IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

5 Sayfa V  1 2 3 > »   
Reply to this topicStart new topic
> Başucumuzdaki kitaplar...
gündüzdoğanay
mesaj Jun 10 2007, 01:57 AM
İleti #1


2046 da hiçbir şey değişmez.
Group Icon

Grup: Müdavim
İleti: 610
Katılım: 4-June 07
Nereden: Nevy TeAM
Üye No.: 26



İster klasik, ister güncel olsun belli periyotlarla okuduğumuz, hem düşüncelerimizi hem de davranışlarımızı değiştirmemizi sağlayan o edebi şaheserleri bu başlıkta tanıtalım. Başlığın ilk kitabı ;

forum resmi

Arka kapak:"...Sefil Düşünceler ve küçüklükler arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı çözemedik, soru da cevapsız ve acımasız kalakaldı: Nasıl yaşadın, neden öyle yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın, başka bir yol, başka bir anlam arıyordun, yanlış zilleri, yanlış kapıları çaldın, yanlış yollara saptın, yanlış insanları sevdin, yanlış yataklarda uyudun, yanlış evlerde yaşadın. Neden hayal ettiklerini, düşündüklerini bu kadar küçümsüyorsun?..."

"Kızıla Boyalı Saçlar insan özgürlüğüne yazılmış bir övgüdür" diyor Kostas Mourselas. Belki de özgür olmak ve bağımsız kalabilmek gibi, çağdaş insanı etkileyen bir konunun altını çizdiği için Kızıla Boyalı Saçlar Yunanistan'da şimdiye kadar hiçbir romanın yakalayamadığı olağanüstü bir başarı kazanıp tam 260.000 adet sattı! Fransızca, İngilizce, Almanca ve İbranice'ye çevrildi. Yunanistan nüfusunun yaklaşık on milyon olduğu göz önüne alındığında bu sayının ne kadar önemli olduğu anlaşılabilir. Romandan uyarlanan ve birçok ülkede gösterime giren televizyon dizisi de çok başarılı oldu. Televizyon dizisinin müziğini Yunanistan'ın en önemli ses sanatçısı Yorgo Dalaras seslendirdi ve kitapla aynı adı taşıyan albüm çok kısa sürede Altın Plak Ödülü'nü aldı. (Yayınevi tanıtımı)




--------------------
İnsanların yanında mutlu değilim,yeterince içersem kayboluyorlar.
Cennetten kovulan ilk alkolik.
Bir keresinde birine aşık olmuştum. Bir süre sonra orada değildi. (2046)
Felsefe cahili, popüler kültür düşmanı...
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Funkster
mesaj Jun 12 2007, 08:22 PM
İleti #2


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



Her gece olmasa da, çoğu geceler uyumadan önce okuduğum, tam anlamıyla bir başucu kitabıdır Komplo Teorileri.. Erol Mütercimler’in yakın tarihten günümüze uzanan çeşitli gerçeklerin perde arkasına yaklaşımı mutlaka okunmalı. Bu yaklaşım, belgelere, kişilere, yaşanmış olaylara dayalı olması yanında, Mütercimler’in dolaylı yoldan okura sorduğu tüyler ürperten soruları, imaları, şüpheci yaklaşımlarıyla çok tempolu ve aynı zamanda gerilimli bir hava içeriyor.

forum resmi

Arka kapak: 27 Mayıs darbesine Adnan Menderes'in Moskova'ya gitmek istemesi mi yol açtı? İmam Hatip Okulları, Köy Enstitüleri'ne bir tepki midir? Orgeneral Eşref Bitlis'in uçağı Amerikan jetleri tarafından mı düşürüldü? AIDS Pentagon'un ürünü mü? 11 Eylül, ABD hükümeti tarafından daha önceden bilinen bir saldırı mıydı? ABD Büyükelçisi Edelman, Türkiye'yi parçalamaya mı geldi? Ortadoğu'daki enerji kaynaklarını barındıran topraklar üzerine oynanan Amerika bir sonraki adımda Türkiye için ne planlıyor?

Komplo teorileri, Türkiye'de bilen bilmeyen herkes tarafından sıkça kullanılan kavramlardan birisidir. Sözlüklere göre 'komplo teorisi' iç politika, uluslararası ilişkiler, ekonomi, kısacası ve sosyal sorun ya da olayları gerçekte olduğundan farklı/uydurma parametrelerle değil, açık ya da özel kaynakların yayınlarında ortaya konan argümanları kullanarak bir mantık çerçevesinde değerlendirmektedir. 'Komplo teorileri' aslında senaryo yazmaktır. Dünyadaki hemen tüm istihbarat örgütleri ya 'komplo' kurar ya da 'komplo teorisi' yazarlar. Ülkemizde de komplo teorisi yazmak önemlidir çünkü bu, beyni boşaltmak, kuşku ve endişeleri paylaşmaktır. Yazılacak senaryolar politik aktörler ile karar vericilere yol gösterici olursa -ki olmalıdır- bundan tüm toplum kazançlı çıkacaktır..

Bu ileti Funkster tarafından Jun 12 2007, 08:43 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
siroguz
mesaj Jun 22 2007, 04:23 PM
İleti #3


some are born to sweet delight, some are born to endless night
Group Icon

Grup: Müdavim
İleti: 435
Katılım: 22-June 07
Nereden: bir yerdeyim...
Üye No.: 112



Bir romanın beni bu denli derinden etkileyebileceğini düşünmezdim:
forum resmi

İlk defa geçen yaz okuduğum bu kitaba başladığımda, daha önce karşılaşmadığım bir anlatım tarzı karşısında önce bir şaşkınlık, sonra bir tereddüt en sonunda da müthiş bir zevk duygusu tattım. İstanbullu, zengin, şımarık ama çok güzel Sara'nın bir düğün için gittiği kasabadan İstanbul'daki arkadaşlarına yazdığı mektuplar halinde ilerleyen hikâye, Sara'nın bir kadın düşmanı olan Homongolos'tan intikam alma çalışmaları şeklinde ilerliyor. Özellikle Homongolos'un mektuplarının anlatıldığı ikinci bölümde resmen içim parçalandı. Başucu kitabı mı? Kesinlikle. Henüz iki kere okudum ama ezberleyene kadar okuma hevesim var.

Benim başucu kitaplarım üç olsa nasıl olur? smile.gif

forum resmi

ve Mesnevi


--------------------
Bahçelerde ve yatak odalarında, bodrum katlarında ve tavan aralarında dolaşır, köşelerden döner, kapılardan pencerelerden geçerim, kaldırımlarda gezinir, merdivenlerden çıkar, halıların üzerinde, oluklardan aşağı, gökyüzünde ilerlerim, arkadaşlarla, âşıklarla, çocuklarla ve kahramanlarla gezerim; bunların hepsi de algıladığım, hatırladığım, hayal ettiğim, çarpıttığım ve netleştirdiğim şeylerdir.
Tom Robbins - Another Roadside Attraction
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
quitar
mesaj Aug 21 2007, 11:49 PM
İleti #4


Yeni Üye
*

Grup: Üyeler
İleti: 5
Katılım: 19-August 07
Üye No.: 235



forum resmi


--------------------
bazen tek bir nota sizi bu hayattan uzaklaştırmaya yetebilir...
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
loveandpoison
mesaj Dec 12 2007, 01:41 AM
İleti #5


suedehead
***

Grup: Üyeler
İleti: 201
Katılım: 11-June 07
Nereden: NevyTeam
Üye No.: 69



Ben bir soru ile yaklaşmak istiyorum olaya şimdilik: The Movie Goer (Sinema Müdavimi) okuyanımız var mı?

forum resmi

http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=...mp;haberno=3576


--------------------
forum resmi O büyük gün geldi... Qatsi kardeşim döndü...

Bukowski: Born into This TVRip tercümesi: % 100, DVDRip (FiCO) tercümesi: % 77,85 hazırlayan: % 100 (Bulsara) kontrol: % yalan oldu yine.. (???)

forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Vigilante
mesaj Dec 20 2007, 03:30 AM
İleti #6


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 157
Katılım: 16-June 07
Üye No.: 91



forum resmi
forum resmi


İnanan ve inanmayan herkes için bir beyin fırtınası şeklindeki kitabı herkese öneriyorum.Fikirlerini çoklukla paylaştığım bilim adamı, ateist, profesör ve daha sayamadığım birçok sıfat taşıyan yazar Richard Dawkins bu kitabında da din, allah, inanç, yaratılış ve daha birçok konuya değiniyor.Hatta bazı noktalarda tüm bu kavramlara ustaca saldırıyor ve hiç bir şekilde sözünü esirgemiyor.


Kitaptan bir alıntı;


Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
"intihar bombacılarının, 9/11'in, 7/7'nin, haçlı seferleri'nin, cadı avlarının, barut komplosu'nun, hintliler ile pakistanlıların ayrılmalarının, israil-filistin savaşlarının, sırp-hırvat-müslüman katliamlarının, isa katilleri yakıştırmasıyla yahudilere yapılan eziyetin, kuzey irlanda sorunlarının, namus cinayetlerinin olmadığını hayal edin. antik heykelleri yıkıp yok eden taliban'ın olmadığı, kafirlerin halk içinde kafalarının kesilmediği, kadınların vücutlarının birkaç santimetresini gösterdikleri için kırbaçlanmadığı bir dünya hayal edin.''


Mutlaka okunmalı ve okutulmalı, din ve allah inançları tekrar gözden geçirilmeli, yazarın fikirlerini paylaşanlar temellerini biraz daha desteklemeli.


Son olarak Ekşisözlük entry alıntıları;

Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
richard dawkins’in son kitabı (2006).

dawkins’in sıkı bir ateist olduğu herkes tarafından biliniyor ve bu kitabı gördüğümde, açıkçası heyecanlandım. dawkins ateist olmakla ve bunu savunmakla kalmamış, yaratılışçılara, dindarlara ve genel olarak dine karşı bir “cephe” açmış bir bilim insanı. bu konuda konuşmalar yapıyor, televizyon programları hazırlıyor, kitaplar/yazılar yazıyor, din adamları ve yaratılışçılarla çeşitli ortamlarda tartışmalara girmekten çekinmiyor, hatta zaman zaman bu tartışmalara girmeye oldukça hevesli gibi gözüküyor. bağıran ve hatta çağıran bir ateist olmasının yanında anti teizmin de bayrağını taşıyor. türkiye’de yaşasa günleri sayılı olurdu eminim (turan dursun‘u hatırlayınız).

dawkins’in bu hevesi haliyle bir takım eleştirilerin de oluşmasına yol açmış. kendisini eleştirdiği kökten dinciler kadar dogmatist ve köktenci olmakla suçlayanlar var.

atheism tapes isimli bbc belgeselinde jonathan miller, daniel dennett‘e şu soruyu yöneltmişti: “dinin bizim gibileri ezmek istediği enerji ile dini ezen bir kitap yazmayı düşünür müsünüz?” dennett’in cevabı ise bence durup düşünmeyi gerektiriyor: “o kitabı yazmayı çok isterim. ama insanı korkutan, arkasından ne geleceği.” bildiğim kadarıyla dennett o kitabı bu röportajdan sonra yazdı (breaking the spell), ancak yine de zamanında bu cevabı vermiş olması, dinin çoğunluktan aldığı güç ve “inanca saygı” kalkanı sayesinde düşünürleri ve entellektüelleri - her ne kadar bir ateist olarak seslerini yükseltseler de - anti teist olma konusunda frenleyebildiğini gösteriyor. yaptıkları ve yazdıklarıyla (özellikle the blind watchmaker) kendini frenlemediğini bildiğimiz dawkins’in, gaza bastığı kitap bu.

açıkçası tanrı’nın varlığına dair argümanların derin bir analizi olacağını düşünmüştüm. bu açıdan beklediğimi bulamadım. bunun iki sebebi olabilir diye düşünüyorum: dawkins bu kitapla mümkün olduğu kadar çok kişiye ulaşmayı hedeflemiş ve bu argümanların analizi yer yer oldukça teknik bir hal alabiliyor. okuyucularını sıkmamak istemiş olabilir. bir diğer ihtimal de bu argümanları çok da fazla ciddiye almıyor olabilir. kozmolojik, ontolojik ve teleolojik argümanlar elbette ki üzerinde konuşulması gereken argümanlar ancak uzun ve detaylı bir analize gerek yok diye düşünmüş olabilir. bu argümanlara bir bölüm, yani yaklaşık 30 sayfa ayrılmış ve eğer niyetiniz bu konuda bilgi sahibi olmaksa çok da doyurucu bir içerik bulamayacaksınız.

kitabın geri kalanı için aynı şey geçerli değil. dinin kökleri, ahlakın kökleri, değişen ahlak anlayışı (bkz: zeitgeist), dine karşı neden saldırgan olmak gerektiği ve din eğitiminin tartışıldığı bölümler var ve bu bölümler oldukça iyi. şahsen zeitgeist kısmından çok keyif aldım. dawkins’in bu konularda tecrübesi ve birikimi muazzam ve başka yerde zor karşılaşacağınız alıntıları, tartışmaları ve olayları bu kitapta bulabilirsiniz. özellikle eski ve yeni ahitteki bazı bölümler ve kargo kültleri hakkındaki kısımlar beni epey şaşırttı. benim için kitabın değeri de burada: uzak olduğum hıristiyan camiasında olup biten tonla şey öğrendim ve çoğu çok şaşırtıcıydı. yakın geçmişteki gazetelerden, konuşmalardan ve kitaplardan çok sayıda alıntı var ve hemen hemen hepsi hedefi vuran cinsten.

sonuçta insanı içine çeken ve okuması keyif veren bir kitap olmuş: uzun, ama kesinlikle karmaşık ya da sıkıcı değil. dindar bir insanı ikna edebileceğini sanmıyorum, ama kararsızları ikna etmede başarılı olabilir.

douglas adams‘a adanmış olması da ayrıca güzel:

in memoriam

douglas adams (1952-2001)

‘isn’t it enough to see that a garden is beautiful without having to believe that there are fairies at the bottom of it too?’(bane, 14.08.2007 11:54 ~ 09.12.2007 05:52)


Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
hararetle okunmasını tavsiye ettiğim bir kitaptır bu. birinin okuması için ateist veya dindar olması farketmemeli. ancak kitabı okurken kesinlikle bakış açısını geniş tutmak lazım. sırf bibliyografyası için bile alınıp okunabilir. kendi görüşlerini de sunuyor kitapta ama bilimsel açıklamaları da es geçmiyor. dili kesinlikle ağır değil ve hatta birçok yerde oldukça güldüm. dawkins arada, birden, resmen sinirleniyor ve saçmalamayın lan olum! kıvamına geliyor.
gerçekten okuması eğlenceli bir eser olduğunu da ekleyeyim.

kitabın 3-4 ana fikri mevcut. sunduğu en önemli önermelerden biri ve kesinlikle katılıyorum kendisine; din olmasa dünyanın daha barış dolu bir yer olacağıdır, birçok savaşın nedeninin din olduğunu da eklemek lazım. örneklerle donatmıyorum, kendisi kitapta ziyadesiyle bu konuya da eğilmekte.

1-ateistler gayet ahlaklı aklı başında ve en önemlisi mutlu insanlar olabilir. gayet mümkündür.

2-insanlar ateist olmaktan çekinmemelidir, korkmamalıdır ve bunu saklamak zorunda hissetmemelidir.

3-din tartışıl(a)mayacak bir şey olmamalıdır.

4-çocuklara dinler empoze edilmemelidir ve de hiçbir çocuktan müslüman çocuk, hristiyan çocuk diye bahsedilmemelidir. bu onların kendi seçimleri olmalıdır. bir çocuğa hristiyan çocuk demekle, sağ görüşlü çocuk demenin saçmalığı aynıdır. politik görüş gibi dinle ilgili düşünceler de zamanla yer bulmalıdır insan hayatında.

5-evreni açıklamakta bilimsel teoriler tanrı hipotezinden üstündür.

bir de kitabın önsözünde robert m. pirsig den yaptığı alıntıyı aktaralım, kitabın adına da bir gönderme:

"when one person suffers from a delusion it is called insanity. when many people suffer from a delusion it is called religion."
(vanity is definitely my favourite sin, 06.04.2007 17:49 ~ 07.04.2007 00:56)


Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
ülkemizde bir türk okuyucunun şikayetiyle mahkemelik olmuş kitap. şişli cumhuriyet başsavcılığı da dört sayfalık dilekçeyi incelemesinin ardından kitabı hazırlayanlar hakkında soruşturma başlatmış. ne yazık ki bir şey yine görmezden geliniyor:

ateizm suç değil!...

türk ceza yasası’nda ateizm suç sayılmazken çeviriyi inceleyen şişli basın savcısı muhittin ayata kitapta inanan insanları aşağılayan, küçük düşüren ifadeleri tespit ederse çevirmen ve yayıncı hakkında dava açacak. dava açılması halinde tck’nun “halkı kin ve düşmanlığı tahrik ve aşağılama” suçunu kapsayan 216. maddesi gereğince çevirmen ve yayımcının 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilebilecek.

tüm bunlar da gösteriyor ki "tanrı yanılgısı", dünya insanlığına ‘hak’ diye sunulan dinlerin kitaplarında yüzlerce ‘aşağılama, kin ve tahrik’ bulunuyorken bunu görmezden gelenlere bir tokattır ve önemsenmelidir... (lali berte, 10.12.2007 23:36)


Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
ne görüşten olunursa olunsun, objektif olarak başına gelenlere bakıldığında bile akla voltaire'in "kitaplarımı yakmanız iyi olmuş. kitaplarım kestane gibidir; siz onları ateşe attıkça daha çok satacaklar" sözünü getiren kitap.

kitabın yazarı ateisttir. kendi ülkesinin kendisine tanıdığı ifade özgürlüğü çerçevesinde görüşlerini, iddialarını delilleriyle beraber bir kitap haline getirmiş ve okuyucunun beğenisine sunmuştur. türkiye'de de kitap çevirilmiş, ancak halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği gerekçesiyle çevirmeni ve yayımcısı hakkında soruşturma başlatılmıştır.

diyelim ki mahkeme, ilgili kişilerin suçlu olduklarına hükmetti, kitaplar da toplatıldı. bu kitabı okumak isteyen, yine bir yoldan temin edemeyecek mi? "yasaklı kitap" olduğu için değeri artmayacak mı? bu noktada mahkemenin bu olayla ilgili vereceği karar, tıpkı youtube'un arada bir mahkeme kararı ile engellenmesi gibi, bir devekuşu edasıyla kafamızı yere gömmeye benzemeyecek mi?

oysa kitap dediğin şey, birinin meydana çıkıp "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" etmesinden o kadar farklı ki. kitap bu, değerlendirip değerlendirmekte sınırsız bir özgürlüğe sahibiz, "katılmıyorum ben yazanlara" dersin, olur biter, kimse de seni sorgulamaz, bir yaptırıma tabi tutmaz o yüzden. kimse kimseyi bu kitabı okumaya zorluyor mu? hayır. bu kitap bir şekilde milli eğitim müfredatı'nda yerini mi buldu? hayır. birileri sokakta bu kitabı bedava dağıtmaya mı başladı? hayır. kaldı ki, tek bir olaydan genelleme yapmak gibi olmasın ama*, ülkemizde "ya iki kitap okuyacaksın, ya da bir hafta nezarethanede kalacaksın*" gibi bir mahkeme cezasına "kitabı okumakla ne uğraşayım yatarım bir hafta" diyebilen insanlar var, hadi sokakta bedava bile dağıtsan ülkenin büyük bir çoğunluğu bırak okumayı, kitabı yanından geçerken dağıtanın elinden bile almayacak.

kitap hala orada olacak. yazarı da orada olacak. biz sadece yoklarmış gibi davranacağız.(whiteraistlin, 11.12.2007 00:01)



--------------------
forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Dec 22 2007, 06:49 PM
İleti #7


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



Buralarda bulabilir miyim bilmiyorum ama merak ettim gercekten. Severim bu tip sorgulayici kitaplari. Rahmetli Turan Dursun'un kitaplarini da okumustum. Bir sekilde edinmek gerek. smile.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baritonverdi
mesaj Dec 23 2007, 12:30 AM
İleti #8


SG-TÜRK
Group Icon

Grup: Müdavim
İleti: 358
Katılım: 26-September 07
Üye No.: 423



Teşekkürler yazar ve kitap tanıtımı için. Adını duymuş fakat hiç okumamıştım. Hemen bir tane edinip okumak gerek.


--------------------
"Sinema öyle bir keşiftir ki, bir gün gelecek, barutun, elektriğin ve kıtaların keşfinden çok, dünya medeniyetinin veçhesini değiştireceği görülecektir. Sinema, dünyanın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini sevmelerini, tanımalarını temin edecektir. Sinema, insanlar arasındaki görüş, düşünüş farklarını silecek, insanlık idealinin tahakkukuna en büyük yardımı yapacaktır. Sinemaya layık olduğu ehemmiyeti vermeliyiz."
Mustafa Kemal ATATÜRK


forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
Clint Eastwood
mesaj Dec 23 2007, 04:04 PM
İleti #9


Quick on the trigger
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,528
Katılım: 2-August 07
Nereden: Somewhere in Time...
Üye No.: 207



QUOTE(Funkster @ Jun 12 2007, 08:22 PM) *

Her gece olmasa da, çoğu geceler uyumadan önce okuduğum, tam anlamıyla bir başucu kitabıdır Komplo Teorileri.. Erol Mütercimler’in yakın tarihten günümüze uzanan çeşitli gerçeklerin perde arkasına yaklaşımı mutlaka okunmalı. Bu yaklaşım, belgelere, kişilere, yaşanmış olaylara dayalı olması yanında, Mütercimler’in dolaylı yoldan okura sorduğu tüyler ürperten soruları, imaları, şüpheci yaklaşımlarıyla çok tempolu ve aynı zamanda gerilimli bir hava içeriyor.


Gerçi çoğumuz biliyoruzdur ama üstad Habertürk'te yaptığı programdada "Ayna'nın Arkası" adıyla bu teorilerinden bir çoğunu paylaşmakta. Müthiş bir zekâ gerçekten, kendisini çok takdir ediyorum. Bugünlerde Komplo Teori'leri tukakadır, "paranoyak mısın sen" diye suçlanır insanlar, ama gerçeğe giden yolda düşünülmüş bir fikir olduğundan yola çıkmaz bir çok kişi. Bu dediklerimi forumdaki çokça kişinin de düşündüğü varsayımının rahatlatıcılığıyla size hem kitabı okumanızı, hem de programı izlemenizi öneririm. Gerçekten ufuk açıcı. Bu senaryolardan bir kaçını Sodebergh'e satsa ya Erol hocam... smile.gif


--------------------
KLASİK FUTBOL

Öyküsü olmayan adam, Bufalo çayırındaki rüzgara benzer...

Moon Station Z

Sinema, edebiyat ve müzik üstüne bir blog.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
mehmet_onder
mesaj Dec 27 2007, 01:10 AM
İleti #10


Boş İşler
Group Icon

Grup: Çevirmen
İleti: 167
Katılım: 27-September 07
Üye No.: 433



forum resmi



Amin Maalouf'u okumayı severim. Semerkant, Yüzüncü Ad, Tanios Kayası hep bir solukta okuduğum kitaplardı. Ideefixe'in kampanyasını duyunca okumadığım kitaplarının hemen hepsini sipariş verdim. Yolların Başlangıcı ise daha önceden elimdeydi, ama bir türlü okumaya fırsat bulamamıştım. Birkaç haftadır alıp elime, okumaya giriştim. "Giriştim" dememin sebebi daha önce saydığım kitaplara oranla sıkıcı ve bir türlü akmayan bir kitap olması. Yazar, çoğunluğu Lübnan Dağı'nda yaşamış olan Osmanlı aydını dedesi Butros Maalouf'tan kalan mektuplardan, onun ve ailesinin hikayesini (Özellikle Küba'ya göç etmiş büyükamcasının yükseliş öyküsünü), zaman zaman Osmanlı'nın son dönemlerini ve Mustafa Kemal'i fon alarak biyografi ve gezi tadında anlatıyor. "Bana ne" deyip bir 20-30 sayfa sonunda kitabı bırakmamışsanız, benim gibi kitabın dörtte üçünü tamamladığınızda bu kitabın anafikrini tek bir cümlede özetleyebileceğinizi düşüneceksiniz. Bir Türk olarak bu kitabı okumanın en ilginç yanı Osmanlı'nın son dönemleriyle ve Mustafa Kemal'le ilgili, bir dış gözlemciden alınan bilgiler ve yorumlar.
Şahsım adına konuşayım, sabredip sonuna kadar gideceğim, zaten ne kaldı ki geriye? Belki ilginç diye nitelendirebileceğim birkaç güzel nokta daha yakalarım.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
loveandpoison
mesaj Dec 31 2007, 05:46 PM
İleti #11


suedehead
***

Grup: Üyeler
İleti: 201
Katılım: 11-June 07
Nereden: NevyTeam
Üye No.: 69



Son günlerde "sözlük anlamıyla" şu iki kitap hep 'baş ucumda';

forum resmi
No One Belongs Here More Than You: Stories by Miranda July
Amazon'dan getirtmiştim.

Ve bir diğer ise;

forum resmi
Sıradan Delilik Öyküleri - Charles Bukowski
IDéEFIXE

Bu ileti loveandpoison tarafından Dec 31 2007, 05:47 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
forum resmi O büyük gün geldi... Qatsi kardeşim döndü...

Bukowski: Born into This TVRip tercümesi: % 100, DVDRip (FiCO) tercümesi: % 77,85 hazırlayan: % 100 (Bulsara) kontrol: % yalan oldu yine.. (???)

forum resmi
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
siroguz
mesaj Dec 31 2007, 10:28 PM
İleti #12


some are born to sweet delight, some are born to endless night
Group Icon

Grup: Müdavim
İleti: 435
Katılım: 22-June 07
Nereden: bir yerdeyim...
Üye No.: 112



QUOTE(loveandpoison @ Dec 31 2007, 05:46 PM) *


Ve bir diğer ise;

forum resmi
Sıradan Delilik Öyküleri - Charles Bukowski
IDéEFIXE


Katılmadan edemeyeceğim;
Bukowski'yle tanıştığım ve en beğendiğim kitabıdır, Sıradan Delilik Öyküleri. Gerçekten hepimizin ara ara başına gelen delilik hallerini çok ince bir mizah anlayışıyla ve geniş bir bakış açısıyla okuyucuya sunan, lezzetinin damaklardan gitmesi epey zaman alan ama başucunuzdan ayıramadığınız için o zamanı tanımadığınız mükemmel bir kitap. Tavsiye ediyorum.


forum resmi

Bu aralar okuduğum kitap, uzun süredir kitaplığımda bulunan ama yeni sıra gelen; Atilla Akar'ın Komploların Yüzyılı Yüzyılın Komploları isimli kitabı. Eğer Mütercimlere yakın, farklı bir bakış açısıyla komplolara bakmak isterseniz, merakınız da varsa bunu da rahatlıkla tavsiye ederim.


--------------------
Bahçelerde ve yatak odalarında, bodrum katlarında ve tavan aralarında dolaşır, köşelerden döner, kapılardan pencerelerden geçerim, kaldırımlarda gezinir, merdivenlerden çıkar, halıların üzerinde, oluklardan aşağı, gökyüzünde ilerlerim, arkadaşlarla, âşıklarla, çocuklarla ve kahramanlarla gezerim; bunların hepsi de algıladığım, hatırladığım, hayal ettiğim, çarpıttığım ve netleştirdiğim şeylerdir.
Tom Robbins - Another Roadside Attraction
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
reel
mesaj Jan 1 2008, 06:02 AM
İleti #13


Last Night I Dreamt That Somebody Loved Me
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,287
Katılım: 31-May 07
Nereden: Wired
Üye No.: 13



Çocukluğum Bukowski okuyarak geçti. "Sanırım" okumadığım kitabı yok diyebilirim. (Şiirler hariç) Ee... böyle bir çocukluğun ardından tek beklentim karaciğer yetmezliği. flaugh.gif

Neyse konumuza dönersek, size başucumda ilk önereceğim kitap, böylesine Buko hayranıyken, Albert Camus "Yabancı"dır. Yaşayan bilir.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
siroguz
mesaj Jan 17 2008, 11:05 PM
İleti #14


some are born to sweet delight, some are born to endless night
Group Icon

Grup: Müdavim
İleti: 435
Katılım: 22-June 07
Nereden: bir yerdeyim...
Üye No.: 112



Aslında şöyle okuyup tavsiye etmek isteyeceğimiz kitapları paylaşabileceğimiz ya da tavsiye almak için uğrayabileceğimiz bir başlık iyi olur. Yine de kitaplarla ilgili başlığımız bu olduğu için ben de son okuduğum kitabı tavsiye etmek istiyorum.

Sanmıyorum ama eğer hâlâ Gabriel Garcia Marquez ile tanışmadıysanız siz de benim gibi tavsiyelere uyup bu büyük ustanın kaleminden dökülen lezzeti tatmak için işe Kırmızı Pazartesi'nden başlayın.
forum resmi
Eğer bir solukta okuduğum bir kitap var diyorsanız bu kitabı okuduktan sonra tekrar düşünün. Nefesinizi kesecek bir anlatım, sizi bir o yana bir bu yana savuracak, zaman düzlemi içerisinde bir ileri bir geri götürecek olay kurgusu ve duygularınızı kabartacak bir final. Bu kitap canlı; kelimeler şarkı söylüyor, satırlar dans ediyor, Marquez insanı kendisine hayran bırakıyor.


--------------------
Bahçelerde ve yatak odalarında, bodrum katlarında ve tavan aralarında dolaşır, köşelerden döner, kapılardan pencerelerden geçerim, kaldırımlarda gezinir, merdivenlerden çıkar, halıların üzerinde, oluklardan aşağı, gökyüzünde ilerlerim, arkadaşlarla, âşıklarla, çocuklarla ve kahramanlarla gezerim; bunların hepsi de algıladığım, hatırladığım, hayal ettiğim, çarpıttığım ve netleştirdiğim şeylerdir.
Tom Robbins - Another Roadside Attraction
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
denizkemal
mesaj Jan 19 2008, 10:51 PM
İleti #15


Üye
**

Grup: Üyeler
İleti: 71
Katılım: 26-June 07
Üye No.: 126



ben "yürüme" diyeceğim ORUÇ ARUOBA'dan...


forum resmi

arka kapak yazısı yok kitapta... niyeyse bende saygı uyandırır arka kapak yazısı olmayan kitaplar, kendilerine güvenden midir, "iç"i fazla dolu olduğu için, "dış"ını bari boş bırakalım düşüncesi midir nedir bilmiyorum...
alıştığımız gibi yazılmış kitaplar yazmıyor oruç...
bir iki alıntı yapayım:

a
Yola çıkacak kişinin aşması gereken
ilk ve en önemli engel,
kendi yerleşikliğidir :
kendi yeri
— kendisidir...

b
Bir yerde ('bir süre için' diyerek)
dinelen kişi için en büyük tehlike,
o yere yakınlık duyması; o yeri,
bütün yollarının sonu,
bütün yönlerinin ereği sayması;
yerleşebileceği bir yer saymasıdır
— en büyük tehlike, huzurlu yerdir:-
Mezardır orası...

c
nsanlar ne sanıyorlar ki 'düzen'i
— kendi dar, çarpık açılarından bakarak :
sabah-akşam, gidiş-gelişlerini 'düzenleyen'
bir 'seyrüsefer nizamnamesi' mi?! — Oysa,
asıl düzen, düzensizlikten çıkarak
düzene ulaşmağa çabalayan bir düzenleme
uğraşısında bulunabilir ancak.
'Verilmiş', 'varolan' düzen,
yoz bir düzensizlik biçimidir.
Düzenlilik gereksinmesinden
—yani, düzensizlikten— çıkmayan
'düzen', beş para etmez, düzen olarak...


--------------------
kaç dolanışta ulaşır sarmaşık çiçeği açacağı yere? oa
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

5 Sayfa V  1 2 3 > » 
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 23rd October 2018 - 12:43 AM