Konunun Yazdırılabilir Versiyonu

Konuyu orjinal formatında görmek için buraya tıklayın

Yedinci Gemi Forum _ Dizi _ "Lost" (2004)

Gönderen: sson Jun 20 2007, 01:34 PM

forum resmi

YEDİNCİ GEMİ FİLM BİLGİSİ
http://sinema.yedincigemi.com/7g-407-Lost.html
http://www.yedincigemi.com/sinema/thumb/big/tt0411008.jpg
http://www.imdb.com/title/tt0411008http://www.rottentomatoes.com/alias?type=imdbid&s=0411008
Tür: http://sinema.yedincigemi.com/search.php?ft=y&q=Adventure&qopt=genre / http://sinema.yedincigemi.com/search.php?ft=y&q=Drama&qopt=genre / http://sinema.yedincigemi.com/search.php?ft=y&q=Mystery&qopt=genre / http://sinema.yedincigemi.com/search.php?ft=y&q=Thriller&qopt=genre
Konu: Sydney-Los Angeles seferini gerçekleştiren Oceanic Havayolları'na ait uçak esrarengiz bir şekilde ıssız bir adaya düşer. Kazadan sağ çıkan 48 kişinin kurtulma umutları tükenmeye başladıkça...
IMDB Notu: 8.7 / 10 (27,836 oy)
Süre: 42 dakika
Ülke: ABD    Dil: İngilizce / Portekizce / İspanyolca / Arapça / Fransızca / Korece / Almanca / Latince   
Ödüller: Altın Küre ödülü aldı
Oyuncular: http://sinema.yedincigemi.com/p/20889/Naveen-Andrews, http://sinema.yedincigemi.com/p/21208/Matthew-Fox, http://sinema.yedincigemi.com/p/21209/Jorge-Garcia, http://sinema.yedincigemi.com/p/21210/Josh-Holloway, http://sinema.yedincigemi.com/p/21211/Daniel-Dae-Kim


Adamın biri ormanda acı içinde uyanır. Vücudu kan ve yara içindedir. Nerede olduğuna dair hiçbir fikri yoktur. Ağaçların arasından bir köpeğin kendisine doğru baktığını fark eder. Köpek daha sonra koşarak uzaklaşır. Adam zorlukla ayağa kalkar. Ceketinin cebini kontrol eder ve ufak bir votka şişesi bulur. Yüzündeki ifade değişir, nereden geldiğini hatırlamaya başlamıştır. Ağaçların arasında koşmaya başlar ve bir sahile ulaşır.

forum resmi

Ardından büyük bir gürültü kopar… İnsanlar çığlık çığlığa kaçışmaktadır. Adam karmaşanın içinde, ne yapacağını bilmez bir hâlde dolaşmaya başlar. Sonunda bulunduğu yere nasıl geldiğini anlar. Büyük bir uçak kazası geçirmiştir. Hayatta kalanlar şok içindedir. Bir adam enkazın altında can çekişmektedir. Kadının biri nefessiz kalmıştır. Hamile bir kadın yardım istemektedir. Adam elinden geldiğince onlara yardımcı olmaya çalışır ve durumu iyi olanlardan destek ister. İçlerinden biri ona adının ne olduğunu sorar; o da “Jack” diye yanıt verir.
Bundan sonra Jack’in bir doktor olduğunu anlamamız fazla uzun sürmez.


forum resmi


Sydney, Avustralya'dan kalkan 815 sefer sayılı Oceanic uçağı, havada parçalanarak Pasifik Okyanusu'ndaki bilinmeyen bir adaya düşer. Kazadan sağ kurtulan 48 kişi, hayatta kalmak için birlikte hareket etmeleri gerektiğinin farkına varırlar. Kurtuluş umutlarını yavaş yavaş kaybetmeye başlayan bu kişiler, kısa süre içinde bulundukları adanın sıradan bir ada olmadığını ve içinde birçok sırrı barındırdığını öğrenir.
Onlar için hayatta kalma savaşı daha yeni başlamaktadır...


forum resmi

Lost özellikle karmaşık senaryosu, başarılı kurgusu ve zengin oyuncu kadrosuyla kendine büyük bir hayran kitlesi edindi. Öyle ki, insanlar bir sonraki bölümü merakla beklerken bir yandan da kendi teorilerini oluşturup, diziyle ilgili tahminlerde bulunuyor.

forum resmi

Her bölümde, karakterlerden birinin geçmişine gidilerek o kişi hakkında bilgi veriliyor.
Böylece dizideki karakterlerin "neyi, nasıl ve neden" yaptıkları izleyiciye sunularak ana senaryo destekleniyor.
Diğer bir açıdan bakacak olursak; sadece adanın değil, hikâyedeki her bir karakterin de kendine ait sırları var. Bu geri dönüşler birçok kişiye sıkıcı gelse de, aslında bu diziyi eşsiz ve farklı kılan en önemli özellik. Bu sayede karakterlerin kazadan önceki hayatlarını, geçmişte neler yaptıklarını, adanın hayatlarını iyi ya da kötü yönde nasıl etkilediğini ayrıntılarıyla izleme fırsatını buluyoruz. Ayrıca adadaki herkesin bir şekilde bir diğeriyle bağlantısı olduğunu -şans eseri bir araya gelmediklerini- ve her birinin adada ayrı bir nedenden ötürü bulunduğunu öğreniyoruz.




KARAKTERLER


forum resmi
JACK SHEPHARD

Babasıyla aynı hastanede doktor olarak çalışıyordu. Bir trafik kazasında omuriliği zedelenen Sarah adlı hastasıyla evlendi.
Kaybolan babasını bulmak için Avustralya'ya gitti.


forum resmi
KATE AUSTEN

Öz babasını öldürdü. Gözaltındayken polisten kaçmayı başardı. İstemeden de olsa çocukluk arkadaşının ölümüne sebep oldu.
Avustralya'da yakalandı. Yargılanmak için uçakla Amerika'ya gönderiliyordu.


forum resmi
JOHN LOCKE

Bir kutu şirketinde memur olarak çalışıyordu. Savaş ve strateji oyunlarını çok iyi biliyor. Kimsesiz Çocuklar Yurdu'nda büyüdü. Yıllar sonra karşılaştığı babası böbreğini çalmak için onu kandırdı. 4 yıldan beri tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşıyordu.

forum resmi
SAYID JARRAH

Birinci Körfez Savaşı'nda, Irak ordusunda Cumruhiyet Muhafızı olarak görev yaptı. Hükümetinin verdiği yetkiyle, tutuklulara işkence ederek sorguya çekti. Çocukluk aşkı Nadia'nın hapisten kaçmasına yardımcı oldu. Onunla tekrar bir araya gelebilmek için
Avustralya'dan Los Angelas'a doğru yola çıktı.


forum resmi
JAMES FORD

Ailesinin ölümünden sorumlu tuttuğu kişinin adını alarak onun gibi bir dolandırıcı oldu. Avustralya'dan sınır dışı edildi.

forum resmi
HUGO REYES

Akıl hastanesindeki bir hastadan duyduğu numaralara oynayarak lotodan 156 milyon dolar kazandı. Ancak daha sonra kötü şans peşini bırakmadı. Kendisi gibi sayılarla başı derde giren bir adamı bulmak için Avustralya'ya gitti. Dönüşte bütün uyarılara rağmen zor da olsa uçağa binmeyi başardı.

forum resmi
CLAIRE LITTLETON

Sevgilisi tarafından terkedildikten sonra bebeğini evlatlık vermeye karar verdi. Görüşmeye gittiği bir medyum ona
bunun çok yanlış bir tercih olacağını söyledi. Ardından Los Angeles'da bebeği için uygun bir aile bulduğunu haber verdi.


forum resmi
CHARLIE PACE

Drive Shaft adlı meşhur müzik grubunun gitaristliğini yapıyordu. Daha sonra eroin bağımlısı oldu.
Grubu yeniden canlandırmak konusunda ağabeyini ikna etmek için Avustralya'ya gitti.


forum resmi
DESMOND DAVID HUME

İngiliz Kraliyet Ordusu'nda kıdemli er olarak görev yaptı. Emirlere karşı geldiği için bir süre hapis yattı. Zengin işadamı Charles Widmore'un kızı Penelope Widmore'a âşık. Kendini kanıtlamak için bütün dünyayı kapsayan bir yelken yarışına katılmaya karar verdi.
Ölmeden önce okumayı düşündüğü son şey, Charles Dickens'ın "Ortak Dostumuz" adlı kitabı.

Gönderen: Shoother Jun 20 2007, 02:29 PM

İlginç bir diziye benziyor. İlk defa duyuyorum oleyo.gif.

Gönderen: baronio Jun 20 2007, 02:36 PM

Sevgili sson, son derece detaylı bir inceleme ve tanıtım olmuş. Gerçi Lost için hiçbir inceleme veya tanıtım tam olarak detaylı sayılamaz sanırım. Binlerce teori, binlerce tahmin, binlerce kıyıda köşede kalmış gizli ipuçları... Ancak bende ilk sezondan sonra hiçbir şekilde aynı tadı bırakmadı. 3. sezonu izlemedim bile. Ama ilk sezonun yeri apayrıdır. Arada bir baştan izlemek bile güzel oluyor. smile.gif

Gönderen: sson Jun 21 2007, 06:48 PM

İlk sezondan bu yana haftalık izleyici sayısı neredeyse yarı yarıya düştü. Bu da zaten yapımcıların doğru yolda olmadığının açık bir göstergesi. Son iki sezondur izleyiciyi ara bölümlerle oyalayıp, sezon sonunda bombayı patlatma yolunu tercih ettiler. Ancak umduklarını bulamamış olacaklar ki, kalan üç sezonu 16'şar bölüm hâlinde çekmeye karar verdiler.

Normalde iki senede bitirebilecekleri diziyi bir sene daha uzatmaları da ayrı bir eleştiri konusu.

QUOTE
48 bölüm sonra 2010'da sona erecek efsane dizi için yazarlar kampa girdi. Bu kampta son 3 sezon için planlar yapıldı. Lindelof, Lost'un artık soru sormaktan çok, cevap vermeye yöneleceğini söyledi.

Yapımcılar şöyle konuştu: "Tabi ki de "işte bütün sırlar şunlardır" demek için 48 bölüm beklemeyeceğiz. Fakat şunu da bilmelisiniz ki milyonlarca seyircinin hepsini birden memnun etmek imkansız. Ancak final hikayenin mantıklı bir açıklaması olacak" Yapımcılar, "Birinci sezonun adadan kurtarılma beklentisi, ikinci sezonun istasyon (hatch), üçüncü sezonun ise "Diğerleri" ile ilgili olduğunu söylerken, dördüncü sezonun konusunu ise açıklamadı.

Diziye yoğun istek üzerine giren yan karakterler Nikki ve Paulo için de bir açıklama yapan yapımcılar, bu iki karakterin Lost'ta yer almasını hata olarak niteledi. Yapımcılar, onlarla ilgili sahnelerin bir çoğunun montajlandığı belirtirken bunun yazarlara ders olduğunu söyledi. "İki karakter hikayeye oturmadı. İzleyiciler hoşlanmasa dahi yazarlar hikayenin vizyonuna sadık kalmalıydı" diye konuşan Cuse, "Onları diri diri gömdük" dedi.

Gönderen: tevfix24 Jun 22 2007, 01:17 PM

Diziyi çok geç tanıdım malesef hatta bu yorumu yapmak ne kadar gerekli onuda anlamış değilim. Neyse 2 sene önce bi arkadaşım " bir adaya ucak düşüyor... " diyerek başladığı cümleyi hemen yarıda kesmiş " ee ne var bunda..." demiştim. Şimdi uyku saatimi yarı yarıya azaltan kafamı sürekli meşgul eden bir fenomene sahibim. Su anda 3. sezondayım. Duyduğum kadarıyla 7 sezon ve sinema finallendirilecek bir serüven anlaşması yapılmış. Benim inandığım şey bu dizinin sinemaya aktarılmasıyla dünya da görülmemiş ve bir daha kırılmasının çok zor olacağı bir rekorun bizi beklediği.




forum resmi

Gönderen: sbilge Jun 22 2007, 02:02 PM

Kimileri 3. sezonu berbat bulsa da, zaman zaman aralarda yaptığı tempo ile dizi kendisini bana izlettirdi. Sıkılmadım mı artık bu kadar gizemden, tabi ki çok sıkıldım. Ve 3 sezon daha sürecek olması beni geriyor ama izlemeden de yapamıyorum. Böyle garip bir dizi işte.

Gönderen: oracle Jun 23 2007, 01:54 PM

Dizi 6.sezon sonunda yani 2010 yılında sona ermesi planlanıyor. Dizinin inanılmaz bir pazarlama stratejisi var. Adamların bu çalışmalarına hayranım flaugh.gif

Gönderen: baronio Jun 29 2007, 04:50 PM

Az önce internette dolaşırken rastladım hoşuma gitti. Lost'un belki de en çok sevilen karakteri Sawyer. Özellikle de o taktığı lakaplar, göndermeler çok seviliyor. Peki bu zamana kadar Sawyer kime ne isimle hitap etti? Türkçe'ye muazzam bir ustalık ve zeka kıvraklığıyla çok sevgili çevirmen dostlarımızca uyarlanan lakapların İngilizce hallerine ulaştım.

Boone: Metro, Son

Hurley: Lardo, Pork Pie, Stay Puff, Pillsbury, Jabba, Hoss, Jethro

Jack: Hero, Doctor/Doc, JackO, St. Jack, Jack-Ass, Chico, Cowboy, Dr. Quinn, Dr. DoRight, Sherriff, Brother, Hoss, El Jacko

Kate: Freckles, Sweetheart, Belle of the Ball, Sherriff, Baby, Sassafras, Boar Expert, the Mighty Huntress, Hon, Girl, The Lady, Woman, Sweet Cheeks, Puddin', Sheena

Sayid: Abdul, Al Jazeera, Omar, Captain Falafel, Muhammed, Boss, Ali, Arab, Abu, Genius, Sheik, Buddy, "the terrorist", Chief, Gen-u-ine I-raqi

Shannon: Sticks, Sweetcheeks

Charlie: Sport, Amigo, Rock God, VH1 has-been, Limey runt, Chucky

Walt: Tattoo, Short Round, Kid, Kazoo

Jin: Mr. Miyagi, Bruce, Chief, Cato, Sulu, Boy, Chewie

Sun: Betty, Tokyo Rose

Michael: Daddy, Boss, Pilot, Chief, Mikey, Han, Hoss

Claire: Mamacita, Missy Claire

Ana Lucia: Sweetcheeks, Sister, Cupcake, Rambina, Hot Lips, Bitch, Ponce de Leon, Ana Lulu

Mr. Eko: Shaft, Mr. Ed

Locke: Mr. Clean, Daniel Boone, Gandhi (indirectly), Hoss

Bebeğe: Baby Huey

Ethan: Jungle Boy

Barmene: Slim

Avustralya'daki polise: Doctor

Mekanlara: Jungle of Mystery, Cave-town, Bear Village, Magic Forest, Rock

"Diğerlerine" : Pirates, Bluebeard, Fishermen, Zeke

Cassidy: Cass, Cassie, Baby, Dimples

Gönderen: Zeytin Jun 30 2007, 09:44 PM

Adadaki diğerlerinden Libby' ye ilk yemek konteynerini bulduklarinda Kumbaya (Ay ışığı olarak çevrilmiş) ve de Sun' a gün ışığı olarak taktığı isimler vardı.

Bende bu resimdeki eli izlerken farketmiştim... oleyo.gif

forum resmi

Gönderen: detays Jul 8 2007, 10:43 AM

Diziyi bu kadar uzatmaları ve bu kadar uzun ara vereleri anlaşılır gibi değil.
Gerçi dünyada bu kadar hayran kitlesi olan ve adından bu kadr söz ettiren bir diziyi bu kadar uzatmları doğal. smile.gif

Umarım uzatacam diye diye dizinin sonunu batırmazlar..
Çünkü tarihte bir çok dizi reyting kaygısı için uzayınca finali hüsran olmuştu.

Gerçi tadında bitse iyi olur diyoruz ama bir çok LOST FANI'da uzasada hep izlesek diyordur büyük ihtimal.. tongue.gif
Zira şu aralar LOST indir-izle-teori yardır olayı olmayınca insanın canı sıkılıyor. flaugh.gif

Gönderen: Funkster Jul 9 2007, 01:26 AM

Lost'u seviyorum, çünkü...

Issız ada fantazisi bir yana, başlarda bu kadar iyi görünümlü insanların kaza sonucu tuhaf bir adaya düşmeleri ve onları orada inanılmaz maceraların, gizemli ambarların ve "diğerleri"nin bekliyor olması yeterince çekici. Ama dizi bu. Mecburen bir sezon, tutarsa iki ve üç sezon sürecek bir yapımdan bahsediyoruz. Bu kadar yakışıklı ve güzel insanın tesadüfen bir adaya toplanmış olmaları elbette yapımcı, senarist kişilerin tasarrufu. Fakat şahsen ben, beğenmiş olsam da olmasam da şimdiye dek izlediğim dizilerde hep güzel insanlar görmekten sıkılmıştım. Lost da bu dizilerden farklı değildi dışardan. Komediler veya günübirlik macera dizileri haricinde, dram dizilerini takip etmek benim için hep çok zor olmuştur. Lost’un da devamlılığı olan bir dram dizisi olması, her ne kadar sonradan farklı türlere yelken açıyor gözükse de başlangıç için ve yine dışarıdan itici bir sebepti. Çünkü devamlılığı olan dram dizilerinin benim gözümde pembe diziden farkı yoktur. Diziye birileri girer, birileri ölerek çıkar, aşklar filizlenir, hamile kalınır, entrikalar, ihanetler ve sürprizler bitmez. Bu saydıklarımın hepsi devamlılığı olan dram dizisi Lost da da var. Ama Lost, kazazedelerin adaya düştükleri ilk günden, kurtulmak için dışarıdan bir yardım çağrısı aldıkları son bölümüne kadar o denli sürükleyiciydi ki.. Üstelik bunun sebebini de birden, ikiden fazla sebebe borçluydu. Tamam, set olduğu apaçık belli bileşenlerin hepsi yerli yerindeydi. Yakışıklılar, güzeller, akıllılar, iyiler, kötüler.. Bu setin dahası da vardı ve yine başlangıç için pek inandırıcı da değildi.

Sydney’den aynı uçağa binmiş o kadar yolcu arasında kurtulan 40 küsür insan arasında, doktor, asker, kanun kaçağı, dolandırıcı, mühendis, polis, rock müzisyeni, loto milyoneri, zengin çocuğu, sonradan hidayete ermiş rahip gibi farklı ve kritik köşe taşlarına sahip dalların temsilcilerinin bulunması resmen izleyene bir meydan okuma sayılır. “Bu dizinin sürekli izleyicisi olmak için yeterince nefesiniz var mı” gibisinden.. Çünkü duruma bakılırsa anlatılacak çok şey var. Ama bu saydığımız dallara tutunmuş olan karakterlerin özellikleri bununla bitmiyor. Amerika’nın değişik mecralarından gelenler olduğu kadar, Avusturalya, Fransa, Güney Kore, Afrika, Latin Amerika, Irak, İngiltere gibi dünyanın dört bir yanına mensup insanların toplandığı bir yer oluveriyor. Bu sayede yaratılmak istenen global karışımın, yoğunluklu biçimde Amerikan değerleri deme durumunda kaldığımız, ama aslında global bir hissiyat içeren ve Amerika’nın üzerine çöreklenip milyon tane dizisinde, filminde savunduğu değerleri vücuda getirmesi tuhaf bir paradoks da yarattı. Belki Lost’un en önemli başarılarından birisi de buydu. Amerikan değerleri dediğimiz, ama aslında onlara ait olmayıp tüm dünyanın global vicdanında olan iyi-kötü, doğru-yanlış davranış biçimlerinin temsil ettiği formülleri sundu. Tüm farklılıkların arasındaki insanın özüne ve onun ruhuna oynadı.. Dünyanın farklı yerlerinden gelen, adadan önceki hayatlarında çok farklı yaşam standartlarına sahip olan bu insanların eşit şartlara sahip olduklarında yaşadıklarını, sorunlarını, çözümlerini, doğru ve yanlışlarını bağlı oldukları milliyetlerine göre değil, bağlı oldukları tabiyatlarına göre değerlendirdi. Doğal şartların gerektirdiği ölçülerde liderini, iyisini, kötüsünü, zayıfını, güçlüsünü seçti ve ardından tüm bunlar üzerinde oynamalar yaparak, bazen yıkarak, bozarak, şaşırtarak bize sorgulattı.. Bu kadar zengin bir işleyiş yetmezmiş gibi, kaza sonucu düşülen adaya bile bir karakter biçti. Her şeyiyle tekinsiz, sırlarına asla vakıf olunamayacağı düşünülen, kutup ayılarının, erzak dolu yeraltı ambarlarının, istasyonların, minik kasabaların, manyetik alanların, kameraların, fısıltıların, ne olduğu belirsiz canlı bir kara dumanın ve en önemlisi başkalarının olduğu olağanüstü bir set..

Uzun soluklu olmaları sebebiyle dizilerin filmlere nazaran önemli avantajları var. Yarattığınız karakteri her yönüyle işlemek için elinizde uzun bir süre ve olaylar dizisi bulunur. İyinin zayıf ve hatta kötü yönlerini her türlü ahlaki değer referansıyla inceleyebildiğiniz gibi, bence daha da önemlisi kötü karakterin zayıf ve hatta iyi yönlerini de sondajlayabilirsiniz. Kötü adam önemlidir. Baş kötüsünü iyi etüd edemeyen filmin kötü adamı çok sıradandır. Diziler için durum biraz daha farkı tabi. Dizide kötü adamını iyi işleyemeyen dizi, ya empati yaratamaz, ya da yaratmak istemiyordur. Çünkü izlediğim hemen hemen tüm kalburüstü diziler, bir şekilde kötüsü ile aramızda bir bağ kurmaya çalıştı. Onun da bir hayatı, yaşadığı acı dolu tecrübeler, talihsizlikler sayesinde yolunda gitmemiş işleri olduğunu daha iyi kanıksadık. İyi kötü her türlü karakterle bir şekilde kontak kurabilmemizi sağlayan Lost süreci, kıvrak senaryo hamleleri ile bizi sürekli götürdü getirdi. Ona inandık, inanmak istedik. Çünkü yarattığı kolektif yalnızlık ortamı o kadar güçlüydü ki, iyi, kötü, güçlü, zayıf, sevgili, dost, düşman, eş, anne baba, evlat formüllerinden bir şeyler bulabilme ihtimalimiz, bizim o karakterlerin her birini kanıksamış olma ihtimaliyle doğru orantılıydı. Onlar ailenin birer ferdi haline geldiler. Bunun başarılmasında çok önemli bir unsuru da unutmamak gerek. Geri dönüşler.. Lost’un kaybolmuş insanları, zaten adadan önceki hayatlarında da biryerlerde bir şeyleri kaybetmiş insanlardan oluşuyor. Her bölümde izlediğimiz farklı kişilere ait geri dönüşler, adada yaşadıkları olaylara birebir paralel gitmese de, aralarında kurulabilecek bağlar çok insani mesajlar içeriyor. Mesaj, kimi zaman itici bir kelime olabiliyor. Bunu mesaj vermiş olmak için yapan bir dizi değil. Karakterinin gelişimine yardımcı olabilmek için geçmişten seçilmiş anıların, vahşi doğada bulduğu karşılık demeli..

forum resmi

Daha önce pek bir yerlerde görmediğimiz veya sadece ikinci sınıf rollerde ya da ikinci sınıf sayılabilecek yapımlarda rastladığımız oyuncu kadrosunun çok başarılı oyunculuklarıyla daha da güzelleşen Lost, senaryosunun zekası ve bu kaliteli oyunculuklar sayesinde, o sırf güzel ve yakışıklı diyerek burun kıvırabileceğimiz bir sürü diziden çok ayrı bir yerde duruyor. Üçüncü sezona rağmen kimseyi isyan ettirmeden hala gizemini koruyor olması da, bu tip sabırsızlıklara tahammülü olmayan dizi fanatiklerini bile sindirmiş durumda. Belki elinde neden dünyanın dört bir yanından toplanmış insanların tesadüfen bir adada bir araya gelmiş olmalarının cevabı vardır. Ama yoksa da artık bu saatten sonra kimsenin umurunda olmaz. Çünkü her bölümde adadan biri ile ilgili bir başka sırrı, bir başka flashback ile veren, o karakterin ada öncesi hayatına ustaca göndermesini yapan, her bölümde adanın bir başka gizemine ser verip sır vermeden değinen, her bölüm sonunda da en heyecanlı yerinde biten Lost, özellikle sezon finalleri ile izleyenleri de kendi zekasına uyduruyor, ama öte yandan o zekaya bıyık altından gülerek ileride vereceği sırlar için ellerini ovuşturuyor sanki. Her biri ayrı sosyolojik, psikolojik değerler ile incelenebilecek Jack, Kate, Sawyer, Hurley, Locke, Sayid, Ben, Juliet, Claire, Sun, Jin, Charlie, Desmond ve diğerleri için sonun başlangıcı, başlangıcın bitişi nasıl olacak onu düşünüyoruz. Normalde bir dizi biter. Sezon sonuna kadar onu hep olduğu gibi hatırlarız. Ama Lost öyle sezon finalleri yapıyor ki, sanki bilerek ve isteyerek “öyle” hatırlanmak istemiyor.. Lost, bize kendi elleriyle sağladığı mantığını kaybettirmeye uğraşıyor. Ve başarıyor da!..

Gönderen: findikkirann Jul 25 2007, 09:58 AM



Kimileri 3. sezonu berbat bulsa da, zaman zaman aralarda yaptığı tempo ile dizi kendisini bana izlettirdi. Sıkılmadım mı artık bu kadar gizemden, tabi ki çok sıkıldım. Ve 3 sezon daha sürecek olması beni geriyor ama izlemeden de yapamıyorum. Böyle garip bir dizi işte.


gercekten dusuncelerime tercuman olmus arkadas smile.gif bence en son 3.sezonu cok guzel bi yerde kestiler heyecanla ne olacagini bekliyorum! bi yandan da toparlayabilirler umarim diye dusunmekten kendimi alamiyorum sad.gif .... bakalim bekleyecegiz ve gorecegiz tongue.gif

Gönderen: skyser Jul 28 2007, 11:52 PM

4. sezonda göreceğimiz altıncı istasyonla ilgili bir "orientation filmi" yayınlamış, işte youtube adresi:
http://www.youtube.com/watch?v=4bTvAUVPyLI&NR=1

Gönderen: paltosuz Sep 2 2007, 02:28 AM

2.sezonu yeni bitirdim. Adeta deliriyorum.

Bu arada yukardaki resimde Boone Claire'e mi sarılmış? Kulağa güzel geliyor.

Gönderen: R0BlN Dec 18 2007, 10:35 PM

Yavaş yavaş havaya girelim istedim.




Gönderen: gulahgula Dec 18 2007, 11:16 PM

Eğer 45. saniyede gördüğüm kişi Jeremy Davies değilse bende neyim oleyo2.gif
Çok güzel bir gelişme oldu benim için fool.gif

Gönderen: Clint Eastwood Dec 19 2007, 01:11 AM

QUOTE(gulahgula @ Dec 18 2007, 11:16 PM) *

Eğer 45. saniyede gördüğüm kişi Jeremy Davies değilse bende neyim oleyo2.gif
Çok güzel bir gelişme oldu benim için fool.gif



Evet o çok güzel olmuş. Asyalı oyuncu da Inside Man'de hatunun göğüslerine bakan Koreli oleyo.gif

Gönderen: Clint Eastwood Feb 2 2008, 04:10 AM

Bu arada bekledik, bekledik ama hiç memnun olmadım ilk bölümden...
Bunun için mi bekledik dedim resmen...

Gönderen: Peder Feb 2 2008, 04:24 PM

Bölüm idare ederdi. Üçüncü sezon son bölümlerinden dolayı beklentilerimiz bayağı artmıştı. İleriki bölümlerin çok daha fazla heyecanlı olacağına inanıyorum.

Gönderen: Funkster Feb 3 2008, 12:43 AM

QUOTE(Clint Eastwood @ Feb 2 2008, 02:10 AM) *

Bu arada bekledik, bekledik ama hiç memnun olmadım ilk bölümden...
Bunun için mi bekledik dedim resmen...

Hele sen gel otur, bir soluklan yiğidim. Daha yenicek Jesse James mitinin altından alnının teriyle kalkmışsın. Hemen bir anda seni kesmez öyle Lost Most. oleyo.gif Hem baksana adamlar bu sefer ileri sardılar olayı. Adaptasyon süreci daha heyecanlı olacaktır.

Gönderen: Clint Eastwood Feb 3 2008, 02:36 AM

QUOTE(Funkster @ Feb 3 2008, 12:43 AM) *

Hele sen gel otur, bir soluklan yiğidim. Daha yenicek Jesse James mitinin altından alnının teriyle kalkmışsın. Hemen bir anda seni kesmez öyle Lost Most. oleyo.gif Hem baksana adamlar bu sefer ileri sardılar olayı. Adaptasyon süreci daha heyecanlı olacaktır.



Ehehe, inşallah. İleri sarmalarını zaten bekliyordum.
Bu arada Jack de kilo vermiş çok dikkatimi çekti.

Charlie olayı nedir o bir soru işareti? Yine soru işareti? smile.gif
Adamlar "answers" diye bölüm yaptılardı da, yine soru işareti verdiydiler smile.gif

Gönderen: hunterfue Feb 3 2008, 04:02 PM

İlk defa bu kadar pasif bir sezon başlangıcı oldu. Ama ben de bir kaç bölüm sonra soruları cevaplayacaklarını umut ediyorum. Sonuç olarak toplam 47 bölüm kaldı. Ayrıca 2. bölümün fragmanları da biraz daha heyecan olacağının göstergesi.. Umarım beklentilerimiz ve sorularımız kısa sürede cevaplanır smile.gif

Gönderen: reel Feb 3 2008, 04:52 PM

Buyurun, 2. bölümden iki adet sneak peek o halde. İştahınızın kabarmaması için spoiler kod içinde vereyim dedim. tongue.gif





Gönderen: hunterfue Feb 3 2008, 05:47 PM

QUOTE(reel @ Feb 3 2008, 04:52 PM) *

Buyurun, 2. bölümden iki adet sneak peek o halde. İştahınızın kabarmaması için spoiler kod içinde vereyim dedim. tongue.gif
Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...






Teşekkürler videolar için ;) Umarım Sneak peek ile bizi kandırmıyorlardır da bu sefer gerçekten heyecan gelir oleyo2.gif

Gönderen: Clint Eastwood Feb 3 2008, 09:13 PM

Sağol reel. Tekrar hayata döndüm vallahi smile.gif

Gönderen: Clint Eastwood Feb 8 2008, 11:03 PM

Bu arada bu bölümü oldukça beğendim. Bir çok yeni karakter olaya dahil oldu ve olaylar hiç bölünmedi. Sürekli bir gelişim vardı. Ayrıca sonu da güzeldi.

İlk bölümü sevmemiştim, ama bu sefer olmuş.

Gönderen: gündüzdoğanay Feb 8 2008, 11:42 PM

QUOTE

Bu arada bu bölümü oldukça beğendim. Bir çok yeni karakter olaya dahil oldu ve olaylar hiç bölünmedi. Sürekli bir gelişim vardı. Ayrıca sonu da güzeldi.

İlk bölümü sevmemiştim, ama bu sefer olmuş.

Aynı kanaatteyim Clint. 2. bölümde resmen Lost havasına girdik. Umarım sonraki bölümlerde aynı gizem ve heyecan düzeyinde devam eder.

Gönderen: CuT Feb 9 2008, 12:40 AM

Soluksuz izledim 2. bolumu kafam inanilmaz karisik, resmen sorularla Lost geri geldi. Olayin seyri tamamen degisecek gibi; simdilik giris yapiyorlar sanirim bu bolumde olan olaylar daha buyuklerin habercisi heyecanla bir sonraki bolumu bekliyorum.

Gönderen: borndead Feb 9 2008, 04:11 AM

Sonunda "cevap" babında ekmek kırıntıları dökmeyi aşabilmişler.

Verdikleri cevaplar da bir lokmayı geçmez ya hani, neyse... tongue.gif

Gönderen: Clint Eastwood Feb 9 2008, 05:24 AM

Ben bu dharma çalışanlarının ezelden beri var olduğu bile sanıyorum şu bölümden sonra. Dinazorlardan hemen sonra dharma tasmalı kutup ayısı bulmuştu, sarışın kızımız. Demek ki bunlar post-apokaliptik bir dünya gördüler, belki nükleer felaket, belki göktaşı vs'den sonra dünya sona erdi ve dharma yer altına çekilerek kendini korudu. Burada Morlock'lar gibi zihinsel niteliklerini geliştirdiler. Ortalık durulunca, tekrar daha iyi bir dünya yaratmak için bilim ve teknolojilerini, bilim üstü ustalıklarını kullanıyorlar. Ama insan psikolojisinin yıkıcılığını hesaba katmadan...

Ve kendi zihinsel yeteneklerine yaklaşacak potansiyeldeki insanları adaya getiriyorlar ve "ya bizdensin, ya da kara toprağa" anlayışı ile onlara bir karantina uyguluyorlar.

Şu Ben'in yanında duran bir adam vardı önceki bölümlerden birinde. Adı Richard sanırsam. Ben küçüktü, büyüdü ama o adam yaşlanmadı. Ben de bundan aldığım kuvvetle atı sürdüm yokuşa işte. Bir teori ürettim kendimce...

Gönderen: hunterfue Feb 9 2008, 06:12 PM

LOST 4x03: The Economist bölümü ile ilgili 2 tane Sneak peek, kaşıntısı olanlara oleyo2.gif





Gönderen: sson Feb 13 2008, 11:31 AM

Grevin sona ermesiyle birlikte Lost'un durumu da kesinleşmeye başladı. Yapımcılar 5 bölüm daha çekerek sezonu 13 bölüme tamamlamayı planlıyor. Bu sezon anlatılması planlanan hikâyenin bazı kısımları az da olsa kısaltılarak, bir bakıma özet geçilmiş olacak.

Gönderen: Clint Eastwood Feb 16 2008, 07:28 PM

QUOTE(sson @ Feb 13 2008, 11:31 AM) *

Grevin sona ermesiyle birlikte Lost'un durumu da kesinleşmeye başladı. Yapımcılar 5 bölüm daha çekerek sezonu 13 bölüme tamamlamayı planlıyor. Bu sezon anlatılması planlanan hikâyenin bazı kısımları az da olsa kısaltılarak, bir bakıma özet geçilmiş olacak.


Tam bir DVD oluyor galiba oleyo.gif

Şaka bir yana o kadar bekledik, 13 bölümde yine beklemeye başlayacağız. Üff!!...

Gönderen: salto Feb 16 2008, 10:03 PM

Adamlar nasıl daha az maliyetle daha çok kazanırızın peşinde. Seni beni düşündüğü yok ki. Dinleri imanları para.

Gönderen: loveandpoison Feb 18 2008, 12:06 AM

4x3 fena değildi. J.J. Abrams olaya el atmış hissi uyandırdı bende. Özellikle Sayid ile olan sahnelerde hafif bir Alias tadı alıp geçmişe özlem yapmadım diyemeyeceğim oleyo.gif

Gönderen: hunterfue Feb 19 2008, 02:52 AM

7.Bölüm yayımlanma tarihi : 13 Mart 2008
8.Bölüm yayımlanma tarihi : 17 Nisan 2008

5 hafta ara crying.gif

http://www.imdb.com/title/tt0411008/episodes#season-4

Gönderen: R0BlN Mar 3 2008, 02:29 AM

Paylaşmadan edemedim. Aşağıdaki resme ne diyorsunuz? oleyo.gif
Spoiler

forum resmi

Gönderen: borndead Mar 3 2008, 02:38 AM

Cevapları aldıkça yeni sorular doğuyor efendim. Açıkçası hiçbir yorum yapamıyorum. Zihnimde binbir türlü soru birikmiş, artık hangisine cevap vereceğimi de şaşırdım. Yine de 4. sezonuyla Lost'un iyi bir çizgide devam ettiğini düşünüyorum. Flashback'ler flashforward'lara döndü, güzel de oldu. Yeni karakterler geleli birkaç bölüm geçti ki onlar da tuttu. Sonu nereye varacak, birlikte göreceğiz. smile.gif

Gönderen: KıvılcımArduc Mar 3 2008, 10:32 AM

Bu bölüm birhayli soruya cevap verdi gibi

İlk olarak Öncelikle kara kayanın ne olduğunu öğrendik, kaptanın seyir defterini Penny'nin (isimleri yanlış yazmış olabilir smile.gif ) babası aldığına göre adanın sırlarınıda o biliyor gibi. Benim düşüncem gemidekileri de onun gönderdiği. Penny'in adayı bilmesi günlüğü gizlice okuduğundan dolayı olabilir.

2. olarak adadaki hastalığın ne olduğunu öğrendik.

3. olarak ta adaya gelenlerin ellerinde neden Desmond'un resimleri olduğu ile ilgili bir bilgi edindik gibi. Bence adaya gelenlerin sabit'i Desmond, çünkü onlar için önemli olan Desmond'un bulmak buda işverenlerinin Penny'nin babası olduğunu güçlendiriyor gibi. Tabi geçmiştede tanımaları gerek yani bu kişilerin geçmişte Desmond ile ilgili bir bağları olabilir.

4. olarak adanın zaman içinde hareket ettiğini öğrendik, manyetik alanlar nedeniyle oluşan birşeylerden oluyor gibi (fizikci olmadığım için teori üretemiycem smile.gif ) Desmond'un 2. Sezon finalinde maruz kaldığı manyetik alan Desmond'un zaman içinde hareket etmesini sağlamış gibi.

5. olarakta Desmond'un geçmişte geçen bir flashback'in de yaşlı bir kadın ona Penny2i bırakıp adaya gitmesini yoksa onların yaşamayacağını söylemişti (yaklaşık böyle bişeyler söylemişti) buradan benim çıkardığım sonuç o kadınında zaman içinde hareket ettiği ve sabitinin Desmond olduğu (büyük ihtimal başka arkadaşlarıda var).

Şimdilik hatılarıklarım bunlar.

İlginçtirki lost ilk kez bukadar çok soruya cevap verdi belkide grev işe yaradı smile.gif

Bu arada Jacop'un da zaman içinde hareket etmiş olma ihtimali var gibi. Birde dikkat ettiyseniz Desmond 21 Aralık 2004 diyince Sayid nerdeyse unutöuşum dedi, yeni adada zaman farklı gibi, birde denizcilerden biri hala pasifikte olduğumuzu biliyoruz dedi yani ada hareket ediyor gibi bir his doğdu içimde smile.gif

Son olarak galiba Hanso'nun öldüğünü öğrendik, ailesi günlüğü satışa çıkarmıştı.


Gönderen: seriyye Mar 8 2008, 07:48 AM

Son bölümde de ilginç bilgiler öğrendik. Çok güzel olmaya başladı bence Lost.

Gönderen: Chetin Mar 8 2008, 08:58 PM

QUOTE(R0BlN @ Mar 3 2008, 12:29 AM) *

Paylaşmadan edemedim. Aşağıdaki resme ne diyorsunuz? oleyo.gif
Spoiler
Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
forum resmi



Sanırım bu şu demek;

Lost'un 4. sezon bölümlerinin Türkçe altyazılarının en hızlısı yedincigemi.gif ' da oleyo.gif

Alenen sitenin reklamı var yani oleyo2.gif

Gönderen: KıvılcımArduc Mar 18 2008, 05:36 PM

Son bölümde gemideki casusun kim olduğunu öğrendik, görünüşe göre yeni bölüm bir hayli güzel olacak gibi.

Gönderen: kurt_thewolf Mar 18 2008, 06:59 PM

Verilecek olan 1 aylık ara öncesi cevap bekleyen birçok soru olacak. Ayrıca Sun ile Jin'e neler olduğunu tam anlamı ile çözemedim.

Gönderen: Siyanure Mar 19 2008, 12:45 AM

Sun ile Jin'e dair bir sorum var Lost'u çözmüş arkadaşlara;

Acaba Sun'ın yaşadıkları flashforward, Jin'inkiler flashback mi? Yoksa Jin de adadan kurtulmuş, insanları öldüğüne inandırmış ve öteki hayatına geri mi dönmüş? Kafam karıştı benim de. smile.gif

Gönderen: Shoother Mar 19 2008, 01:00 AM

İlk yazdığın doğru Siyanure. Jin in çalıştığı şirket ve taksiye olan aşırı öfkesine dikkat edersen zaten soru cevaplanmış oluyor.

Gönderen: hasta Mar 19 2008, 01:05 AM

QUOTE(Siyanure @ Mar 19 2008, 12:45 AM) *

Sun ile Jin'e dair bir sorum var Lost'u çözmüş arkadaşlara;
Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
Acaba Sun'ın yaşadıkları flashforward, Jin'inkiler flashback mi? Yoksa Jin de adadan kurtulmuş, insanları öldüğüne inandırmış ve öteki hayatına geri mi dönmüş? Kafam karıştı benim de. smile.gif


Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
The store owner suggests a stuffed dragon since it brings good luck in the "Year of the Dragon" (which implies the timeframe is within 5 February 2000 to 23 January 2001).

Zaten bölümün sonunda Jin'in mezarını ziyaret ediyorlar. Üzerinde ölüm tarihi olarak 22 Eylül 2004 yazıyor. Tabii ölüp ölmediğinden tam emin olamayız, o konuda internette dolaşan teorileri bilemem, pek takip etmiyorum öyle şeyleri ama benim de kendi fikirlerim var smile.gif Kısacası Jin'in bölümleri geçmiştendi. Sun'ınkiler de tabii ki gelecektendi.

Gönderen: Siyanure Mar 19 2008, 01:14 AM

Teşekkürler hasta, ben ne teorileri okuyacak, ne de her ayrıntıyı yakalayacak kadar dikkatle takip ediyorum diziyi sanırım, ondan kaçırmışım bu noktayı. Neyse bu sene de Fare Yılı imiş Çin Astrolojisi'nde. Gereksiz de bir bilgi verip tüyeyim buradan.

Gönderen: hasta Mar 19 2008, 01:23 AM

Vallahi en güzeli izledikten sonra kapatmak Lost'u ve kendi kendine 5-10 dakika düşündükten sonra bir dahaki bölümü beklemek smile.gif Ben öyle yapıyorum. Çok aklına takılan bir şey olursa da www.lostpedia.com adresinden öğrenebilirsin. Sana verdiğim bilgileri de oradan araştırıp buldum.

Gönderen: KıvılcımArduc Mar 19 2008, 11:33 AM

Aslında Jin'e ne olduğu bilinmese de neler olduğu hakkında az da olsa bir ip ucu var.

Jack'in Kate'in mahkemesinde söylediklerini bir hatırlayalım;

QUOTE
Kazadan sadece sekiz kişi kurtulduk.
Suya düştük.
Çok kötü yaralanmıştım.
Aslında o olmasaydı, kıyıya
asla varamazdım.
Benimle ilgilendi.
Hepimizle ilgilendi.
O...
İlk yardım, su verdi.
Yemek buldu, sığınak yaptı bize.
Diğer ikisini de kurtarmaya çalıştı ama--


Bu durumda 3 grup oluşturabiliriz.

Kurtlanlar
1- Jack
2- Kate
3- Hurley
4- Sun
5-
6-

+1 Aron

Ölenler
1- Jin
2-

Kaçanlar
1- Sayid
2- Benjamin

Sayid'i neden 6'lı nın içine almadım derseniz, Sayid'in Benjamin'e "Ama artık peşlerinde olduğumu
biliyorlar." demişti. Yani 6 kişinin arasında olmama ihtimali var.

Benim tahminim Sayid'in Benjamin'in gemideki casusu Michael vasıtasıyla Benjamin'in tarafına geçeceği.

Diğer bir tahminim ise Aron, Kate'in bebeği olarak gözüktüğüne göre ölenler arasında bebeğin babasıda olmalı, buna göre şimdilik en yakın tahminim 2. ölen Sawyer.

Asıl konumuza dönersek, Sun erken doğum yapmıştı, yani adadan ayrılalı kısa bir süre olmuş olmalı. Mezarıda Kore de olduğuna göre demekki gerçekten ölmüş ve gömülmüş.

Gönderen: mrklkn Mar 19 2008, 07:55 PM

QUOTE(KıvılcımArduc @ Mar 19 2008, 11:33 AM) *

Aslında Jin'e ne olduğu bilinmese de neler olduğu hakkında az da olsa bir ip ucu var.

Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
Jack'in Kate'in mahkemesinde söylediklerini bir hatırlayalım;

QUOTE
Kazadan sadece sekiz kişi kurtulduk.
Suya düştük.
Çok kötü yaralanmıştım.
Aslında o olmasaydı, kıyıya
asla varamazdım.
Benimle ilgilendi.
Hepimizle ilgilendi.
O...
İlk yardım, su verdi.
Yemek buldu, sığınak yaptı bize.
Diğer ikisini de kurtarmaya çalıştı ama--


Bu durumda 3 grup oluşturabiliriz.

Kurtlanlar
1- Jack
2- Kate
3- Hurley
4- Sun
5-
6-

+1 Aron

Ölenler
1- Jin
2-

Kaçanlar
1- Sayid
2- Benjamin

Sayid'i neden 6'lı nın içine almadım derseniz, Sayid'in Benjamin'e "Ama artık peşlerinde olduğumu
biliyorlar." demişti. Yani 6 kişinin arasında olmama ihtimali var.

Benim tahminim Sayid'in Benjamin'in gemideki casusu Michael vasıtasıyla Benjamin'in tarafına geçeceği.

Diğer bir tahminim ise Aron, Kate'in bebeği olarak gözüktüğüne göre ölenler arasında bebeğin babasıda olmalı, buna göre şimdilik en yakın tahminim 2. ölen Sawyer.

Asıl konumuza dönersek, Sun erken doğum yapmıştı, yani adadan ayrılalı kısa bir süre olmuş olmalı. Mezarıda Kore de olduğuna göre demekki gerçekten ölmüş ve gömülmüş.



Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...

Avellino -"Hiçbir şey" ile burada
tatili ödemen de zor olur hani.

Sayid - Büyük bir anlaşmanın alıcısıydım.

A -Şirket birleşmesi mi?

S -Aslında bir uçak kazasının.
Oceanic Hava Yolları, 815 numaralı uçuş.
Adım Sayid Jarrah.
Oceanic Altılısı'ndan biriyim.

Sayid "The Economist" adlı bölümde Oceanic Altılısı'ndan biri olduğunu belirtmişti. Yine de ben Sayid'in yalancısıyım. oleyo2.gif






Gönderen: CuT Mar 20 2008, 12:23 AM

Olen diger kisi Claire olmasin aksi halde ne diye Aaron Kate'te olsun?

Gönderen: borndead Mar 20 2008, 12:31 AM

Jack'in sezon 3 finalindeki flashforward'ı sanırsam sezon 4'teki Kate'in flashforward'ından daha sonraki bir tarihe aitti. Ölen kişi Claire olmuş olsa, muhtemelen daha sonra ölecek demektir. Bu durumda Aeron'ın Kate'te ne işi var? Ya Claire adada nalları dikti, ya da Kate pislik çıkarıyor. fool.gif

Gönderen: KıvılcımArduc Mar 20 2008, 09:51 AM

QUOTE(mrklkn @ Mar 19 2008, 07:55 PM) *

QUOTE(KıvılcımArduc @ Mar 19 2008, 11:33 AM) *

Aslında Jin'e ne olduğu bilinmese de neler olduğu hakkında az da olsa bir ip ucu var.

Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
Jack'in Kate'in mahkemesinde söylediklerini bir hatırlayalım;

QUOTE
Kazadan sadece sekiz kişi kurtulduk.
Suya düştük.
Çok kötü yaralanmıştım.
Aslında o olmasaydı, kıyıya
asla varamazdım.
Benimle ilgilendi.
Hepimizle ilgilendi.
O...
İlk yardım, su verdi.
Yemek buldu, sığınak yaptı bize.
Diğer ikisini de kurtarmaya çalıştı ama--


Bu durumda 3 grup oluşturabiliriz.

Kurtlanlar
1- Jack
2- Kate
3- Hurley
4- Sun
5-
6-

+1 Aron

Ölenler
1- Jin
2-

Kaçanlar
1- Sayid
2- Benjamin

Sayid'i neden 6'lı nın içine almadım derseniz, Sayid'in Benjamin'e "Ama artık peşlerinde olduğumu
biliyorlar." demişti. Yani 6 kişinin arasında olmama ihtimali var.

Benim tahminim Sayid'in Benjamin'in gemideki casusu Michael vasıtasıyla Benjamin'in tarafına geçeceği.

Diğer bir tahminim ise Aron, Kate'in bebeği olarak gözüktüğüne göre ölenler arasında bebeğin babasıda olmalı, buna göre şimdilik en yakın tahminim 2. ölen Sawyer.

Asıl konumuza dönersek, Sun erken doğum yapmıştı, yani adadan ayrılalı kısa bir süre olmuş olmalı. Mezarıda Kore de olduğuna göre demekki gerçekten ölmüş ve gömülmüş.



Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...

Avellino -"Hiçbir şey" ile burada
tatili ödemen de zor olur hani.

Sayid - Büyük bir anlaşmanın alıcısıydım.

A -Şirket birleşmesi mi?

S -Aslında bir uçak kazasının.
Oceanic Hava Yolları, 815 numaralı uçuş.
Adım Sayid Jarrah.
Oceanic Altılısı'ndan biriyim.

Sayid "The Economist" adlı bölümde Oceanic Altılısı'ndan biri olduğunu belirtmişti. Yine de ben Sayid'in yalancısıyım. oleyo2.gif



Evet unutmuşum, sen söyleyince hatırlar gibi oldu flaugh.gif

Ozaman listeyi tekrar düzenleyeyim

Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...

Kurtlanlar
1- Jack
2- Kate
3- Hurley
4- Sun
5- Sayid
6-

+1 Aron

Ölenler
1- Jin
2-

Kaçanlar
1- Benjamin

Ölenlerin arasında Claire'in olucağını sanmıyorum çünkü Aron'a Kate'in bebeği dediler. Ayrıca 3. Sezon finali mahkemeden ve 4. sezon 1. bölümden sonra geçiyor gibi. Hatırlarsanız 4. sezon 1. bölümde Jack Hurley'e sakal bırakmayı düşünüyorum demişti.

Düşününce Jack Aron'un yiğeni olduğunu henüz bilmiyor gibi.




Gönderen: kurt_thewolf Mar 20 2008, 06:31 PM

Belki Jack, Aeron'un yeğeni olduğunu bildiği için kaçıyordur. Kate ile mahkeme sonrası konuşulanlardan ben bunu çıkarttım.

Gönderen: Clint Eastwood Mar 20 2008, 06:34 PM

Ben de kurt thewolf gibi, durumla baş edemediğini çıkarmıştım meseleden...

Gönderen: RooKie Mar 20 2008, 08:57 PM

kurtulanlar listesindeki 6. bence sawyer.
geçenlerde ekşide bir arkadaşın yorumunu okumuştum :
3. sezon 3. bölümde locke çadırda transa geçtiğinde boone ona kurtarman gereken biri var diyordu. ilk olarak charlie ve claire görüntüye geliyordu locke onları gösterdiğinde onlar şimdilik ii olacaklar diyordu sonra görüntüye sayid, jin ve sun yolcu olarak geliyorlardı daha sonrasında desmond pilot, ben güvenlik görevlisi ve hurleyde biletci olarak görünüyordu en sonunda jack, kate ve sawyer yolcu olarak görünüyordu yani burdan anlaşılacağı üzere sayid, jack, sawyer, kate, sun, hurley ve jin adadan kurtuluyolar demek oluyor. jin öldüğüne göre geriye oceanic 6lısının sonuncusu sawyer muhtemelen 3. sezon finalindeki ölü adamımızda sawyer...

Gönderen: selim Mar 21 2008, 02:25 AM

Gizemli olayları, çözülecek zımbırtıarı tartışmadan ilk 3 sezonu izlemek gayet keyifliydi. 4. sezonda "hadi neyse", "tamam", "lan buna da tamam", "yuh artık ama hayırlısı olsun" tepkileri zirve yaptı ve elime henüz geçen 3. sezonun sonunda çıkan "special" bölümünü yeni izledim. Orda iki tane yaprak kürek arkadaşın şunu da söyle yaptık, bence bu da böyle güzel oldu cümlelerinin eşliğinde manidar sırıtmalarına karşılık ben de gayet samimi ve yakın -ama çok yakın- tepkilerimi dile getirdim, rahatladım. İyi seyirler herkese.

4. sezonla ilgili paylaşmak istediklerim bunlardır efendim.

Hayırlı geceler cümleten...

Gönderen: KıvılcımArduc Mar 21 2008, 09:54 AM

Bölüm itibariyle ff leri sıralamaya çalıştım ama pek beceremedim gibi, hangi ipuçlarından yararlandığımı yazarak şimdilik tahmini listemi gösteriyim, yeni bölümlerde geldikce ekleme yaparım.



1- 4x07 - Ji Yeon - Sun'ın doğum yapmasından
2- 4x04 - Eggtown - Aron yaklaşık 1-2 yaşlarında gibi duruyordu. Birde mahkemenin yeni başlıyor olması vs. derken 2. sıraya bu bölümü koyabiliriz.
3- 4x03 - The Economist - Bayağı bir zorlama oldu, daha çok tahmin diyebilirim.
4- 4x01 - The Beginning of the End - Jack ve Hurley'in konuştuğu sahnede Jack Sakal bırakmayı düünüyorum demişti.
5- 3x22 Through the Looking Glass - Jack'in bunalım ve sakallı halinden artık bariz bir şekilde şimdiye kadar gösterilen en ileri zamanı gösteriyor diyebilirim.



Bir ara boş zamanımda fb leride sıralamayı düşündüm ama iş bayağı karıştı çoğu bölümü unuttum bile. Aslında düzgün bir zaman çizgisi hazırlansa kafa karışıklığı biraz daha giderilebilir.

Gönderen: sickman Mar 21 2008, 01:41 PM

QUOTE(RooKie @ Mar 20 2008, 08:57 PM) *

3. sezon finalindeki ölü adamımızda sawyer...


Hayır değil. Birincisi tabuta bakarsanız boyu ufak. İkincisi Jack' in elindeki gazete küpüründe kuleden atlayan bir adamın haberi vardı. İsim tam gözükmese de Sawyer değildi. O önemli ama başka birisi.


Gönderen: RooKie Mar 21 2008, 02:17 PM

QUOTE(sickman @ Mar 21 2008, 01:41 PM) *

QUOTE(RooKie @ Mar 20 2008, 08:57 PM) *

3. sezon finalindeki ölü adamımızda sawyer...


Hayır değil. Birincisi tabuta bakarsanız boyu ufak. İkincisi Jack' in elindeki gazete küpüründe kuleden atlayan bir adamın haberi vardı. İsim tam gözükmese de Sawyer değildi. O önemli ama başka birisi.


tabutun boyutuna dikkat etmedim ama gazetedeki isim "J" ile başlıyordu yani sawyerın gerçek ismi James...

Gönderen: PlayMaker Mar 21 2008, 08:27 PM

Tabuttaki Sawyer olsa Kate neden "Niye onun cenazesine gideyim ki" desin. confused1.gif

Gönderen: CuT Mar 21 2008, 09:52 PM

Tabut konusuna nasil geldik anlamadim ama 8. bolumu izlerken nedense aklima bu tabutun Michael'a ait oldugu geldi; malum Jack'in gittigi mahalle zenci mahallesi ve bu teorim 3X22'de FF'in en ileri tarihli olmasi durumunda gecerli bir teori.

Bolum ile ilgili olarak her zamanki gibi cok iyiydi yine kim hakli kim haksiz ogrenemedik. sad.gif Michael karakterine filmin basindan beri isinamamistim bu bolumle de ne kadar hakli oldugum ortaya cikti. Yine kendi bencil dusunceleri yuzunden yapti yapacagini ya da yapacakti mad.gif ve final sahnesi cok iyiydi bir cok teori cikar bu finalden smile.gif

Gönderen: borndead Mar 22 2008, 12:35 AM

Lost'tan kelimenin tam anlamıyla soğuduğum bölümü izledim.

Bugüne dek daima sıradışı olayların metafizikle açıklanacağını ummuştum. İlk üç sezon boyunca devam eden flashback'lerle de izlemesi keyifli bir diziydi Lost. Manyetik akımın insan üzerindeki etkilerini düşünerek vakit bile geçirebiliyordum, en azından bugüne dek.

Michael'ın durumu ne öyle yahu?! Ada ölmesine izin vermiyormuş, çünkü ada için yapması gereken(!) şeyler varmış. Yuh diyorum, başka da bir şey demiyorum. Yazık bugüne dek harcadığım saatlere.

Gönderen: beeblebrox Mar 22 2008, 10:10 AM

İyi dayanıyorsunuz bu diziye gerçekten. Nedir bu Lost diye başlayıp, ilk sezonu bir çırpıda bitirmiştim. 2. sezonda tiksinerek izlediğim birkaç bölümden sonra "The Whole Truth" isimli bölüm benim için Lost'u bitirmiştir. O bölümden sonra her sezonun sonunu bekleyip çalışırken arka planda tüm bölümleri izliyorum. Arada iş de yapmış oluyorum. Pek bir kaybım olduğunu da söyleyemem.

QUOTE(borndead @ Mar 22 2008, 12:35 AM) *

Lost'tan kelimenin tam anlamıyla soğuduğum bölümü izledim.


Gönderen: kurt_thewolf Mar 22 2008, 07:21 PM

Ada... Ada... Ada... Ne adaymış be... Artık biraz tadını kaçırdılar adanın. Tanrı diyecekler pek yakında. Michael'ın silahının, Tom karşısında iken patlayıp, intihar edecek zaman patlamaması olayını Adaya bağlayacaklarsa çok yazık ederler. Muhtemelen Tom silahı Michael'dan aldığı sırada bir hilebazlık yapmıştır. Yoksa bu kadar güzel bir diziye çok yazık etmiş olurlar.
Michael'da da ne kafa varmış bir türlü aklım almıyor. Küçücük ( o kadarda değil tabii) çocuğa sen, iki kadını onun için öldürdüğünü anlatırsan çocuk sana daha ne yapsın. Acaba paylaştıkça mutlu olacağını, Walt'un kucağına atlayacağı hayalleri mi kuruyordu? Tam kukla olacak adam işte.
Şimdi gelelim esas olaya. Ben Alex'i ve diğerlerini Tapınak'a niçin gönderdi? Onları karumak için mi, öldürtmek için mi? Ben'in kurguladığı daha kaç plan var ? Aslında bizim Japon çocuk Lock ile James'in yüzüne konuşurken, adadaki en doğru şeyleri söyledi.

Gönderen: h3llk1ng Mar 22 2008, 11:44 PM

Hep bu kara duman ve adanın şu güçlerine düzgün bir açıklama getireceklerdir diye bekliyordum.( Nasıl bir açıklama olacaksa tongue.gif ) Ama bu sezon artık %100 eminim ki "Lost" Sci-fi dizisi.

Desmond'un bir zamanda geçişler yapması, üstüne üstlük adadan ayrılmasına rağmen Michael'ın intihar etmesine izin vermemesi falan.


Her ne kadar kızsakta, soğusakta diziden, izletiyor ya kendini. Şimdi de 5 hafta ara var. Acaba neler olucak fool.gif

Gönderen: siroguz Mar 23 2008, 12:48 AM

New York'taki Michael'i bulan abimiz, -Tom'du galiba- Sawyer tarafından öldürülmemiş miydi sahilde?

Gönderen: h3llk1ng Mar 23 2008, 12:59 AM

QUOTE(siroguz @ Mar 23 2008, 12:48 AM) *

New York'taki Michael'i bulan abimiz, -Tom'du galiba- Sawyer tarafından öldürülmemiş miydi sahilde?


Büyük ihtimalle Michael gemiye bindikten sonra Tom adaya geri döndü. Sawyer'da onu o zaman vurmuş olabilir. Ya da Tom'un eşcinsel klonu var. fool.gif

Gönderen: Clint Eastwood Mar 23 2008, 02:01 AM

QUOTE(siroguz @ Mar 23 2008, 12:48 AM) *

New York'taki Michael'i bulan abimiz, -Tom'du galiba- Sawyer tarafından öldürülmemiş miydi sahilde?


Evet, ama Tom'un Michael ile NY'de karşılaşması kronolojik olarak 2. sezonun sonuna denk geliyor... Sawyer onu 3. sezonda vurduydu...

Gönderen: R0BlN Mar 29 2008, 10:46 AM

Lost 04x09 "The Shape of Things to Come" Promo


Gönderen: kemal32 Apr 17 2008, 01:47 PM

QUOTE(h3llk1ng @ Mar 23 2008, 12:44 AM) *

Hep bu kara duman ve adanın şu güçlerine düzgün bir açıklama getireceklerdir diye bekliyordum.( Nasıl bir açıklama olacaksa tongue.gif ) Ama bu sezon artık %100 eminim ki "Lost" Sci-fi dizisi.

Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
Desmond'un bir zamanda geçişler yapması, üstüne üstlük adadan ayrılmasına rağmen Michael'ın intihar etmesine izin vermemesi falan.


Her ne kadar kızsakta, soğusakta diziden, izletiyor ya kendini. Şimdi de 5 hafta ara var. Acaba neler olucak fool.gif


Kesinlikle katılıyorum sci-fi tarzı oldu dizi. En kıl olduğum tarafı ise henüz 1. sezondan beridir açıklanmayan sorular varken (ayaklı heykel-kara duman-kutup ayısı<(!)>-yaşlanmayan adam v.s) hala yeni şeyler eklemeleri. En azından 1. sezondan soru kalmasaydı rahata erecektim, izle izle soru... Cevaplar ile ilgili derin merakımdan dolayı izlemeye devam. (Gel 25 Nisan gel)

Gönderen: ggecim Apr 17 2008, 05:16 PM

Josh Holloway bir reklam çekimi için Türkiye'ye geliyormuş, Beyaz Show'a Katılacakmış, bağlanıp ya da programa katılıp, sorarsınız artık bütün bunları flaugh.gif .

Gönderen: Clint Eastwood Apr 17 2008, 06:36 PM

QUOTE(ggecim @ Apr 17 2008, 06:16 PM) *

Josh Holloway bir reklam çekimi için Türkiye'ye geliyormuş, Beyaz Show'a Katılacakmış, bağlanıp ya da programa katılıp, sorarsınız artık bütün bunları flaugh.gif .


TV izleyeceğim uzun bir zaman sonra demek ki...

Gönderen: raskolnikov Apr 17 2008, 09:08 PM

QUOTE(ggecim @ Apr 17 2008, 05:16 PM) *

Josh Holloway bir reklam çekimi için Türkiye'ye geliyormuş, Beyaz Show'a Katılacakmış, bağlanıp ya da programa katılıp, sorarsınız artık bütün bunları flaugh.gif .

Beckham'dan sonra kızların bir rüyası daha gerçekleşiyor. fool.gif

Gönderen: ggecim Apr 17 2008, 10:18 PM

Ayrıca, Star tv haber bültenine de konuktu ama, ben fenalaşıp, saçmaladığım için akşamı çapada geçirdim ve izleyemedim, Uğur Dündar'da. İzleyen var mı?

Gönderen: PlayMaker Apr 18 2008, 01:00 AM

Evet,ben izledim fakat malesef Uğur Dündar'ın salakça sorularına maruz kaldı.

Gönderen: ggecim Apr 18 2008, 04:34 PM

http://www.youtube.com/watch?v=OgB13hGoCn4

Uğur Dündar resmen saçmalamış. tongue.gif

Gönderen: h3llk1ng Apr 18 2008, 11:27 PM

Beyaz'ın hediyeleri çok komikti. flaugh.gif Locke'a çakı, Sayid'e tesbih, Hurley'e lokum, Jack'e ilk yardım çantası ve Kate'e de Beyaz'ın imzalı fotoğrafı. oleyo.gif

Gönderen: kurt_thewolf Apr 25 2008, 03:54 PM

4. sezon 9. bölümde Lost hızlanmaya başladı. İleriye dönük oldukça kare gördük. Bazı sorulara cevap bulurken, çoğu zaman da yeni sorularla uğraşmak zorunda kaldık. Meşhur siyah sisimizi icraatte iken gördüğümüz, ender bölümlerden biri idi.
Ben ile Charles arasındaki savaşı merakla bekliyorum.

Gönderen: kurt_thewolf Apr 26 2008, 04:13 PM

Ayrıca Ben'in Sahara Çölü'nde ''Türkçe biliyor musunuz?'' konuşması da pek bir güzel oldu.

Gönderen: Clint Eastwood Apr 26 2008, 05:00 PM

Ben orada bir zaman şaşması mı var diye bile düşündüm. Osmanlı zamanına mı gitti hesabı? Daha sonra zaten zamanın göreceli olduğundan falan bahsedildi. Bir de üstüne Ben Tunus'ta tarihi iyice sordu falan...

Gönderen: kurt_thewolf Apr 28 2008, 06:18 PM

Ben'in Sahara Çölü'ne nasıl geldiğini merak ediyorum aslen. Sağ kolunda bir yara vardı. Uyandığında ise üzerinden buhar çıkıyordu. Etrafta ne bir paraşüt vardı, ne de ayak ya da tekerlek izi. Önceden gelipte kumlar izleri kapatmadıysa gizemli bir yol olduğu söylenebilir. Kumlar izleri kapatmışsa Ben'in üzerinden çıkan buhar nasıl hemen dağıldı? Buhar olayın şimdi gerçekleştiğini anlatıyor bana.
Çok mu kompleks düşünüyorum acaba? Yoksa Ben kumların pişmesinden dolayımı buhar çıkartıyordu? Aklım ermedi anlayacağınız.

Gönderen: loveandpoison Apr 28 2008, 09:10 PM

http://tinyurl.com/3nhceb

Böyle bir teori var. Biraz uzun ve çeviri olduğu belli ama gene de bakın derim. Baya hoş smile.gif

Gönderen: carlitos Apr 28 2008, 09:22 PM

Türkçe'yi duyup, o sahneyi başa alıp 2 defa daha izledik. Güzeldi, komikti :)

Gönderen: kurt_thewolf May 2 2008, 02:49 PM

Jack'in üzerine kurulmuş bölümler genelde gerilimli geçerdi, değişmedi. Herşey bir yana biraz sıkıcı bir bölümdü diyebiliriz. FlashForwardlar dışında pekte merak edilen bir konu yoktu, Claire dışında. Artık Shephard kanından olanların huyumudur anlayamadım, devamlı bir ''baba'' görme ya da hayal etme hastalığı var.
Bu bölümde altılı dışındakilerin adada kaldıklarını öğrenmiş olduk. Sawyer seçimini yapmıştı zaten. Tabii son seçimi kendi istekleriyle mi yaptılar o da merak konusu. Çünkü Jack, Kate'e ''Seni kurtaran benim.'' demişti. Şimdi ki sır, bu kurtarma olayı.

Gönderen: KıvılcımArduc May 5 2008, 11:06 AM

Hernekadar boş bir bölüm olsada bazı şeyler yavaş yavaş açığa çıkmaya başladı.

Geçen bölümde Ben'in adayı gelenlerden kurtardığını ve sakladığını öğrendik, aynı zamanda çöldeki kutup ayısını Ben'in getirmiş olucağınıda öğrendik, bir başka şeyde zamanda yolculuk edebildiklerini öğrendik.

Bu bölümde Jack'in 3. sezon finalinde neden kendini alkole verdiğini öğrendik, ayrıca adadan nasıl kurtulucaklarına dair bir ip ucu edindik, yine aynı şekilde bizim 6'lı dışındakilerin ölmediklerini ama adada kaldıklarını öğrendik.

Bu bölümde Sawyer'ın adada kaldığını bunun nedeni olarak Claire'i bulmak için kalabiliceğini, ayrıcada oğlunun varlığını öğrendiği ve Kate'e onları bulup birşey iletmek istediğini öğrendik.

Yine bu bölümde öğrendiğimiz en önemli şeyde adada bir savaş olmak üzere olduğunu (çünkü Jack gelenlerle savaşmak için bekliyceğini söylemişti), yani adadan kurtulan 6 kişinin gelenlerin yardımı ile değilde bir tekne veya başkabirşeyin yardımı ile kurtulduğunu, ayrıcada adada gittikce kötüleşen çok büyük bir zaman kayması olduğunu öğrendik.

İlk bölümleri hatırlarsanız bizimkiler sahil kenarında bir radyo yayını dinliyorlardı, ve biri diğerine (kimler olduklarını hatırlamıyorum şu anda) şöyle birşeyler diyordu. "Bu yayın atmosferde tutuluyor, kim bilir hangi zamandan geliyor." Yani zaman kaymasını daha ilk bölümlerde bize söylenmiş.

Son olarak 4. sezon 1. bölümde Hurley'in neden Jack den özür dileyip onlarla gitmemeliydim dediğini öğrenmeye başladık. Hurley Kabin'in yerini buldu ve Ben ile Lock'a yerini gösterdi, yani bundan sonra olucak bir olay yüzünden adadan sadece 6 kişi çıkabilicek bu yüzden kendini suçlu hissediyor.

11. bölüm ilginç olucak gibi, sonunda Jacop ile tanışıcaz.

Gönderen: fataltragedy May 8 2008, 10:02 AM

Yeni izlemeye başladım fakat Prison Break kadar beni sarmadığını ifade edebilirim. Kendimce o kadar saçmalık bulmama rağmen insanda çok güzel merak duygusu uyandırdıkları için izlemeden de duramıyorum.

Gönderen: Bulsara May 9 2008, 09:24 AM

Bu bölümün adından da anlaşılacağı gibi (Kulübe Ateşi) ortalığı yakıp yıkması gerekecek sanırım leblebi gibi karakterlerin ölmesi acaba 5. sezon ada dışında mı geçecek diye düşündürüyor beni.

Gönderen: Clint Eastwood May 9 2008, 03:33 PM

Güzel bir bölümdü, artık Oceanic madurlarının seçmece olduğu büyük ölçüde belirlendi...

Gönderen: aegnor May 11 2008, 10:39 AM

QUOTE(loveandpoison @ Apr 28 2008, 10:10 PM) *

http://tinyurl.com/3nhceb

Böyle bir teori var. Biraz uzun ve çeviri olduğu belli ama gene de bakın derim. Baya hoş smile.gif


Teoriyi bir solukta okudum.Biraz fazla uzun ama kafamdaki bir çok soru işaretinin yerine oturacak kadar da mantıklı geldi bana.Tavsiye için çok teşekkürler fool.gif

Gönderen: RooKie May 11 2008, 10:55 PM

QUOTE(loveandpoison @ Apr 28 2008, 10:10 PM) *

http://tinyurl.com/3nhceb

Böyle bir teori var. Biraz uzun ve çeviri olduğu belli ama gene de bakın derim. Baya hoş smile.gif


fena bir teori değil ama hastalık konusunda getirdikleri açıklamalar beni pek doyurmadı

Gönderen: KıvılcımArduc May 12 2008, 04:53 PM

Teoride bayağı bir yalnış var. Özellikle son kısımlar hatalı.



Sondan başlarsak

QUOTE

Sonra gazetede Sawyer’ın öldüğünü okudu- bu kaderin kendi yolunu izlediğini ve bu 6 kişiyi de yavaş yavaş öldüreceğini kanıtlıyordu


Zaten ölenin bir zenci olduğunu biliyoruz, ölende büyük ihtimal Michael. Eğer ölen Michael çıkarsa yine teoride bir hata daha çıkıyor.

Hatırlarsanız başlarına ateş edilmedikce ölmüyorlar diyordu, Michael'in ölmemesinin sebebi belkide zamanda geri gitmesi yani şöyle açıklayabiliriz, adadan çıkarken başka bir zaman çizgisine girdi böylece o zamana kadar ölmiycek. Buda 2 seferdir Michael'ın başını hedef alan silahların niye çalışmadığını açıklıyor, Michael en son bulunduğu zamana kadar yaşıycak.

Ayrıca Ölen Walt da olabilir, hatırlarsanız ölen kişiler adada görünüyordu, 3. Sezon sonlarına doğru Walt Lock'a yardım etmişti kalk falan diye. Orada görünebilmesi ölü olduğundan dolayı olabilir.

Belkide teorideki en büyük hata hastalık kısmı. Hastalık dedikleri Desmond'un başına gelen zamanda sürekli olarak ileri geri hareket etmeleri, bir süre sonrada hastaların ölmesi. Hatırlarsanız ilk bölümlerde fransız kadın (Allah rahmet eylesin) Sayid'e mürettebatın hastalandığını söylemişti ve ekibi kendisinin öldürdüğünü söylemişti. Yani bu hastalık bulaşıcı birşey değil buda teorideki mürettebata hastalık bulaşma teorisiyle çeliyor.

Bir başka hata ise Ben'in 1970 de doğması, eğer 1970 de doğmuş olsaydı, ozaman ada zamanına göre yaşlanıyorsa nasıl oluyorda 40'lı yaşlarında oluyor?

Teori ada zamanının 2000 yılında durduğunu söylüyor, ozaman Ben'in 30 yaşında olması gerekmezmi?

Ayrıca teorinin başında Kara Kaya'nın adaya çekildiği söyleniyor, peki adaya çekildiğini kabul edersek taaa adanın ortasına kadar, okadar ağaç, kaya ve dağı geçerek nerdeyse yok denecek kadar bir hasar ile nasıl gelebildi.

Ada hareket edip başka bir yerde tam olarak kara kayanın bulunduğu yerde ortaya çıktı. Böylece mürettebat gemiyi denize taşıyamamış olabilirler.




Gönderen: kurt_thewolf May 24 2008, 04:55 PM

Sezon finali için biraz spoiler var. Ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış bilemiyorum. Haftaya göreceğiz.

QUOTE

Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...

2 saatlik part 2 ve part 3 bölümlerinin ilki bir flashforward’la başlar: Geçen sezonki final bölümünde Jack’i Kate’in arkasından “Geri dönmeliyiz!” diye bağırarak havaalanında bıraktığımız sahneye döneriz. Kate’in kalbi kırılmış ve Jack’e dönmektedir - Jack onun fikrini değiştirdiğini sanar - ancak Kate, Jack’e artık her şeyi kaybettiğini, kendisini ve Aaron’u rahat bırakmasını söyler. Aynı zamanda gizemli bir “kişiye”gönderme yapar - Jack’in Kate’e yırtık gazete parçasındaki haberde gösterdiği isme. Kate, bu “kişinin” kendisini de görmeye gelip Jack’e dediklerinin aynısını dediğini, ancak kendisinin bu işe gelmeyeceğini belirtir.
Sayid Hurley’i akıl hastanesinde ziyaret eder ve gizemli “kişinin” kendisini ziyaret edip etmediğini sorar. Ayrıca bu gizemli “kişi” artık ölmüştür.

Adada ise Alpert, Kate ve Sayid dahil Ötekiler’le birlikte Keamy’e saldırıp Ben’i özgür bırakırlar.

Teknedekiler, bombanın Keamy’nin koluna bağlı cihazla kontrol edildiğini fark ederler; eğer Keamy ölürse bomba da patlar. Ancak Michael, donma özelliği olan bir sıvı kullanır ve bu sayede bombanın piminin çekilme aşaması yavaşlar.

Jack Orkide istasyonuna gider. John Locke ve ikisi burada karşılaşarak klasik “insanlar adadan gitmeli veya gitmemeli” tartışmasına girerler. Locke Jack’i, eğer ada dışına çıkarsa oradaki insanlara yalan söylemesi gerektiğiyle ilgili ikna eder. Bu adayı ve hayatta kalanları korumanın tek yoludur.

Ben Keamy’i, Alex’in intikamı için öldürür (Keamy Ben ve Locke’u Orkide’ye inen asansöre kadar takip eder).

Helikopterde, Jack, Kate, Sawyer ve Hurley Lapidus’un komutasında içine binerler. Ancak helikopter hasar görmüştür ve hepsini taşıyamaz. Sawyer Kate’e o “muhteşem” öpücüğünü verir ve helikopterden (güvenlice) atlar, böylece helikopter tekneye varabilecektir.

Orkide’de, Ben Locke’a adanın sadece mekan olarak değil, zaman olarak da oynayacağını söyler. Her ne kadar uçuk gelse de, buzun içine gömülü kocaman bir çark vardır ve bu çark adayı hareket ettirmektedir.

Helikopter tekneye varır ve Sun’la Aaron’u alır. Bomba patlar, Michael ölür, Jin denize atlar - öldü gibi zannedilir ancak spoilercının bu konuda şüphesi var. Jack helikopterin Jin için geri dönmesine karşı çıkar, çünkü helikopter çok ağırdır. Sun bu yüzden ona karşı öfkelidir.

Orkide’de, Ben bilmektedir ki eğer çark çevrilecek olursa, kendisi de başka bir yere teleport olacaktır - (üzerindeki eskimo ceketinden anlarız ki 4×09′daki çöle teleport olacaktır).

Ben çarkın etrafındaki buzu çevirebilmek için kırar ve çarkı, adayı hareket ettirmek için kontrol eder ve… evet, ada hareket eder! (etrafındaki diğer adalarla birlikte)

Son sahne bir flashforward’dır ve Jack, geçen sezon finalindeki cenaze evinde tabut başındadır. Ben ona yaklaşır - Jack’i takip etmiştir - ve Jack ona, gizemli “kişi”nin kendisine adaya geri dönmesi gerektiğini söylediğini belirtir. Ben ona, bu “kişi”yi de adaya götürmeleri gerektiğini söyler. Tabutun içine bakarlar ve…





John Locke’u görürler! Cesedi yatmaktadır!

Flashforward’lar boyunca bahsi geçen “kişi” John Locke’tur. Bir şekilde adadan çıkmıştır, ancak ölmüştür.

Plan, John’u adaya götürüp bir şekilde diriltmektir - donmuş çark ve adayı hareket ettirmeyle ilgili bir fikirdir bu.


Gönderen: salto May 25 2008, 12:53 PM

Vallahi çok sıkı bir spoiler bulmuşsun Kurt kardeş.Çok akla yatkın trnative de kolaylıklar sana.

Gönderen: kurt_thewolf May 26 2008, 09:18 AM

Akla yatkın yerleri elbet var. Benim dikkatimi özellikle:

Sun'ın Jin'in ölümünden Jack'i sorumlu tutması kısmı çekti. Çünkü son bölümde Sun, babasına kocasının ölümünden iki kişinin sorumlu olduğunu ve bunlardan birinin kendi(babası) olduğunu söylemişti. Spoiler doğru ise ikinci kişi de Jack oluyor.

spoiler kodu eklendi (Robin)

Gönderen: suatpolat May 28 2008, 02:59 PM

sevgili lost severler ben daha başka bir konuya takıldım:

Benjamin kızı öldürüldükten sonra ben bir odaya girip kara dumanı harekete geçirdi. ama askerlere bir şey olmadı sadece bir tanesi yaralandı. bu dumandan nasıl kurtuldular acaba. fikri olan var mı ?

spoiler kodu eklendi (Robin)

Gönderen: kurt_thewolf May 28 2008, 04:44 PM

QUOTE(suatpolat @ May 28 2008, 03:59 PM) *

sevgili lost severler ben daha başka bir konuya takıldım:
Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
Benjamin kızı öldürüldükten sonra ben bir odaya girip kara dumanı harekete geçirdi. ama askerlere bir şey olmadı sadece bir tanesi yaralandı. bu dumandan nasıl kurtuldular acaba. fikri olan var mı ?



Sezon finalini beklesek daha iyi fikirler edinebiliriz.

Gönderen: fataltragedy May 30 2008, 11:29 AM

İnsanı kendine bağlaması tamamen hiçbirşeye cevap vermeyip bir başka bölüme ertelemesinden kaynaklanan bu dizi de;beni mazur görün düşen uçaktan porno dergi bile çıkmasına rağmen bir adet cep telefonu cıkmaması bana saçma geliyor.Yanlıs hatırlamıyorsam bu hava alanındaki diyalogları gosteren bolumde cep telefonlarına sahip oldukları goruluyordu..Eger yanlıssam duzeltın hıc ucaga bınmedım ama herhalde ucaga bınerken cep telefonlarına el konulmuyordur..

Gönderen: sson Jun 9 2008, 08:54 PM

Bu dizinin senaristleri için "çılgın" tanımlaması kullanılmıştı, yanılmıyorsam. Beş yaşındaki bir çocuğun hayal gücü ürününü ve yaratıcılığını sahneye yansıtmak çılgınlık sayılıyorsa, herkes eline bir kâğıt kalem alıp yazmaya başlasın. Zira, mantıksızlıklar silsilesi aldı başını gidiyor.

Gönderen: Bob le Flambeur Jun 22 2008, 02:09 PM

Milliyet Pazar'da Lost'un üç yıldızı Naveen Andrews (Sayid), Jorge Garcia (Hurley) ve Terry O’Quinn (Johnn Locke) röportajları var. Naveen Andrews, röportaj esnasına "Türkiye - Çek Cumhuriyeti" maçına da değinmiş. Adamın resmen aklını başından almışız. Bir de Hırvatistan maçını görse, ne derdi acaba flaugh.gif ? Bu şampiyonada bizim maçlar Lost adasından bile daha fantastik olmaya başladı oleyo.gif .

Bir de Milliyet'in geyik muhabiri, Terry O’Quinn'e ıssız bir adaya düşse yanına alacağı üç şeyi sormuş. Cevaplardan biri süper: George Bush! Sinirlenince dövecek biri olsun diye fool.gif .

Röportajların tamamı:

Naveen Andrews (Sayid):

“Lost” size ne kazandırdı, sizden ne götürdü?
Hepimiz daha çok tanındık. Olumsuz yanı ise özel hayatımızın elimizden alınması oldu.

Sayid olmasaydı hangi karakteri canlandırmak isterdiniz?
Favorim kesinlikle birinci sezondaki John Locke.

Sayid en sonunda öldürülmeyecek olan bir kadınla beraber olabilecek mi?
Umarım. Sayid gerçekten “İngiliz Hasta”daki Juliette Binoche gibi...

Sayid’i nasıl görmek isterdiniz?
Biraz deli olsa güzel olurdu. Elbise giyse mesela! Ama Sayid bunun için fazla disiplinli bir adam.

Kiminle iyi arkadaş oldunuz?
Maggie Grace ama sonra onu öldürdüm.

People dergisi tarafından dünyanın en güzel erkeklerinden biri seçildiniz. Bu sizi nasıl hissettiriyor?
Gururumu okşuyor ama insanın kendi hakkındaki fikirlerini değiştirmiyor böyle şeyler. Yine aynaya bakıp bunalıma giriyorsunuz.

Hawaii’yi seviyor musunuz?
Adada 40 hektar arazi aldım, seviyorum ama bu emeklilik planım.

Ne zaman emekli olmayı düşünüyorsunuz?
Bir an önce. Kim çalışmak ister ki? Gerçekten?

Nerede kaybolmak isterdiniz?
İtalya. Roma’da kaybolmak pek kolay olmazdı ama...

Türkiye’ye gelmek istediğinizi duymuştum.
Dün gece harikaydınız! Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçını izledin mi?

Maalesef hayır.
Muhteşem bir maçtı. Teknik direktörü (Fatih Terim) görmen lazımdı. Çok komikti. Skor 2-1 iken teknik direktörünüz kendini dövüyordu. O maçın tekrarını yakalayıp izlemelisin. İlk fırsatta İstanbul’a gelmek istiyorum. Bu şehir hakkında çok şey okudum.

Jorge Garcia (Hurley):

Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
Los Angeles’tan sonra Hawaii’de yaşamak nasıl? Dizi bittiğinde buradan taşınacak mısınız?
Bahçemde bir mango ağacı var. Dünyanın en güzel plajlarından birine yürüme mesafesindeyim. Kariyerim yeni başladı sayılır; o yüzden dizi bitince Los Angeles’a dönmeliyim galiba.

Dizinin sona yaklaşması sizi nasıl hissettiriyor?
Sürseydi beni bozmazdı.

Hurley sizin için yazılmış.
Yapımcı JJ Abrams, “Curb Your Enthusiasm”i izliyormuş ve “Bu adamı almalıyız” demiş. “Hangi rol için?” demişler. O da “Bilmem ama almalıyız” demiş.

Dizinin sonuna dair teorileriniz var mı?
Dördüncü sezon adadan ayrılma üzerine kurulu olduğu için bir sonraki sezon adaya geri dönüş hikayemiz olabilir. Bence adanın hakimiyetini isteyen Charles Witmore ile Benjamin arasında bir savaş çıkacak.
Hurley gibi size de piyangodan para çıksa ne yaparsınız?
Hawaii’de bir ev alırım. Sonra gidip piramitleri görürüm.

Bunları şimdi de yapabilirsiniz.
Doğru ama para çıkarsa da bunları yaparım.

Hayranların ilgisi hoşunuza gidiyor mu?
Bana sarılmak isteyen, tanımadığım birçok insan oluyor. Bu beni biraz rahatsız ediyor ama o kadar çok başıma geldi ki alıştım. Neyse ki uzun süre sarılı kalınmıyor.

Sapık hayranlar oluyor mu?
Hawaii’de evime gelen biri oldu. Halbuki evim benim sığınağım. Olayın olduğu hafta sinirlerim bozuktu. Ağaçtan bir mangonun düşmesiyle zıplayıp “Orada kim var?” diye bağırıyordum.

Çok hayran mektubu alıyor musunuz?
Fena değil. Bizzat yanıtlamaya çalışıyorum. Atlası önüme koyup mektupların gönderildiği yerleri işaretliyorum. Bazı yerlere bakıp “Ooo, bu bölgede sokakta yürüyemem” diyorum. Bazen öyle yerlerden mektup geliyor ki mektubun bana ulaşmış olmasına şaşırıyorum.

Neresi mesela?
Özbekistan! Bazı insanlar hayvanlarının resmini gönderiyor. Biri köpekleriyle beraber çekildikleri, diğeri sadece köpeklerinin resmi oluyor mesela.

Bunları saklıyor musunuz?
Kız kardeşim albüm yapmaya bayılır. Onları kurdelelerle falan süslüyor.

Terry O’Quinn (Johnn Locke):

Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
John Locke’la ortak yanlarınız olduğunu düşünüyor musunuz?
Elbette, bence sizin de vardır. “Ben bu işi yapabilir miyim?” kaygısı bende de var. Ben de Locke gibi sabırsızım. Sihre, maneviyata inanırım. Ben de onun gibi “Kanıtım olursa inanırım” diyenlerdenim. Locke inançlı, daha doğrusu inanmayı deli gibi isteyen bir adam.

Locke’ın aksiyon sahneleri için özel eğitim aldınız mı?
Hayır. Bana bir bıçak verdiler ve boş zamanlarımda bıçağı ağaçlara fırlatarak çalıştım. Donut yemekten veya sigara içmekten iyidir. Şimdi bu işte bayağı iyiyim. Birkaç kere bir yerlerimi kesip hastanelik oldum.

Hawaii’de lüks bir hayat sürerken bir adada hayatta kalmaya çalışan birini canlandırmak zor olmuyor mu?
Çalışmadığım zamanlarda John Locke gibi tepelere tırmanıyorum, sahilde yürüyorum. Güneş yakıyor, okyanusla çevreliyim. Yer aynı. Oyuncunun işi bu zaten. Sabah çekim alanına gidiyorum, suratıma o gün çekilecek sahneye göre kan veya toprak sürülüyor, karakterin ruh haline bürünüp işe başlıyorum. Ayrıca elimde her şeyi çok kolaylaştıran bir senaryo oluyor.

Beşinci sezonun çekimlerine başlıyorsunuz. Senaryoda ne görmek istersiniz?
Kendimi! Bol miktarda John Locke görmek isterim.

Issız bir adaya düşseniz yanınızda ne götürürsünüz?
Gitarımı, karımı, Josh Holloway ve George W. Bush’u. Josh’ı getiririm çünkü karım ona bayılıyor; böylece kendi başıma da kalabilirim.

George Bush niye?
Sinirlenince dövecek biri olsun diye.

“Lost”tan sonra sizi ne bekliyor?
Kardeşimle İrlanda’da geçen bir film çekeceğiz. Adı “Land of Youth”, annesini arayan bir adamın bu ülkeye gidişini anlatıyor. Affetmekle ilgili bir film.

Kimleri oynatmayı düşünüyorsunuz?
Emma Thompson ve Martin Sheen. Filmden umutluyum.

Gönderen: Baltalı İlah Jul 2 2008, 07:24 PM

Açıkçası bu sezon benim için en keyifsiz geçen sezon oldu Lost'ta, benim beğendiğim çizgiden çıktı dizi zira.

Lost ve 4. sezonu demişken, sayesinde en erken ve kaliteli şekilde izlediğimiz için yedincigemi.com'a uzun süredir teşekkür etmek istiyordum, çok teşekkürler.

Gönderen: KerKeness Jul 5 2008, 05:09 PM

dizi güzel ama sevmedim...Nedenini bilmiyorum confused1.gif

Gönderen: melisa hülya Aug 26 2008, 02:41 PM

Anlayışınıza sığınarak "Lost" dizisine teessüf edebilir miyim acaba? Paralel evrenler, kuantum ve zamanda yolculuk kavramları zaten yeterince karmaşık ve zor konular, derin araştırmalar gerektiren özel bilgiler iken, böylesine akıl karıştırıcı bir diziyle insanların zihninde habire açılması gereken kilitler bırakılmasını pek doğru bulamıyorum. Güzel dizi, kabul, başarılı bir grafiği de var ona sözüm yok. Ancak bir de bu şekilde bakmak istedim. Tabi biryandan birileri dünya kadar para kazanacak ya, çark dönmeli değil mi? Dizi gizemli olmaya çalışırken, gizemleri çözmeye çalışan sevenleri de kuantum hakkında yalnış bilgiler ediniyor farkında olmadan. Ha, tabi, nasıl unuttum ABD bir şekilde istediği kavramı istediği gibi işlemek konusunda uzmandır dünya insanı şuur altına!

Gönderen: eozen81 Aug 26 2008, 03:18 PM

Açıkçası bende 4. sezon finalinden sonra "bu kadar da olmaz" diyenlerdenim.

Dizide o kadar çok birbirine bağlanmış parçalar var ki, diziyi takip etme isteğimin -her ne kadar ilk zamanlara göre bu istek %70 azalmış olsa da- tek sebebi, bu kadar bağlantıyı mantık dahilinde nasıl birayara getireceklerini ya da getiremeyeceklerini görmek istemem.

Bence 5. sezonda sonlandırılmalıydı dizi, çok da tadı kaçmadan...

Gönderen: Harvey Dent Sep 10 2008, 04:17 PM

5. sezonda bizi neler bekliyor:
spoilers.gif


- Dizinin yeni sezonu 17 bölüm olacak,


- Sezon 5 neden geri dönmek zorunda olduklarını anlatırken, sezon 6 geri döndüklerinde neler yaşandığını anlatacak,


- Dizide Claire karakterini canlandıran Emilie De Ravin, dizinin bu sezonunda karşımıza çıkmayacak fakat 6. sezonda tekrar diziye dönecek,


- Micheal tarafından vurulan ve Hurley ile aşk yaşıyan Libby’nin hikayesine, Desmond’un flashbacklarinde geri dönülecek ve Hurley ile neden aynı hastanede oldukları ortaya çıkacak,


- Esrarengiz ‘Blacksmoke’ dizi bitene kadar açıklanmayacak,


- Locke’un deyimiyle “Mr Eko” geri dönecek fakat bu dönüş flashback şeklinde olmayacak,


- Vahşi doğada yaşayan ve kızını yıllar sonra bulan Danielle Rousseou, geçtiğimiz sezonda ölmüş olsa da flashbacklarda karşımıza çıkıcak,


- Charlotte ve Daniel Faraday daha aktif karakterler olarak dizide yer alacaklar,


- 4. sezonda, Mr. Eco’nun John Locke’a “You’re next” (Sıradaki sensin) demesiyle Locke’un liderliği ve ölümü arasındaki bağlantı ortaya çıkacak,


- Karısı Sun’ın hamile olduğunu öğrenen Jin büyük ihtimalle yaşıyor olacak,


- Herkesi şaşırtan bir şekilde hem Jack’ın hemde Claire’in babası olduğunu öğrendiğimiz Christian Shephard çok önemli olacak ve neden bu denli önemli olduğu açıklığa kavuşacak,


- Benjamin ve Desmond 1. sezondan bu yana ilk defa aynı sahnede yer alacaklar,


- Son olarak, flashbackler ile flashforwardlar azalacak ve bir yerde ‘günümüz tarihi’ diye birleşecek…

Alıntıdır: Odatv

Gönderen: Harvey Dent Sep 14 2008, 10:50 AM

forum resmi


Lost üzerine sağlam bir kaynak...

Bahadır İçel "Lost:Nasıl?" isimli kitabında Lost'un detaylı bir incelemesini sunuyor bizlere ve havada kalan birçok soruya tatmin edici cevaplar veriyor...

İyi bir değerlendirme ve hayran kitabı "Lost:Nasıl?". Kısa olmasına rağmen, dolu dolu. Birçok konu hakkında da bilgi edinmemizi sağlıyor. Yazar, ayağını sağlam basmış ve yaptığı açıklamaların arkasına derin bilgileri almış...

"Dizinin NASIL bir amacı var? Dizi NASIL oluşturuldu, karakterler, olaylar ve şirketler NASIL tercih edildi? Lost, NASIL beynimizi yıkıyor?" gibi sorulara bu kitapta yanıt bulmaya çalışılmış.

Gönderen: sson Oct 24 2008, 10:42 AM


Gönderen: Baltalı İlah Oct 27 2008, 01:23 AM

5. sezonun Promo'su heyecan verici. Zaten sabırsızlıkla bekliyoruz, Promo ile heyecan iyice arttı. Bu sezon 4. sezondan daha iyi geçecek gibi bir his var içimde. Zira artık Others'ı daha yakından tanıyacağız gibi gözüküyor; adadaki karakterlerin birçoğu yeni olacak yani.

Gönderen: lostçuyum abiii Nov 2 2008, 08:43 PM

sson çok saol bu videoyu daha önce görmemiştim

Gönderen: Harvey Dent Nov 14 2008, 01:47 PM

QUOTE
Sonunda, “LOST“ta 5. sezon ne zaman başlayacak?” sorusuna kesin cevap Hollywood Reporter’dan geldi. HR’nin haberine göre; “LOST’ta 5. sezon, 21 Ocak Çarşamba günü saat 21:00′de 2 saatlik prömiyeriyle start alacak. Toplamda 17 bölümden oluşan 5. sezonun Mayıs ayı içinde bitmesi planlanıyor.

Bu habere göre 21 Ocak’taki yayın saatleri şöyle olacak:

20:00 - 1 Saatlik Özet Bölüm

21:00 - 5×01 “Because You Left”

22:00 - 5×02 “The Lie”

Yani LOST, 1. sezondan bu yana ilk defa bir sezon prömiyerine, özet bölüm haricinde 2 saatlik yeni bölümle çıkıyor olacak. Bundan itibaren de her hafta Çarşamba günleri saat 21:00′da Amerika’da yayınlanıyor olacak.

Alıntı: dizidizi

Gönderen: sson Nov 21 2008, 10:38 PM

Yeni sezonun afişi ve klip eşliğindeki fragmanı görücüye çıktı.




http://img300.imageshack.us/img300/173/lostseason5rt5.jpg

Gönderen: selen86 Nov 23 2008, 01:02 PM

valla heyecanla bekliyoruz umarım bu kadar ay beklediğimize değer.Gene çok ilginç şeyler olacak gibi smile.gif

Gönderen: Mikhail Bakunin Nov 29 2008, 01:48 PM

Yeni sezon için internette sabırsızlığı tatmin etmek amaçlı dolanırken, bu resim ile karşılaştım:


forum resmi



Büyük bir olasılıkla gırgır olsun diye yapmışlar. Sizlerle paylaşmak istedim... smile.gif

Umarım daha önce verilmemiştir...


Yeni sezon ile ilgili genel tahminlerim ise:

Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
Artık bu sezondan itibaren belirgin bir şekilde işin içine şirketlerin daha çok girdiğini fark edebilicez. Tabii ki en başından beri şirketler ile alakalı tüm bu olaylar, ancak bu sezonda kahramanlarımız artık daha fazla yüz göz olacaklar ve olayların işleyişine temelden etki eden faktörler ile birebir etkileşim içine girecekler.
Önceleri bazıları adada her ne kadar aktif rol oynasalar da, ne yazık ki genel olarak çaresizce zamanın neler göstereceğini beklemekten başka çareleri kalmıyordu. 5. sezonda artık olayların çoğunlukla adanın dışında gelişeceğini düşünüyorum. Ferah balta girmemiş orman ve okyanus manzaraları yerlerini kapalı şehir atmosferleri alacak. Konsept ile neredeyse tam bir ajan oyununa dönecek. Taraflar seçilecek ya da değiştirilecek. Bu taraflarda en büyük etmenler, Hanso Vakfı (ve dolayısıyla Dharma), Widmore Şirketi ve Sun'ın babasına, kocasının ölümüne sebep olmasından ve biraz da geçmişinde bir evladı olarak Sun'a değer vermemesinden doğan nefretinden dolayı yönetimini ele geçirdiği şirketi (o şirketin adını hatırlamıyorum şu an). Tabi aynı şekilde Penny'nin de Desmond ile beraber, babası Charles Widmore'dan şirketin kontrolünü ele alması olası. Hatta Charles Widmore'un gözü çoktan toprağa bakıyor gibime geliyor nedense... smile.gif

Siyah duman konusuna hiç değinmiyorum, çünkü zaten son sezona kadar tam anlamıyla ne olduğunu açıklamayacaklar. Ama şahsi fikrim çoğu kişi ile aynı, yani o bir robot...

Aaron ve Sun'ın bebeği gibi çoluk çocuk takımının özel güçleri Walter gibi belirgin hale gelmeye başlayacaklar ve 3'ü birden özellikle sezon sonuna doğru kilit isimler olabilirler.

Charlotte ve Miles'dan biraz tırsıyorum. Hiç tekin tipler değiller. Zaten Charlotte'ın ada ile önceden bağlantısı olduğunu belli. O, ada dışında olaylar gelişirken ada içinde olacak olayların sorumlularından biri olacağı kesin gibi..
Ana Lucia geri dönüyor. Ancak ne şekilde döneceğinden emin değilim. Malum Michael onu öldürmüştü. Ana Lucia yani gerçek hayattali ismi ile Michelle Rodriguez'in diziye bu kadar uzun bir aradan sonra katılmasının sebebi, daha doğrusu ona mani olan faktör gerçek hayatta kodese tıkılmasıydı.
Bir de şu meşhur hiç yaşlanmayan Richard Alpert var. Onu daha iyi tanıyıcaz bu sezonda ve onun aracılığı ile Juliet'i adaya getirmek için kullandıkları şirketi daha iyi tanıyıcaz.

Aslında diğerleri, ada dışında o kadar tahmin ettiğimiz kadar savunmasız değiller yani dış dünyada tüm ipler tamamen Widmore'un elinde değil. Mesela, Ben ve diğer adamları ada dışına çıktığı zaman sürekli dünyanın dört bir yanında kredisinin olduğunu görüyoruz. Sürekli kalacak ve ihtiyaçları olan ekipmanları temin edecek imkanlara sahipler. 5. sezonda, bu değirmenin suyunun da nereden geldiğine dair ip uçlarına sahip olmaya başlacağız ve bu bilgiler de doğal olarak bizi adaya sürekli erzak atan uçağın kaynağına yani adanın Dharma'nın konrolünü, adanın yerlilerine kaptırmasına rağmen neden halen erzakları gönderdiği sorusunun cevaplarını da ulaştıracak...

Aslında adanın kaybolması ile ilgili bir tahminim var. Ancak bu şu an için çok küçük bir olasılık gibi görünüyor olsa da belirtmek isterim. Ada aslında yer değiştirmedi ya da kaydolmadı ada her zamanki yerinde duruyor. Aslında ada her zaman bizim bildiğimiz yerde de değildi. Biliyorum biraz karışık oldu sanırım.
Değişen adanın yeri değil, ona giden yolun koordinatları. Bilindiği üzere, adadan çıkış için 325 dereceli açıyı tam olarak takip etmek gerekiyor ve geri dönmek için de aynı yolu geri izlemek gerekiyor. Ben'in yaptığı şey, adadaki ”Egzotik Madde”yi kontrol etmeyi sağlayan makine sayesinde evrende kısa süreli bir çatlak yaratıp yani onu bir nevi hacleyerek (Matrix'deki Deja Vu gibi..) adanın zaman ve mekandaki yerini, gerçek dünyadaki algılanan pozisyonundan değiştirmesi olayından ibaret. Bu demek olmuyor ki ada aslında aynı yerde. Zaten hep aynı yerdeydi, fakat dünyadaki ona ulaşılabilecek koordinatlar artık bambaşka bir yerde. Belki tam atlas okyanusunun ortasındadır ya da direk bir çölün ortasında da olabilir. Hatta aynı bölge de olabilir halen..

Ben'in adanın yerini değiştirme kararını verdikten sonra ciddi bir şekilde dile getirdiği endişeler aslında, ne kendi hayatını riske atması ne de adaya bir daha dönemeyecek olmasını bilmesinden dolayı duyduğu acıydı. Bu işlemin çok riskli olması ve en ufak bir hatada geri dönüşü olmayacak büyüklükte olaylara sebep olacağı bilmesinden kaynaklanıyordu...


Son olarak, dizinin hikayesinin aslında dizi başlamadan bittiğini göz önünde bulundurarak artık dizinin kaç sezon sürdüğü, uzadığı ya da kısaldığı hakkındaki tartışmaların gereksiz olduğunu düşünüyorum. Hatta aslında LOST projesi aslında 2000 yılı ya da öncesine dayanıyor. Geçen sene Josh Holloway ülkemize geldiği zaman, Beyaz'ın programında dizinin senaryosu hakkında onu gereksiz sıkıştırmaları ve garip soruları arasında, Josh ağzından birşey kaçırdı. ”Ben bu rolü 4 sene almak için uğraştım” demişti ama arada kaynadı o programın curcunası içinde tabi bu sözler. Dizinin bir sezon daha uzamasının tek sebebi senaristlerin grevi. Hatta uzadı da diyemeyiz. Bölüm sayısı, en başta planlanan ile aynı sayılır. Evet hikaye çoktan yazılmış ve bitmişti ancak işler bu kadar basit yürümüyor Amerikan dizi sektöründe. Her bölüm için teker teker işliyorlar yazarlar.




İnternette sayısız tahminler var. Ben hepsini okuyamadım zaten okumaya kalksam, sadece bu sezon için olanları okumaya ömrüm yetmez... smile.gif Ama aklın yolu bir demişler. Benimkine benzer çok tahmin vardır mutlaka...
Tabi bugünün tarihinin 29/11/2008 olduğu ve benim 4. sezonun en son bölümü taaa geçen sene izlemiş olduğumu göz önünde bulundurarak, eğer bir hatam ya da eksiği var ise tahminlerimde, eleştirirken insaflı davranmanızı rica ediyorum şimdiden.... tongue.gif

Gönderen: coollorenzo Dec 6 2008, 06:17 PM

Benjamin annesi emily’in onu doğuruken ölmesi, babasının da sürekli bundan Benjamin’i sorumlu tutması ve babasından göremediği sevgiyi dışarda arar.Buda çocuk üzerinden başkalarının yararlanmasına imkan sağlar. Gün geçtikçe, babasına olan sevgisi neferete dönüşmeye başlamıştır. Hayatında en önemli pişmanlığı ise hayatına giren iki kadındır..Bunları hatırlamak gererkirse; hayatında ona hiç tatmadığı bir duyguyu tatdıran ve kendi kabuğunda yaşadığı dünyadan onu gerçekliğe , ilk dostluğa ve ilerde birgün aralarındaki duygu bir zaman sonra büyük aşka dönüşsede , yapmak zorunda olacakları onu derinden sarsacaktı. Çocukluk günlerinde Benjamin’in pek dostu yoktu ona iyi davranan bir Annie vardı birde ailesine desteğini esirgemiyen babasına iş veren horoce vardı.Doğum günlerini horoce ve annie ile birlikte kutlardı.Zaten hayatını değiştiren olaylar son dogum gününden sonra başlamıştı. O gün annieden aldığı tahta bebeği hep saklıyacaktı ve ormanda Richard’la tanıştığı gündü aynı zamanda Zamanla . richardla daha çok vakit geçirmeye başladı. Jacop ile tanıştığı gün othersle olan bağları dahada kuvvetlendi onları ailesi olarak görüyordu biraz çevresinde gördüğüklerinden birazda jacop’un ikna güçlü ikna yetsinden kaynaklanan etkilemeyle hiç istemesede purge katliamında onlara yardım eder.
Daha sonra annie’nin boşluğunu ve hayatında eksik olan şeyleri bulduğu bebekte tatmin etmeye çalışır.Zaten kötü geçen bir yaşamı alex ile değiştireceğine inanır.Herşeyini ona adar.
Adaya kazazedelerin gelmesinden sonar bozulan dozen için jacop bir plan yapar.Benjamin’de planın bozulmaması için elinden geleni yapar.Hatta ada elden gitmesin diye yaptığı blöf sonucu alex'i de kaybeder.Bu olanlar giderek ağırlaşarak içini yakıp kavururan pişmanlıklardır.
Bir diğer benzer hikaye ise çocukluğunda babasına kendini kanıtlamak için onun doğrultusunda herşeyi yapan ama bir türlü babasını menun edemiyen Jack'in hikayesidir.
Jack’in hayatındaki en önemli pişmanlığı ve bunun sonucunda alkolik ve hapçı olmasının sebebi hatırlarsak babasını hastane yönetimine şikayet etmesi sonucu babasının ondan uzaklaşıp avusturalyaya gitmesi jack'in babasından özür dileyip onu çok sevdiğini söylemek isteyipte yaşarken bunları söyleyememesi.Adada üzerine yüklenen liderlik rolünde onlarca kişiye yardım etmesine rağmen kardeşine yeterli vakti ayıramaması ve istemeden de olsa onu adadan kurtaramaması kadere inanmasına rağmen adada sonradan olan kötü şeyler için için locke'un onu suçlaması. Diğerlerinin hayatı için Jin’I feda etmesi onu çok üzdü. Kate ile mutlu bir beraberliği varken bütün bu olanlara dayanamayıp birde üstüne aeronu gördükçe claire hatırlatması pişmanlığının katlanmasına dayanamayıp Kate terketmişti.
Ada taşındıktan sonra oluşan güçlü manyetik alan adada yaşayan kazazedeleride farklı boyutlarda etkiledi.Hatırlarsak en son Jin patlayan bir gemide faraday ise küçük bir botta gemiye ulaşmaya çalışırken ada ışınlanmıştı.
Jin gemi patlamadan kısa süre önce gemiden atlayıp ,adaya doğru yüzmeye devam ederken geminin patlamasıyla gendinden geçer. Adanın etrafını saran parelel boyutttaki solucan deliklerinden birinin akıntısına kapılarak bir tahta parçası üzerinede baygın olarak(adanın 1988 Russo ve bilim ekibinin adaya ulaştığı zamanda) sahile ulaşır..Daha sonra russo ile tanışır ve bu zamanda vakit geçimeye başlar.
Faraday ise daha öncede maruz kaldığı bu güçlü manyetik alan etkisinden nasibini alır. Desmond'un hastalığına yakalanır.Faraday bazı zamanlar ada geçmişi ve şimdiki zaman arasında gidip gelir.Charlote'n not defterini karıştırıken bulduğu sabitim DESMOND HUME yazısı ilgisini çeker ve faradaya sabitni bulmalısın der.Faraday geçnişte Dr.Marvin Candle ile karşılaşır doktor ona yardımcı olabileceğini söyler. Doktor bu arada adanın geleceğini çok merak ettiğinden faradaydan kendi zamanını anlatmasını ister. Doktor duydukları karşısında bunun tamamen bir felaket olduğunu dünyanın sonunun gelebileceğini , others ve diğelerinin iç yüzünü anlatır. Beraber geçirdiği zamanlarda meslektaşını Orchid .ve zaman makinesiyle ilgili bilgilendirir, Faraday’ın elindeki not defterindeki yazılarının büyük bir kısmının burdan geldiği anlaşılıyor. Doktor eğer manyetik aşırı yüklenmeye kalıcı bir çare bulamazlarsa geleceğin çok tehlikeli sonuçlar doğuracağını söyler. Bu yüzden dharmanın çalışmalırına devam etmesini sağlamalısınız. Olası gelecek için bir kaset hazırlar.Bu kaseti gelecekte sen bulmalısın ve not defterinde yazdığım yerde olacak der.Farday ile yürütüğü çalışmalar neticesinde onu kendi zamannına gönderir.
Faraday döndüğünde bildiklerini yakın arkadaşlarına da anlatmak istemesine rağmen onları bir türlü ikna edemez.Daha sonar adanın düzensizliğinden hala farkına varmadığı bişey vardır. Bazı arkadaşalarıda hastalanmıştır.
(Desmond’un kayıp zamanı) Zorlu bir hayat geçiren ,babasını erken yaşlarda kaybeden.Bu yüzden okulu bırakakıp çalışmak zorunda kalan ve aşık olduğu kızı sırf alt tabaka olduğu için alamayan,kızın babasının türlü entrikalarına maruz kalan dostumuz desmond sonunda muradına ermiştir. Dostumuz desmond pennyle mutlu bir sürgün hayatı yaşamaktadır.Her hafta tekneyle farklı bir yerde yaşıyorlardır. Bir süre sonra pennyin hamile olduğunu öğrenir artık çok mutludur ve zaman su gibi akmaya devam etmektedir.Taki penny’in doğumu yaklaşana kadar.Bir gün penny doğumun yaklaştığından emin kıvranmaktadır. Desmond'un bir doktor bulması gerekir çevredeki koylardan sonunda bir doktor bulur döndüklerinde penny'in durumu pek iyi değildir.Doğum gerçekleşir ve bir kızları olur aradan fazla zaman geçmeden penny dahada rahıtsızlanır. Bebeğini biricik aşkı Desmond'a emanet ederek ölür.Desmond ne yapacağını şaşırır daha sonra benjodan öğrendiği kadarıyla maruz kaldığı radyasyon penny ve bebeği etkilemiştir.Benjo ikinci bir şanslarının olduklarını ve bunların hepsini senin yardımınla düzeltebileceğini söyler.Bu sıralarda sabitini kaybeden Demond’da yine tuhaf şeyler olmaya başlar ve yine Daniel’i ziyaret etmesi gerekir.Benjamin ise bunun kendileri için bir avantaja dönüşebileceğini söyler. Onun yapması gerekenin daha öncede karşılaştığı Ms Hawking'in onlara engel olmasını önlemek ve bedenini adaya taşıyarak faradaydan bir plan yapacak kadar bilgi almaktır.
(Benjamin’in kayıp zamanı)Benjamin adadan kurtulunca Widmore'dan intikam planını devreye koyar ve Sayid ile birlikte Widmoru yavaş yavaş yok etmeye başlıyor.Sayid’e ada projesiyle ilgili önemli kişileri öldürmesi için resimler verir.Kendisi ise pennyin peşine düşer ama sonradan gördükleri karşısında (penny hamile olması vs.. şeylerden) pişman olur ve artık hayatında yeni bir sayfa açmak ister ve bundan sonra kötü adam olmak istemektedir.
Benjamin ,locke'un öldüğünü haber alınca akşam cenaze evine gider tahmin ettiği gibi jack buradadır.Jack'e bütün yaptıklarımız için ikinci şansımız olacak der.Kısa zamanda diğer oceans six üylerini iknaya koyulur.Kate’i hayat güvencesinin olmadığına ikna eder ve adaya döndüklerinde çocuğa sun'un bakabileceğini söyler.Sun'a Jin'in yaşadığını ikna etmek için ona Jin’in yüzüğününü verir ve adaya gitmezlerse öleceğini söyler.Hurley’ide bütün kabuslarının ve uğursuzlukların son bulacağına ikana eder ve adaya gitmek ve bütün olanları değiştirmek için bir plan yaptığını söyler..Desmond da zamanda tekrar yolculuk yapmaya başlar amacı ms.havking'e zamanın değiştirilebilineceğine ikna edip penny’i kurtarmaktır.Bunda başarılı olamayan des onu adadaki döngüyü kıracağını ve penny’I kurtaracağını söyler. Ms.Hawkingde böyle bişey yapabilirsen umarım mutlu olursunuz der.
Benjamin tesbit ettiği bir kaç dharma istasyonu ziyaret eder ve buradan bir takım bilgiler alır. Desmond 'da faraday ile kurduğu bağlantılardan edindiği bilgilerde çok yararlı olur.Benjamin’in anlatıklarına göre locke adayı son taşıdığında oluşan yüksek manyetik alan sismograflarını dış istasyonlardan biri kaydetmiştir bu sayede faraday'ın teorisi ve pennyi’in bilim ekibinin hesaplamalarıyla adanın tahmini yeri bulunur. Fardayın desmond’u ziyaret ettiği zaman bahsettiği Dr Candlenin söyledikleri benjonun planına büyük katkı sağlar.Şimdi hem widmore'dan kurtulmanın hemde jacoptan hesap sormanın vakti gelmiştir.jack’i hareketlendirecek bir konuşma yapar. Sen bunların lideri olacaksın sana verdiğim kordinatlar burda jack bu bizim hiç kimsenin bird aha elde edemiyeceği ikinci bir şansımız var. Sana adada çok işini yarayacak önemli bir şey vermek istiyorum.Bu vereceğim kutuda çok önemli şeyler var yanlız sana güveniyorum.Kutudakileri asla sorgulama bir kez olsun bana güven herşey düzelecek der.
Benjamin ve yeni ekibi desmond'un eşi penny'den kalan tekne ve ölçüm cihazlarıyla bir kaç yanılmadan sonra adanın tahmini yerine yaklaşırlar.Benjamin jack’e bu işin sonunda hepimiz istediğimize kavuşabiriz jack bütün bunlar senin elinde kutudaki bazı şeyler benimle ilgili kendi hakkımda bilgiler var.Ben adada sizin yanınzda olamıyacam.Sana anlattığım gibi adadaki çarkı kullanan bir daha geri dönemez.Bunun içinde bazı bilgiler var daha fazla bişey sorma zamanımz yok der.
Bizimkiler olanlardan habersiz adayı bulduklarına sevinirken kimsenin tahmin etmediği bişeyler vardır. Kader yine ağlarını örmüştür.Başlarda jack ve Benjamin’den intikam almak için yapsada sonradan jin’in yaşadığını öğrenince, istemeden buna devam eden Sun widmore'u da haberdar etmiştir. Bunun son şansı olacağını düşünen Charles Widmore bizzat kendisi kontrolünde büyük bir gemiyle benjamin’i takip etmekteydi.
Benjamin küçük bir bot suya indirtir ve iki ekibe ayrılacaklarını söyler.jack , hurley, sayid ,kate ve locke bota.Kendisi, sun, aerone ve desmond küçük adaya gideceğiz.Bu arada jack verdiğim görevi yerine getirirken yanın da bulunması gereken kişilerden başka kimseyi umarım yanına almazsın der. Desmond da jack'e sarılır ve başka bir hayatta görüşmek üzeri brada der.
(Günümüz 2007 dünya zamanı-) Jack adaya doğru yaklaşırken içinde hafif bir ürperti hisseder..Kate neden yine benjamin’in oyunlarına alet oluyorsun ve şu kahrolası kutuyu açmıyorsun.Çok geç olmadan bizim için yine neler hazırlamış hep beraber görelim der .jack hayır kate der. Jack herşeyin bir nedeni vardır adada açacagız der.Hurley ada göründü dedi.Ada yakınlaştıkça görülenler başlarına neler geldiğini gözler önüne seriyordu kamp yerinden bir kaç yanmış bez parçaları tüten dumanlar kalmıştı.Sahile vardıklarında john da bir değişim oluyordu. yavaş yavaş matlaştı once ve daha sonra grimsi bir hal olan locke şeffaflaşmaya başladı.Kısa bir süre sonra yok oldu herkes bu şaşkınlığı üzeriden atamadan jack takip ediliyoruz yaklaşıyorlar diye bağırıyordu . jack otherwile doğru kaçıyoruz.benjo farkettiyse eminim bize gereken zamanı sağlıyacaktır der.Akşam olurken jacop külübesinin yakınından geçiyorlardı..Hurley ben geçen sefer burdan yalnız geçerken çok korkmuştum şurda ışığı yanan bir ev var. Demesine kalmadan aniden karşılarına locke çıkar, yine kanlı canlıdır.Jack beni çok beklettiniz nerde kaldınız der.locke hadi gidelim widmorun adamları sahilde ateş yakmışlar sizi bulmak için ekip kuruyorlar der ve bir süre sonra otherwile vardıklarında burdada bir çeşit yıkımın olduğunu görürler manyetik çit moloz yığını haline gelmiştir.locke siz şurdaki eve girin artık benjamin’in kutusunu açabilirsiniz.Benimde benjonun eski evinde küçük bir işim var der..Locke eve girer girmez hemen gizli bölmedeki kapıyı açar kafasında daha önce benjonun yaptığı gibi blacksmok'un tasmasını çıkarmak vardır.
Locke üzerinde karartılarla odadan içeri girer. Jack'te bu sırada benjonun kutusundakileri anlamaya çalışıyordu.Kate sawyer ve diğerleri nerde diye sorar locke'ta Sawyer birazdan bize katılacak diğerlerinide ona sorarsın der.
jack locke'a gerçekten zaman makinesi varmı diye sorar locke olumlu yönde kafa sallar.
jack elindeki kimlik kartlarını locke gösterir bunlar dharma çalışanları için üzerinde resimlerimiz var der bide şu tahta bebek de neyin nesi locke gülümser benjonun herşey için bir planı vardır der Bu sırada sawyer gelir naber çilli der kate ona sarılır ve locke'da kaybedecek zamanımız yok kıyafetleri giyin gitmemiz lazım der. jack'de işin en gülünç yanı jin öldü gözlerimizlerle gördük ve ben tam üç yıldır bunun pişmanlığıyla yaşıyorum der.Locke bana güven Jin gittiğiniz yerde sizi bekliyor olacak der ve dışarı çıktıklarında sahilden ışıklar ve tuhaf sesler gelmekteydi.Locke sizi şimdi mr.eko'yu bulduğum mağraya götürüyorum der.Jack'e bu arada claire iyi durumda size verilen görevi başarırsanız hiç bir sorunumuz kalmayacak ve sanırım magaranın girişine de geldik der.Sawyer de kate’ye nekadar zor günler geçirdiklerini onlar adaya gelene kadar bazılarının nasıl öldüğünü yedikleri büyük kanlı baskını ve geri kalanları şu an için tapınakta güvende olduklarını anlatır.
Herkes locke'u takip ederek mağraya girer.Bu arada sawyer de mağaradan korkmuştur. Çilli burası o vurduğum kutup ayısının barınağıymış sence doğru mu yapıyoruz Başka ayı varmıdır der.Locke ise mağaranın derinlilerinde duvardaki ayı figürlerini incelemektedir.Bir an sonunda buldum der ve duvarda bir bölme açılır.Jack bana böyle bişey görecen deseler hayatta inanmazdım der odada eski mısır yazılarına benzeyen yazılar hayretle bakıyorlardı ve şurda duran cabine benzeyen alettede benzer şeyler vardı. Locke duvardaki küçük çarklardan oluşan sayısal tamamen mekamik bir kontrol paneline benzeyen şeyde birşeyler yapmaya uğraşıyordu. Kısa sürede olayı cozen locke. Bu arada yeşil panelde hurley uğursuz sayılarını görünce irkildi locke’u moruk bu sayılar çok uğursuz napıyorsun üzerimize uğursuzluk çökecek der. locke ise biraz kaygılı bir bakışla birazdan hazır siz şu kabine geçin ve benim geride kalıp şu
makineyi widmore gelmeden yok etmem gerek der. Bu arada jack sen onların liderisin yapman gerekeni biliyorsun der.Jack ve ekibi kabine geçer büyük bir beyaz ışık oluşur odada cabin dönmeye başlar hızla odadaki hiyeroglif sayaçta geriye doğru hızla akar.Kısa sure sonra herşey normale dönmüştür ama odada locke yoktur. Hemen mağaranın dışına çıkarlar.masmavi bir gök yüzü ve etrafta kuş cıvıltıları vardır. Jack tam şurada Mr eko’nun kardeşi yemi’nin uçagı vardı ne oldu ona demesine kalmadan , sağından gelen mavi van minübüsü farkederler ve hemen saklanıp vakit kaybetmeden benjonun söylediği rıhtıma doğru yola çıkarlar
Jack adayı ilk geldiklerinden daha iyi durumda bulur. Rıhtıma yaklaştıklarında az ilerde Jin keyifle onları izliyordur. Az sonra yanlarında Sun’un olmadığını fark eder hemen yanlarına koşup Sun nerde bebeğimiz iyimi dedi..Kate'de onların güvende olduğunu yine benjonun planlarının içinde oldukları söyler.Bizden buraya gelip others ve widmore'un planlarını bozmamızı istedi der. Rahatlayan Jin burası çok ilginç faradayda bir ara burdaydı doktora benden bahsetti ve şimdi Dharmadayım.Biliğiniz gibi şimdi Horoce ile kısa bir görüşme yapmamız lazım sizin adaya gönderdikleri yeni elemanlar olduğunuzu söylücem.Tekrar otherwile doğru yola koyulurlar.jack benjoyu gördünmü hiç der.Jin burda babasına yardım eden çocuk bazen bir kızla takılyor aşık ona galiba sık sıkta ortalıktan kayboluyor.Jack kesin asilerle dharmayı nasıl katlederiz diye planlar yapıyordur der.otherwile vardıklarında herşeyin yenilenmiş ve evlerin yeni boyanmış gibi durduğunu görürler. Jin şurasıda horoce’nin evi ben sizi tanitim.Horoce onları gördüğüne memnun olur ve kalacakları yeri gösterir onlara iş şartlarından bahseder ve yaptıkları işin dünya için ne kadar önemli olduğundan bahseder ve yarın yapacağınız işle ilgili bölümlere ayrılacaksınız.der ve giderken Hurley ahbab ben şu mavi vanda çok iyiyimdir tam benlik der.horoce gülümseyerek ordan ayrılır.jack’in kafasında ise yarının planları vardır. Sayid’e sen şu benjoyu takip et kate sende annie ile ilgilen bizde şu meşhur dr.marvin candle yi bulalım der.
Jack ve arkadaşları sabah görevlerini yeni işlerine koyulurlar.Vakit buldukça doktor , benjo ve diğerleriyle ilgili bilgi toplamaktadırlar.Çok geçmeden kate ve annie çok sıkı kanka olmuşlardır. Hurley ve genç benjoda minübüs işinde beraber çalışıyorlar , sawyer arada sırada küçük çapkınlıklar yapsada kendini Kate’ye takılmaktan alamıyordu. Sayid ise dharma dışında çalışıyordu ve sık sık ormanda geziyordu Kendisine yeni others arkadaşlar edinmişti.Bazı zamanlar yeni tanıştığı russo ile bilim ekibi ve adadaki hastalık üzerine muhabbet ediyordu.Kısa zamanda jack ve ekibi dharmaya adepte olmuşlardı. Zamanda her geçen gün daha hızlı akıyordu. Çok geçmeden dharmanın güvenini kazanan jack artık orchid'e bilim adamlarını taşıyordu jeep şöförlüğüde pek yakışmıştı Jack’e evde benimde bir jeepim var diyordu kendi kendine. Bir gün bilim adamlarını yemeğe götürdükten sonra Orchidde yalnız meşur doktor kalmıştı.Jack de çaktırmadan orchide iner ve dr.candle ye faradayı tanıdığını gönderdiği kasedi ve yakında olcak olan purgeden bahseder.Oda burda adanın geleceği ile ilgili önemli deneyler yaptıklarını ve bu deneylerin birinde kasada oluşturdukları manyetik bir zaman paradoksundan bahseder.Bunun iyi sonuçlarıda oldu. İnsan zihnini kopyalabileceği manyetik olanda hertürlü maddeyi taklit edebilen ,insanların düşüncelerini okuyuyan manyetik alan üzerinde kendini molekülerine ayırıp tekrar birleşebilen ve biz bunu kontrol edemedik onu manyetik alandan izole edilmiş özel bir yerde tutup deneylerimize devam ettik.Biz buranın yerlilerinin üzerindede hastalıkları , zaman ve mekan deneyleri yaptık Bir gün bize pisişik güçleri olan bir yerli getirdiler.Maddeleri kontrol edebiliyor,insan zihnini okuyabiliyordu tamamen diğerlerinden farklıydı ve bs.yi kontrol edebiliyordu. Bizde neden bs.nin yaptıklarını bizim kontrolümüz altında olan bu adam yapmasın dedik. ve onunla işimiz bittiğinde adanın tüm bilgisine sahip bir çeşit enerji haline dönüştü onun bize deneylerimiz üzerine çok faydası dokundu. ama bir süre sonra kendi bedenini kaybettiği için bizi suçlamaya başladı ve ben daha önceden horoce’ya mr. jacop ve mis jacop 'un yaşayacağı dışardan izole edilmiş bir kulübe yaptırmıştım.Jack dur gerisini ben anlatayım jacop kensine olanları ve eşinin onu öldü zannetmesi yüzünden eşinin intihar edişinden seni ve Dharmayı sorumlu tuttu.Kabilesindeki dostlarından yardım almak istedi ama onu yalnızca onu duyan oğlu Richard'dı ve richard hazırladığı plan gereği ada dışında sık zaman geçirecekte ve ada üzerinde kuracakları döngü için onu duyabilen seçilmiş bir nesil hazırlıcak adanın hastalıkları üzerinde dharmadan son görev yapacak bilim adamları lazımdı ve ilk buldukları annesi yerlilerden benjo idi onu liderliğe hazırlar ve adada zaman kavramının olmayacağına sonsuz huzuru ailesinde bulacağına ikna ederler.Dr. marvin mutlaka engel olmalıyız bu döngü kurdukları vakit hepiniz ölmüş olacaksınız adanın manyetik kuvveti çok tehlikeli geçici olarak boşaltım yapıyoruz biz çaresini bulana kadar ve bunların bu işi önemsememesi dünya yörüngesinde kayma yaratabilir Bu da dünyanın sonu olur.Jack o gün geldiğinde bir planımız var der dışarı çıkar.
not.purgede görüşmek üzeri NAMASTE
Teoriyi bir araya toplamaya çalıtım yeni eklemelerle umarım beğenirsiniz
BEnde tam benzer bir teori yazıyorken fikrim çalınmış gibi oldum flaugh.gif

Gönderen: Harvey Dent Feb 1 2009, 08:59 AM

S4xE11 "Cabin Fever"
http://lostpedia.wikia.com/wiki/Image:Grandmalocke.jpg
forum resmi

S5xE3 "Jughead"
http://lostpedia.wikia.com/wiki/Image:Surrounded.jpg
forum resmi

İki resim arasındaki benzerliği farkettiniz mi? ohmy.gif

Gönderen: Sheckhin Feb 1 2009, 10:33 AM

@Harvey Dent

1954 tü yanlış hatırlamıyorsam adada o kızın görüldüğü tarih. İlk ss teki tarihle de hemen hemen aynı gibi duruyor. Güzel ayrıntı yakalamışsın. Bravo.

Gönderen: Harvey Dent Feb 1 2009, 11:02 AM

@Sheckhin


Eğer S4xE11 "Cabin Fever" bölümünü hatırlıyorsanız, doğum yaptıktan sonra bebeği elinden alınıp, evlatlık veriliyordu. Ayrıca doğumdan sonra nedense bebek Richard tarafından ziyaret ediliyordu. Aslında bu şekilde hatırlayınca ve bölümü tekrar izleyince bu olasılık güçleniyor.
Bknz: http://lostpedia.wikia.com/wiki/Image:Alperbabylocke.jpg


Gönderen: Harvey Dent Feb 1 2009, 11:17 AM

Birde şu pusula meselesi var.


Birde şu ayrıntı dikkatimi çekti Richard ve John karşılaştıklarında Richard, John'u tanımıyor. Bunun üzerine John pusulayı gösteriyor. Tekrar S4xE11 "Cabin Fever" bölümüne geri dönersek Richard, John'un çocukluğunu ziyaret ediyor ve önüne bir takım eşyalar koyup seçmesini istiyor. Burada pusulayı tekrar görüyoruz. Aslında S4xE11 "Cabin Fever" bölümüne fazlaca referans söz konusu, tekrar izlemek gerekiyor, detayları yakalamak için. flaugh.gif


S5xE3 "Jughead"
http://lostpedia.wikia.com/wiki/Image:Meeting.jpg
forum resmi

S4xE11 "Cabin Fever"
http://lostpedia.wikia.com/wiki/Image:AlpertItems.jpg
forum resmi


Gönderen: Harvey Dent Feb 8 2009, 01:56 PM

Benjamin'in minübüsü flaugh.gif

Ben'in minübüsünün üzerinde yazan Canton Rainier aslında reincarnation kelimesinin bir anagramı. Forum resmi

Gönderen: NeOsiris Feb 8 2009, 06:07 PM

John Locke'un annesi ile Ellie, aynı kişi değiller. Locke'un annesi rolündeki kadın sadece o açıdan benziyor, bölümün geneline bakılırsa benzemedikleri anlaşılır. Ellie, Faraday'ın annesi büyük bir ihtimal.

Gönderen: h3llk1ng Feb 12 2009, 11:00 PM

Ellie Faraday'ında annesi değilmiş.

Gönderen: salto Feb 19 2009, 03:46 PM

5x06 ne bölümdü hala tüylerim ürperiyor heyecandan.Sizlerin yorumları ne olacak çok merak ediyorum.

Gönderen: MaXuT Mar 22 2009, 03:04 PM

Dizi 5. sezonda bilimsel bir havaya büründü. Bu yüzden çoğu kişi olanlara bir anlam veremeyip 'Lost saçmaladı.' gibi yorumlar yapıyor; en azından kendi sitemde öyle görüyorum. smile.gif

(Sadece bir teoriden ibarettir..)

Özellikle son bölümde (05x08 ve 05x09) dizideki zamanın lineer olmadığını gözümüzün içerisine soktular. Eğer lineer olsaydı Sun ve Lapidus'a barakalara gelip gördükleri 1977'ye ait resim aslında sürekli orada olacaktı ve 815 adaya düştüğünde Others Jack'in, Kate'in ve diğerlerinin Dharma çalışanı olduklarının farkına varacak ve bu bir kaos ortamının doğmasına neden olacaktır. Ama durum böyle değil malesef. Eğer dikkatli bakarsanız Sun ve Lapidus barakalara geldiklerinde Dharma dönemine ait bir tabela görüyorlar. Biz biliyoruz ki Others Dharma üyelerini öldürdükten sonra barakalara yerleşti ve Dharma'ya ait tabela, resim vb. şeyleri kaldırdı. Sonrasında ise Black Smoke gelip barakaların yanında Keamy'nin ekibine küçük bir zaiyat verdi. Sonrasında ise malum, barakalar terk edildi. Yani Sun, Lapidus ve 316 bizim seyrettiğimiz geçmiş ve gelecekten farklı bir ortamdalar. Yani alternatif bir gelecekteler. O yüzden 1977'de fotoğraf çekilmeden Sun o fotoğrafı görüyor.. Bu teori Faraday'ın Charlotte'i henüz 'adaya gelmeme' konusunda uyarmadığı halde Charlotte'in 'beni uyaran kişi sendin' demesini, Locke henüz Widmore'la tanışmamışken Widmore'un onu tanımasını (vs..) açıklıyor..


Gönderen: sson Apr 9 2009, 06:31 PM

Yanlışım varsa biri düzeltsin, ne de olsa üzerinden uzun zaman geçti. 1. sezondan bir bölümle alakalı olmasına rağmen 5x12'yi de kısmen ilgilendirdiği için spoiler içinde veriyorum:

1. sezon 16. bölümde Sawyer ailesini mahveden kişiyi Avustralya'da ararken yanlış adamın canına kıymıştı. Daha sonra John sayesinde doğru kişiyi de öldürdü, o ayrı konu. Ancak nedense bu eylemi yüzünden kara duman nezdinde hesaba çekilmedi. Sawyer'ın durumunun Eko ya da Ben'inkinden ne farkı var? Sevilen bir karaktere kıymak zor geldiği için midir ki bilerek ya da farkında olmayarak hikâyede böyle bir açık bırakılma riski göze alınmıştır? Aynı soru Kate ve Sayid için de uyarlanabilir aslında. Kara duman tarafından hesaba çekilme kıstası nedir merak ediyorum.

Gönderen: dudu Apr 13 2009, 08:45 PM

Ben, adadaki lider konumundaydı bu görevi Locke'a devredene kadar. Her önüne geleni yargılamaz herhalde ada. Widmore'un adadan kovulması nasıl oldu henüz öğrenemedik ama Ben'den önce lider oydu. Sanırım o da bir şekilde yargılandı ve ceza olarak adadan kovuldu. Şimdi Ben yargılandı ve tam bir ceza almadı aslında ama Locke'u izlemesi söylendi.

Eko'nun durumu ise yargılanma değildi bence. Onu bunlardan ayırmak gerek.

Gönderen: h3llk1ng Apr 14 2009, 06:25 PM

Şöyle bir resim buldum, paylaşayım dedim :

forum resmi

Gönderen: NeOsiris Apr 14 2009, 06:36 PM

dizide alternatif gelecek diye bir şey olduğunu zannetmiyorum.

Gönderen: hayyam Apr 18 2009, 03:23 AM

Bir filozof, bir psikolog, bir sosyolog, bir antropolog, bir mistik, bir vs. vs.den oluşan beyin takımı bir araya gelse ve bir dizi senaryosu yazmaya kalksa ne olur? Normalde saçma sapan birşey çıkması lazım ortaya. Hele ki bunu Holüvud yapıyorsa, orijinal bir şeyler çıkma ihtimali daha düşüktür. Ama nasıl olmuşsa, bu dizinin senaristleri her kimse, işlerini muhteşem yapıyorlar ve beni tekrar tekrar kendilerine hayran bırakıyorlar. Binlerce örnek sayabilirim ama en son, 5*12'de, Locke'un B. Linus'u peşine takıp tapınağa götürürken aralarında dönen "nereye gidiyoruz" diyaloğu var ki, beni bir kez daha benden almıştır. Yahu arkadaş, Hegel de mi okudunuz? En basit sahnelerde "yöneten-yönetilen" ilişkisi üzerine böyle güzel şeyleri nasıl yazıyorsunuz? Ne yalan söyleyeyim, Lost, bir dizi olarak çıtayı çok yükseltmiştir ve aşılabilmesi bence güçtür.

Gönderen: reel Apr 23 2009, 04:42 PM

Bir hafta ara veren Lost'un yeni promosuyla sezon finali belli oldu diyebiliriz. İzlemek isteyenler için spoiler kutucuğuna bir tık.

Bu arada Dan'in promoda söylediği pek ilginç hani. :merakettiripzorlapromoyuizletmesmiley:




Anyone of us can die, Jack!!!

Gönderen: KıvılcımArduc May 7 2009, 09:25 PM

2. Sezon finalinde Desmond anahtarı çevirince kuğu istasyonu patlayarak kaybolmuş ve 108 dakikada bir basılması gereken düğmeye artık gerek kalmamıştı. Benim tahminim Jughead 2. sezon finalinde Desmond tarafından patlatıldı. Kuğu istasyonuna patlama kapakları olduğunuda hatırlarsınız, ayrıca birde radyasyon elbisesi vardı, benim tahminim Jughead Kuğu istasyonunun altına gömüldü. Kuğudaki gücün açığa çıkma ihtimaline karşı enerjiyi yok etmek için kullanılmak üzere oraya konulmuştur.

Belki Richard'ın yapacağı birşey yada başka bir olay sonunda Jack ve Sayid Jughead patlatamıycak Eloise Hawking de Diğerlerinin liderliğinden atılıcak yada manivelayı çekerek adadan ayrılmak zorunda kalacak yerinede Charles Widmore geçicek.

Diğer bir tahminimde 1977 deki kalan kahramanlarımız sezon finalinde kendi zamanlarına değilde daha geçmişe gidecekler, benim tahmin ettiğim zaman heykelin yapıldığı zaman olacaktır, böylece adanın geçmişi ve sırrıda 6. sezonda ortaya çıkıcaktır.

Eğer Jacop bizimkileri çocukluklarında ziyaret ettiyse Jacop aslında Richard olabilir. Hatırlarsanız 4x11 de Richard Lock'u küçükken ziyaret etmiş ve ona bazı eşyalar göstererek bunlardan hangisi senin demişti. O eşyalardan bazıları Beyzball eldiveni, eski bir kitap, cam bir tür içerisinde ilaç benzeri birşey, bir pusula, bir çizgi roman ve bir bıçak.

Buradaki pusula hepinize tanıdık gelmiştir herhalde. O sahnede Lock bıçağı seçince Richard sinirlenip o sana ait değil diyerek eşyaları toplamıştı.

Hatırlarsanız o bölümde birde Lock'un çizdiği bir resim vardı, yerdeki bir mazgaldan çıkan duman kel ve kepçe kulaklu birinin başına doğru geliyordu. Benjamin'in kara dumanla karşılaştığı zaman bu resmi hatırladım.


Gönderen: reel Jun 9 2009, 03:25 AM

Olacağı buydu. Sonunda Lost, Hitler'i de zıvanadan çıkardı. (Zaten çıkmıştı da. Bir geri dönüp Lost için tekrar zıvanadan çıktı diyelim.) fool.gif


Gönderen: KıvılcımArduc Jun 9 2009, 09:58 AM

Harika olmuş flaugh.gif

İnsanların haykırmak istediklerini Hitler dile getirmiş.

Gönderen: Caesar Jul 8 2009, 11:59 AM

Forum resmi

Gönderen: salto Jan 13 2010, 03:31 AM

Bunca zaman bu başlık epey ilgisiz kalmış.ABC.com da lost un final sezonunun başlangıç tarihi olarak 2 Şubat denilmiş.Az kaldı soruların yanıt bulmasına.

Gönderen: KıvılcımArduc Feb 4 2010, 02:37 PM

Güzel bir sezon açılışıydı, birkaç şey kafama takılsada busefer çoğu şey bana daha net gibi geldi.

Özellikle açılış sahnesi bana uçak düşmeseydi böyle olucaktıdan ziyafa Flashforward gibi geldi, yani son bölümden sonra zaman değişiyor, ada batıyor ve uçak hiç düşmemiş oluyor böylecede konu 6. sezon 1. bölüme bağlanıyor.

Bu sonuca nereden vardın derseniz Desmon'un uçak da görünüp kaybolmasından, ayrıca Jack'in boynundaki yaradan.

Desmond uçakda Jack ile konuşup elini sıkıyor sonrasında da ortadan kayboluyor, benzer bir hareketi 5. Sezon finalinde Jacob yapmıştı, Desmond'un bazı güçleri olduğunu biliyoruz, yani Desmond Jacob'ın oğlu bile olabilir smile.gif (intikamını almaya geldim baba flaugh.gif)


Bundan sonra çarşambayı iple çekiyoruz flaugh.gif

Gönderen: gulahgula Apr 1 2010, 03:54 PM

Son sezonla insanın hiç tartışası, kafa yorası gelmiyor.Başlarda cevap beklerdim ama şimdi bölümler bitse de gitsek havasındayım.Seriyi alttaki videodan takip etsem yeridir.Cevaplar entellektüel bilgilerdemi saklı bilmiyorum ama 5. sezonun o bilim-kurgu kokan güzelim bölümlerini mumla arar oldum.
Ben 2.0 fool.gif



Gönderen: hasta Apr 1 2010, 11:12 PM

Bayıldım ben bu Lost Untangled videolarına flaugh.gif Sekizinci bölümün videosu daha komik. Onu da ben paylaşayım.


Gönderen: hasta Apr 10 2010, 10:43 AM

Bu haftaki Lost Untangled bomba gibi yine. Son saniyesine kadar izlemenizi tavsiye ediyorum, bitti sanmayın jenerikten sonra, sürprizi var flaugh.gif


Gönderen: salto Apr 10 2010, 04:44 PM

QUOTE(hasta @ Apr 10 2010, 11:43 AM) *

Bu haftaki Lost Untangled bomba gibi yine. Son saniyesine kadar izlemenizi tavsiye ediyorum, bitti sanmayın jenerikten sonra, sürprizi var flaugh.gif





Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
Dr.Chang in orjinalini getirmişler yahu. Hemde BS nin geliş efektiyle birlikte. Kukla olan ammada tırstı ha.smile.gif))

Gönderen: Clint Eastwood Apr 30 2010, 10:46 AM

Bu hafta yok muydu Lost?

Gönderen: hasta Apr 30 2010, 03:24 PM

QUOTE(Clint Eastwood @ Apr 30 2010, 11:46 AM) *

Bu hafta yok muydu Lost?

Yeni bölüm haftaya. 4-11-18 Mayıs'ta üç bölüm yayınlandıktan sonra bir buçuk saatlik final bölümü bu sezonki alışılagelen çarşamba günü yerine 23 Mayıs Pazar (bizde pazartesi sabahı) günü yayınlanacak.

Gönderen: hawkins May 23 2010, 06:34 PM

Beklenen gün geldi.Altı senedir kendisine bağlattıran Lost bir kaç saat sonra final bölüyle sona erecek.Temennim iyi bir final olurda daha sonra bahsi geçtiğinde bir "The Sopranos" yada "Six Feet Under" gibi iyi bir şekilde hatırlarız.

Gönderen: gündüzdoğanay May 23 2010, 08:59 PM

Lost'un bu gece yayınlanacağı tamamen aklımdan çıkmış. Az önce milliyetin sitesinde görünce anımsadım. İyi veya kötü farketmez. Bitsin bir an önce. O kadar detayın arasında boğuldum resmen. Şimdi birisi sorsa 1. veya 2. sezonda neler olmuştu diye bir çok şeyi hatırlamadığımdan kem küm ederim. Hatta 5. sezonu bile çok fazla hatırlamıyorum. Gene de izledim. En çok da adayı özleyeceğim oleyo2.gif

Gönderen: filmciserdar May 24 2010, 05:40 PM

Kendi yaptırdıkları mekandaki (kilise değil) camda 6 büyük dinin simgesi ile "hangi dinden olursanız olun sonuçta gideceğiniz yer aynı olacak" gibisinden bir mesajı verildi. Çok güzel bir mesajdı bu. Başlı başına en çok hoşuma giden şey bu oldu.

Gönderen: R0BlN May 24 2010, 07:55 PM

Bu kadar tırışka bir final beklemiyordum doğrusu lac.gif Sen kaç sezon envai çeşit gizemi işle, bir sürü yatırım yap, sonra konuyu getir böyle bir yere bağla (Ona da bağlamak denirse). Dharma, heykel, Mısır mitolojisi, vs hikayeymiş yani. Ne diyeyim ey senaristler ve yapımcılar. Black Smoke musallat olur inşallah oleyo.gif

Gönderen: sson May 24 2010, 08:54 PM

Diziyi baştan izlemek isteyen yoktur herhalde thumbdown.gif

Gönderen: Shizof May 24 2010, 09:29 PM

Benim anlamadığım, bunlar dvd box set ve 6. sezon bluray falan çıkarınca kimse almayacak şimdi sinirinden. Niye böyle bir şey yapar ki bir yapımcı?

Gönderen: KıvılcımArduc May 24 2010, 09:34 PM

Final bölüm ile şimdiye kadar dorumlarda yazılan efendim yapımcılar cevapanmamış soru bırakmıycak son bölümde herşey açığa çıkıcak vs. gibi mesajalrının hepsinin ama hepsinin yalan ve uydurma olduğu ortaya çıktı.

Son bölümde öğrendiğimiz cevaplar;

Soru: Son bölümde ne açıklandı?
Cevap: Hiçbirşey

Soru: Son bölümde ne oldu?
Cevap: Çok basit birşey

Soru: Walt neden kaçırıldı, daharma neyin nesi, adayı nasıl ele geçirdi, Işık ne, oradaki eski uygarlık mı ne nedir, bu ada neyin nesidir vs. vs. vs.?
Cevap: Sadece vakit geçirip dikkat çekmek için konulan şeyler kafanızı fazla takmayın.

Gönderen: batigol-7 May 24 2010, 11:55 PM

Genel bir final değerlendirmesi yapıyorum.

Ben finali beğenmemeye önceden şartlanmıştım zaten ama benim şartlanmam
şimdiye kadar gösterilmiş tüm parçalar bir araya gelip yap bozu oluşturacak
ve ortaya bir resim çıkacak ve ben o resmi muhtemelen beğenmeyeceğim üzerineydi.
Fakat bu çok zeki oldukları iddia edilen senaristlerin saçmalaması sanırım,
birleşen herhangi bir parça yok, ortaya çıkan bir resim yok, sorulara cevap vermek yok...

Dizi fantezi başladı, bilim kurguya döndü, drama bitti...

Dizi benim gözümde ilk 2 sezonu harika, sonraki 2 sezonu vasat fakat son iki sezonu rezalettir.
Nefret ettim resmen...

Ayrıca diziyi 4 sezon ayakta tutan Bejamin karakterinin
son 2 sezon geri plana çekilmesi zaten canımı sıkıyordu.

Finalde tek beğendiğim sahne Sawyer ve Juliet'in sahnesiydi, gerisi sıfır!

Gönderen: hasta May 25 2010, 12:37 AM

Hakkımı helal etmiyorum flaugh.gif Hükümet derhal Washington'dan büyükelçimizi geri çağırıp Amerikan hükümetine nota vermeli. İnsanlık onuruyla oynandı. Bu bir skandaldır ve bütün dünyayla dalga geçmektir. Amerikan vatandaşı olsam (farazi olarak bile düşünmesi kötü) mahkemeye veririm bu yapımcıları. Çok uzun hakaretler düzmek istiyorum ama değmez, yıkıldım... Amerikan beceriksizliğinin ve kapasite yoksunluğunun, batının hazırdan yiyor oluşunun en büyük kanıtıdır bu son. Bir senaryoya başlarken en önemli kural sonun belirlenmesidir. Bunlar bu dizinin bu noktaya varacağını baştan tahmin edememişler ve o yüzden de bir son düşünmemişler. "Gittiği yere kadar uzatırız, nasılsa dünyada enayi çok" demişler. Enayi yerine konduk.

Köpekli ölüm sahnesiyle Godfather'ı bile kurcalayarak saygısız bir sonla bitti Lost. Vito'nun Don Ciccio'nun gövdesini bıçakla boydan boya yardığı gibi yarasım geldi bu yapımcıları. Öfkem o büyüklükte oleyo2.gif Cümleten geçmiş olsun.

Gönderen: nano May 25 2010, 12:53 AM

Son sezonun 6.bölümünde kalmıştım. Seyretmesem pek bir şey kaybetmeyeceğim anlaşılan. oleyo.gif
Yine de nasıl saçmalamışlar çok merak ediyorum. tongue.gif

Gönderen: mezdap May 25 2010, 06:00 PM

QUOTE(batigol-7 @ May 25 2010, 12:55 AM) *



Dizi fantezi başladı, bilim kurguya döndü, drama bitti...



Özet budur, başka söze hacet yok diyorum.

Gönderen: ChaMeLeoN May 25 2010, 07:28 PM

Meğersem hepsi rüyaymış diye bitse daha iyiydi tongue.gif

Gönderen: hawkins May 26 2010, 11:04 AM

Finalin iyi olmadığına bende katılıyorum ama bir kaç bölüm önceden tüm soruların açığa kavuşamayacağı belli olmuştu bana göre, bu yüzden son bölümü normal buldum.Anlayamadığım bir nokta 3. sezon sonunda dizinin 6. sezonunun final sezonu olacağı belirlenmiş.Kocaman 3 sezonda bu kadar akıllı senaristler çok güzel bir şekilde tüm sorulara açıklık getirebilirlerdi.Bunun yerine son bölümde Desmond'un kaynağa indiğinde etraftaki iskeletleri göstererek bunlarda ne gibisinden sorular sordurttular bize.Başka şekilde düşünüyorum bu dizi bana 6 sene(ilk 5 sezonu bittikten sonra iki günde izlerdim sadece altıncı sezonu haftalık izledim) boyunca çok güzel anlar yaşattı.Sadece son bölüme göre değerlendirmenin insafsızlık olduğunu düşünüyorum.Üzerinde bu kadar düşündüren başka dizi olmadı bu da ayrı bir güzellik.

Gönderen: ghostbar May 26 2010, 11:43 PM

Bence iyi bir final oldu(senaristler açısından);
ay yıldız, davut yıldızı, haç ve yingyang vede hepimiz ölümlüyüz.
seyrettikleriniz bizim fantezimizdi ey siz tüketiciler 6 yıl sizi eğlendirdik
finaldede biz eğlenelim dedik. fool.gif
güzel eğlenmiş adamlar ama flaugh.gif

Gönderen: KıvılcımArduc Dec 27 2010, 05:51 PM

İnternet de dolaşan bir haber var, Mayıs 2011 de yayınlanıcak 5 bölüm bana sallama gibi geldi ama spin-off projesi belki gerçek olabilir. Gerçi j.j. Abrahams böle bir projesi olmadığını söylemişti.

QUOTE
LOST Geri Dönüyor !!!

Dünyanın belki de en dikkat çekici ve merak uyandırıcı dizisi olan Lost, hepinizin bildiği üzere 23 Mayıs 2010 tarihinde ekranlara veda etmişti. En son 6.sezon 17 ve 18.bölümlerini yayınlayan ve Dvd Bonus’larından ekstra 12′dklık bölüm yayınlayan Lost, cevaplar açısından izleyicilerini tatmin etmemişti. Birçok sorunun cevabının havada kaldığını biliyoruz.



Gelgelelim Lost için bir Spin-off (Bir dizinin tam kadro değil de belirli karakterler üzerinden ayrı bir dizi yapılması) düşünülüyordu. 2 gün önce bu Spin-Off kararı onaylandı. ‎6.sezon ile final yapan Lost Spin-off kadrosu yavaş yavaş belirmeye başladı. Dizinin aşık çifti Bernard Nadler (Sam Anderson) ve Rose Nadler (L.Scott Caldwell)’nin Spin-Off bölümlerinde yer alacağı neredeyse kesinlik kazanırken adanın yeni koruyucusu olacağı düşünülen Walt Lloyd (Malcolm David Kelly)’un da yeni bölümlerde yer alacağı söyleniyor. Dizinin yeni isminin Return to the Island olacağı söylenirken adanın mevcut durumdaki korucusu olan Hugo ( Jorge Garcia ) ve Benjamin Linus ( Michael Emerson ) ‘un yeni bölümlerde yer alıp almayacağı merak konusu…



Ayrıca ”LOST” (spin-off ile karışmasın) 2011′in mayıs ayında yayınlanacak olan 5 bölümle nihai finalini yapacak. Bu 5 bölümde Jacob – MIB gizemleri gösterilecek.

Gönderen: hasta Dec 27 2010, 10:29 PM

Bayramlık ağzımı açtırmasınlar bana flaugh.gif Yürrüüü, anca gidersin!

Gönderen: mezdap Dec 28 2010, 10:01 PM

Aklıma gelen tüm ingilizce küfürleri sayıyorum şu an. flaugh.gif

Powered by Invision Power Board (http://www.invisionboard.com)
© Invision Power Services (http://www.invisionpower.com)