IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> Meleğin Düşüşü (2005)
BuRnOut
mesaj Jul 15 2007, 10:53 PM
İleti #1


Edilgen Bir Uyumsuz
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,851
Katılım: 31-May 07
Nereden: Düşler Ülkesi.
Üye No.: 8



forum resmi


IMDB
Melegin düsüsü (2005)

Directed by: Semih Kaplanoglu
Genre: Drama
User Rating: 6.6 / 10 (188 votes)
Runtime: Turkey:90 min
Awards: 10 wins
Cast: Tülin Özen, Budak Akalin, Musa Karagöz, Engin Dogan


Semih Kaplanoğlu ilk filmi Herkes Kendi Evinde ile yurtiçinde Ankara ve İstanbul Film Festivali’nde, yurtdışında da Singapur Film Festivali’nde ödüller almış. İlk filmini izlemediğim için nasıl bir konusu var, ve ele aldığı temaları nasıl anlatmış bilemiyorum. Fakat ikinci filmi Meleğin Düşüşü, minimalist sinemanın Türkiye’deki en iyi örneklerinden biri. Sessiz ve sade anlatımı, mekanların, seslerin, ışığın ve görüntünün bu yapıya uygun bir şekilde sade ama etkileyici kullanılması, filmin ülke dışında da ilgi görmesine neden olmuş. Başta Berlin olmak üzere çeşitli festivallerde gösterilerek, ödül almasa bile ilgiyle karşılanmış. Filmde, bir ana ve bir de yan karakterin yaşadıkları değişim süreci anlatılıyor. İlk bakışta filmin anlatımı gibi konusu da kapalı ve dar bir çerçeve içindeymiş gibi gözüküyor. Fakat film ilerledikçe, yönetmenin filmini hem simgesel öğeler ekleyerek zenginleştirdiğini hem de özellikle Zeynep karakteri üzerinden evrensel bir insanlık hali yakaladığını görüyoruz.

forum resmi


Filmin baş karakteri Zeynep, bir otelde temizlik görevlisi olarak çalışıyor ve babasıyla birlikte yaşıyor. İşten geldikten sonra ev işleriyle uğraştığından dolayı, ne kendisine ne de kendisini seven çocuğa vakit ayırabiliyor. Hayattan kopmuş bir vaziyette yaşamaya çalışan Zeynep, gazetelerin kuponla verdiği beyaz eşyaları biriktiriyor. Her ne kadar umarsız ve çaresiz bir yaşamı olsa da, ileride bir evi olacağının hayalini kuruyor. Bu noktada onun evine topladığı beyaz eşyalarda, onun yaşama dair umudunu ve inancını simgeleyen nesneler olarak evdeki yerlerini alıyor. Filmin yan karakteri Selçuk ise, filmde çok kopuk bir rolde. Aslında bu bölüm, evliliğinde sorunlar yaşayan Selçuk’tan çok, Selçuk’un ölen karısının giysilerini Zeynep’e vermesi ve Zeynep’in hayatının değişime uğraması bakımından önem kazanıyor. Ölen kadının giysilerini giyen Zeynep, birden daha canlı bir kadına dönüşerek, hayata daha sıkı sarılmaya başlıyor. Sürekli kendini geride tutan, mutsuz Zeynep gidiyor, kendine güveni olan ve hayatında istediklerini yapmaya çalışan Zeynep geliyor. Bu iki bölüm arasındaki geçiş, kuşkusuz ölümün yaşamı kutsamasına benzer, biraz ritüelistik biraz da kaderci bir geçiş. Birinin ölümü, diğerini canlandırmış oluyor.

forum resmi


Genelde doğal ışıkların kullanıldığı, karanlık ve melankolik bir atmosferin egemen olduğu Meleğin Düşüşü, tıpkı Bresson gibi insanoğlunun anlatılması ve ekrana aktarılması zor duygularını resmetme gayretinde. Zeynep’in her gece kapı gıcırtıları eşliğinde bitmez tükenmez korku dolu bekleyişleri, ileriye dönük kırılgan umutları, her şeyi içine atmanın getirdiği sessizlik ve yalnızlık halleri, olağanca gerçekliğiyle perdede yerini buluyor. İç mekanlardaki silüet şeklinde beliren insan manzaralarıyla ve hayatın ritmini bozmamaya özen gösteren sakin ama duyarlı kamerasıyla, Semih Kaplanoğlu oldukça başarılı bir filme imza atmayı başarıyor. Karakterinin yaşadığı ruhsal dönüşümü, minimalist sinemanın olanaklarını en iyi şekilde kullanarak ekrana yansıtan Kaplanoğlu, karakterini derinlemesine incelerken, İstanbul manzaralarını, dini, kaderi ve sıradan insanların yaşantılarını da es geçmiyor. Bütün bunları da filmine katarak, hem bireysel anlamda hem de genel anlamda, yetkin ve engin bir film kotarmayı başarıyor. Simgesel anlatımıyla filmine zenginlik katarken, tıpkı Nuri Bilge Ceylan filmleri gibi izleyicisini de düşünmeye yöneltecek boşluklar bırakmayı ihmal etmiyor.


BuRnOut

Bu ileti BuRnOut tarafından Nov 21 2008, 01:39 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
forum resmi

Zaman, hediye vermez insana
ve doğru diye bir şey yoktur onun kıyısında



User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
someareborntotheendlessnight
mesaj Jul 16 2007, 01:50 PM
İleti #2


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 94
Katılım: 18-June 07
Üye No.: 96



filmle ilgili küçük bir not: DVD'sinde Kaplanoğlu'nun sinema anlayışı ve özelde Meleğin Düşüşü üzerine konuşmaları mevcut. hayranlık uyandırıyor.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Jul 17 2007, 02:55 PM
İleti #3


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



Uzun süredir iştahımı kabartan ve büyük bir beklentiyle beklediğim bir film Meleğin Düşüşü. Film hakkında mevcut tüm yazılardan, konudan falan uzak durdum. Sadece merakımı perçinleyen şu ilk resimdeki sahne oldu. Nedense aklıma Noi Albinoi tarzı duru bir anlatımı olan, bağımsız bir film gibi bir izdüşüm yaratıyor. En kısa zamanda izleyip, bu güzel yazıyı okuyacağım. smile.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
oscar1895
mesaj Apr 12 2008, 05:58 PM
İleti #4


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 369
Katılım: 6-January 08
Nereden: Capucines Bulvarı
Üye No.: 1,096



Semih Kaplanoğlu'nun şu ana kadar çektiği en iyi film olduğunu düşünüyorum. Sırf giriş sekansını bile başlı başına bir kısa metraj olarak görmek mümkün. O kadar gerçekçi bir film ki, Zeynep'in yasını tutarken Yumurta'nın giriş sekansında karşımıza sahafa gelen seksi kadın rolünde çıkan Tülin Özen'i görmek, içimize su serpiyor smile.gif Ayrıca Edward Grieg'in Heart’s Wounds'ı da filme cuk oturmuş; bu kapkaranlık filmin, kötülüğün yansıması olmuş. Sadece Kaplanoğlu'nun değil, sinemamızın da en iyilerinden biri olan filmin, izleyeni rahatsız eden, keyfini kaçıran bir özelliğe sahip olduğunu da ekleyelim.


--------------------
forum resmi
Tepemde CeLLat Zaman, ELim KoLum BağLı,
Koparsa Kopsun başım, Zaten Yerde AkLım!
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj May 27 2008, 08:49 AM
İleti #5


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



İç burkan bir film, ancak öyle bir işleyişi varki dramalarda çok ince bir çizgide duran " duygusal sömürü" periyoduna kaymadan kurabiliyor dengeyi. Bulunduğumuz yıllarda beni allak bullak eden ( olumlu anlamda tabi ) 3 film oldu: Kader, Küçük Kıyamet ve Meleğin Düşüşü . Her üç filmi de ayakta alkışlıyorum, emekçilerine helal olsun.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 11th December 2019 - 10:18 AM