IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

> Vittorio De Sica
Bob le Flambeur
mesaj Oct 14 2017, 12:45 AM
İleti #1


Kumarbaz Bob
Group Icon

Grup: Yönetici
İleti: 1,895
Katılım: 2-June 07
Üye No.: 24



Vittorio De Sica (1901-1974)

forum resmi


Vittorio De Sica, yönetmenliğe hiç el atmamış olsa bile adını sinema tarihine "Il Generale della Rovere", "The Earrings of Madame de" gibi başyapıtlar da dahil 157 filmde rol almış karizmatik bir aktör olarak yazdırabilirdi. Ama o bununla yetinmedi. Sinema tarihinin bir parçası olarak kalmak yerine, çektiği filmlerle ona yön veren ustalar arasına girmeyi de başardı.

Oyuncu olarak De Sica ismi 1930'lu yıllarda ünlenmeye başladı; önce tiyatro oyunları, ardından sinema filmleriyle... O dönem çekilen filmlerin büyük çoğunluğunu oluşturan ve "beyaz telefolu filmler" adıyla anılan kostümlü melodramların ve müzikal komedilerin değişmez isimlerinden biriydi. Bu filmler İtalya'da faşizm rüzgârlarının estiği 2.Dünya Savaşı öncesi dönemde zenginliğin ve şatafatın ön planda olduğu, gerçek dünyadan uzak, kaçış sineması örnekleriydi.

İlk defa 1940 yılında "Rose Scarlatte" filmiyle yönetmenliğe soyunan De Sica'nın ilk filmleri kendisinin de yıllardır baş rolünü üstlendiği komedilerle aynı türden zayıf denemelerdi. Bu filmlerle taban tabana zıt sarsıcı bir dram olan 1944 yapımı "Children are Watching Us", De Sica'nın yakın zamanda nasıl bir yönetmene dönüşeceğinin bir işareti gibiydi. Bu film aynı zamanda usta yönetmenin hayatı boyunca çektiği 34 filmden 24'ünün senaryo yazarı olan Cesare Zavattini ile ilk işbirliğiydi.

De Sica & Zavattini ortaklığı, sinema sanatına 1946–1952 yılları arasında "Shoe-Shine", "Bicycle Thieves", "Miracle in Milan" ve "Umberto D" gibi 4 başyapıt kazandırdı. Bu filmler, 1945 yılında Roberto Rosellini'nin "Rome Open City" filmiyle fitilini ateşlediği İtalyan Yeni Gerçekçiliği akımının da mükemmel örnekleri olarak sinema tarihine geçtiler.

Böylece beyaz telefonlu filmler döneminin ünlü aktörü De Sica, bu filmlere bir tepki olarak doğan ve 2. Dünya Savaşı sonrası yaşanan çöküntüye, yoksulluğa ve umutsuzluğa en çıplak haliyle ayna tutmayı başaran bir akımın Roberto Rosellini ile birlikte en önde gelen yaratıcısına dönüştü.

Pek çoklarınca Yeni Gerçekçilik akımının son filmi olan Umberto D sonrası 20 yılını iki ayrı türde filmler çekerek geçirdi: 2. Dünya Savaşı'nın yarattığı yıkımı ve acıları anlatan dramlar ile Akdeniz insanının günlük yaşamına ve kadın erkek ilişkilerine dair komediler. Bu filmlerin büyük bir kısmında başrolleri İtalyan sinemasının en unutulmaz çifti olan Marcello Mastroianni ile Sophia Loren paylaştılar.

De Sica, hep en iyilerle çalıştı. Bu onun hem şansı, hem şanssızlığıydı. Zira filmlerinin başarısını De Sica'dan çok Zavattini'nin senaryolarına bağlayanlar da oldu. Ancak tartışmasız bir gerçek vardı ki, o da bunun kusursuz bir işbirliği olduğuydu! Vittorio De Sica 1974, Cesare Zavattini 1989 yıllarında aramızdan ayrıldılar. Her iki isim de arkalarında onlarca eser bıraktı. İkisinin birden imzasını taşıyanlar hep en iyi işleri olarak anıldı.


--------------------
forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Bu konudaki mesajlar
Bob le Flambeur   Vittorio De Sica   Oct 14 2017, 12:45 AM
Bob le Flambeur   [size=5][b]EN İYİ 10 VİTTORİO ...   Oct 14 2017, 01:02 AM


Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 6th December 2019 - 05:35 PM