaz sanırım. Binlerce teori, binlerce tahmin, binlerce kıyıda köşede kalmış gizli ipuçları... Ancak bende ilk sezondan sonra hiçbir şekilde aynı tadı bırakmadı. 3. sezonu izlemedim bile. Ama ilk sezonun yeri apayrıdır. Arada bir baştan izlemek bile güzel oluyor. smile.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
sson
mesaj Jun 21 2007, 06:48 PM
İleti #4


I came back and the dead came with me
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 1,740
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 15



İlk sezondan bu yana haftalık izleyici sayısı neredeyse yarı yarıya düştü. Bu da zaten yapımcıların doğru yolda olmadığının açık bir göstergesi. Son iki sezondur izleyiciyi ara bölümlerle oyalayıp, sezon sonunda bombayı patlatma yolunu tercih ettiler. Ancak umduklarını bulamamış olacaklar ki, kalan üç sezonu 16'şar bölüm hâlinde çekmeye karar verdiler.

Normalde iki senede bitirebilecekleri diziyi bir sene daha uzatmaları da ayrı bir eleştiri konusu.

QUOTE
48 bölüm sonra 2010'da sona erecek efsane dizi için yazarlar kampa girdi. Bu kampta son 3 sezon için planlar yapıldı. Lindelof, Lost'un artık soru sormaktan çok, cevap vermeye yöneleceğini söyledi.

Yapımcılar şöyle konuştu: "Tabi ki de "işte bütün sırlar şunlardır" demek için 48 bölüm beklemeyeceğiz. Fakat şunu da bilmelisiniz ki milyonlarca seyircinin hepsini birden memnun etmek imkansız. Ancak final hikayenin mantıklı bir açıklaması olacak" Yapımcılar, "Birinci sezonun adadan kurtarılma beklentisi, ikinci sezonun istasyon (hatch), üçüncü sezonun ise "Diğerleri" ile ilgili olduğunu söylerken, dördüncü sezonun konusunu ise açıklamadı.

Diziye yoğun istek üzerine giren yan karakterler Nikki ve Paulo için de bir açıklama yapan yapımcılar, bu iki karakterin Lost'ta yer almasını hata olarak niteledi. Yapımcılar, onlarla ilgili sahnelerin bir çoğunun montajlandığı belirtirken bunun yazarlara ders olduğunu söyledi. "İki karakter hikayeye oturmadı. İzleyiciler hoşlanmasa dahi yazarlar hikayenin vizyonuna sadık kalmalıydı" diye konuşan Cuse, "Onları diri diri gömdük" dedi.


Bu ileti sson tarafından Jun 21 2007, 06:49 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
Too bad we'll never know, if this is a face you could learn to love.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
tevfix24
mesaj Jun 22 2007, 01:17 PM
İleti #5


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 10
Katılım: 22-June 07
Nereden: Eskişehir
Üye No.: 111



Diziyi çok geç tanıdım malesef hatta bu yorumu yapmak ne kadar gerekli onuda anlamış değilim. Neyse 2 sene önce bi arkadaşım " bir adaya ucak düşüyor... " diyerek başladığı cümleyi hemen yarıda kesmiş " ee ne var bunda..." demiştim. Şimdi uyku saatimi yarı yarıya azaltan kafamı sürekli meşgul eden bir fenomene sahibim. Su anda 3. sezondayım. Duyduğum kadarıyla 7 sezon ve sinema finallendirilecek bir serüven anlaşması yapılmış. Benim inandığım şey bu dizinin sinemaya aktarılmasıyla dünya da görülmemiş ve bir daha kırılmasının çok zor olacağı bir rekorun bizi beklediği.




forum resmi


--------------------
forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
sbilge
mesaj Jun 22 2007, 02:02 PM
İleti #6


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 117
Katılım: 22-June 07
Üye No.: 110



Kimileri 3. sezonu berbat bulsa da, zaman zaman aralarda yaptığı tempo ile dizi kendisini bana izlettirdi. Sıkılmadım mı artık bu kadar gizemden, tabi ki çok sıkıldım. Ve 3 sezon daha sürecek olması beni geriyor ama izlemeden de yapamıyorum. Böyle garip bir dizi işte.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
oracle
mesaj Jun 23 2007, 01:54 PM
İleti #7


Yeni Üye
*

Grup: Üyeler
İleti: 4
Katılım: 15-June 07
Üye No.: 88



Dizi 6.sezon sonunda yani 2010 yılında sona ermesi planlanıyor. Dizinin inanılmaz bir pazarlama stratejisi var. Adamların bu çalışmalarına hayranım flaugh.gif


--------------------
Ars sine scienta nihil est.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Jun 29 2007, 04:50 PM
İleti #8


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



Az önce internette dolaşırken rastladım hoşuma gitti. Lost'un belki de en çok sevilen karakteri Sawyer. Özellikle de o taktığı lakaplar, göndermeler çok seviliyor. Peki bu zamana kadar Sawyer kime ne isimle hitap etti? Türkçe'ye muazzam bir ustalık ve zeka kıvraklığıyla çok sevgili çevirmen dostlarımızca uyarlanan lakapların İngilizce hallerine ulaştım.

Boone: Metro, Son

Hurley: Lardo, Pork Pie, Stay Puff, Pillsbury, Jabba, Hoss, Jethro

Jack: Hero, Doctor/Doc, JackO, St. Jack, Jack-Ass, Chico, Cowboy, Dr. Quinn, Dr. DoRight, Sherriff, Brother, Hoss, El Jacko

Kate: Freckles, Sweetheart, Belle of the Ball, Sherriff, Baby, Sassafras, Boar Expert, the Mighty Huntress, Hon, Girl, The Lady, Woman, Sweet Cheeks, Puddin', Sheena

Sayid: Abdul, Al Jazeera, Omar, Captain Falafel, Muhammed, Boss, Ali, Arab, Abu, Genius, Sheik, Buddy, "the terrorist", Chief, Gen-u-ine I-raqi

Shannon: Sticks, Sweetcheeks

Charlie: Sport, Amigo, Rock God, VH1 has-been, Limey runt, Chucky

Walt: Tattoo, Short Round, Kid, Kazoo

Jin: Mr. Miyagi, Bruce, Chief, Cato, Sulu, Boy, Chewie

Sun: Betty, Tokyo Rose

Michael: Daddy, Boss, Pilot, Chief, Mikey, Han, Hoss

Claire: Mamacita, Missy Claire

Ana Lucia: Sweetcheeks, Sister, Cupcake, Rambina, Hot Lips, Bitch, Ponce de Leon, Ana Lulu

Mr. Eko: Shaft, Mr. Ed

Locke: Mr. Clean, Daniel Boone, Gandhi (indirectly), Hoss

Bebeğe: Baby Huey

Ethan: Jungle Boy

Barmene: Slim

Avustralya'daki polise: Doctor

Mekanlara: Jungle of Mystery, Cave-town, Bear Village, Magic Forest, Rock

"Diğerlerine" : Pirates, Bluebeard, Fishermen, Zeke

Cassidy: Cass, Cassie, Baby, Dimples


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Zeytin
mesaj Jun 30 2007, 09:44 PM
İleti #9


Yeni Üye
*

Grup: Üyeler
İleti: 4
Katılım: 26-June 07
Üye No.: 127



Adadaki diğerlerinden Libby' ye ilk yemek konteynerini bulduklarinda Kumbaya (Ay ışığı olarak çevrilmiş) ve de Sun' a gün ışığı olarak taktığı isimler vardı.

Bende bu resimdeki eli izlerken farketmiştim... oleyo.gif

forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
detays
mesaj Jul 8 2007, 10:43 AM
İleti #10


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 15
Katılım: 8-July 07
Nereden: istanbul
Üye No.: 156



Diziyi bu kadar uzatmaları ve bu kadar uzun ara vereleri anlaşılır gibi değil.
Gerçi dünyada bu kadar hayran kitlesi olan ve adından bu kadr söz ettiren bir diziyi bu kadar uzatmları doğal. smile.gif

Umarım uzatacam diye diye dizinin sonunu batırmazlar..
Çünkü tarihte bir çok dizi reyting kaygısı için uzayınca finali hüsran olmuştu.

Gerçi tadında bitse iyi olur diyoruz ama bir çok LOST FANI'da uzasada hep izlesek diyordur büyük ihtimal.. tongue.gif
Zira şu aralar LOST indir-izle-teori yardır olayı olmayınca insanın canı sıkılıyor. flaugh.gif


--------------------
"ilgi duymuyordum.hiçbirşeye ilgi duymuyordum.nasıl kaçabileceğime dair fikrim yoktu.diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa.benim anlamadığım birşeyi anlamışlardı sanki.bende bir eksiklik vardı belkide..mümkündü..sıksık aşağılık duygusuna kapılırdım.onlardan uzak olmak istiyordum.gidecek yerim yoktu ama..intihar?..tanrım,çaba gerektiriyordu..beş yıl uyumak isterdim ama izin vermezlerdi." (ekmek arası romanından - c.bukowski)
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Jul 9 2007, 01:26 AM
İleti #11


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



Lost'u seviyorum, çünkü...

Issız ada fantazisi bir yana, başlarda bu kadar iyi görünümlü insanların kaza sonucu tuhaf bir adaya düşmeleri ve onları orada inanılmaz maceraların, gizemli ambarların ve "diğerleri"nin bekliyor olması yeterince çekici. Ama dizi bu. Mecburen bir sezon, tutarsa iki ve üç sezon sürecek bir yapımdan bahsediyoruz. Bu kadar yakışıklı ve güzel insanın tesadüfen bir adaya toplanmış olmaları elbette yapımcı, senarist kişilerin tasarrufu. Fakat şahsen ben, beğenmiş olsam da olmasam da şimdiye dek izlediğim dizilerde hep güzel insanlar görmekten sıkılmıştım. Lost da bu dizilerden farklı değildi dışardan. Komediler veya günübirlik macera dizileri haricinde, dram dizilerini takip etmek benim için hep çok zor olmuştur. Lost’un da devamlılığı olan bir dram dizisi olması, her ne kadar sonradan farklı türlere yelken açıyor gözükse de başlangıç için ve yine dışarıdan itici bir sebepti. Çünkü devamlılığı olan dram dizilerinin benim gözümde pembe diziden farkı yoktur. Diziye birileri girer, birileri ölerek çıkar, aşklar filizlenir, hamile kalınır, entrikalar, ihanetler ve sürprizler bitmez. Bu saydıklarımın hepsi devamlılığı olan dram dizisi Lost da da var. Ama Lost, kazazedelerin adaya düştükleri ilk günden, kurtulmak için dışarıdan bir yardım çağrısı aldıkları son bölümüne kadar o denli sürükleyiciydi ki.. Üstelik bunun sebebini de birden, ikiden fazla sebebe borçluydu. Tamam, set olduğu apaçık belli bileşenlerin hepsi yerli yerindeydi. Yakışıklılar, güzeller, akıllılar, iyiler, kötüler.. Bu setin dahası da vardı ve yine başlangıç için pek inandırıcı da değildi.

Sydney’den aynı uçağa binmiş o kadar yolcu arasında kurtulan 40 küsür insan arasında, doktor, asker, kanun kaçağı, dolandırıcı, mühendis, polis, rock müzisyeni, loto milyoneri, zengin çocuğu, sonradan hidayete ermiş rahip gibi farklı ve kritik köşe taşlarına sahip dalların temsilcilerinin bulunması resmen izleyene bir meydan okuma sayılır. “Bu dizinin sürekli izleyicisi olmak için yeterince nefesiniz var mı” gibisinden.. Çünkü duruma bakılırsa anlatılacak çok şey var. Ama bu saydığımız dallara tutunmuş olan karakterlerin özellikleri bununla bitmiyor. Amerika’nın değişik mecralarından gelenler olduğu kadar, Avusturalya, Fransa, Güney Kore, Afrika, Latin Amerika, Irak, İngiltere gibi dünyanın dört bir yanına mensup insanların toplandığı bir yer oluveriyor. Bu sayede yaratılmak istenen global karışımın, yoğunluklu biçimde Amerikan değerleri deme durumunda kaldığımız, ama aslında global bir hissiyat içeren ve Amerika’nın üzerine çöreklenip milyon tane dizisinde, filminde savunduğu değerleri vücuda getirmesi tuhaf bir paradoks da yarattı. Belki Lost’un en önemli başarılarından birisi de buydu. Amerikan değerleri dediğimiz, ama aslında onlara ait olmayıp tüm dünyanın global vicdanında olan iyi-kötü, doğru-yanlış davranış biçimlerinin temsil ettiği formülleri sundu. Tüm farklılıkların arasındaki insanın özüne ve onun ruhuna oynadı.. Dünyanın farklı yerlerinden gelen, adadan önceki hayatlarında çok farklı yaşam standartlarına sahip olan bu insanların eşit şartlara sahip olduklarında yaşadıklarını, sorunlarını, çözümlerini, doğru ve yanlışlarını bağlı oldukları milliyetlerine göre değil, bağlı oldukları tabiyatlarına göre değerlendirdi. Doğal şartların gerektirdiği ölçülerde liderini, iyisini, kötüsünü, zayıfını, güçlüsünü seçti ve ardından tüm bunlar üzerinde oynamalar yaparak, bazen yıkarak, bozarak, şaşırtarak bize sorgulattı.. Bu kadar zengin bir işleyiş yetmezmiş gibi, kaza sonucu düşülen adaya bile bir karakter biçti. Her şeyiyle tekinsiz, sırlarına asla vakıf olunamayacağı düşünülen, kutup ayılarının, erzak dolu yeraltı ambarlarının, istasyonların, minik kasabaların, manyetik alanların, kameraların, fısıltıların, ne olduğu belirsiz canlı bir kara dumanın ve en önemlisi başkalarının olduğu olağanüstü bir set..

Uzun soluklu olmaları sebebiyle dizilerin filmlere nazaran önemli avantajları var. Yarattığınız karakteri her yönüyle işlemek için elinizde uzun bir süre ve olaylar dizisi bulunur. İyinin zayıf ve hatta kötü yönlerini her türlü ahlaki değer referansıyla inceleyebildiğiniz gibi, bence daha da önemlisi kötü karakterin zayıf ve hatta iyi yönlerini de sondajlayabilirsiniz. Kötü adam önemlidir. Baş kötüsünü iyi etüd edemeyen filmin kötü adamı çok sıradandır. Diziler için durum biraz daha farkı tabi. Dizide kötü adamını iyi işleyemeyen dizi, ya empati yaratamaz, ya da yaratmak istemiyordur. Çünkü izlediğim hemen hemen tüm kalburüstü diziler, bir şekilde kötüsü ile aramızda bir bağ kurmaya çalıştı. Onun da bir hayatı, yaşadığı acı dolu tecrübeler, talihsizlikler sayesinde yolunda gitmemiş işleri olduğunu daha iyi kanıksadık. İyi kötü her türlü karakterle bir şekilde kontak kurabilmemizi sağlayan Lost süreci, kıvrak senaryo hamleleri ile bizi sürekli götürdü getirdi. Ona inandık, inanmak istedik. Çünkü yarattığı kolektif yalnızlık ortamı o kadar güçlüydü ki, iyi, kötü, güçlü, zayıf, sevgili, dost, düşman, eş, anne baba, evlat formüllerinden bir şeyler bulabilme ihtimalimiz, bizim o karakterlerin her birini kanıksamış olma ihtimaliyle doğru orantılıydı. Onlar ailenin birer ferdi haline geldiler. Bunun başarılmasında çok önemli bir unsuru da unutmamak gerek. Geri dönüşler.. Lost’un kaybolmuş insanları, zaten adadan önceki hayatlarında da biryerlerde bir şeyleri kaybetmiş insanlardan oluşuyor. Her bölümde izlediğimiz farklı kişilere ait geri dönüşler, adada yaşadıkları olaylara birebir paralel gitmese de, aralarında kurulabilecek bağlar çok insani mesajlar içeriyor. Mesaj, kimi zaman itici bir kelime olabiliyor. Bunu mesaj vermiş olmak için yapan bir dizi değil. Karakterinin gelişimine yardımcı olabilmek için geçmişten seçilmiş anıların, vahşi doğada bulduğu karşılık demeli..

forum resmi

Daha önce pek bir yerlerde görmediğimiz veya sadece ikinci sınıf rollerde ya da ikinci sınıf sayılabilecek yapımlarda rastladığımız oyuncu kadrosunun çok başarılı oyunculuklarıyla daha da güzelleşen Lost, senaryosunun zekası ve bu kaliteli oyunculuklar sayesinde, o sırf güzel ve yakışıklı diyerek burun kıvırabileceğimiz bir sürü diziden çok ayrı bir yerde duruyor. Üçüncü sezona rağmen kimseyi isyan ettirmeden hala gizemini koruyor olması da, bu tip sabırsızlıklara tahammülü olmayan dizi fanatiklerini bile sindirmiş durumda. Belki elinde neden dünyanın dört bir yanından toplanmış insanların tesadüfen bir adada bir araya gelmiş olmalarının cevabı vardır. Ama yoksa da artık bu saatten sonra kimsenin umurunda olmaz. Çünkü her bölümde adadan biri ile ilgili bir başka sırrı, bir başka flashback ile veren, o karakterin ada öncesi hayatına ustaca göndermesini yapan, her bölümde adanın bir başka gizemine ser verip sır vermeden değinen, her bölüm sonunda da en heyecanlı yerinde biten Lost, özellikle sezon finalleri ile izleyenleri de kendi zekasına uyduruyor, ama öte yandan o zekaya bıyık altından gülerek ileride vereceği sırlar için ellerini ovuşturuyor sanki. Her biri ayrı sosyolojik, psikolojik değerler ile incelenebilecek Jack, Kate, Sawyer, Hurley, Locke, Sayid, Ben, Juliet, Claire, Sun, Jin, Charlie, Desmond ve diğerleri için sonun başlangıcı, başlangıcın bitişi nasıl olacak onu düşünüyoruz. Normalde bir dizi biter. Sezon sonuna kadar onu hep olduğu gibi hatırlarız. Ama Lost öyle sezon finalleri yapıyor ki, sanki bilerek ve isteyerek “öyle” hatırlanmak istemiyor.. Lost, bize kendi elleriyle sağladığı mantığını kaybettirmeye uğraşıyor. Ve başarıyor da!..

Bu ileti Funkster tarafından Jul 9 2007, 01:32 AM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
findikkirann
mesaj Jul 25 2007, 09:58 AM
İleti #12


Yeni Üye
*

Grup: Üyeler
İleti: 4
Katılım: 25-July 07
Üye No.: 196





Kimileri 3. sezonu berbat bulsa da, zaman zaman aralarda yaptığı tempo ile dizi kendisini bana izlettirdi. Sıkılmadım mı artık bu kadar gizemden, tabi ki çok sıkıldım. Ve 3 sezon daha sürecek olması beni geriyor ama izlemeden de yapamıyorum. Böyle garip bir dizi işte.


gercekten dusuncelerime tercuman olmus arkadas smile.gif bence en son 3.sezonu cok guzel bi yerde kestiler heyecanla ne olacagini bekliyorum! bi yandan da toparlayabilirler umarim diye dusunmekten kendimi alamiyorum sad.gif .... bakalim bekleyecegiz ve gorecegiz tongue.gif


--------------------
isStAnbuLumMm...
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
skyser
mesaj Jul 28 2007, 11:52 PM
İleti #13


Yine yeni yeniden
Group Icon

Grup: Çevirmen
İleti: 637
Katılım: 10-June 07
Üye No.: 43



4. sezonda göreceğimiz altıncı istasyonla ilgili bir "orientation filmi" yayınlamış, işte youtube adresi:
New Lost Dharma Station 6, "the orchid" S4 Sneak Peak!!
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
paltosuz
mesaj Sep 2 2007, 02:28 AM
İleti #14


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 150
Katılım: 2-July 07
Üye No.: 141



2.sezonu yeni bitirdim. Adeta deliriyorum.

Bu arada yukardaki resimde Boone Claire'e mi sarılmış? Kulağa güzel geliyor.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
R0BlN
mesaj Dec 18 2007, 10:35 PM
İleti #15


Puck:Robin
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 3,727
Katılım: 31-May 07
Nereden: İstanbul
Üye No.: 7



Yavaş yavaş havaya girelim istedim.





--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

11 Sayfa V  1 2 3 > » 
Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 20th July 2018 - 06:47 AM