IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

8 Sayfa V < 1 2 3 4 > »   
Reply to this topicStart new topic
> Lordlar Kamarası, carlitos'tan şiir ve düz yazı denemeleri
siroguz
mesaj Apr 22 2008, 10:43 AM
İleti #16


some are born to sweet delight, some are born to endless night
Group Icon

Grup: Müdavim
İleti: 435
Katılım: 22-June 07
Nereden: bir yerdeyim...
Üye No.: 112



Kusura bakmayın araya girecceğim.
Bu duyguları böylesi bir şekilde yazıya dökmek çok zor. Elinize sağlık sevgili carlitos. Severek takip ediyorum.


--------------------
Bahçelerde ve yatak odalarında, bodrum katlarında ve tavan aralarında dolaşır, köşelerden döner, kapılardan pencerelerden geçerim, kaldırımlarda gezinir, merdivenlerden çıkar, halıların üzerinde, oluklardan aşağı, gökyüzünde ilerlerim, arkadaşlarla, âşıklarla, çocuklarla ve kahramanlarla gezerim; bunların hepsi de algıladığım, hatırladığım, hayal ettiğim, çarpıttığım ve netleştirdiğim şeylerdir.
Tom Robbins - Another Roadside Attraction
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 22 2008, 09:08 PM
İleti #17


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



QUOTE(siroguz @ Apr 22 2008, 11:43 AM) *

Kusura bakmayın araya girecceğim.
Bu duyguları böylesi bir şekilde yazıya dökmek çok zor. Elinize sağlık sevgili carlitos. Severek takip ediyorum.



Teşekkür ederim siroguz, elimden, aklımdan kaçıveriyor işte.. Beğendiğinize de ayrıca sevindim.
Ama çok dereddüt ediyorum artık yazdıklarımı buraya koymakta çünkü başlık bana kaldı gibi geliyor confused1.gif


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 27 2008, 01:53 PM
İleti #18


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



AVCI

Ne yaptığımı bildiğimi
Söylemeden kimseye,
Kendime bile,
Atıyorum nereye gideceği
Belli olmayan
Adımlarımı uzaklara,
Belki de yakınlara.
Düşüyor ayağımın altından
Parçalar,
Ayak izlerimi buluyor avcılar,
Takip ediyorlar.
Bir kuruşluk kurşunla
Alıyorlar canımın birini.
“Adamın BİRİ” diyorum
bağırarak
ne hakla soluyor nefesimi,
ne hakla götürüyor canımın birini?
Ardından
Bir küfür tükürüyorum ağzımdan,
Cümleleri kirletiyorum
Ama ceza almıyorum;
Açık havada kahpelik ediyorum!!
Son kez bakmaya çalışırken
Avcımın ardından
Dizlerimin üstünden doğru
Savruk bedenimi,canımın birini
Seyrediyorum.
Avcı bilmiyor, kimse bilmiyor
Ama buruk bir gülüşle
Kalan parçalarımla ben
Derin bir nefes alıp,
Gözyaşlarımı haykırıp,
Anka kuşu misali
İyileştiriyorum açık,
Üç kuruşluk kurşun yaralarımı…


21.07.’04/çarşamba


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 27 2008, 06:18 PM
İleti #19


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Efendim, deniz kabuğundan sayfalar'da siroguz'a da dile getirdiğim üzere, başlığı tekelime almışım gibi hissediyordum.

Bunu gören Yedinci Gemi moderatörlerinden BuRnOuT bana edebiyat bölümüde böyle bir konu açabileceğimi söyledi. Böylece ben kendimi daha iyi hissedeceğim hem.

Ne diyordum efendim, işte bu başlık altında, karaladığım şeyleri sizlerle paylaşacağım. Amaç madem paylaşmak, sizler de istediğiniz noktada yazdıklarıma yorumlarınızı yazabilirsiniz.

sevgiler diyor ve ekliyorum;



ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİ

Bir martıyım gökyüzünde
Gökler benimmiş gibi salınırken,
Süzülürken kanatlarımı açıp
Dedikleri gibi özgür olduğumu sandım..

Herkes toplanıp giderken bir yöne
Ben “özgürüm” dedim,
Kanatlarımla her yer benim dedim
Gitmedim, oraya gitmedim
Başka taraftı yönüm ama yinede uçtum.!
Kanat çırpmaktan yorulunca açtım kanatlarımı
“Gittiği kadar” dedim, uçtum
yanımda kimse yoktu ama
yalnız kaçtım..
Kaçtım, kaçmakmış meğer yaptığım
Sandığınız kadar özgür değilmişim
Gök ben çoğunluk olduğumda, büyük olduğumda benimmiş.

Uçtukça üşüdüm, üşüdükçe düştüm
Meğer,rotam varmış
Belliymiş yolum
Seçilmiş bile evim..
Buralarda hava soğuyormuş meğer,
Sıcaklar çekmeliymiş beni,
Başka seçenek yokmuş ki,
Soğuk öldürürmüş beni,
Yalnızsan eğer kabul etmiyorlarmış minik bedenini
Yalnızsan kimse kanatlarıyla ısıtmıyor seni
Saran olmuyor sıcacık..
Rüzgar da düşman oluyor
Esiyor inadına dön dercesine;
Yağmur okşamaktan vazgeçiyor
Acıtarak, kanatarak atıyor damlalarını.
Bulutlar bile kabul etmiyor ki tutunayım,
İzin vermiyorlar biraz soluklanayım..

Göklerin özgürlüğü de yalanmış yani.
Özgürlüğüm,
Sürünün peşinde, sınırsız sanılan gökyüzünde uçabilmekmiş sadece
Özgürlük kanatlarımmış,
Yerden yüksek olabilmek demişler özgürlüğe
İstediğin her yere gidebilmek..

Biliyor musun ki ayaklarını kestin mi yerden,
Çıktın mı gökyüzüne,
İstediğin yere de gitsen
Yukardan bakmaktır tek şansın..
Yere basmayı özlersin ama
Hatırla:
Sen teslim ettin ayaklarını..!

Sonunda,
Yorulduğunda kanat çırpmaktan
Bir nefeslik açtığında kanatlarını,
Süzülmeye bıraktığında kendini
Ölüyorsun çaresiz..
Bedenin ya bir uçağın penceresinde kalıyor
Yada bir kurşunla düşerken aşağıya,
Tüm umutlarını tüketmişken
Zaten yorulmuşken, hali yokken devam etmeye
Kanıyla suya karışarak
Veya
Tümden toprak olarak dönüyor yeryüzüne
Sadece,
Sadece yeniden
Yere değmeyi bekliyor..
İstiyor son kez,
Özlüyor, özlemişti ya, özlemine gidiyor
Göklerde olmanın sonu bile yerde geliyor..


26.09.04/Pazar/00:05-00:43


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 28 2008, 08:14 PM
İleti #20


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



ERİMEK ÇARESİZ

Ölüyorum..
Ama günahlarım çok fazla;
Acı çekiyorum..
Cezalarla bitiyor mahkum ömrüm.

Son görüş günlerini bekliyorum,
Görüş-emediklerimi istiyor yüreğim,
Bilmediklerimi arıyor benliğim,
Yapamadıklarımı istiyorum,
Yaşamak istediklerimi…
Bir mektup beklerken yardan,
Bir de ince türkü tutturmuşken hasretlik,
Cıgaram elimde;
Eriyorum…

Bekliyorum aslında, hazırım
Sevmiyorum ki yaşayayım,
İstemiyorum ki devam edeyim..
Ama can bir anda çıkmıyor,
Almıyorlar adamın canını hemen
Cezaysa ceza
Suçsa suç.
İşkence ediyorlar,
Gülüyorlar,
Bakıp gidiyorlar.
Yalnız, çaresiz, çocuk gibi bırakıyorlar
Üşütüyorlar;
Çırılçıplak soyuyorlar,
Yaralıyorlar ve
Karla kaplı, buzlu avluya bırakıyorlar..
Hani çok severdin ya kardan adam yapmayı
“al” diyorlar “kar”,
“kardan adam yap”..
“kan’dan adam” yapıyorsun çaresiz,
yaralarından sızan kan ile
kirletiyorsun, mahvediyorsun en sevdiğin şeyi..
yaralarına parmak basıp
kırmızıdan, kanından kaş-göz yapıyorsun..
hani en sevdiğin şey ya, dayanıver diyorsun.

Daha bitiremeden sokuyorlar içeri
Örtmüyorlar üstünü,
Koğuşuna atıyorlar sadece;
Çekip gidiyorlar..
Başını dayıyorlar cama zorla
Kandan adamını seyrettiriyorlar.
Ve sen izlerken acı içinde, yas içinde
Gözlerinin önünde bir tekme atıyorlar;
Yerle bir ediyorlar…

Ve üstüne basa basa gidiyorlar hayallerinin..

Korkutuyorlar,
Üşüdüğün yetmiyor, karanlıkta bırakıyorlar.
Korkularını hatırlarken zifiri karanlıkta
Bir su şapırtısı eşliğinde uyuyorsun..
Ve yetmezmiş gibi bir de
Deliriyorsun..
Hani susmazdın ya hiç
İşte daha çok şarkı söylüyorsun..
Hala üşüyorsun,
Hala korkuyorsun, ağlıyorsun
Hala bekliyorsun
Ama ölmüyorsun..
Ölemiyorsun ki..
Giyip üstüne bi parça şey
Yatıyorsun yatağına ve
Dilinde aynı hasretlik türkü
Hiç gelmeyeni bekliyorsun..
Bekliyorsun,
Gelsin istiyorsun,
Bitsin diyorsun
Ama zaman geçiyor ve sen
Eriyorsun…!



….16.10.2004cts/17-18


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj May 10 2008, 05:57 PM
İleti #21


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



İnsanlar büyüyünce hayalleri küçülür mü?

“insanlar büyüyünce hayalleri küçülür mü” diye sordu küçük deniz..

hayaller değildir belki küçülen. İnsan, kıra kıra hayallerini, artık içinde tutmayı, sımsıkı sarılmayı ama sanki yokmuş gibi davranmayı öğreniyordur belki..
benden yapılmış hayal kırıklarım (sizden yapılmış hayal kırıklarınız) batıyor içime.. ben batıyorum bana.. beni batırıyorlar bana.. küstürüyorlar can’ı can’a..
bir can diğerine küstü mü, yarım kalıyor insan, kişilikten çıkıyor. Gel, diyor; barışalım artık..
her can kanıyor kana kana, kırıklar acıtıyor daha da olmayınca yanında “ben”..

“biz büyümeyelim hiç, olur mu? Yüffen…” dedi küçük gül.


Sırf hayalleri uğruna büyümemeyi seçmek kimin işi ola ki? Değer mi senden başkasının bilemediği, söylesen de inanmayabileceği, söylesen de sesli olmayabilecek bir şey için? Gerçeğimiz, eğer, hayallerimiz, rüyalarımızsa nedendir zamanla kavgamız, nedendir yorgunluklarımız, nedendir canımızın acısı? Sonumuz belliyse eğer niyedir “boşa” çabamız..
Büyümek ellerimizde midir kaderin alnımızda olduğu gibi.. göremediğimiz ama kabul ettiğimiz. Sineye çektiğimiz..
Açıyorum ellerimi defalarca..
Seyrediyorum avuç içi çizgilerimi.
Kimi zaman da allah’a dua ediyorum açıp ellerimi.. düşünüyorum da, bu da mı bir tuzak yoksa? Ben her elimi açtığımda büyüyor muyum yoksa farkında olmadan? Hayaller ağızdan çıkınca yok mu oluyorlardır acaba? Karışabiliyor muyum yani havaya?

“büyümeyelim hiç bebeğim, hiç..” dedi küçük deniz..

ah.. bakıyorum, bakıyorum, arıyorum, yok! Damarlarını bile ezberledim kendiminkilerden bihaber. Ellerin ne de sıcak..
Her tuttuğumda elini büyüyoruz biz.. zamanla husumetimiz de yok ama hep bizden önde gidiyor kerata, yanımızdan yürümüyor asla.. geceleri veriyor bazen bize; yetmiyor..
Durmadıkça zaman, içimizden kaçıyor büyü-mek.. hayallerimiz?
Sonunu bildiğimiz için, günü kurtarmaya o kadar kaptırmışız ki kendimizi, hayallerimiz ağlıyor bir köşede.. oyuncak hayaller kuruyoruz bazen iki sandalyenin arasına, yemek vakti geliyor; bozuluyor.. biri hayallerimizin üstüne oturuyor..
kimi zaman bizi de kucağına alıyor birileri.. seviyor, okşuyor, gelişen bedenden dem vuruyor, küçüğüne hasret duyuyor.. günü geçtikçe bir şeylerin, yaşlandıkça o şeyler, insan küçüğünü arıyor, körpe halini, en canlı halini, ilk hallerini..
dayıyoruz burnumuzu boynuna; eskisi gibi kokmuyor..
hayallerle birlikte; kokular da kayboluyor.. insan kokusunu da mezara götürüyor..

“akıtmaktan yaşlarımı, görmez oldu gözlerim..” dedi küçük gül..

Hayli pusluydu etraf ve ıslaktı her yer. Sarsılıyordu dünya.. patlamadan önce direnir ya düdüklü tencere; sıkıyordu kendini öyle..
Deprem olmuştu herhalde ve dalgalar gelmişti her yere ve etraf yıkılmak üzereydi sanırım..
Bu yüzden ölüyordum her halde. Yok şöyle diyeyim.. canım acıyordu ve acımı dindirmenin yolu ölüm gibi görünüyordu.. her şey senaryoya uyuyordu, sanıyorum ölüm geliyordu..
Boğazımda bir yumruk oturmuş kalmıştı, nefes almamı engelliyordu ve göğsüm sıkışıyordu.. beynimde akan kanın damarlarda dolaşmasını izliyordum adeta, kalbim kafamın her yerinde atıyordu. Yeni yollar keşfediyordum dolaşırken kanımda. Canım daha yanıyordu çoğu zaman, küçücük olmuştu damarlar, etraf sarsılıyordu..
Sonunda buldum yolumu, iki seçenek vardı çıkmak için, böldüm ikiye, atladım aşağıya..
Kanım şeffaf olmuştu çıkarken dışarı.. “yaş” diyorlardı ama ben kanıyordum.. biliyordum, çünkü ben de akıyordum. Süzülürken tenimden ıslatarak her yeri, kokuları da alıyordum yanıma. Deniz kokusu vardı her yerde, okyanusa karışmak için daha da, daha da kanıyordum..
Ölmüyordum ama.. Başım, damarlar patlamak istiyorlardı ama olmuyordu..
Deprem benim depremimmiş, dalgalar oyuncak adeta. Sarsıla sarsıla kanıyordum.. Akıyordu yaşlarım her yerime, bulunduğum her yer şahit olmuştu yaşlarıma. Hem gülüyor katıla katıla, hem de ağlıyordum hıçkıra hıçkıra.. şahitler bakıyordu anlamsızca. “oh” diyorlardı, “sonunda”. Ekliyorlardı bir de “ama, neden”..
Sinirler, dans ediyorlardı var oldukları her yerde, onca şahidi bulmuşken ve hazır kendileri de iyice gevşemişken daha da abartıyorlardı, bir kere ele geçirmişlerdi ya; bırakmıyorlardı..
Ne diyordu “bedenim, benden itikam alıyordu”..

“..biz iyi miyiz peki?” diye sordu küçük deniz.

Nasıl da buluyordu kişiler birbirlerini.. yürekler değil hem de sadece, beyinler de seçiyordu eşlerini.. kişi karşısında “öteki” ni görünce ürküyor şöyle bir, büyüleniyor sanki, korkuyor kimi zaman, en gerçek orda oluyor, en güzel onunla gülüyor, onu yaşıyor, onunla kaybediyor kendini ağlayarak -sadece ona bırakıyor kendini, ondan başkası değmesin yaralarına diye, zayıf yerlerine bakmasın kimse diye, sınırdan geçmesin herkes mahremine diye-.. onunla oluyor işte, bir oluyorlar, “onlar” oluyorlar “biz” diyorlar.
Sürekli dalgalanma halindeki grafikleriyle, kimi zaman yorulsalar da (duygusal yorgunluk daha fazla bitkin düşürür insanı. Tenine merhem sürebilirsin de hem, ama aklına, yüreğine..?)
bilmek, güvenmek de diyorlar, inanmak da kimi zaman, iyi geliyor kişilere.. bu da yorgunluk mu canım? Diyorlar, geçiyorlar..
.
.
.
Ama iyiyiz biz.. aramızdaki dengeyi sağladığımız zaman daha da iyi olacağız.. sen bana eğileceksin konuşmak için, ben sana eğileceğim..
İyiyiz biz.. Arada ağlıyoruz ama ıslak kalmıyoruz, rutubet yapmıyoruz..
O kadar büyüğüz ki, kimi zaman heybetimizden korkuyoruz belki de.. hani devler gerçek değildir ya, inanamıyoruz belki de.. sürekli kanıtlamak istiyoruz, kim bilir..
Biz biliriz.. Bizi..


“sevgiyle” birleşti küçük deniz ve küçük gül.

Sora sora bulduk Bağdatımız’ı, soru işaretinden anahtar yaptık.. sevgimizle süsledik her yeri ve sevgimizden koktu her yer..
Sen varsan günler daha umutlu oluyor, acılar, korkular, göz yaşları daha anlamlı oluyor, farkındalığım artıyor sen varsan, varlığımı hissediyorum.. varsan.. varsak..

Yorgundum, ben de yıpranmıştım, aktı yaşlarım, bir depreme daha direndi bedenim.. sakinim. Konuşacağız sanırım birkaç kelime daha.. sonra..

Şimdi yatmaya gideceğim.. kokun var yatağımda.. içime çekip uyuyacağım. Ağlamayacağım..


“Seni seviyorum” dedi küçük gül..
“tuttum” dediğini duyar gibi oldu küçük denizin..




14.06.06-15.06.06/ 23:13-00:54/


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj May 11 2008, 11:50 AM
İleti #22


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



İÇ’TEN YAŞAMAK

Yok.
Karşılığı yok düşündüklerimin, düşlediklerimden başka.
Aklımdan geçtikleri gibi dökülmüyor kelimelere imgeler.
Anlatamadıkça kelimeler, yük oluyor gözlerime sesler,
Yaş oluyor gözlerime heceler.
Dökülüyor gözlerimden sessiz harfler,
Hıçkırıklarım tamamlıyor boşlukları,
Ağlarken ben, metinler yazıyorum sayfa sayfa,
Dökülürken ben, yaratıyorum içimi dışarıya,
Yırtıyorum içimi ağlarken,
Haykıramadıklarım çıkarken yaşlarımla dışarı,
Parçalanıyorum içimden içimden..

Ne düşünceler dökülebiliyor kelimelere,
Ne de hislerim vücut bulabiliyor kelimelerde..
Öylesine yok etmişim ki kelimelerimi,
Öyle yaşamışım ki her şeyi ta içimden,
İçimde bir ben büyütmüşüm görünenden ayrı.
Konuşmak gerekiyorsa o konuşuyor,
Haykırmam gerektiğinde o bağırıyor benim yerime,
Cümlelerimi o kuruyor,
Tepkilerimi o veriyor,
Kahkahamı o atıyor..
Ben, dışardan suskun görünüyorum işte sadece,
Aslında ben; içimden konuşuyorum.

İçime akıyor gözyaşlarım çoğu zaman,
Ben kendimi güçlü sanıyorum, onlar bana güçlü diyorlar..
İçimde yaşanıyor da zelzeleler,
Ben öyle sakin duruyorum, onlar bana olgun diyorlar,
Ölgün oluyorum, yılgın kalıyorum ben..

Görmek istediklerine inanıyor insanlar,
Ben, içime bakacak birini arıyorum,
Karanlığımdan ürkmeyecek,
Aydınlığımı kirletmeyecek,
Kanımdan tiksinmeyecek,
Yaralarımın üstüne basmayacak,
Düğümlerimi herhangi bir yerinden kesmeyecek,
Önce, beni sadece anlayacak, dinleyecek birini.
Gerekirse tıkayacak burnunu kokuma alışana kadar,
Hani tıpkı benim yaptığım gibi,
Sonra eli yüzü kan içinde, ben düğümlerimin içinde kaybolmuşken,
Bir çift yardımcı el olacak düğümlerimi çözen..
Havada kalmayacak ya da yerden aşağıda olmayacak;
Benimle ayakları yere basacak biri..
Gözleri, kulakları, elleri olan biri.
Gerçek biri.

Tanrım çok zor, yaşlarıma dışarı akın demek çok zor
Hakkını vererek ağlamak, yeni doğmuş bir bebeğin ciğerlerine aldığı hava gibi yakıyor canımı,
Kelimelerimi dudaklarımdan söylemek çok zor,
Seslerim var çünkü benim, kelimelerim yitirmiş kimliklerini,
Kendi dilimi yaratmışım kimse anlamayınca beni,
İçimde bir şey yaratmışım ben gibi,
Kenetliyor çenemi, konuşturmuyor beni, “sen istedin ya” diyor,
Kemiriyor beni…
Şimdi, kelimelerimi duyurmak istiyorum.
Ama o kadar inanmışım ki kelimelerin silah olduğuna
Ve o kadar acemiyim ki onları kullanmakta,
Korkuyorum cümlelerimden.
İçimden kitaplar yazıyorum da, dışarıya bir inilti çıkıyor sadece, bir gülümseme ya da..
Halbuki korkuyorum.
Korkumu anlatabilmek istiyorum, konuşmak istiyorum,
Sadece söylemek...



27.01.2007/ctsi/ 18:17-19:04


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj May 12 2008, 10:12 PM
İleti #23


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Kara-r

Kararsızlıklarımın içinden bir karar bulmam gerek ve
kıvamında olmalı sanıyorum. Ya kulak memesi gibi ya da sütü iyi ayarlanmış kahve. Belki de yeterli miktarda ölüm olmalı içinde.
Ölümüne tutunarak ne kadar yaşayabilir ki insan? Şöyle diyelim ya da
insan, yaşayan değil midir zaten? Her gün, bir gün daha yaşamış olan.
Peki, her gün, bir gün daha ölen?
İnsan müsveddesi diyelim haydi ona da.
Şu halde, bir gül, insan müsveddesi olmaktan öteye gidemiyor desenize.
Bir karalama işte. Deneyip deneyip yanılma. Ama hep yanılma.
Tutunup tutunup düşmek. Ellerinden olmak her seferinde.
Hepsinde, tekrar tekrar yaşamak aynı acıyı. Sonunda ruhundan olmak.
Hel elsiz, hem ruhsuz kalmak işte.
Ya da; hem “el” hem “ruh” olmak. El gibi. Ruh gibi.
Es gibi. Boşluk gibi. Boş.

Kendine bile dokunamadan nereye kadar, söylesenize bana?
Ya da hep kendine dokunarak nasıl olacak bu yaşama sanatı?
Elleri olmadan nasıl dokunacak kendisine gül?
Ölçüyü kaçırıp acıtacak işte her seferinde kendisini.

“anlamsız” diyor ortaçgil. Desin. Ne de güzel desin.

Tüm gecesini ağlayarak geçirdi gül bir kez daha. Tekrar elinden oldu, ruhsuz kaldı.
Ruhu olmadan ağlayamaz da gül. Dikenlerini batırır sadece orasına burasına.
Yaşını sileyim derken gözlerine batar dikenleri. Sonra kanar tüm gece.
Kansız kalana kadar.
“insan” olmamayı becerebilene kadar.

“the woman in you” diyor Ben Harper. Desin varsın.

“even angels need love too”.


Kokmuyor bile yahu. Hayat kokmuyor bile. Kötü bile kokmuyır yani.
Nasıl hissedeceğim ben yaşadığımı?
Kandırma sanatı diyoruz galiba buna. Kendini sürekli kandırma sanatı.
Sonra, her seferinde kendinden daha da nefret etme hali.

Bir saatten sonra ağlanmıyor bile, ben söyleyeyim size. Salt kısık-kesik çığlıklar çıkıyor içinizden.
İçime kaçtı hayat galiba, ya da içimden kaçtı. Ve, ya geldi tam boğazıma oturdu ya da boğazımdaki, kocaman bir boşluk.
Ne demişti entelektüel birikim? Karar vermen lazım.
Haydi, karar verelim!
Haydi, bir gayret karanlık karar seçelim kararsızlıklarımızdan.
Bir de öyle görelim, bakalım nasıl olacak.

“black” diyor yahu Pearl Jam. “how can it be mine?”




14.12.07-Cuma-12.30-13-30



--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj May 19 2008, 04:11 PM
İleti #24


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



diyecek çok bir şey yok, mutluyum.
yorucu ama çok güzel 4gün geçirdim.
finallerim bile canımı sıkamıyor şimdi(lik).
Pain Of Salvation da mükemmeldi ayrıca.
çok kibar, alçak gönüllülerdi. adeta bir nevi "kanka" . :)


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj May 19 2008, 04:30 PM
İleti #25


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601





iyi geceler deyip
son kez bakıp
sonsuz uykuma dalmak..
sonsuz olduğunu bile bile,
belki de ilk defa huzurlu olmak..
aksak ritimler, kısır döngüler,
telaffuzu zor cümlelere inat
hissedebilmek.. bilmek..
çekip çıkarmak kalbini onca karışıklığın içinden,
ezbere bilmek duygularının tınısını,
yanındayken tanımak kalbinin atışlarını..
ve bilmek eninde sonunda yanında yatacağını,
bir çift kolun, sımsıcak bir tenin aşkla seni saracağını..
sen uyurken,
huzurlu diyardayken,
sadece sarılmışken,
sımsıkı,
sıcacık..


05/12/05/ptsi/01:09-01:17


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj May 22 2008, 06:15 PM
İleti #26


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



“Aşk körü”

Dakikaları saydım,
Minik parçalara böldüm,
Her parçayı canımı acıtana kadar küçülttüm,
Dünya’yı durdururum sandım belki,
Olmadı.
Küçük zaman dilimlerinde kesik kesik yaşadım..

Günleri saydım,
Toplanmasınlar, çoğalmasınlar diye sırf
Birbirlerinden uzağa koydum.
Ne hafta kaldı, ne ay, ne yıl..
Bir sürü gün sadece,
Kim bilir, belki “bir” gün?
Belki birgün…

Hayatı saydım..
Aşklı ve aşksıza ayırdım,
Günlere ve dakikalara böldüm,
Poşetlere doldurdum,
Dondurucuya koydum..

Kırıklarımı saydım,
Çatlaklarımın üzerinden geçtim,
Daha da derinleştiren yine aşk da olsa,
Temizledim hepsinden kirli kanı;
Aşka yer açtım..
Aşktan paramparça olmaktır bedenimin beklediği,
Beynim, ölümü aşktan olsun ister,
Aşksal hayatta, aslında ölü ama yarı-diri kalsın,
Çatlaklarından sızan kandan aşk buharlaşsın,
Sevgili koksun her yer,
Aşk, ateşini yaksın
Ve yansın bedenim,
Bir avuç küle dönsün parça parça bedenim,
Her nefesinde içine dolsun..

Seni saydım bugün,
Sayılacak kadar çoksun sende,
Lakin çokluğun kadar yoksun bende..
İstediğim zaman yoksun,
Beklesem de yoksun,
Varsın belki,
Belki korkak,
Uzak belki,
Belki yakın..
“Yak”ın..
Beni..


14.01.06/ctsi/21:32-22:00


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj May 26 2008, 09:43 PM
İleti #27


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Anlamsız..

Uzanıp da tutamıyorsa elim
Ya da daha da beteri,
Tuttuğunu sanıp,
Var gücüyle sarılıp
Sonra boşluğu hissediyorsa;

Sözler acıtıyorsa,
Kılıç olmuş kesiyorsa,
Kanatıyorsa.
Sessizlik, öldürüyorsa.
Kelimeler kurallı cümleler yerine
En başta olma savaşı veriyorlarsa,

Hayaller hayal olarak kalıyor,
Gerçek gittikçe kurguya dönüşüyorsa.
Kurma bir oyuncağın ömrü kadarsa
Mutluluk.
Sevgi, meraktan içini açıp baktığımız için
Bozulduysa eğer,
Sevgi de yalancıktandıysa yani;

Sesler bir türlü bütünleşemiyor,
Melodi olamıyorsa,
Kulaklarımızı tırmalıyorsa eninde sonunda..
En güzel sandığımız notalar, sesler
Aslında yoksa,
Olmamışsa;

Sevgiyi, bir an önce uyusun diye
Ayağımızda sallıyorsak
Ya da nasılsa anlamıyor diye
Abuk subuk konuşuyorsak,
Başımızı ağrıtmasın diye,
Ağlamasın diye kandırıyorsak;

Gerçek olamıyorsak yani,
Sahip olamıyorsak,
Bakamıyorsak gözlerine,
Tutamıyorsak sıkıca ellerini,
İşte, nihayetinde “gerçek” olamıyorsak,
Anlamsız…

Sahip olunan her şey,
Yaşanılan dünya,
Etraftaki renkler,
En anlamlı kelimeler,
En hisli sözcükler,
En büyük yürekler,
Hepsi anlamsız..
Ve o kadar boş ki öyleyse,
Acıtıyor.
Boşluğun her zerresi
Tenlerimize batıyor.
Adını andığımız o boşluktaki her şey
Bir nefesle kayboluyor.
Bir rüzgarla yıkılıyor.


20li bir Nisan günü, 2008/ akşamüzeri


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
ggecim
mesaj May 27 2008, 12:45 AM
İleti #28


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 878
Katılım: 5-October 07
Nereden: İstanbul
Üye No.: 479



carlitos, yazdıklarını, şiirlerini ben de severek takip ediyorum. Merak etme ve çekinme çünkü bence insanlar okuyor ama araya girmek istemiyor smile.gif . Üretime devam smile.gif


--------------------
Ömrümüzden bir gün daha geçti,
Dereden akan su ovada esen yel gibi
İki gün var ki dünyada, bence ha var ha yok
Gelmeyen gün bir
geçip giden gün iki
- Ömer Hayyam


User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj May 27 2008, 12:47 AM
İleti #29


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



QUOTE(ggecim @ May 27 2008, 12:45 AM) *

Merak etme ve çekinme çünkü bence insanlar okuyor ama araya girmek istemiyor smile.gif . Üretime devam smile.gif


Hislerime tercüman olmuş ggecim. Bu başlığın en büyük hastalarından biriyim. Yüreğine sağlık dostum. flowers.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
melisa hülya
mesaj May 27 2008, 08:10 AM
İleti #30


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 868
Katılım: 26-May 08
Üye No.: 3,886



Carlitos, şiirlerini okumak akşam serinliğinde denize nazır çay içip ısınmak gibi, çok başarılısın nazar değmesin diyorum.


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

8 Sayfa V < 1 2 3 4 > » 
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 24th October 2018 - 06:43 AM