IPB

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )


Yedinci Gemi Çevirmenlerinden Son Filmler
Manchester by the Sea Posteri Split Posteri Rogue One Posteri Lion Posteri Fantastic Beasts and Where to Find Them Posteri John Wick: Chapter 2 Posteri Assassin's Creed Posteri

 
Reply to this topicStart new topic
> (500) Days of Summer [OST]
Funkster
mesaj Mar 27 2010, 11:26 PM
İleti #1


Etkin Üye
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 2,071
Katılım: 31-May 07
Üye No.: 6



forum resmi


(500) Days Of Summer, 2009’un en hoş romantik yapımlarından birisiydi. Bu filme de böyle bir soundtrack yakışırdı. Birçok benzerinin (özensizce derlenmiş benzerinin) aksine, adı sanı duyulmamış (illa duyulması da gerekmiyor) uyduruk indie grubunun bayık şarkılarını istiflemeyip, filmin ruhuna ve akışına eşlik edebilecek çapta şarkılar seçilmiş. Zaten filmde müziğin Tom ve Summer üzerindeki etkisini belli eden pek çok sahne mevcut. Albümün yıldızı bana göre iki şarkısıyla yer alan Rus asıllı singer/songwriter piyano insanı Regina Spektor. Her ne kadar son albümü Far ile gönül telimi titretememiş olsa da, kendisine saygıda kusur etmem. Filmin şirin mi şirin jeneriğinde çalan Us ve en önemli kırılma anı, aynı zamanda en estetik sahnelerinden birine mükemmel fon oluşturmuş Hero çok özel şarkılar. Hatta tarifi mümkün olmayan aşk acısını melodilere dökebilmiş en içli şarkılardan biri diyebilirim Hero için. Çok fena!

Tom’un aşık olduğunu anladığı günün sabahı evden çıkıp işe giderkenki sevimli müzikal sahne için Hall & Oates’un You Make My Dreams şarkısının seçilmesi ilginç olmuş. Bazı şarkıları film içinde duymak, onları sadece dinlerken hissettiklerimizden farklı oluyor. You Make My Dreams’i tesadüfen radyoda duysam, 80’lerin kıytırık pop şarkılarından biri der (ki zaten öyle sayılır!) kanal değiştirirdim muhtemelen. Ama o sahneyi görünce veya filmde kullanılış biçimi aklınıza gelince şarkı aslında hiç de kıytırık gelmiyor kulağa. 2009’un flaş gruplarından Avustralyalı The Temper Trap’in ilk albümleri Conditions’da da yer alan Sweet Disposition, eski sevgiliyle hâlâ bir şansı olup olmadığının belirsizliğini trende gün batımı sayesinde derinden hisseden Tom’un duygularına tercüman oluyor sanki. Albümde Carla Bruni’nin henüz Sarkozy olmadan önce duyup aşık olduğum mükemmel baladı Quelqu'un m'a dit bile var. İnsan böylesi çok sevdiği bir şarkıyı beğendiği bir filmde duyunca daha mutlu oluyor. Filme veya sahneye göre o sevilen şarkının ziyan edilme ihtimali de korkutuyor bir yandan. Zaten kendisi 2:44 dakikalık apayrı bir film olan Quelqu'un m'a dit’in varlığı bile benim için başlıbaşına bu albümü dinleme sebebidir. Filme nasıl monte edildiği önemli değildir. Çünkü hiçbir sahne onu ziyan edemez gibi hissettirir. O şarkı, tıpkı onu ilk duyduğunuz anda kafanızda çektiğiniz filmi oynatmaktadır sürekli.

Doves, Feist, Wolfmother, Black Lips, eskilerden Simon & Garfunkel, yukarıda sözü edilen şarkılar kadar vurucu besteleriyle yer almasalar da, bu şeker gibi albümün diğer saygın konuklarından. Nedense filmde hakkında hoş bir sohbeti dönen Ringo Starr’ın herhangi bir şarkısı albüme konmamış. Ne yalan söyleyeyim, çok da isabet olmuş. Filmi izleyen bir insan, Summer’a Tom’a yaptıklarından ötürü kızmayacak kadar sabırlı da olsa, şâyet onun en sevdiği The Beatles elemanının Ringo Starr oluşuna kızsa bile yerden göğe kadar haklıdır bana göre. Fakat hem bizim, hem de Tom ile Summer’ın The Smiths sevgisi bir başka. There Is a Light That Never Goes Out ve hârikulade The Smiths klâsiği Please, Please, Please, Let Me Get What I Want’ın da yer alması albümü gözümde daha da yükseltiyor. Bu da yetmiyormuş gibi albümün kapanışı da tadından yenmeyen Please, Please, Please, Let Me Get What I Want coverı ile yapılıyor. O cover sahibi ise She & Him. Yani filmin başrolü Zooey Deschanel’in usta folk müzisyeni M. Ward ile kurduğu şirin indie pop grubu. İkinci albümleri Volume Two’nun dumanı hâlâ üzerinde ve bence Volume One’dan bir gömlek üste çıkmış bile denebilir. Zaten Zooey Deschanel’in oyunculuk dışında müziğe olan ilgisi kendini hep popülerlikten uzak, bazen tuhaf projelerle kendini göstermekte. Yes Man filmi için de kızlardan oluşan bir grup kurmuş, soundtrack albüme de birkaç şarkı vermişti. Tabiî kendisinin indie camiasının önemli isimlerinden Death Cab For Cutie lideri Ben Gibbard ile evli olmasının da etkisi yoktur dersek çok ayıp olur herhalde. Son zamanların en güzel soundtrack albümlerinden biri olarak (500) Days Of Summer, eskisiyle yenisiyle çok dokunaklı bir derleme. Filmle bağ kurmuşlar kadar, henüz kurmamışları da etkisi altına alabilecek kadar belki de…


--------------------
User is offlineProfile CardPM
Go to the top of the page
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



- Basit Görünüm Şuan: 22nd January 2018 - 05:57 PM