IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

8 Sayfa V  1 2 3 > »   
Reply to this topicStart new topic
> Lordlar Kamarası, carlitos'tan şiir ve düz yazı denemeleri
carlitos
mesaj Apr 9 2008, 10:20 PM
İleti #1


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



ah.. bu başlıkta kendimi buldum diyor ve incilerimi döküyorum izninizle cool.gif


tanrı "kadını" yarattı

Ve tanrı “kadını” yarattı!

Zordu kadını yaratmak,
Cesaret isterdi,
Kapkara göz isterdi,
Delilik de lazımdı belki biraz,
Kararlı olmalıydı yaratan.
Tutku isterdi bir hamuru kadın olmaya ikna etmek,
Sanatkar inceliği ve bir filozof titizliği gerekliydi şekil vermek için,
Zira salt bir vücutla olunmazdı kadın,
Beynin ve kalbin mimarı da olmalıydı tanrı..

Ne çoktur değil mi kadının tanrıları?

Her bir tanrısına karşı dikkatli olmalı,
Dikkatli yaşamalıdır kadın.
Utanmalıdır hatta kimi zaman kadınlığından,
Ki kendisini kadın kılan bir başka kadın bile değildir.

Ne diyorduk efendim,
Zordur işte kadın olmaya karar vermek,
Bile bile lades demek.
Öyle garip, öyle zor ama o kadar çekicidir ki..
Sanırsınız ki o zamana kadar sizi alaya alan hayat,
O andan sonra sizi el üstünde tutacaktır.
Ya da, sanırsınız ki
O zamana kadar üstünüzde eğreti gördüğünüz rol
Tam da oturacaktır üstünüze istediğiniz gibi,
Kendi mizansenleriniz ve kendi kelimelerinizle..

Sonradan anlarsınız,
kimsenin bilmediği bir gerçeği
Ne kadar yaşayabilirsiniz ki?

Her fırsatta bir suçmuş gibi karşınıza çıkmaz mı kadınlığınız?
Tedirgin etmez mi sizi farkındalığınız,
Vücudunuzdan utanmaz mısınız,
Kadınlığınızın getirdiği zorunluluklardan bıkmaz mısınız?
Kişi, kendisi istediğinde olamıyor kadın işte,
“Hayat” nasıl uygun görüyorsa, ne zamansa o doğru zaman,
“işte”, diyor “şimdi kadın oldun, çocuk ne zaman?”

Nasıl da vakur oturur tanrı köşesinde,
Bilir de, görmek, yaşamak istemez yarattığı sorumluluğu,
Kaçaktır, korkaktır kimi zaman kadının yaratanı
Yapayalnız bırakır kadınını,
Acısını, geçtikten sonra paylaşır,
Yaşını, kuruduktan sonra dindirir,
Sözünü sustuktan sonra dinler..
Her tanrı, kadınını yaratana kadar tanrı,
Kadınını kadın ettikten sonra yavaş yavaş bir sanrıdır..

Yüktür kadın olmak,
Güç gibi gözükür ya,
Zordur tüm benliğinde
İçi düşünce dolu, gözyaşlarından bir kale taşımak.
Gariptir, eninde sonunda rutubet kokacak düşüncelerde yaşamak..

Kadınım, neredesin? diyor tanrı işi düştüğünde,
Cevap veriyor kadın: buradayım.
Tanrım! Neredesin? Diyor kadın acizliğinde,
Cevap bekliyor hala, "nerede kaldın?"

<12.03.07/ptsi/22:03-22:35>


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 9 2008, 10:50 PM
İleti #2


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



gül ile müsemma

Bekliyorum.
Oturmuş tek başıma,
Alıp düşüncelerimi yanıma
Karanlığın arasındaki ışıklarda
Kendimi arıyorum.
Döküyorum önüme ne varsa aklımda,
Teker teker çözmeye çalışıyorum.
Daha çok sormaya,
Daha az bulmaya başlıyorum..
Bekliyorum..
Burada öylece oturmuş bekliyorum,
Kalkıp sana gelmektir tek korkum ya
Ben de nafile bekliyorum..
Uzaktan gelen sesin var fonda.
Biraz yorgun, belki sıkkın
Ama canlı, emin.
Fonda müzik, ardında sesin…
Biliyorum ki “şu anda” kıvrıldı dudakların
Belki yere baktı gözlerin kaçamak
Ve gülümsedin.
Görmesem de her hücresiyle hareketlendi bedenim,
Tanıdım ya sesinden gülümsemeni,
İhtimaller sardı yine çevremi..
Her vazgeçişimden
Seni her gördüğümde tekrar vazgeçmem gibi,
Gülümsemelerle elim sende oynamak gibi..
Gülüşüm sende,
Aklım sende
Beni gülümseten şey sende.
Belki de gülüm sende,
Veriyorum her rengimi sana,
Her rengimden taç yapıyorum başına,
Yol yapıyorum yaprağından,
Her yaprakta ayrı kokuyorum,
Her dikenimi kendime batırıyorum,
Her damla kanımla besliyorum seni..
Gülden adam oluyorsun elinde olmadan,
Bir sen oluyorsun farkında olmayan..
Gül sürü anlam yüklüyorum sana,
Güneş her doğduğunda daha dik açıyorum,
Yeter ki bul beni..
Ben sadece bekliyorum,
Bundan gayrı gelmez elimden
Zira, ben geldiğimde sana gelmezsen bana
Korkarım bir daha olmaz gül adıyla müsemma..

29.11.05/Salı/23:21

------------------------------------------------------------------

Garip.. İlginç ve zavallı ya da.
Nereden başlayacağımı bilememek ve başlasam da, konudan ne kadar çok sapacağımı ve kendi içimde kaybolacağımı bile bile girdim şu işe.

Eleyebildiğim ya da elediğimi sandıklarım dışında önümde daha seçecek çok şey var. Yahut vazgeçecek.
Kendine acımasının insana fayda sağlamadığını biliyorum artık, en azından benim için geçerli değil. Kabullenmeli kişi, yapmaya çalıştığım gibi.
Her kabullendiğini sandığı anda yıkılmalı belki de benim gibi, aslında hiçbir zaman kabullenemediğini anladığında her şeyi; yaşamını..

X X X

Ah.. Büyüyorum.. ve aklım da büyüyor. Tanrım! Ne acı ama! Bir noktadan başlayarak, genişleyebildiği kadar genişliyor insanın düşünceleri. Ancak, bu sınırsız büyümenin bir yerinde, bizim olan şeyin, bizim bilmediğimiz ve dahi “herhangi” bir yerinde bir son belirleniyor ve orada her şey “puf”. Nereye kadar büyüyebileceğini kestirememek ne kötü. İlla büyüyeceğini bilmek ve bunu herhangi bir yerde durduramamak hayli enteresan..
En azından seçebilsek sonu, kendimiz için o zamanın da “en iyisini” bilebilsek. Belki erken olsa, belki geç ama her ikisinde de vazgeçmiş olsak bir şeylerden.. Nihayetinde “bizim” olsa ama…

---------------------------------------------------------------------------------------------


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 10 2008, 08:54 PM
İleti #3


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Değil...

Boşluklar arasında
Çizgilere basarak,
Nispet edercesine boşluklara,
Çiğneyerek sınırları,
Sınırları sınayarak,
Sömürerek etrafında ne varsa,
Her yere temas edip,
Her şeyin içinde olarak,
Sınayarak sınırları,
Edep kuralları dışında,
İnsan olmanın çok ötesinde,
Var olmayı hak etmeden,
Başkalarının çizgilerinden
Yürümek..
Gitmek başka bedenlerin yolundan
Zorla,
Girmek yollarına,
Onlarla yürüyormuşçasına,
Çizgileri paylaşıyormuşçasına,
Hissettirmeden,
Ağır aksak,
Usulca tecavüz etmek bedenlere..
Her sınırda iz bırakmak
Kendin hiç tozlanmadan
Başka vücutlarda yaralar açmak..

Değil;
Her tecavüzden zevk almaz beden,
Yolları boşluklara değişmez her zaman,
Her seferinde zaferi olmaz acıtmanın…

Bekleyelim…
Görelim…

6.03.06/p.tesi/17:15


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 12 2008, 01:30 PM
İleti #4


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Herneyse...

bazen içim acıyor,
tenin bana değse de değmese de,
yanımda olduğunu hissedersem;
tenim yanıyor,
içim acıyor konuşursak,
susarsak;
kanım durmuyor,
aldığım her nefes,
kokun da varsa içinde;
ağlatarak giriyor bedenime..

bazen yüreğim titriyor,
düşünmek, an geliyor, yoruyor,
zor geliyor kabul etmek,
değişsin istemek,
ama asla değiştirememek..
yüreğim titriyor bazen gelince yanıma sen,
ellerim buz kesiyor,
tırnaklarımdan sessiz kanlar akıyor,
içimden birileri çıkıyor
sıcağımı aldığında sen,
yapışıyor yakana,
haykırıyor yüzüne,
korkmadan sarsıyor..
biliyor, nafile belki ama
en azından ruhun görüyor..

içim titriyor,
üşüyorum,
hiç ısınamayacağım sanıyorum,
mosmor olmuş dudaklarım;
korkuyorum,
üşüdükçe, yanıyor bedenim
sıcak ve soğuk kavuşunca birbirine bedenimde
sen hem soğuğunla hem sıcağınla geldin diye,
paramparça oluyor içim,
tarifsiz acılarda bedenim,
kıvranıyorum gözler önünde
perişan haldeyim,
herkesin gördüğü,
herkesin sakladığı,
hiç konuşmadığı,
acılar içinde bir beden..
kanıyor,
üşüyor,
üşüdükçe; titriyor,
titredikçe; daha da kanıyor,
kanadıkça; acıyor,
acıdıkça; kana kana kanıyor..
heryerlerde, herkesin gözü önünde
birlerce beden,
binlerce parçaya bölünüyor,
kan gölü oluyor ortalık da;
kimse kendinden fazla umursamıyor...


27.02.06/ptsi/23:10-23:42


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 12 2008, 11:49 PM
İleti #5


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Porno-Grafik


Kat kat derime rağmen üşüyorum,
Çıkardım kılıflarımı
Değmesinler tenime diye,
Tenime senden başkası dokunmasın diye,
Attım hepsini bir kenara;
Üşüyorum..
Ne ellerim ısınıyor,
Ne de ısıtabiliyor kollarımı..
Bacaklarım değdikçe birbirine,
Dudaklarım her kapandığında,
Göz kapaklarım düştüğünde
Bir titremedir alıyor bedenimi.
Ayıbım yok,
Yaprağa gerek duymaz tenim karanlıkta,
Aydınlıkta, kapanır sanmışım kendinden,
Daha da soyunmuş meğer
Meğer gece, beni güne satmış!

Gün, her ışığıyla değiyor bana,
Okşuyor,
Her kıvrımımda geziniyor,
En olmaz yerlere dokunuyor,
Aklımı başımdan alıyor,
Öyle acımasız ki
Bulduğu her delikten içeri giriyor
Hem zevk veriyor,
Hem acıtıyor..
İşi bitince yatırıyor yatağa,
Ayrılıyor bedenimden,
Isıtmıyor,
Dünyadan dahi gidiyor..

İntikam alıyor gece,
Güne sattığı yetmedi körpe bedenimi
Dışarı atıyor..
Çırılçıplak yürütüyor sokaklarda,
Ayaklarım delik deşik,
Kan revan içinde,
Bir kucak diletiyor.

Adamın biri,
Sıcağından vaad ediyor
Batıyor bedenime belki ama;
Üşütmüyor,
Seviyor da değil ama;
Okşamıyor,
Bakmıyor bile gözlerime,
Gecenin fahişesiyim ya,
Üstümde salyalarını bırakıyor,
Yıkamıyor,
Dönüp uyuyor;
Yer vermiyor yanında,
Yaralarım kapanmadan henüz
Tekrar sokağa atıyor..
Üzerimde, adamın biri,
Hiç unutmayayım diye salyalarını bırakıyor.
Hep izi kalsın diye bedenimde
Binlerce çocuğu ölüyor..

Şafak vakti,
Kanayacak yeri kalmamışken ayaklarımın,
Dermanı yokken bacaklarımın,
Kıvrılıyorum bir köşeye
Üzerimde kar tanelerinden mozaikler.
Gece, mesaisi sona eriyor
Gün ve gece yukarıdan
Bu küçük, çırılçıplak fahişeyi seyrediyor..
Canları çekiyor ama
Ruhsuz bir bedenle sevişmek
Günah sayılıyor..


25.01.06/Çarşamba/17:28-17:49


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
baronio
mesaj Apr 13 2008, 12:02 AM
İleti #6


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,078
Katılım: 31-May 07
Nereden: Away
Üye No.: 3



Sevgili Carlitos, tüm yazılarınızı büyük bir heyecan ve zevkle takip ediyorum. Dilerimhiç tükenmez kaleminiz. Yüreğinize sağlık. worshippy.gif


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 13 2008, 12:24 PM
İleti #7


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



QUOTE(baronio @ Apr 13 2008, 01:02 AM) *

Sevgili Carlitos, tüm yazılarınızı büyük bir heyecan ve zevkle takip ediyorum. Dilerimhiç tükenmez kaleminiz. Yüreğinize sağlık. worshippy.gif


Teşekkür ediyorum Sevgili Baronio, utandım biraz rolleyes.gif
Burada yazanları ben de takip ediyorum, biriktirip sevdiklerim için notlar düşecektim, önce davrandınız..
Neyse, toparlayamıyorum sanırım fool.gif , tekrar teşekkür ederim.


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 13 2008, 07:48 PM
İleti #8


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Kar-ma; karışık..


Beyaz,
Kaybediyor içinde beni,
Alıyor gözümü çokluk,
Gözlerim; dayanamıyor beyaza,
Kalbim gözler olmadan devam etmiyor.

Kalmıyorum, bitiyorum..

Siyah,
Görmek istesem de göstermiyor,
Koskoca bir alanda
Harekete mahal vermeyecek gibi sıkıştırıyor sanki.
Sanki sadece onun olmamı istiyor,
Çektikçe çekiyor kendine
Çok seviyor, ama
Severken öldürüyor..

El sallıyorum kendime, uçuyorum..

Kırmızı,
Ne yapacağımı bilemez ediyor,
Hiç acımıyor,
Saç diplerimden, en edepsiz yerlerime kadar
Tırnaklarımdan, ruhuma kadar
Boyuyor.
Şeytan gibi, su gibi, kan gibi
Çoksa eğer; boğuyor..
Verdiği canla, can evinden yok ediyor..
Aşk oluyor bazen,
En güzelken en kötü oluyor, ama
Kan oluyor çoğu zaman
Bakamıyorum, midemi bulandırıyor.
Damarlarımda dolanıyor da;
Akmakla, çekip gitmekle tehdit ediyor..
Bu sefer ben gidiyorum,
Gurur belki de,
Küsüyorum kırmızıya..

Kan da tutuyor, aşk da;
Gidiyorum..

Mavi,
Gece,
Saat 10u biraz geçe,
Yukarıda, aşağıda,
Her yerde..
Beyaza rağmen tahtta,
Siyahın tehditlerine karşı ayakta..
Korkutmuyor siyah gibi,
İhtiyacın varsa yıldızlar yapıyor elleriyle,
Korkma diye sırf, ay istiyor beyazdan,
Gözlerini kapatıyor ki senin yerine
Ne istiyorsan yaşa..
Gözlerim kapandığında açılmak istemiyor,
Kendi gerçeğini yaşamak varken
Kandırılmak ağrıma gidiyor..

Madem öyle; susuyorum.
Hem de açmıyor gözlerimi
Sessizliğe gömülüyorum..


Her renkten tatmalı tenim,
Rengarenk olmalı yüreğim halbuki
Her kelimem boyamalı havayı kendi rengine,
Her düşüncemle değişmeli tenimin rengi,
Dokunduğum herkes huzur bulmalı rengimle..

Öptüğümde, rengini bana vermeli bir adam
Ve yardım etmeli bana
Her renkten, öldürmeyecek kadar koymalı,
Kokusuyla seyreltmeli,
Bir dokunmasıyla karıştırmalı tam kalbimden renklerimi…



25.01.06/Çarşamba/15:50-16:20


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 14 2008, 09:19 PM
İleti #9


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



YILDIZIN İNTİHARI

Sahil sessizliğinde
Gece yarısı karanlığında
Soğuk rüzgarların esmeye başladığı zamanda
Gökyüzünde,
Bulutların arasında bir yıldızım.
Sen bakarken tüm göğe
Ben yalnız seni görüyorum;
Sere serpe..
Belli ki canın sıkkın.
Yanında can dostunla
Uzanmış kumlara, sarılmış tulumuna
Geceye inat bir duman üflüyorsun
Anlıyorum,beni bekliyorsun.
Bir yıldız daha istiyorsun
Sadece sen göresin
Yine derman dileyesin, gerçek olsun diyorsun..
Ana avrat bir küfür savuruyorsun
Biliyorsun;
Çaresizliğini yüzüne vuruyorsun
Ve sıkıyorsun dişlerini
Akmaya can atan yaşına dur diyorsun;
Durduruyorsun.
Çekiyorsun,
Son dumanı çıkartıyor
Fırlatıyorsun uzaklara;
Söndürüyorsun.
Son yudumu da içiyor; tekmeliyorsun
Canın acıyor, hissediyorsun..
Ve atıyorsun
Buz gibi denizde, dibinde
Karanlıkta kalmaya çabalıyorsun
Korkuyorsun..
Çocuksun,
Yeniden, dönmüş gökyüzüne bakarken
Daha sıkı sarılmışken tulumuna
Ağlıyorsun..
Ben hala yukarıdayım
Yıldızım bir bulutun arkasında
Arada bir parlıyorum, görüyorum seni
Ve seviyorum seni daha fazla
Ama yardım gerek,
Biliyorum..
Haydi tut dileğini
Aşağı atlıyorum...


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 15 2008, 11:50 PM
İleti #10


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Farklı İnsanlar

Farklı insanların ilginç hikayeleriydi okuduğum
Her hikayede değişik karakterde kahramanlar,
Her bölümde can yakan olaylar,
Her “nokta”dan sonra değişen duygular..
Doğumla başlayan, isteklerle semiren ve
“Aşk”la son bulan manik yaşamlar..

Farklı insanların dengesiz aşklarıydı yaşadıkları..
Birçok kez kırıp, daha çok kez kırılıp
kırıkları tükürükle kapayanların
bir tükürüklük aşkları…
Bir öpücüklük hasretleri,
Bir dokunuşluk istekleri,
Bir cümlelik özlemleri,
Bir kelimelik sevgileri…

İşte bu farklı insanların canlarını yakmak için,
Bencillik yapmak için, pişman olmak için,
Yalandan sevmek için, oyalanmak için,
Aldatmak için, ağlamak için
Oynadıkları oyundu aşkları..

Hayatları aşk temalı bir hikaye,
Hikayeleri; okunması yasak kitapları,
Ve yaşları aşklarıyla sınırlıydı..

Hataları, pişmanlıkları ve tüm kötülükleriyle
Kaçınılmaz sonlarını beklerdi
Aşk’ın arkasına saklanıp farklı insanlar,
Aşk’lı insanlar..

.. “Aşk avukatlık yaparken davalı insanlarına,
zaten mahkum etmişken
daha fazla ceza vermez onlara..
davacı tarafa acır en fazla
ve bir damla yaşını bırakır onlara
davalı taraf ağlamaz ama; aşk,
müvekkillerinin cezasını karşı tarafa öder yaşıyla…”



21.07.05….20:55-21:27


Bu ileti carlitos tarafından Apr 15 2008, 11:50 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 16 2008, 10:50 PM
İleti #11


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Miz-an-sen

Dur!
Sakın konuşma, hatta mümkünse açma gözlerini,
Bakmasınlar bana her zamankinden farklı..
Hatta duyma beni sağır et kulaklarını.
Kalkma sakın yataktan,
Sakın yaklaşma yavaştan.
Çek!
uzatma ellerini,tutma öyle,titremesinler
Üşümesinler..
Bilirsin kıyamam sana konuşursan,
Hele bir de baktın mı bana konuşurken “Sen” gibi;
Yapamam..
Duyarsan beni konuşamam, konuşursam susamam
Susmazsam.. hiç sorma
Bir histeri anıdır bu, söylemeden, bağırmadan duramam
N’olur! Duyma beni;
Sana bağırırsam; geri alamam..
Kalkma, kalkma ki durma önümde öylece
Dayanamam, sarılırım sonra..
Ama farklıyız ya bu gün olmaz elimde, incitirim seni
Yapma! Yaklaşma bana lütfen
Bir seviş ister canım sonsuz..
Ama iterim var gücümle, düşersin
Kanarsın belki
Olmaz! Uzatma ellerini
Tutamam, iyi değilim, ısıtamam,
Durduramam titremesini
Geçtim, acıtırım canını belki.
Sus! Ağlama, durdur yaşını
Ağlayamam karşında,
Yapamam.
Eğer ağlarsan dayanamam
Ve ağlarsam,
Gidemem..
Unutamam değiştirdiğin dünyamı
Ama unutamam yaptıklarını..
Çünkü ben
Sağır edemedim kulaklarımı,
Kör edemedim gözlerimi,
Durduramadım isteğimi,
Zaten, sen de söylemedin ki..
Hep susardın sen bana
İsyan etmen gerekirdi,
Ama susardın..
Ne zaman ki kırıldık,
Konuştun..!
Ama sen değildin konuşan
Aşkım, bebeğim sen değildin
Sesini yükseltmiştin
Ama sen değildin, şarkı söylemiyordun bu sefer bana
Ve Gözlerin kaçmıştı uzaklara
Bana bakan onlar değildi,
Gözlerin nefret etmezdi bakarken
Ellerin bu kadar ağır olmazdı dokunurken, senin değildi ki,
Böyle sarılmazdın acıtarak,
Bu kadar soğuk olmazdın sen..
Dedim ya, zaten sen değildin..
Ama ben de senin değildim o halde!
SEN’i vururken yüzüme sevgilim
Düşünmedin beni eskisi gibi,
Tıkamadın kulaklarımı,
Kapatmadın gözlerimi,
Kanattın ellerimi,
Acıttın tenimi..
Pişman değilsin sevgiliim,
İstiyordun kırmayı,
Son öpücüğün yerine kanatarak ısırmayı
Peki, senin değilim artık
Madem sen benim değildin
Gittim..
Son sözlerimi ediyorum sana gitmeden önce
Sensiz olmadan önce
Sen pişmanlığını haykırmadan önce..
Ama inanamam artık sana
O yüzden
Dur!
Tıka kulaklarını sevgilim,
Kör et gözlerini,
Çek!
Olmasın ellerin,
Felç olsun bedenin
N’olur! Yapma! Olmaz! Sus!
Fark etme beni
Çünkü şu an bitiriyorum seni,
Dokunma bana, görme beni
Çünkü sadece aşk severdi tenlerimizi
Ve son kez de olsa duyma beni
Çünkü sadece şarkı yükseltirdi seslerimizi…


09.02.05/Çarşamba/17:16-18:00

Bu ileti carlitos tarafından Apr 16 2008, 10:52 PM yeniden düzenlenmiştir.


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 17 2008, 11:02 PM
İleti #12


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Gece-Ay-Sen&Ben

Gözlerim seni arıyor gecede.
Kokuna öyle hasret kalmışım ki,
Ve sevmişim ki seni o kadar,
Bağlamışım ki kendimi sımsıkı,
Öpememişim hani doyasıya..
Kalbim seni soruyor geceye
Geldi, bekledi ama gitti, diyor;
Rüzgarı susturdum gitmesin diye,
En parlak yıldızlarımı koydum biraz daha beklesin diye,
Attım aşağıya dilek tutsun, ümit etsin
Geleceğini bilsin diye..
Ama tutamadım onu, diyor.
Eğdi kafasını görmeyim diye akan yaşını,
Sıktı yumruklarını, susturdu isyanını,
Söylemeden hiçbir şey, bir tekme savurdu nafile
Ve gitti..
Ellerim seni arıyor gecede; nafile
Biliyor, her seferinde boşluğu sarıyor sen diye
Gitti, gelmeyecek diyemiyor ya kendine;
Gitmeden önce bıraktığın kokunu tutuyor sımsıkı,
Saklıyor içinde..
Gözlerim ağlıyor seni ararken gecede,
Bir damla yaşını buluyor,
Ama seni kaybediyor içinde,
Atmışsın ya kederlerinle birlikte benden de bir parça,
İşte o zaman kendini de yitiriyor gecede..
Gece bir rüzgar savuruyor yüzüme,
Ayaklandırıyor bütün kumları işgal etsinler diye bedenimi
İnce ince acıtırken kumlar her yerimi,
Gece beni soruyor bana,
Kaybettim diyorum.
Seni soruyor,
Gitti diyorum.
Arayacak mısın peki, diyor
Sonuna kadar diyorum..
Peki sen kendini bulamamışken henüz,
Kaybetmişken gecede,
Nasıl başkasını bulacaksın? Diyor,
Çaresizlikten ağlamaya başlıyorum,
Küçük bir kız gibi büzüyorum dudaklarımı hemde,
Hıçkırarak ağlıyorum..
Ama çocukların canı acımaz ağlarken,
İsyan etmezler, büyük olmak istemezler
Benim ağlarken çocuk olmak istediğim gibi..
Acıtmazlar canlarını..
Ay, canımın acımasına dayanamıyor sonunda
Sarsıyor şöyle bir, temizliyor beni kumlardan
Biraz su çarpıyor yüzüme,
Bulmuş beni bir yerlerden
Veriyor geriye, atıyor içime
Ve artık gitme vakti diyor,
İyi bir dostuma emanet ediyorum şimdi seni
Benim zamanım doldu, diyor.
İçim yavaş yavaş ısınırken,
Uzaklardan el sallıyor
Ve güneşi doğuruyor…


09.01.05/Pazar/19:35-20:25


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 18 2008, 11:14 PM
İleti #13


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Tarifsiz

Haydi,
Dolaşsın ellerin tenimde
Sessizce
ve
Sevdikçe, yansın tenim arzu ile
Hissettikçe..
Öptükçe kıvransın duygular,
İstedikçe çeksin kendine,
Çektikçe saklasın kendinde,
Sakladıkça büyütsün içinde,
Büyüttükçe sevsin delice..
Çıkmayan sesimde olsun büyü
Acele sevişlerde kalsın gizi,
Bitmeyecek gibi öpsün dudaklar
Yetmeyecek gibi dokunsun
Gitmeyecek gibi baksın
Susmayacak gibi konuşsun
Sarılsın sadece, kokusu duyulsun.
Ve uykusu geldiğinde bebeğin,
Uyandırmamak için hiç kıpırdamamacasına,
Usuldan okşayarak uyutsun.
Her sıçradığında korkudan,
Daha sıkı sarsın,
Hiç bırakmasın
Ne olur gitmesin
Sadece baksın ama;
Yitmesin.
Öylece sarsın ama
Bitmesin,
Ninni söylesin belki de,
Beğenmese de sesini
Söylesin,
Uyandırmak pahasına da olsa
Öpsün,
Sarsın sımsıkı,
Söylesin aşkını,
Bıraksın kokusunu
Ama gitmesin..
Almasın sevgisini,
Öldürmesin..


19.09.05/ptsi/22:40-23-23


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 19 2008, 11:34 PM
İleti #14


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



Gri’nin Piçi

Siyah ve beyaz karışıyor içimde
Savaşıyorlar,
Olmak ya da olmamak adına,
Olamamak belki de.
Olmayı savunuyor beyaz;
Olamazsın diyor siyah..
Hiç olmama ihtimalinden korkarak beyaz
Kaçak dövüşüyor,
Umutlanmıyor asla..
Siyah, eriteceğini bile bile körpe bedeni
Savaşıyor bırakmadan..
Yerleştiği kıvrımları terk etmiyor kolay…

Yukarda güneşle ay sevişiyor
Savaşıyorlar aslında,
Biri sonsuz beyazın savaşını veriyor;
Diğeri siyahın içindeki minicik beyazın,
Denizler üstünde bıraktığı çocuklarının,
Gökte bıraktığı fahişelerinin savaşını..
Ademoğlu sevsin diye kendisini
Bir pezevenk gibi işletmemiş miydi onları?
Aşağı atmamış mıydı süsleyip püsleyip?

Ay, güneşe tutuluyor;
Güneş aya..
Ademoğlu, içlerinden biri alelade bir kaldırımda,
Olanca yağmurun altında,
Bir köpeğe sokulmuş uyurken çaresiz ve bir o kadar da pis,
Tahrik olabiliyor “güneşle ayın savaşı” pornosundan..

Siyah ve beyaz savaşarak sevişiyorlar içimde,
Acıtıyorlar olmayan renklerini,
Kanatıyorlar olmayan kırmızıyla,
Haykırıyorlar olmayan notalarda ve
Griye dönüyorlar..

Kendimi buluyorum,
Bir olup griye döndükçe siyahla beyaz
Kendime dönüyorum,
Ne beyazın safı olmak istiyorum ne siyahın orospusu..
Yeni renkler buluyorum
Yeni duygular keşfederken,
Yeni kokular duyarken,
Yeniden bir ben yaratıyorum,
Yeni bir sada oluyorum..


03.10.05/ptsi/19:25-20:01


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post
carlitos
mesaj Apr 22 2008, 12:33 AM
İleti #15


Etkin Üye
***

Grup: Üyeler
İleti: 291
Katılım: 15-March 08
Üye No.: 2,601



S-OLAN

Tüm içi kan içindeydi eve girdiğinde. Yok, eli yüzü değil, dedim ya, içi kan içindeydi, kanıyordu.
İçten kanıyor ve yaşama da gittikçe kandığını hissediyordu. Kandırmıştı hayat onu üzerine giydiği tüm renkleriyle, kendi gerçek rengini göstermeden.
Tecrübe dedikleri oyunlardan oynamıştı, cilve dedikleri tuzaklardan kurmuştu. Yormuştu. Dopdoluydu artık, yaşama kanmıştı. Yaşayacak bir güne daha tahammülü yoktu. Olmuştu.
Kendi gibi olmuştu ama “kendi” olmuş muydu?
Kalp kırıklıkları, dil bozuklukları, mantık hataları ile çevrelenmişti. İşte yine, kekremsi bir tat vardı aklında, aklının almadığı, kalbininse sevmediği..

Gözyaşlarıyla neredeyse çürüttüğü yastığına koydu başını, ağladı yine usulca. Ağladı yine acıya acıya, kendinden bir parça daha kopararak,yanarak,inleyerek ve sonunda bitkin düşeceğini bilerek.

Duyuyordu, tam göğsünün ortasında kocaman ve sıcak bir yük, boğazındaysa aşağı inmeyen bir yumru olarak hissediyordu. Kanıyordu. Kanadıkça ağlıyordu. Ne kanı bitiyordu, ne yaşı..

Sorguluyordu gecelerce, günlerce ve bulmaya çalışıyordu bir şeyler hayata ve yaşamaya dair. Ağır, zor, gereksiz, boş geliyordu yaşamak. Evet buna inanıyordu hem de tüm benliğiyle ve kendince biliyordu da böyle olduğunu. Belki inançsızlık, belki umutsuzluk, ümitsizlik, mutsuzluk, belki karamsarlık.. ne olursa olsun adı, anlayamıyordu yaşamasının gereğini, bulamıyordu gerekçesini.

Ve bilmiyordu neden zorla devam ettiğini. Neden kendisi için son ve kesin bir şey yapmadığını bir türlü anlayamıyordu. Dünya denen şey üzerindeki yaşama hakkından neden vazgeçmediğini bilmiyordu. Soruyordu ya, cevabını bulamıyordu.

Cesaretten yoksundu evet, yaşama sevincinden de yoksuldu.

Biliyordu, korkuları ve kalıpları vardı. Yüreği vardı, sevdikleri vardı.
Hissediyordu işte, gün geliyordu. Öyle veya böyle yaklaşıyordu.Varsa, yukarıdaki tanrı duyuyordu sesini belki, ya da cesaretleniyordu..

Oluyordu işte, yaşamın istediği gibi,
soluyordu…


--------------------
.

I got a million different tunes in my heart
And I am ready to show

.
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

8 Sayfa V  1 2 3 > » 
Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 24th October 2018 - 08:03 AM