Konunun Yazdırılabilir Versiyonu

Konuyu orjinal formatında görmek için buraya tıklayın

Yedinci Gemi Forum _ Sinema Genel _ Sinema Dünyasından Haberler

Gönderen: raskolnikov Jun 2 2007, 09:20 PM

The Curious Case of Benjamin Button

QUOTE
David Fincher’ın 2008’de gösterime girmesi beklenen filmi yeni filmi. Başrollerini Brad Pitt, Cate Blanchett’in oynayacağı filmin yardımcı oyuncusu Narnia Günlükleri’nden tanıdığımız Tida Swinton. Öyküyü senaryolaştıran Oskar'lı (1995, Forrest Gump) senarist Eric Roth. The Curious Case of Benjamin Button, F. Scott Fitzgerald’ın 1922 yılındaki çıkarttığı kısa öyküyle aynı adı paylaşıyor. 2006 Ekiminde başlanan çekimlerin 2007 Eylülünde sonlanması bekleniyor.


Filmin prodüksiyon aşamasından önce öyküyü çekmek isteyen birçok yönetmen olmuş. Önce Ron Howard başrolünde John Travolta’yı oynatmak üzere filme almak istemiş, sonra senarist Charlie Kaufman senaryoyu ele almış, 2005 Mayısında David Fincher, Brad Pitt ve Cate Blanchet ile anlaşma sağlayan Warner Bros. olaya noktayı koymuş.

Filmin konusu tam nedir bilemiyorum ama öyküyü internette buldum. Okumadım çok uzun, isteyen varsa aha:http://etext.library.adelaide.edu.au/f/fitzgerald/f_scott/jazz/chapter7.html Tek bildiğim 1860-1920 arasında Baltimore’da geçmesi. Rol için Brad Pitt 50 yaşlarında olacakmış, saçlarını bu yüzden kazıtmış. Bu arada filmin bütçesi 150 milyon dolar civarındaymış, Zodiac’ınki 75 milyon dolardı.

Gönderen: raskolnikov Jun 11 2007, 09:26 PM

* Tintin projesi için Steven Spielberg ve Peter Jackson ortaklık kararı aldı. Her iki yönetmen, bilgisayarla tasarlanmış birer bölüm çekecek. Üçlemenin son filmini kimin çekeceği hâlâ belirsiz.

* Micheal Mann, 1930’ların Hollywood’unda geçecek bir film noir’a hazırlanıyor. The Aviator’ün senaristi John Logan ile yazılan hikayede, başroldeki Di Caprio özel bir dedektifi oynayacak. Filmin adı henüz kararlaştırılmamış.

* No Country for Old Men’in Cannes’da gösteriminden sonra Joel ve Ethan Cohen, iki yeni film projesini açıkladı. George Clooney, John Malkovich ve Brad Pitt’in oynayacakları Burn After Reading, CIA üzerine bir komedi, ikincisi A Serious Man, Fargo tarzında bir film noir olacak.

* 1994 yapımı Lisbon Story’nin yönetmeni Win Wenders, Sicilya’nın başkentinde geçecek filmin çalışmalarına başladı. Palermo Story, olgun bir Alman erkek ile genç bir Sicilyalı kadının aşk hikayesini anlatacak.

Gönderen: sson Jun 15 2007, 09:13 PM

Şener Şen "Kabadayı" filmiyle dönüyor.

QUOTE
Yavuz Turgul'un yönetmenlik koltuğuna oturacağı filmde yapımcılığı yine Mine - Ömer Vargı çifti üstlenecek. Şener Şen'in "Ali Osman", Kenan İmirzalıoğlu'nun da "Devran" rollerini oynayacağı filmin teaser'ı sinema salonlarında gösterilmeye başlandı.

İsmail Hacıoğlu, Rasim Öztekin ve Aslı Tandoğan'ın da rol alacağı film, biri eski diğeri yeni iki kabadayının öyküsünü beyazperdeye taşıyacak. Şener Şen filmde 'Ali Osman' adında haksızlığa uğrayanları ve güçsüzleri korumayı racon edinen bir kabadayıyı canlandıracak. Kenan İmirzalıoğlu ise hayranlarının karşısına mafya liderliğini racon edinmiş yeni jenerasyon kabadayısı 'Devran' karakteriyle çıkacak.

Film, uğruna mücadele ettikleri değerler farklı olan bu iki kabadayı arasındaki düşmanlığı ve çekişmeleri anlatacak. Filmin, söylendiği gibi 2007'de vizyona girmesi durumunda Türk sinemalarında yılın en çok izlenen film olmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Yavuz Turgul'un geceli gündüzlü üzerinde çalıştığı 'Kabadayı'nın tüm hazırlıkları da bitmek üzere. Ekip Temmuz ayının başında çekimlere başlayacak. Film, İstanbul'un Kadırga, Karagümrük ve Kasımpaşa semtlerinde çekilecek.



Takva 'Altın Elhambra' için yarışıyor.

QUOTE
İspanya'nın güneyindeki Granada kentinde bu yıl ilki düzenlenen "Güneyin Filmleri Festivali"nin resmi yarışma bölümünde, yönetmen Özer Kızıltan'ın "Takva" adlı filmi de yarışıyor.

10 gün sürecek festivalin resmi bölümünde Türkiye, Hindistan, Paraguay, Çin, Tunus, Senegal, Edonezya'nın da aralarında bulunduğu 16 ülkeden 15 film yarışırken, birinciye "Altın Elhambra" ödülü verilecek.

"Takva" yarışmada Türkiye'yi temsil eden tek film.

Festivalde ayrıca Türk yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın bir fotoğraf sergisi de açık tutulacak. Festivalde, 60'a yakın sanatseverlere sunulacak.



Gönderen: sson Jun 16 2007, 08:39 PM

Indiana Jones yetim kaldı!

QUOTE
1989 yılında “Indiana Jones: Son Macera” adlı filmde, Harrison Ford’un babasını canlandıran 77 yaşındaki Sean Connery, yeni filmde rol almamaya karar verdi.

Steven Spielberg ve ekibiyle aylar süren görüşmelerin ardından olumsuz yanıt veren aktörün, 2005 yılında sinemayı bıraktığını açıkladığı ve bu kararına uymaya devam edeceği ifade edildi.

“Beni emeklilikten koparacak tek şey aslında Indiana Jones filmi olabilirdi” diyen Connery, Steven Spielberg ve George Lucas ile çalışmaktan her zaman mutluluk duyduğunu ifade etti. Harrison Ford’un babasını canlandırmanın da bir onur olduğunu dile getiren ünlü aktör, ancak bütün bunlara rağmen emekliliğe devam etmekte karar kıldığını kaydetti.

Çekimlerine bu ay başlanacak filmde, 65 yaşındaki ünlü aktör Harrison Ford yeniden kamera karşısına geçecek. Oyuncuya, John Hurt, Shia LaBeouf, Cate Blanchett ve Ray Winstone’un eşlik ettiği film, 20 yıl aradan sonra beyazperdeye dönecek.

Yapımcılığını Lucasfilm’in Paramount Pictures adına üstlendiği filmin senaryosunu David Koepp kaleme aldı. Toplam 94 milyon dolara çekilen “Indiana Jones” serisi, 1981 yılında “Kutsal Hazine Avcıları-Raiders of the Lost Ark” adlı yapımla başladı.

Harrison Ford, 1984’te “Indiana Jones: Kamçılı Adam-Indiana Jones and the Temple of Doom”, 1989’da “Indiana Jones: Son Macera-Indiana Jones and the Last Crusade” adlı filmlerde kamera karşısına geçti.



Pacino’ya yaşamboyu başarı ödülü...

QUOTE
“Baba”, “Yaralı Yüz”, “Carlito’nun Yolu”, “Kadın Kokusu”, “Şeytanın Avukatı”, “Ocean’s Thirteen” filmlerindeki unutulmaz oyunculuğuyla sinema dünyasında haklı bir ün kazanan 40 yıllık oyuncu Al Pacino, Amerikan Film Endüstrisi tarafından “Yaşamboyu Onur Ödülü”ne layık görüldü.

Hollywood’daki Kodak Tiyatrosu’nda düzenlenen törende ödülünü alan Oscar ödüllü Al Pacino, başarısının sırrını şöyle açıkladı:

“Çoğu zaman bir nevi hislerime hitap eden şeyleri yapmaya çalıştım. Bazen yaptım bazen yapamadım. Gerçekten hissediğiniz şeyi yapmak tabii eğer yapabilirseniz, ya da yapacak kadar şanslıysanız iyi bir tecrübedir.”

67 yaşındaki ünlü oyuncu, yıl sonuna doğru çekilecek olan ünlü ressam Salvador Dali’yi canlandıracağı filme hazırlanıyor. Al Pacino, 1995’te “Heat” filmiyle başrolünü paylaştığı bir başka usta aktör Robert De Niro ile de “Righteous Kill” adlı filmde buluşacak.

Gönderen: sson Jun 18 2007, 02:08 PM

Mahpusta bir film...

QUOTE
Senaryo Yazarları Derneği'nin 2006 Haziran ayında Bayrampaşa ve Paşakapısı tutukevlerinde başlattığı Hayal Kurmak Serbest Film Öyküsü Atölyesi'nde, tutukluların yazdığı öykülerden ilki film oluyor.

Gaye Boralıoğlu, Neşe Şen, Birol Güven, Haluk Ünal, Hüseyin Kuzu'nun öncülüğünde cezaevinde tutuklulara yönelik başlatılan Hayal Kurmak Serbest Film Öyküsü Atölye'si yaklaşık bir senedir devam etmekteydi. On beş kişilik atölyelere bölünen tutuklular on beş ayrı hikâye yazdılar.

Birol Güven’in atölyesinden çıkan ‘‘Bayrampaşa ‘Ben fazla kalmayacağım’’ bir temmuzda çekilmeye başlanıyor. Dünya da ilk kez tutukluların yazdığı, oynadığı ve gene müziklerini tutukluların bestelediği bir film çekilecek. Oldukça zor şartlar altında tamimiyle tutuklular tarafında hazırlanan film Bayrampaşa Cezaevinde çekilecek. Filmde ayrıca Avrupa Yakası dizisinden tanıdığımız Vural Çelik filmin ana karakterlerden birini canlandıracak.

Gönderen: Funkster Jun 21 2007, 01:32 AM

Önce http://www.imdb.com/title/tt0371257/ ile, ardından http://www.imdb.com/title/tt0420223/ ile, sizi bilmem ama benim gönlüme ufaktan taht kurmaya başlayan Marc Forster'in iki yeni ve birbirinden ilginç projesinden haberdar oldum. İlki, Khaled Hosseini'nin romanından, Stay'deki partneri David Benioff'un senaryolaştırdığı http://www.imdb.com/title/tt0419887/ isimli tamamlanmış film.. Amerika'da yaşayan Amir'in Afganistan'a geri dönüp, savaştan etkilenen çocukluk arkadaşına yardım etmesi üzerine müthiş bir konusu var. Filmde birkaç ufak rol dışında hiç Amerikalı oyuncu bulunmuyor. Muhtemelen 2008'in ilk ayları gösterime girecek.

forum resmi

Bir diğer proje daha feci.. Forster, 22. James Bond filmini yönetecek. Başrolde yine ahalinin çok tartıştığı, ama benim çok sevdiğim bir aktör olan Daniel Craig bulunuyor. Craig'den James Bond olur mu diye tartışıldı uzun süre.. Bence ondan O.J. Simpson bile olur ya neyse. Fakat iş, Craig'in oyunculuğuna laf etmeye kadar gitti. Sanki bir Bond filminin oyunculuğa çok ihtiyacı varmış gibi. Hani Sean Connery'den utanmasam, alemin gördüğü en sıkı James Bond diyeceğim kendisine. Benim gibi bir Bond gıcığına bile zorla sevdirecekler şu ajanı. Forster'dan beklentim Bond bile olsa oldukça yüksek. Filmin gösterimi yine 2008'i bulacak. Forster farklı türler arasında sıçramalar yaparak bir tarz edinmeye çalışıyor anlaşılan. Benim için bir yıldız olma yolunda kendisi. İştahla bekliyoruz..

Gönderen: baronio Jun 21 2007, 11:55 PM

Stranger Than Fiction benim için de bu yılın unutulmazlarından biri oldu. Marc Foster'ı aslında Finding Neverland'den dolayı pek de sevdiğim söylenemezdi ama Stay ve Stranger Than Fiction üst düzey yapımlardı sahiden. The Kite Runner da tadından yenmez bir filme benziyor. Bond için yorum yapamayacağım, zira hiç hazzetmem. Koskoca Sean Connery ve Bond'un elbiseyi en iyi taşıyanı olduğunu, başka da hiçbir elbiseyi dolduramadığını düşündüğüm Pierce Brosnan bile bana bu seriyi sevdirememişken, Layer Cake'de bayıldığım Daniel Craig de yeterli olmadı. Belki Mark Foster'ın sihirli değneği dikkatimizi cezbetmeye yeter.

Bu arada Stranger Than Fiction'ın o muhteşem senaryosunu yazan Zack Heim yeni filmi çekim aşamasındaymış ve bu kez yönetmen koltuğuna kendisi oturmuş. Başrollerini Natalie Portman ve Dustin Hoffman'ın üstlendikleri Fantastik / Komedi filmi http://www.imdb.com/title/tt0457419/ yakında gösterime girecekmiş. Heyecanlandım vallahi. smile.gif

Gönderen: Funkster Jul 26 2007, 01:33 PM

QUOTE
Oscar ödüllü Başkalarının Hayatı filminin oyuncusu Ulrich Mühe yaşamını yitirdi! (26 Temmuz 2007) Son dönemde bir Alman filmi ve onun sessiz oyuncusu bizi derinden etkiledi. Herhalde Ulrich Mühe'nin şaşırtıcı derecede güçlü oyunculuğu olmasa Başkalarının Hayatı bu kadar etkileyici ve unutulmaz bir film olmazdı. Bu nedenle, oyuncunun henüz daha 54 yaşındayken yaşamını kaybetmesine gerçekten çok üzüldük.

Ülkesinde tiyatro ve televizyon oyuncusu olarak tanınan Mühe'nin Nemesis adını taşıyan büyük bir pojede rol alacağını duymuş ve sevinmiştik. Fakat mide kanseri rahatsızlığı bu son derece yetenekli Alman oyuncuyu sinema dünyasından ve sevdiklerinden kopardı. (beyazperde.com)

Haberi görünce şok oldum ve çok üzüldüm. Alman sinemasının çok önemli oyuncularından, son derece başarılı ve karizmatik Mühe için daha ne söylenebilir? Das Leben der Anderen yanında, Amen ve Funny Games'deki performanslarını unutmama imkan yok. Sadece Alman sinemasının değil, onu özellikle Haneke filmleri ile sevmiş ve son dönem Alman yapımlarına hayran kalmış tüm sinemaseverlerin büyük bir kaybı olarak düşünüyorum.

forum resmi

Gönderen: baronio Jul 26 2007, 01:39 PM

Hayretler içerisindeyim. Hiç beklemediğim bir şeydi bu. Bundan önce yaptıkları bir yana, daha sinema dünyası için yapacağı çok şey vardı. Yavaş yavaş dünya onu tanımaya başlamıştı. Çok zamansız oldu bu hakikaten. Çok üzüldüm. sad.gif

Gönderen: Siyanure Jul 26 2007, 03:05 PM

Geçtiğimiz günlerde yazdığım Funny Games incelemesi, ve üstüne buradaki sohbetle birlikte kendisini iyice kendime yakın hissettiğim zamanda gelen ölüm haberi beni çok üzdü. Masaüstümde bile Funny Games'deki yüz ifadelerini birleştirerek yaptığım resim, Mühe'nin yüzü vardı. Mimikleriyle, ifadesiyle hislerini çok rahat anlatabilen gerçek bir sinema oyuncusuydu Mühe. Alman ve Dünya Sineması ve her şeyden önce sinemaseverler için büyük kayıp.

Gönderen: Bob le Flambeur Jul 26 2007, 05:32 PM

Özellikle Das Leben der Anderen'deki performansına hayran kalmıştım. Çok üzücü bir haber.

Gönderen: Mr.Barish Jul 28 2007, 12:45 AM

Henüz Das Leben der Anderen'i izleme fırsatım olmamıştı, bugün aldım. Zor bir seyir olacak.

Gönderen: Navyblue Jul 28 2007, 11:08 PM


Bu ölüm haberiyle şok geçirenlerden biri de oldum.

Das Leben der Anderen filminin çevirisini yaparken kendisini fark etmiştim. Yüzbaşı (Hauptman) Wiesler karakteri inanılmazdı ve filme damgasını vuran isim de, kanaatimce, yine kendisiydi. Das Leben der Anderen filminden sonra hemen Ulrich Mühe ile ilgili yaptığım araştırma neticesinde kendisine olan saygın daha da artmıştı. Öyle ki bir ara, oynadığı tüm filmlerinin çevirisini yapmayı bile düşünmüştüm.

Başta Alman olmak üzere dünya sineması adına büyük bir kayıp...

Dinince dinlensin.

Gönderen: Siyanure Jul 30 2007, 11:41 AM

İsveç sinemasının efsane yönetmeni 89 yaşında Fårö Adası'ndaki evinde hayatını kaybetmiş. Kızı, ölümünün huzur içinde olduğunu söylemiş.

http://news.bbc.co.uk/2/hi/entertainment/6921960.stm

Bize ondan kalan ise The Seventh Seal, Autumn Sonata, Persona ve daha pek çok başyapıt oldu.

Gönderen: BuRnOut Jul 30 2007, 11:45 AM

Anaaaaa ohmy.gif Çok üzüldüm bu habere. sad.gif Bana göre Godard ile birlikte yaşayan en büyük yönetmendi. Allah rahmet eylesin diyecem, ama Tanrı'yla arasının iyi olmadığını biliyorum. Gerçekten çok büyük bir kayıp..

Gönderen: baronio Jul 30 2007, 11:59 AM

ohmy.gif Şok oldum gerçekten. Sinema dünyası için yeri doldurulamaz bir isimdi. Birçok yönetmene rehberlik etmiş, devrimci biriydi. Huzur içinde yatsın. sad.gif

Gönderen: Bob le Flambeur Jul 30 2007, 12:58 PM

89 yaşına kadar yaşamış ve arkasında 60'tan fazla film bırakmış olması da,
biz sinemaseverlerin tesellisi olacak artık. Toprağı bol olsun...

Gönderen: ardemirel Jul 30 2007, 03:32 PM

Huzur içinde kapamış gözlerini usta. Bugün onun ardından bir kez daha, her Ingmar filminin sonunda olduğu gibi yüreğimin en derin en sıcak köşesinden gelen alkış ve teşekkürlerle uğurluyorum kendisini.

Gönderen: Estel Jul 30 2007, 04:28 PM

Bir ustayı daha kaybettik sad.gif . Toprağı bol olsun.

Gönderen: iqmachine Jul 30 2007, 08:06 PM

Benim için Andrei Tarkovsky'den sonra, sinemanın büyük ustası, binyılın adamlarından biri. Bize çok şey bıraktı...

Gönderen: sbilge Jul 31 2007, 09:20 AM

loveandpoison daha duymadı galiba. çok severdi kendisini. önemli olan yaşarken değerini bilmektir ve sanırım bergman değeri bilinen insanlardan oldu.

Gönderen: BuRnOut Jul 31 2007, 04:40 PM

İtalyan sinemasının en büyük isimlerinden yönetmen Michelangelo Antonioni 95 yaşında hayatını kaybetti.

Kariyerine eleştirmenlikle başlayan Antonioni, 1966 yılında çektiği “Blow up” filmiyle çıkış yaptı. Senaryo yazarlığı da yapan Antonioni’nin diğer filmleri arasında Çığlık, Gece, Yolcu, Bulutların Ötesinde ve Eros bulunuyor. Modern sinemanın öncülerinden sayılan usta yönetmen, eserlerinde ağırlıklı olarak insanlar arasındaki yabancılaşma, iletişimsizlik ve kadın-erkek uyumsuzluğu gibi sorunları işlemişti. Birçok ödülü bulunan Antonioni, 1996 yılında Yaşam Boyu Başarı Oscarı’na layık görülmüştü. (Kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/news/415920.asp)

Dün Bergman, bugün de Antonioni... Ne uğursuz bir hafta böyle. İki tane birbirinden değerli ve benim hayatımda önemli yeri olan yönetmen hayata veda etti. sad.gif Sinema dergisi bu ay ki sayısında "Yaşayan En Büyük 10 Yönetmen" listesi yapmış, ama listenin 2 ve 3. sırasındaki yönetmenleri arka arkaya kaybettik ne yazık ki.

Gönderen: Siyanure Jul 31 2007, 06:29 PM

Gerçekten de günlerdir ölüm haberi okumaktan usandım. Bu noktada iki yönetmen için de tek tesellim üretken dönemlerinde ya da değerleri henüz anlaşılamamışken hayatlarını kaybetmemeleri. İki gündür art arda gitti sinemayı 50'lerin sonundan bugüne taşıyan yönetmenler, onların peşisıra geliyor öğrencileri, hayranları, kurdukları medeniyeti devam ettirenler. Yapıtlarının ölümsüzlüğü önem kazanıyor bu noktada, kim bilir kaç sinemasever daha saygıyla anacak L'Eclisse'in muhteşem finalinde Antonioni'yi...

Gönderen: baronio Jul 31 2007, 06:34 PM

sad.gif Bu ne gudubet bir haftadır böyle! İnanılmaz üzücü iki haber ardı ardına. Ardında bıraktığı onlarca muazzam eser ve ilham kaynağı olduğu yüzlerce sinemacı olması onu ölümsüz kılacak. Toprağı bol olsun.

Gönderen: Bob le Flambeur Aug 2 2007, 08:29 AM

Gerçekten de tüm sinemaseverleri kahreden bir hafta oldu.
Bir kere de Antonioni için tekrarlayalım: Toprağı bol olsun sad.gif

Gönderen: R0BlN Nov 16 2007, 03:11 PM

forum resmi


Yönetmenliğini Özer Kızıltan’ın yaptığı Takva’nın başrol oyuncusu Erkan Can, Asya Pasifik Sinema Ödülleri kapsamında En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı. Bu yıl birincisi düzenlenen ve bölgenin Oscar’ı olmayı amaçlayan Asya Pasifik Sinema Ödülleri sahiplerini buldu. Asya Pasifik Sinema Ödülleri’ne 3 dalda aday gösterilen, senaryosu Önder Çakar’a ait Takva filminin başrol oyuncusu Erkan Can, En İyi Erkek Oyuncu ödülüne lâyık görüldü.


Gönderen: R0BlN Nov 17 2007, 10:01 AM

forum resmi

Ankara Sinema Derneği’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kars Belediyesi, Statoil ve Akman Holding’in desteğiyle düzenlediği, 13. Avrupa Filmleri Festivali - Gezici Festival kapsamında gerçekleşen Uluslararası Altın Kaz Yarışması sonuçlandı. Festivalin Kars ayağında gerçekleştirilen yarışmada Altın Kaz ödülünü http://imdb.com/name/nm0326740/’in yönettiği http://imdb.com/title/tt0478813/ filmi kazandı. Kars Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen yarışmada Tuzak, 20 bin Avro'luk para ödülünün de sahibi oldu.

Gönderen: R0BlN Nov 17 2007, 10:36 AM

Michelangelo Antonioni, Filmleriyle Anılıyor


forum resmi Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz, İtalyan sinemasının ünlü yönetmeni Michelangelo Antonioni filmleriyle Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-TV Merkezi’nde anılıyor. 19 Kasım - 17 Aralık 2007 tarihleri arasında yapılacak film gösterimleri Türk Güzel Sanatlar Vakfı ve İtalyan Kültür Merkezi’nin katkılarıyla ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. MSGSU Sinema-TV Merkezi salonlarındaki ücretsiz gösterimlere tüm sinemaseverler davetlidir.

Program:
19 Kasım Pazartesi 16.00, 4 Aralık Salı 16.00LE AMICHE / KADINLAR ARASINDA
20 Kasım Salı 16.00, 5 Aralık Çarşamba 16.00IL GRIDO / ÇIĞLIK
21 Kasım Çarşamba 16.00, 6 Aralık Perşembe 16.00L'AVVENTURA / MACERA
22 Kasım Perşembe 16.00, 7 Aralık Cuma 14.00LA NOTTE / GECE
23 Kasım Cuma 14.00, 10 Aralık Pazartesi 16.00L'ECLISSE / BATAN GÜNEŞ
26 Kasım Pazartesi 16.00, 11 Aralık Salı 16.00IL DESERTO ROSSO / KIZIL ÇÖL
27 Kasım Salı 16.00, 12 Aralık Çarşamba 16.00BLOW-UP / CİNAYETİ GÖRDÜM
28 Kasım Çarşamba 16.00, 13 Aralık Perşembe 16.00THE PASSENGER / YOLCU
29 Kasım Perşembe 16.00, 14 Aralık Cuma 14.00IDENTIFICAZIONE DI UNA DONNA / BİR KADININ TANIMLANMASI
3 Aralık Pazartesi 16.00, 17 Aralık Pazartesi 16.00AL DI LA DELLE NUVOLE / BULUTLARIN ÖTESİNDE

Adres:
MSGSÜ Sinema-TV Merkezi
Kışlaönü, 34349 Beşiktaş-İstanbul
Tel: (212) 274 98 70 - 71

Gönderen: R0BlN Nov 19 2007, 12:26 PM

* http://imdb.com/title/tt0443701/, 2008 yaz aylarında gösterime girecek. Başrollerini David Duchovny ve Gillian Anderson'ın paylaşmaya devam edecekleri filmin çekimlerine Aralık ayı içersinde başlanıyor.

* http://imdb.com/title/tt1121931/'da başrolde yine Jason Statham var.

İlk filmi seyredenlerin, "Nasıl yani?" dediğini duyar gibiyiz, ama paranın gözü kör olsun; oluyor işte smile.gif
Filmin çekimlerine 2008 Nisan ayında başlanıp 2009'da vizyona girmesi planlanıyor.

* http://imdb.com/title/tt0948470/'ün senaryo yazarı belli oldu. Daha önce Zodiac'ın senaryosunu hazırlamış olan http://imdb.com/name/nm0888743/ örümcekciğimizin yeni macerasını yazacak. Sam Raimi ve Toby Maguire'ın bu filmde görev alıp almayacakları henüz belli değil.


Gönderen: R0BlN Nov 23 2007, 12:00 AM

QUOTE
forum resmi

Bu sergide Osmanlı'dan günümüze Sinema yayınları yer alıyor.

Türk sinemasının 93. yılı münasebetiyle “Türkiye’de yayınlanan ilk sinema yayınları” konulu özel bir sergi düzenleniyor.

Sergi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenecek, Kültür A.Ş tarafından da organize edilecek. Sinema tarihçisi Ali Özuyar da sergiye katkıda bulunan isimler arasında.

forum resmi

Sergide, Türkiye’de Osmanlı döneminde başlayan ve Cumhuriyet döneminde nitelik, içerik ve estetik açıdan büyük bir gelişme gösteren ilk sinema yayınlarından tespit edilebilen ve günümüze kadar ulaşabilen dokuz dergiye ve bu dergilerin nüshaları arasından yapılan özel bir seçkiye yer veriliyor.

forum resmiforum resmi

Türkiye’de ilk kez düzenlenecek olan bu sergide, ülkemizde ilk yayımlanan ve elimizde sadece 23 Kanunusani 1330 (5 Şubat 1915) tarihli 62. sayısı bulunan Sinema Gazetesi’nden Latin harflerinin kabul edildiği 1928 yılana kadar geçen süreçte Osmanlıca ve Fransızca olarak yayımlanan ilk sinema yayınlarından ilginç kapak örnekleri ile bu yayınlarda yer alan bazı film tanıtımlarına yer veriliyor.

Günümüz sinema yayıncılığının temellerini oluşturan, Osmanlı’nın son yıllarında ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında ülkemizdeki sinema faaliyetlerini, gösterilen filmleri ve dönemin seyirci profilini ortaya koyması açısından oldukça önemli olan ilk sinema yayınları konulu bu sergide ayrıca Türkiye’deki ilk sinema yayını olan ve dört sayfadan oluşan “Sinema Gazetesi” nin tam bir kopyası ilk defa sergilenecektir.




Yer :TARIK ZAFER TUNAYA KÜLTÜR MERKEZİ
Adres : İstiklâl Caddesi Şahkulu Bostanı Sokak No:8 Tünel Beyoğlu
Tel : 0 212 293 12 70 (3 HAT)



Gönderen: R0BlN Dec 19 2007, 06:27 PM

forum resmi
forum resmiforum resmi

Ünlü bilimkurgu yazarı http://tr.wikipedia.org/wiki/Arthur_Clarke'ın efsanevi romanı Rendezvous With Rama- Rama'yla Buluşma en sonunda sinemaya uyarlanıyor. Yönetmenliğini David Fincher'ın yapacağı filmde ilk kesinleşen oyuncu Morgan Freeman. 2009'da gösterime girmesi beklenen filmin şu anda senaryo uyarlaması yapılıyor.

Gönderen: R0BlN Dec 20 2007, 11:59 AM

Savaş Dinçel Vefat Etti

forum resmi

QUOTE
Evinde iç kanama geçiren Dinçel (65) ambulansla kaldırıldığı Memorial Hastanesi'nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Memorial Hastanesi Kalp Cerrahisi Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, hastanede yaptığı açıklamada, Dinçel'in ağır iç kanama neticesinde hayatını kaybettiğini belirterek, gece rahatsızlanın sanatçının, hastaneye getirildiğinde şoka girmiş olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Sönmez, bir saat boyunca ''geri getirme çalışması yaptıklarını'' ifade ederek, başarılı olamadıklarını kaydetti. Sönmez, ''Kendisi Ekim ayında göğüs aort anevrizması nedeniyle hastanemizde ameliyat olmuştu. Ölümüne neden olan rahatsızlığın bu ameliyatla bir ilgisi yok'' dedi.
Dinçel'in yoğun şekilde sigara içtiğini ifade eden Prof. Dr. Sönmez, sanatçının, ameliyattan sonra sigarayı bırakacağına söz vermesine rağmen bunu yapmadığını anlattı.
Hastaneye gelen tiyatro sanatçısı Müjdat Gezen ile Mehmet Ali Alabora, Dinçel'in eşi Sumru Dinçel ve yakınlarına baş sağlığı diledi.
Milliyet.com.tr

Gönderen: siroguz Dec 20 2007, 01:04 PM

Çok yazık. cray.gif Allah rahmet eylesin.

Gönderen: sson Jan 8 2008, 07:10 PM

Altın Küre Ödül Töreni İptal Edildi


QUOTE
LOS ANGELES - Hollywood senaryo yazarlarının yaklaşık 2 aydır yaptığı grev, Oscar’dan sonra en prestijli ödül törenlerinden biri olan Altın Küre’yi iptal ettirdi.

Altın Küre organizatörleri başkanı Jorge Camara, bu yıl 13 Ocaktaki ödül töreninin yapılmayacağını ve bundan büyük üzüntü duyduklarını açıkladı.

Altın Küre’yi kazananlar, geleneksel tören ve yemek yerine NBC televizyonu tarafından canlı yayınlanacak 1 saatlik basın toplantısı aracılığıyla gelecek hafta duyurulacak.

GREVİN BİLANÇOSU: 700 MİLYON DOLAR
Yazarların 2 ayı aşkın bir süredir sürdürdüğü grevin ekonomik bilançosunun 700 milyon doları bulduğu tahmin ediliyor.

Gönderen: filmciserdar Jan 16 2008, 03:56 AM

The Client, Apt Pupil, Ghost World, 10th & Wolf gib hit filmlerin yıldızı, Brad Renfro'un hayatını kaybettiğini gördüm az önce. Bu kadar gençte yaşta büyük bir kayıp, sinema dünyası için. sad.gif

Şimdilik haber sitelerinden link bulamadım ama İMDB haberler kısmında geçmiş haberi.

Gönderen: Lancelot Jan 16 2008, 04:07 AM

Evet 25 Yaşında hayata gözlerini yumduğu belirtiliyor. Ölüm sebebi şu an için belli değilmiş, ancak bir çok kez uyuşturucu ve alkollü araç kullanmadan sabıkası olduğunu düşünecek olursak, ölüm sebebi sanırım az çok belli olacaktır. Sevenlerinin başı sağolsun.

Gönderen: R0BlN Jan 21 2008, 08:40 PM

J.J. Abrams'ın Star Trek'inin ilk Tanıtım Fragmanı İnternet'e Sızdı




Edit: Fragman, http://www.paramount.com/startrek/ de Yayınlandı

Gönderen: BuRnOut Jan 22 2008, 12:13 PM

Yeşilçam'da aşk filmleri ve melodramların yönetmeni olarak tanınan Orhan Aksoy 78 yaşında hayata veda etti.

1930'da Bursa'da doğan Orhan Aksoy, sinemaya Saray Sineması'nda makinistlik yaparak girdi. Dokuz yıl kurguculuk yaptıktan sonra, ilk filmi 'Şıpsevdi'yle 1963 yılında yönetmenliğe başlayan Orhan Aksoy, 90'ın üstünde film, üç televizyon dizisi ve üç de televizyon filmi çekti. 'Hayat mı Bu?' filmiyle 1963 yılında 10. Antalya Film Festivali'nde en iyi film ödülü kazanan Orhan Aksoy, 37. Antalya Film Festivali'nde ise Yaşam Boyu Onur Ödülü'ne layık görülmüştü. Türk sinemasının en çok film çeken yönetmenlerinden biri olan Orhan Aksoy'un filmleri arasında 'Vurun Kahpeye', 'Kezban', 'Hayat Bayram Olsa', 'Ah Nerede', 'Aile Şerefi', 'Tatlı Nigâr', 'İsyan' ve 'Altın Şehir' yer alıyor.

Yönetmen Ersin Pertan, 2006 yılında Orhan Aksoy'la ilgili 'Aşk Filmleri Yönetmeni: Orhan Aksoy' adlı bir belgesel hazırlamıştı. Yeşilçam'ın ünlü yapımcısı Hürrem Erman'ın oğlu Fuat Erman, Aksoy'un en çok Erman Film'e film çektiğini, üç hafta önce Hürrem Erman'la ilgili bir belgesel için kendisiyle söyleşi yaptıklarını söyledi. Erman, "Söyleşiye gittiğimizde hastaydı, kendisini fazla yormadık, kısa çekim yaptık. Sanıyorum onlar son görüntüleriydi" diye konuştu.

Kaynak : Hürriyet

Gönderen: baritonverdi Jan 22 2008, 03:50 PM

Toprağı bol olsun...

Gönderen: filmciserdar Jan 23 2008, 02:30 AM

Sinema dünyası için çok acı bir kayıp daha! Aktör http://www.imdb.com/name/nm0005132/ 28 yaşında aramızdan ayrıldı. The Patriot, A Knight's Tale, The Four Feathers, Brokeback Mountain, Casanova gibi filmlerle gönüllerimize taht kuran, Temmuz 2008'de de gösterime girecek olan The Dark Knight filminin yıldızı, Avustralyalı oyuncu artık aramızda yok.

Gönderen: Clint Eastwood Jan 23 2008, 09:48 AM

forum resmi

Avustralya doğumlu oyuncu Heath Ledger, Manhattan'daki evinde ölü bulundu.

Yetkililer, 28 yaşındaki aktörün ölümünün uyuşturucuyla bağlantılı olabileceğini belirtiyorlar. Polis, Ledger'in dairesine masajcı çağırdığını, mesaj yapacak kişinin geldiğini haber vermek üzere odasına giden hizmetçinin, Ledger'i ölü bulduğunu bildirdi. Ledger, 2005 yılında ''Brokeback Mountain''daki rolüyle Oscar'a aday gösterilmişti.

Yazık oldu, hani joker olacaktı... sad.gif

Gönderen: baronio Jan 23 2008, 09:48 AM

forum resmi

Oyuncu Heath Ledger evinde ölü bulundu

Avustralya doğumlu oyuncu Heath Ledger, dün Manhattan’daki evinde ölü bulundu. Avustralyalı aktöre bugün otopsi yapılacak.


NEW YORK - SoHo semtindeki dairesindeki yatağında hizmetçi tarafından çıplak vaziyette yüzüstü yatar durumda bulunan ünlü aktörün aşırı dozda uyuşturucudan ölmüş olabileceği belirtiliyor. Polis sözcüsü Paul Browne, “aşırı doz olasılığı üzerinde duruyoruz... Yatağın yanında haplar vardı” dedi.

Polis, Ledger’in dairesine masajcı çağırdığını, masajcının geldiğini haber vermek üzere odasına giden hizmetçinin, Ledger’i ölü bulduğunu bildirmişti.

Ledger’in ölüm haberinin alınmasıyla aktörün Brooke caddesindeki evinin önünü hayranları ve gazeteciler doldurdu.

Ledger, “Brokeback Mountain” filminde canlandırdığı eşcinsel kovboy rolüyle Oscar’a aday gösterilmişti. Ledger’in bu filmde tanıştığı Michelle Williams’dan bir kızı var.

“I Am Not There” adlı filmde Bob Dylan’ı canlandıran aktör, son alarak “The Dark Knight” adlı filmde oynadı. Ünlü aktörün oynağı diğer filmlerden bazıları “A Knight’s Tale”, “The patriot”, “Monster’s Ball” ve “Caddy”.

1979’da Avustralya’nın batısındaki Perth’de doğan Ledger ilk kez 10 yaşında yerel bir tiyatroda Peter Pan rolüyle sahneye çıktı.

Ülkesinde 16 yaşındayken filmlerde oynamaya başlayan Ledger, 19 yaşında Los Angeles’a taşındı. Burada “10 Things I Hate About You” da rol alan Ledger’in sinema kariyeri bundan sonra hızla ilerledi.

Alinti: ntvmsnbc.com

Gönderen: hasta Jan 23 2008, 09:57 AM

Filmin çekimleri tamamlanmıştı. Son bir kez izleyeceğiz genç aktörü beyazperdede. Üç günlük dünya... Yazık oldu.

Gönderen: pospolen Jan 23 2008, 10:11 AM

Erken ölümler insana daha çok koyuyor. hasta'nın dediği gibi, çok yazık oldu sad.gif.

Gönderen: ggecim Jan 23 2008, 11:28 AM

Çok üzüldüm bu adama, Candy filminde daha çok beğenmiştim,herkesin konuştuğu ''Brokeback Mountain''daki rolünden daha iyiydi orda. Üstelik ne hikmettir ki, o filmde de uyuşturucu yüzünden aşık olduğu kadınla hayatını bir türlü düzene sokamayan birini oynuyordu.

Gönderen: hasta Jan 23 2008, 11:40 AM

Sanayileşmemiş aktörlerin rol seçiminde kendi hayatlarıyla parallellik gösteren roller seçmeleri su götürmez bir gerçek. Aktörlük de insanın kendi kendini ifade edebilmesi için bir araç, tıpkı yazarlık gibi, ressamlık gibi.

Kusursuz görünen hayatların arkasından böyle şeyler çıkınca çok üzülüyorum. Michelle Williams'la olan evliliği ve çocuğu... Çok yazık oldu, çok...

Gönderen: Clint Eastwood Jan 23 2008, 01:31 PM

Artık yaza, jokeri daha bir hüzünle izleyeceğiz. Aklımızın bir köşesinde tanıdık bir yüzün daha yok olduğunu bilerek...

Gönderen: reel Jan 25 2008, 04:54 PM

Sinemada erkeğe ağır makyaj yaptırmayacaksın arkadaş. tongue.gif Bak ders almadılar. Daha önce Crow'da Brandon Lee de ağır makyajın kurbanı olup gitmişti zavallı. Neyse bir makyajlı film ve bir ölüm daha. Bu da iyi prim yapar. Kırılmamış gişe rekorlarına imza atar. (Ölümler beni pek üzmez. Üzülenler bu komplo teorisi geyiğimi kaale almasınlar, lütfen.)

Gönderen: cb_spike Jan 25 2008, 06:09 PM

QUOTE(reel @ Jan 25 2008, 04:54 PM) *

Sinemada erkeğe ağır makyaj yaptırmayacaksın arkadaş. tongue.gif Bak ders almadılar. Daha önce Crow'da Brandon Lee de ağır makyajın kurbanı olup gitmişti zavallı. Neyse bir makyajlı film ve bir ölüm daha. Bu da iyi prim yapar. Kırılmamış gişe rekorlarına imza atar. (Ölümler beni pek üzmez. Üzülenler bu komplo teorisi geyiğimi kaale almasınlar, lütfen.)


Jack Nicholson sağlam hala. tongue.gif

Gönderen: Untouchable Feb 4 2008, 02:39 PM

J.J. Abrams'ın Star Trek filmini dört gözle bekliyorum, ne de olsa Lost'un yapımcısı fool.gif

Gönderen: BuRnOut Feb 7 2008, 01:25 PM

58. Berlinale, Rolling Stones’la başlıyor.

Uluslararası Berlin Film Festivali, Martin Scorsese’nin yönettiği, İngiliz rock grubu Rolling Stones’u konu alan belgesel “Shine a Light” ile açılıyor. Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen 58. Uluslararası Berlin Film Festivali “Berlinale” bugün başlıyor.

İLK KEZ BİR BELGESELLE AÇILIYOR

Festival, Martin Scorsese’nin yönettiği, ünlü rock grubu Rolling Stones’la ilgili belgesel film “Shine a Light” ile açılıyor. Bu, festivalin tarihinde ilk kabul ediliyor, yani Berlin Film Festivali ilk kez bir belgesel filmle açılıyor. Filmin konusu hakkında fazla bilgi verilmezken, grubun iki büyük konserinin görüntüleri, Rolling Stones arşivinden görüntüler ve ünlü pek çok müzisyenle röportaj yapıldığı belirtiliyor.

PATTI SMITH VE MADONNA DA KONUK

Berlinale’ye bu yıl ünlü müzisyenler de konuk oluyor. Punk rock kraliçesi Patti Smith ve Madonna bu isimlerden sadece birkaçı. Bugüne kadar siyasi ağırlıklı filmlerle gündeme gelen Berlinale’nin bu kez müzik ağırlıklı olması, “Festivalin felsefesi değişiyor mu?” sorusunu da gündeme getirdi.

Festivalde toplam 384 film gösterilecek. “Altın Ayı” ve “Gümüş Ayı” ödülleri için 21 filmin yarışacağı festivalde 7 kişilik jürinin başkanlığını Constantin Costa-Gavras yapacak.

http://www.ntvmsnbc.com/news/433728.asp

Gönderen: R0BlN Feb 7 2008, 06:56 PM

YÖNETMEN SIRRI GÜLTEKİN VEFAT ETTİ

Türk sinemasının duayen isimlerinden Sırrı Gültekin vefat etti. Uzun süredir hastahanede tedavi gören Gültekin’in cenazesinin Cumartesi günü defnedileceği bildirildi. Son yıllarda Film-San Vakfı Başkanlığını da yürüten 1924 doğumlu Sırrı Gültekin’in yönetmenliğini yaptığı film ve TV dizilerinden bazıları şunlar: Şaşkın Gelin, İbiş’in Rüyası, Gülünüz Güldürünüz, Seni Sevmekle Suçluyum, Öfkenin Bedeli, Hamsi Nuri, O Ağacın Altında, Gecekondu Rüzgarı, Gelin Ayşem, Kınalı Keklik, Sevdalı Gelin, Bırakın Yaşayalım.

http://imdb.com/name/nm0351531/

Gönderen: R0BlN Feb 12 2008, 02:19 PM

forum resmi

ROY SCHEIDER ÖLDÜ

Jaws, Jaws II, 2010 gibi filmlerin oyuncusu Roy Scheider 76 yaşında kansere yenik düştü. Oyuncu, The French Connection ve All That Jazz'daki performanslarıyla iki defa Oscar'a aday gösterilmişti. http://imdb.com/name/nm0001702/


Gönderen: Clint Eastwood Feb 13 2008, 12:24 AM

Çokça dandrik köpekli, hayvanlı filmde ( smile.gif ) oynamasına rağmen 2010 ve French Connection'da iyiydi. Allah rahmet eylesin.

Gönderen: BuRnOut Feb 17 2008, 02:10 PM

forum resmi


Altın ayı sahibini buldu!

58. Berlin Film Festivali Berlinale'de Altın Ayı ve Gümüş Ayı ödülleri sahiplerini buldu.
Altın Ayı ödülü Brezilyalı yapımcı ve yönetmen Jose Padilha'nın http://forum.yedincigemi.com/index.php?showtopic=1174 adlı filmine verildi.

İngiliz oyuncu Sally Hawkins ise, http://www.imdb.com/title/tt1045670/ filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu dalında Gümüş Ayı ödülüne layık görüldü.

En iyi erkek oyuncu dalında İranlı oyuncu Rıza Naci, yönetmen Macid Macidi'nin http://www.imdb.com/title/tt0997246/ filmindeki işsiz baba rolüyle Gümüş Ayı ödülünü aldı.

En iyi yönetmen dalında da, petrol arayan insanların dramını yansıttığı There Will Be Blood filmiyle Amerikalı http://www.imdb.com/name/nm0000759/ Gümüş Ayı'ya layık görüldü.

En iyi senaryo ödülünü de Çinli yönetmen Wang Xiaoshuai http://www.imdb.com/title/tt1018102/ adlı filmiyle aldı. Filmde kanser olan çocuğu için mücadele eden bir annenin hikayesi anlatılıyor.

İlk kez gösterime giren filmler arasında da, Japon yönetmen Kumasaka İzuru'nun Asyl-Park and Love Hotel adlı filmi en iyi film seçildi.


Gönderen: R0BlN Mar 4 2008, 12:09 PM

forum resmi

SİYAD ÖDÜLLERİ

SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) 40. Türk Sineması Ödülleri sahiplerini buldu. Semih Kaplanoğlu'nun "Yumurta" adlı filmi geceden 8 ödülle ayrılırken, "Adem'in Trenleri", "Mutluluk" ve "Sis ve Gece" birer ödül kazandı.

Maslak Tim Show Center'da yapılan törenle açıklanan SİYAD 40. Türk Sineması Ödülleri'nde "Yumurta", En İyi Film başta olmak üzere 8 dalda ödül kazandı.

Derya Alabora "Adem'in Trenleri"ndeki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, İlyas Salman "Sis ve Gece"deki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Zülfü Livaneli ise "Mutluluk"la En İyi Müzik ödülünü aldı.

Ödüllerin tam listesi şöyle:

- En iyi film: Yumurta
- En iyi yönetim: Semih Kaplanoğlu (Yumurta)
- Mahmut Tali Öngören en iyi senaryo: Semih Kaplanoğlu, Orçun Köksal (Yumurta)
- Cahide Sonku en iyi kadın oyuncu performansı: Saadet Işıl Aksoy (Yumurta)
- En iyi erkek oyuncu performansı: Nejat İşler (Yumurta)
- En iyi yardımcı kadın oyuncu performansı: Derya Alabora (Adem'in Trenleri)
- En iyi yardımcı erkek oyuncu performansı: İlyas Salman (Sis ve Gece)
- En iyi görüntü yönetmeni: Özgür Eken (Yumurta)
- En iyi müzik: Zülfü Livaneli (Mutluluk)
- En iyi sanat yönetmeni: Naz Erayda (Yumurta)
- En iyi kurgu: Ayhan Ergürsel, Suzan Hande Güneri, Semih Kaplanoğlu (Yumurta)

TürkMax tarafından canlı olarak yayınlanan ödül töreninde ayrıca Kadir İnanır, Müjde Ar ve Safa Önal'a Onur Ödülleri, Üstün Karabol'a ise Emek Ödülü verildi. Umut Veren Sanatçı ödülünün sahibi Melis Birkan oldu.

Gönderen: baronio Mar 6 2008, 06:23 PM

5 haftalık ömrü kaldı

forum resmi

Ünlü Amerika'lı aktör Patrick Swayze pankreas kanseriyle boğuşuyor. Bir süredir kemoterapi tedavisi gören Swayze'nin doktorları hastalığın diğer organlara da yayıldığını ve oyuncunu yaşama şansının çok düşük olduğunu açıkladı. 1990 yılında Demi Moore ile başrollerini paylaştığı "Ghost" ve 1987 yılında Jennifer Grey ile rol aldığı ünlü "Dirty Dancing" filmlerinden hatırlayabileceğimiz 55 yaşındaki Swayze herşeye rağmen ümidini kaybetmiyor.

Kaynak: www.gazetevatan.com

Gönderen: Funkster Mar 10 2008, 03:28 PM

forum resmi

Kenan Pars hayatını kaybetti.

QUOTE
Yeşilçam bir simge ismini daha yitirdi. Ünlü sinema oyuncusu ve yönetmen Kenan Pars, 88 yaşında hayatını kaybetti. Yaklaşık bir aydır ağır grip tedavisi gören ve akciğer kanseri olduğu ifade edilen Pars, bu sabah saat 08.00’de kızının Beylikdüzü’ndeki evinde vefat etti.

http://www.ntvmsnbc.com/news/438590.asp

Gönderen: ggecim Mar 10 2008, 06:18 PM

Son zamanlarda dünya sinema ve medyasından amma adam vefat etmiş, gerçekten üzücü, bütün yakınlarının ve sevenlerinin başı sağolsun.

Gönderen: sson Mar 12 2008, 09:45 AM

Bourne dördüncü kez beyazperdede

QUOTE
Geçen yılın en çok izlenen filmlerinden biri olan Bourne serisi devam ediyor. Geçen sezon gösterime giren Son Ultimatom 'un ardından bir daha Jason Bourne karakterini canlandırmayacağını söyleyen Matt Damon da bu defalık sözünde durmayacak gibi görünüyor. Hollywood yazarlarının grevi nedeniyle zarar eden yapımcı şirket Universal'ın karlı yatırımlara dönmek amacıyla bu kararı aldığı söyleniyor.

Filmi serinin bir önceki halkasında kamera arkasına geçen Paul Greengras'a mı yoksa başka bir yönetmeni mi teslim edileceği şimdilik belli değil.

Gönderen: sson Mar 12 2008, 05:58 PM

Ledger'ın rolünü üç aktör birden tamamlayacak

22 Ocak'ta yanlış ilaç kullanımı sonucu hayata veda eden Heath Ledger'ın yarım kalan The Imaginarium of Doctor Parnassus adlı filmdeki rolü Johnny Depp, Jude Law ve Colin Farrell tarafından devam ettirilecek. Filmin yönetmeni Terry Gilliam, Ledger'ın yer aldığı bölümlerde herhangi bir değişiklik yapılmayacağını açıkladı.

Gönderen: R0BlN Mar 16 2008, 02:39 PM

Capcom ile Sony tarafından, Resident Evil'ın gösterime giren 3 filminden ayrı olarak hazırlanan animasyon filminin teaser'ı yayınlandı. 2008 yılı içerisinde gösterime gireceği açıklanan filmden ortaya çıkan ilk görüntülerde Leon Scott Kennedy ve Claire Redfield'ı görüyoruz. Film, oyunun orjinal senaryosundaki Raccoon City'deki olaylarla örtüşecek. Oyunla birebir bağlantılı bu CGI filmi, Resident Evil üçlemesinden hoşnut kalmayanlara umut ışığı oldu.


Gönderen: Clint Eastwood Mar 19 2008, 11:06 PM

forum resmi

Arthur C. Clark vefat etti...

Stanley Kubrick'in 2001 filminin arkasındaki bilim kurgu ustası 90 yaşında dünyaya veda etti...

(19 Mart 2008) Bilim kurgu edebiyatının usta yazarı Arthur C. Clarke, 90 yaşında, uzun bir süredir evi olan Sri Lanka'da hayata veda etti. Yüze yakın roman yazan Clarke şüphesiz en çok "2001" isimli eseriyle biliniyordu. Kitaba kaynaklık eden öykü, aynı zamanda Stanley Kubrick'e de bir başyapıt kazandırdı.

Yaşamı boyunca bilim kurgu'nun daha çok "bilim" yönüyle ilgilenen ve geleceğin dünyasıyla ilgili somut araştırmalar yapan, bunları kitap haline getiren yazar, Sri Lanka'ya da denizlere olan bağlılığı nedeniyle yerleşmişti. Denizde olma duygusunu uzay boşluğuna benzetiyordu.

Geek dergisine konuşan yönetmen David Fincher, Arthur C. Clarke'ın "Rendezvous with Rama" romanından yapılacak bir uyarlamaya sıcak baktığını belirtmişti. Gezegenimize veda eden yazarın daha uzun süre beyazperdeye ilham vereceğine şüphe yok.

forum resmi

Oscar ödüllü sinemacı Anthony Minghella 54 yaşında öldü.

(18 Mart 2008) İngiliz Hasta, Yetenekli Bay Ripley ve Soğuk Dağ gibi filmlerin usta yönetmeni Anthony Minghella, henüz genç bir yaşta hayata veda etti. 54 yaşındaki yönetmenin ölüm nedeni resmi olarak açıklanmadı.

Genellikle Oscar jürisinin sevdiği işlere imza atan yönetmen en son televizyon için "The No. 1 Ladies Detective Agency" projesini yönetmişti. Ayrıca son dönemde yönetmenlikle birlikte yapımcılık işlerine de ağırlık vermişti. Yönetmeni bekleyen bir proje ise, pek çok önemli sinemacının katkıda bulunacağı New York, I Love You isimli ilgi çekici projeydi. Ölüm nedeni henüz belli değil...

Gönderen: R0BlN Mar 20 2008, 12:03 AM

1941 yapımı http://www.imdb.com/title/tt0034398/'in yeniden çevrimiden ilk görüntüler yayınlandı. Filmin kadrosunda Benicio Del Toro, Anthony Hopkins, Emily Blunt, Hugo Weaving yer almakta. Universal Pictures'ın bu klasiği yine aynı isimle http://www.imdb.com/title/tt0780653/ olarak 2009 Şubat'ında gösterime girmesi planlanıyor.

http://img212.imageshack.us/my.php?image=wolfmanue8.jpghttp://img516.imageshack.us/my.php?image=wolfman5ki2.jpg

Gönderen: R0BlN Mar 21 2008, 12:31 PM

http://www.imdb.com/title/tt1046173/ filminden ilk görüntü. 80'lerin çizgi dizileri beyazperdeye uyarlanmaya devam ediyor. Yayınlanan ilk görüntüde Snake Eyes karakterini görüyoruz.
Cobra Commander, Destro ve The Baroness'i de görmek umuduyla...


forum resmi

http://img170.imageshack.us/my.php?image=15356146ix5.jpghttp://img81.imageshack.us/my.php?image=86088893ov1.jpg

Gönderen: R0BlN Mar 22 2008, 11:52 AM

forum resmi

“HARRY POTTER VE ÖLÜM YADİGARLARI” İKİ BÖLÜM HALİNDE VİZYONA GİRECEK


Warner Bros. Pictures, J. K. Rowling’in son kitabı “Harry Potter ve Ölüm Yadigarları”nın sinema uyarlamasını iki bölüm hâlinde çıkaracağını açıkladı. Açıklama, Warner Bros. Pictures Group’un başkanı Jeff Robinov tarafından yapıldı.

Robinov, ayrıca, “Harry Potter and the Deathly Hallows/Harry Potter ve Ölüm Yadigarları”nı daha önce 2007 yazının hiti http://imdb.com/title/tt0373889/'nı, şu günlerde de http://imdb.com/title/tt0417741/'i yöneten http://imdb.com/name/nm0946734/’in yöneteceğini belirtti. Böylece, Yates ikiden fazla Harry Potter filmi yöneten ilk yönetmen olacak.

Filmin bir başka özelliği de, 1997’de projeyi Warner Bros.’a ilk getiren David Heyman’ın Harry Potter filmlerinin tamamına yapımcı olarak imza atacak olması. “Harry Potter ve Ölüm Yadigarları”nın senaryosunu perdeye Steve Kloves uyarlayacak.

Açıklamayı yaparken Robinov şunları söyledi: “J.K. Rowling’in olağanüstü kitap serisinin beyaz perdeye aktarımının bizim stüdyomuza emanet edilmiş olmasından büyük onur duyuyoruz, yazarın vizyonuna sadık kalma konusunda her zaman büyük sorumluluk hissettik. Film serisini kapatırken, “Harry Potter ve Ölüm Yadigarları”nın sevilen karakterlerin hikaye gelişimlerini tamamlayacak çok önemli alt hikayelerle dolu olduğunun farkındaydık. Durum böyle olunca, kitaba ve hayranlarına adil olabilmek adına “Harry Potter ve Ölüm Yadigarları”nın beyaz perde uyarlamasını iki bölüm hâlinde sunmaya karar verdik. Ayrıca, serinin finalinin David Yates’le emin ellerde olacağına inandık”.

Warner Bros. Entertainment’ın başkanı ve COO’su Alan Horn da şunları ekliyor: “Bu bizim için çok özel bir an çünkü J.K. Rowling’in on yıldan uzun bir zaman önce başlayan serüveninin sonuna geldik. Bu, Warner Bros.’taki herkes için de bir serüven oldu. Eminiz ki yapımcılarımız film serimizi Jo’nun Harry hikayelerini sayfalarda sonlandırışına en uygun şekilde perdeye aktaracaklardır”.
“On bir yıl önce, Jo Rowling’e, her şeyden önce kitabın ruhuna ve özüne sadık kalacağımıza söz verdik. O günden beri filmlerin yaratıcı öğelerinden de asla taviz vermemek için çaba gösterdik. “Ölüm Yadigarları” öylesine zengin ve yoğun bir hikayeye sahip ve o kadar çok konuyu bağlıyor ki, Jo’yla tartıştıktan sonra, kitaba adil davranabilmek için iki bölümün gerekli olduğuna karar verdik” diyen yapımcı David Heyman ise, sözlerini şöyle sürdürüyor: ““Ölüm Yadigarları”nı David Yates’in yönetecek olmasından ötürü çok mutluyum. İlham dolu ve ilham verici bir insan olmasının yanında, Jo’nun yarattığı müthiş dünyanın ve karakterlerin tutkulu bir hayranı. Onun, çoğu en başından beri bizimle olan benzersiz oyuncu ve çekim ekibimizi yönetirken, seriyi hak ettiği unutulmaz sona başarıyla taşıyacağını biliyorum”.

Yönetmen David Yates’in ise yorumu şöyle: “Gerek ‘Zümrüdüanka Yoldaşlığı’ gerek ‘Melez Prens’te muhteşem bir oyuncu ve çekim ekibiyle çalışmaktan büyük keyif aldım. Harry Potter dünyasında çalışma, yaratımlarda bulunmak ve onun bir parçası olmak harikaydı. Jo’nun olağanüstü dünyasını beyaz perdeye taşımayı sürdürmeyi, ve bu destansı, ayakları yerden kesici serüvenin finalinin yönetmeni olmayı çok büyük bir ayrıcalık olarak görüyorum”.

“Harry Potter ve Ölüm Yadigarları”nın birinci bölümü 2010 sonunda, ikinci bölümü ise 2011 yazında gösterime girecek.

Gönderen: BuRnOut Mar 27 2008, 02:14 AM

forum resmi


Hollywood dünyasının tanınmış isimlerinden aktör Richard Widmark 93 yaşında öldü.

Widmark'ın karısı Susan Blanchard, kocasının pazartesi günü Connecticut'daki evinde öldüğünü açıkladı. Sinema kariyerine 1947 yılındaki "Ölüm Öpücüğü" adlı filmle başlayan Richard Widmark, katil, polis ve silahlı haydut rolleriyle biliniyor. "Broken Lance" ve "Two Rode Together" adlı filmlerle ismini duyuran Widmark, 40'tan fazla filmde rol aldı. (Kaynak : A.A)

Gönderen: sson Mar 29 2008, 08:41 PM

Ian McKellen, Gandalf Rolüyle Geri Dönüyor

forum resmi

Yönetmenliğini Guillermo del Toro'nun yapacağı söylenen ve iki filmden oluşması planlanan Hobbit serisinde Ian McKellen'ın rol almasına kesin gözüyle bakılıyor. 2009 yılını şimdiden boş bıraktığını söyleyen McKellen, filmle ilgili ayrıntıların netleşmesini beklediğini ve teklif geldiği anda seve seve kabul edeceğini açıkladı.

J.R.R. Tolkien'in aynı adlı kitabından uyarlanan ve Yüzüklerin Efendisi serisi için de başlangıç teşkil eden Hobbit, kendi hâlinde sessiz sakin bir yaşam sürmeye çalışan ancak büyücü Gandalf'ın gelişiyle birlikte macera dolu bir serüvene atılan Bilbo Baggins'in hikâyesine odaklanıyor.

Gönderen: Clint Eastwood Apr 6 2008, 12:02 PM

Charlton Heston Vefat Etti

forum resmiforum resmi

Benhur filmiyle oscar kazanan Charlton Heston, cumartesi gecesi hayatını yitirdi. Aktör ölüm nedeni henüz açıklanmasa da, 2002 yılında alzheimer hastalığına yakalandığı bilinen aktörün bu hastalıkta iniltili bir problemden vefat etmiş olabileceği belirtiliyor.

On Emir /The Ten Commandments, Benhur/Ben-Hur, El Cid gibi epiklerde başrol oynayan oyuncu bir dönemler bilim-kurgu sinemasında da önemli bir figür olmuş ve Maymunlar Cehennemi / The Planet of the Apes, Son Adam / The Omega Man, Yeşil Soymer / Soylent Green gibi klasiklerde de başrolde bulunmuştu.

Gönderen: BuRnOut Apr 6 2008, 02:29 PM

Bu başlık heyecan verici bir başlık olacağına, gittikçe insanın içini karartan ve onu üzen bir başlığa dönüşüyor. oleyo2.gif Hadi hayırlısı bakalım, Allah rahmet eylesin bütün vefat edenlere...

Gönderen: R0BlN May 3 2008, 03:50 AM

Cloverfield 2 filminden sızan ilk sahneler.

forum resmi

forum resmi

Gönderen: Clint Eastwood May 3 2008, 04:24 AM

İkincisi de geliyor demek. Merakla bekleyeceğim...

Gönderen: nesriny May 3 2008, 04:30 AM

İkincisinde de el kamerası effektleri verilmişse çekeceğimiz var demek, öyle miymiş? lac.gif

Evet youtube'dan gördüğüm kadarıyla öyle. oleyo2.gif

Gönderen: cb_spike May 12 2008, 04:15 PM

http://img104.imageshack.us/my.php?image=bioshockrt8.jpg

QUOTE
Gore Verbinski son yılların en önemli video oyunları arasında bulunan Bioshock'u beyazperdeye uyarlıyor...

Milyonlarca satan ve sayısız ödülün de sahibi olan ünlü Bioshock video oyunu, başarılı yönetmen Gore Verbinski'nin önderliğinde beyazperdeye uyarlanıyor.

John Logan'ın yazacağı senaryo, serbest kuralların işlediği su altı kenti Rapture'de geçecek.

Kahramanımız bir kaza sonucu kendini suların altında buluyor ve bir deniz fenerinden bu kente adım atıyor. Bu inanılmaz kent bir ütopya oluşturmak amacıyla kurulmuş fakat zaman içinde bir cehenneme dönüşmüştür...

Bu arada hemen hatırlatalım, video oyununun devamı 2009 yılında meraklısıyla buluşacak. Film uyarlaması için ise biraz daha beklemek gerekecek.

Gönderen: Funkster May 14 2008, 07:25 PM

IMDB
http://imdb.com/title/tt0103759/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0001206/
Genre: Crime | Drama
Tagline: Gambler. Thief. Junkie. Killer. Cop.
User Rating: 6.7 / 10 (8,245 votes) http://imdb.com/chart/top, http://imdb.com/name/nm0034519/, http://imdb.com/name/nm0129538/, http://imdb.com/name/nm0859150/

IMDB
http://imdb.com/title/tt1095217/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0001348/
Genre: Crime | Drama
Cast: http://imdb.com, http://imdb.com

Remake furyasının ustalara yansıması sürüyor. Scorsese ve Haneke'den sonra şimdi de tecrübeli Alman sinemacı Werner Herzog, Abel Ferrara'nın 1992 tarihli sıradışı yapımı Bad Lieutenant'ı yeniden çekeceğini duyurdu. Orijinal filmde Harvey Keitel'ın canlandırdığı dejenere polis rolünü ise Nicholas Cage canlandıracakmış. Cage demişken, onun da 1999 Tayland yapımı Bangkok Dangerous'un yeniden çekiminde başrol aldığını duymuşsunuzdur.

http://funkster.blogcu.com/2602461/

Gönderen: R0BlN May 22 2008, 02:11 PM

forum resmi

Sony Pictures, Flash Gordon'un yeni filminin çekim haklarını satın aldı.

Başarılı bir polo oyuncusuyken dünyadan kaçırılıp merhametsiz Ming'in egemenliğindeki Mongo gezegenine götürülen Gordon'u başından, bilim kurgu-fantazi karışımı bir takım serüvenler geçer. Bu esnadaki yardımcıları ise Dale Arden ve Dr. Hans Zarkov'tur.

1934'te yaratılan bir çizgi roman karakteri olan ve Türkiye'de Baytekin adıyla yayınlanan Flash Gordon, en son 1980 yılında http://www.imdb.com/title/tt0080745/. Bu film, beklenen başarıyı göstermese de Queen'in müzikleriyle dikkat çekmişti.

Gönderen: BuRnOut May 22 2008, 06:34 PM

Scorsese, Bob Marley belgeselinden çekildi.

Ünlü yönetmen Martin Scorsese Jamaika’lı reggae ilahı Bob Marley’le ilgili belgeselden çekildi. Oscar’lı yönetmen Jonathan Demme’in çekeceği filmin 2010 yılında gösterime girmesi planlanıyor. 2010 aynı zamanda ünlü müzisyenin 65. doğum yıldönümü olacak.

Scorsese’nin filmin yönetmenliğinden çekilişi konusunda ise “çeşitli projelerinin üstüste gelmesi” gerekçe gösterildi. Filmin yapımcılığını üstlenen Bob Marley’in oğlu Ziggy, Demme ile çalışacak olmaktan heyecan duyduğunu söyledi. Ziggy, “Demme’in babamın eserlerine duyduğu yakın ilgi ve müzek belgeseli yapma konusundaki eşsiz bilgisi, bana bu filmin babamın yaşamını en iyi şekilde yansıtacağını şimdiden söylüyor” diye konuştu. Daha önce Talking Heads ve Neil Young belgeselleri yapan Demme, Marley’i “modern çağın en büyük insanlarından biri” diye tanımlıyor. Demme, Tuff Gong Pictures ve Shangri-La Enternainment’ın finanse ettiği film için, “Marley’in iç dünyası ve müziğinin pırıltısına layık olmasını umuyorum” dedi.

http://www.ntvmsnbc.com/news/447365.asp

Gönderen: R0BlN May 27 2008, 09:04 AM

forum resmi

Sydney Pollack Öldü

Out of Africa, Tootsie, The Firm, The Electric Horseman, Three Days of the Condor, Havana, The Interpreter, They Shoot Horses Don't They gibi filmlerin yönetmeni http://www.imdb.com/name/nm0001628/ öldü. 1934 doğumlu Pollack, kariyerine tiyatro oyuncusu olarak başlayıp daha sonra önce TV, sonra da sinema yönetmenliğine geçmişti. Sydney Pollack, http://www.imdb.com/title/tt0089755/ filminin yapımcı-yönetmeni olarak 2 Oscar kazanmıştı.

Gönderen: hasta May 27 2008, 04:06 PM

QUOTE(R0BlN @ May 27 2008, 10:04 AM) *

Sydney Pollack Öldü


Bu haber beni gerçekten çok üzdü. Yönetmenliğinin yanında oyunculuğuyla da sinema tarihine sağlam izler bırakmayı başarabilmiş çok sevdiğim bir insandı. Onu saygı ve sevgiyle hatırlayabileceğimiz çok eser bıraktı geride. Yönetmenliğini yaptığı "They Shoot Horses Don't They" ve oyuncuları arasında bulunduğu kusursuz Kubrick filmi "Eyes Wide Shut"ın bende yerleri çok ayrı.

Gönderen: R0BlN Jun 8 2008, 08:52 AM

forum resmi

15. Altın Koza Film Festivalinde Ödüller Açıklandı

Başladığı günden bu yana ülkemizin güneyinden sinema fırtınası estiren 15. Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu. Son dönemde çekilen 12 Türk filminin yarıştığı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda En İyi Film Özcan Alper’in yönettiği Sonbahar oldu. Büyük Jüri Yılmaz Güney Özel Ödülü İnan Temelkuran’ın yönettiği Made In Europe filmine verildi. Jüri Özel Ödülü ise yaratıcı ortak çalışma nedeniyle Sonbahar filminin yönetmeni Özcan Alper, görüntü yönetmeni Feza Çaldıran ve sanat yönetmeni Canan Çayır’a gitti. Festivalin En İyi Yönetmen Ödülü’nü ise Made In Europe filmiyle İnan Temelkuran aldı.

http://www.altinkozafestivali.org.tr/altinkoza15/default.asp

Gönderen: BuRnOut Jun 20 2008, 12:19 AM

Geleneksel Taormina Film Festivali bu yıl ana temasını Türk sinemasına ayırdı.

Sicilya Adası'nın turistik Kenti'nde düzenlenen Uluslararası Film Festivali'nde onur konuğu olan Türk sinemasının 7 filmi gösterime girerken Seyfi Teoman'ın “Tatil Kitabı” adlı filmi de Akdeniz Filmleri yarışmasında yer alıyor. Bu arada “Nielsen” ödülüne ise Fatih Akın layık görüldü. Festivalde ayrıca Cuma akşamı bir Türk galası düzenlenecek. Galaya filmleri gösterilen tüm Türk yönetmenler katılacak. “Türk Filmleri Haftası”nda Özer Kızıltan'ın “Takva”, Semin Kaplanoğlu'nun “Yumurta”, Nuri Bilge Ceylan'ın “Üç Maymun”, Reha Erdem'in “Beş Vakit”, Hüseyin Karabey'in “Gitmek”, Zeki Demirkubuz'un “Kader”, Çağan Irmak'ın “Babam ve Oğlum” adlı eserleri İtalyan sinemaseverlerle tanışacak. Ödüller Cumartesi gecesi dağıtılacak.

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/9213135.asp?gid=222&sz=17114

Gönderen: cb_spike Jun 22 2008, 09:21 AM

Nottingham (2009)

forum resmi

IMDB
http://imdb.com/title/tt0955308/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0000631/
Genre: Action | Drama
Cast: http://imdb.com, http://imdb.com


Ridley Scott'ın yöneteceği Nottingham, Robin Hood efsanesinin güncellenmiş versiyonu üzerine kurulu. Robin Hood, Maid Marion ve Nottingham şerifi arasındaki aşk üçgenini anlatan filmin oyuncu kadrosunda şu an için Sienna Miller ve Russell Crowe yer alıyor. Robin Hood için ise Christian Bale'in adı geçiyor.

Gönderen: cb_spike Jul 1 2008, 09:54 AM

forum resmi


IMDB
http://imdb.com/title/tt1107816/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0000783/
Genre: Horror | Thriller
Cast: http://imdb.com/name/nm0004778/, http://imdb.com/name/nm0782561/, http://imdb.com/name/nm0665235/, http://imdb.com/name/nm0583951/

QUOTE
Giallo Göründü!
Dario Argento'nun İngilizce çektiği korku filminden ilk kareler ve afiş tasarımları...

Dario Argento'nun son dönemde çektiği korku filmleri büyük hayal kırıklığı yaratıyor. Giallo türüne bir saygı duruşu niteliği taşıyacak olan yeni proje, kısaca Giallo adını taşıyacak ve Argento eski hayranlarını yeniden kazanmayı deneyecek.

Sıkı bir polis ile güzele meraklı bir seri katil arasındaki kovalamacayı anlatacak olan filmin detayları henüz belli değil...

Gönderen: melisa hülya Jul 1 2008, 09:59 AM

@ DARİO ARGENTO

Ti'amo pedra! Üsdad hoşgeldin, eminim Adrian Brody denen mucizevi adamla bu film harika olacak.

Gönderen: cb_spike Jul 4 2008, 11:37 AM

forum resmi

IMDB
http://imdb.com/title/tt0892387/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0796124/
Genre: Family
Cast: http://imdb.com, http://imdb.com

QUOTE
Kay Thompson'ın yazdığı ve Hillary Knight'ın illüstrasyonunu yaptığı Eloise in Paris'ın uyarlamasında Thurman, Eloise'in dadısını canlandıracak. Charles Shyer'in yöneteceği fimin çekimleri Paris ve New York'ta gerçekleştirilecek.

Altı yaşındaki bir çocuğa göre oldukça akıllı ve olgun bir çocuk olan Eloise'in maceraları, sinema perdesinde de bir seriye dönüşecek.


Gönderen: seckinizm Jul 4 2008, 10:34 PM

Avusturyalı-Alman yönetmen Fritz Lang’ın çektiği sessiz bilim kurgu filmi “Metropolis”in çıkarılmış sahnelerinin neredeyse tamamı, Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te bulundu


Filmin haklarına sahip olan Friedrich Wilhelm Murnau adlı Alman vakfından Anke Wilkening, “Bugüne kadar eksik olan hemen hemen tüm sahnelerin bulunduğunu” belirtti.
Haberin devamı

Wilkening, Buenos Aires sinema müzesi ortakları tarafından bulunan yaklaşık 25 dakika süreli bu sahnelerin 16 milimetrelik film şeridi üzerinde olduğunu söyledi.

Vakıf, görüntülerin düşük kalitede olmasına rağmen, bulunan sahneler sayesinde artık bu başyapıtı tamamlamanın mümkün olacağını düşünüyor.

Amerikan Paramount film yapım şirketinin yetkilileri tarafından kesildiği belirtilen film, orijinal haliyle Ocak 1927’de Berlin’de gösterilmiş ve bu tarihten sonra kaybolmuştu.
[font=Comic Sans Ms]


ntvden alınmıştır

forum resmi

arkadaşlar film yaklaşık 240 dakikaymış gerçekte ancak filmin izlenebilirliği açısından bu sahneler daha sonra çıkarılmış ve dağılmış.ben bir ay önce izleme fırsatı bulmuştum.çıkarılan sahneleri merakla bekliyorum.ve neye göre bu sahneler çıakrıldı hangi kıstaslar düşünüldü izlerken bu sorularada cevap bulubiliceğiz.

Gönderen: someareborntotheendlessnight Jul 5 2008, 12:03 AM

Uzun zamandır duyduğum en güzel haber bu. En kısa zamanda izleme şansı buluruz umarım. Yoksa bu sahneler de Beatles Bavulu'ndan çıkan kayıtlar gibi ortadan kaybolursa, kahrolunur.

Gönderen: plansekans Jul 8 2008, 05:08 PM

forum resmi



Şirinler 2009'da Vizyonda ...



Şirinler'in film haklarını satın alan Sony, projeyi eli yüzü düzgün ve iş yapacak bir senaryo yazsınlar diye Shrek'i yazan elemanlar olarak namlanan David N. Weiss ve J. David Stem'e götürmüş.

Filmin 2009'da vizyona girmesi planlanıyormuş ...


http://arabolge.org/sirinler-filmi-2009da-vizyonda

Gönderen: ggecim Jul 10 2008, 09:41 PM

Kapanma tehlikesi yaşayan Beyoğlu Sineması'na destek olmak amacıyla, Siyad geçen yılın, seçtikleri en iyi filmlerini, 2 hafta süreyle 5 Ytl'ye gösterecekmiş. Program ise şöyle:

QUOTE
4 Temmuz Cuma
PAN’IN LABİRENTİ
El Laberinto del Fauno (Pan's Labyrinth)
Yönetmen: Guillermo del Toro
Oyuncular: Ivana Baquero, Sergi López, Maribel Verdú, Doug Jones, Ariadna Gil
Yapım: Meksika-İspanya-ABD / 112 dk.
Seanslar: 11.30 / 14.00 / 16.30 / 19.00 / 21.30

5 Temmuz Cumartesi
SON UMUT
Children of Men
Yönetmen: Alfonso Cuarón
Oyuncular: Clive Owen, Michael Caine, Julianne Moore, Chiwetel Ejiofor, Danny Huston, Pam Ferris, Clare-Hope Ashitey, Peter Mullan
Yapım: İngiltere-ABD-Japonya / 109 dk.
Seanslar: 12.15 / 14.30 / 16.45 / 19.00 / 21.15

6 Temmuz Pazar
BAŞKALARININ HAYATI
Das Leben der Anderen (The Lives of Others)
Yönetmen: Florian Henckel von Donnersmarck
Oyuncular: Martina Gedeck, Ulrich Mühe, Sebastian Koch, Ulrich Tukur
Yapım: Almanya / 137 dk.
Seanslar: 12.00 / 15.00 / 18.00 / 21.00

7 Temmuz Pazartesi
BABİL
Babel
Yönetmen: Alejandro González Iñárritu
Oyuncular: Brad Pitt, Cate Blanchett, Adriana Barraza, Gael García Bernal, Rinko Kikuchi, Kôji Yakusho, Michael Peña, Jamie McBride, Emilio Echevarría
Yapım: Fransa-ABD-Meksika / 143 dk.
Seanslar: 12.00 / 15.00 / 18.00 / 21.00

8 Temmuz Salı
KÜÇÜK GÜN IŞIĞIM
Little Miss Sunshine
Yönetmenler: Jonathan Dayton, Valerie Faris
Oyuncular: Abigail Breslin, Greg Kinnear, Toni Collette, Alan Arkin, Steve Carell, Paul Dano
Yapım: ABD / 101 dk.
Seanslar: 12.15 / 14.30 / 16.45 / 19.00 / 21.15

9 Temmuz Çarşamba
DÖNÜŞ
Volver (To Return)
Yönetmen: Pedro Almodóvar
Oyuncular: Penélope Cruz, Carmen Maura, Lola Dueñas, Blanca Portillo, Yohana Cobo
Yapım: İspanya / 121 dk.
Seanslar: 11.30 / 14.00 / 16.30 / 19.00 / 21.30

10 Temmuz Perşembe
ÖZGÜRLÜK RÜZGARI
The Wind That Shakes the Barley
Yönetmen: Ken Loach
Oyuncular: Cillian Murphy, Pádraic Delaney, Orla Fitzgerald, Liam Cunningham, Mary Riordan, Mary Murphy
Yapım: İrlanda-İngiltere-Almanya-İtalya-İspanya-Fransa / 127 dk.
Seanslar: 11.30 / 14.00 / 16.30 / 19.00 / 21.30

11 Temmuz Cuma
KUZEY FARESİ
Lemming
Yönetmen: Dominik Moll
Oyuncular: Laurent Lucas, Charlotte Gainsbourg, Charlotte Rampling, André Dussollier
Yapım: Fransa / 129 dk.
Seanslar: 11.30 / 14.00 / 16.30 / 19.00 / 21.30

12 Temmuz Cumartesi
BÜKREŞ’İN DOĞUSU
A Fost Sau N-A Fost? (12:08 East of Bucharest)
Yönetmen: Corneliu Porumboiu
Oyuncular: Mircea Andreescu, Teodor Corban, Ion Sapdaru, Mirela Cioaba
Yapım: Romanya / 89 dk.
Seanslar: 12.15 / 14.30 / 16.45 / 19.00 / 21.15

13 Temmuz Pazar
ESMA’NIN SIRRI
Grbavica (Esma's Secret)
Yönetmen: Jasmila Zbanic
Oyuncular: Mirjana Karanovic, Luna Mijovic, Leon Lucev, Kenan Catic
Yapım: Avusturya-Bosna Hersek-Almanya-Hırvatistan / 107 dk.
Seanslar: 12.15 / 14.30 / 16.45 / 19.00 / 21.15

14 Temmuz Pazartesi
ÜÇ DEFİN
The Three Burials of Melquiades Estrada
Yönetmen: Tommy Lee Jones
Oyuncular: Tommy Lee Jones, Barry Pepper, Julio César Cedillo, Dwight Yoakam, January Jones, Melissa Leo
Yapım: ABD-Fransa / 121 dk.
Seanslar: 11.30 / 14.00 / 16.30 / 19.00 / 21.30

15 Temmuz Salı
TUTKU OYUNLARI
Little Children
Yönetmen: Todd Field
Oyuncular: Kate Winslet, Patrick Wilson, Jennifer Connelly, Noah Emmerich, Jackie Earle Haley, Gregg Edelman, Sadie Goldstein
Yapım: ABD / 130 dk.
Seanslar: 11.30 / 14.00 / 16.30 / 19.00 / 21.30

16 Temmuz Çarşamba
KOKU: BİR KATİLİN HİKAYESİ
Perfume: The Story of a Murderer
Yönetmen: Tom Tykwer
Oyuncular: Ben Whishaw, Alan Rickman, Dustin Hoffman, Rachel Hurd-Wood, Karoline Herfurth, Timothy Davies
Yapım: Almanya-Fransa-İspanya / 147 dk.
Seanslar: 12.00 / 15.00 / 18.00 / 21.00

17 Temmuz Perşembe
13
13 Tzameti
Yönetmen: Géla Babluani
Oyuncular: George Babluani, Pascal Bongard, Aurélien Recoing, Fred Ulysse, Nicolas Pignon
Yapım: Fransa-Gürcistan / 86 dk.
Seanslar: 12.15 / 14.30 / 16.45 / 19.00 / 21.15

Gönderen: KerKeness Jul 10 2008, 09:59 PM

Bu arada ben bir şey sormak istiyorum...Ben Jessica Alba'nın hayranlarından biriyim ve bebiğini dünyaya getirip getirmediğini merak ediyorum..Acaba bilginiz varsa haber verebilirmisiniz...

Ya da nerden bulabileceğim konusunda yardım olurmusunuz.

Sevgiler.

Gönderen: melisa hülya Jul 11 2008, 09:40 AM

@ sevgili KerKeness,

Sinema dünyası hakkındaki magazin içerikli konular hakkındaki sorular ve paylaşımlarınızı kısaca " kulis arkası" paylaşımlarınızı benim sayfamda yapabilirsiniz: Kahve molası. ( sorry, reklamı sıkıştırdık araya yine oleyo2.gif )
Sevgiyle,...

Gönderen: BuRnOut Jul 21 2008, 04:10 PM

forum resmi


John Woo, San Diego çizgi roman fuarında tanıtılacak olan Caliber çizgi romanının film haklarını şimdiden aldı. Yapımcıları arasında Johnny Depp’in de ortağı olduğu “Infinitum Nihil” film şirketi, Barry Levine’nin “Radical Comic” şirketi ve Amerika’nın ekolü haline gelen, Woo’nun uzun soluklu çalıştığı partneri Terence Chang’in yardımcı çalışmasıyla olacak.

Radical Comic’in Caliber hikâyesi, Kral Arthur ve onun, Kuzeybatı Pasifik’teki 19. yüzyılın silahşörleri olarak bilinen şövalyelerini anlatıyor.

http://www.hayalsaati.com/index.php?option=com_content&task=view&id=677&Itemid=1

Gönderen: plansekans Jul 22 2008, 11:10 AM

forum resmi



İSTANBUL - Geçtiğimiz perşembe günü evinde düşen ve kalça kemiğini kıran 75 yaşındaki ünlü tiyatro sanatçısı Suna Pekuysal, İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Ortopedi Kliniği’nde tedavi altına alınan ünlü sanatçı bu sabah hayatını kaybetti...



QUOTE
SUNA PEKUYSAL KİMDİR?
Asıl adı Suna Belener olan Suna Pekuysal, 24 Ekim 1933 yılında İstanbul’da doğdu. Pekuysal, İstanbul Belediye Konservatuvarı Şan ve Bale Bölümü’nde öğrenim görürken, 1949 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun çocuk bölümünde Kadri Ögelman’ın “Artist Aranıyor” adlı oyunuyla ilk kez sahneye çıktı.

Aradan üç yıl geçtikten sonra, 1952 yılında, İstanbul Şehir Tiyatrosu dram bölümü kadrosuna geçti. 1964 yılında tiyatro sanatçısı Ergun Köknar ile evlendi. 1973 doğumlu Sait Ali isimli bir oğlu olan sanatçı, tiyatronun yanı sıra televizyon ve sinema filmlerinde de rol aldı.

1984 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenmeye başlanan, Ekrem Reşit Rey’in 1933 yılında kaleme aldığı, Cemal Reşit Rey’in bestelerini yaptığı ve Haldun Dormen’in sahneye Koyduğu “Lüküs Hayat” operetindeki rolünü Zihni Göktay ile birlikte 14 yıl süreyle aralıksız oynadı. ”Büyük bir başarı kazanan ve yediden yetmişe her yaştan seyirciye nostalji yaşatan ”Lüküs Hayat”ın ardından emekli olan sanatçı, Şehir Tiyatroları’nda Joseph Kesselring’in yazdığı ve Çetin İpekkaya’nın yönettiği ”Ahududu” adlı oyunda konuk sanatçı olarak rol aldı.

Adı her zaman Türk tiyatrosunun en iyileri arasında anılan sanatçı, 1979 yalında Fakir Baykurt’un uyarlaması olan “Tırpan” daki rolüyle 1980 Avni Dilligil ve Ulvi Uraz ödüllerini, “Lüküs Hayat”taki rolüyle de 1986 Sanat Kurumu ve 1987 İsmail Dümbüllü ödüllerini kazandı.

Birçok televizyon reklam ve dizilerinde, müzikallerde sanatçılık başarısını gösteren Pekuysal, 54 yıl Şehir Tiyatroları’nda görev yaptıktan sonra, 24 Ekim 1998 yılında Şehir Tiyatroları’ndan emekli oldu. Yarım asırdan fazla süredir devam eden sanat yaşamı boyunca 250’den fazla oyunda, 100’e yakın da sinema filminde rol aldı. ”Sanatçının emeklisi olmaz” ve ”Sahnede ölmek istiyorum!” sözleriyle tiyatroya ve sanata olan sevgisini belirten sanatçı, geçtiğimiz perşembe akşamı evinde düşme sonucu kalça kemiğini kırmıştı.


http://www.ntvmsnbc.com/news/453886.asp

Gönderen: siroguz Jul 22 2008, 11:17 AM

Allah rahmet eylesin. sad.gif

Gönderen: melisa hülya Jul 22 2008, 11:23 AM

Mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin çok üzüldüm sad.gif

Gönderen: ggecim Jul 22 2008, 12:05 PM

Çok değerli bir sanatçı ve tiyatro cennetini hakeden bir insandı kendisi. Gerçekten çok üzüldüm.

Gönderen: baronio Jul 22 2008, 01:28 PM

Adile Naşit'ten sonra sanat camiasının gördüğü en ton ton insanlardan biriydi. Çok başarılı bir tiyatrocuydu. Hepimizin başı sağolsun. sad.gif

Gönderen: Funkster Jul 22 2008, 02:43 PM

Allah rahmet eylesin. sad.gif

Gönderen: BuRnOut Jul 22 2008, 04:45 PM

Eminönü Belediyesi tarafından düzenlenen Sultanahmet Yazlık Sinema Günleri, 25 Temmuz Cuma akşamı 21:00′de Çağan Irmak’ın Babam ve Oğlum filmiyle başlayacak. Yazlık sinema nostaljisini yeniden yaşatmak için başlatılan yazlık sinema günleri, her akşam Sultanahmet Meydanı’nda bulunan amfitiyatro’da ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

Gösteri Programı

25 Temmuz Cuma / Babam ve Oğlum
26 Temmuz Cumartesi / Vizontele
27 Temmuz Pazar / Organize İşler
28 Temmuz Pazartesi / Mavi Boncuk
29 Temmuz Salı / Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım
30 Temmuz Çarşamba / Estergon Kalesi
31 Temmuz Perşembe / Cennetin Krallığı
01 Ağustos Cuma / Kanlı Nigar
02 Ağustos Cumartesi / Hababam Sınıfı Tatilde
03 Ağustos Pazar / Eşkıya

Gönderen: kurt_thewolf Jul 25 2008, 09:29 AM

Yarasa Adam’dan rekor üzerine rekor!

forum resmi

Beklenen oldu ve Batman filmlerinin son serisi “The Dark Knight” (Kara Şövalye) sinema tarihinin en iyi açılış yapan filmi ünvanını elde etti. Filmin ABD’de gösterime girdiği haftasonu açılış hasılatı 155 milyon dolar.

ilk gün açılış rekoru 66.4 milyon dolar olan ‘The Dark Knight’ haftasonu açılış rekorunu da 155 milyon dolar hasılatla ‘Spider-Man 3’ü de geçerek kırdı.

Ayrıca Yarasa Adam’ın bu son macerası önemli sitelerde de iyi puanlar aldı. ‘Dark Knight’ IMDB’ye 46.915 oyla 10 üzerinden 9.5 oy ortalamasıyla 1’inci sıradan giriş yaptı.

Yönetmenliğini Christopher Nolan’ın yaptığı ve 185 milyon dolara mal olan “Kara Şövalye” filminde başrolleri Christian Bale (Batman) ve aldığı aşırı dozdaki uyuşturucudan 28 yaşında hayatını kaybeden Heath Ledger (Joker) paylaşıyor.

http://www.ntvmsnbc.com/news/453764.asp

Gönderen: KıvılcımArduc Jul 29 2008, 11:56 AM

Hamdi Alkan Recep İvedik'in başarısından sonra "Bende zaten Gazman'ı çekmeyi düşünüyordum" demişti (daha doğrusu ona benzer bişeyler). Sonunda söylediğini yaptı ve Gazman'ın çekimlerine başlıyor.

Basın açıklamasında okadar iddaalı konuştuğu halde böyle bir film den umudu olmayan beni ikna etmek bi yana nezaman bir film için böyle sözer duysam o filmin başarısız olucağına kanaatim iyice artıyor.

Hamdi Bey'e şimdiden başarılar diliyorum.

Gönderen: cb_spike Aug 2 2008, 05:54 PM

http://www.animenewsnetwork.com/news/2008-07-22/live-action-cowboy-bebop-film-in-development-at-fox

forum resmi

IMDB
http://imdb.com/title/tt1267295/

Genre: Array
Cast: http://imdb.com, http://imdb.com

QUOTE
Büyük bütçeli ve kanlı canlı Cowboy Bebop projesinde Keanu Reeves'in rol alacağı söyleniyor...

Cowboy Bebop'ın çok zengin bir dünyası var. Animeler, uzun metraj animasyon, mangalar ve hatta video oyunları. Şimdi de kanlı canlı bir sinema filmi yola çıkmaya hazırlanıyor.

2010 için düşülen projenin beyin takımı henüz belli olmadı. Projede, Spike Spiegel'ı Keanu Reeves'in canlandıracağı söyleniyor.

Yapım 2071 yılında ödül avcısı Spike'ın sıradan bir işin ardından geçmişiyle yüzleşeceği çılgın olaylara adım atmasını anlatacak.


Gönderen: reel Aug 2 2008, 06:29 PM

Monster'ın Hellywood elinden çıkacağını duyduktan sonra bu yılın en kötü haberi bu olsa gerek. Üstelik hiç sevmediğim kalas oyuncu oleyo2.gif Keanu Reeves'e de Spike olmak ne yakışır ya.

Gönderen: mustix Aug 2 2008, 06:50 PM

Spike kim olursa olsun, ama Faye için Charlize Theron veya Milla JavoOovich isteriz. flaugh.gif

İMDB'de http://www.imdb.com/title/tt0213338/news#ni0289076 var.

QUOTE
All your Faye Valentine fantasies are finally going to come true... if you have any at least!


flaugh.gif flaugh.gif

Gönderen: melih Aug 2 2008, 07:19 PM

Faye'i kim oynarsa oynasın beğenmeyiz bence. O şımarıklıkla karışık seksiliği verecek oyuncu da hep Faye ile anılabilir kariyeri boyunca.
Gerçi Charlize Theron benzerini yapmıştı daha önce. Ona vermezler herhalde rolü.

forum resmi


Keanu'yu bilmem ama seriyi izlerken bile hemen gözümün önüne gelen tek karakter Jetto idi. Ona da en iyi Ving Rhames yakışır gibime geliyor. Hem devasa hem sempatik.

forum resmi

Gönderen: DayDreamer Aug 2 2008, 09:48 PM

Sanırım animenin de 10. yılı anısına yakın zamanlarda remastered sürümü çıkmıştı değil mi?

Gönderen: Stormcry Aug 4 2008, 10:21 PM

QUOTE
Morgan Freeman trafik kazası geçirdi.
Oscar ödüllü ünlü ABD’li aktör Morgan Freeman, geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralandı.

Mississippi eyaletindeki Tallahatchie kasabasında kaza geçiren ünlü oyuncu Morgan Freeman, Memphis’te Bölge Tıp Merkezi (The Med) Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneden yapılan açıklamada, Freeman’ın durumunun ciddi olduğu bildirildi. 71 yaşındaki oyuncunun kazanın ardından uçakla Tennessee’deki hastaneye götürüldüğü belirtildi.

Yetkililer kazayla ilgili ayrıntı vermezken; yerel medya, Freeman’ın aracının birçok kez takla attığını belirtti.

Bugüne kadar birçok filmde önemli roller üstlenen Freeman, 1989 yapımı “Miss Daisy’nin Şoförü” adlı filmle “En İyi Erkek Oyuncu” Oscar’ını almıştı.

Freeman ABD’de gişe rekorları kıran Batman serisinin son filmi “Batman Kara Şövalye’de “Lucius Fox” karakterini canlandırdı.

http://www.ntvmsnbc.com/news/455238.asp

Gönderen: ggecim Aug 4 2008, 10:58 PM

Morgan Freeman'ı gerçekten severim, ölmesin ya, daha çok filmde izlemek isterim. sad.gif

Gönderen: nesriny Aug 4 2008, 11:00 PM

Benim nazarım dokunmuş olacak adama, son izlediğim filmlerin %75 'inde karşıma çıkıyordu habire, "Nedir bu allasen zırt pırt bu adamı karşıma çıkarıyorlar, amma da rolden role, biçimden biçime girermiş, ne bulunmaz hint kumaşıymış." demiştim kendi kendime, neyse acilen şifalar diliyorum kendisine, yırtar paçayı umarım. unsure.gif Bu çiçekler de O'na benden. flowers.gif

Gönderen: cb_spike Aug 5 2008, 07:52 AM

QUOTE(ggecim @ Aug 4 2008, 11:58 PM) *

Morgan Freeman'ı gerçekten severim, ölmesin ya, daha çok filmde izlemek isterim. sad.gif

Daha oynayacak çok filmi var, hayati tehlikesi yoktur umarım. sad.gif

Gönderen: cb_spike Aug 6 2008, 12:24 PM

Bir sonraki Batman filminde Johnny Depp rol alabilir!

forum resmi

The Dark Knight'ın çok büyük gişe başarısının ardından ve aldığı olumlu eleştirilerden sonra 3. filmin geleceği kesin gibi.
Johnny Depp'in The Riddler rolünü oynayabileceği söylenirken The Penguin rolü için düşünülen isimse Philip Seymour Hoffman. Oscarlı aktör Hoffman’ın adı Penguin rolü için ilk defa geçmiyor, henüz yapım aşamasındayken The Dark Knight filminde Penguin’in yan kötü karakter olarak (ilk filmdeki Scarecrow gibi) yeraldığı ve Hoffman’ın rol için düşünüldüğü söylentisi vardı.

Edit: Tabii bu isimlerin şimdilik sadece söylenti olduğunu, şu an için Nolan ile üçüncü filmi yönetmesi için anlaşılmadığını ve henüz ortada bir senaryonun olmadığını bir kere daha belirtelim...

Gönderen: cb_spike Aug 6 2008, 12:52 PM

http://beyazperde.mynet.com/haber.asp?id=11553

forum resmi

Beyazperdenin son popüler Daredevil'ı olarak Ben Affleck'i hatırlıyoruz. Aktörün rol aldığı film zayıf süper kahraman filmleri arasında kabul ediliyor. Haliyle, yeni Daredevil filmlerine ihtiyaç var.

Yıldızı günden güne parlayan, hızlı aksiyoncu Jason Statham, Daredevil'ı canlandırmak istediğini açıklamış. İşin ilginç yanı, karakteri çizgi roman dünyasında derinleştiren usta Frank Miller da bu fikre sıcak bakmış.

Güçlü kuvvetli her aksiyon yıldızının hayali bir süper kahraman kostümü bugünlerde. Ne de olsa süper kahraman filmleri çok izleniyor, çok kazandırıyor ve arkası geliyor. Statham işini biliyor.

Gönderen: kurt_thewolf Aug 7 2008, 07:16 PM

Superman, Batman, Flash, Wonder Woman gibi süper kahramanların bir arada yer aldığı ünlü çizgi roman ‘Justice League of America’ sinemaya uyarlanıyor.

forum resmi

QUOTE
Birçok kez uyarlanması gündeme gelen ama daha önce iptal edilen ABD’li süper kahramanların oluşturduğu “Justice League of America” sonunda sinemaya uyarlanıyor...
DC Comics’in ünlü süper kahramanlarının yer aldığı Justice League of America’nın çekimleri 2009’da başlıyor. Türkçe de anlamı “Amerikan Adalet Ligi” olan çizgi roman “Justice League: Mortal” adıyla sinemalara gelecek.

Çizgi dizisi ülkemizde de gösterilen Superman’in liderlik yaptığı “Justice League of America” grubun diğer kahramanları Batman, Martian Manhunter, Wonder Woman, Flash, Green Lantern, Aquaman, Green Arrow, Atom, Hawkman, Black Canary, Captain Marvel ve Plastic Man. Çizgi roman tarihinin süper kötüleri de (Penguen, Joker, Lex Luthor gibi...) “Justice League of America”nın baş düşmanları.

2011’de gösterime girecek olan filmin yönetmenliğini George Miller üstleniyor. En son “Neşeli Ayaklar- Happy Feat” adlı animasyon filmi gösterime giren Miller “Mad Max” filmleri ile biliniyor.

IMDB
http://imdb.com/title/tt0974015/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0004306/
Genre: Action | Adventure | Fantasy | Sci-Fi
Cast: http://imdb.com/name/nm0996669/, http://imdb.com/name/nm0111013/, http://imdb.com/name/nm1954240/, http://imdb.com/name/nm1366616/

Sanırım bu kez gerçekten bir Justice League filmi izleyebileceğiz. Başroller önemli tabii ki. Bu kadar süper kahraman olunca, dikkatimizi hangisine versek ki? oleyo.gif

Gönderen: Clint Eastwood Aug 7 2008, 07:25 PM

Bence hepsini tanınmamış oyunculardan seçecekler, sonra da yeni yüzler arıyorduk, amatör heyecanı yakalamak gerekiyordu falan derler smile.gif Para yetmez. smile.gif

Gönderen: cb_spike Aug 7 2008, 08:47 PM

QUOTE(Clint Eastwood @ Aug 7 2008, 08:25 PM) *

Bence hepsini tanınmamış oyunculardan seçecekler, sonra da yeni yüzler arıyorduk, amatör heyecanı yakalamak gerekiyordu falan derler smile.gif Para yetmez. smile.gif

Oyuncu kadrosunu görünce (daha kesin değil ama) bırakın Justice League'yi yahu dedim. Ben Spider-Man and His Amazing Friends istiyorum. oleyo2.gif Hem 3 oyuncu daha ucuza mal olur. flaugh.gif

forum resmi

IMDB
http://imdb.com/title/tt0083481/

Genre: Animation | Family
User Rating: 6.7 / 10 (147 votes) http://imdb.com/chart/top, http://imdb.com/name/nm0308744/, http://imdb.com/name/nm0919798/, http://imdb.com/name/nm0498278/



Gönderen: cb_spike Aug 9 2008, 10:34 AM

Brad Pitt Inglorious Bastards'da...

forum resmi

IMDB
http://imdb.com/title/tt0361748/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0000233/
Genre: Action | Adventure | Drama | War
Cast: http://imdb.com, http://imdb.com

QUOTE
Sinema dünyasının iki usta ismi Brad Pitt ile Quentin Tarantino, ilk kez bir projede birlikte çalışacak. Pitt'in, beyazperdenin sıradışı yönetmeni Tarantino'nun 'Inglourious Bastards' adlı son filmi için sözleşme imzaladığı açıklandı.

BBC'nin internet sitesinde yer alan habere göre, filmde rol alacağı yönünde haberler bulunan Pitt, sözleşme için imzayı attı. Brad Pitt'in konusu İkinci Dünya Savaşı'nda geçen filmde, Naziler'e karşı Yahudi direnişçilerin başı olan Teğmen Aldo Raine'yi canlandıracağı belirtildi. David Krumholtz ile Nastassja Kinski'nin de film için düşünüldüğü, Kinski'nin Tarantino ile görüşme yaptığı ifade edildi.

'Hot Fuzz' ve 'Run Fatboy Run' adlı filmlerle tanınan Simon Pegg'in de kadrosuna katıldığı filmin çekimlerine Ekim ayında Almanya'da başlanması planlanıyor. Filmin gelecek yılki Cannes Film Festivali'nde seyirciyle buluşması bekleniyor. Filmin yapımcısı Lawrence Bender, Pitt ve Tarantino'nun filmde başarılı bir birlikteliklerinin olacağına ve ikisinin gerçekten farklı bir yapım ortaya koyacağına inandığını belirtti.

Bender, Naziler'in lideri Hans Landa'yı bir Alman aktörün oynamasının planlandığını, Pitt'in askerleri rolünü oynaması planlanan B.J Novak ve Eli Roth ile de görüşmelerin sürdüğünü kaydetti. Film, Weinstein Company ve Universal'ın ortak yapımı olarak gerçekleştirilecek. Brad Pitt, ayrıca çekimlerine başlanacak Paramount yapımı 'The Fighter' adlı filmde de seyirci karşısına çıkacak.


Gönderen: Clint Eastwood Aug 9 2008, 11:36 AM

Bu Inglorius Bastards da yılların projesi. Bakalım bu sefer hayata geçecek mi? Yıllar önce Clint, Michael Madsen falan oynayacak deniyordu...

Gönderen: kurt_thewolf Aug 10 2008, 12:07 PM

QUOTE(Stormcry @ Aug 4 2008, 11:21 PM) *

QUOTE
Morgan Freeman trafik kazası geçirdi.
Oscar ödüllü ünlü ABD’li aktör Morgan Freeman, geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralandı.

Mississippi eyaletindeki Tallahatchie kasabasında kaza geçiren ünlü oyuncu Morgan Freeman, Memphis’te Bölge Tıp Merkezi (The Med) Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneden yapılan açıklamada, Freeman’ın durumunun ciddi olduğu bildirildi. 71 yaşındaki oyuncunun kazanın ardından uçakla Tennessee’deki hastaneye götürüldüğü belirtildi.

Yetkililer kazayla ilgili ayrıntı vermezken; yerel medya, Freeman’ın aracının birçok kez takla attığını belirtti.

Bugüne kadar birçok filmde önemli roller üstlenen Freeman, 1989 yapımı “Miss Daisy’nin Şoförü” adlı filmle “En İyi Erkek Oyuncu” Oscar’ını almıştı.

Freeman ABD’de gişe rekorları kıran Batman serisinin son filmi “Batman Kara Şövalye’de “Lucius Fox” karakterini canlandırdı.

http://www.ntvmsnbc.com/news/455238.asp


Morgan Freeman, dün taburcu oldu.

Gönderen: Funkster Aug 11 2008, 06:02 PM

forum resmi

QUOTE
Soul müziğin ustalarından, Oscar ödüllü Amerikalı şarkıcı Isaac Hayes (65) öldü. Hayes'in arkadaşı ve eski menejeri Onzie Horne, ünlü şarkıcının, Memphis'teki evinde bilincini yitirmiş halde bulunduğunu ve götürüldüğü hastanede öldüğünün açıklandığını söyledi. Hayes'in ölüm nedeninin henüz bilinmediği belirtildi. "Soul Man" ve "When Something is Wrong With My Baby" gibi ünlü şarkılara imza atan Hayes, "Theme From Shaft" ile Oscar ve Grammy ödülleri kazanmıştı. Isaac Hayes, animasyon "South Park" dizisinde de okul aşçısı Şef'i seslendiriyordu. Ayrıca 12 çocuk sahibiydi. (Alıntı)

forum resmi

QUOTE
ABD’li ünlü komedyen Bernie Mac öldü. ABD’nin en popüler komedyenlerinden 50 yaşındaki zenci oyuncu, Bernie Mac dün hayatını yitirdi. Uzun süredir Chicago Hastanesi’nde zatürre hastalığı tedavisi gören Mac, yaşam savaşını kaybetti. 2004’te NAACP İmaj Ödülü’nü alan Mac, ‘Ocean 11’, ‘Ocean 12’ ve ‘Ocean 13’, ‘Charlie’nin Melekleri’, ‘Bak Kim Gelmiş’, ‘Müebbet Kuşları’ gibi filmlerde oynamıştı. Ünlü komedyenin ölüm haberi üzerine George Clooney ve Brad Pitt, basına taziye mesajı gönderdi. Pitt, ‘Bernie şimdiden özlendin’ derken, Clooney, ‘Dünya sensiz daha az komik’ dedi. (Alıntı)

Gönderen: kurt_thewolf Aug 12 2008, 05:58 PM

Tüm zamanların en korkunç 5 filmi

İngiltere’de yapılan bir araştırmada, “The Exorcist” (Şeytan) tüm zamanların en korkutucu filmi seçildi. The Exorcist’in ardından Jack Nicholson’a şöhret kapısını açan 1980 yapımı “The Shining” ikinci, 1978 yapımı “Halloween” üçüncü oldu.

forum resmi


İngiliz müzik şirketi HMV’nin internet sitesi “hmv.com”, tüm zamanların en korkunç 5 filmini seçti. Yönetmenliğini William Friedkin’in yaptığı 1973 yapımı “The Exorcist” (Şeytan) ‘korkunç’ kategorisinde birinci oldu. Başrolünü Linda Blair’in oynadığı filmin çekimleri sırasında da ilginç olaylar meydana gelmişti. Filmin çekimleri sırasında 2 kere set yanmış, ışıkçı ve görüntü asistanı ölmüş, 3 tane figüran kalp krizi geçirmiş, başrol oyuncusu Regan’ı canlandıran Blair yataktan düşerek kolunu kırmış ve kostümler çalınmıştı.

Sıralama şöyle:

1- THE EXORCIST - ŞEYTAN (1973)
Birbiri ardına korkunç sahnelerin yer aldığı ve William Friedkin’in hikayesinden çekilen, ve çekildiği zaman için yeni ve özel efektlerle çekilen film birinci sırada yer aldı. Daha sonra çekilen ve daha şiddetli ve kanlı olan filmlere rağmen “The Exorcist”in gücü çok daha büyük.

2- THE SHINING - CİNNET (1980)
Jack Nickolson başrolünü oynadığı filmde, Jack Torrance ailesiyle birlikte bir otelin kapıcılığını üstlenir, kendisinden önce otelin kapıcılığını üstlenen kişinin hayaletiyle karşılaşmasıyla birlikte delirmeye başlar. Kanlı ve şiddetli bir film olmamasına rağmen Stanley Kubrick, “The Shining”i tüm zamanların en korkunç filmlerinden birisi olmasını sağladı.

3- HALLOWEEN (1978)
John Carpenter’ın yönetmenliğini yaptığı filmde, bir doktor görev yaptığı hastaneden kaçan, psikoz etkisindeki ve kız kardeşini öldüren bir katili bulmaya çalışmaktadır. Başrolünü Jamie Lee Curtis’in üstlendiği Halloween’de filmin temposu, karakterlerin izleyiciler tarafından özümsenmesi için yavaş ilerlemekte, böylece şiddet sahneleri daha etkili hissedilmektedir.

4- A NIGHTMARE ON ELM STREET - ELM SOKAĞI KABUSU (1984)
Pek çok insan için Freddy Krueger’ın çirkin ve erimiş yüzü ve bıçaklı parmakları 1980’lerin en büyük fenomenlerinden birisi oldu. Wes Craven’ın yönettiği filmde, Freddy karakteri genel olarak kabusların bir ürünü, bir katilin hayaleti olarak karşımıza çıkıyor. Freddy’nin geri dönme sebebi ise kendisini yasal olamayan şekilde öldüren ailelerin çocuklarını öldürmek.

5- RING - HALKA (1998)
Japon filmi olan Ringu’da bir gazeteci, bir kişinin, gizemli bir video kasedi izlemesinden sonra bir hafta içinde ölmesiyle sonuçlanan olayı araştırır. Gore Verbinski, 2002 yılında filmin başrolünde Naomi Watts’ın oynadığı Amerikan versiyonunu çekmişti.

http://www.ntvmsnbc.com

Gönderen: BuRnOut Aug 18 2008, 05:16 PM

Büyük usta Dario Argento'nun Suspiria'sı da yeniden çevriliyor. Filmde başrolü de Natalie Portman oynayacak. Filmin yönetmenliğini All the Real Girls, Undertow ve en son çektiği Pineapple Express filmiyle tanınan David Gordon Green üstlenecek. 2010 yılında vizyona girmesi öngörülen filmin iddialı olacağı konuşuluyor. Hatta Portman'ın bu rolde oynamak için, önemli bir filmi reddettiği de söylenmekte.

Gönderen: melisa hülya Aug 26 2008, 01:27 PM

QUOTE(BuRnOut @ Aug 18 2008, 06:16 PM) *

Büyük usta Dario Argento'nun Suspiria'sı da yeniden çevriliyor. Filmde başrolü de Natalie Portman oynayacak. Filmin yönetmenliğini All the Real Girls, Undertow ve en son çektiği Pineapple Express filmiyle tanınan David Gordon Green üstlenecek. 2010 yılında vizyona girmesi öngörülen filmin iddialı olacağı konuşuluyor. Hatta Portman'ın bu rolde oynamak için, önemli bir filmi reddettiği de söylenmekte.


Eyvahlar olsun çok üzüldüm, ben de bunun olmasından korkuyordum sad.gif

Gönderen: cb_spike Aug 30 2008, 11:08 AM

http://beyazperde.mynet.com/haber.asp?id=11735

forum resmi


QUOTE
Dev bütçeli sinema filmi projesinin başına şık isimli bağımsız yönetmen getirildi...

Beş aslan robotunun birleşmesiyle ortaya çıkan Voltron’u kullanmayı öğrenmek üzere Arus gezegeninde görevlendirilen ve gezegenin güzel prensesiyle beraber evreni korumak üzere savaşmaya başlayan pilotların hikayesi beyazperde yolunda...

Büyük bütçeli robot eğlencesi Voltron'un başına, küçük ama etkili filmleriyle dikkat çeken yönetmen Max Makowski getirildi. Yönetmen One Last Dance ile dikkatleri çekmiş ve yakın zamanda Kung Fu projesinin başına getirilmişti.

Hollywood son dönemde mega bütçeli eğlencelik filmleri genç ustalara emanet etmeye başladı. Yoksa daha karanlık bir Voltron mu geliyor?

Gönderen: Stormcry Sep 4 2008, 07:18 PM

Bir dönem bilgisayar efekti olduğunu bile düşündüğüm sesin sahibi Don LaFontaine vefat etmiş.

QUOTE
Karanlık salonlardaki ‘usta ses’ artık yok...
Birçok Hollywood filminin fragmanlarını seslendiren dünyanın en önemli seslendirme sanatçılarından Don LaFontaine, 68 yaşında hayatını kaybetti.
40 yılı aşkın bir süredir Hollywood filmlerinin fragmanlarını seslendiren Don LaFontaine Pazartesi günü akciğer yetmezliğinden hayatını kaybetti.
Kariyeri boyunca 5 binin üzerinde film tanıtımı ve 350 bine yakın reklamın seslendirmesini yapan LaFontaine’nin seslendirdiği fragmanlar arasında ‘Terminatör’, ‘Terminatör 2: Mahşer Günü’, ‘Baba’, ‘Yüzyüze’, ‘Dr.Strangelove’, ‘Indiana jones’, ‘Batman Dönüyor’, ‘Azınlık Raporu’, ‘Tavuklar Firarda’ gibi yüzlerce popüler film bulunuyor.
İlk seslendirmesini 1965 yılında ses teknisyeni olarak çalıştığı ‘Casa Grande’nin Savaşçıları’ adlı filmde yapan ‘seslendirme ustası’nın günde 20’nin üzerinde seslendirme yaptığı biliniyor.
Oscar törenlerinde de iç seslendirmeleri yapan ‘King of the Movie Trailers’ lakaplı LaFontaine, herkesin sesini bildiği ama kendisini tanımadığı bir isimdi.

http://www.ntvmsnbc.com/news/458274.asp

Gönderen: BuRnOut Sep 5 2008, 12:59 AM

forum resmi


QUOTE
Beyoğlu Sineması, 05 - 12 Eylül tarihleri arasında Reha Erdem Filmleri Haftası düzenliyor. Beş Vakit’in yanı sıra Erdem’in ilk üç filmi, A Ay, Kaç Para Kaç ve Korkuyorum Anne de bir hafta boyunca izleyicilerle buluşacak. (Sadibey)



Gönderen: R0BlN Sep 6 2008, 10:51 PM

forum resmi


Sam Raimi ve Tobey Maguire, Spiderman 4 için imza atmış. Vatana millete hayırlı olsun. Sony kadroyu garantilemek için 4. ve 5. filmleri bir arada çekme düşüncesinde. Bu arada Venom geri dönmeyecek ama bir solo film sürprizi olabilir, hazır olun. Kötü adamla ilgili bir açıklama yapmamışlar; kimin oynayacağını öğrenirseniz hangi karakter olacağı anlaşılır denmiş.

Muhtemelen önceki filmlerde görünen biri yan kötü karakter olarak çıkabilir. Tahminler The Lizard üzerine.
Artık bir Felicia Hardy ve akabinde Black Cat'i de görmek isteriz.

Gönderen: Funkster Sep 7 2008, 12:21 AM

Sevmiyorum Örümcek Adam'ı. Burton ve Schumacher Batman'ini de sevmezdim. Ama işte sihirli bir elin değmesi gerekiyor bunlara. Şimdi de Superman için sıfırdan bir üçleme düşünülüyormuş. Bryan Singer bile adam edememiş onu. Bırakın Christopher Reeve zamanındaki itibarıyla yaşasın. Artık yeni Superman'ı öyle bir adamın eline teslim etmeleri gerekiyor ki, Nolan, Singer hak getire! Batman gibi karanlık bir Superman konsepti arayışına girecekler muhtemelen. David Fincher ihtimalini bile zorlarlar gibi geliyor. Komik tabi. Smallville bile kabak tadı verdi, bu ısrar niye? Tabi niyesi malum. Adamın biri de şu Ken Parker'a el atmaz mı? Çizgi romansa çizgi romanın hası. O değil de, aslı Wall-E bunların tozuna atacak, söylemedi demeyin.

Gönderen: Harvey Dent Sep 10 2008, 04:36 PM

QUOTE(R0BlN @ Sep 6 2008, 11:51 PM) *

Sam Raimi ve Tobey Maguire, Spiderman 4 için imza atmış. Vatana millete hayırlı olsun. Sony kadroyu garantilemek için 4. ve 5. filmleri bir arada çekme düşüncesinde. Bu arada Venom geri dönmeyecek ama bir solo film sürprizi olabilir, hazır olun. Kötü adamla ilgili bir açıklama yapmamışlar; kimin oynayacağını öğrenirseniz hangi karakter olacağı anlaşılır denmiş.

Muhtemelen önceki filmlerde görünen biri yan kötü karakter olarak çıkabilir. Tahminler The Lizard üzerine.
Artık bir Felicia Hardy ve akabinde Black Cat'i de görmek isteriz.


Asılsız dedikodular da artık son bulmuş olur umarım. Bir deli sahte haberlerle, sahte afişlerle duyurular açıyor kırk akıllı onu tartışıyor her yerde. evil.gif

Gönderen: Julien Sep 12 2008, 04:56 AM

Beyoğlu Sineması'nda Reha Erdem Filmleri Haftası'ndan sonra 12-25 Eylül arası boyunca Zeki Demirkubuz'un yapımları gösterime girecek. Gösterilecek olan filmler arasında Masumiyet, 3. Sayfa, Yazgı, İtiraf, Bekleme Odası ve Kader yer alıyor.

Seanslar hakkında ayrıntılı bilgi için:
http://www.beyoglusinemasi.com.tr/fest.php?id=26

Gönderen: Harvey Dent Sep 15 2008, 09:25 AM

QUOTE

Kapadokya çizgi filmlere sahne olacak

Bugüne kadar birçok dizi, sinema ve belgesel filme hem konu olan hem de sahne olan Kapadokya, bu kez çizgi filmlere sahnelik yapacak.

Amerikalı çizgi film yapımcıları, Kapadokya'da bir dizi incelemelerde bulundu.

Amerika ve İspanya'da çizgi film yapan heyet, üretecekleri çizgi filmlerde sahne olarak Kapadokya'yı kullanmak için Nevşehir'e geldi.

Kapadokya'nın tarihi ve turistik mekanlarını, peri bacalarını ve vadileri gezen çizgi film yapımcıları, bölgeden bol bol görüntü ve fotoğraf aldılar.

Yunan asıllı Amerikan çizgi film yapımcısı Katina Salafatinos, bugüne kadar sayısız çizgi film ürettiklerini, bundan sonra yapacakları bazı çizgi filmlerde de fon olarak Kapadokya'yı kullanmak istediklerini söyledi.

Kapadokya'nın eşsiz vadilerinin, peribacalarının diğer sinema filmleri ve belgeseller gibi çizgi film içinde çok uygun olacağını dile getiren Salafatinos, 'Çizgi filmler için burası bulunmaz bir mekan. Buradaki incelemelerimizi çizgi filmlerimizde de kullanacağız. Peribacalarını, Kapadokya vadilerine çizgi filmlerimize sahne ve fon yapmayı düşünüyoruz' dedi.

Çizgi film yapımcılarından oluşan heyet incelemelerinin ardından Kapadokya'dan ayrıldı.


QUOTE
'Facebook' Hollywood'a film konusu oldu


Mark Zuckenberg tarafından kurulan dünyanın en ünlü sosyalleşme sitesi 'Facebook' beyazperdeye gelecek. Senaryo yazarı Aaron Sorkin, Facebook'un kurucularını ve kuruluş öyküsünü anlatan sinema filmi için hazırlıklara başladı.

BBC'nin internet sitesinde yer alan habere göre, 24 yaşındaki Zuckenberg tarafından kurulan ve tüm dünyada milyonlarca üyesi bulunan Facebook, sinema dünyasının da ilgisini çekti.

Tom Hanks'in rol aldığı 'Charlie Wilson'un Savaşı' adlı filmin senaristi ve ABD'de yayımlanan 'The West Wing' dizisinin yaratıcılarından Sorkin, senaryosuna destek olması için kendisine Facebook'ta bir kullanıcı hesabı da açtırdı.

Sony şirketi tarafından gerçekleştirilecek projenin yapımcılığını Scott Rudin'in üstleneceğini belirten 47 yaşındaki Sorkin'in en önemli sıkıntısı ise 'Facebook'a oldukça yabancı olması. 'Facebook'tan pek anlamıyorum' diyen Sorkin, bu nedenle üye olduğunu, açtırdığı hesap sayesinde projesine katkı sağlamayı amaçladığını söyledi.

Pek çok kullanıcının karşılaştığı sorunun kendi başına da geldiğini belirten Sorkin, Facebook'ta kendisi adına alınmış başka üyeliklerin ve sayfaların da bulunduğunu gördüğünü, bunun da hoşuna gittiğini ifade etti.

Bu filmi çekerken Facebook üyelerinin yardımına ihtiyacı bulunduğunu ve destek beklediğini de belirten Aaron Sorkin, 'Dürüstçe söylemek gerekirse gerçekten buranın nasıl işlediğini bilmiyorum. Onun için Facebook'tayım' dedi.

Facebook, Şubat 2004'te Harvard Üniversitesi'nde eğitim gördüğü yıllarda Mark Zuckenberg tarafından kuruldu. Zuckenberg tarafından arkadaşlarıyla haberleşmek amacıyla oluşturulan ve ilk zamanlarında sadece ABD'de öğrenim gören üniversiteliler için tasarlanan Facebook'un bugün dünya çapında 100 milyondan fazla üyesi bulunuyor.

Gönderen: Funkster Sep 19 2008, 10:32 PM

forum resmi

Ole Bornedal

Los Angeles kökenli bağımsız film şirketlerinden olan ve Sam Raimi'nin Ghost House Pictures şirketiyle yakın ilişkileri olan film şirketi Mandate Pictures, Danimarkalı yönetmen Ole Bornedal'ın iki filminin yeniden çevrim haklarını satın almış. Kærlighed på film (Just Another Love Story) ve Vikaren (The Substitute) adındaki bu iki filmin kadroları ve ne zaman çekimlerine başlanacağı henüz belli değil. İşin ilginç yanı, Bornedal her iki filmi de 2007 yılında çekmişti. Ole Bornedal daha önce 1994 tarihli Nattevagten filminin Amerikan versiyonu olan http://www.imdb.com/title/tt0119791/'ı yine kendisi çekmiş, başrollerde de Ewan McGregor, Nick Nolte, Patricia Arquette, Josh Brolin gibi güçlü isimlerle çalışmıştı.
IMDB
http://imdb.com/title/tt1024942/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0097079/
Genre: Drama | Thriller
Runtime: 100 min
Awards: 4 wins
Cast: http://imdb.com/name/nm0077944/, http://imdb.com/name/nm0376190/, http://imdb.com/name/nm0509263/, http://imdb.com/name/nm0275635/

IMDB
http://imdb.com/title/tt0478394/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0097079/
Genre: Comedy | Family | Fantasy | Horror | Sci-Fi
Runtime: 93 min
Awards: 2 wins
Cast: http://imdb.com/name/nm0824785/, http://imdb.com/name/nm0860947/, http://imdb.com/name/nm2179241/, http://imdb.com/name/nm1481053/

Gönderen: BuRnOut Sep 20 2008, 11:43 AM

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, 07 – 26 Ekim 2008 tarihleri arasında Pera Film Etkinlikleri’ne, Almanya’dan Klasikler: 1930-1943 Sesli Filmler programı ile başlıyor.

Pera Müzesi Film ve Video Bölümü’nün Ekim 2008 tarihinden itibaren aylık olarak düzenleyeceği film programları sinema klâsiklerinden deneysel film - video örneklerine, animasyonlar ve belgesellerden, kısa film türlerine kadar uzanan kapsamlı projelerden oluşuyor. Sergilere paralel programların da yer aldığı etkinlikler, sinemanın önemini ve çeşitliliğini vurgulamayı, Pera Müzesi ziyaretçisini, izleyicilerini farklı etkinliklerle buluşturmayı amaçlıyor.

Sözlü etkinliklerle de zenginleştirilecek etkinliklerin ilk programı 7 – 26 Ekim 2008 tarihleri arasındaki Almanya’dan Klasikler, sinema tarihinden 10 önemli başyapıta yer veriyor. Goethe Institut ve Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği işbirliği ile düzenlenen program “Türkiye’de Alman Kültür Esintileri” ve “Kültür Haftaları” kapsamında düzenleniyor.

Pera Müzesi Oditoryumu
Meşrutiyet Cad. No: 65, Tepebaşı
Tel: (212) 334 99 00


www.peramuzesi.org.tr

Gönderen: BuRnOut Sep 21 2008, 12:20 PM

Harekete geçmeye hazırsanız, Çengel Sanat ve FGP Prodüksiyon işbirliğiyle, New York Film Ekolü Film Atölyesi’ne Davetlisiniz! 1950’lerde Hollywood’a karşı doğan New York Film Ekolü’nün temsilcilerinden olan ünlü yönetmen-yapımcı Fehmi Gerçeker, Brezilya ve Amerika’dan sonra, Türkiye’deki üçüncü atölyesini Çengel Sanat’ta düzenliyor.

New York Film Ekolü Atölyesi’nde bir filmin bütün yapım aşamaları katılımcılar tarafından ortak çalışmayla gerçekleştiriliyor. Tamamen etkileşimli ve paylaşımcı olan atölyede, grup aktif bir şekilde kendi yönünü kendisi belirliyor.

“Film yapılarak öğrenilir” yönteminin önemini vurgulayan Fehmi Gerçeker, bu nedenle ilk günden itibaren kamerayı katılımcıların kullanımına sunuyor. Katılımcıların bilgi ve deneyimlerini ortaya koymalarına imkân tanıyan atölye için Gerçeker, \"Hata yapmaktan korkmadan, kişinin özverisini ve kendine güvenini ortaya çıkaran bir çalışma \" diyor.

Çengel Sanat, katılımcılara atölye saatleri dışında kaynak araştırma ve film izleme konusunda da yardımcı oluyor. Çalışmaların verimi açısından atölyeye sadece 10 kişi kabul ediliyor. Atölye için kayıtlar 19 Ekim’e kadar devam edecek.

Ön kayıt için Çengel Sanat\'tan katılımcı formu isteyebilirsiniz.

Atölye Programı:

• Hollywood sineması
• New York Film Ekolü
• Amerikan bağımsız sineması
• Film yapım biçimleri
• Sinema- insan iletişimi
• Senaryo yazımı
• Casting/ oyuncu seçimi
• Mekan seçimi
• Çekim
• Kamera, ses ve ışık kullanımı
• Oyuncu yönetimi
• Kurgu teknikleri
• Ses ve müzik efektleri
• Film gösterimi ve incelemesi

Atölye Tarihi: 25 Ekim - 6 Aralık 2008

Her hafta Cumartesi 10:00/ 17:00 arası (7 hafta toplam 50 saat ve üzeri)

Fehmi Gerçeker hakkında detaylı bilgi için: www.fehmigerceker.com

Detaylı Bilgi için: www.cengelsanat.com
Tel: 0 216 418 30 31- info@cengelsanat.com


Not : Başvuranlar arasından 10 kişiyi Fehmi Gerçeker seçecek ve onlara bu atölyeyi açacakmış. Ücreti de 750YTL.

Gönderen: BuRnOut Sep 23 2008, 08:19 PM

Wanted'ın hızlı yönetmeni Timur Bekmambetov, Moby Dick'i beyazperdeye uyarlıyor...

Herman Melville'in ölümsüz eseri yeniden beyazperdede. Fakat bu defa kamera arkasında ultra aksiyoncu Timur Bekmambetov var. Doğrusu Bekmambetov'un yüksek ritmli sineması düşünülünce, Moby Dick için doğru isim olup olmadığını kestirmek güç.

Fakat Adam Cooper ve Bill Collage'ın senaryosunu yazacağı filmin grafik roman tadında olacağı söyleniyor ve böyle bir tarz denemesi Timur Bekmambetov'u daha anlamlı kılıyor. Yapımcılar da klasik hikayeyi güncelleyeceklerini açıklamışlar.

Moby Dick daha önce sayısız kez beyazperdeya uyarlanmıştı. Hatta uyarlamalar arasında çarpıcı bir animasyon da bulunuyor.


Kaynak : Beyazperde

Gönderen: Harvey Dent Sep 24 2008, 12:24 PM

forum resmi

QUOTE
Nuri Bilge Ceylan’ın Üç Maymun isimli son filmi Oscar yarışında Türkiye'yi temsil edecek...

(24 Eylül 2008) Bugünlerde pek çok ülkenin Oscar yarışı için seçtiği filmler basına açıklanıyor. Nuri Bilge Ceylan’a 61. Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülü getiren Üç Maymun, 81. Akademi Ödülleri’nde Türkiye’yi temsil edecek olan film seçildi.

Küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin gerçeği örtbas ederek her şeye rağmen bir arada kalma çabasını anlatan filmin ilk beşe kalıp kalamayacağını zaman gösterecek. Bakalım Oscar jürisi de festival jürileri gibi Üç Maymun'dan etkilenecek mi?

Gönderen: BuRnOut Sep 25 2008, 07:40 PM

Zeki Demirkubuz, Nahid Sırrı Örik'in Kıskanmak romanını sinemaya uyarlıyor. Yönetmen, 1940'lar Türkiyesi'nde iki kadının mücadesini konu eden filmi 'çirkinliğin güzellikten intikamı' diye tanımlıyor.

Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önemli yazarlarından Nahid Sırrı Örik'in Sultan Hamid Düşerken romanından sonra, Kıskanmak isimli kitabı da sinemaya uyarlanıyor. Hem de edebiyata olan düşkünlüğü bilinen, Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz tarafından. Alımlı ve güzel bir kadınla, fiziksel olarak kendini pek de beğenmeyen Seniha'nın mücadelesini anlatan, kitapla aynı adı taşıyacak filmin başrollerinde Cennet'i Beklerken ve Ara filmlerindeki başarılı performansıyla dikkat çeken Serhat Tutumluer, Nergis Çorakçı, Radife Baltaoğlu, Birsen Durulu, Selen Uçer, Münire Apaydın, Bora Cengiz, Hasibe Eren ve Berrak Tüzünataç rol alacaklar. İnsan doğasının daha çok karanlık yönüyle ilgilenen; ahlak, masumiyet, vicdan, tutku, kader gibi olgular üzerinden kişisel ama etkili hikayeler anlatan Demirkubuz, kıskaçlık gibi evrensel bir temayı da yerel bir hikaye üzerinden işlemeye çalışacak. Çekimlerine kasım ayında başlanacak filmin Kastamunu, Safranbolu ve Zongultak'ta çekilmesi planlanıyor. Kıskanmak'ın esas sürprizi ise dönem filmi olacak olması. Film 1940'lar Türkiyesi'nde geceçek. Bu yönüyle filmin Demirkubuz'un şimdiye kadar olan filmlerine göre daha yüksek bütçeli olması bekleniyor. Yönetmen, bu ay Sinema Dergisi'ne filmi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada Kıskanmak'ı 'çirkinliğin güzellikten intikamı' olarak tanımlamıştı.


Kaynak : Sabah

Gönderen: BuRnOut Sep 27 2008, 04:32 PM

forum resmi


Hollywood'un "altın çocuğu" öldü!


Sinema dünyasından bir yıldız kaydı. Hollywood'un efsane aktörlerinden Paul Newman 83 yaşında hayatını kaybetti. Newman bir süredir kanser tedavisi görüyordu.Newman'ın sözcüsü Marni Tomljanoviç, kanser tedavisi gören aktörün Connecticut'ın New Haven kentinde dün öldüğünü söyledi.

10 KEZ OSCAR'A ADAY GÖSTERİLDİ


The Long, Hot Summer (1958), Rally 'Round the Flag, Boys!, (1958), From the Terrace (1960), Paris Blues (1961), A New Kind of Love (1963), Winning (1969), WUSA (1970), The Drowning Pool (1975), Harry & Son (1984) ve Mr. and Mrs. Bridge (1990) filmlerinde eşi Joanne Woodward ile birlite oynadı.

En son John Steinbeck uyarlaması olan Fareler ve İnsanlar'ı yönetmeye hazırlanırken sağlık sorunları yüzünden projeyi yarım bıraktı.

Oscar'a 10 kez aday gösterilen Newman, 1987'de "The Color of Money" (Paranın Rengi) filmiyle Oscar kazanmıştı.


Kaynak : Hürriyet

Gönderen: Clint Eastwood Sep 27 2008, 06:56 PM

Gerçekten çok üzgünüm. Clint Eastwood'tan sonra en beğendiğim aktör olan Paul Newman her zaman izlemeye doyamadığım bir oyuncuydu. Hatta oyun gücü olarak bir çok usta kabul edilen isimden büyüktü diyebilirim. Bazıları Al Pacino, Robert De Niro gibi abartılı oynayanları sever, ben daha doğal tepkiler veren Newman gibilerini severdim. Huzur içinde yatsın. En kısa zamanda Butch Cassidy and The Sundance Kid'i izleyip kendisini yad etmeye karar verdim.

Gönderen: ggecim Sep 27 2008, 09:47 PM

forum resmi


Severdim bu adamı, yakın zamanlarda adı sinemadan çok hayır işleriyle anılıyordu.
Yıldızlar teker teker kayıyor.

QUOTE
Ünlü tiyatrocu Haldun Dormen Sürç-ü Lisan Ettikse... adlı anı kitabında 1950'li yılların başlarında ABD'de Yale Üniversitesi'ne tiyatro eğitimi almak için gittiğinde o zaman hiç tanınmamış bir aktör adayı olan, aynı zamanda da bir alt sınıfta okuyan Paul Newman ve eşiyle tanıştıklarını ve arkadaş olduklarını, dostluklarının da hala sürdüğünü anlatmıştır.
Sürç-ü Lisan Ettikse...2003, Epsilon Yayınları.s.106


Alıntı : http://tr.wikipedia.org/wiki/Paul_Newman

Gönderen: Bob le Flambeur Sep 27 2008, 10:34 PM

QUOTE(ggecim @ Sep 27 2008, 10:47 PM) *

Severdim bu adamı, yakın zamanlarda adı sinemadan çok hayır işleriyle anılıyordu.

Evet, ben de bir programda izlemiştim, Hollywood'un en hayırsever aktörü olarak anılıyordu. Bir dönemin en yakışıklı yıldızı... Dahası yakışıklı yaşlandı. 80 yaşında bile karizması yerindeydi.

Yalnızca efsanevi yıldızlara nasip olacak zenginlikte eşsiz filmografisiyle hemen her sinemaseverin favori filmleri arasına bir filmini hatıra bırakarak ayrıldı bu dünyadan. Toprağı bol olsun... cray.gif





Gönderen: thinredline Sep 27 2008, 10:37 PM

Gerçekten çok üzüldüm benimde en sevdiğim aktörlerdendi.The Hustler ile The Sting unutamadığım filmlerindendir.Son filmi Road to Perdition'daki mükemmel performansıyla bizlere veda etti.

Gönderen: Funkster Sep 27 2008, 11:02 PM

Onun sadece 10 küsür filmini izlemişim. Ama sadece Butch Cassidy and the Sundance Kid, The Sting, Cool Hand Luke, The Verdict, Cat on a Hot Tin Roof gibileri bile onun büyüklüğünü anlatmaya yeter. Huzur içinde yatsın.

Gönderen: Bob le Flambeur Sep 28 2008, 12:41 AM

IMDB
http://imdb.com/title/tt0774265/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0075666/
Genre: Documentary
User Rating: 6.9 / 10 http://imdb.com/chart/top, http://imdb.com,

Şu an NTV'de gösterilmekte.

Gönderen: thinredline Sep 28 2008, 02:34 AM

QUOTE(Bob le Flambeur @ Sep 28 2008, 01:41 AM) *

IMDB
http://imdb.com/title/tt0774265/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0075666/
Genre: Documentary
User Rating: 6.9 / 10 http://imdb.com/chart/top, http://imdb.com,

Şu an NTV'de gösterilmekte.

Tekrarı varmıdır acaba?

Gönderen: BuRnOut Sep 28 2008, 11:09 AM

Pandora'nın Kutusu'na Altın İstiridye!


İspanya'nın kuzeydoğusundaki Bask bölgesindeki San Sebastian kentinde düzenlenen 56. uluslararası film festivalinde "Altın İstiridye" ödülünü Türk yönetmen Yeşim Ustaoğlu'nun "Pandora'nın Kutusu" adlı filmi kazandı. 56. San Sebastian Film Festivali'nde Amerikalı yönetmen Jonathan Demme'nin başkanlığını yaptığı jüri, resmi yarışma bölümündeki sonuçları açıkladı. En büyük ödül olan "Altın İstiridye", "Pandora'nın kutusu"na verilirken, filmin başrol oyuncularından Fransız aktrist Tsilla Chelton, Melissa Leo (Frozen River) ile en iyi kadın oyuncu ödülünü paylaştı. Ustaoğlu'nun 4. uzun metrajlı filmi olan, Türkiye, Fransa, Almanya ve Belçika ortak yapımı "Pandora'nın Kutusu", kayıp olduğunu öğrendikleri annelerini aramaya başlayan 3 kardeşin geçmişteki problemlerinin yeniden belirmesi ve Pandora'nın kutusu gibi sırların ortaya çıkmasıyla yaşanan dramı anlatıyor.


Kaynak : Hürriyet

Gönderen: gündüzdoğanay Sep 28 2008, 08:05 PM

QUOTE

(27 Eylül 2008) Cool Hand Luke, The Hustler, Butch Cassidy and the Sundance Kid gibi kült filmlerin unutulmaz yıldızı, sinemayı sanat yapan oyunculardan, gerçek bir sinema ikonu olan Paul Newman kanser hastalığına yenilerek 83 yaşında hayata veda etti.

50'li yıllarda tiyatroda ve küçük ekranda oyunculuğa ısınan aktör, asi zamanların anti-kahramanlarından biriydi. Filmlerdeki isyancı kişiliğini özel yaşamında da sürdürmüş, zaman zaman aktivist yönüyle de ön plana çıkmıştı.

Beyazperdenin en önemli yönetmenleriyle çalışma imkanı buldu. Oyun aldığı sinemacılar arasında Alfred Hitchcock, Robert Altman ve Martin Scorsese gibi isimler vardı. On kez Oscar'a aday oldu ve Paranın Rengi ile kazandı. Oyunculuk sanatı dendiği zaman ilk akla gelen isimlerden biriydi...

*beyazperde.com


Bir çok unutulmaz filme imza atmış büyük usta aramızdan ayrılmış sad.gif Allah rahmet eylesin...

Gönderen: plansekans Sep 28 2008, 08:42 PM

Eşi menendi bulunmaz bir oyuncuydu. Toprağı bol olsun sad.gif

Gönderen: Quezacotl Sep 28 2008, 10:06 PM

Allah rahmet eylesin...

Gönderen: BuRnOut Sep 29 2008, 04:43 PM

ÇİN’İN ELİZABETH TAYLOR’I VE YARAMAZ HOBBİT ANTALYA’DA


45. Antalya Altın Portakal Film Festivali bu yıl da dünya sinemasının birbirinden ünlü isimlerini Antalyalılar ve festivalin konukları ile buluşturacak. Bu yılın konukları arasında, Joan Chen, Billy Boyd, Majid Majidi, Zbigniew Preisner, Jürgen Prochnow yer alıyor.

JOAN CHEN “24 CITY”NİN GALASINDA ANTALYA’DA


Festivalin dünyaya açılan yüzü 4. Uluslarası Avrasya Film Festivali’nin “İpek Yolu” gösteriminde yer alan “24 City” filminin galasına filmin başrol oyuncusu, Çin’in Elizabeth Taylor’u olarak adlandırılan Joan Chen de katılacak. Bernardo Bertolucci’nin “Son İmparator” filminin başrolünde canlandırdığı Wan Jung karakteriyle tüm dünyada haklı bir üne kavuşan Joan Chen, 1990-92 yılları arasında da dünyayı kasıp kavuran “İkiz Tepeler” dizisinde Jocely Pockard karakteriyle, milyonlarca televizyon izleyicisiyle buluştu.Joan Chen, 2000 yılında ise Hollywood’lu yönetmenler arasına adını yazdırdı ve Richard Gere ile Winona Ryder’ın başrolünü üstlendiği romantik film “ New York’ta Sonbahar”ı yönetti.

MERAKLI VE HAŞARI HOBBİT PİPPİN


Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin küçük Hobbit’i, İskoç oyuncu Billy Boyd da Ekim’de, 4. Uluslararası Avrasya Film Festivali’nde Avrupa Görüntüleri bölümünde gösterilecek olan “Kader Taşı”nın Türkiye galasında bulunmak üzere Antalya’da olacak. Üçlemenin son filmi Kral’ın Dönüşü’nde sesi ile de sinemaseverleri etkileyen Billy Boyd, bu üçlemeyi çektiği dönemde “Dünyanın Uzak Ucu” isimli bir korsan filminde de rol aldı.

İRAN SİNEMASININ ÖNEMLİ İSMİ MAJİDİ DE GELİYOR


İran’dan Oscar adayı bir yönetmen Majid Majidi de Antalya’da! Baran, Cennetin Rengi, Serçelerin Şarkısı, Cennetin Çocukları gibi filmleriyle tanınan Majid Majidi, devrimden sonra İran’ı terketmeyip, muhalif kimliği ile filmerine devam eden bir isim.

ZBIGNIEW PREISNER VE JÜRGEN PROCHNOW ALTIN PORTAKAL’DA


4. Uluslararası Avrasya Film Festivali Yarışma jürisinde ünlü Polonyalı film müziği bestecisi, Krzysztof Kieslowski’nin Dekalog, Veronik’in İkili Yaşamı, Üç Renk üçlemesi gibi filmleri için yaptığı müziklerle tanınan Zbigniew Preisner de var. Polonyolı ünlü müzisyen, Antalya’da, Avrasya Film Festivali’nin en iyileri için oy kullanacak.

4. Uluslarası Avrasya Film Festivali’nin yarışma bölümü bir de Alman yıldız ağırlayacak. Sinemaseverlerin ‘Das Boot’ , ‘İngiliz Hasta’ , David Lynch’in ünlü TV dizisinin iki saatlik beyaz perde versiyonu olan ‘İkiz Tepeler: Ateş Benimle Yürü ‘, ‘ Da Vinci Şifresi’ filmlerinden tanıdığı Alman asıllı ünlü oyuncu Jürgen Pronchow da Antalya’da jüri koltuğundaki isimlerden biri olacak.

CHARLIZE THERON BU YIL GELEMİYOR


Geçtiğimiz haftalarda, 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne katılması için görüşmelerin sürdüğü açıklanan ünlü aktris Charlize Theron ise, yeni başlayacağı filminin çekim tarihi ile festivalin tarihi çakışınca, Antalya davetini gelecek yıllara erteledi.


Kaynak : Sadibey

Gönderen: BuRnOut Sep 29 2008, 09:41 PM

İstanbul Modern'de Ekim Ayı Programı


İstanbul Modern Sinema, Bant dergisi işbirliğiyle 3-31 Ekim tarihlerinde müzik belgesellerinden oluşan bir program sunuyor: “Müzik mi, Sinema mı?”. Kameraların müziğe çevrildiği, sinematografik anlatımın müziğe odaklandığı bu seçkide, müzik tarihini değiştirmiş, gölgede kalmış, keşfedilmeyi bekleyen grup ve müzisyenler, müziğin kayıtdışı akımları, sıradışı müzik hayatları yer alıyor. Don Letts’in punk incelemesinden Kamboçya’nın psychedelic-rock tarihine, funk kimyageri Bernie Worell’dan avangard gitarist Fred Frith’in şehirlerarası müzikal deneylerine, Anadolu rock’tan Arthur Russell’a uzanan 11 belgesellik bu program, sadece müzik belgesellerine yer vermesiyle de bu alanda Türkiye’de bir ilki oluşturuyor.

PUNK TAVRI, 2005

Yönetmen: Don Letts
88′, İngilizce, Renkli
Punk üstadı Don Letts’in yönetmenliğinde, punk tarihine şaşırtıcı ve derin bir bakış. 60′ların garage-rock’ından başlayarak zaman içerisinde punk’ın her tür evresine ve formuna değinmeyi başaran, içerdiği röportajlar ve tozlu arşivlerden kesilmiş özel görüntülerle de ayrı bir ilgiyi hak eden, punk üzerine çekilmiş en ‘hakiki’ belgesel.


MÜZİKTE BİR DENEY: ANADOLU ROCK, 2006

Yönetmen: Kaan Demirkıran
97′, Türkçe, Renkli ve Siyah-Beyaz
Müzikte Bir Deney: Anadolu Rock, Türkiye’nin belki de müzikte en yaratıcı olduğu yıllara uzanıyor: 60′lar ve 70′lerde, Erkin Koray, Cem Karaca, Moğollar, 3 Hürel gibi efsanelerle yeşeren Anadolu rock müziğine odaklanıyor. Film, bu alanda, Türkiye’de çekilmiş elle tutulur ender belgesellerden biri olmasıyla da ayrı bir önem taşıyor.


SIRADIŞI: DÜNYAYA DÜŞEN BERNIE WORRELL, 2005

Yönetmen: Philip Di Fiore
39′, Renkli, İngilizce
Bernie Worrell kimdir? Neden onun hakkında bir belgesel çekildi? Ve neden bir müziksever bu müzik kişiliğiyle tanışmalı - tabii eğer tanımıyorsa? Çok küçük yaşta başlayan ve ardından orkestralarla devam eden bir kariyeri bırakarak Parliament, Funkadelic ile müziğin gidişatını değiştiren bir isim Bernie Worrell. Bugün hip-hop müzisyenlerince en çok sample’lanan isimlerin başında. Worrell’in garip kariyeri ve muhteşem tınılarıyla tanışacağınız etkileyici bir belgesel.


DIG!, 2004

Yönetmen: Ondi Timoner
107′, Renkli / İngilizce
İşte gerçek rock’n'roll ruhu! İki grup, sıradışı müzik adamları ve efsaneleşecek olan çarpık bir kariyer… Bir tarafta şöhreti bir türlü yakalayamayan, grup içi kavgalarla boğuşan Brian Jonestown Massacre, diğer tarafta şöhret basamaklarını bir bir tırmanan Dandy Warhols ve bu iki grup arasındaki şaşırtıcı bağlar. Herhangi bir Hollywood filmine taş çıkartacak komiklik ve heyecanla dolu bir yapım…


ASİ ALAŞIM: BİR ARTHUR RUSSELL PORTRESİ, 2008

Yönetmen: Matt Wolf
70′, Renkli, İngilizce
1970′lerin sonlarında New York, müziğin hangi yönde ilerleyeceğinin bilinmediği bir dönem. Bu şehirde ve zamanda ortaya çıkan müzikal bir deha… 1992 yılında AIDS’ten hayata veda eden besteci, çellocu, şarkıcı ve dans müziği sanatçısı Arthur Russell, hayatta olduğu süre içerisinde müzik çevrelerince fazla tanınan bir isim değildi. Ancak modern dans müziğinin temellerini atan deneysel çalışmaları, üzerinden 20 yıl geçse de dün yaratılmış gibi duran akıl almaz parçaları şimdi gün yüzüne çıkarken, hayran kitlesi de katlanarak artıyor. Film, Amerikalı yönetmen Matt Wolf’un enfes anlatımıyla zamanında anlaşılamamış bir müzik dehasının hikâyesini anlatıyor.


DANIEL JOHNSTON VE ŞEYTAN, 2005

Yönetmen: Jeff Feuerzeig
110′, Renkli, Siyah-Beyaz / İngilizce
Amerika’nın küçük bir kasabasında başlayarak kısa sürede parlayan ve ardından şeytan korkusu, paranoyalar ve akıl hastalığı yüzünden paramparça olan bir hayat. Daniel Johnston ve Şeytan, Kurt Cobain ve daha nice müzisyenin en büyük ilham kaynaklarından biri olan Daniel Johnston’ın trajik-komik hayatını anlatan, kalbinizi fethedecek, renkli ve hüzünlü bir film.


AŞK ŞARKILARI: EINSTÜRZENDE NEUBAUTEN, 1993

Yönetmen: Klaus Maeck, Johanna Schenkel

98′, Renkli, Almanca / İngilizce
Alman müzik efsanesi Einstürzende Neubauten’ı kariyerlerinin doruklarında olduğu bir dönemde filme alan Aşk Şarkıları, topluluğun nasıl oluştuğunu, müzik sahnesini nasıl değiştirdiklerini çarpıcı görüntüler eşliğinde anlatıyor. Parasızlıktan davul alamayıp bidonlara vuran N. U. Unruh’un acılar içinde bağırarak şarkı söyleyen Blixa Bargeld ile buluşmasından başlayan hikâye grubun ender bulunan röportaj ve görüntülerini içeriyor. Aşk Şarkıları, sadece grubun hayranları için değil, müziğin doğru ellerde nasıl biçim değiştirdiğini merak eden tüm müzikseverler için kaçırılmayacak bir şölen.


SINIRDAN ÖTESİ, 1990

Yönetmen: Nicolas Humbert, Werner Penzel
90′, Renkli, Siyah-Beyaz / İngilizce, Almanca, 35 mm
İngiliz avangard caz müzisyeni Fred Frith’in Amerika’dan Japonya’ya uzanan yolculukları ve bu ülkelerde gerçekleştirdiği müzikal birliktelikleri beyaz perdeye taşıyan bir müzik ziyafeti. Herhangi bir anlatıma başvurmaksızın sadece müziğin ve coğrafi geçişlerin rehberliğinde ilerleyen Sınırdan Ötesi, gerçek bir müzisyenin hayatına ayna tutarken, müzik belgeselleri tarihinde yayınlandığı tarihten itibaren ‘kült’ bir statü kazandı.


TOM’UN DÜNYASI - MUNDO, MONDE, MONDO, 2008

Yönetmen: Ana Jobim
58′, Renkli, Portekizce / İngilizce
Tüm dünyada milyonlarca takipçisi ve hayranı olan bossa-nova’nın yaratıcılarından, müzik tarihinin en önemli bestecilerinden biri olarak gösterilen ve 1994 yılında hayata gözlerini yuman Anton Carlos Jobim’in dünyasına, karısı Ana Jobim tarafından kameraya alınan Tom’un Dünyası ile konuk oluyoruz.


MEKONG NEHRİNDE UYURGEZER, 2007

Yönetmen: John Pirozzi
68′, Renkli, Kmerce / İngilizce
Kasım ayında İstanbul’da konser verecek olan Amerikalı topluluk Dengue Fever’in peşinden Kamboçya’da sürprizlerle dolu bir turneye çıkıyoruz. Baskıcı rejim yüzünden kendi ülkesinden Amerika’ya kaçmak zorunda kalan Dengue Fever’ın Kamboçyalı vokalisti Chom Nimol’un ülkesine duygusal dönüşü bir yana, grubun turne boyunca Kamboçya’nın eski ve efsanevi müzisyenleriyle gerçekleştirdiği performanslar ve uçuk konserler herhangi bir gezi belgeselinden daha vurucu ve ilham verici.


SHE -J, 2007

Yönetmen: Elvan Kıvılcım
62′, Renkli, Türkçe / İngilizce
İki kadın DJ üzerine yapılmış bir film. Biri Avrupalı, diğeri yüzyıllardır Avrupalı olmaya çalışan Ortadoğulu bir ülkenin vatandaşı; biri Hıristiyan, diğeri Müslüman kültürlü ülkelerden; biri dünyanın zengin Batılı bölümünden, diğeri zenginleşmeye çalışan, Doğulu kısmından… Ama her ikisi de kadın, DJ ve 11 yaşında erkek çocuk annesi. She-J, birbirinin diğer beni olan iki kadın, DJ Beyza ve DJ Dame hakkında olduğu kadar, yeni kentli genç nüfusu ile Türkiye ve onun Avrupa ile çatışması hakkında bir film.

Gönderen: Harvey Dent Oct 6 2008, 12:04 AM

forum resmi


QUOTE
Universal Pictures geçtiğimiz Mayıs ayında Sony Computer Entertainment'ten yapım haklarını satın aldığı ünlü video oyunu "God of War"ın yönetmenklik koltuğunu http://www.imdb.com/name/nm0711840/'e teslim etti.

2005 yılında PlayStation2 için üretilen oyun Antik Yunan'da geçiyor ve Kratos adlı bir savaşçının aralarında Medusa, Cyclops ve The Hydra'nın da bulunduğu düşmanlarıyla mücadelesini anlatıyor.

Üst üste "X-Men: The Last Stand" ve "Rush Hour 3" filmlerini yönettikten sonra en son "New York, I Love You" projesine kısa bir filmle katılan Ratner, sıradaki projeleri arasında "The Incredible Shrinking Man" ve "Beverly Hills Cop 4" de var.


X-Men: The Last Stand felaketinden sonra Brett Ratner'ın yönetmen koltuğuna düşünmeleri beni hayal kırıklığına uğrattı. Oyun tam bir sanat eseridir ayrıca senaryasuylada bir çok mitolojik filme saygı duruşu ve gönderme yapmaktadır.


Gönderen: BuRnOut Oct 6 2008, 09:34 PM

Filmlerinin gösterimi için Antalya’ya gelerek Türkiye’nin uluslararası kültürel tanıtımında da önemli bir işlev üstelenen dünya sinemasının yıldız isimleri, uluslararası medyasının ilgisini de Türkiye’ye çekiyor. 1960’dan bu yana ünlü yönetmenlerin gözde oyuncusu olmayı sürdüren Jaquelline Bisset de 4. Uluslarası Avrasya Film Festivali’nin konukları arasında. Antalya’ya gelecek diğer ünlüler şu isimlerden oluşuyor: Danny Glover, Marisa Tomei, Michael Ironside, Bille August, Maximilian Schell, Matthew Modine, Susanne Bier, Tcheky Karyo ve Micheal York.


Gönderen: Clint Eastwood Oct 6 2008, 09:51 PM

QUOTE(BuRnOut @ Oct 6 2008, 10:34 PM) *

Antalya’ya gelecek diğer ünlüler şu isimlerden oluşuyor: Danny Glover, Marisa Tomei, Michael Ironside, Bille August, Maximilian Schell, Matthew Modine, Susanne Bier, Tcheky Karyo ve Micheal York.


İyi isimler geliyor. Özellikle Maximillian Schell çok iyi bir karakter oyuncusudur meselâ. Fazla bilinmez.

Gönderen: Funkster Oct 6 2008, 10:18 PM

Bana da en ilginç gelen isim Michael Ironside oldu. Bu adamı ne zaman görsem aklıma bir zamanlar TRT'de "Ziyaretçiler" adıyla gösterilen dizi gelir. Nereden buldunuz da ne için davet ettiniz? Michael York da hala yaşıyormuş, öğrenmiş olduk. Ama bence en hoş isim, İstanbullu Tcheky (Zeki) Karyo... Çok karizmatik bir adamdır, bayılırım kendisine. Hani ben bu aralar bir film çekiyor olsam, hazır gelmişken onu filmimde konuk oyuncu olarak oynatmak için ne yapar eder tepesine binerdim.

Gönderen: BuRnOut Oct 8 2008, 12:03 AM

QUOTE
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin, bu yılki sürpriz konuklarının, dünyaca ünlü sanatçılar Bo Derek, Mickey Rourke ve Adrien Brody olacağını bildirdi.


Monica Belluci de gelsin.. fool.gif

Gönderen: BuRnOut Oct 10 2008, 03:33 PM

QUOTE
Bugün başlayan 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bir önemli konuğu daha kesinleşti. 2 Oscar’lı oyuncu Kevin Spacey 17 Ekim’de festivalin konuğu olarak Antalya’da olacak. 1995′de Olağan Şüpheliler filmi ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü, 1999′da da Amerikan Güzeli ile En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Kevin Spacey festivalin kapanış törenine kadar Antalya’da kalacak. Sanatçı oyunculuk üzerine bir de masterclass da yer alacak. TÜRSAK ve AKSAV’ın işbirliği ile 10 – 19 Ekim 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Türkiye’nin ve dünyanın yıldızlarını Antalya’da buluşturuyor. (Sadibey)


Gelen gelene, maşallah diyelim.

Gönderen: Bob le Flambeur Oct 13 2008, 09:20 PM

QUOTE
Fransız aktör Gerard Depardieu'nün kendisi gibi oyuncu olan oğlu Guillaume Depardieu'nün öldüğü bildirildi.

Hastane yetkilileri, 37 yaşındaki Depardieu'nün, zatürreye yakalandığı için dün başkent Paris'teki hastaneye kaldırıldığını, ancak komplikasyonlar sonucu hayatını kaybettiğini belirtti.

Dünyaca tanınmış Gerard Depardieu'nün oğlu Guillaume, 1996'da "Les Apprentis" adlı filmindeki rolüyle umut vaat eden en genç oyuncu dalında Oscar ödüllerinin Fransa'daki dengi sayılan Cesar ödülü almıştı.

Guillaume Depardieu'nün, 1996'da geçirdiği motoksiklet kazasından sonra kangren olan sağ bacağı 2003'te kesilmişti.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/10113825.asp?gid=229&sz=8641

Baba-oğul döktürmüşlerdi bir zamanlar sad.gif

IMDB
http://imdb.com/title/tt0103110/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0006734/
Genre: Biography | Drama | Music | Romance
User Rating: 7.5 / 10 http://imdb.com/chart/top, http://imdb.com/name/nm0000367/, http://imdb.com/name/nm0110507/, http://imdb.com/name/nm0220016/

Gönderen: R0BlN Oct 13 2008, 09:37 PM

Toprağı bol olsun. Baba Depardieu, oğlundan nefret eder ve görüşmezmiş sad.gif Bob'un linkini verdiği yukardaki filmi izlemiş, detaylarını araştırırken öğrenmiş ve şaşırmıştım blink.gif Bu arada film izlenebilir, ama notu biraz bol keseden verilmiş.

Gönderen: BuRnOut Oct 13 2008, 11:35 PM

QUOTE(R0BlN @ Oct 13 2008, 10:37 PM) *

Toprağı bol olsun. Baba Depardieu, oğlundan nefret eder ve görüşmezmiş sad.gif Bob'un linkini verdiği yukardaki filmi izlemiş, detaylarını araştırırken öğrenmiş ve şaşırmıştım blink.gif Bu arada film izlenebilir, ama notu biraz bol keseden verilmiş.


Not verme işi kişiden kişiye değişen bir şey tabii. Bence de 7.5 almasına rağmen, temiz bir 8'i hak eden bir filmdir. Alain Corneau'nun da izlediklerim içinde, en iyi filmidir.

Gönderen: cb_spike Oct 17 2008, 06:38 PM

QUOTE
http://beyazperde.mynet.com/haber.asp?id=12054

forum resmi

Ölümsüz eser Odysseia, Brad Pitt ile yönetmen George Miller'ı uzayda buluşturdu...


Brad Pitt epik tarihi filmlere hiçbir zaman uzak durmadı. Aktör şimdi ilgi çekici bir projede rol almaya hazırlanıyor. George Miller'ın yöneteceği proje, ünlü Odysseia serüvenini uzaya taşıyacak.

Homeros uyarlaması Truva'da da rolan Pitt, aynı zamanda kendi film şirketi ile filmin yapımına da katkıda bulunacak. Film Odysseia'nın eve dönüşü esnasında başından geçenleri fütüristik bir atmosferde anlatmayı hedefliyor.


Gönderen: KıvılcımArduc Oct 17 2008, 07:41 PM

QUOTE(cb_spike @ Oct 17 2008, 07:38 PM) *

QUOTE
http://beyazperde.mynet.com/haber.asp?id=12054

forum resmi

Ölümsüz eser Odysseia, Brad Pitt ile yönetmen George Miller'ı uzayda buluşturdu...


Brad Pitt epik tarihi filmlere hiçbir zaman uzak durmadı. Aktör şimdi ilgi çekici bir projede rol almaya hazırlanıyor. George Miller'ın yöneteceği proje, ünlü Odysseia serüvenini uzaya taşıyacak.

Homeros uyarlaması Truva'da da rolan Pitt, aynı zamanda kendi film şirketi ile filmin yapımına da katkıda bulunacak. Film Odysseia'nın eve dönüşü esnasında başından geçenleri fütüristik bir atmosferde anlatmayı hedefliyor.




Nedense bana Ulysses 31 isimli animeyi hatırlattı.

Animenin konusu:

QUOTE
31. yüzyıl. Ulysses, uzay gemisi Odissea (Odysseus)’nın kaptanıdır. Truva’da bulunan Ulysses ve gemi mürettebatı, Ulysses’in 12 yaşına giren oğlu Telemachus için doğum günü partisi vermiştir. Ulysses, oğluna, hediye olarak No-No adında küçük bir robot verir. Partinin ardından Ulysses, Priam ve Truva’daki dostlarıyla vedalaşarak dünyaya dönmek için hareket eder.

Ancak geri dönüş yolunda Odissea’nın ana bilgisayarı Shirka, onları daha önce kayıtlarında olmayan bir gezegen hakkında uyarır. Gezegen hakkında bilgi alırlarken bu gizemli gezegenden gelen bir ışın, koruma kalkanını delerek geminin bahçesinde bulunan Telemachus’u alır ve kaçırır. Telemachus, küçük bir hücrede gözlerini açtığında Yumi ve Numinor ile tanışır. Onlardan, Cyclops’a tapan bir grup uzaylı tarafından kurban edilmek için kaçırıldığını ve Cyclops’un esiri olduğunu öğrenir. Yumi'nin telapatik güçlerinin yardımıyla Telemachus, babası ile bağlantıya geçer. Herkesin yardımıyla Ulysses, Cyclops’u yok ederek Telemachus, Yumi ve Numinor’u kurtarır.

Gemiye geri dönüp bu garip gezegenden uzaklaşırken gezegen yok olur. Patlamaların ardından garip bir yüz görünür. Ulysses, bu yüzü, eski Yunan tanrılarına benzetse de böyle bir şeyin gerçekten var olacağını düşünmez. Ancak bir süre sonra geminin, bir kara deliğin içine doğru çekildiklerini fark ederler. Ne kadar karşı koysalar da sonuç değişmez.

Ulysses, birden Poseidon’un sesini duyar. Tanrılar, Cyclops’un yok edilmesine çok öfkelenmiştir. Zeus, Ulysses ve ekibini, Olimpos (Olympos) evreninde, Hades Krallığını bulana kadar sürgüne yollar. Fakat Zeus; Ulysses, Telemachus, No-No ve Yumi dışındaki herkesi sonsuz bir uykuya sokar ve Shirka’nın bilgileri arasından dünyaya dönüş yolunu siler. Ulysses, tekrar sevgili eşi Penelope’ye dönebilmek ve herkesi kurtarmak için birçok zorluğun üstesinden gelmek ve Hades Krallığını bulmak zorundadır.

Gönderen: Clint Eastwood Oct 17 2008, 08:03 PM

O animeyi hiç kaçırmazdım. Kanal 6 yıllarıydı...

Gönderen: KıvılcımArduc Oct 17 2008, 08:06 PM

"Ulysses 31" HBB kanalın da yayınlanmıştı galiba.

Edit: anime.gen.tr den kontrol ettim orada da HBB yazıyor.

Gönderen: Clint Eastwood Oct 17 2008, 08:51 PM

QUOTE(KıvılcımArduc @ Oct 17 2008, 09:06 PM) *

"Ulysses 31" HBB kanalın da yayınlanmıştı galiba.

Edit: anime.gen.tr den kontrol ettim orada da HBB yazıyor.


HBB'de de yayınlandı, Kanal 6'da. Bir ara Cem Uzan döneminde Kanal 6 için çalışmıştım. Star TV arşivlerinde duruyor o kasetler smile.gif Aynı grubundular o zaman. Belki artık silmişlerdir onu bilemiyorum smile.gif

Gönderen: Funkster Oct 17 2008, 09:50 PM

forum resmi

IMDB
http://imdb.com/title/tt0892801/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0094435/
Genre: Action
Cast: http://imdb.com, http://imdb.com

Güney Koreli yönetmen Joon-ho Bong (Memories Of Murder, The Host), Jacques Lob ve Jean-Marc Rochette’e ait bir Fransız bilim kurgu çizgi roman uyarlaması olan Le Transperceneige’i perdeye aktarmaya hazırlanıyor. Üstelik yapımcılardan biri de Chan-wook Park (Sympathy for Mr. Vengeance, Oldboy, Sympathy for Lady Vengeance)… (Deja-vu oldu sanki, ama bu adamların isimleri birbirine benzediğinden yanlarına filmlerinin yer aldığı parantezler açmadan olmuyor.) Yüksek bütçeli olacağı belli film Nuh’un Gemisi konseptinin bir trene uyarlanmış hali olacak. İçinde toplumun farklı politik ve sosyal tabakalarından oluşan yolcuları taşıyan trenin bir mikrokozmos olarak kullanımıyla, nesli tükenmekte olan insanoğlunun yıkıcı buzul çağından kaçma çabası konu ediliyor. Prodüksyon aşamasındaki filmin Güney Kore kanadı, Amerikan yapımcılar, dağıtımcılar, özel efektçiler hatta senaryo yazarlarıyla görüşmelerini sürdürüyorlarmış. Casting çalışmaları başlamış, çekimlere de 2009’da start verilecekmiş.

forum resmi

Gönderen: KıvılcımArduc Oct 18 2008, 03:33 PM

QUOTE(Clint Eastwood @ Oct 17 2008, 09:51 PM) *

QUOTE(KıvılcımArduc @ Oct 17 2008, 09:06 PM) *

"Ulysses 31" HBB kanalın da yayınlanmıştı galiba.

Edit: anime.gen.tr den kontrol ettim orada da HBB yazıyor.


HBB'de de yayınlandı, Kanal 6'da. Bir ara Cem Uzan döneminde Kanal 6 için çalışmıştım. Star TV arşivlerinde duruyor o kasetler smile.gif Aynı grubundular o zaman. Belki artık silmişlerdir onu bilemiyorum smile.gif


Bak ozaman olabilir, gerçi bende 2-3 bölümünü izlemiştim, sonunuda hep merak etmiştim, uzun zaman oldu izleyeli, kusura bakma dostum, yavaş yavaş unutkanlık başlıyor galiba flaugh.gif

Gönderen: Clint Eastwood Oct 19 2008, 03:35 AM

QUOTE(KıvılcımArduc @ Oct 18 2008, 04:33 PM) *

Bak ozaman olabilir, gerçi bende 2-3 bölümünü izlemiştim, sonunuda hep merak etmiştim, uzun zaman oldu izleyeli, kusura bakma dostum, yavaş yavaş unutkanlık başlıyor galiba flaugh.gif


Ne kusuru estafurullah. Biz de HBB çekmezdi oradan biliyorum smile.gif
Önce HBB'de yayınlanmış da olabilir hatta.

Gönderen: BuRnOut Oct 19 2008, 10:39 PM

Altın Portakallar Sahiplerini Buldu.


Türkiye'nin en uzun soluklu sinema zirvesi Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin 45'inci, Altın Portakal'ın dünyaya açılan yüzü Uluslararası Avrasya Film Festivali'nin dördüncü yılında, kıtaların, kültürlerin ve rüyaların buluştuğu, sinemanın heyecanıyla dolu 10 günün finalinde, Altın Portakal ödülleri görkemli bir törenle sahiplerini buldu.

En İyi Film : Pazar : Bir Ticaret Masalı (Ben Hopkins)
En İyi Yönetmen : http://avrupasinemasi.blogspot.com/2008/10/nokta.html
En İyi Senaryo : Ben Hopkins - (Pazar : Bir Ticaret Masalı)
En İyi Kadın Oyuncu : Nurgül Yeşilçay (Vicdan)
En İyi Erkek Oyuncu : Tayanç Ayaydın – (Pazar : Bir Ticaret Masalı)
Jüri Özel Ödülü : Nokta (Derviş Zaim)
En İyi Müzik : Nokta
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu : Volga Tekinoğlu – "Gitmek" & "Başka Semtin Çocukları"
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu : Övül Avkıran – "Pandora'nın Kutusu"
En İyi Görüntü Yönetmeni : Zekeriya Kurtuluş – "Vicdan"
En İyi Sanat Yönetmeni : Türker İşçi – "Başka Semtin Çocukları"
En İyi Kurgu : Mustafa Preşeva – "Vicdan"


4'ÜNCÜ ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ


EN İYİ FİLM : "Khamsa" – Yönetmen: Karim Dridi
EN İYİ YÖNETMEN : "Bitmeyen Yürüyüş" (Aruitemo Aruitemo) – Yönetmen: Hirokazu Koreeda
ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ SİYAD ÖDÜLÜ : "Üç Maymun" – Yönetmen. Nuri Bilge Ceylan
NETPAC ÖDÜLÜ : "Sonbahar" – Yönetmen: Özcan Alper
ELEŞTİRMENLERİN ÖDÜLÜ : "Nokta" – Yönetmen: Derviş Zaim


------------------------------------------------------------

Görünen o ki; Pazar, Nokta ve Vicdan dört ödül alarak festivale damgasını vuran filmler olmuş. Üç Maymun, Hayat Var, Süt ve Pandora'nın Kutusu arasında bir yarış geçecek gibiydi, ama yine sürprizli bir ödül dağılımı oldu.

Gönderen: Funkster Oct 31 2008, 12:29 AM

forum resmi

Joaquin Phoenix aktörlüğü bıraktı.

İki kez Oscar'a aday gösterilen oyuncu Joaquin Phoenix, aktörlüğü bıraktığını, bundan böyle kendisini müzik çalışmalarına vereceğini açıklamış. Ne kadar sözünün eridir bilinmez (George Clooney de zamanında buna benzer bir karar almıştı yanılmıyorsam) ama şahsi fikrim, doğru bir karar olduğu yönünde. Walk The Line'daki şarkıları çok başarılı seslendirdiğini düşündüğüm Phoenix'den güzel rock'n roll-country şarkıları diliyorum.

Gönderen: Funkster Nov 10 2008, 05:30 PM

forum resmi

Oldboy'u Spielberg çekecek.

http://www.variety.com/VR1117995429.html'nin haberine göre haklarını Dream Works'ün satın aldığı Chan Wook-Park'ın modern başyapıtı Oldboy'u Steven Spielberg yeniden çekecek. Başrolü Will Smith'in oynamasını isteyen ve görüşmelerini sürdüren Spielberg, şu sıralar bir senarist arıyormuş. Niyeyse artık. Kendisine William Monahan'ı tavsiye ediyorum. Ne de olsa hazır malzeme üzerine remake senaryo döşemede üstüne yok. Muhafazakar bir Oldboy nasıl olacak o da ayrı mesele.

Gönderen: Bob le Flambeur Nov 10 2008, 06:06 PM

Geçen yıl akademi Departed'a oscar verirken, biz de buradan dalga geçiyorduk, seneye de Oldboy'u çekip, bir oscar da ona versinler diye. Harbiden onu da yapıyor adamlar. Hiç utanma kalmadı artık Hollywood'da lac.gif .

Gönderen: hasta Nov 10 2008, 06:21 PM

QUOTE(Funkster @ Nov 10 2008, 05:30 PM) *

http://www.variety.com/VR1117995429.html'nin haberine göre haklarını Dream Works'ün satın aldığı Chan Wook-Park'ın modern başyapıtı Oldboy'u Steven Spielberg yeniden çekecek. Başrolü Will Smith'in oynamasını isteyen ve görüşmelerini sürdüren Spielberg, şu sıralar bir senarist arıyormuş. Niyeyse artık. Kendisine William Monahan'ı tavsiye ediyorum. Ne de olsa hazır malzeme üzerine remake senaryo döşemede üstüne yok. Muhafazakar bir Oldboy nasıl olacak o da ayrı mesele.

2000'li yılların en iyi filmi olarak nitelendirdiğim bu filmin yeniden çekimi hem sinema sanatına, hem de Kore ulusuna yapılabilecek en büyük hakaret olur. Olağan Şüpheliler'i Korelilerin yeniden çekmeye çalışması gibi bir şey olur herhalde bu. Haber doğruysa Spielberg aklını peynir ekmekle yemiş olmalı. Indiana Jones'u rezil ettikten sonra hızını alamamış olsa gerek. Öfkem çok büyük!

Gönderen: Lautreamont Nov 10 2008, 06:59 PM

My Sassy Girl berbat oldu, hiç mi ders almıyorlar. Southpark'ta Spielberg ile ilgili bir bölüm vardı, eski filmlerin remake'lerini yapıp berbat ediyorlardı, onu hatırladım. Bu insanların sinema sanatıyla uzaktan yakından alakaları olduğunu düşümüyorum artık, varsa yoksa para. Ama asıl merak ettiğim, bu filmin yayın hakkı her kimdeyse artık Chan Wook Park mı, CJ Entertainment mı her kimse, neden satıyorsunuz?

Gönderen: siroguz Nov 10 2008, 08:41 PM

QUOTE(Lautreamont @ Nov 10 2008, 06:59 PM) *

Ama asıl merak ettiğim, bu filmin yayın hakkı her kimdeyse artık Chan Wook Park mı, CJ Entertainment mı her kimse, neden satıyorsunuz?


Klişe bir cevap ama; daha iyi filmler çekmek için. Bırakın Amerika bu sektöre para akıtsın. Herkes her şeyin farkında artık. Herkes olmasa da çoğunluk. smile.gif

Gönderen: plansekans Nov 13 2008, 07:24 AM

forum resmi


Belgesel sinemanın tanınmış isimlerinden yönetmen Bülent Arınlı vefat etti.


CODE
Belgesel Sinemacılar Birliği'nden yapılan yazılı açıklamada, Arınlı'nın, bugün ani rahatsızlık sonucu Bodrum'da yaşamını yitirdiği belirtildi.

Arınlı'nın, Bodrum Yalıkavak'taki Gökçebel Camisinde yarın ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından Yemiş Mezarlığında toprağa verileceği kaydedildi.

Ankara'da 1951 yılında doğan ve Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun olan Bülent Arınlı, 1974-78 yılları arasında TRT'de kameraman olarak çalıştı.

Arınlı, Ordu Fotofilm Merkezi ile bazı televizyon kanallarının kuruluşlarında da görev aldı.

Gazeteci Hrant Dink'in anlatıldığı ''Kırlangıcın Yuvası'' adlı belgesel filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlenen Arınlı, ''Türkiye'deki gayrimüslim vakıflarının mülkiyet sorununu'' ele alan ''Vatandaşlık Halleri'' belgeselinin kurgusunu da yapmıştı.

Arınlı, görüntü yönetmeni ve yönetmen olarak pek çok haber programı ile belgesele, çeşitli reklam ve tanıtım kliplerine de imza atmıştı.

Belgesel Sinemacılar Birliği'nin de kurucu üyelerinden olan Bülent Arınlı'nın vefatının, ''11. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali''nin yarınki açılışı öncesinde, belgeselciler camiasında büyük üzüntüye neden olduğu belirtildi.

AA

Gönderen: Harvey Dent Nov 19 2008, 11:40 AM

forum resmi

Tim Burton'ın Alice Harikalar Diyarında uyarlamasından, Johnny Depp'in canlandırdığı the Mad Hatter karakteri.

Gönderen: BuRnOut Nov 22 2008, 11:48 AM

forum resmi


Alejandro Gonzalez Inarritu’nun, Cannes’da heyecan yaratan ve ülkemizde de gösterime girdiğinde büyük ses getiren Paramparça Aşklar Köpekler adlı filmiyle dünya çapında ismini duyuran Gael Garcia Bernal, Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin açılışı için 28 Kasım’da Bursa’ya geliyor. Festivalde gösterilecek olan Körlük ve Chevolution adlı belgeselde, Che Guevara’yı canlandırmış bir aktör olarak yer alan Bernal, Geleceğin Ustalarından Ödüllü İlk Filmler bölümünde gösterilecek ödüllü Cochochi’nin de yapımcılarından biri olarak festivalin açılış törenine katılacak. (Kaynak : Sadibey)

Gönderen: KerKeness Nov 22 2008, 04:26 PM

Angelina Jolie Hollywood'u Bırakıyor


Angelina Jolie BBC'ye verdiği yeni bir röportajda artık tamamen çocuklarıyla ilgilenmek istediğini ve bu yüzden de sinemayı bırakacağını söyledi.

"Oyunculuk kariyerime nokta koymak istiyorum. Kendimi başka şeyler yapmam gerekiyormuş gibi hissediyorum ve bir gün anneanne olacağım için buna hazırlık yapmam gerektiğini düşünüyorum." diyor Jolie.

Bu haber Mtv'den alınmıştır. Sizlerle paylaşmak istedim.

Gönderen: ggecim Nov 22 2008, 05:43 PM

QUOTE(BuRnOut @ Nov 22 2008, 11:48 AM) *

Alejandro Gonzalez Inarritu’nun, Cannes’da heyecan yaratan ve ülkemizde de gösterime girdiğinde büyük ses getiren Paramparça Aşklar Köpekler adlı filmiyle dünya çapında ismini duyuran Gael Garcia Bernal, Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin açılışı için 28 Kasım’da Bursa’ya geliyor. Festivalde gösterilecek olan Körlük ve Chevolution adlı belgeselde, Che Guevara’yı canlandırmış bir aktör olarak yer alan Bernal, Geleceğin Ustalarından Ödüllü İlk Filmler bölümünde gösterilecek ödüllü Cochochi’nin de yapımcılarından biri olarak festivalin açılış törenine katılacak. (Kaynak : Sadibey)

Niye sevdiğim oyuncular, ya Antalya'ya ya Bursa ya falan gidiyorlar ya? confused1.gif evil.gif Neden onca sıra bekleyip, Festival bileti alacaz diye canımızın çıktığı İstanbul Film festivali'ne gelmiyorlar?! cray.gif

Gönderen: Funkster Nov 25 2008, 07:57 PM

forum resmi

Will Smith, Oldboy hakkında konuştu.

Will Smith, Oldboy'da rol alacağını doğrularken, bu yeniden çekimin Chan-wook Park’ın filmi olan Oldboy olmayacağını, aynı adlı orijinal manganın uyarlaması olacağını duyurdu. Bu arada Spielberg'in Güney Kore yapımı Oldboy'un haklarını değil, Oldboy'un orijinal kaynak materyali olan grafik romanın haklarını satın aldığı ortaya çıktı. Manga versiyonu, Park'ın filmine konu olarak yakın olsa da, bildiğimiz Oldboy'dan farklı bir film ortaya çıkacağı söyleniyor.

http://www.filmschoolrejects.com/news/exclusive-will-smith-talks-oldboy.php

Gönderen: BuRnOut Nov 29 2008, 01:52 PM

forum resmi


3. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali dünyaca ünlü oyuncu Gael Garcia Bernal’ı ağırlıyor. Bugün yapılan basın toplantısında soruları cevaplayan Bernal, Türk Sinemasını, Nuri Bilge Ceylan ve Fatih Akın’ın filmlerinden tanıdığını söyledi. Basının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda Bernal, sinemanın artık sınırlandırılamaz gücünün ortaya çıktığını, internet ortamından tüm dünya sinemaseverlerinin her filme her an ulaşabildiklerini belirtti. Bernal toplantı sonrasında doğum günü (30 Kasım) pastasını kesti ve filminin gösterimine katılmak için Burç Sineması’na gitti. (Kaynak : Sadibey)

Gönderen: Funkster Nov 29 2008, 06:51 PM

forum resmi

Gore Verbinski, Fredrik Bond, Mark Poirier

The Host'un teknik kadrosu belli olmaya başladı.

Güney Kore sinemasının hasılat şampiyonlarından The Host (Gwoemul) filminin Hollywood tarafından yeniden çekileceği biliniyordu. Teknik kadro yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Önceleri bu yeniden çekimi yöneteceği dedikoduları dolaşan Gore Verbinski’nin filmin yapımcılarından biri olduğu kesinleşti. Yönetmen ise daha önce hiç uzun metraj çekmemiş, fakat Nike, Adidas ve Levi's markalarının reklam kampanyalarını yöneten, yaratıcı reklam filmleri çeken Fredrik Bond olacak. (Kendisi, şu sıralar bizim ekranlarda ve sinemalarda da dönen, bir kız ve erkeğin soyunarak el ele tutuşup iskeleden suya atladıkları kot reklamının da yönetmeniymiş.) Filmin senaryosunu yazan da ilginç bir isim. Smart People gibi mülayim bir film ile ilk senaryosuna imza atan Mark Poirier. Hem teknik, hem de dramatik olarak zaten yetkin bir The Host varken, bir de Amerikan versiyonuna ihtiyaç olup olmadığı tartışıladursun, şu enteresan kadro keşke orijinal bir fikir etrafında toplansa daha heyecan verici olurdu.

http://varietyasiaonline.com/content/view/7525/53/

Gönderen: BuRnOut Dec 7 2008, 07:43 PM

forum resmi


European Film Awards 2008

En İyi Film : Gomorra

En İyi Yönetmen : Matteo Garrone (Gomorra)

En İyi Aktör : Toni Servillo (Il Divo)

En İyi Aktris : Kristin Scott Thomas (I've Loved You So Long)

En İyi Senaryo
: Maurizio Braucci, Ugo Chiti, Gianni di Gregorio, Matteo Garrone, Massimo Gaudioso and Roberto Saviano. (Gomorra)

En İyi Görüntü Yönetmeni : Marco Onorato (Gomorra)

En İyi Belgesel : René

Yılın Keşfi : Hunger

FIPRESCI : La Graine et le Mulet





Kamæra'nın Mart-Nisan sayısında Gomorra'nın mercek altına alınacağının da haberini verelim.. whistling.gif

Gönderen: marla Dec 7 2008, 08:13 PM

Hunger ve La Graine et le Mulet ilkinç iki film, Gomorra'dan başka. Steve McQueen'nin ilk filmi Cannes 2008'de gösterilmişti ve o günden beri neredeyse katıldığı her festivalden ödülle döndü. La Graine et le Mulet ise 2008 yılında Fransa'nın Avrupa sahnesine çıkarabildiği tek film diyebiliriz; Venedik'ten bol ödülle dönmüştü ve yönetmen Abdel Kechiche'nin üçüncü uzun metrajlı yapımı önceki filmleri gibi Faslı göçmen aileleri konu alıyor.

Gönderen: KerKeness Dec 8 2008, 01:29 PM

forum resmi

Yeni reklam kampanyasında efsane isimlerle çalışan Louis Vuitton, Madonna'ya tek bir pozu için 10 milyon dolar ödedi. huh.gif huh.gif

Gönderen: BuRnOut Dec 9 2008, 02:28 PM

forum resmi


Metrolarda, havaalanlarında, alışveriş merkezlerinde, trenlerde, otobüslerde… Kısa filmler şimdi her yerde… 2009 Mayıs’ında dünyanın en önemli metropolleri ART BY CHANCE Ultra Short Film Festival’e 2 hafta boyunca ev sahipliği yapıyor. Filmler Amerika, Kanada, Hollanda, Türkiye ve Almanya gibi ülkelerin 15 şehrinde en beklenmedik noktalarda karşımıza çıkıyor. Bu global festivalin en can alıcı noktası ise filmlerin film salonları yerine şehrin dört bir yanına yayılan dijital ekranlarda gösteriliyor olması. ART BY CHANCE sıra dışı bir içerikle şehir sakinlerini günlük yolculuklarında yakalıyor! Gelip geçerken gözünüz sanata takılıyor.

Gönderen: cb_spike Dec 15 2008, 09:44 PM

IMDB
http://imdb.com/title/tt0458525/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0004303/
Genre: Action | Fantasy | Sci-Fi | Thriller
Cast: http://imdb.com, http://imdb.com



Gönderen: BuRnOut Dec 20 2008, 09:02 PM

İstanbul Modern’de Lotte Reiniger Filmleri...


forum resmi

QUOTE

Gölgeye Övgü adlı sergi Goethe-Institut Istanbul ve İstanbul Modern işbirliğiyle 22 Ocak’ta İstanbul Modern’de açılıyor. Deneysel sinema, gölgeler, siluetler ve çağdaş sanatı irdeleyen sergi, yedi ayrı ülkeden sekiz çağdaş sanatçının ve aralarında Lotte Reiniger’in de bulunduğu 20. yüzyılın ilk yarısından iki usta sinemacının en önemli yapıtlarını bir araya getirecek. Sergi vesilesiyle Reiniger’ın Prens Ahmet’in Maceraları, Papgeno, Carmen ve 10 Dakika - Mozart adlı filmleri gösterilecek.
(Kaynak : Sadibey)

Gönderen: BuRnOut Dec 30 2008, 11:52 PM

Yönetmen Zeki Demirkubuz yeni filmi Kıskanmak'ın çekimlerini tamamladı.


Yazar Nahid Sırrı Örik'in romanından uyarlanan Kıskanmak'ta Demirkubuz, güzelliği 'çirkin' bir kadının gözüyle sorguluyor.

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Film' seçilen ve karşılıksız bir sevginin yarattığı trajediyi işleyen Kader'dan sonra, Zeki Demirkubuz'un yeni filmi merakla bekleniyordu. Birkaç projeden sonra Demirkubuz, Nahid Sırrı Örik'in Kıskanmak kitabında karar kılmıştı. Aslında Demirkubuz, edebiyat uyarlamalarının yabancısı değil. Daha önce Yazgı filminde Albert Camus'nun Yabancı kitabını sinemaya uyarlamıştı. Ama şimdi, kitap 1930 ve 1940'lar Türkiye'sinden bir kesit sunduğu için Demirkubuz dönem filmi çekecekti. Sürpriz olan da buydu. Serhat Tutumluer, Berrak Tüzünataç, Nergis Öztürk, Bora Cengiz, Hatice Aslan'ın rol aldığı Kıskanmak kabaca, bir erkeğin karısı ile kızkardeşi arasında kalışını anlatıyor. Ama insanın en temel duygularından biri olan kıskançlık, Demirkubuz'un bakış açısıyla işleniyor. Filmin Safranbolu ve Zonguldak'tan sonra İstanbul'da süren çekimleri önceki gün sona erdi. Halkalı'daki tarihi bir okul binasında yapılan çekimlerde, kitabın hemen başında yer alan balo bölümü beyazperdeye taşınıyor. Bugüne kadar Yazgı, Kader, Masumiyet, Bekleme Odası, C Blok ile İtiraf gibi filmleriyle pek çok ödül alan Demirkubuz'un daha önceki setlerine göre daha kalabalık bir ekip var. Ama işler yolunda, yüzler gülüyor... Demirkubuz, kitabı 90'ların başında okumuş ve o dönem bir şeyler yapmak istemiş. 'Kısmet bugüneymiş" diyor. Hayatta anlaşılmaya muhtaç insanlara daha özenli baktığını söyleyen Demirkubuz, "Kitabın kahramanı Seniha da, daha çok anlaşılması gereken bir insan. Çünkü çirkin, kurumuş, diğer fiziksel olarak güzel olan insanların bütün özlemlerine sahip ama bunları yaşayabilmesinin koşulları yok. Burada bir trajedi var ve bu da beni daha çok ilgilendiriyor, " diyor. Temel olarak da güzelliği, çirkin bir kızın dünyasından sorgulamanın önemli olduğunu düşünüğünü söylüyor. Sete gelen ve Barda filminden tanıdığımız Nergis Öztürk ise, o kibar ve zarif görüntüsünü makyaj odasına gidince kaybediyor. Çünkü o, Demirkubuz'un tabiriyle, filmin 'çirkin ve kurumuş kızı' Seniha'yı oynuyor. Şaşkın bakışlarımız karşısında "O kadar da korkutucu değilim" diyerek tebessüm ediyor. Öztürk, her daim kamera arkasında, bütün detayları inceliyor. Çoğu oyuncunun Demirkubuz'la çalışma hayali olduğunu ve bunun için kendisini şanslı hissettiğini söylüyor. Filmin 'güzel kızı' ise Berrak Tüzünataç. Güzel yıldız, çekime atv'de yayınlanan ve Makedonya'da geçen Elveda Rumeli'nin setinden geliyor. "Bu filmde oynamayı, daha doğrusu Zeki Demirkubuz'la çalışmayı çok istiyordum. İki set arasında mekik dokumak yorucu olsa da, mutluyum," diyor. Elveda Rumeli tayfasının onu Kıskanmak'ın setine göndermek için harcadıkları çabayı anlatıyor uzun uzun... Sette disiplinli olduğu bilinen Demirkubuz Kıskanmak'ın setinde daha bir rahat. Disiplini elden bırakmadan espriler yapıyor, takılıyor oyunculara, set ekibine. Ama yine de ekip karşılık vermeye pek cesaret edemiyor. Kıskanmak'ın, 2009 yılı sezonunun merakla beklenen önemli filmlerinden biri olacağını söylemek hiç de zor değil. Şimdilik vizyon tarihi belli değil, en iyi ihtimalle gelecek sonbahar izleyici karşına çıkabileceği söyleniyor. Ama her durumda, önemli bir festivalde prömiyer yapma şansı pek yüksek... (Kaynak : Sabah)

Gönderen: Serkeş Dec 31 2008, 01:41 AM

QUOTE(BuRnOut @ Dec 30 2008, 11:52 PM) *

Yönetmen Zeki Demirkubuz yeni filmi Kıskanmak'ın çekimlerini tamamladı.


Yazar Nahid Sırrı Örik'in romanından uyarlanan Kıskanmak'ta Demirkubuz, güzelliği 'çirkin' bir kadının gözüyle sorguluyor.

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Film' seçilen ve karşılıksız bir sevginin yarattığı trajediyi işleyen Kader'dan sonra, Zeki Demirkubuz'un yeni filmi merakla bekleniyordu. Birkaç projeden sonra Demirkubuz, Nahid Sırrı Örik'in Kıskanmak kitabında karar kılmıştı. Aslında Demirkubuz, edebiyat uyarlamalarının yabancısı değil. Daha önce Yazgı filminde Albert Camus'nun Yabancı kitabını sinemaya uyarlamıştı. Ama şimdi, kitap 1930 ve 1940'lar Türkiye'sinden bir kesit sunduğu için Demirkubuz dönem filmi çekecekti. Sürpriz olan da buydu. Serhat Tutumluer, Berrak Tüzünataç, Nergis Öztürk, Bora Cengiz, Hatice Aslan'ın rol aldığı Kıskanmak kabaca, bir erkeğin karısı ile kızkardeşi arasında kalışını anlatıyor. Ama insanın en temel duygularından biri olan kıskançlık, Demirkubuz'un bakış açısıyla işleniyor. Filmin Safranbolu ve Zonguldak'tan sonra İstanbul'da süren çekimleri önceki gün sona erdi. Halkalı'daki tarihi bir okul binasında yapılan çekimlerde, kitabın hemen başında yer alan balo bölümü beyazperdeye taşınıyor. Bugüne kadar Yazgı, Kader, Masumiyet, Bekleme Odası, C Blok ile İtiraf gibi filmleriyle pek çok ödül alan Demirkubuz'un daha önceki setlerine göre daha kalabalık bir ekip var. Ama işler yolunda, yüzler gülüyor... Demirkubuz, kitabı 90'ların başında okumuş ve o dönem bir şeyler yapmak istemiş. 'Kısmet bugüneymiş" diyor. Hayatta anlaşılmaya muhtaç insanlara daha özenli baktığını söyleyen Demirkubuz, "Kitabın kahramanı Seniha da, daha çok anlaşılması gereken bir insan. Çünkü çirkin, kurumuş, diğer fiziksel olarak güzel olan insanların bütün özlemlerine sahip ama bunları yaşayabilmesinin koşulları yok. Burada bir trajedi var ve bu da beni daha çok ilgilendiriyor, " diyor. Temel olarak da güzelliği, çirkin bir kızın dünyasından sorgulamanın önemli olduğunu düşünüğünü söylüyor. Sete gelen ve Barda filminden tanıdığımız Nergis Öztürk ise, o kibar ve zarif görüntüsünü makyaj odasına gidince kaybediyor. Çünkü o, Demirkubuz'un tabiriyle, filmin 'çirkin ve kurumuş kızı' Seniha'yı oynuyor. Şaşkın bakışlarımız karşısında "O kadar da korkutucu değilim" diyerek tebessüm ediyor. Öztürk, her daim kamera arkasında, bütün detayları inceliyor. Çoğu oyuncunun Demirkubuz'la çalışma hayali olduğunu ve bunun için kendisini şanslı hissettiğini söylüyor. Filmin 'güzel kızı' ise Berrak Tüzünataç. Güzel yıldız, çekime atv'de yayınlanan ve Makedonya'da geçen Elveda Rumeli'nin setinden geliyor. "Bu filmde oynamayı, daha doğrusu Zeki Demirkubuz'la çalışmayı çok istiyordum. İki set arasında mekik dokumak yorucu olsa da, mutluyum," diyor. Elveda Rumeli tayfasının onu Kıskanmak'ın setine göndermek için harcadıkları çabayı anlatıyor uzun uzun... Sette disiplinli olduğu bilinen Demirkubuz Kıskanmak'ın setinde daha bir rahat. Disiplini elden bırakmadan espriler yapıyor, takılıyor oyunculara, set ekibine. Ama yine de ekip karşılık vermeye pek cesaret edemiyor. Kıskanmak'ın, 2009 yılı sezonunun merakla beklenen önemli filmlerinden biri olacağını söylemek hiç de zor değil. Şimdilik vizyon tarihi belli değil, en iyi ihtimalle gelecek sonbahar izleyici karşına çıkabileceği söyleniyor. Ama her durumda, önemli bir festivalde prömiyer yapma şansı pek yüksek... (Kaynak : Sabah)


Zeki'nin sevdiği konulardan biri de bu: Kıskançlık.

Umarım gene bizi silkeleyen bir film çıkartır ortaya...

Kader'i sinemada izlerken yaşadığım duygusal karmaşa hala aklımdadır...

Gönderen: Harvey Dent Jan 6 2009, 09:32 AM

Fransız Sineması'nda faşist uygulama!

Fransız film endüstrisi, İngilizce filmlerin Fransızca dublajlarında siyah aktörlere rol vermediği için ırkçılıktan mahkum oldu.

QUOTE


SİYAH AKTÖRLERE DUBLAJ YASAĞI
Fransız film endüstrisi, İngilizce filmlerin Fransızca dublajlarında siyah aktörlere rol vermediği için ırkçılıktan mahkum oldu. Konuyla ilgili açılan tahkikat, casting direktörlerinin, siyah oyuncuların belirgin bir aksanları olduğu ve beyazları seslendiremeyecekleri inancıyla, siyahların başvurularını asla kabul etmedikleri sonucuna vardı. Bu sonuç, Fransız toplumundaki ayrımcılığı ortadan kaldırmak için siyah aktörlerin sinema ve medyada desteklenmesi gerekitği yönündeki görüşlerin daha yüksek sesle dile getirilmesini sağladı.

Ayrımcılıkla Savaş ve Eşitlik için Yüksek İdare (HALDE) adlı kuruluş, tahkikatın sonucunda Fransız film endüstrisinde ayrımcılığın çok yüksek oranda olduğu sonucuna vardı. Beyaz aktörlerin Denzel Washington ve Morgan Freeman gibi siyah oyuncuları da seslendirebilecek evrensel bir aksanları olduğuna inanılırken nadiren beyazları seslendirmek üzere seçilen siyah aktörlerin önyargı ve ayrımcılığın kurnbanı olduğu söyleniyor. HALDE adlı kuruluş, Fransız Sinema Federasyonu, Audiovisual ve Multimedia Endüstrileri ile Dublaj Şirketleri Birilği’nin biran önce ırkçılık karşıtı eğitime daha fazla önem vermeleri gerektiğini açıkladı.

OYUNCULARIN ÜÇTE BİRİ SİYAH
Tahkikat, Yasmine Modestine adlı siyah bir oyuncu ve şarkıcının The Times’a yaptığı bir açıklama üzerine başlatılmıştı. Fransız dublajstüdyoları için çalışan oyuncuların yaklaşık üçte biri siyahlar. Ancak nadiren önemli roller alabiliyorlar ve ‘beyaz’ların dublajlarından özenle uzak tutuluyorlar.

Gönderen: Harvey Dent Jan 13 2009, 09:14 PM

forum resmi

Pankreas kanserine karşı mücadele veren aktör Patrick Swayze, 2 yıl ömrü kaldığını açıkladı.

QUOTE
En öldürücü kanser türlerinden biri olan pankreas kanserine karşı mücadele veren aktör Patrick Swayze, 2 yıl ömrü kaldığını söyledi.

Amerikan ABC televizyon kanalının ünlü programcısı Barbara Walters'a konuk olan 56 yaşındaki Swayze, kanser teşhisi konulduğundan bu yana korku ve kızgınlık yaşadığını anlattı.

'Hayalet' filminin unutulmaz yıldızı Swayze, ölüm döşeğinde olduğu ve insanlarla vedalaştığı yönündeki haberleri yalanladı ve 'Vazgeçiyor muyum? Ölüm döşeğinde miyim? İnsanlara veda mı ediyorum? Asla' dedi. Ancak, zamanının kısaldığını kabul ettiğini belirten Patrick Swayze, '5 yılın hüsnükuruntu ile geçtiğini söyleyebilirim. İstatistiklere göre 2 yıl ömrüm kaldı' diye konuştu.

Gönderen: cb_spike Jan 14 2009, 09:37 PM

IMDB
http://imdb.com/title/tt1300851/

Directed by: http://imdb.com/name/nm0240627/
Genre: Action | Crime | Drama | Thriller
Cast: http://imdb.com, http://imdb.com

Willem Dafoe hariç kadro korunmuş... laugh.gif

Gönderen: Stormcry Feb 17 2009, 09:01 PM

Kuruntu Ailesi'ndeki Hüsnü Kuruntu ve Avrupa Yakası'ndaki Tahsin Sütçüoğlu tiplemeleriyle hafızalarda yer eden Gazanfer Özcan hayatını kaybetti. Bir çınarı daha ebediyete yolcu ediyoruz. Allah rahmet eylesin...
http://www.ntvmsnbc.com/news/475848.asp

QUOTE
Gazanfer Özcan, (d. 27 Ocak 1931, ö. 17 Şubat 2009). Tiyatro ve sinema sanatçısı.

İlkokulu Cihangir Firuzağa İlkokulu'nda, ortaokulu Beyoğlu Ortaokulunda, liseyi ise Vefa Lisesi'nde tamamladı. Lisedeyken oynadığı "Hisse-i Şayia" adlı oyundaki Bican Efendi rolüyle tiyatroyla tanıştı. Şehir Tiyatroları'nın Çocuk Bölümü'ne katıldı. 1955 yılında Komedi Tiyatrosu'nda oynanan Mahallenin Romanı oyunu tiyatro yaşamının dönüm noktası oldu. Bu oyunda rahatsızlanan Reşit Gürzap'ın yerine sahneye çıkıp başarılı olunca kadroya girdi. 1962 yılına kadar hem çocuk tiyatrosunda, hem yetişkin oyunlarında görev aldı. 1962 yılında Gönül Ülkü ile evlendi ve "Gönül Ülkü - Gazanfer Özcan Tiyatrosu"nu kurdu. 1950'li 1960'lı yıllarda çok sayıda sinema filminde de rol alan Gazanfer Özcan, uzun bir süre sinemaya ara verdikten sonra 2000 yılında çevrilen Komiser Şekspir filmi ile sinema ya döndü. Pek çok dizide de rol aldı. Kuruntu Ailesi adlı dizideki Hüsnü Kuruntu rolü ile tanındı, pek çok yapımda ailenin babası rolünü üstlendi. Avrupa Yakası adlı dizideki Tahsin Bey rolü ile de "baba" rolünü sürdürdü. Kronik akciğer rahatsızlığı ve damar tıkanıklığı nedeniyle, 17 Şubat 2009 günü tedavi görmekte olduğu İstanbul Amerikan Hastanesinde vefat etmiştir.

1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.



Gönderen: Harvey Dent Feb 17 2009, 09:14 PM

forum resmi


Büyük usta daha düne kadar sahnedeydi, ekranlardaydı her ne kadar hasta olduğunu bilseydim de, bu kayıp benim için büyük şok oldu. Tek söyleyebileceğim ağaçlar ayakta ölür. cray.gif

Gönderen: Harvey Dent Feb 26 2009, 12:48 PM

forum resmi

QUOTE
Samuel L. Jackson Nick Fury rolü için Marvel'la 9 filmlik anlaşma imzaladı. Filmler arasında Iron Man 2, Thor, The First Avenger: Captain America, The Avengers bulunmakta.

Gönderen: kurt_thewolf Feb 26 2009, 07:00 PM

Eastwood’a yaşam boyu Altın Palmiye

forum resmi

Clint Eastwood, daha önce sadece bir kez verilen ‘Altın Palmiye Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü aldı.
Cannes Film Festivali’nde düzenli olarak verilmeyen ve daha önce sadece Ingmar Bergman’a layık görülen ‘Altın Palmiye Yaşam Boyu Başarı Ödülü’, ünlü oyuncu ve yönetmen Clint Eastwood’a verildi.

Eastwood, Mayıs ayında düzenlenecek olan Canes Film Festivaline, Güney Afrika’da bulunduğu için katılamayacak. Eastwood’un son filmi Gran Torino’nun, Fransa prömiyeri için Paris’te bulunmasını fırsat bilen festival organizatörleri, yönetmene ödülünü verdiler.

Ödülünü katıldığı bir basın konferansı ve kokteyl sırasında, festival başkanı Giles Jacob'un elinden alan Eastwood şunları söyledi:
“Bu ödül için beni seçmenizden dolayı çok mutluyum. Fransız sinemacılar, tüm kariyerim boyunca bana destek oldular. İlk yönetmenlik denemede, ülkemdeki sinemacılar suskun kalırken Fransızlar beni desteklediler. Fransa, sinemaya sanat olarak yaklaşan ve bu sanatı takdir eden ilk ülkedir.”

Daha önce Altın Palmiye Yaşam Boyu Başarı Ödülü, Cannes Film Festivali’nin ellinci yıldönümü nedeniyle 1997 yılında bir kez verilmişti. İlk ödüle 2007 yılında yaşamını yitiren İsveçli Ingmar Bergman layık görülmüştü.

Kaynak: ntvmsnbc

Gönderen: BuRnOut Mar 3 2009, 12:48 PM

QUOTE
Inception Geliyor!

Christopher Nolan'ın heyecanla 3.sü beklenen Batman serisine devam edip etmeyeceği henüz kesinleşmedi ancak yönetmen, WB çatısı altında çalışmaya devam edecek. Nolan'ın yeni projesi "Inception" adlı bilimkurgu filmi olacak. 'Zihnin mimarisinde geçen çağdaş bir bilimkurgu' olarak tanımlanan filmin senaryosunu yine Nolan kaleme alacak. Filmin çekimlerine bu yaz başlanması ve önümüzdeki sene de vizyona girmesi bekleniyor.
(Kaynak : Sinema Dergisi)

Gönderen: RoXoN Mar 4 2009, 10:02 AM

QUOTE
2008 yılının adından en çok söz ettiren Güney Kore filmi Speed Scandal 8.2 milyon izleyiciyle Güney Kore'de tüm zamanların en çok izlenen 6. filmi olarak büyük başarıya imza attı.Güney Kore'nin en popüler oyuncularından Tae-hyun Cha ve En İyi Çıkış yapan kadın oyuncu ödüllü Bo-yeong Park'ın başrollerini paylaştığı film için Hollywood kolaları sıvadı. Amerikan yeniden çekimi için M-Line Distribution şirketi haklarını satın aldı.

Amerika'da yeniden çekilecek filmin yönetmenliğini "Men in Black", "The Addams Family" ve "Wild Wild West" filmlerinide yöneten Barry Sonnenfeld üstlenecek.


Gönderen: overseas Mar 4 2009, 08:08 PM

QUOTE(BuRnOut @ Mar 3 2009, 12:48 PM) *

QUOTE
Inception Geliyor!

Christopher Nolan'ın heyecanla 3.sü beklenen Batman serisine devam edip etmeyeceği henüz kesinleşmedi ancak yönetmen, WB çatısı altında çalışmaya devam edecek. Nolan'ın yeni projesi "Inception" adlı bilimkurgu filmi olacak. 'Zihnin mimarisinde geçen çağdaş bir bilimkurgu' olarak tanımlanan filmin senaryosunu yine Nolan kaleme alacak. Filmin çekimlerine bu yaz başlanması ve önümüzdeki sene de vizyona girmesi bekleniyor.
(Kaynak : Sinema Dergisi)



Imdbden hemen baktım. Evet gelecek sene sinemalarda olacakmış diyorlar. Gene kendi elinden çıkma bir seneryoyla hemde. Merakla bekliyorum.

Gönderen: Harvey Dent Mar 10 2009, 02:31 PM

Forum resmi Forum resmi


QUOTE
Yönetmenliğini Jay Roach'un yapacağı "Dinner for Schmucks" filmi uzun zamandır yapım aşamasında bekliyordu. Başrolü oynayacağı açıklanan Sacha Baron Cohen'in yerine Steve Carell geçti.

Francis Veber'in "Le Diner des cons" filminin yeniden çevriminde Carell, yeni tanıştığı bir adam tarafından akşam yemeğine davet alan bir salağı canlandıracak.

Steve Carell, çekimlerine Kasım ayında başlanacak olan filmin yapımcılığını da yapacak.


Forum resmi Forum resmi

QUOTE
Kısa bir süre önce Warner Bros film şirketi, yönetmen Christopher Nolan'ın yeni filminin "Inception" olacağını açıklamıştı. Buna göre, bilimkurgu türündeki film 2010 yazına gösterime girecek ve Nolan bu filmde de ortağı Emma Thomas ile çalışacaktı. Filmle ilgili gelişmeler bununla da kalmadı ve stüdyo filmin başrolü için yıldız oyuncu Leonardo DiCaprio ile anlaştıklarını açıkladı.

Gönderen: Harvey Dent Mar 10 2009, 02:51 PM

Forum resmi
Forum resmi Forum resmi

QUOTE
Prince of Persia: The Sands of Time projenin başrolünde bulunan Jake Gyllenhaal'ı prens kostümü içinde gösteren yeni fotoğraflar basına dağıtıldı.

Oyun, genç Prens Dastan'ın krallığını şeytani güçlerden korumaya çalışmasını konu alıyor. Zorlu mücadelesinde prens, Prenses Tamina ile işbirliği yapıyor.

Jerry Bruckheimer, Disney ile birlikte filmi uzun soluklu bir seriye dönüştürmek istiyor.


Forum resmi Forum resmi

QUOTE
Çinli bilge, büyük flozof Konfüçyüs'ün hayatı, deneyimleri ve sözleri sinema filmi oluyor. Söz konusu filmde Chow Yun-fat ana karakteri canlandırıyor. Chen Daoming (Hero) ise Taoizmin kurucusu Lao Zi olarak karşımıza gelecek.

Gönderen: kurt_thewolf Mar 11 2009, 09:49 PM

Bruce Willis, ''A Couple of Cops'' ve ''The Surrogates'' ile geliyor!

forum resmi

Sinema sektörü yayın organı Variety'nin haberine göre, Warner Bros. yapımı ''A Couple of Cops'' adlı komedi filminde Bruce Willis ve Tracy Morgan kamera karşısına geçecek.

Kevin Smith'in yönetmen koltuğuna oturacağı filmin yapımcılığını Marc Platt üstlenecek. Senaryosunu Robb ve Marc Cullen'ın kaleme alacağı yapım, iki polis dedektifinin, çalınan bir beyzbol kartı, bir Meksika güzelinin kurtarılması, gangsterlerle anlaşma ve uyuşturucudan gelen kara paranın aklanması gibi farklı konulara el atarak çözümlemeye çalışmasını konu alıyor.

Daha önce ''Gold Circle'' şirketi tarafından gerçekleştirilmesi planlanan ve Robin Williams ile James Gandolfini'nin baş rolünü üstlenmesi düşünülen projeyi devralan Warner Bros, farklı oyuncularla yeni bir proje hazırladı.

Bruce Willis, ayrıca Disney yapımı ''The Surrogates'' adlı bilim kurgu filminde de rol alacak. Filmin yönetmenliğini Jonathan Mostow üstlenecek.

Gönderen: Harvey Dent Mar 12 2009, 12:14 AM

forum resmi

Alejandro Jodorowsky müthiş bir kadro kurdu

QUOTE
Yaklaşık 20 yıldır film çevrelerinde gözükmeyen Şili'li yönetmen Alejandro Jodorowsky, "King Shot" isimli bir filmle sinemaya geri dönüyor.
Merakla beklenen filmin başrollerinde Nick Nolte'nin yanısıra Asia Argento, Marilyn Manson, Udo Kier ve Mickey Rourke gibi kendi alanında kült olmuş isimler yer alacak. Yapımcıları arasında David Lynch’in de bulunduğu yeni filmiyle ilgili konuşan Jodorowsky, "metafiziksel bir gangster filmi" yaptığı yorumunu yapıyor.

Fantastik öğelerle süslü olacak film 80 yaşındaki , Alejandro Jodorowsky’nin yedinci sinema filmi olacak. Özellikle 1970 tarihli yer altı efsanesi "El Topo" filmi ile kendi hayran kitlesini yaratan Jodorowsky'nin diğer filmleri ise şöyle "Fando y Lis", "The Holy Mountain", ""Tusk", "Santa Sangre", "The Rainbow Thief".


Gönderen: Harvey Dent Mar 12 2009, 02:32 PM

QUOTE
Scarlett Johansson ve Mickey Rourke'un kesin olarak Iron Man 2'ye katıldığı açıklandı...

Scarlett Johansson, Kara Dul'u canlandırmak üzere yeni Iron Man filmine katıldı. Filmin kötü adamını da Mickey Rourke'un canlandıracağı açıklandı. Aktör karşımıza Whiplash olarak gelecek. Robert Downey Jr. başta olmak üzere ilk filmin oyuncuları, devam filmi içinde kamera önüne geçmeye hazırlanıyor.


Forum resmi Forum resmi

Mickey Rourke ... Ivan / Whiplash


Forum resmi Forum resmi

Scarlett Johansson ... Natasha Romanoff / Black Widow

Gönderen: kurt_thewolf Mar 12 2009, 06:36 PM

Angelina Jolie imaj değiştirdi!
forum resmi

Angelina Jolie Columbia Pictures’ın yeni filminde casus-ajan "Salt" karakteri olarak karşımızda olacak. Filmde bir Rus casus ajanı olmakla suçlanan Evelyn adlı kadının geçmişi hakkında her şeyi temizlemek ve kocasını korumak için harekete geçmesi konu ediliyor.
Liev Schreiber ise Evelyn’in patronu, arkadaşı ve CIA’in Rus masası çalışanı “Winter” olarak karşımıza çıkıyor. Evelyn Salt’un iki farklı halini yansıtan Jolie, sahnelerin bazılarında sarışın, bazılarında ise kumral olarak görülüyor.
Filmin orjinal senaryosu aslında bir erkek karakter olan "Edwin A. Salt" için yazılmış ve başrol için Tom Cruise düşünülmüş, ancak Cruise ile anlaşılamaması sonucu Angelina Jolie ile masaya oturulup senaryo yeniden yazılmış.
Filmin yönetmeni "Kemik Koleksiyoncusu" ve "Clear and Present Danger"dan tanınan Philip Noyce... Orijinal senaryosu Kurt Wimmer tarafından yazılan filmin değiştirilen senaryosunu yazan isim ise "Mystic River" ve "Man on Fire" filmleriyle tanınan Brian Helgeland. Yönetmen Noyce, Jolie ile çalışmaktan çok mutlu olduğunu söylüyor ve, "Salt izleyicinin de beklediği gibi gergin ve heyecanlı bir karakter olacak ancak aynı zamanda çok güçlü ve de çok yönlü bir karakter olacak. Bana göre Angelina bu karaktere hayat verebilecek tek kişiydi" diyor.

Gönderen: Harvey Dent Mar 13 2009, 12:53 PM

forum resmi


QUOTE
Hollywood Reporter'a göre, Warner Bros, Stephen King'in klasik korku romanı "IT"i televizyon yeniden çevrii için hazırlıyor. Warner Bros'un listesinde Hayvan Mezarlığıve Mahşer romanlarıda yer alıyormuş.

Gönderen: kurt_thewolf Mar 15 2009, 04:31 PM

Las Palmas film festivalinde Utanç'a ödül

İspanya'nın güneybatısındaki Kanarya Adaları'nda bu yıl 10. düzenlenen Las Palmas Uluslararası Film Festivalinde Hasan Gündüz'ün "Utanç" adlı kısa metrajlı filmi, juri özel ödülüne layık görüldü.

Jüri tarafından yapılan açıklamada, "Utanç"ın juri özel ödülü almasının gerekçesi olarak, "Namusu koruma bahanesiyle yapılan sosyal baskının kadını intihara zorlamasını anlatan film, gerek sinema dili, gerekse anlatımda özlü olmasından dolayı beğeni almıştır" denildi.

Festivalin "en iyi film" ödülünü, Amerikalı yönetmen Sean Baker'in "Prince of the Broadway" adlı filmi kazandı.


Gönderen: overseas Mar 15 2009, 08:02 PM

QUOTE
aklaşık 20 yıldır film çevrelerinde gözükmeyen Şili'li yönetmen Alejandro Jodorowsky, "King Shot" isimli bir filmle sinemaya geri dönüyor.



Pardon, daha yeni gördüm. Çok sevindirici bir haber. Geceyarısı filmlerinin babasının dönüşü umarım, Terrence Malick gibi olur smile.gif

Gönderen: kurt_thewolf Mar 16 2009, 01:34 PM

‘1. Altın Bamya ödülleri’ belli oldu

forum resmi

7. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali kapsamında, Türk sinemasındaki cinsiyetçiliğe dikkati çekmek amacıyla düzenlenen ''Altın Bamya'' ödülleri belli oldu.

Garajİstanbul'daki törende Altın Bamya jüri heyeti adına konuşan sinema eleştirmeni Alin Taşçıyan, Türk sinemasında kadınlara yönelik yanlış yaklaşımların, cinsiyetçi bakışın yeniden üretilip temsil edilmesine eleştiri, karşı duruş, bir söz söyleme isteğiyle bu ödülleri dağıtmayı uygun gördüklerini söyledi.

Jürinin değerlendirmesi sonucu ''Erkek Karakter Ödülü''ne ''Recep İvedik 2'' filmindeki ''Recep'' karakteri, ''Kadın Karakter Ödülü''ne de ''Üç Maymun'' filmindeki ''Hacer'' karakteri uygun görüldü.

''Issız Adam'' ve ''Üç Maymun'' filmleri ''Altın Bamya Senaryo Ödülü''ne, ''Issız Adam'' filmi ise ''Film Ödülü''ne değer bulundu.

Bu 4 kategorinin dışında ''1. Jüri Özel Tek Taşlı Bamya Ödülleri''ni, ''Çılgın Dershane Kampta'' ve ''Süper Ajan K9'' filmleri paylaşırken ''1. Jüri Özel - Homofobi - Üç Buçuk Bamya Ödülü'' ise ''Recep İvedik 2'' filminin oldu.

Törene çok sayıda davetli katıldı.


Gönderen: sson Mar 16 2009, 09:33 PM

Ron Silver 62 Yaşında Vefat Etti

forum resmi


Zamanın popüler dizilerinden The West Wing'deki rolüyle Emmy ödüllerine aday gösterilen, aynı zamanda daha başka birçok film ve dizide yer alan Ron Silver 62 yaşında kansere yenik düşerek hayata veda etti. Uykusunda vefat eden Silver iki yıldır gırtlak kanseriyle mücadele ediyordu. Kendisi yetenekli bir oyuncu olmanın yanı sıra, ifade özgürlüğünü, sanatçı haklarını savunan ve toplum yararına işlerde görev alan biriydi.

Gönderen: KıvılcımArduc Mar 20 2009, 11:10 AM

QUOTE
Warner Bros, Harry Potter serisini örnek aldıklarını açıkladı: Yedi Batman filmi düşünülüyor!

The Dark Knight'ın devam filmi üzerinde çalışmalar başladı. Henüz filmin senaryosu yazılıyor. Warner Bros. adına konuşan bir yetkili; "Harry Potter'ı görüyoruz, bu kadar uzun seriler olması çok müthiş" diyerek, aynısını Batman, Superman ve hatta taze Sherlock Holmes serisi için de yapacaklarını açıkladı.

Kaynak: beyazperde.com


Buda demek oluyorki önümüzdeki 15 yıl boyunca Batman filmlerini izlemeye devam edicez.

Gönderen: KıvılcımArduc Mar 20 2009, 11:44 AM

Knowing filminin etkileyici uçak düşme sahnesi yayınlandı. Alex Proyas Dark City den sonra karşımıza adından çok söz ettiricek yeni bir filmi ile çıkıyor gibi. http://www.slashfilm.com/2009/03/17/anatomy-of-a-scene-knowings-plane-crash/#more-22717 ilgili videoyu izleyebilir ve filmi benim gibi merakla bekleyebilirsiniz.

Gönderen: BuRnOut Mar 23 2009, 03:05 PM

Warner Bros. Sipariş DVD Hizmeti Başlatarak Bir İlke İmza Atıyor!

Amerikan film sektörünün önde gelen şirketlerinden Warner Bros. arşivindeki binlerce filmi Sipariş DVD hizmeti ile değerlendirecek. Warner Bros. bugün başlatacağı uygulamayla, sessiz film döneminden 1980′lere kadar olan sürede çekilen filmleri, internet üzerinden ya da DVD olarak satacak. Sipariş vermek isteyen film meraklıları www.warnerarchive.com sitesinden indirilecek filmlere yaklaşık 15 dolar, postayla gönderilecek DVD’lere ise yaklaşık 20 dolar ödeyecek.
(Kaynak : Sadibey)

Gönderen: Stormcry Mar 30 2009, 01:26 PM

3 Oscarlı Fransız besteci Maurice Jarre hayatını kaybetti.

"Çağrı" ve "Doktor Jivago" gibi filmlerin müziklerine imza atan Fransız besteci Maurice Jarre 84 yaşında ABD'de öldü.

Maurice Jarre'ın kendisi gibi besteci olan oğlu Jean-Michel Jarre'ın menajeri, Maurice Jarre'ın ABD'nin Los Angeles kentinde öldüğünü söyledi.

Fransız internet sitesi Purepeople'a göre, Jarre, dün sabah kanser nedeniyle hayatını kaybetti.

Yaptığı film müzikleriyle 3 kez Oscar ödülü kazanan Maurice Jarre, John Frankenheimer, Alfred Hitchcock, John Huston, Luchino Visconti, Peter Weir ve Mustafa Akad gibi ünlü yönetmenlerin filmlerinin müziklerine imza attı.

Maurice Jarre 13 Eylül 1924'te Fransa'nın Lyon kentinde dünyaya geldi. Jarre, 1952'de George Franju'nun yönettiği kısa metrajlı "Hotel des Invalides" için ilk film müziğini besteledi. 1960'lı yılların ortalarında ABD'ye yerleşen Jarre, 1962'de "Arabistanlı Lawrence" (Lawrence of Arabia), 1965'te "Doktor Jivago" ve 1984'te "Hindistan'a Bir Yol" (A Passage to India) filmlerine yaptığı müzikler için Oscar ödülü kazandı.

Maurice Jarre, Henri Verneuil'ün "Le president", Franco Zeffirelli'nin "Jesus de Nazareth", Peter Weir'in "Witness" ve "Ölü Ozanlar Derneği" (Dead Poets Society) filmlerinin müziklerini de besteledi.

Jarre'ın müziklerini bestelediği bazı filmler ve diziler arasında, "Shogun", "Çok Gizli" (Top Secret), "Çöl Arslanı", "En Uzun Gün" (The Longest Day), "Hayalet" (Ghost), "Paris Yanıyor", "Sisteki Goriller" (Gorillas in the Mist) ve "Sivrisinek Sahili" (The Mosquito Coast) de bulunuyor.

Maurice Jarre, İslam tarihi üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri olarak görülen "Çağrı"nın (The Message) müziklerine de imza atmıştı.

Jarre, birkaç yıl önce bir Fransız dergisine yaptığı açıklamada, "Bir filmde, besteci ağır bir zincirin son halkasıdır. Besteci sık sık kendisini filmini piyasaya sürmek için çıldıran bir yönetmenin karşısında bulur. Sonra her şey çok hızlı ilerler. Arabistanlı Lawrence'da bana 2 saatlik müzik için 6 hafta vermişlerdi" demişti.

Maurice Jarre, Paris Operası için aralarında Notre Dame De Paris'nin de bulunduğu çok sayıda bale müziği de bestelemişti.

3 çocuğu olan Jarre, son olarak geçen ay Berlin Festivalinde müzik yaşamındaki başarıları nedeniyle Altın Ayı ödülüne layık görüldü.

http://www.haberturk.com/haber.asp?id=137528&cat=190&dt=2009/03/30


Gönderen: kurt_thewolf Apr 4 2009, 06:00 PM

12'nci Uzay Yolu geliyor

forum resmi


Variety dergisinin haberinde, 11. bölümü mayıs ayında ABD sinemalarında gösterime girecek olan filmin 12. bölümü için Hollywood'da çalışmalara başlandığı bildirildi.

Filmin, ''Lost'' ve ''Alias'' dizileriyle ''Görevimiz Tehlike 3'' ve ''Cloverfield'' gibi filmlerle tanınan Amerikalı yapımcı J.J. Abrams'ın da katkıda bulunduğu 11. bölümünün, yazın en büyük gişe başarısına ulaşan filmlerden olması bekleniyor.

Variety'nin haberinde, Kaptan Kirk ve tayfasının sinemadaki 12. macerası için senaristlerin harekete geçtiğini ve Abrams'ın da ekibe dahil olabileceği kaydedildi.

ABD televizyonlarında 1966'da yayımlanmaya başlayan dizinin, 1979'da ilk sinema filmi çekilmişti.

Dizisi ABD'de 726 bölüm olarak gösterilen Uzay Yolu, bugüne dek tüm filmleriyle toplam 1 milyar dolardan fazla gişe geliri elde etti.


Gönderen: BuRnOut Apr 13 2009, 07:11 PM

QUOTE
Türk sineması bizden çok iyi!

Yunan sinema eleştirmenlerinin duayeni Dimitris Danikas, ülkenin en yüksek trajlı gazetesi TaNea’daki haftalık yazısında Çağan Irmak’ın filmi “Issız Adam”a övgüler yağdırdı

Danikas, “Hey, iyi dinleyin, Türklerin sineması bizden çok daha iyi” ifadesini kullandı. Irmak’ın hem zeki hem yetenekli olduğunu belirten Danikas, “Eğri oturup doğru konuşalım, basit bir aşk hikâyesini anlatan böyle mükemmel bir yapımı Yunan sinemacılar rüyalarında bile yapamaz” diye yazdı. Danikas, yazısında “Kıraathane sakini Yunan yönetmenler alın size ders olsun!” şeklinde sert ifadeler de kullandı. Çağan Irmak’ın yanı sıra Nuri Bilge Ceylan’a, Reha Erdem’e ve Fatih Akın’a işaret eden Danikas, “Türkiye’nin süratle Avrupa’ya doğru ilerlediğini görüyoruz” diye yazdı. (Kaynak : http://sanat.milliyet.com.tr/Sanat/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=sinema&KategoriID=39&ArticleID=1081391&Date=10.04.2009&b=Turk%20sinemasi%20bizden%20cok%20iyi&ver=52)


Böyle sinema eleştirmenleri oldukça sinemalarının pek ileri gitmemesi normal. Mahsun'un son filmi daha vizyona girmedi oralarda herhalde. Ona da böyle methiyeler düzerlerdi yoksa. Allah vere de Angelopoulos'u sinemaya küstürmese böyle kıt akıllılar.

Gönderen: derided_by_vanity Apr 13 2009, 07:21 PM

flaugh.gif Bu da oranın Atilla Dorsay'ı herhalde. Biz de bizim eleştirmenleri beğenmiyoruz, meğer fena değillermiş.
Şurada mesela, oldukça düzgün bir yayın olan Time Out Film'in Issız Adam eleştirisi var:
http://www.timeout.com/film/reviews/86887/alone.html

Londra'da tek sinemada vizyona girmişti, o yüzden bir şeyler yazmak zorunda kalmışlar (ayrıca 6 üzerinden 2 yıldız verilmiş, bence fazla olmuş!):

QUOTE
Turkish ladies’ man Alper is one of those satin-shirt-and-jeans-wearing, commitment-phobic sleazebags who looks like he’s been peeled straight off the pages of Men’s Health. He is played, unsympathetically, by young Max von Sydow lookalike Cemal Hunal in this Nick Hornby-lite romantic drama which follows the thirtysomething chef as he tries to settle down.

The likelihood of this finding a crossover audience is minimal due mainly to a verbose script that is light on insight, humour and innovation. It doesn’t help that the film takes the easy option of demolishing Alper’s liberal lifestyle as corrupt and contemptible instead of trying to salvage him in some way.

Gönderen: Harvey Dent Apr 26 2009, 04:55 PM

forum resmi


Kaplumbağalar bir defa daha sinemada

QUOTE
80′ler sonu ve 90′lar başlarında aşırı popüler olan ve o dönemde üç film ile sinema salonlarına gelen Teenage Mutant Ninja Turtles (Ninja Kaplumbağalar) uzun bir aradan sonra 2007 yılında TMNT adıyla bu sefer bir CGI animasyon film ile beyazperdede gözükmüştü. Film iyi bir gişe geliri elde etmiş ve o zamandan beri bir başka filmin daha çekilme ihtimali gündeme gelmişti, fakat kaplumbağaların bir sonraki sinema yolculuğunun gene animasyon mu yoksa gerçek aktörlerle çekilecek live-action bir film mi olacağı konusunda farklı açıklamalar vardı.

TMNT konseptinin sahibi The Mirage Group tarafından yapılan açıklamaya göre yeni bir film için anlaşmaya varılmış durumda. 2011′de gösterime girmesi planlanan yeni TMNT filmi live-action olacak. Kaplumbağaların beyazperdeye yansıtılmasında “yüz yerleştirme teknolojisi” adı verilen efekt tekniği kullanılarak karakterlerin yüz hatlarının daha detaylı olması sağlanacakmış. 2007 yılındaki animasyon filmin yapımcısı Galen Walker ile 300, Superman Returns, 10.000 BC filmlerinin yapımcıları arasında yeralan Legendary Pictures’dan Scott Mednick yeni filmin yapımcılığını üstlenecek.

Filmin Ninja Kaplumbağalar’ın ortaya çıkışını anlatacak bir köken hikayesi olacağını anlatan Walker karakterlerin karanlık tondaki çizgi roman kökenlerine sadık kalınacağını söylemekte ve konseptin yaratıcıları Peter Laird ve Kevin Eastman‘ın ilk ortaya çıkardıkları çizgi romanların başvurabilecekleri en iyi kaynaklar olduğunu söylemekte.

İlk defa Mayıs 1984′de çizgi roman sayfalarında gözükerek ortaya çıkan TMNT konsepti Mayıs 2009′da 25. yıldönümünü kutlayacak. New York’da çeşitli etkinliklerle yapılacak kutlama töreni sırasında film hakkında daha detaylı açıklamalar yapılacak. New York’da düzenlenecek yıldönümü etkinliklerinden en ilgi çekici olanı ise şehrin sembolik yapılarından biri olan Empire State Binası’nın kaplumbağa yeşili şeklinde ışıklandırılması olacak.

Kaynak: superherohype

Gönderen: kurt_thewolf Apr 27 2009, 05:36 PM

‘Üç Maymun’, ABD’den ödülle döndü


Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın ödüle doymayan ''Üç Maymun'' adlı filmi, ABD'de düzenlenen River Run International Film Festivali'nde ''En İyi Film'' ödülünü kazandı.

Alınan bilgiye göre, 61. Cannes Film Festivali'nde Nuri Bilge Ceylan'a ''En İyi Yönetmen'' ödülünü kazandıran ''Üç Maymun'' isimli filmi, 22-29 Nisan tarihleri arasında ABD'de gerçekleştirilen River Run International Film Festivali'ne katıldı.

Festivalde ''En İyi Film'' ödülünü alan film, başrol oyuncusu Hatice Aslan'a da ''En İyi Kadın Oyuncu'' ödülü getirdi.

Festival jürisinde Lucas Film'den Eric Besner, yönetmen Jennifer Chambers Lynch, film eleştirmeni Andrew O'Hehir ve Chicago Uluslararası Film Festivali'nin kurucusu ve sanat yönetmeni Michael Kutza yer aldı.

--------------

Mad Men BAFTA’yı da kucakladı


İngiltere’nin en prestijli ödüllerinden BAFTA TV Ödülleri'nin bu yılki sahipleri belli oldu. En İyi Yabancı Yapım kategorisinde BAFTA'yı e2’de yayınlanan 3 Altın Küreli "Mad Men" aldı.

1954 yılından beri verilen BAFTA TV ödülleri, Londra’daki Royal Festival Hall’da düzenlenen bir törenle sahiplerini buldu.

Daha önce 3 'Altın Küre' alan 'Mad Men', rakipleri ‘The Wire’, ‘Dexter’ ve ‘The Daily Show With Jon Steawart’ı geride bırakarak En İyi Yabancı Yapım kategorisinde 2009 BAFTA ödülünü de kazandı.

İŞTE BAFTA'LARI KAZANANLAR
Bu yılki BAFTA’larda BBC’nin ağırlığı vardı. BBC 2’de yayınlanan ‘White Girl’ En İyi Televizyon Filmi seçildi.

En İyi Erkek Oyuncu dalında ‘The Shooting of Thomas Hurndall’daki performansıyla Stephen Dillane, En İyi Kadın Oyuncu dalında da ‘Poppy Shakespeare’ adlı dramadaki performanslarıyla Anna Maxwell ödüle layık görüldü. Maxwell aynı ödülü dört yıl önce de kazanmıştı.

Her bölümde farklı bir hikayenin konu edildiği TV dizisi kategorisinde BBC 1’de yayınlanan 'Wallander' ödüle layık görülürken, devam eden bir hikayesinin süre geldiği en iyi TV dizisi dalında yine aynı kanalda yayınlanan ‘Criminal Justice’ seçildi.

Komedi performansında David Mitchell ödüllendirilirken, ‘Harry and Paul’ En İyi Komedi, ‘The IT Crowd da En İyi Sit-Com seçildi.

En İyi Belgesel Ödülü'nün sahibi ‘Chosen (True Stories)’ adlı yapım oldu. Eğlence Programı kategorisinde ise bu yıl ‘X Factor’ ödüle layık görüldü.

Gönderen: Stormcry May 3 2009, 11:45 AM

QUOTE
Oyuncu Yaman Tarcan intihar etti.
Tiyatro ve sinema oyuncusu Yaman Tarcan, intihar etti.

50 yaşındaki Tarcan, kadıköy Göztepe Cavit Paşa Sokak'taki evinde, dün akşam saatlerinde tabancayla kendisini vurdu. Tarcan'ın cesedi, polis ve cumhuriyet savcısının incelemelerinin ardından adli tıp kurumu morguna kaldırıldı.

Tarcan, en iyi yabancı film dalında Oscar ödülü kazanan Xavier Koller'in ''Umuda Yolculuk'' filminin de aralarında bulunduğu çok sayıda sinema filmi ile televizyon dizisinde rol almıştı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24962992/

Gönderen: KıvılcımArduc May 12 2009, 07:46 PM

forum resmi


X-Men Origins serisine 3. film'i olarak mı yoksa ayrı bir film olarak mı geliyor şimdilik belli değil ama Twentieth Century Fox Deadpool'u film yapmaya hazırlanıyor. Başrolde de Ryan Reynolds'un oynaması kesinleşmiş. Gösterim Tarihi 2012 olarak düşünüyormuş.

Aynı şekilde 2. bir Wolverine filmi de şu an için söylenti aşamasında.

forum resmi


X-Men Wolverine den tanıştığımız First Class'ın filmi için 2010 yılı gösterilse de kesin bir bilgi yok, Patrick Stewart'ı tekrar Xavier olarak görücekmişiz.

forum resmi


Önümüzdeki yıl çekimleri başlıycak olan X-Men Origins: Magneto filmi içinde kadro çalışmaları sürüyormuş, yalnız Ian McKellen'in Hobbit filimlerinde oynayacağı için şu anda durumu belli değil. Gösterim tarihi ise şimdilik 2011 olarak gösteriliyor.

Ne diyelim X-Men filmleri ardı ardına geliyor gibi.

Gönderen: cb_spike May 13 2009, 01:49 PM

Kidman Woody Allen'ı Bıraktı!

forum resmi

QUOTE
Nicole Kidman, Woody Allen'ın projesinde rol almayacağını açıkladı...

Antonio Banderas, Anthony Hopkins, Josh Brolin, Naomi Watts ve Freida Pinto, Woody Allen'ın yeni projesinde buluştu.

Nicole Kidman'ın da rol alacağı açıklanmıştı fakat aktris son anda projeden çekildi. Oyuncunun neden ayrıldığı ve yerini kimin alacağı henüz açıklanmadı.

Woody Allen projenin detaylarını henüz açıklamış değil. Londra'da çekeceği filmin önceki Londralı filmleri gibi romantik ve gerilimli sularda yüzeceği söyleniyor.

http://beyazperde.mynet.com/haber/13667/Kidman-Woody-Allen-i-Birakti-

Gönderen: KıvılcımArduc May 22 2009, 03:45 PM

M. Night Shyamalan'ın çekimlerine başladığı The Last Airbender projesinden ilk fotoğraflar internet aracılığı dağıtıldı, yorumsuz olarak ekliyorum flaugh.gif



forum resmi

forum resmi

Gönderen: KerKeness May 22 2009, 04:43 PM

Merakla bekliyoruz. Bu arada çocuk Avatar'a ne kadar da benziyor. Çok aradılar mı acaba oleyo.gif

Gönderen: Caesar May 26 2009, 07:30 AM

QUOTE(KerKeness @ May 22 2009, 05:43 PM) *

Merakla bekliyoruz. Bu arada çocuk Avatar'a ne kadar da benziyor. Çok aradılar mı acaba oleyo.gif


Zaten avatar o oleyo.gif

Gönderen: KıvılcımArduc May 31 2009, 09:19 PM

Nolan kardeşler ve David Goyer 3. Batman projesine başladıkları açıklandı. (The Dark Knight Returns projesi ayrı bir seri olarak başlanacağı söyleniyor)

Gelen ilk bilgilerde Two-Face geri dönebileceği söyleniyordu, Aaron Eckhart ile görüşmeler halen sürüyor.

Eddie Murphy'nin kadroya katılıcağı söyleniyor.

Dark Knight da kısa bir bölüm olarak düşünülen daha sonra da Korkuluk karakteri ile yer değiştiren Penguen 3. filmde kısa bir bölüm de oynaması düşünülüyor, Penguen rolü için Robert De Niro düşünülüyor.

Çekimlerine Christopher Nolan'ın yönettiği Inception filmin den sonra 2010 yılında başlanması planlanıyor, fakat Christopher Nolan'ın bir diğer projesi olan The Prisoner projesi için takvim değişebilir. Gösterim tarihi 2012 olarak planlanıyor.

The Dark Knight da olduğu gibi çekimler dış mekanlarda yapılıcak ve mümkün olduğunca az bilgisayar efekt'i kullanılacak, bu yüzden daha az fantastik ve gerçekci düşmanlar seçilmeye çalışılıyor.

Robin karakteri şu an için düşünülmüyor.

Riddler yeni film için düşünülen ilk düşmanmış ama Joker'e benziyebileceği için şimdilik senaryodan çıkarılmış.

Forumlar da Kedikadın'ın yeni filmde olacağı söyleniyordu, Batman kedi kadına aşık olucağı ve Two-face'in Batman den intikam almak için Kedi Kadın'ı öldürmeye çalışacağı söyleniyordu, fakat resmi bir açıklama gelmediği gibi doğru olma ihtimalide yok. Eğer doğru çıkarsa sadece şanslı bir tahmin olur.

Yeni Batman kostümü tasarlanacakmış, aynı şekilde yeni bir Batmobil ile karşılaşacakmışız.

Gönderen: KıvılcımArduc Jun 2 2009, 10:30 AM

Gore Verbinski, Bioshock projesinden çekildi.

Sebep olarak yeni Pirates of the Caribbean filmine yoğunlaşmak istediği söylense de bana pek inandırıcı gelmedi.

Yeni Pirates of the Caribbean filmi ile ilgili olarak da Disney şu an için sadece bir filme onay vermiş, eğer film beklenen gişeyi yaparsa devam filmlerinin yolu açılabilirmiş.

Rango animasyonunda beraber çalıştıkları Johnny Depp ise önceki filmlerden daha iyi bir senaryo olursa projeye katılabiliceğini söylüyor.

Gönderen: KıvılcımArduc Jun 3 2009, 09:29 AM

20 Mayıs 2011 de vizyona giricek olan Thor filmi için Chris Hemsworth ile anlaşan Marvel Sütüdyosu Loki rolü içinde Tom Hiddleston ile anlaşmış.

Marvel Sütüdyosunun hazırladığı diğer filmler ve vizyon tarihleride şu şekilde: 7 Mayıs 2010 da Iron Man 2, 22 Temmuz 2011 de The First Avenger: Captain America ve 4 Mayıs 2012 de The Avengers.

Nick Fury filmi ise sadece söylenti aşamasında, ortada resmi bir açıklama olmadığı gibi yapılması da zor gözüküyor.

Gönderen: R0BlN Jun 4 2009, 05:53 PM

David Carradine Otel Odasında Ölü Bulundu!

forum resmi


TV dizisi http://sinema.yedincigemi.com/7g-10708-Kung-Fu.html ile tanınan, pek çok filmde rol alan ve yakın zamanda http://sinema.yedincigemi.com/7g-1529-Kill-Bill-Vol-2.html ile tekrar beyazperdede önemli bir rolde gördüğümüz David Carradine, çekim için gittiği Bangkok'da kaldığı otel odasında ölü bulundu. Altın Küre'ye dört kez, Emmy'ye bir kez aday olan aktör 73 yaşındaydı.

http://sinema.yedincigemi.com/search.php?ft=y&q=David%20Carradine&qopt=actors

Gönderen: KıvılcımArduc Jun 4 2009, 06:41 PM

Gerçekten de büyük bir çınar devrildi diyebilirim. Yeni nesil bilmez, bizim zamanımızda David Carradine filmleri demek efsane filmler demekti. Death Race 2000, Airwolf, Lone Wolf McQuade, North and South ilk aklıma gelenlerinden. Kill Bill'e karizması ile hayat katan David Carradine artık aramızda olmayacak.

Gerçekten çok üzücü cray.gif

Gönderen: KıvılcımArduc Jun 4 2009, 08:12 PM

2. Kurtlar Vadisi filmi Kurtlar Vadisi: Gladio yakında geliyor.

Uzun süredir konuşulan, Büyük İskender filminin aslında isminin Gladio olarak değiştiğini öğrenmiş olduk.

Gönderen: baronio Jun 4 2009, 09:33 PM

Ben de Reha Muhtar Tayland'dan bildiriyor edasiyla haberi canli canli vereyim diye girdiydim de gec kalmisiz. Evet Carradine abimizi kaybettik. Bu arada burada kendisinin Gay oldugu ve cesedini bulduklarinda penisinde bir seyler asili oldugu soyleniyor. Gerci Tayland'da gaylik cok da az gorulen bir sey olmadigindan sadece alt satir olarak gecti. Buradaki erkek nufusunun %70'i, erkek turist nufusunun %80'i gay. Cinayet olma ihtimali uzerinde duruluyor.

Topragi bol olsun, Bill killed...

Gönderen: hasta Jun 4 2009, 10:11 PM

Bizim gibi genç kuşaklar Kill Bill'le tanıdılar onu. Tam doyamamıştık. 2000'li yıllar oldukça hareketli geçmişti onun için. Geçen gün yanlışlıkla izlediğim ve çok pişman olduğum Crank 2 filminde Poon Dong isimli harika bir karakteri oynarken kısa da olsa son bir kez izleme fırsatı buldum onu. Filmin izlemeye değer tek sahneleri onun sahneleriydi. Keşke biraz daha yaşasaydı ve böyle birbirinden değişik rollerde biraz daha görebilseydik onu.

Kill Bill filminin en sevdiğim sahnesini paylaşmak istedim, ne acı ki bu sahnenin sonunda da ölüyor Carradine: Five Point Palm Exploding Heart Technique.



Gönderen: KıvılcımArduc Jun 9 2009, 10:10 AM

QUOTE

Testere Henüz Körelmedi!

6, 7, 8... İzleyiciyi sert bir şekilde ikiye bölen Testere serisinin nasıl biteceği açıklandı...

Testere 6, ekim ayında Amerika'da vizyona giriyor. İyi de ben bu seriden nefret ediyorum, bir türlü bitiremediler, dediğinizi duyar gibiyiz. Öte yandan belki de demiyorsunuz çünkü bu serinin hayranları da var. Yapımcılar iyi kazanıyor ve bu sayede altıncı film için bile harekete geçebiliyorlar.

Bu arada filme yakın çevrelerden finale dair bilgiler sızdı. Testere 8 serinin son filmi olacakmış. Peki Testere 8'de neler olacakmış? Yoksa hepsi rüya mı? Hiç sanmıyoruz, beklemekte yarar var. 2011'e ne kaldı?


8. filmi çıkaran 9. filmide çıkarır 10. filmide oleyo.gif

Güya 6. film son filmdi, hani saga olacaktı, bu Hollywood'a hiç güven olmuyor oleyo2.gif

Gönderen: KıvılcımArduc Jun 19 2009, 04:27 PM

Transformers: Yenilenlerin İntikamı vizyona girmek üzereyken 3. film içinde bazı açıklamalar geldi.

3. film için Unicorn'un olacağı ve Optimus'un öleceği söyleniyor. İşin ilginç yanı internete sızan senaryoda Mısır pramitlerinde yapılan son savaşta Devastator Optimus'u öldürüyordu, buda ilginç bir haber olmuş oldu. Kısaca ya reklam amaçlı ve merak uyandırıcı bir haber gibi.

Ayrıca 3. filmde robotlerın geldiği gezegen'i de daha yakından tanıyacakmışız.


3. filmin çıkış tarihide 1 Temmuz 2011 olacakmış, aynı yıl içerisinde G.I.Joe 2 filmide gösterime giricekmiş. 3. film içinde serinin son filmi olacağı ve hikayenin tamamen biteceği açıklandı.


Bir başka haber de Terminator Salvation 2 filminden geldi. Yönetmen koltuğuna McG yeniden geçiyor, senaryoda John D. Brancato ve Michael Ferris ikilisine tekrar bırakılmış, yalnız Christian Bale önceki filmde de olduğu gibi Jonathan Nolan'ın senaryoya son halini vermesini yada senaryo ekibine katılmasını istemiş.

Christian Bale Terminator Salvation'ın senaryosunu beğenmemiş ve yapımcılara ısrar ederek senaryoyu bizzat kendisi Jonathan Nolan'a götürüp mümkün olduğunca düzeltmesini rica etmişti. Jonathan Nolan da kendisinin isminin senaristler arasında geçmemesi şartı ile bunu kabul etmişti, fakat uncredit olarak ismi geçmektedir.

Tıkla üstüne, kendin kaşınmış ol. Bir daha tıkla, kaşıntına son ver...
Açıkca şunu söylemek istiyorum ki İnternete sızan orjinal senaryoda John Connor'ı öldürüp Marcus Wright'ı onun bedenine sokarak John Connor'ı sadece bir efsane olarak yaşattıkları, ilk iki filmin aslında gerçek olmayan bir efsane üzerine kurulduğu, sadece 3. filmde anlatılanların gerçek olduğunu söyleyen, temel konusunun herkesin içinde çıkmaya bekleyen bir John Connor vardır diyen, Marcus Wright'ın silik bir karakter olduğu o iğrenç senaryoyu bukadar düzeltmesi bile Jonathan Nolan'ı takdir etmeme yetiyor.

İlk üç film ile olan bütün bağlantılar Jonathan Nolan'ın eseridir, örnek vermek gerekirse John Connor'ın yüzündeki yara izi, T-800'ler, John Connor ve T-800 çarpışması bunlardan bazıları.


Bana sorarsanız John D. Brancato ve Michael Ferris ikilisine senaryo yazdırmak en büyük hata olur, bırakın işini bilen birileri yazsın. T3 ve Catwoman daki başarısızlıkları yeterde artar bile. Böyle köklü ve yıllara yayılmış eserlerin öncesini tamamen silip kendi kafalarına göre alakasız ve basit senaryolar yazmaya devam ederlerse işimiz zor demektir.

İşin tuhaf yanı birde böyle büyük filmlere senaryo yazıyorlar ya nasıl başardıklarını halen anlamış değilim.

Gönderen: Harvey Dent Jun 23 2009, 05:15 PM

Tim Burton'ın Son Filmi Alice Harikalar Diyarında Filminden İlk Tasarım Resimleri

YEDİNCİ GEMİ FİLM BİLGİSİ
http://sinema.yedincigemi.com/7g-19533-Alice-in-Wonderland.html
http://www.yedincigemi.com/sinema/thumb/big/tt1014759.jpg
http://www.imdb.com/title/tt1014759http://www.rottentomatoes.com/alias?type=imdbid&s=1014759
Yönetmen: Tim Burton
Tür: http://sinema.yedincigemi.com/search.php?ft=y&q=Adventure&qopt=genre / http://sinema.yedincigemi.com/search.php?ft=y&q=Family&qopt=genre / http://sinema.yedincigemi.com/search.php?ft=y&q=Fantasy&qopt=genre
Ülke: ABD    Dil: İngilizce   
Oyuncular: Mia Wasikowska, Johnny Depp, Anne Hathaway, Michael Sheen, Helena Bonham Carter


Forum resmi Forum resmi Forum resmi
Forum resmi Forum resmi
Forum resmi

Gönderen: filmciserdar Jun 25 2009, 04:11 PM

Oscar'da 10 Film Dönemi!

QUOTE
Oscar ödülleri akademisinin başkanı Sid Ganis, Oscar tarihinde önemli bir yer tutacak kararı açıkladı.

Böylece En İyi Film kategorisinde daha fazla filmin yarışması, daha renkli bir aday listesinin oluşması sağlanacak.

Oscar'ın tarihinde 1943'e kadar film sayısı beşten fazlaydı, önümüzdeki yıldan itibaren yeniden 10 filmlik bir final listesi belirlenecek.

Bu kararda etkili olan nedenlerin birden fazla olduğu söylenebilir. Son yıllarda animasyonların da yılın en iyi filmleri arasına girmesi ve Oscar'ın artık iyice tahmin edilebilir olması buna örnek olarak gösterilebilir.

Hatta 10 film arasına belgesel ve komedilerin bile girebileceği söyleniyor. Yine de en etkili olanın animasyon filmlerindeki kalite artışı olduğunu vurgulamak lazım.


http://beyazperde.mynet.com/haber.asp?id=14017

Gönderen: Funkster Jun 25 2009, 11:27 PM

Galiba sadece filmler için 10 aday düşünülüyor. O zaman yönetmen adayları da 10'a çıkacaktır. Oyuncuların artıp artmayacağı belirtilmemiş. Şayet onlar da artarsa millet oraya yatıya gider artık. Belki hızlandırılmış bir kırmızı halı izleyebiliriz. oleyo2.gif

Aslında hem iyi, hem kötü yönleri var. Animasyon ve belgeselleri niye en iyi film kategorisine alıyorlar anlamadım. Onların zaten kendi kulvarları var. Bu açıdan biraz derme çatma bir kalabalık olacaktır. Komediler ise çok sağlam bir örnek çıkmadıkça sadece adaylıkla onurlandırılacaktır. Oscar galibinin tahmin edilebilir olması meselesine karşı da böyle bir kararın alınmış olması ilginç. Adaylar artınca tahmin edilebilirliğin azalması, ancak Lord Of The Rings, Schindler's List, Braveheart gibi adayların aynı seneye denk gelmeleriyle mümkün olacaktır bir nebze. Yine de son sene yaşanan Slumdog Millionaire-The Curious Case of Benjamin Button çekişmesi gibi ilginç sonuçlar doğurabilir. Bence bu tahin edilebilirliği zorlaştırmanın en önemli yollarından biri, şu Altın Küre olayını kaldırmakla mümkün ya neyse!

Öte yandan, 2009 yılı şu ana kadar pek belli etmese de çok güçlü projeler barındırıyor. Peter Jackson (The Lovely Bones), Michael Mann (Public Enemies), Martin Scorsese (Shutter Island), Alejandro Gonzalez Innaritu (Biutiful), Clint Eastwood (Invictus), James Cameron (Avatar), Ridley Scott (Nottingham) gibi dehşetengiz yönetmenlerin 2009 tarihli işleri ve adı geçen başka Oscar potansiyelli filmler şimdiden akademinin kafasını fena karıştırmış olmalı. (Adaylıkta bahsi geçen oyunculara hiç girmiyorum bile!) Bu yapımlara yenilerinin de eklenmesi muhtemel. Üstelik birçoğu o malum "son Oscar düzlüğü" olan törenlerden 1-2 ay öncesinde er meydanına çıkacak. Mesela 2010 töreninin en güçlü adaylarından, sinemaya ne katkısı olduğunu anlamadığım Rob Marshall kişisinin yıldızlar geçidinden oluşan http://www.imdb.com/title/tt0875034/ müzikali (Bkz. şahsen nefret ettiğim Chicago) gibi çeşitliliğe kapıları daha geniş açmak amacı taşıyor olabilir. Seyirciler, otoriteler ve bahisçiler bu filmleri görmeye başladıkça favoriler ortaya çıkacak. Bu açıdan adaylık hadisesini çok adayla kızıştırmak, sinema izlemeyi, konuşmayı, yazmayı seven insanlara daha fazla malzeme sunacak.

Gönderen: KıvılcımArduc Jul 5 2009, 04:49 PM

Harry Potter'ın Ron Weasley'i Rupert Grint domuz gribine yakalanmış.

Kendisine acil şifalar diliyorum.

Gönderen: Stormcry Jul 14 2009, 10:14 AM

QUOTE
Natalie Portman 'Thor'da rol alacak
ABD'li oyuncu Natalie Portman, Kenneth Branagh'ın yönetmenliğini yapacağı 'Thor'da rol alacak.

Çizgi roman devi Marvel'ın süper kahramanlarından "Thor"un sinema filminin başrollerinden birini Amerikalı aktris Natalie Portman oynayacak.

Altın Küre ödüllü Portman, 2011'de gösterime girmesi planlanan filmde, Thor'un dünyada Donald Blake kimliğiyle yaşarken hastanede aşık olduğu hemşire Jane Foster'ı canlandıracak.

Filmde Thor rolünü Avustralyalı aktör Chris Hemsworth'un, Loki karakterini de İngiliz aktör Tom Hiddleston'ın canlandıracağı daha önce açıklanmıştı.

28 yaşındaki Portman, daha önce "Leon", "Star Wars" ve ''V for Vendetta" gibi filmlerde rol almıştı.

Thor'dan önce Marvel'in çizgi roman karakterlerinden "Örümcek Adam", "Hulk", "Daredevil" ve "Demir Adam"'ın sinema filmleri büyük ilgi görmüştü.

http://www.ntvmsnbc.com/id/24983368/

Gönderen: kurt_thewolf Jul 17 2009, 04:05 PM

'Şirinler' beyazperdeye geliyor

forum resmi

Uzun zamandır çekilmesi planlanan en ünlü çizgi dizilerden 'Şirinler' sonunda yönetmenine kavuştu. 2010'da gösterime girecek olan filmi Raja Gosnell yönetecek.

Televizyon tarihinin en ünlü çizgi dizilerinden 'Şirinler/ The Smurfs' beyazperdeye geliyor. Filmin uzun zamandır aranan yönetmeni belli oldu.

Daha önce 'Evde Tek Başına 3/ Home Alone 3', 'Gerçek Öpücük/ Never Been Kissed', 'Scooby-Doo, Scooby-Doo 2: Canavarlar Kaçtı' filmlerinin yönetmeni Raja Gosnell 'Şirinler'i sinemaya aktaracak isim oldu.

2010'da gösterime girecek olan filmin oyuncuları ise henüz belirlenmedi.

http://www.ntvmsnbc.com/id/24984040/

Gönderen: RoXoN Jul 22 2009, 06:54 PM

QUOTE

World of Warcraft Film Oluyor

"Spider Man“ film serisinin yönetmeni Sam Raimi, oldukça sevilen bir video oyunu "World of Warcraft“tan beyazperdeye uyarlanacak film frojesinin yönetmen koltuğuna oturdu.

Oldukça karışık bir fantastik dünyaya sahip olan "World of Warcraft“, bünyesinde insanin dışında, küçüklü büyüklü mistik yaratıkların yanı sıra cinler, orklar, canavarlar gibi mistik yaratıkları da barındırıyor. Ve sürüler ile ittifak güçlerinin arasında vuku bulan savaşları içeriyor.

Sam Raimi, "World of Warcraft“in çekimlerine, "Spider-Man 4“ün hemen ardından başlayacak. Bu da filmin çekimlerine, önümüzdeki yılın hemen başlarında başlanacağı anlamına geliyor.

Gönderen: kurt_thewolf Aug 11 2009, 09:48 AM

forum resmi

ABD'lilerin seçimi: Issız Adam

ABD'nin 50 eyaletinden biri olan Rhode Island'da, 4-9 Ağustos tarihleri arasında 13'üncüsü düzenlenen film festivalinde yönetmenliğini Çağan Irmak'ın yaptığı 'Issız Adam' 2009'un en iyi filmi seçildi.

Providence Journal adlı gazetede yayımlanan yazıda yönetmen Çağan Irmak'tan övgüyle söz edildi ve filmin yoğun ilgi nedeniyle iki defa gösterildiği yazıldı. Filme izleyen ABD'li sinemaseverler filmin sonunda yönetmen Irmak'la söyleşi yaptı.

forum resmi

''Lilit'in Kızkardeşleri'' En İyi Balkan Filmi seçildi

Buyıl sekizincisi gerçekleştirilen festivalde ''Lilit'in Kızkardeşleri'' adlı belgesel, ''Balkan Docs'' bölümünde 15 filmle yarıştı.
Türkiye'den üç filmin katıldığı, Can Dündar'ın jüri üyesi olarak yer aldığı festivalde, Emel Çelebi'nin Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve Avrasya Sanat Kolektifi işbirliğiyle gerçekleştirdiği ''Lilit'in Kızkardeşleri'' adlı belgesel, ''En İyi Balkan Filmi'' ödülünü aldı.

Film, Ege bölgesinde doğanın içinde ve doğayla barışık yaşayan üç kadının, kimseye muhtaç olmadan kendi emeklerinden aldıkları güçle ayakta kalma mücadelesini anlatıyor.

Festivalde ''Uzun Metrajlı Belgesel'' dalında Çek sinemasının tanınmış ismi Helena Trestikova'nın ''Rene'', ''Kısa Belgesel'' dalında Eva Weber'in yönettiği İngiliz yapımı ''Vinçlerin Münzevi Hayatı'' adlı filmler ödüle layık görülürken, ''Seyirci Ödülü''nü Hollanda'dan Coco Schrijber'in ''Kanlı Pazartesiler ve Çilekli Turta'', ''İnsan Hakları Ödülü''nü ise Hamid Rahmanian'ın ''Camdan Ev'' adlı filmi kazandı.

Gönderen: KıvılcımArduc Aug 20 2009, 05:17 PM

James Cameron's Avatar filminin Trailer'ı yayınlandı.

http://www.traileraddict.com/trailer/avatar/trailer

Yepyeni bir teknoloji ile çekilen Avatar için şunu söylebilirim, fragman gayet başarılı olmuş ama bazı yerlerde yaratıkların bilgisayar oldukları çok belli. Yarın akşam Ankara Panora da yapılıcak 15 dakikalık özel gösterimden sonra inceleme yazısı yazmayı planlıyorum, gerçi çok fazla birşey beklemiyorum sonuçta bizim sinemalar için yapılmış bir teknoloji değil ama denemekte fayda var.

Gönderen: BuRnOut Sep 24 2009, 08:47 PM

Güneşi Gördüm Oscar yolunda!


Mahsun Kırmızıgül'ün yönettiği Güneşi Gördüm, yabancı dilde en iyi film dalında Oscar aday adayı oldu. İlk filmi Beyaz Melek ile büyük yankı uyandıran Mahsun Kırmızıgül'ün ikinci yönetmenlik denemesi Güneşi Gördüm Oscar aday adayı oldu. Film Türkiye'nin yakın tarihinden insan öyküleri anlatıyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Ali Sürmeli, Ali Tutal, Alper Kul, Altan Erkekli, Buğra Gülsoy, Cemal Toktaş, Cezmi Baskın, Cihat Tamer, Demet Evgar, Deniz Oral, Emre Kınay, Erol Demiröz, Erol Günaydın, Gülhan Tekin, Hande Subaşı, Itır Esen, Kamil Sönmez, Macit Sonkan, Mahsun Kırmızıgül yer alıyor.

FİLMİN KONUSU


Mayınların arasında, doğuda bir sınır köyü... 25 yıldır iki tarafın arasında kalan çaresiz insanlar... Zorunlu göç uygulaması nedeniyle doğup büyüdükleri topraklardan, köklerinden ayrılmak zorunda kalan Altun aileleri, köklerinden koparak bir bilinmeze doğru yola çıkarlar.

Davut Altun, ailesiyle birlikte kaçak yollardan da olsa en kısa zamanda Norveç'e gitmeyi istemektedir. Haydar Altun ve ailesi içinse göç yolu İstanbul'a doğrudur... Yolculuk başlamıştır... Bitmek bilmez fıtınalardan geçip gelmiş, yollarını kaybetmiş, çaresizce bir çıkış arayan insanların, kendi güneşinden koparılmış ve geleceğin bilinmezliğinde kaybolmuş çocukların, bir göçün hikayesidir...

ELEŞTİRMENLER NE DEDİ


MEHMET AÇAR: Hikayesi itibariyle akademi üyeleri bu tarz filmeri seviyorlar. Bugünün yaşayan çok sıcak bir sorunu insan mekeli bir şekilde ele alınıyor. Herkesi kavrayabilecek popüler sinema dili kullanılıyor. Akademi'nin geçmişine baktığımızda bu tür filmleri tercih ettiğini görüyoruz.

ATİLLA DORSAY: Komitenin tercihini normal karşılıyorum. Özellikle Atilla Dorsay bence de doğru du bir tercih. Kürt açılımının gündemde olduğu bu günlerde. Cannes Film Festivali'ne gönderilecek filmle Oscar'a gönderilecek filmleri karıştırmamak gerekir.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/kultursanat/12546182.asp?gid=229


Yorum yok. ph34r.gif

Gönderen: KıvılcımArduc Nov 5 2009, 09:13 PM

Recep İvedik 3'ün çekimlerine bu hafta başlandı, gösterim tarihi 12 Şubat 2010 da Vizyona giricek. Anlaşılan 3.5 ay gibi bir sürede çekimler, montaj, müzik, çoğaltım ve dağıtım tamamlanıcak.

Cem Yılmaz'ın Yahşi Batı filminin gösterim tarihi de 8 Ocak 2010.

Gönderen: kurt_thewolf Nov 6 2009, 05:03 PM

QUOTE(KıvılcımArduc @ Nov 5 2009, 09:13 PM) *

Recep İvedik 3'ün çekimlerine bu hafta başlandı, gösterim tarihi 12 Şubat 2010 da Vizyona giricek. Anlaşılan 3.5 ay gibi bir sürede çekimler, montaj, müzik, çoğaltım ve dağıtım tamamlanıcak.

Cem Yılmaz'ın Yahşi Batı filminin gösterim tarihi de 8 Ocak 2010.

Anlaşılan bu adamlar her sene birer film yapıp ortalığı kızıştırmaya ve cukkaları beraber indirmeye anlaştılar. oleyo.gif

Gönderen: RoXoN Nov 9 2009, 08:55 PM

QUOTE
Angelopoulos domuz gribi oldu.

İzmir’deki bir konferansa katılmak için Atina Havaalanı’na giden ünlü yönetmen Theo Angelopoulos'ta domuz gribi tespit edildi.


Dünyaca ünlü yönetmen Theo Angelopoulos ''Angelopoulos Sineması'' çalıştayı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde düzenlenecek törende onursal doktora almak için bugün İzmir'e gelecekti.

İzmir'e hareketinden önce Atina Havaalanı'nda yapılan kontrolde Angelopoulos'ta H1N1 virüsü tespit edildi.

Ünlü yönetmenin, Atina Havaalanı'nda karantina odasına alındığı belirtildi.

PROGRAM ERTELENDİ

''Son modernist'' unvanlı yönetmen Theo Angelopoulos, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarım Bölümü ile Yunanistan Midilli Ege Üniversitesinin Kültürel Teknolojiler ve İletişim Bölümü'nün ERASMUS Projesi kapsamında birlikte düzenledikleri ''Angelopoulos Sineması'' çalıştayına konuk olacaktı.

Angelopoulos'a Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından ''sinemasında öteki sanatlar ile sinema sanatı arasında kurduğu derin bağlar ve bölge tarihine nesnel, barışçı ve hümanist yaklaşımından dolayı'' onursal doktora unvanı verilecekti.

Üniversiteden yapılan açıklamada, programın ertelendiği belirtildi.

(ntvmsnbc.com)

Gönderen: KıvılcımArduc Dec 2 2009, 11:31 AM

Transformers 3


Michael Bay 1 Temmuz 2011 de çıkıcak Transformers 3'ün ardından yeni bir Transformers filmi yapmayı şu an için düşünmediğini açıkladı. Transformers'ı baştan beri Yıldız Savaşları gibi düşündüğünü, belli bir hikaye çizgisinin olduğunu ve bu hikayeye sadık kalacaklarını söyledi.

Seyirciler ilk filmin sonun da Starscream'in nereye gittiğini merak ediyorlardı, 2. filmde bunu öğrendiler şimdide Fallen sonrası Megatron'un planını merak ediyorlar, 3. filmde herşey birbirine bağlanıcak ve herkes Allspark hikayesinin bitişini izliycek. Yinede George Lucas ve Steven Spielberg'ün (ayrıca Transformers'ın yapımcısı) yaptıkları gibi bir süre sonra yeni bir seri ile devam edebiliceğini de söyledi.

3. film ile ilgilide konuşan Michael Bay ilk iki filmden çok daha büyük ve karanlık bir film olucağını ve destansı bir son savaş ile hikayenin sonlanıcağını söylerken, çekimlerine 2010'un ilk yarısında başlanıcağını şu sıralar Amerikan ordusu ile takvim hazırlıklarının sürdüğünü yer görme işlemlerinin ise 2010 da başlanıcağını söyledi. Robotların ana gezegeninin bu filmde gözüküp gözükmiyceğine ise Allspark robotların kurtuluş hikayesini anlatıyor, robotların ırkı ölmek üzere ilk filmde Allspark bulundu, 2. filmde gücü açığa çıktı şimdi robotların kurtuluşu için bir şans var, artık evlerine dönebilmeleri için bir umutları var şeklinde cevap verdi. Tabi bu ilk filmdeki gibi kısa bir süremi gözükücek yoksa robotların gezegeninde bir savaşmı olucak sorusuna cevap vermiyor.

Özel efektler ile ilgilide konuşan Bay 2. filmde ilk filmden daha iyi efektler kullandıklarını dolayısıyla 3. filmde çok daha iyi efektler olucağını söyleyerek bir robotun dönüşmesi yaklaşık 2 haftamızı alıyor, teknoloji geliştikce bizde daha iyi efektler kullanmak zorunda kalıyoruz, bazı durumlarda mümkün olduğunca az efekt kullanmalıyızki seyirciyi yapay bir dünyaya sokmayalım, Blu-ray versiyonlarını hazırlarken bile bazı efektlerde düzeltme yapmamız gerekebiliyor sinemada gözünüze çarpmayan şeyler ev sinemasında çarpabiliyor.

3. filmin yapısı itibari ile hareketli olduğunu dolayısı ile IMAX kemara kullanımının ağırlıkta olucağını da sözlerine eklerken 3. filmin 3D çekilip çekilmeyeceği sorusuna, 3D teknolojisinin AVATAR ile dönüm noktasına ulaştığını şu an zamanlarının kısıtlı olduğundan birşey söyleyemiyeceğini belki ilerde tüm seriyi 3D olarak yeniden yayınlayabiliceklerinide sözlerine ekledi.

Not: Alıntı yaptığım ingilizce sitede 4. film ile ilgili haberin söylenti olduğunu yeni gördüm, not olarak düşüyorum yanlış olma ihtimali var.

Gönderen: KıvılcımArduc Dec 5 2009, 06:10 PM

Yeni Star Wars Üçlemesi


Kaynaktaki habere göre ilk iki üçlemenin 3D hazırlıkları devam ederken Cameron'un Avatar filminin başarısına göre yeni bir üçlemenin yapılacağı duyurulacakmış. Kaynak olarak da güvenilir bir kaynak gösteriliyor (sadece söylenti anlaşılan flaugh.gif) Bir de şu var ki 2. üçlemenin bitiminden sonra ilk Sith savaşı ile Jedi konseyinin kuruluşunu anlatan yeni bir üçlemenin geleceği haberleri yayılmıştı, umarım Yıldız Savaşları yeni ve sağlam bir seri ile geri döner. Yeni seriyi yönetecekler arasında Spielberg ve Coppola'nın adı geçse de şu an için sadece söylenti aşamasında.

Kaynak: http://marketsaw.blogspot.com/2009/10/exclusive-lucasfilm-gearing-up-another.html

Gönderen: BuRnOut Dec 16 2009, 09:56 PM

forum resmi


Semih Kaplanoğlu’nun yönetmenliğini yaptığı “Yusuf Üçlemesi”nin üçüncü ve son filmi Bal, 60. Berlin Film Festivali resmi yarışma bölümüne seçildi. Film bizi Yusuf’un hayatının birinci safhasına yani çocukluğuna götürüyor ve bu kez bizi Karakovan balcısı babası Yakup’la tanıştırıyor. Filmin başrollerini ilk oyunculuk denemesiyle 7 yaşındaki Bora Altaş, Erdal Beşikçioğlu ve Tülin Özen paylaşıyor. Bal, bir bir Türk-Alman ortak yapımı olarak gerçekleştirildi. Filmstiftung NRW, ZDF/ ARTE ve Eurimages tarafından desteklenen filmin çekimleri Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde gerçekleştirildi.

Kaynak: Sadibey

Gönderen: KıvılcımArduc Jan 6 2010, 03:55 PM

Saw VII


Oyun şimdi başlıyor nidaları ile gelip de herseferinde ne başlamaz oyunmuş dedirten Testere serisinin 7. filminin yönetmeni belli oldu, Aynı zamanda 5. filmide yöneten David Hackl 7. filmde kamera arkasına geçiyor, senaryoyu Marcus Dunstan, Patrick Melton ikilisi yazıyor, kendileri 4, 5 ve 6. filmlerin senaryolarınıda yazmışlardı. Gösterim tarihide 29 Ekim 2010 olarak açıklandı. 7. filminde prodüktörleri Mark Burg ile Oren Koules.

Oyun bu sefer başlarmı başlamazmı bilinmez ama Saw VIII içinde onay geldiğine göre oyun buseferde başlamayabilir yada Jigsaw'ın gerçek planı gün ışığına çıkmayabilir (ne planmış 6 film oldu plan içinden plan çıkıyor). Birde kaç filmdir tanıtım afişlerinde çıkan hemşirenin ne olduğunu açıklasalarda anlasam.

Gönderen: Clint Eastwood Jan 7 2010, 02:21 AM

Ben bu saw 10'a kadar gider dediğimde şaka yapmıştım yahu ohmy.gif
İlkinin efsanesini bu kadar ayaklar altına almak olmaz ki...

Gönderen: Harvey Dent Jan 7 2010, 03:23 AM

Forum resmi


AVATAR YOLU AÇTI: 11 ÜÇ BOYUTLU FİLM GELİYOR


QUOTE
Yönetmenliğini James Cameron'un yaptığı, üç boyutlu olarak da izlenebilen bilim kurgu filmi "Avatar"ın, gösterime girmesinden bu yana elde ettiği gişe hasılatı, üç boyutlu filmlerin sinema izleyicilerinin büyük ilgisini çektiğini doğruladı.
Yaklaşık 20 gün önce gösterime giren ve geçen hafta sonunda dünya genelinde bir milyar dolardan fazla gişe hasılatı elde eden filmin bu başarısını sürdürmesi halinde, şu ana kadar en çok gişe hasılatı elde eden film olan "Titanic"i geçebileceği belirtiliyor.
Yine James Cameron'ın yönettiği "Titanic", yaklaşık 1,8 milyar dolarlık gişe hasılatı elde etmişti.
"Aliens", "Terminator", "The Abyss" gibi filmleri de yöneten James Cameron'ın çığır açan "Avatar" filminde, sinema tekniklerinde son teknolojiden hiçbir masraftan kaçınılmadan faydalanıldı.
Sinemalardaki bilet satışlarını ölçen Exhibitor Relations firmasının uzmanlarından Jeff Bock, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Avatar'a Amerikan halkının her kesiminin ilgi gösterdiğini" söyledi.
Sinema tarihinin en pahalı yapımı olduğu ve 500 milyon dolara mal edildiği sanılan film için yapımcı firma Fox'un riski doğru hesapladığını belirten Bock, "Filminizi üç boyutlu çekmek için James Cameron gibi birini bulursanız, 500 milyon dolar harcayabilirsiniz, çünkü o paranın geri döneceğini bilirsiniz" dedi.
Avatar'ın sadece 3 haftada en çok gişe hasılatı elde eden 4. film haline geldiğini kaydeden Bock, filmin Hollywood'da üç boyutlu filmler açısından yeni bir dönemin başlangıcını simgelediğini söyledi.

150'den fazla 3D film çekim aşamasında

Bock, "Bu başarının etkisi çok büyük olacak ve bu depremin etkisi çok çabuk ve güçlü hissedilecek. Şu andan sonra film stüdyoları çok sayıda üç boyutlu projeye imza atacak" dedi.
Belçika'nın Liege kentinde geçen ay düzenlenen ilk Uluslararası Üç Boyutlu Sinema Festivalinin organizatörlerine göre, şu anda üç boyut teknolojisinin kullanıldığı 150'den fazla film çekiliyor. Testere serisinin yapımcısı Lionsgate şirketinin başkanı Jason Constantine'e göre, üç boyutlu film teknolojisiyle artık sadece animasyon ve korku filmleri çekilmeyecek.
Cameron'ın filmlerdeki üç boyut kavramına yeni bir boyut kazandırdığını söyleyen Constantine, "Üç boyutlu film modası yıllarca sürecek, geçici olmayacak" dedi. Disney Stüdyolarının 2005'te çektiği ilk üç boyutlu filmi "Chicken Little" ABD'de sadece 84 sinemada gösterime girmişti. Robert Zemeckis'in yönettiği ve senaryosunu yazdığı, geçen kasım ayında gösterime giren üç boyutlu "Yeni Yıl Şarkısı/A Christmas Carol" filmi ise ABD ve dünyada toplam 4 bin sinemada gösterildi.

2010'da 11 film

Bu yıl Hollywood'da üç boyut teknolojisiyle çekilmiş en az 11 film gösterime girecek. Bu filmler arasında, Tim Burton'ın "Alice Harikalar Diyarında" ve Zack Snyder'in yönettiği "Guardians of Ga'Hoole" da yer alıyor.
Sinemalarda birkaç ay içinde 1978'de Joe Dante'nin çektiği "Piranha" filminin üç boyutlu yeni versiyonunun ve "13. Cuma" filminin üç boyutlu yeni versiyonunun da gösterime girmesi bekleniyor. 2010'da üç boyutlu olarak gösterime girecek filmlerden biri de "Testere 7".
Peter Jackson'ın yapımcısı olduğu Steven Spielberg'in yönettiği "Tenten-Tekboynuz'un Sırrı" filminin de 2012'de gösterime girmesi bekleniyor.

Gönderen: Kastore Jan 8 2010, 06:39 PM

@Harvey Dent'in katkısıyla soruyorum;

Hala bu filme başarısız oldu diyenler var mı? flaugh.gif

Gönderen: R0BlN Jan 8 2010, 06:57 PM

QUOTE(Kastore @ Jan 8 2010, 06:39 PM) *

@Harvey Dent'in katkısıyla soruyorum;

Hala bu filme başarısız oldu diyenler var mı? flaugh.gif
Polemiğe susadın galiba tongue.gif Al o zaman cevabını: Bence tam bir klişe, çünkü önceki binlerce film gibi sinemalarda gösteriliyor. Stadyumda falan gösterilseydi düşünürdük bir şeyler flaugh.gif

Gönderen: Harvey Dent Jan 8 2010, 08:26 PM

QUOTE(Kastore @ Jan 8 2010, 06:39 PM) *

@Harvey Dent'in katkısıyla soruyorum;

Hala bu filme başarısız oldu diyenler var mı? flaugh.gif


Fakat filmi beğenmeyenlerin hemen hemen hepsi ne hikmetse filmi henüz izlemeyenler oleyo.gif

Gönderen: twilightened Jan 8 2010, 09:15 PM

QUOTE(Kastore @ Jan 8 2010, 06:39 PM) *

@Harvey Dent'in katkısıyla soruyorum;

Hala bu filme başarısız oldu diyenler var mı? flaugh.gif


Biraz sabredin, izler izlemez dalacağım kafa göz laugh.gif

Robin'e özel not: Yorum yapmadım smile.gif

Bir de merak ettim, forum kullanıcılarındaki bu Batman rüzgarının kaynağı nedir ?

Gönderen: Harvey Dent Jan 8 2010, 10:35 PM

QUOTE
Biraz sabredin, izler izlemez dalacağım kafa göz laugh.gif

Yani daha izlemeden, izleyince de beğenmeyeceğini biliyorsun oleyo.gif

QUOTE
Bir de merak ettim, forum kullanıcılarındaki bu Batman rüzgarının kaynağı nedir ?

Başkasını bilmem ama benimkinin sebebi The Dark Knight tabi ki ph34r.gif flaugh.gif

Gönderen: kurt_thewolf Jan 9 2010, 12:08 PM

offtp.gif

QUOTE(twilightened @ Jan 8 2010, 09:15 PM) *

Bir de merak ettim, forum kullanıcılarındaki bu Batman rüzgarının kaynağı nedir ?

Abi, sen bir burada görüyorsun bu furyayı galiba. Benim hayatımın her yerinde bu Batman rüzgârı esip gürlüyor. Forumda zaten hiç bırakmıyorlar, üstüne üstlük bir de okulda ders verdiğim bir öğrencimin ismi de Robin olunca her gün, her an bu rüzgâra maruz kalıyorum. Ha, bir şikayetim var mı? Yok. Cereyana kapılsam bile bir şikayetim olmaz. tongue.gif

Gönderen: Harvey Dent Jan 16 2010, 01:12 PM

forum resmi

ÖRÜMCEK-ADAM 4 PROJESİ İPTAL

QUOTE
Sony ve Marvel Studios ortak kararla Örümcek-Adam serisinin dördüncü filmini iptal etti. Parasal sorunlar nedeniyle hazırlıkların gecikmesi üzerine başroldeki Tobey Maguire'le görüşüp anlaşmaya varan yapımcılar, Örümcek-Adam 4 yerine, senaryosunu James Vanderbit'in yazdığı yeni bir üçlemede genç yıldıza başrol teklif etti. Tobey maguire'ın, 2012'de gösterime girmesi planlanan ilk filmin başrolünü kabul ettiği bildirildi.

Gönderen: hasta Jan 31 2010, 03:36 AM

forum resmi

MIRAMAX KAPILARINI KAPADI

'Amelie', 'Ucuz Roman', 'Kill Bill' gibi modern klasiklerin yapım şirketi olan Miramax kapandı.


QUOTE
Dün sinema tutkunları için bir kayıp daha gerçekleşti. Disney bağımsız filmler şirketi Miramax'ı kapatma kararı aldı.

Slashfilm'in haberine göre şirketin 80 çalışanı işsiz kalacakken, şirket bünyesinde yapılan 6 yeni filmin kaderi de belirsiz.

30 yılı aşkın sürede şirket, 'Amelie', 'Life is Beautiful/ Hayat Güzeldir', 'Pulp Fiction/Ucuz Roman', 'Kill Bill', 'No Country of Old Men/ İhtiyarlara Yer Yok' gibi kısa sürede klasikleşen filmlere imza attı.

1979'da medya dünyasının önemli isimleri Bob ve Harvey Weinstein kardeşler tarafından kurulan şirket 1993'te Disney tarafından satın alındı.

New York'ta kurulan şiketin adı, Weinstein kardeşlerin ebeveynleri Miriam ve Max'ın ismini alıyordu.

Harvey Weinstein, The Wrap'e yaptığı açıklamada şöyle konuştu: Şu an kendimi çok nostaljik hissediyorum. Biliyorum ki Bob ve benim yaptığım filmler, Disney gözetiminde yapılan muhteşem filmler gibi uzun süre yaşayacak. Miramax bünyesinde çalışan çok parlak insan var ve biliyorum ki bundan sonra da endüstride büyük işler başaracaklar."

Miramax ismini tekrar kendi üzerlerine almak isteyen kardeşler, şimdiye kadar bir cevap alabilmiş değiller. Söylentilere göre Disney başkanı ve CEO'su Non Iger, Miramax'ı 1.5 milyar dolara satmaya hazırlanıyor.


Kaynak: ntvmsnbc.com

Gönderen: Harvey Dent Feb 2 2010, 03:19 AM

Forum resmi

YILDIZ SAVAŞLARI DA ÜÇ BOYUTLU OLUYOR

QUOTE
Amerikan basınınında, üç boyutlu Avatar'ın dudakları uçuklatan gişe hasılatından sonra, bu tekniğe sıcak bakmayan George Lucas'ın fikir değiştirdiği ve Yıldız Savaşları'nın üç boyutlu teknolojiye aktarılmasına izin vereceği yazıldı. Çıkan haberlerde George Lucas'ın 1999-2005 arası gösterime çıkmış Yıldız Savaşları filmlerinin üç boyutlu hale dönüştürülmesi için düğmeye bastığı açıklandı.

Gönderen: Bob le Flambeur Feb 2 2010, 05:18 PM

QUOTE(Harvey Dent @ Feb 2 2010, 03:19 AM) *

YILDIZ SAVAŞLARI DA ÜÇ BOYUTLU OLUYOR

Güzel haber smile.gif . Darısı Lord of the Rings'in başına...

Gönderen: Jaiwei Feb 2 2010, 06:55 PM

QUOTE(hasta @ Jan 31 2010, 03:36 AM) *

forum resmi

MIRAMAX KAPILARINI KAPADI

'Amelie', 'Ucuz Roman', 'Kill Bill' gibi modern klasiklerin yapım şirketi olan Miramax kapandı.


QUOTE
Dün sinema tutkunları için bir kayıp daha gerçekleşti. Disney bağımsız filmler şirketi Miramax'ı kapatma kararı aldı.

Slashfilm'in haberine göre şirketin 80 çalışanı işsiz kalacakken, şirket bünyesinde yapılan 6 yeni filmin kaderi de belirsiz.

30 yılı aşkın sürede şirket, 'Amelie', 'Life is Beautiful/ Hayat Güzeldir', 'Pulp Fiction/Ucuz Roman', 'Kill Bill', 'No Country of Old Men/ İhtiyarlara Yer Yok' gibi kısa sürede klasikleşen filmlere imza attı.

1979'da medya dünyasının önemli isimleri Bob ve Harvey Weinstein kardeşler tarafından kurulan şirket 1993'te Disney tarafından satın alındı.

New York'ta kurulan şiketin adı, Weinstein kardeşlerin ebeveynleri Miriam ve Max'ın ismini alıyordu.

Harvey Weinstein, The Wrap'e yaptığı açıklamada şöyle konuştu: Şu an kendimi çok nostaljik hissediyorum. Biliyorum ki Bob ve benim yaptığım filmler, Disney gözetiminde yapılan muhteşem filmler gibi uzun süre yaşayacak. Miramax bünyesinde çalışan çok parlak insan var ve biliyorum ki bundan sonra da endüstride büyük işler başaracaklar."

Miramax ismini tekrar kendi üzerlerine almak isteyen kardeşler, şimdiye kadar bir cevap alabilmiş değiller. Söylentilere göre Disney başkanı ve CEO'su Non Iger, Miramax'ı 1.5 milyar dolara satmaya hazırlanıyor.


Kaynak: ntvmsnbc.com



Gerçekten üzücü bir haber. Yazık olmuş..

Gönderen: RoXoN Feb 13 2010, 02:46 PM

İki Dil Bir Bavul Bayındırlık ve İskan Bakanlığından ödül almış. smile.gif

QUOTE
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından düzenlenen '1. İlk Yönetmen Uluslararası Film Festivali'nde müziği olmayan 'İki dil, bir bavul' en iyi müzik ödülünü kazandı.

Radikal'in haberine göre yönetmenliğini Orhan Eskiköy ile Özgür Doğan’ın yaptığı, Urfa’nın Demirci Köyü’ne atanan Denizlili öğretmen Emre Aydın’ın, Kürt çocuklarla geçirdiği bir seneyi anlatan ‘İki Dil Bir Bavul’, sene boyunca çok sayıda ödül toplamıştı. Eskiköy ve Doğan; Adana’da Yılmaz Güney ve SİYAD ödüllerine, Saraybosna’da ‘EDN Talent’a, Abu Dabi’de en iyi Ortadoğu belgeseli ödülüne, Antalya’da en iyi ilk film Altın Portakal’ına layık görülmüştü. Ama şüphesiz hiçbiri, ikiliyi son aldıkları ödül kadar şaşırtmadı. ‘İki Dil Bir Bavul’, son olarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından düzenlenen ‘1. İlk Yönetmen Uluslararası Film Festivali’nde ‘en iyi müzik’ ödülünü kazandı.

Plaket, yönetmenlere postalandı. Her şey iyi hoştu, ama ortada bir tuhaflık vardı; zira ‘İki Dil Bir Bavul’da müzik kullanımı yok! Olan biteni Özgür Doğan’dan dinliyoruz; “Aralık başında Bayındırlık Bakanlığı’ndan aradılar, bir festival düzenlediklerini söyleyip ve bizden jüriye sunmak üzere filmin DVD’sini istediler. Bir süre ses seda çıkmadı.

Daha sonra bakanlıktan bir sekreter aradı, ‘Size bakanlıktan bir şey yollayacağız, adres verir misiniz?’ dediler. Ödül plaketini gönderdiler, ‘en iyi müzik ödülü’ vermişler, filmimize. Filmimizde hiç müzik yok. Bakanlığı aradım, kimseye ulaşamadım. Çok şaşırdık. İmkansızı başardık ve hiç müzik kullanmadan en iyi müzik ödülü aldık!” Şaka gibi!


http://www.milliyet.com.tr/iki-dil-bir-bavul-a-bakanliktan-saka-gibi-odul/yasam/sondakika/12.02.2010/1198191/default.htm?ver=1129

Gönderen: Stormcry Feb 20 2010, 10:00 PM

QUOTE
Altın Ayı 'Bal'ın
60. Berlin Film Festivali Berlinale'de, ''Altın Ayı'' ödülünü, Semih Kaplanoğlu'nun ''Bal'' adlı filmi kazandı.

Semih Kaplanoğlu, törende ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, Berlinale'ye, ödülü kendilerine layık gören jüriye, televizyon kanallarına, kendisini destekleyen annesi Semra ve eşi Leyla Kaplanoğlu'na teşekkür etti.

Filmin çekimi sırasında ormanda bir ayıyla karşılaştıklarını ve ayının kendilerini görünce kaçtığını anlatan Kaplanoğlu, ''Sanıyorum o ayı şimdi burada'' dedi.

Kaplanoğlu, filmin çekimini yaptıkları güzel doğada elektrik santrallerinin yapılmasının planlandığını belirterek, bu ödülü kazanmalarının, bu planların engellenmesine katkı sağlayacağını ümit ettiğini söyledi.

''Gümüş Ayı'' ödüllerini de en iyi rejisör dalında, İsviçre'deki evinde göz hapsinde bulunan rejisör Roman Polanski, en iyi senaryo dalında ''Tuan Yuan'' adlı Çin filmi, en iyi en iyi kadın oyuncu dalında ''Caterpillar'' filmindeki rolü ile Japon oyuncu Shinobu Terajima, en iyi kamera dalında ''How I Ended This Summer'' adlı Rus filmindeki çekimlerden dolayı Pavel Kostomarov aldı. En iyi erkek ödülü dalında ''Gümüş Ayı''yı, ''How I Ended This Summer'' filminde oynayan Grigori Dobrygin ile Sergei Puskepalis paylaştı.

Jüri Büyük Ödülü, Amerikalı film yıldızı Rene Zellweger tarafından Rumen rejisör Florian Serban'a verilirken, Serban'ın filmi ''If I Want Whistle, I Whistle'', festivalin kurucusunun adının verildiği Alfred Bauer Ödülünü aldı. Berlinale Kamera Ödülünü Japon rejisör Yoji Yamada, ilk kez gösterilen en iyi film ödülünü de İsveç filmi ''Sebbe'' kazandı.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25060209/

Gönderen: batigol-7 Mar 10 2010, 01:00 PM

forum resmi


Spartaküs rolünü oynayan oyuncu Andy Whitfield'a Non-Hodgkin Lymphoma teşhisi konulmuş
ve Yeni Zelanda'da tedavisine hemen başlanacakmış. Tabii ki 2.sezon çalışmaları ertelenmiş.

http://hematolojika.com/Content4.asp?M1=1&M2=8&M3=4&M4=14

Haberin sevindirici yanı ise erken teşhis konulmuş olmasıymış ve
tedavi sonucunun iyi sonuçlanması bekleniyormuş.

Whitfield; Harika bir ilgi gördüğünü, kendisine destek olanlarla birlikte
kendini güçlü, pozitif ve kararlı hissettiğini söylemiş.

http://eztv.it/tvnews/4929/spartacus-has-cancer/

http://www.series.nu/news/spartacus-blood-and-sand/andy-whitfield-spartacus-has-cancer/

Gönderen: KıvılcımArduc Jul 18 2010, 03:10 PM

Hasan karacadağ 2 Yeni Korku filmi ile geri dönüyor.

forum resmi


İlk filminin ismi Karabasan, 2010 yılında gösterime giricek 2. film'in ismide Decc@l

D@bbe 2'nin sonunda duyurulan Decc@l konu olarak Melekler ve Şeytanlar ile Da Vinci'nin Şifresi benzeri gizem yüklü olacağını söyleyip cinler alemini de göstericeğini söykeyen Karacadağ sözlerine "Biz Hz. İsa meselesini işlemeyi düşünüyoruz ve Hz İsa'yı gösterip gösteremeyeceğimizi araştırıyoruz. İslami kaynaklardan ve kişilerden görüşler alıyoruz. Bir yandan da bunu tartışmaya açmak istiyorum. Sinema hiçbir peygamberin hayatını anlatmaya müsait değildir anlayışının hakim olmasını istemiyorum. Halbuki Çağrı filminde Mustafa Akkad çok güzel bir yöntem kullanarak Peygamberimizi anlattı. Belki biz de çok güzel bir yöntem bulacağız. Yüzünü ışıkla kapatmak yerine bambaşka bir teknik kullanmak istiyoruz. Ama genel kanaat gösterilmemesinden yanadır. Bu yüzden de Deccal zor proje olacak. Eğer 'Dabbe 2' iyi iş yapsaydı, Deccal'i rahatlıkla yapardım. O yüzden de araya bir korku filme yapmak istiyorum. Bunun için de Karabasan konusuna eğilmek istiyorum. Çok yakında Karabasan isimli yeni filmin çekimlerine başlayacağız. Karabasan'ı Türk İslam kültürüne göre şekillendireceğim. Hatta gelecek ay bitirmeyi düşünüyorum." diyerek devam ediyor.

Kişisel görüşüm, D@bbe'nin hangi Japon filminden uyarlandığını insanlara anlatmaya çalışmaktan dilimde tüy bitti o konuya hiç girmiycem, zaten Hasan karacadağ da D@bbe'yi Japon piyasası için yaptığını söyleyip senaryonun kendine ait olduğunu ısrar ediyor. D@bbe'yi beğenmemiştim ama Semum için Hasan Karacadağ kendini aşmış diyebilirim. Gerekçekten güzel bir filmdi, oyuncular olsun, konunun işlenişi ile bazı sahnelerdeki yansıtılan korku gayet başarılıydı, taki Cehennem sahnesine gelipde 13 yıl önceden kalma kalitesiz bilgisayar oyunu efektleri ile Semum vs. İmam mücadelesini görene kadar. Cehennemdeki canavarlar da bazı arkadaşların çok iyi bildiği bir oyuna ait ama o konuyada girmek istemiyor sonuçta Semum bence başarılı bir filmdi.

Kıyamet yaşanırken bir ailenin yaşadıklarını anlatan D@bbe 2 ise piyasadaki çoğu türk filminden iyi diyebilirim, bana daha çok Evil Dead filmini anımsattı, yine Hasan Karacadağ'ın kendi tarzı diyiceğimiz bir tarza hakimdi, ama ucuza kaçılmış bir filmdi de. Ucuza kaçılmış derken bilgisayar efektlerinden bahsetmiyorum zaten bu ucuzluğun sebebide Hasan Karacadağdan kaynaklanmıyor, yapımcılar Korku Filmlerine para yatırmak istemiyorlar sonuçta ortada başarılı denicek film sayısı bir elin parkmaklarını bile bulmuyor (Burada korku ve gerilimi ayırmak istiyorum). Hal böyle olunca Hasan Karacadağ da senaryodan tutun herşeyiyle filmi kendi yapıyor. Semum daki oyuncu kalitesi D@bbe 2 de öğrencilere bırakılmış, yine Her Hasan Karacadağ filmindeki bildik ve beni sinir eden Neoluyo ya, bu ne ya, kimsin sen ya, ne oldu be, o da ne be vs. gibi sonu -ya ve -be ile biten diyaloglarla doluydu, o da yetmezmiş gibi Paranorma Aktivitiden etkilenmiş olucak ki abuk subuk ses ve anlık görüntü efektleri koyarak seyirciyi korkutmaya çalışmış.Zaten filmin ilk 35 dakikasını 1 gecede çekmiştir diye de düşünüyorum, ilk 10 dakika açılış sahnesi, sonraki 10 dakika karı koca konuşması sonraki 15 dakika Cin'lerin Melis ile uğraşmasını izliyoruz, Melis evde dolanıyor sağda solda sesler duyuluyor eşyalar düşüyor falan. Toplam çekim süresi 1 haftada bulmamıştır, Tabi burada sorun maddi yetersizlik, ama ortaya çıkan iş piyasada korku filmi diye geçinen birçok yerli filmden kat vekat daha iyi, en basitinden çekim tekniği ve bilgisayar efektleri ile açık ara önde. Şimdiye kadar hangi filmde İstanbul'un yıkıldığını gördük?

Hasan Karacadağ filmlerinden fazla para kazanamasada kendi parası ile film yapmaya devam eden değeri pek bilinmeyen nadir yönetmenlerden biridir diye düşünüyorum, umarım film yapmayı bırakmaz zaten kendiside 300.000 seyircinin kendisine yettiğini düşünüyor, yavaş yavaşda bir korku filmleri akımı başlatmayı başarmışda diyebiliriz.

Gönderen: sson Oct 27 2010, 06:03 PM

forum resmi


Bruce Wayne'nin hikâyesini üçlemeyle birbirine bağlamayı kafasına koyan Christopher Nolan, 3. Batman filminin adını "The Dark Knight Rises" olarak açıkladı. Yönetmen ayrıca bir süredir yeni filmde kötü adam olacağı konuşulan "Riddler" konusuna da açıklık getirdi ve Edward Nigma karakterinin (The Riddler) yeni filmde yer almayacağını belirtti. Nolan ilk filmden bu yana gelen belli başlı karakterlerin yeni filmde de yer alacağını ve bunun yanı sıra seyirciye yeni karakterler de sunacaklarını açıkladı. Inception'da yer alan Tom Hardy de -rolü henüz belirtilmese de- bu karakterlerden biri. Bununla birlikte Nolan'ın yeni film için bir kadın başrol oyuncusu arayışı içinde olduğu söyleniyor. Kadın oyuncunun "Catwoman" ya da Bruce Wayne'nin yeni aşkını canlandıracak rollerden biri için seçileceği yürütülen tahminler arasında.

Nolan ayrıca devam filminin "3D" olmayacağını ancak "The Dark Knight"ın bazı sahnelerinde kullandıkları IMAX teknolojisini bütün filme yaymayı düşündüklerini söyledi. 20 Temmuz 2012'de vizyona girecek olan "The Dark Knight Rises"ın başrollerinde Christian Bale, Morgan Freeman, Michael Caine, Gary Oldman ve Tom Hardy yer alıyor.

Gönderen: Harvey Dent Nov 2 2010, 08:29 AM

Nolan en baştan beri The Riddler karakterini Joker ile fazla benzerlik taşıyacağı için yeni filme koymayacağını açıklamıştı zaten. Bu açıklama üzerine (ben bu açıklamayı okuyalı bir yıl oluyor.) dedikodular neden bukadar aldı yürüdü anlamıyorum.

Gönderen: R0BlN Nov 2 2010, 04:13 PM

Ya Avatar'daki gibi adamakıllı 3D yapmalı, ya da hiç yapmamalı zaten. 3D'sizlik kararı yerinde olmuş.

Gönderen: Funkster Nov 2 2010, 08:04 PM

Bu film de Batman Begins ve The Dark Knight gibi sağlam geliyor ve büyük ihtimalle yine kaliteli bir halka olacak. Ama artık Nolan bu filmden sonra Batman işine, özellikle de süper kahraman filmlerine bir daha bulaşmamalı. Inception gibi bir filmi izledikten sonra onu böyle bildik serilerin memur yönetmeni olarak görmeyi artık hiç istemiyorum. Sıfırdan yepyeni hayal dünyaları, Following ve Memento gibi küçük bütçeli olağanüstü suç öyküleri, The Prestige gibi sıradışı dönem filmleri sunmasını istiyorum. Şu Superman: Man of Steel ne ola ki bu arada? Bir türlü diriltemediler şu adamı. Bırak işte, olmuyor. Korkum, bu Superman'ın tutması. Ondan sonra Marvel aşireti Nolan'ın kapısının önünde sıraya girecek. sad.gif

Gönderen: Kastore Nov 26 2010, 12:46 AM

forum resmi


Christopher Nolan önderliğindeki Batman serisinin 3. filmi The Dark Knight Rises'ın çekimleri sürerken, Christian Bale, Ben Lyons'un sunuculuğunu yaptığı E! News'e bunun son kez Batman karakterini canlandırışı olduğunu söyledi.

Ancak söyleminde henüz Nolan'ın yıldızla paylaşmadığı çok önemli bir bilginin olduğu imasına da yer verdi. "Chris (Christopher Nolan) aksini söylemedikçe, bu son kez Batman'i canlandırışım olabilir" diye konuşan Christian Bale, The Dark Knight Rises filminin, Christopher Nolan'ın son kez Batman'i yapışı fikrine de yorulabilir.

Umalım da Chris aksini söylesin.


Kaynak:
http://uk.eonline.com/uberblog/b212660_christian_bale_this_will_be_last_time.html

Gönderen: BuRocket Dec 6 2010, 11:37 AM

Arkadaşlar sadece görüşümü bildireceğim. Bale bu rol için kendini çok sıkıyor. Bakışları duruşu batman karizmasında değil yapmacık gibi. Nolan Serinin son filmi diyerek rüyayı tam yerinde kesiyor. Bruce Wayne Karakterini herkes taşıyamaz. Sert mizaçlı sert yüz hatlarına sahip kimse gerekir sanıyorum. Bale Terminatör serisine yoğunlaşmalı. smile.gif

Gönderen: Stormcry Jan 20 2011, 06:18 PM

QUOTE
Oscar'da 'Bal' yok
83. Oscar Ödülleri'nde 'En İyi Yabancı Film' dalında ön elemeyi geçen 9 aday belli oldu. Türkiye'nin Oscar aday adayı 'Bal' 9 film arasına kalamadı.
Sinema dünyasının en prestijli ödülleri Oscar'da 66 filmin aday adayı olduğu 'En İyi Yabancı Film' dalında ön elemeyi geçen filmler belli oldu.
Türkiye'nin Oscar aday adayı Semih Kaplanoğlu'nun Altın Ayı ödüllü 'Bal'ı 9 film arasına kalamadı.
Altın Küre'de En İyi Yabancı Film Ödülü'nü alan Danimarka yapımı 'In a Better World' ve yılın en çok konuşulan filmlerinden 'Biutiful' adaylar arasında yer alıyor.
İki aşamalı bir oylamayla seçilen En İyi Yabancı Film aday sayısı, 25 Ocak'ta 5'e inecek.

Oscar için şansı devam eden 9 film:
1- Hors la Loi, Cezayir, Rachid Bouchareb
2- Incendies, Kanada, Denis Villeneuve
3- In a Better World, Danimarka, Susanne Bier
4- Dogtooth, Yunanistan, Giorgos Lanthimos
5- Confessions, Japonya, Tetsuya Nakashima
6- Biutiful, Meksika, Alejandro González Iñárritu
7- Life, above All, Güney Afrika, Oliver Schmitz
8- Tambien la Lluvia, İspanya, Icíar Bollaín
9- Simple Simon, İsveç, Andreas Ohman

http://www.ntvmsnbc.com/id/25173308/

Gönderen: Stormcry Jan 25 2011, 06:23 PM

QUOTE
83. Oscar adayları açıklandı
Sinema dünyasının en prestijli ödülleri Oscar'ın adayları açıklandı.

Tom Hooper'ın yönettiği ve Colin Firth, Geoffrey Rush ve Helena Bonham Carter'ın başrolünde oynadığı 'The King's Speech' 12 dalda adaylıkla 83. Oscar Ödülleri'nin en güçlü adayı olurken diğer favori yapımlar 'The Social Network/ Sosyal Ağ', 'Black Swan' ve 'The Kids are All Right' en fazla adaylık kazanan filmler arasında yer aldı.

Coen Kardeşler'in "True Grit" adlı filmi ise Oscar ödüllerine 10 dalda aday gösterildi. Bu filmleri, 8'er adaylıkla "The Social Network" ile "Inception" filmleri izliyor.
Haberin devamı ↓reklam

İşte tüm kategoriler ve adaylar:

En İyi Film:
The Social Network
Black Swan
The King's Speech
The Fighter
Inception
The Kids are All Right
127 Hours
Toy Story 3
True Grit
Winter's Bone

En İyi Yönetmen:
Darren Aronofsky, Black Swan
David O. Russell, The Fighter
Tom Hooper, The King's Speech
David Fincher, The Social Network
Coen Brothers, True Grit

En İyi Erkek Oyuncu:
Javier Bardem "Biutiful"
Jeff Bridges "True Grit"
Colin Firth "The King's Speech''
Jesse Eisenberg "The Social Network"
James Franco "127 Hours"

En İyi Kadın Oyuncu:
Annette Bening "The Kids Are All Right"
Nicole Kidman "Rabbit Hole"
Jennifer Lawrence "Winter's Bone"
Natalie Portman "Black Swan"
Michelle Williams "Blue Valentine"

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Christian Bale "The Fighter"
John Hawkes "Winter's Bone"
Jeremy Renner "The Town"
Mark Ruffalo "The Kids Are All Right"
Geoffrey Rush "The King's Speech"

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:
Amy Adams "The Fighter"
Helena Bonham Carter "The King's Speech"
Melissa Leo "The Fighter"
Hailee Steinfeld "True Grit"
Jacki Weaver "Animal Kingdom"

En İyi Animasyon:
How to Train Your Dragon - Chris Sanders ve Dean DeBlois
The Illusionist - Sylvain Chomet
Toy Story 3 - Lee Unkrich

En İyi Görüntü Yönetimi:
Black Swan - Matthew Libatique
Inception - Wally Pfister
The King's Speech - Danny Cohen
The Social Network - Jeff Cronenweth
True Grit - Roger Deakins

En İyi Orijinal Senaryo:
Another Year: Mike Leigh
The Fighter: Scott Silver, Paul Tamasy, Eric Johnson
Inception: Christopher Nolan
The Kids Are All Right: Lisa Cholodenko, Stuart Blumberg
The King's Speech: David Seidler

En İyi Uyarlama Senaryo:
127 Hours, Danny Boyle, Simon Beaufoy
Toy Story 3, Michael Arndt, John Lasseter, Andrew Stanton, Lee Unkrich
True Grit, Joel Coen, Ethan Coen
Winter's Bone, Debra Granik, Anne Rosellini
The Social Network, Aaron Sorkin

En İyi Yabancı Film:
Biutiful (Meksika)
Dogtooth (Yunanistan)
In a Better World (Danimarka)
Incendies (Kanada)
Outside the Law (Cezayir)

En İyi Belgesel (Uzun):
Exit through the Gift Shop
Gasland
Inside Job
Restrepo
Waste Land

En İyi Belgesel (Kısa):
Killing in the Name
Poster Girl
Strangers No More
Sun Come Up
The Warriors of Qiugang

En İyi Sanat Yönetimi:
Alice in Wonderland, Robert Stromberg, Karen O'Hara
Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1, Stuart Craig, Stephenie McMillan
Inception, Guy Hendrix Dyas, Larry Dias ve Doug Mowat
The King's Speech, Eve Stewart, Judy Farr
True Grit, Jess Gonchor, Nancy Haigh

En İyi Kostüm:
Alice in Wonderland, Colleen Atwood
I Am Love, Antonella Cannarozzi
The King's Speech, Jenny Beavan
The Tempest, Sandy Powell
True Grit, Mary Zophres

En İyi Makyaj:
Barney's Version, Adrien Morot
The Way Back, Edouard F. Henriques, Gregory Funk ve Yolanda Toussieng
The Wolfman, Rick Baker ve Dave Elsey

En İyi Kurgu:
Black Swan Andrew Weisblum
The Fighter Pamela Martin
The King's Speech Tariq Anwar
127 Hours Jon Harris
The Social Network Angus Wall ve Kirk Baxter

En İyi Müzik:
How to Train Your Dragon, John Powell
Inception, Hans Zimmer
The King's Speech, Alexandre Desplat
127 Hours, A.R. Rahman
The Social Network, Trent Reznor ve Atticus Ross

En İyi Şarkı:
Coming Home - Country Strong
I See the Light - Tangled
If I Rise - 127 Hours
We Belong Together - Toy Story 3

En İyi Görsel Efekt:
Alice in Wonderland, Ken Ralston, David Schaub, Carey Villegas ve Sean Phillips
Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1 Tim Burke, John Richardson, Christian Manz ve Nicolas Aithadi
Hereafter, Michael Owens, Bryan Grill, Stephan Trojanski ve Joe Farrell
Inception, Paul Franklin, Chris Corbould, Andrew Lockley ve Peter Bebb
Iron Man 2, Janek Sirrs, Ben Snow, Ged Wright ve Daniel Sudick

En İyi Ses:
Inception, Richard King
Toy Story 3, Tom Myers ve Michael Silvers
Tron: Legacy, Gwendolyn Yates Whittle ve Addison Teague
True Grit, Skip Lievsay ve Craig Berkey
Unstoppable, Mark P. Stoeckinger

En İyi Ses Miksaj:
Inception, Lora Hirschberg, Gary A. Rizzo ve Ed Novick
The King's Speech, Paul Hamblin, Martin Jensen ve John Midgley
Salt, Jeffrey J. Haboush, Greg P. Russell, Scott Millan ve William Sarokin
The Social Network, Ren Klyce, David Parker, Michael Semanick ve Mark Weingarten
True Grit, Skip Lievsay, Craig Berkey, Greg Orloff ve Peter F. Kurland

27 Şubat'ta düzenlenecek olan 83. Oscar törenini genç yıldızlar James Franco ve Anne Hathaway sunacak.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25175296/

Gönderen: ratasoy Jan 27 2011, 07:10 AM

Forum resmi Forum resmi
John Travolta yer altı dünyasının önemli isimlerinden Jonh Gotti'yi canlandırmaya hazırlanıyor. Yönetmenliğini Nick Cassavetes'in yapacağı biyografinin senaryosunun da Leo Rossi tarafından yazıldığı gelen bilgiler arasında. Filmin önümüzdeki yaz çekilmeye başlanacağı söyleniyor.

Gönderen: Stormcry Nov 20 2011, 02:24 AM

QUOTE
Türk sinemasının koca çınarı hayatını kaybetti.
Unutulmaz filmlerin yönetmeni Ömer Lütfi Akad, 95 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Türk sinemasındaki unutulmaz filmlerin usta yönetmeni Ömer Lütfi Akad 95 yaşında hayatını kaybetti.

Evinde vefat eden Akad için ilk olarak, 20 yılı aşkın süre öğretim üyeliği yaptığı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Sinema Televizyon Bölümünde 21 Kasım Pazartesi günü saat 13.00'te tören düzenlenecek.

Aynı gün ikindi vakti Levent Camisi'nde gerçekleştirilecek cenaze töreninin ardından Akad'ın naaşı, Ulus Mezarlığı'na defnedilecek.

Türk sinemasının 'koca çınarı' olarak bilinen Ömer Lütfi Akad, 2 Eylül 1916'da doğdu. Fransız Sainte Jeanne d'Arc Okulu, Galatasaray Lisesi, İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu Maliye Bölümünde okudu. Tiyatro ve sinema yazıları yazan Akad, Sema Film'de mali danışmanlık ve yapım yönetmenliği yaptı.

Akad, sinemaya 1946'da Şakir Sırmalı’nın yönettiği Domaniç Yolcusu adlı filmde yapım yönetmenliği yaparak ilk adımını attı. Yönetmenliğini Seyfi Haveri’nin yaptığı, Damga filminin yarım kalan sahnelerini çekerek yönetmenliğe başlamış oldu.

1948 yılında ilk filmi, Vurun Kahpeye’yi yönetti. Bu film dönemin hasılat rekorlarını kırdı. 1952 yılında gerçek bir olaydan esinlenerek yapılan ve Ayhan Işık’ı üne kavuşturan film, Kanun Namına Akad’ın baş yapıtlarından biri oldu. Bu filmle birlikte "polisiye türdeki kent filmleri" furyasını başlattı. 1955 yılında Yaşar Kemal’in senaryosunu yazdığı, Beyaz Mendil’le ikinci büyük çıkışını yaptı. Attila İlhan’ın senaryosunu yazdığı, Yalnızlar Rıhtımı (1959) o dönem büyük tartışmalara yol açtı. Yılmaz Güney’le 1967 yılında birlikte yaptığı,

Hudutların Kanunu Akad sinemasının dönüm noktası oldu. Bu filmden sonra Türk sinema tarihinin en önemli üçlemesi olan, Gelin, Düğün ve Diyet ile; Türkiye’de iç göç sorununu ele alan filmler yaptı. 1964 ve 1974 yılları arasında 10’a yakın belgesel ve TV filmleri çekti.

ERDOĞAN: ÖMRÜNÜ SİNEMAYA VAKFETTİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ünlü sinema yönetmeni Ömer Lütfi Akad'ın vefatı nedeniyle bir mesaj yayımladı.

Erdoğan mesajında "Türk sinemasının usta yönetmeni, sanat dünyamızın dev çınarlarından biri olan Ömer Lütfi Akad'ın vefatını derin bir teessürle öğrendim. Ömrünü sinemaya vakfeden Akad, yönetmenliğini üstlendiği filmlerle, toplumumuzun önemli meselelerini ele alan, topluma ışık tutan bir sanatçıydı. Merhum Ömer Lütfi Akad'a Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm sanat dünyamıza başsağlığı diliyorum" dedi.

USTA YÖNETMEN İÇİN NE DEMİŞLERDİ?
Aylık Sinema Dergisi Film Arası, geniş bir dosyayla ağırladığı Türk Sinemasının büyük ustası Ömer Lütfi Akad’ı ünlü oyuncu ve yönetmenlere Eylül ayı sayısında sormuştu.

Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Sezer Sezin, Yavuz Turgul, Ülkü Erakalın, Çağan Irmak, Mesut Uçakan, İhsan Kabil, Selma Köksal Çekiç, Ege Görgün, Kerem Akça ve Yıldız Ramazanoğlu’nun da yer aldığı oyuncu, yönetmen, sinema eleştirmenleri ve yazarlar, büyük usta Lütfi Akad’ı anlattı. 52 sayfalık özel sayıda yer alan bazı demeçlerden başlıklar şöyle;

'ONUNLA ÇALIŞMAM OYUNCULUĞUMUN DÖNÜM NOKTASI'
Türkan Şoray: "Benim sinema yaşamımda onunla çalışmak dönüm noktası oldu. Kalıplaşmış melodram oyunculuğundan geçiş dönemim oldu. Ana ve Vesikalı Yârim… Sade, yalın oyunculuğu bu filmlerle başardım. Lütfi Akad sevecen, sezgileri güçlü, kendinden emin ve çok nazik bir insan."

'LÜTFİ AKAD BENİM İÇİN BİR YOL GÖSTERİCİYDİ'
Hülya Koçyiğit: "Birlikte çalıştığımız ilk filmde, Lütfi Akad benim için sadece bir yönetmen değil, aynı zamanda bir eğitmen, bir yol gösterici oldu. Onu tanıyıp çalışmaktan sonra, yaptığımız işle ilgili yeni düşüncelerimiz oluştu. Yeteneğimi geliştirmek, yeni, gerçek bir yol çizmek için kendime sorular sormaya başlamıştım. Mesleğime tutkuyla bağlı olduğumu, nasıl ciddiye aldığımı, farklı karakterleri talep ettiğimi gören Lütfi Bey, benimle çok önem verdiği o üçlemesini gerçekleştirdi."

'AKAD, ‘USTALARIN USTASI’ SIFATINI HAK ETMİŞ BİR PİRDİR'
Yavuz Turgul: "Akad kişiliğiyle, ciddiyetiyle, işine duyduğu saygıyla, sinemaya verdiği önemle ustaların ustası sıfatını sonuna kadar hak etmiş bir pirdir. Genç sinemacıların ustanın filmlerini tekrar tekrar izlemelerini öneririm."

'LÜTFİ AKAD BENİM İLHAM KAYNAĞIM'
Çağan Irmak: "O benim ilham kaynağımdır. Lütfi Akad’ın bütün filmleri, hayatımda karşılığını, değerini buldu. Hepsi çok güzel birer anı oldular benim için. Türk sineması deyince aklıma hemen onun gelivermesi, bundan belki de."

FİLMOGRAFİSİ

Vurun Kahpeye 1949
Lüküs Hayat 1950
Tahir İle Zühre 1951
Arzu İle Kamber 1951
Kanun Namına 1952
İngiliz Kemal 1952
Altı Ölü Var 1953
Katil 1953
Çalsın Sazlar Oynasın Kızlar 1953
Bulgar Sadık 1954
Vahşi Bir Kız Sevdim 1954
Kardeş Kurşunu 1954
Görünmeyen Adam İstanbul'da 1954
Meçhul Kadın 1955
Kalbimin Şarkısı 1955
Ak Altın 1956
Kara Talih 1957
Meyhanecinin Kızı 1957
Zümrüt 1958
Ana Kucağı 1958
Yalnızlar Rıhtımı 1959
Cilalı İbo'nun Çilesi 1959
Yangın Var 1959
Dişi Kurt 1960
Sessiz Harp 1961
Üç Tekerlekli Bisiklet 1962
Tanrı'nın Bağışı Orman 1964
Sırat Köprüsü 1966
Hudutların Kanunu 1966
Kızılırmak Karakoyun 1967
Ana 1967
Kurbanlık Katil 1967
Vesikalı Yarim 1968
Kader Böyle İstedi 1968
Seninle Ölmek İstiyorum 1969 [Renkli]
Bir Teselli Ver 1971
Mahşere Kadar 1971
Vahşi Çiçek 1971
Yaralı Kurt 1972
Gökçe Çiçek 1973
Gelin 1973
Düğün 1974
Diyet 1975
Esir Hayat 1974

http://www.ntvmsnbc.com/id/25298594

Powered by Invision Power Board (http://www.invisionboard.com)
© Invision Power Services (http://www.invisionpower.com)